TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
İNTERMETAL SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (2)
(Başvuru Numarası: 2015/13547)
Karar Tarihi: 9/10/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
M. Emin ŞAHİNER
Başvurucu
:
İntermetal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ithal edilen malların liman işletmesince teslimedilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 7/8/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğualana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmedenincelenmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
A. Dava Öncesi Süreç
8. Başvurucu, Ege Serbest Bölgesi'nde demir-çelik sektöründefaaliyet gösteren bir şirkettir.
9. Başvurucu Şirket; Çin’de bulunan bazı şirketlerden akreditifyoluyla mal satın almıştır.
10. İthal konusu mallar 24/11/2009 tarihinde İzmir Limanı'naulaşmış ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının (TCDD) Gümrük Müdürlüğü adınaişlettiği ve gümrüklü saha olan geçici eşya depolama alanına teslim edilmiştir.
11. Konşimentoların orijinali ile İzmir Gümrük Müdürlüğüne meşruhak sahibi olarak yapılan başvuru üzerine anılan eşya başvurucu Şirket adına 26/11/2009tarihinde Müdürlükçe tescil edilerek Ege Serbest Bölgesi'ne sevk edilmiştir. Gümrükişlemlerinin tamamlanması üzerine aynı gün geçici antrepoya konulan eşyanınteslimi amacıyla TCDD Liman İşletmesi Müdürlüğüne konşimento alıcı nüshaları vediğer gerekli belgeler ibraz edilmesine rağmen bu eşya başvurucuya teslimedilmemiştir.
12. Eşyanın teslim alınamaması üzerine TCDD'ye noterliklervasıtasıyla sırasıyla 4/12/2009 tarihli ihtarname gönderilip eşyanın teslimiiçin gerekli olan şartların neler olduğu sorulmuştur. TCDD'nin cevabı üzerinede istenenler yerine getirilip eşyanın teslimi için tekrar başvurular yapılmışolmasına karşın teslimat talepleri yine reddedilmiştir.
13. Liman idaresi ise talep konusu malların teslimindenkaçınmasına gerekçe olarak; yapılan kontroller sonucunda konşimento üzerindeyer alan geminin işletme kaydında bulunmamasını göstermiştir. Başvurucu iseanılan gemi işletme kayıtlarında bulunmasa bile bedelini ödediği malın tarafınaait olduğu hususunun konşimento, faturalar ve Gümrük Müdürlüğünün tescili ilebelgelendiğini ve malın mülkiyeti hususunda herhangi bir ihtilafınbulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Dava Süreci
14. Başvurucu Şirket, eşyanın teslim edilmesi veya ticari faiziile birlikte maddi ve manevi tazminata karar verilmesi istemleriyle 18/6/2009tarihinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme,başvurucu tarafından açılan ve tamamen aynı içerikte olan diğer iki davayı(Mahkemenin E.2009/365 ve E.2009/742 sayılı dosyaları) başvuru konusu davadosyası ile birleştirmiştir.
15. Başvurucu Şirket dava dilekçesinde;
i. Davalı liman işletmesinin 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılıGümrük Kanunu'nun 218. maddesi gereğince ardiyecilikgörevi yaptığını, tasdikli özet beyan karşılığında gümrüklü eşyayı zimmetinealıp gümrük işlemleri bitince sahibine teslim etmekle mükellef olmasına vegeçici antrepoya konulan eşyanın teslimi amacıyla davalı işletmeye konşimentoalıcı nüshaları ile diğer gerekli belgelerin verilmesine rağmen eşyanın teslimedilmediğini belirtmiştir.
ii. Davalı işletmece gönderenleri, taşıyıcıları, gümrük idaresive alıcı kayıtlarında herhangi bir yanlışlık veya eksiklik bulunmayan eşyanınbu şekilde teslim edilmemesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını ve 4458sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince gümrük idareleri ile muhatap olankişilerin kanun, tüzük ve yönetmeliklere uymakla mükellef olduğunu ilerisürmüştür.
iii. İdarenin, dava konusu teslimden kaçınma şeklindeki haksızfiili sonucu emtianın piyasa satış bedeli olarak yüksek miktarlarda kârmahrumiyetinin oluştuğunu iddia etmiştir.
16. Dava dosyası daha sonra İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesine(Mahkeme) devredilmiştir. Mahkeme 15/4/2013 tarihinde asıl ve birleşendavaların reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle şu hususlara yerverilmiştir:
i. Taşıyanlar ve acenteleri, yükleme limanında tanzim edilenkonşimentoları ibraz eden yetkili hamillere malları teslimle yükümlü olup buişlemi konşimentoların ibraz edilmesi ve konşimentoların sahte olup olmadığınıinceleyerek yapacaktır.
ii. Gönderilen konşimentoları, taşıyan acentelerine ibraz ederektaşıyanlardan aldığı belgeler ile (teslim talimatnamesi-muvafakatnamesi)malları teslim alabilecektir. Bu durumda yüklerin konşimentolarda bunlarıteslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesihâlinde taşıyanlar sorumlu olacaklardır.
iii. Gümrük idaresinin hâlihazırda eski uygulamalarından farklıolarak antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile ordino talep etmediği, gümrükidaresinin sadece malın gümrükle ilgili pozisyonunu, tarifesini, ithalininserbest olup olmadığını ve gümrük vergisinin ödenip ödenmediğini araştırdığı,diğer hususların yetki alanı dışında olduğu, malların alıcıya teslim edilipedilmemesi hususunun gümrük idaresinin yetkisinin dışında kaldığı açıktır.
iv. Gemilerden tahliye edilen ancak henüz alıcıya teslimedilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanlarda bulunması nedeni ilealıcının bu konşimentoları doğrudan liman idaresine ibraz ederek mallarınteslimini isteyemeyeceği belirlenmiştir. Yine limanın buradaki hukuki durumununtaşıyanların ifa yardımcısı olduğu, taşıyanların varma limanında zilyetliğinakil sureti ile yüklerin vasıtalı veya vasıtasız zilyetliğinin gönderilenegeçmesini sağladığı, dolayısıyla taşıyanların iradeleri olmaksızın tek taraflıteslim yapılamayacağı açıklanmıştır.
v. Bu durumda taşıyanların talimatı olmadan liman idaresininyükü teslim edemeyeceği hukuki gerçeği dikkate alındığında başvurucu Şirketinsöz konusu taleplerini hak sahibi olduğunu ispat ederek taşıyanlara karşı ilerisürmesi gerekirken onun ifa yardımcısı konumundaki liman idaresine dava açmasıkabul edilemeyecektir.
vi. Taşıyanların, alacaklarını tahsil edemedikleri takdirde yüküzerinde hapis haklarını kullanabilmeleri ancak malların kendi talimatları ileteslim edilmesine bağlıdır. Aksi takdirde, taşıyanlar bu alacaklarını tahsiledemeyeceklerdir. Eşyayı taşıyanın rızası dışında teslim eden liman idaresininde bu hâlde hukuki ve cezai sorumluluğu bulunmaktadır. Bu itibarla taşıyanlarınonayları olmadan taşıyanların menfaatlerini koruma yükümlülüğü bulunan veteslim emri olmaksızın teslimatı gerçekleştiremeyecek olan liman idaresininsorumluluğu söz konusu olacaktır. Sonuç olarak liman idaresinin ancaktaşıyanların talimatına rağmen haksız olarak yükü teslim etmekten kaçınmasıhâlinde başvurucunun haksız fiil niteliğindeki bu eylem nedeniyle limanidaresine karşı dava açabilmesi hakkı doğabilecektir.
vii. Taşıyanın yardımcısı konumundaki liman idaresi eşyanıngönderilene teslimini yaptığı andan itibaren taşıyıcıların sorumlulukları sonaerecektir. O hâlde eşyanın teslimi taşıyanlar adına liman idaresinceyapılmaktadır. Liman işletmesi taşıyanlardan aldığı talimat doğrultusundamalları kime teslim etmesi gerekiyorsa ona teslim edecektir.
viii. Sonuç olarak başvurucu Şirket, TCDD Liman İşletmesinekarşı açmış olduğu davalarda haklı bir hukuki sebebe dayanmamaktadır. Diğer birdeyişle başvurucu Şirket, konşimentoyu ibraz etmeden konşimentoyu temsil edenmalların kendisine teslimini isteyemeyecek ve bu nedenle tazminat talebindebulunamayacaktır.
17. Temyiz edilen hüküm Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 6/11/2014tarihli kararıyla onanmıştır. Daire karar düzeltme istemlerini de 16/6/2015tarihinde reddetmiştir.
18. Nihai karar, başvurucu vekiline 9/7/2015 tarihinde tebliğedilmişlerdir.
19. Başvurucu Şirket 7/8/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
20. İlgili hukuk için bkz. İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu, B. No:2015/13518, 3/7/2018, §§ 22-39.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
21. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
22. Başvurucu, yargılamanın makul süre içinde tamamlanmadığınıileri sürmüştür.
23. Bireysel başvuru sonrasında, 31/7/2018 tarihli ve 30495sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihlive 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupaİnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek SuretiyleÇözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.
24. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göreyargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesiya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddeninyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olanbireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabuledilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaatüzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (TazminatKomisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.
25. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı yada yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediğiiddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurularailişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkinyolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlamakapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğinitartışmıştır.
26. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuruyolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlamasınedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarınamakul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminatödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafiolanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlamaimkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel,§§ 27-34). Bu gerekçelerdoğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlaliddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesiolduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılanbaşvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ilebağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).
27. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı gerektirenbir durum bulunmamaktadır.
28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Mülkiyet Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
29. Başvurucu, ithal etmiş olduğu ve dava dışı taşıyanlartarafından taşınan malların bedelini ödeyerek taşımaya konu malların konşimentolarınıaldığını ve söz konusu konşimentolara dayanarak TCDD Liman İşletmesi GenelMüdürlüğüne başvurup ilgili malların kendisine teslimini talep ettiğinibelirterek söz konusu taleplerinin işletme tarafından haksız olarakreddedildiğinden, taşıma konusu malların gümrüklü sahada kaldığından vetesliminin engellendiğinden yakınmaktadır. Başvurucu; ithal edip mülkiyetinikazandığı malların teslim edilmemesi iddiasıyla işletmeye karşı İzmir 6. AsliyeTicaret Mahkemesinde dava açtığını, ancak bu davalarının haksız yerereddedildiğini, bu nedenle Anayasa'nın 10., 35., 36., 125., 138. ve 141.maddelerinde düzenlenen eşitlik ve kanunilik ilkeleri ile adil yargılanma,makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ilerisürmektedir.
2. Değerlendirme
30. Anayasa'nın "Mülkiyethakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:
"Herkes, mülkiyet ve miras haklarınasahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararınaaykırı olamaz."
31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan, B.No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu adil yargılanma hakkının da ihlaledildiğini ileri sürmekte ise de, başvurucunun temel şikâyetinin ithal edilenmalların teslim edilmemesi olduğu gözetilerek belirtilen şikâyetin mülkiyethakkının ihlali iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
a. Kabul EdilebilirlikYönünden
32. Başvurucunun aynı konu ile ilgili olarak yukarıda belirtilenşikâyetleri daha önce Anayasa Mahkemesince incelenmiş ve karara bağlanmıştır (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu,§§ 33-61).
b. Esas Yönünden
33. Depoda tutulan malların mülkiyetinin başvurucu Şirkete aitolduğu hususu, Gümrük Müdürlüğünce bu malların başvurucu Şirket adına tesciledilmesi ve malların teslimini teminen kontrol çıkışfişleri düzenlenmesi ile de resmî kurumlarca kabul edilmiş bulunmaktadır. Sözkonusu malların mülkiyetinin başvurucuya ait olduğuna ilişkin dava süreçlerindede herhangi bir ihtilaf yaşanmamıştır. Sonuç olarak başvurucu, yurt dışındankonşimentoyla bedelini ödeyerek akreditif yoluyla paslanmaz çelik çubuk satınalmıştır. Ancak taşıyanın talimatının bulunmadığı gerekçesiyle söz konusumallar liman idaresince başvurucuya teslim edilmemiştir. Dolayısıyla ekonomikbir değer ifade ettiği kuşkusuz olan bu eşyanın başvurucu yönünden Anayasa'nın35. maddesi anlamında mülk teşkilettiğinde tereddüt bulunmamaktadır (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu, §§ 36-37).
34. Somut olayda başvurucu bütünüyle mülkten yoksun bırakılmışdeğildir. Diğer taraftan müdahalenin mülkiyetin kontrolü veya düzenlenmesiamacıyla da yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda başvuruya konu müdahalenin mülkiyetten barışçıl yararlanma ilkesineilişkin birinci kural çerçevesinde incelenmesi gerekir (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu, §§ 38-40).
35. İlgili mevzuat hükümlerinin ve buna dayalı Yargıtayuygulamasının belirli, öngörülebilir ve ulaşılabilir olduğu açıktır. Buitibarla derece mahkemelerinin kararlarının dayandığı gerekçeler ile yineilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında başvurucunun mülkiyet hakkınayapılan müdahalenin kanunilik ölçütünü taşıdığı değerlendirilmiştir (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu,§§ 44-46).
36. Malları taşıyıcılarının rızaları dışında teslim eden limanidarelerinin hukuki ve cezai sorumluluklarının bulunduğu gerçeği de dikkatealındığında bu yetki kapsamında yapılan sıkı belge kontrolleri ile taşıyansıfatına sahip gemi donatanlarının ve onların temsilcileri olan gemiacentelerinin yanında, taşıyan sıfatına sahip taşıma işleri komisyoncularınınve liman idarelerinin de mal alıcısı firmaların da ortak yararına biruygulamanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla somut olayda, yapılankontroller sonucu ibraz edilen belgelerdeki bilgiler ile idare kayıtlarında yeralan bilgiler arasında farklılıklar bulunması hâlinde gerekli düzenlemelerinyapılmasının istenmesinde ve bu düzenlemelerin yapılmaması hâlinde mallarıntesliminden kaçınılmasında kamu yararı mevcut olup müdahalenin meşru bir amaçtaşıdığı kuşkusuzdur (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu,§§ 47-49).
37. Başvuru konusu olayda liman idaresince yapılan kontrollersonucu ibraz edilen belgelerdeki bilgiler ile idare kayıtlarında yer alanbilgiler arasında farklılıklar bulunması hâlinde gerekli düzenlemelerinyapılmasının istenmesinin ve bu düzenlemelerin yapılmaması hâlinde mallarıntesliminden kaçınılmasının ulaşılmak istenen kamu yararı amacınıgerçekleştirmeye elverişli ve bu amaç doğrultusunda gerekli olduğutartışmasızdır. Ancak bunun yanında müdahalenin orantılı olup olmadığı dadeğerlendirilmelidir (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu,§ 53).
38. Esasında başvurucu Şirketin bu şekilde kendisine aitolduğunu iddia ettiği malların tesliminin engellenmesinin başvurucu açısındanbir külfete yol açtığı kuşkusuzdur. Ancak liman idarelerinin, taşıyanların ifayardımcıları olmaları sebebiyle onlara karşı çeşitli sorumluluklarıbulunmaktadır. Liman idareleri bu sorumluluklarını ise teslimatı talep edileneşyaya ilişkin belgeleri 4458 sayılı Kanun ile Gümrük Yönetmeliği hükümlerineistinaden kendisinde bulunan kayıtlarla karşılaştırılarak kontrol etmeksuretiyle yerine getirmektedir. Bu durumda taşıyanların yardımcısı konumundakiliman idaresinin eşyanın gönderilene teslimini yaptığı andan itibarensorumluluğu sona erecektir. Bu itibarla liman işletmesi taşıyandan aldığıtalimat doğrultusunda malı kime teslim etmesi gerekiyorsa ona teslim edecektir.Diğer bir deyişle liman işletmesinin sıkı belge kontrolünde bulunuyor olmasınınve uluslararası deniz taşımacılığı mevzuatının bu noktada esnek olmayanhükümler içermesinin deniz ticaretinin belirli bir güvenlik seviyesinde seyriiçin elzem olduğu hususunda genel bir kabul bulunmaktadır (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu, §§ 54-55).
39. Diğer yandan limandan eşya çekilebilmesi için gerekli olanbelgelerin neler olduğu ve bu belgelerin temin edilememesi hâlindeeksikliklerin nasıl tamamlanabileceği ya da bu belgelerdeki hatalı kayıtlarındüzeltilmesi yol ve yöntemleri de ilgili mevzuatta belirtilmiştir. Acentetarafından tescil ettirilecek alt özel beyanlarda çoğu zaman gemi isimlerinindüzeltilerek yer aldığı ve bu şekilde başvurucu Şirket konumundaki malalıcılarının bu eksikliği acenteler vasıtasıyla giderebildikleri açıktır. Bunamukabil somut olayda liman idaresine ibraz edilen özet beyanlarda limana gelengemi isimlerinin konşimentolarda yer almadığı fakat eşyayı taşıyan gemilerinisimlerinin yer aldığı varsayıldığında başvurucunun kendisine 4458 sayılıKanun'un 165/D maddesi gereğince tanınan alt özel beyanlarla taşıyıcıfirmaların acentesi veya Gümrük Müdürlüğünce düzeltmenin yaptırılması vedüzeltme karar yazılarının liman idaresine ulaştırılmasıyla teslimatıngerçekleştirilmesi imkânını kullanmadığı görülmektedir. Bu durumdaacentelerinden, aktarma olarak getirilen gemi isimlerinin düzeltilmesine imkânveren söz konusu hukuki enstrümanın varlığı, başvurucuya yüklenen külfetihafifletmekte ve bu, ticari işletmenin tüm taraflarının menfaatine olan ve gemitaşımacılığında ticari güvenin tesisi için elzem olan mezkûr uygulamanın teşkilettiği müdahaleyi ölçülü kılmaktadır. Liman idaresinin taşıyanların talimatıanlamına gelen ordino kesilmesiişlemlerine rağmen malları teslimden kaçınması hâlinde ise müdahalenin ölçüsüzolacağı açıktır. Bununla birlikte somut olayda başvurucu Şirket, bu tür birişlemin tesisini teminen acenteler nezdinde herhangibir girişimde bulunmamıştır (İnter Metal Sanayive Ticaret Ltd. Şti., §§ 56-57).
40. Diğer yandan liman idaresi tarafından başvurucu Şirketin pekçok defa yaptığı teslim talepli başvuruya verdiği cevaplarda teslimatıngerçekleşmesi için şart olan eksik belgelerin neler olduğu bildirilmiş ve bubelgelerin temini durumunda her zaman malların tesliminin gerçekleşebileceğiifade edilmiştir. Üstelik ithalata konu malların teslim alınması anına kadareksik olan belgeleri sunabilecek acenteler ve gümrük müşaviri gibi muhataplarınbulunduğu, eksiklikleri tamamlanması istenen belgelerin ayrım gözetilmeksizintüm mal ithalatçısı firmalardan talep edildiği gerçeği de dikkate alındığındabaşvurucu Şirketin beklemediği bir taleple karşılaşmış olduğunu söylemek demümkün değildir. Nitekim acentelerin tescil ettirdiği özet beyanlarda çoğuzaman alıcı olarak aracı firmaların isimlerinin yazıldığı, asıl alıcılarıneşyayı teslim alabilmeleri için bu aracı firmalarca alt özet beyanlardüzenlenerek Gümrük Müdürlüğüne tescil ettirmeleri ve limana vermeleriyleeşyanın tesliminin gerçekleştirilebildiği hususu da, bu konudaki uygulama datüm ithalatçı firmalarca bilinmektedir (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu, § 58).
41. Ayrıca talep konusu mallar hâlihazırda depoda durduğu içinbaşvurucu Şirketin ithal ettiği söz konusu malları taşıyan veya acentesinedüzenlettirilecek Teslim Talimat Formu'nu ibrazederek liman idaresinden teslim alabileceği anlaşılmaktadır. Başvurucu Şirket,her ne kadar malların teslimi için gerekli olan ordinoların artık uygulamadageçerliliğinin kaldırıldığını belirtmiş ise de taşıyanların imzalayarak yükünteslimine rıza gösterdiklerini ifade ettikleri ve kimi çevreler nezdinde ulusalve uluslararası ticaret ve taşımacılıkta yüklerin teslimi için geçerli vegerekli belge olduğu hususunda bir kabul bulunan yük teslim belgesi, etiketlikonşimento veya ordino gibi farklı isimler verilen bu belgelerin hukukengeçerliliği olmayan belgelerden olduğuna ilişkin bir mevzuat hükmünün ya dayargısal içtihadın varlığı hususunda başvurucu tarafından herhangi bir bilgi yada belge sunulmamıştır (İnter Metal Sanayi ve TicaretLtd. Şti. Başvurusu, § 59).
42. Bu durumda somut olayda liman idaresinin cevap yazılarındada işaret edilen ve başvurucu Şirketin maliki olduğunu iddia ettiği mallarınaulaşabilmesini sağlayan hukuki yolların bulunduğu, depodaki mallarıntasfiyesine gidilmeyip hâlihazırda herhangi bir işleme tabi tutulmadan oradatutuldukları dikkate alındığında başvurucu Şirkete şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklenmediği anlaşılmıştır. Sonuç olarak somut olay bakımındanbaşvurucu Şirketin mülkiyet hakkının korunması ile kamunun yararı arasındaolması gereken adil denge bozulmadığı için müdahale ölçülü bulunmuştur.
43. Aynı şikâyeti içeren somut başvuruda da bu ilkelerdenayrılmayı gerektirir bir durum bulunmayıp açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyethakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.