TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
NEZİHE ÇOKSÜER VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (3)
(Başvuru Numarası: 2013/7285)
Karar Tarihi: 22/6/2015
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
Yusuf Enes KAYA
Başvurucular
:
Nezihe ÇOKSÜER
Meliha ESEN
Perihan KIRMIZI
Adnan GÖKALP
Yüksel SUBATAN
Harbiye GÖKALP
Aytan DEMİR
Vekilleri
:
Av. Ali AYDEMİR
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucular, 30/11/1967 tarihinde murisleri tarafındanDerik Tapulama Hâkimliğinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının halendevam ettiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını, bu süredetaşınmazlarını kullanamadıklarını, taşınmazlarının gelirlerindenyararlanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 27/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudanyapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesindeKomisyona sunulmasına engel eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 9/9/2014 tarihinde,kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölümegönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 21/11/2014tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneğigörüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 22/12/2014tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamdasunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılamadosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Mardin ili Derik ilçesi Hisaraltıköyünde 1967 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında 59 parsel numaralıtaşınmaz, S.A. adına tespit görmüş, başvurucuların murislerinin tespite yaptığıitiraz Tapulama Müdürlüğü tarafından reddedilmiş, bu karardan sonrabaşvurucuların murisleri ve arkadaşları, Derik Tapulama Mahkemesinde tespiteitiraz davası açmışlardır.
8. Mahkeme, 26/3/1971 tarih ve E.1967/144, K.1971/44 sayılıkarar ile hâkimlerin davadan çekinmeleri nedeniyle merci tayini için dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar vermiş, Yargıtay 4. HukukDairesi, 25/5/1971 tarih ve E.1971/6120, K.1971/5052 sayılı kararıyla KızıltepeTapulama Mahkemesini davaya bakmak için görevlendirmiştir.
9. Kızıltepe Tapulama Mahkemesi, 25/3/1974 tarih veE.1972/24, K.1974/95 sayılı kararı ile davayı kabul etmiş, anılan kararYargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1/2/1978 tarih ve E.1978/10149, K.1978/14422sayılı ilâmı ile bozulmuştur.
10. Bozma ilâmı sonrası Kızıltepe Tapulama Mahkemesi,20/3/1981 tarih ve E.1981/4, K.1981/38 sayılı kararı ile dosyanın görevsizliknedeniyle Derik Tapulama Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, anılan kararYargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20/10/1981 tarih ve E.1981/12503, K.1981/10724sayılı ilâmı ile bozulmuştur.
11. Bu ilâm sonrası dava dosyası, Kızıltepe TapulamaMahkemesinin E.1982/20 sayılı dosyasına kaydedilmiş, Mahkemenin kapatılması vedava dosyalarının Mardin Adliyesine devredilmesinden sonra dava dosyası, MardinKadastro Mahkemesinin E.2013/86 sayılı dosyasına kaydedilmiş olup yargılamahâlen devam etmektedir.
12. Başvurucular, 27/9/2013 tarihinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
B. İlgili Hukuk
13. 12/1/2011 tarih ve 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi ile 21/6/1987 tarih ve 3402sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesinin birinci fıkrası, 28. maddesininbirinci fıkrası, 29. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 30.maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 32. maddesinin birinci fıkrası ve 36.maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi (Bkz. B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§16-22).
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
14. Mahkemenin 22/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucuların 27/9/2013 tarih ve 2013/7285 numaralı bireysel başvurularıincelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
15. Başvurucular, 30/11/1967 tarihinde murisleri tarafındanDerik Tapulama Hâkimliğinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının MardinKadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul süredesonuçlandırılamadığını, bu sürede taşınmazlarını kullanamadıklarını,taşınmazlarının gelirlerinden yararlanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adilyargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
16. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
17. Başvurucular, 30/11/1967 tarihinde murisleri tarafındanDerik Tapulama Hâkimliğinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının MardinKadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul süredesonuçlandırılamadığını, bu sürede taşınmazlarını kullanamadıklarını,taşınmazlarının gelirlerinden yararlanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adilyargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
18. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurununkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metniile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adilyargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36.maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. AnayasaMahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi veAİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yeralan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilkeve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somutbaşvurunun dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıdabelirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup,ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasınınyargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nınbütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesindegöz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§38–39).
19. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).
20. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makulsürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda taşınmazmülkiyeti hakkında Derik Tapulama Mahkemesinde açılan ve Mardin KadastroMahkemesine devredilen kadastro tespitine itiraz davasında, 3402 sayılı Kanunve 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somutyargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılamaolduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).
21. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başkabir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 30/11/1967 tarihidir.
22. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarındanintikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süredeğerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçılarınyargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeyeesas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).
23. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını dakapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam edenyargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasınıiçeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesiolanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anıbaşvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).
24. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinden,başvurucuların murisi tarafından davalı S.A. aleyhine kadastro tespitine itirazdavası açıldığı, davanın Derik Tapulama Mahkemesinin E.1967/144 sayılıdosyasına kaydedildiği, Mahkemenin 26/3/1971 tarihli ilâmı ile hâkimlerindavadan çekinmeleri nedeniyle merci tayini için dosyanın Yargıtayagönderilmesine karar verildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin davaya bakmak içinKızıltepe Tapulama Mahkemesini görevlendirdiği anlaşılmıştır. KızıltepeTapulama Mahkemesinin 25/3/1974 tarihli kararıyla kadastro tespitinin iptaline,taşınmazların davacılar adına tapuya tesciline karar verdiği, Yargıtay 7. HukukDairesinin 1/12/1978 tarihli ilâmı ile İlk Derece Mahkemesi kararınınbozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Kızıltepe TapulamaMahkemesinin görevsizlik kararı vererek dosyayı Derik Tapulama Mahkemesinegönderdiği, yapılan temyiz incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesininkararının bozulduğu ve davanın Mahkemenin E.1982/20 sayılı dosyasınakaydedildiği belirlenmiştir. Mahkemece Derik Tapulama Mahkemesine keşifyapılması konusunda talimatlar yazıldığı, ancak bu talimatların yerinegetirilmediği, yapılan duruşmalarda talimat cevaplarının beklendiği ve dosyakapsamında henüz keşif yapılamadığı anlaşılmıştır. Kızıltepe KadastroMahkemesinin kapatılması üzerine dosyanın Mardin Kadastro Mahkemesinedevredildiği ve yargılamanın halen devam ettiği belirlenmiştir.
25. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden, başvuruyakonu yargılamanın kadastro mahkemesi önünde sürdüğü görülmekle, 3402 sayılıKanun’da yer alan özel usul hükümleri ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkinuyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi biryargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özelusul hükümleri ile 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makulsürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (§ 13).
26. Kadastro mahkemesi nezdindeki yargılamaların makul süredetamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış veAnayasa Mahkemesi tarafından, özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan veyargılamada sürati temin etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazaraalınmadığı göz önünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 54-64; B.No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67;2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).
27. Başvuruya konu davanın taraf sayısı ve mahiyeti nedeniyleicrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşıknitelikte olduğunu ortaya koymakla birlikte davaya bütün olarak bakıldığında,3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama sürecineilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek biryön bulunmadığı ve kırk yedi yılı aşkın bir süredir devam eden yargılamasürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
28. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlaledildiğine karar verilmesi gerekir.
29. Başvurucular uzun süren yargılama nedeniyletaşınmazlarını kullanamadıklarını, taşınmazlarının gelirlerindenyararlanamadıklarını belirterek, Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyethaklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup, başvurucuların makul süredeyargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilen tespitlerışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının ayrıcadeğerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
30. Başvurucular, maruz kaldıkları zarar karşılığı olarakayrı ayrı 300.000,00 TL manevi ve toplam 250.000,00 TL maddi tazminatahükmedilmesini talep etmişlerdir.
31. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar”kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzeredosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yararbulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genelmahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmaklayükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali vesonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
32. Başvurucuların tarafı oldukları uyuşmazlığa ilişkin kırkyedi yılı aşkın bir süredir devam eden yargılama süresi nazara alındığında,yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiylegiderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucular Harbiye Gökalp,Aytan Demir ve Nezihe Çoksüer’in her birine net4.150,00 TL, başvurucular Adnan Gökalp ve Yüksel Subatan’ınher birine net 1.000,00 TL, başvurucular Meliha Esen ve Perihan Kırmızı’nın herbirine net 500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
33. Başvurucular tarafından maddi tazminat talebinde bulunulmuşolmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasındailliyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucuların maddi tazminattaleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
34. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgeleruyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 1.698,35 TL yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesinekarar verilmesi gerekir.
35. Başvuruya konu yargılamanın kırk yedi yılı aşkın birsüredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiğigözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılamadosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devametmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa süredesonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğininilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucuların,
1.Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının İHLALEDİLDİĞİNE,
B. Başvurucular Harbiye Gökalp,Aytan Demir ve Nezihe Çoksüer’in her birine net 4.150,00TL, başvurucular Adnan Gökalp ve Yüksel Subatan’ınher birine net 1.000,00 TL, başvurucular Meliha Esen ve Perihan Kırmızı’nın herbirine net 500,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminatailişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucular tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARAMÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararıntebliğini takiben başvurucuların Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibarendört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması halinde, bu sürenin sonaerdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
E. Kararın bir örneğinin MardinKadastro Mahkemesine gönderilmesine,
22/6/2015tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.