TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
NECMETTİN DOĞRU BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/1337)
Karar Tarihi: 16/5/2013
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Raportör
:
Elif KARAKAŞ
Başvurucu
:
Necmettin DOĞRU
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Emniyet Teşkilatında (B) grubu polis amiri olarak görevyapan başvurucu, (A) grubu polis amiri olarak değerlendirilmesi yönündekitalebinin reddine ilişkin işlem nedeniyle Anayasa’da güvence altına alınaneşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 12/2/2013 tarihindeKonya Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idariyönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmışve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 14/5/2013tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararıalınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölümegönderilmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
4. Başvuru dilekçesindekiilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Başvurucu, Emniyet Teşkilatıbünyesinde komiser yardımcısı olarak görev yapmakta ve (B) grubu polis amiristatüsünde sayılmaktadır.
6. Anayasa Mahkemesinin 7/2/2008 tarih ve E.2005/38. K.2008/53 sayılı kararı ileyüksek öğrenimini tamamlamış olmakla birlikte 4638 sayılı Kanun’un yürürlüğegirdiği 21/4/2001 tarihinde komiser yardımcılığı kursuna devam etmekteolanların (A) grubu polis amirliğinde değerlendirilmemesinin hukuk güvenliğiilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle 3201 sayılı Emniyet TeşkilatıKanunu’nun 6/4/2001 tarih ve 4638 sayılı Kanun ile eklenen geçici 20.maddesinde yer alan “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce, dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olarakkomiser yardımcılığı kursunu bitirenler ile…” ibaresi iptaledilmiştir.
7. Başvurucu, anılan kararuyarınca komiser yardımcılığı kursu mezunu olduğunu ve 4 yıllık yüksek okulu dabaşarıyla tamamladığını belirterek (A) grubu polis amiri olarakdeğerlendirilmesi istemiyle başvuruda bulunmuş, ancak bu başvurusu EmniyetGenel Müdürlüğünün 29/9/2010 tarihli işlemiylereddedilmiştir.
8. Başvurucunun bu işleminiptali için açtığı dava, Konya 2. İdare Mahkemesinin 7/7/2011tarih ve E.2011/118, K.2011/1223 sayılı kararıyla, Anayasa Mahkemesinin7/2/2008 tarih ve E.2005/38. K.2008/53 sayılı iptal kararı ile 17/3/2011 tarihve E.2010/106, K.2011/55 sayılı iptal kararının bakılan dava ile ilgisininolmadığı, davacının durumunun mevzuat hükümlerine göre değerlendirilmesigerektiği, işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiylereddedilmiştir.
9. Başvurucunun temyizi üzerinekarar, Danıştay 12. Dairesinin 14/2/2012 tarih veE.2011/9379, K. 2012/1118 sayılı kararı ile onanmıştır.
10. Başvurucunun karar düzeltmetalebinin aynı Dairenin 5/11/2012 tarih veE.2012/9141, K.2012/7547 sayılı kararı ile reddi üzerine karar aynı tarihtekesinleşmiştir. Bu karar başvurucuya 14/1/2013tarihinde tebliğ edilmiştir.
B. İlgili Hukuk
11. 4/6/1937 tarih ve 3201 sayılı EmniyetTeşkilatı Kanunu’nun “Terfi ve atama”başlıklı 55. maddesinin onuncu ve on altıncı fıkraları şöyledir:
“Polisamirlerinden Polis Akademisi mezunları, Polis Akademisi mezunu sayılanlar ileEmniyet Genel Müdürlüğüne eleman yetiştirmek üzere Polis Akademisi bünyesindeen az dört yıllık fakülte ve yüksek okullarından mezunolanlar (A), komiser yardımcılığı kursunu başarıyla bitirmiş olanlar (B)grubunu oluşturur.
…
(B) grubu polis amirlerinden en az dört yıllıkyüksek öğretim kurumunu bitirenlerin (A) grubuna geçmeleri aşağıdaki şartlara bağlıdır :
a) Başkomiserlikrütbesinde (A) grubu polis amirleri için öngörülen en az bekleme süresi kadarçalışmış olmak.
b) Başkomiserrütbesinden Emniyet Amiri rütbesine terfide bu grup için ayrı yapılacak yazılısınavda ve meslek içi yöneticilik eğitiminde başarılı olmak.
c) Değerlendirme Kurulu kararıyla EmniyetAmiri rütbesine terfi etmiş olmak.
(B) grubundan (A) grubuna geçecek olanamirlerin sayısı, o yıl itibarıyla (A) grubundan Emniyet Amirliği rütbesineterfi edenlerin sayısının % 10'unu geçemez.”
12. Aynı Kanun’un 6/4/2001 tarih ve4638 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair KanunHükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile eklenen geçici20. maddesi ise şöyledir:
“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğegirdiği tarihten önce (B) grubundan (A) grubuna geçen polis amirleri, (A)grubunda değerlendirilir.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
13. Mahkemenin 16/5/2013 tarihindeyapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 12/2/2013 tarih ve 2013/1337 numaralıbireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
14. Başvurucu, 3201 sayılı Kanun’a göreyalnızca Polis Akademisi mezunu olan veya sayılan kişilerin (A) grubu amirolarak kabul edildiğini, kendisinin ifa etmekte olduğu komiser yardımcılığıgörevinin ise (B) grubu amirlik olarak değerlendirildiğini, bu durumun aynıgörev ve yetkiye sahip amirler arasında terfi ve özlük hakları bakımındaneşitsizlik yarattığını belirterek Anayasa’da güvence altına alınan 2. maddedekiilkeler ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve yenidenyargılama yapılması talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
15. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak veözgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birininkamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesinebaşvurabilir.”
16. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Herkes, Anayasadagüvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındakiherhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla AnayasaMahkemesine başvurabilir.”
17. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre, AnayasaMahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için, kamugücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altınaalınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) veTürkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Birbaşka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan birhak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna kararverilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, § 18, 26/3/2013).
18. Başvurucu, Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen kanunönünde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa’nın “Kanun önünde eşitlik” kenar başlıklı 10.maddesinin birinci ve beşinci fıkraları şöyledir:
“Herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
…
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerindekanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
19. Sözleşme’nin “Ayırımcılıkyasağı” kenar başlıklı 14. maddesi şöyledir:
“Bu Sözleşme’detanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasalveya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığa aidiyet,servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı hiçbirayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır.”
20. Başvurucunun, Anayasa’nın 10. maddesinde düzenleneneşitlik ilkesi ve Sözleşme’nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağınınihlal edildiğine yönelik iddialarının, bahsi geçen maddelerdeki ifadelerdikkate alındığında, soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, mutlakaAnayasa ve Sözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerlebağlantılı olarak ele alınması gerekir. Bir başka ifadeyle ayrımcılık yasağınınihlal edilip edilmediğinin tartışılabilmesi için, ihlal iddiasının, kişininhangi temel hak ve özgürlüğü konusunda ayrımcılığa maruz kaldığı sorularınacevap verebilmesi gerekmektedir (B. No: 2012/1049, § 33, 26/3/2013).
21. Başvuru konusu olayda, (B) grubupolis amiri olan başvurucu tarafından, aynı görev ve yetkiye sahip oldukları(A) grubu polis amirleri ile aralarında özlük hakları ve kariyer yönündenfarklılık yaratıldığı ve dolayısıyla ayrımcılık yasağının ihlal edildiği ilerisürülmekte ise de söz konusu ayrımcılığın hangi temel hak ve özgürlüğünkullanımına yönelik olarak gerçekleştiği belirtilmemiştir. Başvuru dilekçesinin içeriğindende, başvuru konusu olayın Anayasa ve Sözleşme kapsamındaki hak vehürriyetlerden her hangi biri ile bağlantısının kurulmadığı sonucunaulaşılmıştır.
22. Sonuç itibariyle, başvurucunun Anayasa’nın 10. maddesinedayanan ihlal iddiasının konusu, Anayasa’da güvence altına alınmış ve Sözleşmekapsamında olan temel hak ve özgürlüklerin koruma alanı dışında kalmaktadır.
23. Açıklanan nedenlerle başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların,konusu bakımından Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak veözgürlüklerden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin tarafolduğu protokoller kapsamındaki her hangi biri ile bağdaşır nitelikte olmadığıanlaşıldığından başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönündenincelenmeksizin “konu bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğunakarar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Başvurunun, “konubakımından yetkisizlik” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerindebırakılmasına, 16/5/2013 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.