TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
NEVZAT ETİZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/7134)
Karar Tarihi: 6/10/2015
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Hüseyin TURAN
Başvurucu
:
Nevzat ETİZ
Vekili
:
Av. İlhan GÜNGÖR
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, somut gerekçeleredayandırılmadan uzun süre tutuklu olarak yargılanma nedeniyle kişi özgürlüğü vegüvenliği hakkının ihlal edilmesi iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 11/9/2013 tarihindeAdana 7. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerininidari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasınaengel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm ÜçüncüKomisyonunca 18/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından12/6/2014 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesininbirlikte yapılmasına ve başvuru belgesinin bir örneğinin görüş için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular 12/6/2014 tarihinde Bakanlığa bildirilmiştir. Bakanlık, 9/7/2014tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamdasunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunmayacağını bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerindeifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu, silahlı terörörgütü üyesi olma suçunu işlediği iddiasıyla Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin6/9/2011 tarihli ve 2011/226 sayılı kararıyla tutuklanmıştır.
8. Mahkemenin tutuklamagerekçesi şu şekildedir:
“…Üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmasuçundan şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu,CMK.100/1 maddesi uyarınca, kuvvetli suç şüphesinin varlığının bulunması,sanığın kaçması ve saklanması ve delillerin yok edilmesi ihtimalinin ayrıcaşüphelinin üzerine atılı suçun CMK.100/3-7 maddesinde yer alan suçlardan daolması dikkate alınarak şüphelinin CMK 100/1-2-a-b/1, 100/3-7, 100/11 ve 101.maddeleri gereğince tutuklanmasına karar verilmiştir. ”
9. Başvurucu hakkında AdanaCumhuriyet Başsavcılığı (250. madde ile görevli) tarafından “PKK terör örgütü adına suç işlemek, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak vegenel güvenliği kasten tehlikeye sokmak” suçlarını işlediği iddiasıylakamu davası açılmıştır.
10. Diğer şüphelilerle birliktebaşvurucu hakkında kamu davasının açılma nedenleri iddianamede şu şekilde yeralmıştır:
“… terör örgütünün amaç, eylem ve talimatlarıdoğrultusunda Mersin ilinde örgütsel faaliyet yürütmek, örgüte katılımlarıorganize etmek, gençleri provoke ederek yönlendirmek amacıyla APOCU GENÇLİKİNSİYATİFİ isimli eylem gurubu oluşturdukları ve oluşum içerisinde sorumludüzeyde görev aldıkları, PKK/KONGRA- GEL terör örgütü liderinin avukatları aracılığıyla27 Temmuz 2011 tarihinde yaptığı eylem çağrıları doğrultusunda 4/9/2011 günüsaat 01:00 sıralarında Güneş Mahallesindeki ….. sayılı adrese yönelik kiralık araçlar kullanılarak bombalısaldırı eylemini gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığı… ”
11. Adana 7. Ağır CezaMahkemesinin E.2011/183 sayılı dosyasında 10/11/2011 tarihinde tensiben yapılan incelemesinde başvurucunun “mevcut delil durumu, atılı suçun vasıf ve mahiyeti,kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, tutuklu kalınansüre” dikkate alınarak tutukluluk hâlinin devamına kararverilmiştir.
12. Derece Mahkemesince “yapılacak işlemler, mevcut duruşma günleri ve işinkapsamı dikkate alınarak tutuklu sanığın tutukluluk durumunun” 9/12/2011ve 6/1/2012 tarihlerinde dosya üzerinden incelenmesine karar verilmiştir.
13. Mahkemenin 25/1/2012 tarihlicelsesinde “üzerine atılı suçların niteliği,mevcut kanıt durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgularınbulunması ve tutuklu kalınan süre” gerekçeleriyle başvurucununtutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.
14. Başvurucunun tahliyetalepleri sırasıyla 9/4/2012, 16/7/2012 ve 14/11/2012 tarihli celselerdereddedilmiş ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.
15. Mahkemenin 7/9/2012 tarihlitutukluluk incelemesinde “müşteki ifadeleri,5/9/2011 tarihli şüpheli Ö.E.’ye ait Tina Roje adlı facebook sayfasının inceleme ve çözüm tutunağı,fotoğraf inceleme tutanağı ve tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve tümdosya kapsamında bulunan deliller, sanığın üzerine atılı suçları işlediğihususunda kuvvetli suç şüphesi oluşturduğu, adli kontrol hükümlerinin yetersizkalacağı, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında uygulanantedbirin orantılı olduğu” gerekçeleriyle başvurucunun tutuklulukhâlinin devamına karar verilmiştir.
16. Başvurucu, 17/7/2013 tarihlicelsede “üzerine atılı suçların niteliği,mevcut kanıt durumu, hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterenolguların bulunması, tanık beyanında sanık aleyhinde verilen bilgiler, bukapsamda bir kısım delilin henüz toplanmamış olması ve tutuklu kalınan süre”gerekçeleriyle verilen tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara karşı Adana6. Ağır Ceza Mahkemesinde itiraz etmiştir.
17. Adana 6. Ağır CezaMahkemesi, 31/7/2013 tarihli ve 2013/453 Değişik İş sayılı kararında “üzerine atılı suçun CMK 100 ve devamı maddesikapsamında olması, dosya kapsamı, kanıt durumu, atılı suçu işlediğine dairkuvvetli suç şüphesinin bulunması, ifade tutanakları, delillerin henüz tamolarak toplanmamış olması ve tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında AdliKontrol Hükümlerinin yetersiz kaldığı, tutuklama tedbirinin suç ve cezaya göreölçülü olduğu” gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir.
18. Bu karar başvurucuya12/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
19. Başvurucu 11/9/2013tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
20. UYAP üzerinden edinilenbilgiye göre Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 6/3/2014 tarihinde yürürlüğegiren 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile BazıKanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle kapatılmasıneticesinde dosya Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiştir.
21. Mersin 1. Ağır CezaMahkemesi, 29/5/2014 tarihinde savunmanın alınmış olmasını ve tutukluluktageçen süreyi dikkate alarak başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.
B. İlgiliHukuk
22. 26/9/2004 tarihli ve 5237sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi şöyledir:
“(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alansuçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beşyıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.”
23. 5237 sayılı Kanun’un 170.maddesi şöyledir:
(1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığıbakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panikyaratabilecek tarzda;
a) Yangın çıkaran,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığdüşmesine, sel veya taşkına neden olan,
c) Silahla ateş eden veya patlayıcı maddekullanan,
Kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıile cezalandırılır.
(2) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığdüşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadarhapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
24. 5237 sayılı Kanun’un 174.maddesi şöyledir:
(1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı,yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yolaçıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraçeden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden, satan,satın alan veya işleyen kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.Yetkili makamların izni olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddelerinimalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatıihraç eden kişi de aynı ceza ile cezalandırılır.
(2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütünfaaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranındaartırılır.
25. 12/4/1991 tarihli ve 3713sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi şöyledir:
“3 ve 4 üncü maddelerde yazılısuçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezalarıveya adlî para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur. Bu suretle tayinolunacak cezalarda, gerek o fiil için, gerek her neviceza için muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapiscezası yerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.”
26. 4/12/2004 tarihli ve 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi şöyledir:
“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların vebir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkındatutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenliktedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağışüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılmasıgirişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphesebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı TürkCeza Kanununda yer alan;
…
11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar(madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),
...”
27. 5271 sayılı Kanun’un 101.maddesi şöyledir:
“(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyetsavcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresindesanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlakagerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirtenhukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.
(2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki birtahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerekaçıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir,ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus karardabelirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisininseçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiinyardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâlserbest bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü maddegereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.”
28. 5271 sayılı Kanun’un 102.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluksüresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerekuzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
29. Mahkemenin 6/10/2015tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvurucunun 11/9/2013 tarihli ve 2013/7134numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
30. Başvurucu, hukuka aykırıolarak ve somut gerekçelere dayanmadan soyut ifadelerle tutukluluk hâlinindevamına karar verildiğini belirterek Anayasa’nın 19. maddesinin ihlaledildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
31. Başvurucunun şikâyeti, tutukluğunun devamına ilişkinkararların gerekçelerinin yeterli olmaması ile ilgilidir. Bu nedenlebaşvurunun, tutukluluk süresinin makul olmadığı kapsamında Anayasa’nın 19.maddesinin yedinci fıkrası çerçevesinde incelenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
32. Başvurucunun tutukluluksüresinin makul süreyi aştığı şikâyetinin açıkça dayanaktan yoksun olmadığı vebaşka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığından kabul edilebilir olduğunakarar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
33. Anayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:
“Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı vesoruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır.Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasınıveya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.”
34. Anayasa’nın 19. maddesininyedinci fıkrasında bir ceza soruşturması kapsamında tutuklanan kişilerin,yargılamanın makul sürede bitirilmesini ve soruşturma veya kovuşturma sırasındaserbest bırakılmayı isteme hakları güvence altına alınmıştır.
35. Tutukluluk süresinin makulolup olmadığı konusunun genel bir ilke çerçevesinde değerlendirilmesi mümkündeğildir. Bir sanığın tutuklu olarak bulundurulduğu sürenin makul olup olmadığıher davanın kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Tutukluluğun devamıancak masumiyet karinesine rağmen Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altınaalınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkından daha ağır basan gerçek bir kamuyararının mevcut olması durumunda haklı bulunabilir (Murat Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 61).
36. Bir davada tutukluluğunbelli bir süreyi aşmamasını sağlamak, öncelikle derece mahkemeleriningörevidir. Bu amaçla yukarıda belirtilen kamu yararı gereğini etkileyen tümolayların derece mahkemeleri tarafından incelenmesi ve serbest bırakılmataleplerine ilişkin kararlarda bu olgu ve olayların ortaya konması gerekir (Murat Narman, § 62).
37. Devam eden tutukluluğunhukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan bireysel başvurularda şikâyetlerintemel amacı, tutukluluğun hukuka aykırı olduğunun ya da devamını haklı kılansebep veya sebeplerin bulunmadığının tespitidir. Bu tespit yapıldığı takdirdebuna bağlı olarak ilgilinin tutukluluk hâlinin devamına gerekçe olarakgösterilen hukuki sebeplerin varlığı sona erecek ve böylece kişinin serbestkalmasının yolu açılabilecektir. Bu amaçla yapılan bir başvuruda itirazın,kanun yolunda çelişmeli yargılama ve/veya silahların eşitliği gibi ilkelereuygun olarak bir inceleme yapılıp yapılmadığı da dikkate alınacaktır.Dolayısıyla belirtilen nedenlerle ve serbest bırakılmayı temin edebilecek birkarar alma amacıyla yapılacak bireysel başvuruların, olağan kanun yollarıtüketilmek şartıyla tutukluluk hâli devam ettiği sürece yapılabilmesi mümkündür(Korcan Pulatsü, B. No:2012/726, 2/7/2013, § 30).
38. Tutuklama tedbirine; kişilerinsuçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunmasının yanı sıra bu kişilerinkaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıylabaşvurulabilir. Başlangıçtaki bu tutuklama nedenleri belli bir süreye kadartutukluluğun devamı için yeterli görülebilirse de bu süre geçtikten sonrauzatmaya ilişkin kararlarda tutuklama nedenlerinin devam ettiğiningerekçeleriyle birlikte gösterilmesi gerekir. Bu gerekçeler “ilgili” ve “yeterli” görüldüğü takdirde yargılama sürecinin özenliyürütülüp yürütülmediği de incelenmelidir. Davanın karmaşıklığı, organizesuçlara dair olup olmadığı veya sanık sayısı gibi faktörler sürecin işleyişindegösterilen özenin değerlendirilmesinde dikkate alınır. Tüm bu unsurlarınbirlikte değerlendirilmesiyle sürenin makul olup olmadığı konusunda bir sonucaulaşılabilir (Savaş Çetinkaya, B.No: 2012/1303, 21/11/2013, § 53).
39. Dolayısıyla Anayasa’nın 19.maddesinin yedinci fıkrasının ihlal edilip edilmediğinin değerlendirmesindeesas olarak serbest bırakılma taleplerine ilişkin kararların gerekçelerinebakılmalı ve tutuklu bulunan kişiler tarafından yapılan tutukluluğa itirazbaşvurularında sunulan belgeler çerçevesinde kararların yeterincegerekçelendirilmiş olup olmadığı göz önüne alınmalıdır Öte yandan hukuka uygunolarak tutuklanan bir kişinin, suç işlediği yönünde kuvvetli belirti vetutuklama nedeninin varlığı devam ettiği sürece ilke olarak belli bir süreyekadar tutukluluk hâlinin makul kabul edilmesi gerekir (Murat Narman, §§ 63, 64).
40. Makul süreninhesaplanmasında sürenin başlangıcı; başvurucunun ilk kez yakalanıp gözaltınaalındığı durumlarda bu tarih, doğrudan tutuklandığı durumlarda ise tutuklanmatarihidir. Sürenin sonu ise kural olarak kişinin serbest bırakıldığı ya da ilkderece mahkemesince hüküm verildiği tarihtir (SavaşÇetinkaya, § 56).
41. Adana 7. Ağır CezaMahkemesinin tutukluluğun devamına ilişkin kararlarında gerekçe olarak “suçun niteliği, kanıt durumu, dosya içeriği, atılısuçun yasada öngörülen ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre” hususlarınınyer aldığı görülmektedir.
42. Başvuru dosyasınınincelenmesinden, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu olarak yürütülenyargılamada bireysel başvuru yapıldığı tarihe kadar toplam yirmi iki celseduruşma yapıldığı, bu duruşmalarda sanıklardan biri hakkında yaş durumununtespiti için yazışmaların yapıldığı ve bunun sonucunun beklendiği, delillerintoplanması, müşteki ve tanıkların dinlenmesi için duruşmaların ertelendiğitespit edilmiştir.
43. Kişinin suç işlediği yönündekuvvetli belirtilerin ve tutuklama nedenlerinin varlığı devam ettiği süreceilke olarak tutukluluk belli bir süreye kadar makul kabul edilebilir (Savaş Çetinkaya, § 53). Somut olaydabaşvurucunun, özgürlüğünden mahrum bırakıldığı 6/9/2011 tarihi ile tutukluluğundevamına ilişkin karara itirazın reddedildiği 31/7/2013 tarihi arasında tutuklukaldığı süre 1 yıl 10 ay 25 gün, itirazın reddi ile serbest bırakıldığı29/5/2014 tarihi arasında geçen süre ise 9 ay 28 gündür. Bu durumda makul süreaçısından dikkate alınması gereken tutukluluk süresi 2 yıl 8 ay 25 gündür
44. Başvurucunun silahlı terörörgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve genelgüvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından tutuklanması ve mahkemece atılısuçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığı, sanığa verilmesi muhtemelceza miktarı dikkate alındığında tutuklamanın ölçülü olması, kaçma şüphesininbulunması, tutuklulukta geçirilen süre ve adli kontrol hükümlerinin yetersizkalacağı dikkate alınarak tutukluluğun devamına karar verilmiştir.
45. Mahkemece verilentutukluluğun devamına ilişkin kararların gerekçeleri incelendiğinde bugerekçelerin tutukluluğun devamının hukuka uygunluğunu ve meşruluğunu haklıgösterecek özen ve içerikte olduğu görülmektedir. Somut olayda başvurucuya isnatedilen suçun niteliği, isnat edilen suçla ilgili kuvvetli şüphenin varlığınıobjektif olarak ortaya koyan deliller ve tutukluluğun devamına ilişkingerekçeler ile tutukluluk süresi dikkate alındığında tutukluluk hâlinindevamına ilişkin gerekçelerin ilgili ve yeterli olmadığı söylenemez.Dolayısıyla başvurucunun özgürlüğünden yoksun bırakıldığı 2 yıl 8 aylık 25günlük süre somut davanın koşullarında makuldür.
46. Başvurucunun tutuklulukhâlinin devam ettiği ilk derece yargılaması sürecinde tutukluluk nedeniyleyargılamanın yürütülmesinde gösterilmesi gereken özel hassasiyetin yargılamamakamınca gösterilmediği sonucuna varılması için bir neden de bulunmamaktadır.
47. Açıklanan nedenlerden dolayıhukuka aykırı olarak ve somut gerekçelere dayanmadan soyut ifadelerletutukluluk hâlinin devamına karar verildiği şikâyet bakımından Anayasa’nın 19.maddesinin yedinci fıkrasının ihlaledilmediğine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun tutukluluksüresinin makul olmadığı şikâyetinin KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 19. maddesinin7. fıkrasının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerininbaşvurucu üzerinde bırakılmasına
6/10/2015tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.