TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
NURİ ONAY BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/2991)
Karar Tarihi: 30/10/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Recai AKYEL
Raportör
:
Özgür DUMAN
Başvurucu
:
Nuri ONAY
Vekili
:
Av. Dost BENLİ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru otuz yılı aşan hizmet süresi için ödenen emekliikramiyesinin değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlaledildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 25/1/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
6. Başvurucu otuz sekiz yıl on ay kıdemle Emekli Sandığına tabiolarak 2012 yılında emekliye ayrılmıştır. Başvurucuya otuz yıl hizmet süresiüzerinden emekli ikramiyesi ödenmiştir.
7. Anayasa Mahkemesinin 7/1/2015 tarihli ve 29229 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/12/2014 tarihli ve E.2013/111,K.2014/195 sayılı kararıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye CumhuriyetiEmekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiilihizmet yılından fazla süreler ile” ibaresi iptal edilmiştir.
8. Başvurucu Anayasa Mahkemesinin iptal kararını gerekçegöstererek otuz yılı aşan hizmet süresi yönünden de emekli ikramiyesi ödenmesiiçin 1/3/2016 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) talepte bulunmuştur.Başvurucunun bu talebine SGK tarafından bir cevap verilmemiştir.
9. Başvurucu bunun üzerine SGK aleyhine Ankara 8. İdareMahkemesinde (Mahkeme) 26/5/2016 tarihinde iptal davası açmıştır. Davadilekçesinde, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği otuz yılın üzerindekihizmet süresi yönünden de emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.Başvurucu işlemin iptali ile söz konusu yıllara isabet eden emekli ikramiyesitutarının idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikteödenmesini talep etmiştir.
10. SGK cevap dilekçesinde, Anayasa Mahkemesinin iptalkararlarının geriye yürüyemeyeceğini ve söz konusu iptal kararının 7/1/2015tarihinden itibaren emekli olan kişileri kapsadığını savunarak davanın reddinitalep etmiştir.
11. Mahkeme 29/12/2016 tarihinde davanın kabulü ile dava konusuişlemin iptaline ve otuz hizmet yılından fazla geçen hizmet süresine görehesaplanacak emekli ikramiyesinin davalı idareye başvuru tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.
12. Kararın gerekçesinde, başvurucunun otuz yılın üzerindekihizmeti için emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin işlemin dayanağını oluşturanhükmün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği vurgulanmıştır. Mahkemeye göreemekli olduğu tarihte otuz yıl sınırı uygulanan iştirakçilerin de oluşan yenihukuki durumdan yararlanmak üzere idareye başvurmak suretiyle, hukukaaykırılığı Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kanun hükmü nedeniyle geçmişteödenmeyen hizmet süreleri için ikramiye ödenmesini talep etmelerine engelbulunmamaktadır. Mahkeme bu talebin Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarınıngeriye yürütülmesi yasağı kapsamına girmediği sonucuna ulaşmıştır. Mahkemebaşvurucuya, ilgili mevzuat gereği emekli ikramiyesi ödenmesinde dikkate alınansüreler hesap edilerek ve emekli olduğu tarihteki katsayılar dikkate alınarakhesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının başvurucuya ödenmesi gerektiğinibelirtmiştir.
13. Bu karar başvurucu vekiline 23/2/2017 tarihinde tebliğedilmiştir.
14. Başvurucu 17/11/2017 tarihinde yeniden SGK'yamüracaat ederek otuz yılı aşan hizmet süresi için ödenen emekli ikramiyesiyönünden enflasyon karşısında uğranılan değer kayıplarının ödenmesini talepetmiştir.
15. Başvurucu 25/1/2018 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 30/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
17. Başvurucu; otuz sekiz yıl on ay süreyle emekli sandığınatabi olarak hizmet yaptığını, ancak emekli olduğu tarihte sadece otuz yıllıkhizmet süresi yönünden emekli ikramiyesinin ödendiğini belirtmiştir. Başvurucudaha sonra Anayasa Mahkemesinin ilgili hükmü iptal etmesi üzerine 2017 yılındankalan sekiz yıl altı aylık hizmet süresi yönünden emekli ikramiyesininödendiğini ifade etmiştir. Başvurucu 2012 yılı katsayılarına göre 2017 yılındaödeme yapıldığını belirterek, bu durumda emekli ikramiyesi alacağının enflasyonkarşısında değer kaybına uğratılarak ödendiğinden yakınmıştır. Başvurucu bugerekçeyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralıfıkrası uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanunyollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,26/3/2013, § 16).
19. Somut olayda başvurucu otuz yılın üzerindeki hizmet süresiiçin emekli ikramiyesinin ödenmesi istemiyle 26/5/2016 tarihinde SGK aleyhineAnkara 8. İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesindeise iptal talebiyle birlikte söz konusu emekli ikramiyesinin idareye başvurutarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. Mahkeme29/12/2016 tarihinde davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı istinaftalebinde bulunulmamıştır.
20. Anayasa Mahkemesi daha önce FerdaYeşiltepe ([GK], B. No: 2014/7621, 25/7/2017) kararında, bir sosyalgüvenlik alacağının değer kaybına uğratıldığı yönündeki şikâyeti mülkiyet hakkıkapsamında esas bakımından incelemiştir. Ancak söz konusu başvurudabaşvurucunun, değer kaybına yönelik iddiasını derece mahkemeleri önünde dilegetirdiği ve olağan kanun yollarını da yöntemince tükettikten sonra bireyselbaşvuruda bulunduğu tespit edilerek başvuru kabul edilebilir bulunmuştur (Ferda Yeşiltepe, §§ 8-16, 44).
21. Başvuru konusu olayda ise her ne kadar başvurucu, emekliikramiyesi alacağının 2012 yılı katsayılarına göre ödendiğini belirterek bualacağının enflasyon karşısında değer kaybına uğradığını şikâyet etmekte ise debu şikâyetini açmış olduğu iptal davasında ileri sürmediği gibi ilk derecemahkemesince verilen karara karşı süresi içinde olağan kanun yoluna da müracaatetmemiştir. Başvurucunun Anayasa Mahkemesinin anılan başka bir bireysel başvurukararından sonra yeniden idareye başvurarak söz konusu değer kaybına yönelikiddiasını dile getirmesinin ise başvuru konusu olayla ilgili idari ve yargısalyolları canlandırmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır. Hâlbuki 6216 sayılı Kanunile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri, bireysel başvuru kapsamında verilenbir ihlal kararının -kural olarak- başvurunun konusu olmayan başka bir olaybakımından doğrudan ilgili idari ve yargısal yolları canlandırmasınısağlamadığı gibi böyle bir karar daha önce tamamlanmış olan bir sürece yönelikyeni bir başvuru hakkı imkânı da tanımamaktadır.
22. Sonuç olarak mülkiyet hakkının ihlali iddiası kapsamındabelirtilen şikâyet yönünden başvuru yolları usulünce tüketilmemiştir. Etkin veerişilebilir bir çözüm imkânı sunan bir hukuk yoluna yöntemine görebaşvurulmaksızın yapılan başvuruların incelenmesi ise bireysel başvuru yolununikincilliği ilkesi gereği mümkün değildir.
23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA30/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.