TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
NECİP TÜFEKÇİ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/4774)
Karar Tarihi: 24/3/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Ali Feyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Alparslan ALTAN
Raportör
:
Fatma KARAMAN ODABAŞI
Başvurucular
:
1. Necip TÜFEKÇİ
2. Lütfü TÜFEKÇİ
3. Ali Yaşar TÜFEKÇİ
4. Saide YAZICIOĞLU
5. Rükiye TÜFEKÇİ
Vekili
:
Av. Nasuhi TOKATLI
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasındadava konusu taşınmaz için takdir edilen bedelin aynı yerde ve aynı tarihtekamulaştırılan bitişik ve eş değertaşınmazlar içinbelirlenen bedelinin yaklaşık yarısı olarak tespit edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkınınihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 20/6/2013 tarihinde Tekirdağ 1. Asliye HukukMahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkiledecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 8/12/2014 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 27/4/2015 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 15/5/2015 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesininönceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkındagörüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP)aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetleşöyledir:
7. Tekirdağ Belediye Başkanlığı, başvuruculara ait Tekirdağ iliMerkez Ertuğrul Mahallesi, 264 ada 8 parsel sayılı 25,15 m2 yüzölçümüne sahip kargir dükkanniteliğindeki taşınmazın park alanında kalması sebebiyle civardaki diğertaşınmazlarla birlikte kamulaştırılması için 11/11/2010 tarihli ve 1033 sayılıencümen kararı almıştır. 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı KamulaştırmaKanunu'nun 8. maddesi kapsamında kurulan uzlaşma komisyonunca taşınmazın m2birim fiyatı 8.500 TL olarak belirlenerek arsa ve bina değeri olmak üzeretoplam 221.436,70 TL bedelin başvuruculara ödenmesi teklif edilmiş ise debaşvurucular ile uzlaşma sağlanamamıştır.
8. 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında başvuruculara aittaşınmazın tamamının değerinin tespit edilerek ödenmesi ve idare adınatesciline karar verilmesi istemiyle 15/4/2011 tarihinde Tekirdağ BelediyeBaşkanlığı tarafından başvurucular aleyhine Tekirdağ 1. Asliye HukukMahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açılmıştır.
9. Mahkemece resen seçilen bilirkişiler marifetiyle yapılankeşif ile alınan 5/9/2011 tarihli bilirkişi raporu kapsamında taşınmazın m2birim fiyatı 9.980 TL olarak tespit edilerek toplam kamulaştırma bedelinin258.270,38 TL olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporunaitiraz edilmiş ise de bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğubelirtilerek 25/11/2011 tarihli celsede itirazlar reddedilmiştir.
10. Mahkemece 23/12/2011 tarihli ve E.2011/170, K.2011/417sayılı karar ile davanın kabulüne, 264 ada 8 parsel sayılı taşınmazınkamulaştırma bedelinin 258.270,38 TL olarak tespitine, taşınmazın başvurucularadına olan tapu kaydının iptali ile park alanı olarak davacı adına tapuyatesciline karar verilmiştir. Davanın gerekçesi şöyledir:
"Dava konusu taşınmaza ait çap örneği,tapu kayıtları, emsal taşınmazlara ait tapu kayıtları, krokileri, BelediyeBaşkanlığından rayiç değerleri, imar durumları celp edilmiş, ulusal ve yerelgazete ilanları yapılmış, mahallinde ... keşif yapılmış, taşınmazın imar planıiçinde, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kaldığı, imar planında yeşilalan ve yol kullanımdaki alanda kaldığı, kadastro tesbitiolup imar parseli olmadığı, arsa vasfında olduğu, taşınmazın şehir merkezinde,ticari alanda, ana yola cepheli, çeşitli meslek gruplarının faaliyet gösterdiğicadde üzerinde kaldığı, belediyenin tüm özelliklerinden faydalandığı görülmüş,mahallinde kamulaştırma listesinden seçilen bilirkişiler marifetiyle 12.08.2011tarihindekeşif yapılmış bilirkişi heyeti tarafındansunulan raporda kamulaştırma bedelinin 258.270,38 TL olduğu görülmüş, bilirkişiheyeti raporunun usul ve yasaya uygun olduğu ..."
11. Karar, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 31/10/2012 tarihli veE.2012/16542, K.2012/20767 sayılı ilamı ile kamulaştırılan taşınmaz mal ileemsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zemine, resmîbirim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülerek binaya değerbiçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesibeklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlikgörülmediği belirtilerek onanmıştır.
12. Karar düzeltme istemi ise aynı Dairenin 16/4/2013 tarihli veE.2013/3537, K.2013/7459 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
13. Karar başvurucuya 24/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
14. Başvurucu 20/6/2013 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
15. 2942 sayılı Kanun’un 8. maddesi şöyledir:
“İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlıolan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünüöncelikle uygulamaları esastır.
Kamulaştırma kararının alınmasından sonrakamulaştırmayı yapacak idare,... taşınmaz malıntahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişidenteşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirir.
Ayrıca idare, tahmin edilen bedel üzerindenpazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzerekendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazlauzlaşma komisyonunu görevlendirir.
İdare, kıymet takdir komisyonunca tespitedilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmazmal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifak haklarının bedelinin peşin veya buKanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göreyapılıyor ise, bu fıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle vepazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyladevralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazıyla malike bildirir.
Malik veya yetkili temsilcisi tarafından, buyazının tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde,kamulaştırmaya konu taşınmaz malı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veya trampaisteği ile birlikte idareye başvurulması halinde; ... pazarlık görüşmeleriyapılır, tespit edilen tahmini değeri geçmemek üzere bedelde veya trampadaanlaşmaya varılması halinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin bir tutanakdüzenlenir ...
İdarece, anlaşma tutanağının tanzim tarihindenitibaren en geç kırkbeş gün içinde, tutanaktabelirtilen bedel ödenmeye hazır hale getirilerek, bu durum malike veya yetkilitemsilcisine yazıyla bildirilerek tapuda belirtilen günde idare adına tapudaferağ vermesi istenilir. Malik veya yetkili temsilcisi tarafından idare adınatapuda ferağ verilmesi halinde, kamulaştırma bedeli kendilerine ödenir.
Bu madde uyarınca satın alınan veya trampaedilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yoluile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşıitiraz davaları açılamaz.
Anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesihalinde bu Kanunun 10 uncu maddesine göre işlem yapılır.”
16. 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
“Kamulaştırmanın satın alma usulü ileyapılamaması halinde idare, … asliye hukuk mahkemesine müracaat eder vetaşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin …ödenmesikarşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister.
Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibarenen geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, … taşınmaz malınmalikine … bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye detebliğ olunur.
…
Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedeldeanlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içindekeşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddedesayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malındeğerini tespit için mahallinde keşif yapar…
Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerinbeyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmazmalın değerini belirten raporlarını onbeş gün içindemahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflaratebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veyavekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişiraporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşıbeyanları alınır.
Tarafların bedelde anlaşamamaları halindegerektiğinde hakim tarafından onbeşgün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir vehakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarındanyararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder.Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkınınkamulaştırılma bedelidir. … İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adınayatırıldığına… dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idareadına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilirve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescilhükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır.
…
14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı haksahipleri tarafından idari yargıda iptal davası açılması ve idari yargımahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece,idari yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göreişlem yapılır.
...”
17. 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
“ …bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğuyere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri dedinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;
a) Cins ve nevini,
b) Yüzölçümünü,
c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik veunsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,
d) Varsa vergi beyanını,
e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarcayapılmış kıymet takdirlerini,
f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağınkamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılmasıhalinde getireceği net gelirini,
g) Arsalarda, kamulaştırma gününden öncekiözel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,
h) Yapılarda, resmi birim fiyatları ve yapımaliyet hesaplarını ve yıpranma payını,
ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğerobjektif ölçüleri,
esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrıayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçelibir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespitederler.
…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
18. Mahkemenin 24/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
19. Başvurucular; maliki bulundukları taşınmazınkamulaştırılması ve bedel tespitine ilişkin olarak Tekirdağ 1. Asliye HukukMahkemesinde açılan davada kamulaştırma bedeline esas arsa m2 değerinin 9.980 TL olarak tespit edilerek bukapsamda hüküm kurulmasına rağmen kendilerine ait taşınmazla aynı tarihtekamulaştırılan, aynı yerde bulunan ve m2leri de aynı olan birbirinebitişik, eş değer taşınmazlar için Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan2011/46 ve 2011/49 esas sayılı dava dosyalarında aynı tarih itibarıyla arsa m2değerinin 18.370 TL olarak belirlendiğini, kamulaştırılan bitişik ve eş değertaşınmazlar yönünden aynı yerdeki mahkemelerin aşırı bedel farkı ile kararvermeleri nedeniyle Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesininihlal edildiğini ileri sürmüşler ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasıiçin yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuşlardır.
B. Değerlendirme
20. Başvurucuların, aynı tarihte kamulaştırılan aynı yerdebulunan ve m2leri de aynı olan birbirine bitişik, eş değertaşınmazlar için aynı yerdeki mahkemelerin aşırı bedel farkı ile kararvermeleri nedeniyle Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesininihlal edildiğini ileri sürdükleri anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, olaylarınbaşvurucular tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay veolguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucularher ne kadar eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerse de başvurucularınşikâyetlerinin bir bütün olarak mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesiuygun görülmüştür.
21. Anayasa’nın 35. maddesi şöyledir:
“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararınaaykırı olamaz.”
22. Anayasa'nın 46. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararınıngerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özelmülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunlagösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarîirtifaklar kurmaya yetkilidir.
…”
23. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızınyalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak veancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz.”
24. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (Sözleşme) Ek (1) No.luProtokol’ün 1. maddesi şöyledir:
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülkdokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancakkamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukungenel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetinkamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya dabaşka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekligördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”
25. Anayasa'nın 35. maddesi ve Sözleşme'yeEk (1) No.lu Protokol’ün 1. maddesi benzer düzenlemelerle mülkiyet hakkına yervermiştir. Her iki düzenleme de üç kural ihtiva etmektedir. Düzenlemelerin ilkcümleleri herkese mülkiyet hakkını tanımakta, ikinci cümleleri ise kişilere aitmülkiyet hakkının hangi koşullarla sınırlandırılabileceğini ya da kişilerinmülkünden yoksun bırakılabileceğini hüküm altına almaktadır (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No:2013/817, 19/12/2013, § 29).
26. Anayasa’nın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvencealtına alınmış olan mülkiyet hakkı, kişiye -başkasının hakkına zarar vermemekve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediğigibi kullanma ve tasarruf etme, onun ürünlerinden yararlanma olanağı veren birhaktır. Anayasa’ya göre bu hakka ancak kamu yararı nedeniyle ve kanunlasınırlama getirilebilir. Özel mülkiyetteki bir taşınmaz, kamu yararı amacıylaihtiyaç duyulması hâlinde gerçek karşılığı peşin ödenmek ve koşulları yasaylabelirlenmek şartıyla kamulaştırılarak kamu hizmetine tahsis edilebilir veyairtifak hakkı kurularak kamu yararı amacıyla kullanımı sınırlandırılabilir(AYM, E.1988/34, K.1989/26, 21/6/1989; AYM, E.2011/58, K.2012/70, 17/5/2012 veAYM, E.2004/25, K.2008/42, 17/1/2008).
27. Anayasa'nın 46. maddesinde öngörülen ve temel öğesinin “kamuyararı” olduğu kabul edilen kamulaştırma, bir taşınmaz üzerindeki özel mülkiyethakkının -malikin rızası olmaksızın- kamu yararı için ve karşılığı ödenmekkoşuluyla devlet tarafından sona erdirilmesidir. Kamulaştırmayı düzenleyen 46.maddenin birinci fıkrasında "Devlet vekamu tüzelkişileri, kamu yararının gerektirdiği hâllerde, karşılıklarını peşinödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya birkısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlarüzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir." denilmektedir.Kamu yararı bulunması, kamulaştırma kararının yasada gösterilen esas veusullerine uyulması, gerçek karşılığın peşin ve nakden ödenmesi kamulaştırmanınanayasal öğeleridir (AYM, E.2004/25, K.2008/42,17/1/2008).
28. Başvuruya konu somut olayda, kamulaştırmanın kamu yararı ilemeşru bir amaca yönelik olarak yapılmadığı şeklinde bir şikâyetin bulunmadığı;yalnızca aynı tarihte kamulaştırılan, aynı yerde bulunan ve birbirine bitişik,eş değer taşınmazlar için aynı yerdeki mahkemelerce aşırı bedel farkı ile kararverilmesinden şikâyet edildiği anlaşılmaktadır. Başvuru dosyası kapsamındabaşvuruculara ait taşınmazla beraber bu taşınmazın bitişiğinde kalan diğertaşınmazların park alanında kalması nedeniyle kamulaştırıldığı ve kamulaştırmasürecinin 2492 sayılı Kanun kapsamında sürdürülerek tamamlandığı görülmektedir.Bu bakımdan, mülkiyetten yoksun bırakmanın meşru amacının bulunduğu ve 2942sayılı Kanun kapsamında yapıldığı anlaşıldığından başvurucuların kamulaştırmabedeline yönelik ve özü itibarıyla tespit edilen kamulaştırma bedelinin mülkündeğeri ile orantılı olmadığına ilişkin olduğu anlaşılan şikâyeti Anayasa’nın13., 35. ve 46. maddeleri kapsamında ölçülülük ilkesi yönünden incelenmiştir.
29. Anayasa’nın 35. maddesine göre kişilerin mülkiyet haklarıancak kanunla öngörülmüş usullerle ve kamu yararı gereği sınırlanabilir.Anayasa'nın 46. maddesine göre ise özel mülkiyette bulunan taşınmazlar, kamuyararı gereği karşılıkları peşin ödenmek suretiyle kamulaştırılabilir veyabunlar üzerinde irtifak hakkı kurulabilir. Anayasa’nın 13. maddesinde yer alanölçülülük ilkesi gereği kişilerin mülklerinden mahrum bırakılmaları veyamülkiyet haklarını kullanmalarının sınırlandırılması hâlinde elde edilmekistenen kamu yararı ile mülkünden mahrum bırakılan veya mülkünü kullanması engellenenbireyin hakları arasında adil bir denge kurulması gerekmektedir (Mukadder Sağlam ve diğerleri, B. No:2013/2511, 22/1/2015, § 41).
30. Ölçülülük ilkesi “elverişlilik”, “gereklilik” ve“orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik” öngörülenmüdahalenin, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını,“gereklilik” ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasınıyani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını,“orantılılık” ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaçarasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, § 38).
31. Anayasanın 13., 35. ve 46. maddeleri uyarınca yapılankamulaştırma nedeniyle başvurucunun mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasında birdengenin gözetilmesi, bu dengenin de başvurucunun elinden alınan mülkiyetikarşılığında taşınmazının gerçek bedelinin peşinen ödenmesi suretiylesağlanması gerekmektedir (Selma Arıcan,B. No: 2013/7841, 21/5/2015, § 38).
32. Bununla birlikte çok sayıda alıcısı ve satıcısı bulunmayanve satışa konu malların aynı nitelikte (homojen) olmadığı emlak piyasasında,bir taşınmazın herkes için geçerli tek, değişmez ve kolay hesaplanabilir birfiyatının olmadığı da gözönünde bulundurulmalıdır.Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alnında bulunan mülkiyet hakkı açısındanönemli olan kamulaştırılan taşınmazın gerçek değerinin 2942 sayılı Kanun'a görebelirlenmesi ve ulaşılmak istenen kamu yararı ile orantılı bir bedelinbaşvuruculara ödenmesidir (Mukadder Sağlamve diğerleri, § 48)
33. Bahsedilen kriterler çerçevesinde bedel veya değer düşüklüğükarşılığının tespiti uzman mahkemelerin ve Yargıtayınbu konudaki uzman dairelerinin yetki ve görevindedir. Anayasa Mahkemesi bukonuda uzmanlaşmış bir mahkeme olmadığı gibi mülkiyet hakkı kapsamında yapılanbireysel başvurularda bedel veya değer düşüklüğü karşılığını hesaplamak gibibir görevi de bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkına yapılanmüdahale ile ödenen bedel arasındaki ilişki yönünden yapacağı tespit,orantılılık incelemesinden ibarettir (MukadderSağlam ve diğerleri, § 49).
34. Bir taşınmazın hiçbir karşılık ödenmeden idareye geçmesi,mülkiyet hakkının sınırlamasını aşan, hakkın özünü zedeleyen bir durumdur (AYM,E.2002/112, K.2003/33, 10/4/2003). Bununla beraber gerçek karşılığının altındabir bedel ödenerek bir taşınmazın idareye geçmesi de Anayasa’nın 46. maddesihükmüne açıkça aykırılığın yanında mülkiyet hakkına Anayasa’nın 13. maddesindeyer alan ölçülülük ilkesini aşan ve mülkünden yoksun bırakılan kişiye ulaşılmakistenen kamu yararıyla kıyaslandığında ölçüsüzce ağır bir yük getiren ve makulolmayan müdahale niteliğindedir (TahsinErdoğan, 2012/1246, 6/2/2014, § 81). Bu çerçevede gerçek karşılığaulaşmayı engelleyen düzenleme ve uygulamaların Anayasa'nın 35. maddesinde yeralan mülkiyet hakkını zedeleyeceği açıktır (MehmetAkdoğan ve diğerleri, § 43).
35. Bir malın gerçek değeri ile kastedilenin malın piyasa değeriolduğu kabul edilmektedir (Selma Arıcan,§ 49). Konuyla ilgili olarak AİHM kararlarında da kamulaştırma kapsamındaödenecek tazminatın el konulan mülkün değeriyle ve tazminata ilişkinuygulamanın kamulaştırmanın yapıldığı sırada belirlenmiş piyasa değeri ilemakul bir ilişkisi bulunması gerektiği vurgulanmıştır (Papachelas/Yunanistan, B. No: 31423/96, 25/3/1999, §39, 48, 54; Hentrich/Fransa, B. No: 13616/88, 22/9/1994, §71). Kamu yararı kapsamında kamulaştırma yapılması ve taşınmaz üzerindekimülkiyet hakkının sonlandırılması durumunda ödenmesi gereken bedelin makul birorantı kurulmak suretiyle piyasa ve pazar değerine uygun olarak belirlenmesi,ölçülülüğün ve bu kapsamda orantılılığın sağlanması ile gerçek bedelin tespitiyönünden önemlidir.
36. Öte yandan kamulaştırma bedelinin tespitini yapanmahkemeler, taşınmazı kamulaştırılan bireylerin kayıplarını telafi edecekşekilde yeterli bir kamulaştırma bedelinin tazminat olarak hesaplanmasında vebu surette bireylerin haklarını korumada görevli oldukları gibi kamunun fazlabedel ödeyerek zarara uğratılmasını da engellemekle yükümlüdürler. Yanimahkemeler, mülkiyet haklarına müdahale edilen bireylerin mülkiyet hakkı ileulaşılmak istenen kamu yararı arasında makul bir denge kurmalıdırlar (Tahsin Erdoğan, § 72).
37. Somut olayda başvuruculara ait taşınmazın kamulaştırmabedelinin tespiti ve tescil istemiyle açılan davada İlk Derece Mahkemesincetaraflara emsal taşınmazları sunmaları için süre verilmiş; taşınmaza ait çapörneği, tapu kaydı, emsal taşınmazlara ait tapu kayıtları, krokiler, rayiçdeğer ve imar durumuna ilişkin belgeler getirtilerek mahallinde keşif yapılmışve bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişiler dosya kapsamında bulunan ve tapusicil müdürlüğünden celbedilen emsalleri; dava konusutaşınmazın cinsini ve nev'ini, taşınmaz üzerindeki yapının değerini, taşınmazındeğerine etki eden vasıf ve unsurları değerlendirerekkamulaştırmabedeline esas arsa m2değerini 9.980 TL olarak belirlemiş ve bukapsamda arsa değeri 250.997 TL, yapı değeri 7.273,38 TL olmak üzere toplamkamulaştırma bedelini 258.270,38 TL olarak tespit etmişlerdir. Mahkemecebilirkişi raporunun usul ve 2942 sayılı Kanun'a uygun olduğu belirtilerekbilirkişi raporunda belirlenen kamulaştırma bedeli üzerinden davanın kabulünekarar verilmiştir. Temyiz üzerine hüküm Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 31/10/2012tarihli ilamı ile onanmış, karar düzeltme talebi ise reddedilerek hüküm16/4/2013 tarihinde kesinleşmiştir.
38. Başvurucular kendilerine ait taşınmazın bitişiğinde bulunan264 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak 2942 sayılı Kanun kapsamındaTekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan kamulaştırma bedelinin tespiti vetescil davasında verilen 31/5/2013 tarihli ve E.2011/46, K.2013/173 sayılıkararda ve yine bu taşınmazın bitişiğinde bulunan 264 ada 10 parsel sayılıtaşınmaza ilişkin olarak 2942 sayılı Kanun kapsamında aynı Mahkemede açılankamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında verilen 31/5/2013 tarihli veE.2011/49, K.2013/171 sayılı kararda kamulaştırmaya esas arsa m2 değerinin18.370 TL üzerinden hesaplanmak suretiyle hüküm kurulduğunu belirtmişler; aynıtarihte kamulaştırılan, aynı yerde bulunan ve m2leri de aynı olan,birbirine bitişik, eş değer taşınmazlar için aşırı bedel farkıyla kararverildiğinden şikâyet etmişlerdir.
39. Ancak UYAP üzerinden erişilen bilgi ve belgelerden Tekirdağ2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen 31/5/2013 tarihli her ikikararının taraf vekillerince temyiz edildiği; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin27/2/2014 tarihli, E.2013/20200, K.2014/5438 sayılı ve 27/2/2014 tarihli,E.2013/19151, K.2014/5440 sayılı ilamları ile bozulduğu anlaşılmıştır.
40. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 27/2/2014 tarihli bozmailamlarında, alınan bilirkişi raporlarının ve yapılan incelemenin hüküm kurmayaelverişli bulunmadığı, emsal alınan taşınmaz satışının emsal olarak dikkatealınamayacağı ifade edilmiştir.
41. Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamlarınauyularak mahallinde yeniden keşif yapılmış, alınan bilirkişi raporu ve ekraporlar kapsamında taşınmazların kamulaştırma bedeline esas arsa m2değerleri 9.800 TL olarak belirlenerek bu kapsamda hüküm kurulmuştur.
42. Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27/3/2015tarihli, E.2014/198, K.2015/92 sayılı ve 31/5/2013 tarihli, E.2014/197,K.2015/121 sayılı kararlar davalı tarafça temyiz edilmiş ise de Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 9/12/2015 tarihli, E.2015/16660, K.2015/23663 ve 9/12/2015tarihli, E.2015/16648, K.2015/23657 sayılı ilamları ile hükümlerin onanmasınakarar verilmiştir.
43. Bu durumda başvurucular tarafından emsal gösterilentaşınmazların Yargıtay bozma ilamları sonrasında kamulaştırmaya esas arsa m2değerlerinin 9.800 TL olarak tespit edildiği ve bu değer üzerinden yenidenbelirlenen kamulaştırma bedeline ilişkin Mahkeme Kararlarının Yargıtay 5. HukukDairesinin 9/12/2015 tarihli ilamları ile onandığı, bu yeni durum itibarıylabaşvuruculara ait taşınmaz için belirlenen kamulaştırmaya esas arsa m2 değerinin diğer dava dosyalarında belirlenendeğerlerden fazla olduğu anlaşılmaktadır.
44. Başvuruculara ait taşınmaz yönünden 2942 sayılı Kanunkapsamında yürütülen kamulaştırma işlemleri ve bedel tespitine ilişkin süreçdeğerlendirildiğinde başvurucuların mülkiyet hakkına yönelik müdahaleninbaşvurucuları aşırı bir yük altına sokmadığı, bireyin hakkıyla kamu yararıarasında kurulması gereken adil dengenin korunduğu değerlendirilmiştir.
45. Açıklanan nedenlerle başvurucuların Anayasa’nın 35. maddesikapsamında yer alan mülkiyet haklarının ihlal edilmediği açık olduğundan başvurunun"açıkça dayanaktan yoksun olması"nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın "açıkça dayanaktan yoksun olması" nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
24/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.