TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
NİLGÜN GÖKAY VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/3303)
Karar Tarihi: 12/1/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Raportör Yrd.
:
İsmail Emrah PERDECİOĞLU
Başvurucular
:
1. Nilgün GÖKAY
2. Turgut CEYLAN
3. Ali CEYLAN
4. Dudu ACAR
5. Azize NAZLIER
6. Nail CEYLAN
7. Şerife CEYLAN
8. Lilifer MUTLU
9. Ayşe Hülya BESEN
10. Ahu YÜRÜYEN
11. Layıka CEYLAN
12. Hüseyin İŞLEK
13. Ahmet GENCER
14.Emel YILDIZOĞULLARI
15.Yıldız KOCABAŞOĞULLARI
16. Mehmet Fuat KARDAM
17. Canan ŞEKERCİ
18. İsmet CEYLAN
19. Hasan CEYLAN
20. Muharrem SARIGÜL
21. Hanife AYDOĞAN
22. Esma ÖZMEN
23. Ayşe CEYLAN
24. Şadiye Filiz GÜRCÜOĞLU
25. Hadiye Zübeyde Candan ÖZPINAR
26. Sedef BESEN ÖZTEKİN
Vekilleri
:
Av. Necati YILMAZ
Başvurucular
:
27. Attila KARAKÖY
28. Hüsnü ÖRKE
29. Hanife KILLIOĞLU
30. Mesude KÖRÜK
31. Hakan SİPAHİOĞLU
32. Mürvet TAYLAN
33. Tülay GÜVEN
34. Melek KARTOP
35. Ayşe Ece ÖNOCAK
36. Hüsnü Cemal KARAKÖY
37. Siray ÖNCEL
38. Taylan ACAR
39. Zekiye ACAR
40. İbrahim ŞANLI
41. Şükrü ŞANLI
42. Türkan SELVİ
43. Nevin ÖZTÜRK
44. Sevin KOÇ
45. Müberra TATLIER
46. Remzi SİPAHİOĞLU
47. Handan CENGİZ
48. Namiktar ÇOBANOĞLU URCU
49. Bekir SİPAHİOĞLU
50. Atıl PEKŞEN
51. Gamze ÇAĞLAYAN
52. Dilek SİPAHİOĞLU
53. Ramazan ŞANLI
54. Esma KÖSTELİ
55. Mazhar Acar ÖNOCAK
56. Didar Ebru KAÇMAZ
57. Nevin Esra ÖNOCAK
58. Muhammet Tahsin ÖRKE
59. Ahmet PEKŞEN
60. Levent PEKŞEN
61. Ayten GÜLER
62. Hüseyin ŞANLI
63. Kemal ŞANLI
64. Ali ŞANLI
65. Dudu GÜLER
66. Fatma ŞANLI
67. Yılmaz YALÇIN
68. Bülent ŞANLI
69. Rıfat Hüseyin ATAMER
70. Ayten ŞANLI
Ayşe ÇINAR mirasçıları
71. Melek Çisem ÇINAR HANEDAN
72. Çiler ERCİVAN
73.Çiğdem ZENGİN
Zehra ÖNOCAK mirasçısı
74. Ayla AKCURA
Vekilleri
:
Av. Atiye ÜLKÜ
Ayşe ÇINAR mirasçısı
75. Sezer UZAR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminatdavasının reddedilmesinden dolayı adil yargılanma hakkının ve mülkiyethaklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 13/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudanyapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesineticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Komisyonlarca muhtelif tarihlerde 2014/3303 numaralı bireyselbaşvuru dosyasının ve bu dosya ile arasında konu yönünden hukuki irtibatbulunan 2014/3821 numaralı bireysel başvuru dosyasının kabul edilebilirlikincelemelerinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. 16/10/2015 tarihinde 2014/3821 başvuru numaralı bireyselbaşvuru dosyasının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2014/3303 başvurunumaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, 2014/3821 başvurunumaralı bireysel başvuru dosyasının kapatılmasına, incelemenin 2014/3303başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine kararverilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından 22/2/2016 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık 21/3/2016 tarihinde sunduğu belge ilemevcut başvuru hakkında verilen kabul edilebilirlik kararının Bakanlıklarınagönderilmesi hâlinde 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49/2. ve Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü'nün 71. maddeleri uyarınca görüş bildirilebileceğini belirtmiştir.
7. Merkezî Nufüs İdaresi Sistemi'nden yapılan sorgulamaneticesinde başvuruculardan Hüsnü Cemal Karaköy (T.C. Kimlik No:), RamazanŞanlı (T.C. Kimlik No: ), Yılmaz Yalçın (T.C. Kimlik No:) ve Zekiye Acar'ın(T.C. Kimlik No: ) bireysel başvuru tarihinden önce sırasıyla 27/5/2013,12/4/2013, 20/12/2010 ve 27/8/2012 tarihlerinde vefat ettikleri tespitedilmiştir.
8. Merkezî Nufüs İdaresi Sistemi'nden yapılan sorgulamaneticesinde başvuruculardan Ayşe Çınar (T.C. Kimlik No:) ve Zehra Önocak'ın(T.C. Kimlik No: ) bireysel başvuruda bulunduktan sonra sırasıyla 16/8/2014 ve31/1/2016 tarihlerinde vefat ettikleri tespit edilmiştir.
9. Bireysel başvuruda bulunduktan sonra vefat eden başvurucuAyşe Çınar'ın mirasçıları Melek Çisem Çınar Hanedan (T.C. Kimlik No:, ÇilerErcivan (T.C. Kimlik No: ), Çiğdem Zengin (T.C. Kimlik No:) ve Sezer Uzar (T.C.Kimlik No:) tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan 31/8/2016 tarihli dilekçelerile anılan kişiler murisleri tarafından yapılmış olan bireysel başvuruyu devamettirdiklerini beyan etmişlerdir.
10. Bireysel başvuruda bulunduktan sonra vefat eden başvurucuZehra Önocak'ın mirasçısı Ayla Akcura (T.C. Kimlik No:) Anayasa Mahkemesinesunduğu 23/5/2016 tarihli dilekçe ile murisi tarafından yapılmış olan bireyselbaşvuruyu devam ettirdiğini beyan etmiştir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
A. Olaylar
1. Bireysel Başvuruya Konu Edilen Yargılama
11. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
12. Başvurucular ve diğer bir kısım davacılar tarafından12/11/2007 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve MuratpaşaBelediyesi aleyhine Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan kamulaştırmasızel atmadan kaynaklanan tazminat davasında başvurucular ve diğer davacılar, uyuşmazlık konusu Antalya ili BahçelievlerMahallesi'nde bulunan 5279 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geldisiolan 570 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kendileri ve müşterekleri adına tespitgördüğünü; bununla birlikte aynı taşınmaz için tapu kaydına dayalı kadastrotespitine karşı dava dışı N.I. ve arkadaşlarının başka bir tapu kaydınadayanarak Antalya Kadastro Mahkemesinin E.1958/644 sayılı dava dosyası ile tespiteitiraz davası açtıklarını; E.1990/58 dosya numarası ile devam eden bu davanınseneler sonra Antalya Kadastro Mahkemesinin E.2003/27, K.2004/19 sayılı kararıile N.I. ve arkadaşları aleyhine sonuçlandığını ve bu kararın kesinleştiğinibelirterek söz konusu 5279 ada 1 nolu parsel üzerine davalı idarelerce AtatürkKültür Merkezi, fuar alanı, Sabancı Kongre ve Fuar Merkezi, Cam Piramit, 7Mehmet Restaurant ve sair bina, yol, tesis yapmak suretiyle el atıldığını ifadeetmişler, bu çerçevede mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürererekfazlaya ilişkin istek ve dava hakları saklı olmak kaydı ile dava tarihindenitibaren yasal faizi de eklenerek 8.000 TL taşınmaz bedeline hükmedilmesiniistemişlerdir.
13. Yapılan yargılama sürecinde Antalya 4. Asliye HukukMahkemesince uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kayıtları incelenmiş, tapukayıtlarına göre malik olan kişilerin veraset ilamları getirtilmiş, taşınmazdakeşif yapılarak bilirkişi heyeti raporu alınmış, taşınmazın üzerinde CamPiramit, Atatürk Kültür Merkezi, gezi, dinlenme ve sosyal amaçlı alanlarınbulunduğu tespit edilmiş ve taşınmazın m² birim fiyatı belirlenmiştir.
14. Yargılama sonunda Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi7/10/2009 tarihli ve E.2007/391, K.2009/346 sayılı kararı ile davanın Antalya BüyükşehirBelediye Başkanlığı yönünden kabulü ile 8.000 TL'nin dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte tapudaki ve veraset ilamlarındaki paylarıoranında davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklıtutulmasına hükmetmiştir.
15. İlk Derece Mahkemesinin kararı davalı Antalya BüyükşehirBelediye Başkanlığınca temyiz edilmiş, temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 5.Hukuk Dairesi,6/7/2010 tarihli ve E.2010/5332, K.2010/813449 sayılı ilamı ileİlk Derece Mahkemesinin kararını bozmuştur. İlamın ilgili kısımları şöyledir:
"...
Dosyada bulunan kanıt ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif sonucualınan bilirkişi raporuna aynı taşınmazın diğer hissedarları tarafından açılanve Dairemize intikal eden Antalya 1. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 2006/385 Esas-2008/470 karar sayılı dava dosyası ileAntalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/27 Esas-2008/324 karar sayılı davadosyasında bulunan belgelere göre; dava konusu 5279 Ada 1 parselingeldisinin 570 Ada, 3 parsel iken, bu parselin ikiye ifrazı sonucu 4520 Ada, 6ve 7 parsellerin oluştuğu, 7 parselin çeşitli tarihlerde yapılan istimlaklernedeniyle 4520 Ada, 18 parsele gittiği, bu parselde yapılan imar uygulamasısonucu da dava konusu parselle birlikte başka parsellerin oluştuğu, 4520 Ada 7parselin ise Antalya Belediyesi'nce kamulaştırıldığı, kamulaştırma işlemlerinedeniyle kayyım atandığı, kayyım tarafından açılan bedel artırım davasınınkesinleştiği ve yine Antalya Belediyesi adına Kamulaştırma Kanununun 17.maddesi gereğince hükmen tescil edildiği ve kamulaştırma işleminin kesinleştiğianlaşılmıştır.
Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin1987/1192 Esas-1988/85 sayılı hükmen tescil kararının tapuya işlenmemiş olmasımülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz.
Tüm bu nedenlerle dava konusu taşınmazıngeldisi olan 4520 Ada, 7 parsel yönünden kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemibulunduğundan ve kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğinden davanınreddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne kararverilmesi,
Doğru görülmemiştir.
..."
16. Bozma ilamı üzerine yargılamanın davacı taraflarınca karardüzeltme talebinde bulunulmuş; ancak, bu talep Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin16/5/2011 tarihli ve E.2011/540, K.2011/8652 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
17. Bozma ilamı üzerine Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi,14/12/2011 tarihli ve E.2011/287, K.2011/417 sayılı kararı ile bozma ilamıdoğrultusunda yaptığı değerlendirme sonucu uyuşmazlık konusu taşınmazın geldisiolan 4520 Ada 7 parsel bakımından kesinleşmiş kamulaştırma işlemi bulunduğugerekçesine dayanarak davanın reddine hükmetmiştir.
18. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı taraflarca temyizedilmesi üzerine dava dosyası Yargıtay 5. Hukuk Dairesine gönderilmiş, yapılaninceleme sonucu 4/12/2012 tarihli ve E.2012/13698, K.2012/25176 sayılı ilam iledava dosyasının geri çevrilmesine karar verilmiştir. Geri çevirme kararınınilgili kısımları şöyledir:
"...
1) Dava konusu taşınmazın davalılardan Antalya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı'nca yapılan 06.10.1982 tarihli kamulaştırma işlemleri sırasındakayyım olarak atanan Osman Üner'e kamulaştırma işlemlerinin tebliğ edilipedilmediği, bu kamulaştırma nedeniyle adı geçen kayyım tarafından bedel arttırımdavası açılıp açılmadığı, kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediği davalıidareden sorulup, buna ilişkin belgeler getirtildikten,
2) Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin1985/244 esas-561 karar sayılı dava dosyası mahkemesinden getirtilip, dosyaiçerisine konulduktan,
Sonra, birlikte gönderilmek üzere dosyanınmahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
..."
19. Belirtilen eksikliklerin tamamlanmasının ardından davadosyası tekrar temyiz incelemesi için Yargıtay 5. Hukuk Dairesine gönderilmiş,Dairece yapılan inceleme sonucu 30/4/2013 tarihli ve E.2013/3525, K.2013/8332sayılı ilam ile İlk Derece Mahkemesi kararı onanmıştır.
20. Aynı Daireye yapılan karar düzeltme istemi de 23/12/2013tarihli ve E.2013/20182, K.2013/23632 sayılı ilam ile reddedilmiştir.
21. Karar düzeltme talebinin reddine ilişkin ilam başvuruculara18/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
22. Başvurucular 13/3/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
2. Antalya 1. Asliye Hukuk MahkemesindeGörülmekte Olan E.2006/385 Sayılı Yargılama
23. Davacılar, Antalya iliBahçelievler Mahallesi'nde bulunan 5279 ada 1 parsel sayılı taşınmazıngeldisi 570 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında murisleriadına tespit gördüğünü ardından kadastro tespitine karşı açılan itirazdavasının da lehlerine sonuçlandığını, söz konusu taşınmaza davalı idareAntalya Büyükşehir Başkanlığı tarafından kamulaştırmasız olarak el atıldığınıileri sürmüşler fazlaya ilişkin istek ve dava hakları saklı olmak kaydı iledava tarihinden itibaren yasal faizi de eklenerek 8.000 TL taşınmaz bedelinehükmedilmesini istemişlerdir.
24. Dava kapsamında yapılan incelemeler neticesinde Antalya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 21/11/2008 tarihli ve E.2006/385, K.2008/470 sayılıkararı ile dava konusu 5279 ada 1 parsel sayılı taşınmazın değişik idarelercekamulaştırılmış olan parsellerin dışında kaldığını ve herhangi bir kamulaştırmaişlemine konu olmadığını, taşınmaz üzerinde davalı idareye ait yapılarınbulunduğunu bu durumda davacıların tazminat talep etme haklarının bulunduğunubelirtmiş, davanın kabulüne hükmetmiştir.
25. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı temyiz talebindebulunulması üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 10/11/2009 tarihli veE.2009/8613, K.2009/15267 sayılı ilamı ile bozmaya hükmetmiştir. İlamın ilgilikısımları şöyledir:
" ...
Dosyada bulunan kanıt ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif sonucualınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu 5279 Ada 1 parselin geldisinin 570Ada, 3 parsel iken, bu parselin ikiye ifrazı sonucu 4520 Ada, 6 ve 7parsellerin oluştuğu, 7 parselin çeşitli tarihlerde yapılan istimlaklernedeniyle 4520 Ada, 18 parsele gittiği, bu parselde yapılan imar uygulamasısonucu da dava konusu parselle birlikte başka parsellerin oluştuğu, 4520 Ada 7parselin ise Antalya Belediyesi'nce kamulaştırıldığı, kamulaştırma işlemlerinedeniyle kayyım atandığı, kayyım tarafından açılan bedel artırım davasınınkesinleştiği ve yine Antalya Belediyesi adına Kamulaştırma Kanununun 17.maddesi gereğince hükmen tescil edildiği ve kamulaştırma işleminin kesinleştiğianlaşılmıştır.
Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin1987/1192 Esas-1988/85 sayılı hükmen tescil kararının tapuya işlenmemiş olmasımülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz.
Tüm bu nedenlerle dava konusu taşınmazıngeldisi olan 4520 Ada, 7 parsel yönünden kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemibulunduğundan ve kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğinden davanınreddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne kararverilmesi,
Doğru görülmemiştir.
..."
26. Bozma ilamına karşı davacı taraflarca karar düzeltmeisteminde bulunulmuş, istem Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14/6/2010 tarihli veE.2010/8194, K.2010/11035 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
27. Bozma ilamı üzerine dava dosyası üzerinde tekrar inceleme yapanAntalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 15/12/2010 tarihli ve E.2010/318, K.2010/461sayılı hükmü ile 21/11/2008 tarihli ilk kararında direnilmesine kararvermiştir. Hükmün ilgili kısımları şöyledir:
"...
YüksekMahkeme ile Mahkememiz arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 5279 ada 1 parselinusulüne uygun şekilde kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı noktasındatoplanmaktadır.
...
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 5279 ada 1parsel sayılı 276.496 m2 yüzölçümlü taşınmazın Antalya Kadastro Mahkemesininkesinleşen 2003/27 Esas 2004/19 Karar sayılı kararının infaz edilmesi sonucutapu malikleri ve Hazine adına tapuya tescil edildiği, dava konusu parselingeldisi 4520 ada 7 parselin (1.773.209 m2 ) yapılan ifrazlar sonucukapatıldığı, bu parselin tamamınınkamulaştırılmadığı, bozma ilamında değinilen Antalya 4. Asliye HukukMahkemesinin 1987/1192 Esas 1988/85 Karar sayılı tescil kararının 4520 ada 7nolu parselden kamulaştırılarak ifraz edilen 4520 ada 65 parsel sayılı132.587,50 m2 lik taşınmaza ait olduğu,anılan ilamın dava konusu 276.496 m2 yüzölçümlü 5279 ada 1 nolu parsel ileilgisi bulunmadığı, davalı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığıvekilinin cevap ve beyan dilekçeleri ile Antalya Büyükşehir Belediyesi İmar veŞehircilik Dairesi Başkanlığının 30/10/2006 tarihli yazısında da belirtildiğiüzere dava konusu 5279 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının 276.496 m2olduğu, bu parselin 558/2400 hissesinin Maliye Hazinesi, 1842/2400 hissesinindavalı görünmekte iken Maliye Hazinesi ile yapılan protokol gereği ve imarplanında Kültür Parkı olarak belirlenmesi nedeni ile park tanzimi yapılarakhalkın kullanımına açıldığının belirtildiği, davalı olan taşınmazın hükmendavacılar adlarına tescil edildiği, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin1984/269 Esas 1984/222 Karar sayılı tescil kararı ile taşınmazın KamulaştırmaYasasının 17. Maddesine göre tescil edildiği belirtilmiş ise de söz konusuAntalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/269 Esas ve 1984/222 Karar sayılıtescil kararının kayyum Osman Üner'in karar düzeltme talebi doğrultusundaYargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19/02/1985 tarih ve 1671-1856 sayılı kararı ileortada usulüne uygun şekilde tamamlanmış bir kamulaştırma bulunmadığıgerekçesiyle bozulmasından sonra 1985/244 Esas numarasını aldığı ve yapılanyargılama sonucunda Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/244 Esas 1985/561Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, verilen kararınYargıtay 5. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, dava konusu 5279 ada 1parsel sayılı 276.496 m2 yüzölçümlü taşınmazla ilgili yapılan keşif ve ibrazedilen bilirkişi raporları ve fen bilirkişisi ek raporuna göre bu parselindeğişik idarelerce kamulaştırılmış olan ifraz parsellerinin dışında kaldığı veusulüne uygun şekilde tamamlanmış bir kamulaştırma işlemine konu olmadığı,taşınmazın Antalya Belediyesi tarafından fiilen park haline getirildiği sabitolduğundan önceki kararda ısrar etmekgerekmiş ve aşağıdaki hüküm açıklanmıştır.
..."
28. İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı üzerine dava dosyasıYargıtay Hukuk Genel Kuruluna taşınmış yapılan değerlendirme sonucunda15/6/2011 tarihli ve E.2011/5-312, K.2011/407 sayılı ilam ile direnme kararınınbozulmasına hükmedilmiştir. İlamın ilgili kısımları şöyledir:
"...
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz hakkında kesinleşmiş bir kamulaştırmaişlemi bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığının ve bedelinin ödenmesi gerektiğinin kabul edilip edilemeyeceği,noktasındadır.
Özel Dairenin dava konusu taşınmaz yönünden taşınmazın geldi kaydınıteşkil eden parsel yönünden daha önce kamulaştırma işlemi ve tapuya işlenmemişhükmen tescil kararı bulunduğuna ilişkin belirlemesine karşılık mahkemenin davakonusu taşınmazın kamulaştırılmadığı ve kamulaştırılan imar parsellerinindışında kaldığına ilişkin tespiti göz önüne alınarak dosya kapsamındakibelgeler incelenip, tartışılmıştır.
Nizakonusu 5279 ada 1 parselin geldisi 570 ada 3 parseldir. Bu parsel AntalyaKadastro Mahkemesinin 29.06.2004 gün 2003/27 E.-2004/19 K. sayılı kesinleşmişilamına dayalı olarak Hazine ve kişiler adına tescil edilmiştir.
AntalyaBelediyesi tarafından, Antalya 1. Asliye Hukuk mahkemesinin 02.05.1984 gün1984/169 E.-1984/222 sayılı kararına konu olan davada, davacı Belediye nizakonusu yerin kamulaştırılan yerlerden olduğunu iddia ederek 507 ada 7 parselin403,680 m2'nin adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dairverilen karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 08.11.1984 gün 9110-9430 sayılıkararı ile onanmış, karar düzeltme aşamasında ise, ortada usulüne uygun kamulaştırmakararı olmadan tescile karar verilmesi doğru bulunmayarak bozulmuş, mahkemecebozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda yöntemine uygun, tamamlanmışkamulaştırma olmadığından davanın reddine dair verilen 16.09.1985 gün 1985/244E.-1985/561 K., 20.12.1985 tarihinde kesinleşmiştir. Ancak bu dosyabulunmadığından dosya içerisine alınamamıştır.
Dosya içerisinde kamulaştırma evrakları dabulunmamaktadır.
Diğer taraftan, davacı Antalya Belediyesitarafından 4520 ada 7 parselin bir kısmı için kamulaştırmaya dayalı olarakaçılan 11.02.1988 gün 1987/1192 E.-1988/85 K. Sayılı kararla Antalya Belediyesiadına tesciline karar verilmiştir.
Sonuç olarak, dosya içerisinde bazı mahkemekararlarının örnekleri varsa da dosya asılları ve kamulaştırmamevcut değildir.
Hal böyle olunca; uyuşmazlığın çözümüneyönelik olarak; dosyada örnekleri bulunan tüm kararlara ait dosyaların vekamulaştırma dosyasının araştırılması ayrıca Kadastro Mahkemesine ait 2003/24E., 2004/19 K. sayılı dosya da celbedilerek, kamulaştırma ile ilgili belgelerinolup olmadığının araştırılması, tüm belge ve bilgilerin karşılaştırılması vesonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmişolması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
..."
29. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamı üzerine davadosyası tekrar Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde incelemeye başlanmıştır.E.2012/309 sıra sayısına kaydedilen dava dosyası halen İlk Derece Mahkemesinezdinde derdesttir.
3. Antalya 8. Asliye Hukuk MahkemesindeGörülmekte Olan E.2007/27 Sayılı Yargılama
30. Davacılar, Antalya ili Bahçelievler Mahallesi 556 ada 2parsel ve 570 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarda Kadastro MahkemesininE.2003/27, K.2004/19 sayılı 31/07/2006 tarihinde kesinleşen kararı uyarıncapaydaş olduklarını, bu parsellerin imar görmesiyle dava konusu Antalya ili Bahçelievler Mahallesi 5279 ada 1 parselsayılı taşınmazın oluştuğunu, bu taşınmaza davalılarınkamulaştırmasız olarak el attıklarını, kamulaştırmasız el atma nedeniyle davatarihindeki bedellerin tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaküzere 10.000 TL lik kısmın dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarınauygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
31. Dava kapsamında yapılan incelemeler neticesinde Antalya 8.Asliye Hukuk Mahkemesi 13/10/2008 tarihli ve E.2007/27, K.2008/324 sayılıkararı ile davalı idarece dava konusu 5279 ada 1 parsel sayılı taşınmazınusulüne uygun şekilde kamulaştırıldığına ilişkin dosyaya belge sunulmadığını,kamulaştırmanın davacılara ya da murislerine tebliğ edildiğine ilişkin dosyayaherhangi bir belge sunulmadığını ve söz konusu taşınmaz üzerinde idareye aityapılar bulunduğunu belirterek, davacıların tazminat talep etme haklarınınbulunduğunu belirtmiş, davanın kabulüne hükmetmiştir.
32.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı temyiz talebindebulunulması üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 12/1/2010 tarihli veE.2009/17974, K.2010/276 sayılı ilamı ile bozmaya hükmetmiştir. İlamın ilgilikısımları şöyledir:
"...
Dosyada bulunan kanıt ve belgeler ilemahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna aynı taşınmazın diğerhissedarları tarafından açılan ve Dairemize intikal eden Antalya 1. Asliye HukukMahkemesi'nin 2006/385 Esas-2008/470 karar sayılı dava dosyasında bulunanbelgelere göre; dava konusu 5279 Ada 1 parselin geldisinin 570 Ada, 3 parseliken, bu parselin ikiye ifrazı sonucu 4520 Ada, 6 ve 7 parsellerin oluştuğu, 7parselin çeşitli tarihlerde yapılan istimlakler nedeniyle 4520 Ada, 18 parselegittiği, bu parselde yapılan imar uygulaması sonucu da dava konusu parsellebirlikte başka parsellerin oluştuğu, 4520 Ada 7 parselin ise AntalyaBelediyesi'nce kamulaştırıldığı, kamulaştırma işlemleri nedeniyle kayyımatandığı, kayyım tarafından açılan bedel artırım davasının kesinleştiği ve yineAntalya Belediyesi adına Kamulaştırma Kanununun 17. maddesi gereğince hükmentescil edildiği ve kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Antalya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1987/1192 Esas-1988/85 sayılı hükmen tescilkararının tapuya işlenmemiş olması mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz.
Tüm bunedenlerle dava konusu taşınmazın geldisi olan 4520 Ada, 7 parsel yönündenkesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi bulunduğundan ve kamulaştırmasız el atmadansöz edilemeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılıgerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
..."
33. Bozma ilamı üzerine dava dosyası üzerinde tekrar inceleme yapanAntalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2/11/2010 tarihli ve E.2010/313, K.2010/307sayılı hükmü ile 13/10/2008 tarihli ilk kararında direnilmesine hükmetmiştir.Hükmün ilgili kısımları şöyledir:
"...
Yeniden yapılan yargılama sonucunda, öncekikararda ısrar edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
...mevcut tüm bu evraklar karşısında davakonusu yerin yüksek mahkemenin bozma ilamında belirttiği Antalya 4.Asliye HukukMahkemesinin 1987/1192 esas 1988/85 karar sayılı kararında belirtilen yerolmadığı, zira o kararda Antalya Belediyesinin 159699,50 m2’lik bölümükamulaştırdığı ve o kararla kamulaştırılan yerin Atatürk Kültür Parkı olarakkamulaştırılan 403,680 m2’lik yerle ilgisinin bulunmadığı, bu sebeple degeçerli bir kamulaştırmadan söz edilemeyeceği, dava konusu yerde az yukardaanlatıldığı şekilde davacılar adına hisseli tapu oluşturulduğu bu nedenlefazlaya ilişkin haklar saklı tutularak Büyükşehir Belediyesi adına açılandavanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ve davacıların murisleri adınatapuda kayıtlı hisselerinde tapu kayıtlarının iptali ile Büyükşehir belediyesiadına park alanı olarak tesciline karar verilmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
..."
34. İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı üzerine dava dosyasıYargıtay Hukuk Genel Kuruluna taşınmış yapılan değerlendirme sonucunda5/10/2011 tarihli ve E.2011/5-452, K.2011/590 sayılı ilam ile direnme kararınınbozulmasına hükmedilmiştir. İlamın ilgili kısımları şöyledir:
"...
Direnmeyoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu taşınmazhakkında kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı; buna bağlıolarak taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının ve dolayısıyla bedelininödenmesi gerektiğinin kabulüne olanak bulunup bulunmadığı, noktasındadır.
Özel Dairenin dava konusu taşınmaza ait,taşınmazın geldi kaydını teşkil eden parsel yönünden daha önce kamulaştırmaişlemi ve tapuya işlenmemiş hükmen tescil kararı bulunduğuna ilişkinbelirlemesine karşılık; mahkemenin dava konusu taşınmazın kamulaştırılan imarparsellerinin dışında kaldığı ve kamulaştırılmadan el atıldığına ilişkin kabulügöz önüne alınarak heyetçe dosyadaki kayıt ve belgeler incelenip,değerlendirilmiş; üzerinde tartışılmıştır.
Hemen belirtmelidir ki, eldeki uyuşmazlıkyönüyle çözümü gereken husus, dava konusu taşınmaza vaki el atmanın birkamulaştırma işlemine dayanıp dayanmadığı; bu taşınmaz yönünden yapılıp,kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi bulunup bulunmadığı; dolayısıylakamulaştırmasız el atma iddiasının yerinde olup olmadığı ve sonuçta da tazminattakdiri gerekip gerekmediği, olmasına karşın; mahkemece bu yön yeterincearaştırılmamış ve açıklığa kavuşturulmamış olup; mahkemece yapılan araştırma veinceleme hükme varmaya yeterli değildir.
...
Hal böyle olunca; uyuşmazlığın çözümüneyönelik olarak, dosyada örnekleri bulunan tüm kararlara ait dosyalar ilekamulaştırma evrakı asıllarının veya onaylı örneklerinin etraflıcaaraştırılması; dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtlarının tüm geldi vegittileri ile müstenidatları ile birlikte getirilmesi, bu kayıtlarda geçenmahkeme dosyalarının aslı ya da onaylı örneklerinin araştırılıp, getirtilerekdosya içine alınması; Kadastro Mahkemesi’ne ait 2003/27 E., 2004/19 K. Sayılıdosyasının asılları veya onaylı örneklerinin istenilmesi, içerisindekamulaştırma evrakının yer alıp almadığının araştırılması; daire kararındageçen Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11.02.1988 gün ve 1987/1192 E.,1988/85 K. sayılı dosyasının da celbi ile kapsamının değerlendirilmesi tescildışı kalan kısımların net bir biçimde tespiti ve sonucuna göre bir kararverilmesi, davalı tarafından yargılamanın iadesi talebi ile açılan Antalya1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/430 E. sayılı dava dosyasının getirilipincelenmesi ve gereğinde sonucunun beklenilmesi, sonuçta tüm bilgi ve belgelerbirlikte değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken eksik inceleme ile kararverilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Nitekim, aynı parselle ilgili başka hissesahiplerince açılan ve direnme yoluyla daha önce Hukuk Genel Kurulu’na gelenbir başka dava dosyasında verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.06.2011gün ve 2011/5-312-407 sayılı ilamında da aynı hususlara işaret edilmiştir.
Sonuç itibariyle, yukarıda belirtilen hususlarnazara alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş;yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerlebozulması gerekmiştir.
..."
35. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamı üzerine davadosyası tekrar Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde incelemeye başlanmıştır.E.2012/111 sıra sayısına kaydedilen dava dosyası hâlen İlk Derece Mahkemesinezdinde derdesttir.
B. İlgili Hukuk
36.4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kamulaştırma Kanununda Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun'un 21. maddesi ile yürürlükten kaldırılmadan önceki 17.maddesişöyledir:
"Tebliğ edilen kamulaştırma işleminekarşı idari ve adli yargıya başvurulmadığı veya bu konuda açılan davalarınkesin olarak sonuçlandığı ancak taşınmaz mal sahibinin ferağ vermediği hallerde,takdir edilen ve artırılan bedelin tamamı milli bankalardan birine yatırılarakmakbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye verilir. Mahkeme ikitarafı derhal davet ederek, gelmemeleri halinde gıyaplarında, belgeleriinceleyerek; kamulaştırma usulüne uygun şekilde tamamlanmış ise, taşınmaz malınkamulaştırma yapan idare adına tesciline karar verir ve tapu dairesinebildirir. Kamulaştırması yapılan taşınmaz mal tahsis edildiği kamu hizmetiitibariyle sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halindesicil kaydının terkinine karar verilir. Bu tescil ve terkin işlemi sırasındamal sahiplerinin bu taşınmaz mal nedeniyle vergi ilişkisi aranmaz. Ancak,ilgili tapu dairesi durumu vergi dairesine bildirir. Bu Kanunun 3 üncümaddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalardayatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
37. Mahkemenin 12/1/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
38. Başvurucular, tapu kayıtlarında maliki olarak göründükleriAntalya ilinde bulunan taşınmazlara Antalya Büyükşehir Belediyesincekamulaştırmasız olarak el atıldığını, bu nedenle açtıkları tazminat davasınınise usulüne uygun kamulaştırma yapıldığı gerekçesine dayanılarak reddedildiğinioysa geçerli bir kamulaştırma işlemi bulunmadığını, idare lehineherhangi birtescil kararı olmadığını, kamulaştırmaya ilişkin bankaya depo edilen meblağıngeri çekildiğini; açtıkları davanın, sonucu yönünden taşınmazların geldisi olanparseller ile ilgili başka dava dosyalarında verilen kararlar ile çeliştiğini,yargılama makamlarının eksik inceleme yaptığını; kendi taşınmazlarına ilişkindiğer malikler tarafından açılan başka davalarda İlk Derece Mahkemelerinin davacılarlehine direnme kararı verdiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun da direnmekararları üzerine dava dosyalarının daha ayrıntılı incelenmesini gerekçegöstererek bozmaya hükmettiğini, aynı taşınmazlara ilişkin açtıkları kendidavalarında ise Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin onamaya hükmettiğini veyargılamanın aleyhlerine sonuçlandığını, bu sonucun kök parsel yönünden yapılanincelemeler sonucu Yargıtayca oluşturulan içtihat ile çeliştiğini; Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 6/7/2010 tarihli bozma ilamına dayanak oluşturan "Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ninE.1987/1192, K.1988/85 sayılı hükmen tescil kararının (bkz. §15)" kendi taşınmazları ile hiçbir ilgisi bulunmadığını; yargılamasafhasında yapılan yanlış değerlendirmeler nedeniyle tapuda maliki olarak göründükleritaşınmaz üzerinde tasarruf edemedikleri gibi, taşınmaza kamulaştırmasız olarakel atılmasına karşın tazminat da elde edemediklerini, ayrıca söz konusutaşınmazlara tapuda malik görünmelerinden dolayı adlarına emlak vergisitahakkuk ettirildiğini belirterek adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüşler, ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması,yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi ile tazminata hükmedilmesitaleplerinde bulunmuşlardır.
B. Değerlendirme
39. Anayasa Mahkemesince Merkezî Nüfus İdaresi Sistemi üzerindenyapılan incelemede başvuruculardan Hüsnü Cemal Karaköy, Ramazan Şanlı ve ZekiyeAcar'ın bireysel başvurutarihinden önce vefat ettiği anlaşıldığından (bkz. § 6) adı geçen başvurucularyönünden incelemenin ayrı başlık altında yapılması uygun görülmüştür.
a. Hüsnü Cemal Karaköy, Ramazan Şanlı, YılmazYalçın ile Zekiye Acar Adına Av. Atiye Ülkü Tarafından Yapılan BaşvurularYönünden İnceleme
40. Başvurucular vekili Avukat Atiye Ülkü, adı geçenbaşvurucular yönünden de yukarıda yer verilen iddiaları ileri sürerek (bkz. §38) başvurucuların adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğinibelirtmiştir.
41.6216 sayılı Kanun'un "Bireyselbaşvuru hakkına sahip olanlar" kenar başlıklı 46. maddesinin(1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenlertarafından yapılabilir."
42. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü ve 6216 sayılı Kanun'un45. maddesinin (1) numaralı fıkraları uyarınca Anayasa'da güvence altınaalınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi(Sözleşme) ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındakiherhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini iddia eden herkeseAnayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapma hakkı tanınmıştır. Dolayısıylamedeni haklara sahip gerçek ve tüzel kişiler bireysel başvuru yönünden davaehliyetine sahiptir (Büğdüz Köyü Muhtarlığı,B. No: 2012/22, 25/12/2012, § 24).
43. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 34.maddesinde yer alan "mağdur"kelimesi ile ihtilaf konusu eylem ya da ihmalden doğrudan etkilenen kişininkast edildiğini belirtmiş (Brumarescu/Romanya[BD], B. No: 28342/95, 28/10/1999, § 50); hakkı ihlal edilen kişinin bireyselbaşvuru yapmadan önce ölmesi durumunda mağdurluk durumunun ortadan kalkmasınedeniyle hukuken bir başkasının ölen kişi adına bireysel başvurudabulunamayacağına karar vermiştir (Davut Kaya,Zöhre Polat/Türkiye, B. No: 2794/05, 40345/05, 21/10/2008).
44. 11/1/2011tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "b.Ölüm, ehliyetsizlik ve diğer durumlar" kenar başlıklı 43.maddesi şöyledir:
"Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarcakararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanınveya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesiveya iflas etmesi durumlarında sona erer.
Bu hüküm, bir tüzel kişiliğin sona ermesi durumunda da uygulanır.
Tarafların karşılıklı kişisel hakları saklıdır."
45.6098 sayılı Kanun'un "2.Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas" kenar başlıklı 513.maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:
"Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme,vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ilekendiliğinden sona ermiş olur."
46.22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28.maddesine göre gerçek kişiler hakkında sağ doğmakla başlayan kişilik ölümlesona ermekte olup ölüm ile kişiliği sona erenler için artık hak ve fiilehliyetine sahip olduklarından söz etmeye olanak bulunmamaktadır. 6098 sayılıKanun'un anılan hükümlerinden anlaşıldığı üzere hukuki işlemden doğan vekâletveren ile vekil arasında temsil yetkisine dair sözleşme,aksikararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça taraflarınbirinin ölümü, ehliyetini kaybetmesi veya iflası ile hiçbir işleme gerekkalmaksızın kendiliğinden son bulacaktır (AbdurrehmanURAY, B. No: 2013/6140, 5/11/2014, § 28).
47.6216 sayılı Kanun'un "Başvuruhakkının kötüye kullanılması" kenar başlıklı 51. maddesişöyledir:
"Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüyekullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında,ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasınahükmedilebilir."
48. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün “Başvuru hakkının kötüye kullanılması” kenar başlıklı 83.maddesi şöyledir:
“Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri niteliktekidavranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespitedilmesi hâlinde başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında, ilgilininikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıylacezalandırılmasına karar verilir.”
49.İlgili düzenlemeler vasıtasıyla genel hukuk teorisinde birkamu düzeni kuralı olarak ele alınan ve genel olarak bir hakkın açıkçaöngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasınınhukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının,bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamdabireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve Mahkemenin başvuruyugereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüyekullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet Güven Ulusoy, [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31;S.Ö., B. No: 2013/7087,18/9/2014, § 28).
50.Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçekolmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması,başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgiverilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusudeğerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkındamahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaatoluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmakkaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrikedici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalintespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçlabağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuruhakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö.,§ 29).
51.Başvuru konusu olayda, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesindeaçılan dava devam ederken başvuruculardan Yılmaz Yalçın 20/12/2010 tarihinde,Zekiye Acar 27/8/2012 tarihinde, Ramazan Şanlı 12/4/2013 tarihinde, Hüsnü CemalKaraköy 27/5/2013 tarihinde vefat etmiştir. Yargılama adı geçen başvurucularınvefat etmelerinden sonra tamamlanmış, akabinde vekilleri tarafından söz konusuyargılama sonucunda başvurucuların adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlaledildiği iddiasıyla bireysel başvuru yapılmış, başvuru formunda başvurucularınöldüğü konusunda bir bilgiye yer verilmemiştir.
52. Kamu gücü tarafından hakkı ihlal edilen kişinin bireyselbaşvuru yapmadan önce ölmesi durumunda ölen kişi adına bir başkası tarafındanbireysel başvuru yapma imkânı bulunmamaktadır (AbdurrehmanUray, § 30).
53.Açıklanan nedenlerle başvuru tarihinden önce vefat etmişbaşvurucular adına vekâlet ilişkisi sona ermiş olan avukat tarafından yapılanbireysel başvurunun başvuru hakkının kötüyekullanımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
54. Bu durumda Avukat Atiye Ülkü aleyhine Anayasa Mahkemesiniyanıltıcı nitelikte başvuru yapması nedeniyle 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesive İçtüzük’ün 83. maddesi uyarınca takdiren 2.000 TL disiplin para cezasınahükmedilmesi gerekir.
b. Diğer Başvurucular Yönünden İnceleme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
55. Başvurucuların şikâyetlerinin açıkça dayanaktan yoksunolmadığı anlaşıldığından ve şikâyetlerin kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek bir neden de görülmediğinden başvurunun kabul edilebilir olduğunakarar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
56. Başvurucular, tapu kayıtlarında maliki olarak göründükleriAntalya ili Bahçelievler Mahallesi'nde bulunan taşınmazlara Antalya BüyükşehirBelediyesince kamulaştırmasız olarak el atıldığını, bu nedenle açtıklarıtazminat davasının ise usulüne uygun kamulaştırma yapıldığı gerekçesinedayanılarak reddedildiğini oysa geçerli bir kamulaştırma işlemi bulunmadığını,idare lehineherhangi bir tescil kararı olmadığını, kamulaştırmaya ilişkinbankaya depo edilen meblağın geri çekildiğini; açtıkları davanın, sonucuyönünden taşınmazların geldisi olan parseller ile ilgili karar verilmiş olanbaşka dava dosyaları ile çeliştiğini, yargılama makamlarının eksik incelemeyaptığını; kendi taşınmazlarına ilişkin diğer malikler tarafından açılan başkadavalarda İlk Derece Mahkemelerinin davacılar lehine direnme kararı verdiğini,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun da direnme kararları üzerine dava dosyalarınındaha ayrıntılı incelenmesini gerekçe göstererek bozmaya hükmettiğini, aynıtaşınmazlara ilişkin açtıkları kendi davalarında ise Yargıtay 5. HukukDairesinin onamaya hükmettiğini ve yargılamanın aleyhlerine sonuçlandığını, busonucun kök parsel yönünden yapılan incelemeler sonucu Yargıtayca oluşturulaniçtihat ile çeliştiğini; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 6/7/2010 tarihli bozmailamına dayanak oluşturan "Antalya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E.1987/1192, K.1988/85 sayılı hükmen tescil kararının(bkz. § 14)" kendi taşınmazları ile hiçbir ilgisininbulunmadığını belirterek adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ilerisürmüşlerdir.
57. Bakanlık tarafından başvurucuların şikâyetlerine karşılıkherhangi bir görüş sunulmamıştır.
58. Anayasa’nın “Hak aramahürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ileadil yargılanma hakkına sahiptir.”
59.Anayasa’nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
60. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca incelemeyaptığı birçok kararında ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadıışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşmenin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHMiçtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen gerekçeli kararhakkı ve silahların eşitliği ilkesi gibi ilke ve haklara Anayasa’nın 36.maddesi kapsamında yer vermektedir (GüherErgun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).
61. Hakkaniyete uygun yargılamanın bir unsuru olan gerekçelikarar hakkı, Anayasa’nın 141. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemelerinuyması gereken bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir. Bir muhakemede usuleilişkin koruma sağlayan adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri olangerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı vedenetlemeyi amaçlamaktadır (Sencer Başat vediğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 31).
62. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanmahakkının unsurlarından biri olmakla beraber, bu hak yargılamada ileri sürülenher türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi şeklindeanlaşılamaz. Bu nedenle, gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararınniteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık biryanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddialarının cevapsızbırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda TurizmPazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, B. No: 2013/1213,4/12/2013, § 26).
63. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması yükümlülüğü Anayasa'daaçıkça düzenlenmiş olmakla birlikte gerekçeli karar hakkı, adil ve hakkaniyeteuygun yargılama yapılmasının da temel şartları arasındadır (Nurten Esen, B. No: 2013/7970, 10/6/2015,§ 38).
64. Yargılama makamları yargılamanın taraflarınca ileri sürüleniddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Bununlabirlikte belirtilmelidir ki, belirli bir davaya ilişkin olarak delillerideğerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığınakarar verme yetkisi esasen derece mahkemelerine aittir (Yüksel Hançer, B. No: 2013/2116,23/1/2014, § 19).
65. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiğidavanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Bununla birlikte yargılamasırasında açık ve somut biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanınsonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebileceknitelikte bulunması hâlinde, davayla doğrudan ilgili olan bu hususlaramahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve diğerleri, § 35).
66. Ayrıca insan haklarına ilişkin güvenceler soyut ve teorikolarak değil, uygulamada ve etkili bir şekilde sağlanmalıdır. Buna göremahkemelerin, ileri sürülen iddia ve savunmalara şeklen cevap vermiş olmalarıyeterli olmayıp iddia ve savunmalara verilen cevapların dayanaksız olmaması, mantıklıve tutarlı olması da gerekir. Diğer bir ifadeyle mahkemelerce belirtilengerekçeler, davanın şartları dikkate alındığında makul olmalıdır (Sencer Başat ve diğerleri, § 36).
67. Gerekçelendirme, davanın sonucuna etkili olay, olgu vekanıtları açıklamak yükümlülüğü olmakla birlikte, bu şekildekigerekçelendirmenin mutlaka detaylı olması gerekmez. Ancak gerekçelendirmenin,iddia ve savunmadan birinin diğerine üstün tutulma sebebinin ve bu kapsamdadavanın taraflarınca gösterilen delillerden karara dayanak olarak alınanlarınmahkemelerce kabul edilme ve diğerlerinin reddedilmesi hususunda makuldayanakları olan bir bilgilendirmeyi sağlayacak ölçü ve özene sahip olmasıbeklenir (Sencer Başat ve diğerleri,§ 37).
68. Başvuru konusu olayda, başvurucuların, tapuda maliki olarakgöründükleri Antalya ili Bahçelievler Mahallesi'nde bulunan taşınmazlarıüzerine davalı idare olan Antalya Büyükşehir Belediyesince yapılar inşaedilmesi nedeniyle kamulaştırmasız el atma sebebine dayanarak tazminat davasıaçtıkları görülmektedir. Yapılan yargılama sonunda ise Antalya 4. Asliye HukukMahkemesi 7/10/2009 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar vermiş,başvurucular lehine tazminata hükmetmiştir (bkz. § 14).
69. Temyiz başvurusu üzerine karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 6/7/2010tarihli ilamı bozulmuştur. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Dairelerine intikal edenAntalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2006/385 sayılı veAntalya 8. AsliyeHukuk Mahkemesinin E.2007/27 sayılı yargılama dosyaları içeriğinde bulunanbilgi ve belgeler kapsamında dava konusu 5279 Ada 1 parselin geldisi noktasındadeğerlendirme yaparak söz konusu parsel üzerinde Antalya Büyükşehir Belediyesiadına 2942 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince hükmen tescil yapıldığı vekamulaştırma işleminin kesinleştiği kabulü üzerinden bozmaya hükmetmiş, builama karşı yapılan karar düzeltme istemi ise reddedilmiştir (bkz. §§ 15, 16).
70. Bunun üzerine İlk Derece Mahkemesi bozma ilamı doğrultusundayeniden hüküm kurmuş, 14/12/2012 tarihli kararı ile davayı reddetmiş, bu karar Yargıtay5. Hukuk Dairesinin 30/4/2013 tarihli ilamı ile onanmış, karar düzeltmeisteminin de 23/12/2013 tarihli ilam ile reddi üzerine kararkesinleşmiştir(bkz. §§ 17-20).
71. Bu durumda başvurucular tarafından açılan kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davasının, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 6/7/2010tarihli ilamı temelinde, ilgili Yargıtay Dairesine Antalya 1. Asliye HukukMahkemesinden intikal eden E.2006/385 sayılı yargılama dosyası ile Antalya 8.Asliye Hukuk Mahkemesinden intikal eden E.2007/27 sayılı yargılama dosyasıiçeriğinde bulunan bilgi ve belgelere göre uyuşmazlık konusu taşınmazda dahaönce usulüne uygun kamulaştırma işlemleri yapıldığından ve bu durumdakamulaştırmasız el atma tazminatının söz konusu olamayacağından bahislereddedildiği anlaşılmaktadır.
72. Bu noktada başvurucular da Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin6/7/2010 tarihli bozma ilamında davalarının reddine dayanak alınan Antalya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2006/385 sayılı yargılama dosyası ile Antalya 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2007/27 sayılı yargılama dosyasının henüzsonuçlanmadığından ayrıca yine aynı bozma ilamında bahsi geçen Antalya 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin E.1987/1192, K.1988/85 sayılı hükmen tescil kararının(bkz. § 14) uyuşmazlık konusu taşınmazla hiçbir ilgisi bulunmadığındanyakınmaktadırlar.
73. Bu durumda Anayasa Mahkemesince, bireysel başvuru konusudavanın reddedilmesine gerekçe olan ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 6/7/2010tarihli bozma ilamında işaret edilen Antalya 1. Asliye Hukuk MahkemesininE.2006/385 sayılı yargılama dosyası ile Antalya 8. Asliye Hukuk MahkemesininE.2007/27 sayılı yargılama dosyası bağlamında yargılama süreçlerinin, dikkatealınması gerekliliği oluşmaktadır.
74. Bu çerçevede Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2006/385ve Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2007/27 sayılı yargılama dosyalarıincelendiğinde her iki davanın da bireysel başvuruya konu edilen Antalya 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2011/287, K.2011/417 sayılı ve 23/12/2013 tarihlikarar düzeltme isteminin reddine yönelik ilam ile kesinleşen yargılamadosyasında yer alan uyuşmazlık konusu taşınmaz ile aynı taşınmaza ilişkinoldukları ve davaların söz konusu taşınmazın diğer maliklerince açıldıklarıgörülmektedir (bkz. § 23, § 30).
75. Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2006/385 ve Antalya8. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2007/27 sıra sayısına kayden görülenyargılamaların her ikisi de kamulaştırmasız el atma iddiasıyla açılmış olantazminat davalarıdır. Her iki davada da İlk Derece Mahkemeleri, öncelikleuyuşmazlık konusu Antalya ili Bahçelievler Mahallesi'nde bulunan 5279 ada 1parsel sayılı taşınmaz hakkında geçerli bir kamulaştırma işleminin bulunmadığıgerekçesiyle davaların kabulü yönünde karar vermiştir. Bu kararlar temyizincelemesi sonucu Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin denetiminden geçmiş ve Daire sözkonusu parselde 2942 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca geçerli kamulaştırmaişlemi olduğu kabulü üzerinden bozmaya hükmetmiştir. Bozma ilamı üzerine davadosyaları tekrar İlk Derece Mahkemelerine dönmüş, yeniden yapılan değerlendirmeneticesinde ise İlk Derece Mahkemeleri her ne kadar söz konusu parselin geldisiolan parselde çeşitli idarelerce yapılmış kamulaştırma işlemleri mevcut olsa daparselin kendisi üzerinde geçerli bir kamulaştırma işlemi bulunmadığı hususununaltını çizerek ilk kararlarında direnmeye yönelik hüküm kurmuşlardır (bkz. §§23-27, §§ 30-33).
76. Direnme kararları üzerine bu defa dava dosyaları YargıtayHukuk Genel Kuruluna taşınmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yaptığı incelemekapsamında uyuşmazlıkların temel noktasının söz konusu parselde kesinleşmiş birkamulaştırma işlemi bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak taşınmazakamulaştırmasız el atılıp atılmadığı hususu olduğunu belirlemiş, bu doğrultudatemel noktanın çözümü için dava dosyalarında bulunan eksikliklerin tamamlanmasıgerektiğini, mevcut halleri ile dava dosyalarında sonuca ulaşılamayacağınınaltını çizerek bozmaya hükmetmiştir (bkz. § 28, § 34). Bozma üzerine davadosyaları Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde E.2012/309 sıra sayısına,Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde E.2012/111 sıra sayısına kaydedilmişve yargılamalar henüz sonuçlanmamıştır(bkz. § 29, § 35).
77. Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddiolguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere vehukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; maddi olgular ile hükümarasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların, hangi nedenle haklı veyahaksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve hukuka uygunlukdenetimini yapabilmeleri için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş;hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini kuşkuya yer vermeyecekaçıklıkta gösteren bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur (Nurten Esen, § 56).
78. Başvuru konusu olayda temyiz incelemesini yapan Yargıtay 5.Hukuk Dairesince, uyuşmazlık konusu aynı olan ancak henüz sonuçlanmamış başkacayargılama dosyaları üzerinden bir gerekçe oluşturulması sonucunda İlk DereceMahkemesinin de bu gerekçeyi benimseyerek başvurucuların açtıkları davanınreddine karar vermesi dayanaksız görünmekte ve adil yargılanma hakkı kapsamındagerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle,bireysel başvuruya konu yargılama süreci bir bütün olarak değerlendirildiğindebaşvurucuların gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
79. Açıklanan nedenlerle başvurucuların Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma haklarının ihlal edildiğinekarar verilmesi gerekir.
80. Öte yandan başvurucular, tapuda adlarına kayıtlı olantaşınmaz üzerindeki tasarruf yetkilerinin kısıtlanması ve buna rağmen taşınmazailişkin emlak vergisinin adlarına tahakkuk ettirilmesi nedeniyle mülkiyethaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşseler de söz konusu mülkiyet hakkınınihlali iddiası, somut olay bağlamında hâlen başvuruculara ait bir mülkünvarlığı ya da böyle bir mülkün kaybından kaynaklanan geçerli hukuki zeminedayalı tazmin isteminde bulunulabilme olanağının varlığı durumunda değerlendirilebilecekbir husustur. Başvuruculara ait bir mülkün ya da böyle bir mülkün kaybındankaynaklanan geçerli hukuki zemine dayalı tazmin isteminde bulunulabilmeolanağının varlığı ise başvuruya konu kamulaştırmasız el atma davasınınsonucunda ortaya konulabilecektir. Bu bağlamda başvurucuların mülkiyet hakkınınihlali iddialarının, söz konusu yargılama süreci nedeniyle adil yargılanmahakkının ihlal edildiği sonucuna varıldığından, bu aşamada değerlendirilmesinegerek görülmemiştir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
81. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir. …
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
82. Başvurucular, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüşler, ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması,yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi ile tazminata hükmedilmesitaleplerinde bulunmuşlardır.
83. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucunaulaşılmıştır.
84. Adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın birörneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinegönderilmesine karar verilmesi gerekir.
85. Başvurucuların tazminat taleplerinin verilen ihlal kararıgözönüne alındığında reddine karar verilmesi gerekir.
86. Başvurucular Nilgün GÖKAY, Turgut CEYLAN, Ali CEYLAN, DuduACAR, Azize NAZLIER, Nail CEYLAN, Şerife CEYLAN, Lilifer MUTLU, Ayşe HülyaBESEN, Ahu YÜRÜYEN, Layıka CEYLAN, Hüseyin İŞLEK, Ahmet GENCER, EmelYILDIZOĞULLARI, Yıldız KOCABAŞOĞULLARI, Mehmet Fuat KARDAM, Canan ŞEKERCİ,İsmet CEYLAN, Hasan CEYLAN, Muharrem SARIGÜL, Hanife AYDOĞAN, Esma ÖZMEN, AyşeCEYLAN, Şadiye Filiz GÜRCÜOĞLU, Hadiye Zübeyde Candan ÖZPINAR, Sedef BESENÖZTEKİN'e 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10TL yargılama giderinin adı geçen başvuruculara müştereken ödenmesine kararverilmesi gerekir.
87. Başvurucular Attila KARAKÖY, Hüsnü ÖRKE, Hanife KILLIOĞLU,Mesude KÖRÜK, Hakan SİPAHİOĞLU, Mürvet TAYLAN, Tülay GÜVEN, Melek KARTOP, AyşeEce ÖNOCAK, Siray ÖNCEL, Taylan ACAR, İbrahim ŞANLI, Şükrü ŞANLI, Türkan SELVİ,Nevin ÖZTÜRK, Sevin KOÇ, Müberra TATLIER, Remzi SİPAHİOĞLU, Handan CENGİZ,Namiktar ÇOBANOĞLU URCU, Bekir SİPAHİOĞLU, Atıl PEKŞEN, Gamze ÇAĞLAYAN, DilekSİPAHİOĞLU, Esma KÖSTELİ, Mazhar Acar ÖNOCAK, Didar Ebru KAÇMAZ, Nevin EsraÖNOCAK, Muhammet Tahsin ÖRKE, Ahmet PEKŞEN, Levent PEKŞEN, Ayten GÜLER, HüseyinŞANLI, Kemal ŞANLI, Ali ŞANLI,Dudu GÜLER, Fatma ŞANLI, Bülent ŞANLI, RıfatHüseyin ATAMER, Ayten ŞANLI; Ayşe ÇINARmirasçıları Melek Çisem ÇINAR HANEDAN, Çiler ERCİVAN, Çiğdem ZENGİN,Sezer UZAR; Zehra ÖNOCAK mirasçısı AylaAKCURA'ya 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin müştereken; adı geçenbaşvuruculardan Sezer UZAR dışında kalan başvuruculara 1.800 TL vekâletücretinden oluşan yargılama giderinin müştereken ödenmesine karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Hüsnü Cemal Karaköy, Zekiye Acar, Yılmaz Yalçın ve RamazanŞanlı adına Avukat Atiye Ülkü tarafından yapılan başvuruların başvuru hakkının kötüye kullanılmasınedeniyle REDDİNE,
2. Diğer başvurucular yönünden gerekçeli karar hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçelikarar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Antalya4. Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucular Nilgün GÖKAY, Turgut CEYLAN, Ali CEYLAN, DuduACAR, Azize NAZLIER, Nail CEYLAN, Şerife CEYLAN, Lilifer MUTLU, Ayşe HülyaBESEN, Ahu YÜRÜYEN, Layıka CEYLAN, Hüseyin İŞLEK, Ahmet GENCER, EmelYILDIZOĞULLARI, Yıldız KOCABAŞOĞULLARI, Mehmet Fuat KARDAM, Canan ŞEKERCİ,İsmet CEYLAN, Hasan CEYLAN, Muharrem SARIGÜL, Hanife AYDOĞAN, Esma ÖZMEN, AyşeCEYLAN, Şadiye Filiz GÜRCÜOĞLU, Hadiye Zübeyde Candan ÖZPINAR, Sedef BESENÖZTEKİN'e 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10TL yargılama giderinin adı geçen başvuruculara müştereken ÖDENMESİNE,
E. Başvurucular Attila KARAKÖY, Hüsnü ÖRKE, Hanife KILLIOĞLU,Mesude KÖRÜK, Hakan SİPAHİOĞLU, Mürvet TAYLAN, Tülay GÜVEN, Melek KARTOP, AyşeEce ÖNOCAK, Siray ÖNCEL, Taylan ACAR, İbrahim ŞANLI, Şükrü ŞANLI, Türkan SELVİ,Nevin ÖZTÜRK, Sevin KOÇ, Müberra TATLIER, Remzi SİPAHİOĞLU, Handan CENGİZ, NamiktarÇOBANOĞLU URCU, Bekir SİPAHİOĞLU, Atıl PEKŞEN, Gamze ÇAĞLAYAN, DilekSİPAHİOĞLU, Esma KÖSTELİ, Mazhar Acar ÖNOCAK, Didar Ebru KAÇMAZ, Nevin EsraÖNOCAK, Muhammet Tahsin ÖRKE, Ahmet PEKŞEN, Levent PEKŞEN, Ayten GÜLER, HüseyinŞANLI, Kemal ŞANLI, Ali ŞANLI,Dudu GÜLER, Fatma ŞANLI, Bülent ŞANLI, RıfatHüseyin ATAMER, Ayten ŞANLI; Ayşe ÇINARmirasçıları Melek Çisem ÇINAR HANEDAN, Çiler ERCİVAN, Çiğdem ZENGİN,Sezer UZAR; Zehra ÖNOCAK mirasçısı AylaAKCURA'ya 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin müştereken; adı geçenbaşvuruculardan Sezer UZAR dışında kalan başvuruculara 1.800 TL vekâletücretinden oluşan yargılama giderinin müştereken ÖDENMESİNE,
F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü'nün 83. maddesi uyarınca Avukat Atiye ÜLKÜ'nün 2.000 TL disiplin paracezası ile CEZALANDIRILMASINA,
H. Kararın bir örneğinin İstanbul Barosu BaşkanlığınaGÖNDERİLMESİNE,
İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE12/1/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.