TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
NİHAT EVREN TOPRAK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/9326)
Karar Tarihi: 24/10/2019
R.G. Tarih ve Sayı: 12/12/2019-30976
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Volkan SEVTEKİN
Başvurucu
:
Nihat Evren TOPRAK
Vekili
:
Av. Can DÖVERKAYA
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, dayanağı yeterince açıklanmadığından aksininispatına imkân tanınmayan istihbarat kaynaklı bilgiler gerekçe gösterilerekAstsubay Sözleşmesi'nin yenilenmemesi nedeniyle silahların eşitliği veçelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 12/5/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık cevabında, başvuruya ilişkin olarak görüşbildirilmesine gerek görülmediği belirtilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucu 30/8/2005 tarihinde yürürlüğe giren dokuz yıllıksözleşmeyi imzalayıp Hava Kuvvetleri Komutanlığında sözleşmeli astsubay olarakgöreve başlamıştır.
9. Başvurucu, sözleşme süresinin bitmesine yakın sözleşmeyenileme talebinde bulunmuş ise de 29/8/2014tarihli işlemle personel kadrolarında planlama yapıldığı gerekçesiylesözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiğini ve bu durumdan aynı tarihtehaberdar edildiğini belirtmiştir.
10. Başvurucu, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin iptaliistemiyle Millî Savunma Bakanlığı aleyhine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde(AYİM) 28/10/2014 tarihinde davaaçmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde, idari işlemin sebebinin açıkçagösterilmemesi ve öncesinde bir tebligat yapılmadan 29/8/2014 tarihindeilişiğinin kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Başvurucu ayrıcayargılama sürecinde bir sebep gösterilmesi hâlinde dahi sözleşmeninyenilenmesinde ilgili mevzuat gereği dikkate alınacak personel nitelik belgesi,sicili, takdir/ceza durumu, amir kanaatleri ve almış olduğu eğitimler gibimesleki durumuna ilişkin hususlarda herhangi bir olumsuzluk bulunmadığını-aksine birçok takdir ve başarı belgelerinin bulunduğunu- vurgulayarak işlemin geçerlibir gerekçesinin olmadığını ileri sürmüştür.
11. Yargılama sırasında, davalı idare tarafından sözleşmeyenilememe işlemine dayanak olduğu savunulan gizli ibareli belgelersunulmuştur. İdare tarafından başvurucunun istihbaratakarşı koyma (İKK) hassasiyeti yaratan kayıtlar (belgeler) nedeniylesözleşmesinin yenilenmediği açıklanmıştır.
12. AYİM Birinci Dairesinin (Daire) 4/11/2015 tarihli kararı iledava reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, sözleşmesi yenilenecek toplam yirmibir personel arasındaki sicil sıralamasında başvurucunun on birinci sıradabulunduğu, bu sıralamada kendisinden sonra gelen yedi personelinsözleşmelerinin yenilendiği ve İKK kayıtlarının bulunmadığı tespitiyapılmıştır. Ancak başvurucunun askerî hizmete özgü Hava Kuvvetleri BilgiSistemi (HvBS) adı verilen kurumsal internet ağındakendi hesabından -olağan sosyal ilişkiler kurmak dışında- malzeme (votka ve yağgibi) satışı yaptığı kabul edilmiştir. Diğer yandan kamuoyunda saadet zinciri olarak tabir edilen türdebir finansal organizasyona maddi kazanç gayesiyle dâhil olduğu ve kimliğiaçıklanmayan bir astsubayın belirlediği listelerde başvurucunun söz konusuorganizasyonda üye olarak isminin bulunduğu hatta birkaç personeli üye yaptığıkaydı düşüldüğünden İKK hassasiyeti taşıdığının kabulü ile idarenin sözleşmeninyenilenmemesine karar vermesindeki takdir yetkisinin hukuka aykırıkullanılmadığı ifade edilmiştir.
13. Başvurucunun karar düzeltme istemi, Dairenin 29/3/2016tarihli kararı ile reddedilmiştir.
14. Nihai karar 18/4/2016 tarihinde başvurucuya tebliğedilmiştir.
15. Başvurucu 12/5/2016 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur.
16. Bireysel başvurunun incelenme sürecinde 21/1/2017 tarihli ve6771 sayılı Kanun ile Anayasa'ya eklenen geçici 21. maddenin birinci fıkrasının(E) bendiyle AYİM kaldırılmıştır.
IV. İLGİLİ HUKUK
17. 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerindeİstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı 3. maddesininilgili kısımları şöyledir:
"Bu Kanun’da geçen
...
B) Sözleşme : Türk Silâhlı Kuvvetleri birlik, karargâh, kurum ve kuruluşlarıile sözleşmeli subay ve astsubay adaylarından askerî eğitimi başarıylatamamlayanlar arasında yapılan ve üç yıldan az, dokuz yıldan fazla olmamaküzere hizmet yükümlülüğü getiren, örneğine göre hazırlanmış olan yazılı birbelgeyi,
...
F) Sözleşmeli astsubay :Bu Kanunda öngörülen esaslara göre, kendileri ile sözleşme yapılarak astsubay nasbedilen; astsubay çavuş, astsubay kıdemli çavuş,astsubay üstçavuş ve astsubay kıdemli üstçavuş rütbelerini haiz astsubayları,
…
ifade eder."
18. 4678 sayılı Kanun’un “Sözleşmesüreleri” kenar başlıklı 10. maddesi şöyledir:
"Sözleşmeli astsubayadayları, ön sözleşme yapılarak askerî eğitime alınırlar. Bu eğitimi başarı iletamamlayanlardan yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlarla sözleşme yapılırve bu kişiler astsubay çavuş rütbesine nasbedilirler.Sözleşme süreleri; üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak şartıyla, hizmetgerekleri ve yetiştirme maliyetlerine bağlı olarak kuvvet, sınıf ve branşlaragöre yönetmelikte belirlenir. Yönetmelikte belirlenen şartları taşıyanlarıntalepleri halinde sözleşmeleri yenilenebilir. Ancak sözleşmeli astsubaylardanrütbe yaş haddini dolduranlar hakkında 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunhükümleri uygulanır.
Sözleşme süreleri; sıkıyönetim, seferberlik,savaş veya silahlı çatışmayı gerektirecek hal ile savaş hallerinde KuvvetKomutanları, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanının göstereceğilüzum üzerine, durumun devamı müddetince Genelkurmay Başkanının onayı iletalebe bakılmaksızın uzatılabilir.
Sözleşme işlemleri, Kuvvet Komutanlıkları,Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca yapılır."
19. 4678 sayılı Kanun’un “Yönetmelik”kenar başlıklı 25. maddesi şöyledir:
"Sözleşmeli subay veastsubay adayları ile sözleşmeli subay ve astsubaylarda aranacak nitelikler,sağlık koşulları, alınacakları sınıf ve branşlar, duyuru, müracaat şekli vezamanı, müracaatların kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması, sözleşme süreleri,sözleşmenin feshedilmesi, görevde başarısız olma ve kendilerinden istifadeedilmeme halleri ve bunlara yapılacak işlemler, sözleşmenin uzatılmasındauygulanacak esaslar, sınav, öğretim ve eğitimin esas, şekil ve süreleri, kıt’a, karargâh, kurum ve idarî işlerdegörevlendirilmeleri, izin, ayırma, atamalar, yer değiştirmeler, astlık-üstlükmünasebetleri, sicil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar, muvazzaf subay veyaastsubay statüsüne geçirilecekler için uygulanacak usul ve esaslar, sözleşmeyapmaya yetkili makamlar, meslek içi eğitim ve ihtisas kurslarının süresi veşekli, giyim, kuşam ve istihkaklarının verilme usulü, sağlık işlemleri, Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenlerin kendilerineyapılan eğitim, öğrenim ve yetiştirme masraflarının geri ödeme esasları ilediğer hususlar, bu Kanunun yürürlüğe girmesini takip eden altı ay içerisindeMillî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak biryönetmelikte gösterilir."
20. 27/4/2002 tarihli ve 24738 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği’nin "Sözleşmenin yenilenmesi ve uzatılması" kenarbaşlıklı 14. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Sözleşmenin yenilenmesive uzatılması aşağıda belirtilen esas ve usullere göre yapılır.
A) Sözleşmeli subay ve astsubaylardan,sözleşmesini yenilemek isteyenler sözleşme süresinin sona erme tarihinden 6 ayönceden başlamak suretiyle dilekçe ile ilk amirine müracaat eder. Budilekçeler, EK-C'de belirtilen nitelik belgesi ile beraber silsileler yolu ileKuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil GüvenlikKomutanlığına gönderilir. (Ek cümle:RG-19/6/2013-28682)Sözleşmesi yenilenecek personel; Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma GenelKomutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde kurulacak komisyonlartarafından personelin nitelik belgesi, sicili, takdir/ceza durumu, amirkanaatleri, almış olduğu eğitimler gibi hususlar çerçevesinde meslekisafahatları dikkate alınarak ilgili komutanlık personel ihtiyaçlarıdoğrultusunda belirlenir. (Ek cümle:RG-19/6/2013-28682)Değerlendirme komisyonunun kimlerden oluşacağı, görev, yetki ve sorumluluklarıKuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil GüvenlikKomutanlığınca çıkarılacak yönergeler ile tespit edilir. Sözleşmenin yenilenipyenilenmemesi konusundaki nihai karar Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma GenelKomutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından verilir. Uygungörülenlerin sözleşmesinin yenileneceği, sözleşmenin bitiminden öncebildirilir. Sözleşme, ilgili sözleşmeli subay veya astsubayın talebinin İdarecekabul edildiğinin bildirilmesi ile yenilenir.
..."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
21. Mahkemenin 24/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adil YargılanmaHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
22. Başvurucu 30/8/2005 tarihinde yürürlüğe giren dokuz yıllıksözleşme süresinin bitimine kadar istihdam edildiğini bildirmiştir. Sözleşmeyenilememe işleminin sebebi açıkça gösterilmeden ilişiğinin kesildiğini,yargılama sırasında ise davalı idare tarafından HvBSadı verilen kurumsal internet sistemini amacı dışında kullanmasının işlemedayanak olduğunun açıklandığını ancak personel tarafından serbestçe ve şifresizolarak kullanılan bu sistemin personelin birbiriyle alışverişi amacıyla idaretarafından bizzat tesis edildiğini, söz konusu sistemi amacı dışında kullanmadığınıbelirtmiştir. Bu sistemde personel tarafından birçok malzeme alışverişiyapıldığını, ailesine ait zeytinliklerden kendi payına düşen ihtiyaç fazlasızeytinyağını kâr amacı gütmeden alışverişe konu yaptığını ancak hakkındakidiğer isnatlar doğru olmadığı gibi idarenin sunduğu belgeler hakkında yeterincebilgilendirilmediğini, dolayısıyla kendisine etkili şekilde savunma hakkıverilmediğini ifade etmiştir. Başvurucu ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevyaptığı süre içinde bu internet sistemini amacı dışında kullanması nedeniylehakkında hiçbir soruşturma açılmadığını, uyarı dahi yapılmadığını, emrindegörevlendirildiği komuta kademesince hiçbir disiplin cezasına tabi tutulmadığıgibi ödül ve takdir belgelerinin bulunduğunu (2012 yılı üstün hizmet ödülü veyirmi üç adet takdir belgesi), kendisinden daha düşük sicile sahip olanlarınsözleşmelerinin yenilendiğinin yargı kararlarına da yansıdığını vurgulayarakidarenin takdir yetkisini makul bir gerekçe sunmadan açıkça ölçüsüzkullandığını iddia etmiştir.
23. Diğer yandan başvurucu; işleme dayanak olduğu savunulan "gizli" ibareli İKK hassasiyetitaşıyan belgelerden de yeterince bilgi sahibi olamadan ve etkili bir şekildeitiraz fırsatı sağlanmadankarar verildiğini, ayrıca kimliği açıklanmayan bir astsubaytarafından hazırlanan bu liste ve kayıtların yetkin ve yetkili kişilercehazırlanıp hazırlanmadığının -güvenilirlik araştırmasının yapılıpyapılmadığının- belirli olmadığını ifade etmiştir. Bu nedenlerle özel hayatıngizliliği hakkının, haberleşme hürriyetinin, eşitlik ilkesinin, masumiyetkarinesinin ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği veçelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
24. Anayasa’nın “Hak aramahürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıveya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyeti uyuşmazlığın esasınadair aleyhinde ileri sürülen delilleri yeterince inceleyememesi, gizlilikdereceli İKK kayıtlarına karşı kendisine tartışma imkânı verilmemesi, bukayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ile ilgili bir araştırma yapılmaması,diğer bir ifadeyle bu kayıtlara salt üstünlük tanınmasına ilişkindir. Bu nedenlebaşvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahlarıneşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden incelenmesi gerektiğideğerlendirilmiştir.
a. Kabul EdilebilirlikYönünden
26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan adilyargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğunakarar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
i. Genel İlkeler
27. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia, savunmave adil yargılanma hakkınasahiptir. Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunmahakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önündedile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (Mehmet Fidan, B. No: 2014/14673,20/9/2017, § 37).
28. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "ile adil yargılanma" ibaresinineklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı olduğu uluslararasısözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metninedâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36.maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ilkelerine Anayasa’nın36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adilyargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olmasıolanaklı değildir (Mehmet Fidan,§ 38).
29. Silahların eşitliği ilkesi davanın taraflarının usule ilişkinhaklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması, taraflardan birinin diğerinegöre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul birşekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134,16/5/2013, § 32). Bu usul güvencesi, uyuşmazlığın her iki tarafına dasavunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasınıkapsamaktadır (Yüksel Hançer, B.No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).
30. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeliyargılanma ilkesi, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara,gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarlailgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu çerçevede başvuranlarınbilirkişi raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerle ilgili görüşbildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılanma hakkının ihlali olarakdeğerlendirilebilmektedir (Hüseyin Sezen,B. No: 2013/1793, 18/9/2014, § 38).
31. Yargılama makamları, yargılamanın taraflarınca ileri sürüleniddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Bununlabirlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme vegösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisiesasen derece mahkemelerine aittir. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunmave inceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığınıdenetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesiningörevi başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığınıdeğerlendirmektir. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanınyürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriışığında taraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanmasışarttır. Taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma veinceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamdadelillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının dayargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi zorunludur (Yüksel Hançer, § 19).
ii. İlkelerin OlayaUygulanması
32. Somut olayda başvurucunun Astsubay Sözleşmesi'nin yenilenmemesiişleminin askerî hizmet için kullanılan kurumsal internet sistemi üzerindenbaşvurucunun gönderdiği iletiler ile gizli ibareli İKK hassasiyeti taşıyanbelgelere dayalı olarak tesis edildiği görülmektedir.
33. Başvurucu, yargılama aşamasında kurumsal internet ağındasözü edilen -bir kısmı kabul edilmeyen- iletiler ile İKK hassasiyeti taşıyankayıtlar ve listenin somut delillerle ispatlanamadığına yönelik itirazlarınıileri sürmüş ancak Daire kararında başvurucu hakkındaki iletiler ile listedeyer almasına dayanak teşkil eden somut durumlara ilişkin herhangi bir açıklamayapılmamıştır.
34. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin yargılama sürecindeuygulanan delil sunma ve inceleme yöntemlerinin adil yargılama hakkınauygunluğunu denetleme görevi bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin görevi, sözüedilen usul işlemlerinin yargılamanın bütünlüğü içinde adil yargılanma hakkınıihlal edip etmediğini denetlemektir. Bu bağlamda başvuruda ileri sürülmesidurumunda adil yargılanma hakkının alt ilkeleri olan silahların eşitliği veçelişmeli yargılanma ilkelerine yargılama sürecinde aykırılık bulunupbulunmadığının denetlenmesi Anayasa Mahkemesinin temel görevi kapsamındadır.Nitekim incelenen davada, maddi vakıaları açıklanmayan ve başvurucunundayanağını ve sebebini bilemediği isnatlara karşı etkili bir şekilde itirazetme, karşı delillerini bildirme ve olaylar hakkında değerlendirme yapmaimkânından yeterince yararlanamadığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifade ile AYİMDairesinin sadece idarenin beyanları ve gösterdiği gizlilik dereceli delilleridikkate alarak -üstünlük tanıyarak- bu belgelerin gerçekliği ve güvenilirliğineilişkin olguların varlığının ortaya koyulmaması nedeniyle başvurucununaleyhindeki delillerin aksini ispata imkân tanıyan usul güvencesininsağlanmaması başvurucuyu davalı idareye nazaran zayıf bir konuma düşürmüştür.Bu durum, yargılamayı bir bütün hâlinde adil olmaktan çıkarmıştır.
35. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyeteuygun yargılanma hakkının güvencelerinden olan silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
36. Başvurucu; eşitlik ilkesinin, masumiyet karinesinin, özelhayatın gizliliği hakkı ve haberleşme hürriyetinin de ihlal edildiğini ilerisürmüştür. Ancak başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahlarıneşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği sonucuna varıldığındananılan iddiaların ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"(1) Esas incelemesonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine kararverilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeyegönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerdebaşvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılmasıyolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."
38. Başvurucu, yargılamanın yenilenmesine ve 50.000 TL manevitazminata karar verilmesini talep etmiştir.
39. Anayasa Mahkemesinin MehmetDoğan ([GK] B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucunavarıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkelerbelirlenmiştir.
40. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetinihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale konu kararın veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §55,57).
41. İhlalin mahkeme kararından kaynakladığı durumlarda AnayasaMahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile AnayasaMahkemesi İçtüzügü'nün 79. maddesinin 1 numaralıfıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasıiçin yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeyegönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukukikurumlardan farklı olarak ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılamasonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunuöngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlıolarak yeniden yargılama kararı verildiğinde usul hukukundaki yargılamanınyenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılamasebebinin varlığı hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır.Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü,ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyleyeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzeregereken işlemleri yerine getirmektir (MehmetDoğan §§ 58, 59).
42. İncelenen başvuruda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun AstsubaySözleşmesi'nin yenilenmemesi işlemine karşı açılan iptal davasında adilyargılanma hakkı kapsamındaki usul güvencelerinden olan silahların eşitliği veçelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Dolayısıylaihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
43. Bu durumda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılanmailkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise usulhukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireysel başvuruya özgüdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamdayapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine kararverilmesi gerekir.
44. Öte yandan başvurucu tarafından tazminat talebindebulunulmuş olmakla birlikte yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgiliyargı merciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlalin ve sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığındantazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlaledildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkınıngüvencelerinden olan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin İHLALEDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenidenyargılama yapılmak üzere -Anayasa'nın 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmışolduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince- yetkili idari yargı merciine(Karar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin E.2014/1194,K.2015/918 sayılı dosyasıyla ilgilidir.) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE24/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.