TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
NURCAN BELİN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/14187)
Karar Tarihi: 10/1/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Özgür DUMAN
Başvurucu
:
Nurcan BELİN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, mesleki sicil notlarının "gizli" ve"kişiye özel" bir yazıyla başvurucuya bildirilmesine kararverilmesine karşın bu belgelerin kurumdaki diğer çalışanlarca görülmesine imkânverecek şekilde işleme alınması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlaledildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 29/8/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Sağlık DairesiBaşkanlığında sivil memur olarak görev yapmaktadır.
9. Başvurucu 1/8/2012 tarihinde MSB'ye başvurarak 2003 yılından2010 yılına kadar olan döneme ait hakkında düzenlenmiş bulunan sicilraporlarının tarafına bildirilmesini talep etmiştir. MSB, hâlen görevde olanpersonelin sicil bilgilerinin açıklanamayacağı gerekçesiyle 8/8/2012 tarihindebaşvurucunun talebini reddetmiştir.
10. Başvurucu, bu işleme karşı 23/8/2012 tarihinde Bilgi EdinmeDeğerlendirme Kuruluna (Kurul) itirazda bulunmuştur. Kurul 1/11/2012 tarihindeitirazı kabul ederek başvurucunun sicil raporlarının "gizli" ve"kişiye özel" yazı ile başvurucunun erişimine sunulmasına kararvermiştir. Kurul, çağdaş kamu yönetiminin yerleşik ülke uygulamalarında kamugörevlileri için düzenlenen sicil raporu benzeri dosyaların üçüncü kişilerekarşı gizli tutulduğunu ancak dosyanın ilgilisine karşı ise açık olduğunungörüldüğünü belirtmiştir. Kurul 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi EdinmeHakkı Kanunu'nun 15. maddesine atıfta bulunmuş ve bu Kanun hükümlerine görekurum ve kuruluşların kendi personeli hakkındaki bilgi ve belgeleri üçüncü kişilerekarşı gizli tutması gerektiğini ancak bu bilgi ve belgelerin başvurucununçalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte olmaları durumundakişiye açık olması gerektiğini vurgulamıştır. Kurula göre, talebe konu sicilnotlarının başvurucunun çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek birnitelik taşıdığı kuşkusuzdur.
11. MSB Personel Dairesi Başkanlığının 21/11/2012 tarihli yazısıile Kurul kararının gereği doğrultusunda başvurucuya yazı yoluyla cevapverilmesi hususu Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bildirilmiştir. Bu yazıyasadece "gizli" kaşesi vurulmuş ve gizlilik derecesi numarasıverilmiştir. Bu belge, MSB Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığında görevli İdariŞube Müdürü tarafından 23/11/2012 tarihinde açılarak havalesi yapılmak üzeredaire başkanına sunulmuştur. Evrak başvurucuya teslim edilmek üzere Plan veYönetim Şube Müdürüne teslim edilmiştir. Başvurucunun da amiri olan bu kişitarafından başvurucuya ait sicil raporlarının bulunduğu söz konusu yazı kapalızarf içinde olmadan başvurucuya tebliğ edilmiştir.
12. Başvurucu, gizli kalması gereken bilgilerinin yetkisizkişilerce görülmek suretiyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek18/1/2013 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) manevi tazminatdavası açmıştır. Başvurucu, bu davada MSB aleyhine 50.000 TL manevi tazminatahükmedilmesi talebinde bulunmuştur.
13. AYİM Başsavcılığının 21/5/2013 tarihli görüş yazısında,başvurucunun talebine konu sicil notlarının "gizli" gizlilikderecesiyle ancak "kişiye özel" tasnifi yapılmaksızın postayaverildiği belirtilmiştir. Görüş yazısında, bu yüzden evrakın ulaştığı heraşamada evrak memurlarınca açılarak kaydının yapılıp numara verilmesi suretiyleilgili birime ulaştırıldığı tespitine yer verilmiştir. Başsavcılık,başvurucunun "kişiye özel" sicil bilgilerinin içinde yer aldığızarfın sadece başvurucu tarafından açılacak şekilde tebligata çıkarılmasıgerektiği hâlde bunun yapılmayarak evrakın başkalarınca öğrenilmesine yolaçıldığını vurgulamıştır. Başsavcılığa göre bu işlem nedeniyle kişisel haklarıihlal edildiğinden başvurucunun manevi tazminat talebi kabul edilmelidir.
14. AYİM İkinci Dairesi (Daire) 15/1/2014 tarihinde oyçokluğuyladavanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun bilgiedinme talebi üzerine sicil notlarının Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) KarargâhHizmetleri Yönergesi'nin üçüncü bölümündekidüzenlemelere uygun olarak verildiği belirtilmiştir. Daireye göre başvurucununsicil notlarına ilişkin evrakın İdari Şube Müdürü tarafından açılarak DaireBaşkanı'na arz edilerek başvurucuya teslim edilmek üzere Plan ve Yönetim ŞubeMüdürü'ne teslim edilmesi yönergeye uygundur. Daire, gizli ibareli evrakınYönerge gereği görmesi gereken kişiler dışında başka bir kimse tarafından görülmediğinivurgulamıştır. Daire bu gerekçeyle başvurucunun manevi olarak bir zararauğramadığını kabul etmiştir. Kararda yer alan karşıoyyazısında ise davalı idarece bu sicillerin gizli ve kişiye özel tasnifiyapılmaksızın postaya verildiği ve evrakın ulaştığı her aşamada evrakmemurlarınca açılıp kaydının yapılarak ilgili birime ulaştırıldığıbelirtilmiştir. Bu yazıda, başvurucunun kişiye özel sicil bilgilerinin içindeyer aldığı zarfın sadece başvurucu tarafından açılacak şekilde tebligataçıkarılması gerektiği hâlde iletilen makamlarca açılarak kaydının yapıldığıvurgulanmıştır. Karşıoy yazısına göre sadece davacıtarafından görülmesi gereken evraka başvurucu dışındaki kişilerce vâkıfolunduğundan başvurucunun kişilik hakları ihlal edilmiştir.
15. Başvurucu, karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Karardüzeltme talebi üzerine AYİM Başsavcılığının 8/5/2014 tarihli görüş yazısında,Kurul kararı uyarınca gizli ve kişiye özel bir yazı ile başvurucuya tebliğedilmesi gereken evraka başvurucu dışındaki kişilerin de vâkıf olduğubelirtilmiştir. Görüş yazısında, bu durumun evraka "kişiye özel"kaşesi vurulmamasından kaynaklandığı ifade edilmiştir. AYİM Başsavcılığı, karardüzeltme isteminin kabulü gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. Başvurucunun karardüzeltme istemi Dairenin 18/6/2014 tarihli kararı ile oyçokluğuyla kabuledilmiştir. Bununla birlikte Daire; başvurucunun açtığı davayı yine reddetmiş,başvuru ile ilam harçları yönünden itirazı kabul ederek bu hususlarda yenidenkarar vermiştir. Kararın gerekçesinde, talep edilen sicil notlarınınbaşvurucuya verilmesi işleminin Yönerge'ye uygunolarak yapıldığı belirtilmiştir. Daireye göre; başvurucunun evrakı, Yönergegereği görmesi gerekenler dışında hiç kimse tarafından görülmemiştir. Daire, bugerekçeyle başvurucunun herhangi bir zarara uğramadığını belirterek manevitazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varmıştır.
16. Nihai karar, başvurucuya 1/8/2014 tarihinde tebliğedilmiştir.
17. Başvurucu 29/8/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
18. 4982 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alanistisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasınasunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmaküzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.”
19. 4982 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
“Kurum ve kuruluşlar, başvuru sahibine istenenbelgenin onaylı bir kopyasını verirler.”
20. 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin KorunmasıKanunu'nun 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"d) Kişisel veri: Kimliği belirli veyabelirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, ... ifade eder. "
21. 6698 sayılı Kanun'un 8. maddesi şöyledir:
"(1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açıkrızası olmaksızın aktarılamaz.
(2) Kişisel veriler;
a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında,
b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında,
belirtilen şartlardan birinin bulunmasıhâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir..."
22. 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk SilâhlıKuvvetleri Personel Kanunu’nun 1. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“Türk SilâhlıKuvvetlerinde görevli diğer asker ve sivil kişiler kendi özel kanunlarınatabidirler. ”
23. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'un 117. maddesi ile kaldırılan 110.,111. ve 113. maddeleri şöyledir:
“Sicil dosyası
Madde 110 – Her Devlet memurunun bir sicildosyası bulunur, Sicil amirleri tarafından düzenlenecek sicil raporları ilevarsa müfettişler tarafından verilen denetleme raporları ve memurların malbeyannameleri sicil dosyalarına konulur.
Özlük ve sicil dosyasının önemi
Madde 111 – Devlet memurlarının ehliyetlerinintespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye çıkarmaveya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde özlük ve sicil dosyaları başlıcadayanaktır.
Sicil raporlarında belirtilecek hususlar
Madde 113 – Sicil amirleri, belli zamanlardadüzenleyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasınagöre kıymetlendirerek tespit ederler.”
24. 4/1/1980 tarihli ve 16859 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Sivil MemurlaraSicil Raporu Vermeye Yetkili Amirler Yönetmeliği'nin 8. maddesi şöyledir:
“Silahlı Kuvvetlerde görevli memurların sicildosyaları, bağlı oldukları kuruluşun Personel Daire Başkanlığı Sivil MemurlarŞube Müdürlüklerinde (Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığında)muhafaza edilir. Sicil Dosyalarını saklamakla görevli memurlara ait sicildosyaları bunların amirleri tarafından korunur.”
25. Bu Yönetmelik'in 9. maddesi şöyledir:
“Sivil Memurların ehliyetlerinin tesbitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde,emekli edilme veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde özlük ve sicil dosyalarıbaşlıca dayanaktır.”
26. Anılan Yönetmelik 15/7/2011 tarihli ve 27995 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetlerinde GörevliSivil Memurlara Sicil Raporu Vermeye Yetkili Amirler Yönetmeliğinin YürürlüktenKaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmıştır.
27. 15/4/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan 2 Seri No.lu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin (B) bendinin (1)numaralı alt bendi şöyledir:
"6111 sayılı Kanunla 657 sayılı DevletMemurları Kanunundaki sicile ilişkin düzenlemeler yürürlükten kaldırıldığından2011 yılından başlamak üzere Devlet memurları için sicil raporudoldurulmayacaktır. Geçmiş yıllara ait sicil raporlarının, 1/1/2011 tarihindenbaşlamak üzere beşinci yılın sonuna kadar muhafaza edilmesi gerekmektedir. 657sayılı Kanun dışındaki kanunlarda yer alan sicil ve değerlendirmeye ilişkinhükümlerde bir değişiklik yapılmadığından bu hükümlerin uygulanmasına devamedilecektir. Diğer kanunların sicil konusunda 657 sayılı Kanuna atıf yapanhükümlerinin uygulama imkanı kalmadığından bu hükümler uyarınca işlemyapılmaması gerekmektedir.
..."
28. Bu Tebliğ'in (D) bendinin (9) numaralı alt bendi şöyledir:
"Özlük dosyalarının tutulması vemuhafazasında özel hayatın gizliliği ilkesine riayet edilir. Özlük dosyasıiçeriği hakkında soruşturma ve kovuşturmaya yetkili merciler dışındakilereaçıklama yapılamaz, bilgi verilemez. Ayrıca kişinin rızası olmaksızın özlükdosyasındaki bilgiler ve kayıtlar esas alınarak kişi hakkında yayındabulunulamaz."
29. 2/2/2015 tarihli ve 29255 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren Resmî Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve EsaslarHakkında Yönetmelik'in 27. maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:
"'KİŞİYE ÖZEL' ibaresi taşıyan zarf veyabelgeler açılmadan ilgiliye teslim edilmek üzere alınır. 'KİŞİYE ÖZEL' ibaresitaşıyan belge üzerinde yalnızca ilgili kişi tasarruf hakkına sahiptir veilgilinin talebi olmadan kayda alınamaz."
30. Danıştay İkinci Dairesinin 15/2/2013 tarihli ve E.2008/3328,K.2013/791 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
"... 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu'nun uyuşmazlık tarihi itibariyle yürürlükte olan hükümleri uyarınca heryıl düzenlenen sicil raporları; Devlet memurlarının o yıl içerisinde geneldurum ve davranışları bakımından olumlu ve olumsuz niteliklerini, kusur ve eksikliklerini,liyakat durumunu gösteren ve sicil amirlerince not esasına göre düzenlenenbelgeler olup, sicil raporlarında bulunan sorular gözönünealındığında, Devlet memurunun o yıl içerisinde disipline riayeti, sorumlulukduygusu, verimlilik ve çalışkanlığı, görevine bağlılığı, iş heyecanı, meslekibilgisi, tarafsızlığı, iş arkadaşlarına, amirlerine ve iş sahiplerine karşıtutumu gibi konulara ilişkin olduğu görülmektedir.
Buna göre, sicil raporlarının düzenlenmesi veolumsuz sicil alanlara getirilen müeyyidelerle sağlanmak istenen amacın,üretimi teşvik priminde güdülen amaç gibi, kamu personelinin daha etkin veverimli çalışmasını sağlayarak kamu hizmetinin en verimli şekilde yerinegetirilmesi olduğu anlaşıl[maktadır]..."
B. Uluslararası Hukuk
31. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı"kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:
“(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna veyazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamumakamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik birtoplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzeninkorunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarınınhak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda sözkonusu olabilir.”
32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), kişisel verilerinkorunmasının Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamında güvence altına alınan özelhayat ve aile hayatına saygı hakkını bir kişinin kullanması konusunda büyüköneme sahip olduğunu belirtmektedir (S ve Marper/Birleşik Krallık [BD], B. No:30562/04-30566/04, 4/12/2008, § 103). Leander/İsveç (B. No: 9248/81, 26/3/1987) kararında, başvurucununbazı mesleki ve sendikal faaliyetlerinin gizli kayıtlarının tutulmasının özelhayatına ilişkin olduğu, bunun yanında söz konusu bilgilerin saklanması ve ifşaedilmesinin özel hayata saygı hakkına bir müdahale teşkil ettiği kabuledilmiştir (Leander/İsveç, § 48). Sõro/Estonya (B. No: 22588/08, 3/9/2015) kararında gizliserviste şoför olarak çalışmış olan başvurucunun mesleki bilgilerinin gazetedeyayımlanmasının özel hayata müdahale teşkil ettiği kabul edilmiştir (Sõro/Estonya, § 56). Bu başvuruda AİHM,müdahalenin gözetilen amaçla orantısız olduğu gerekçesiyle Sözleşme’nin 8.maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir (Sõro/Estonya, §§ 56-64).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
33. Mahkemenin 10/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
34. Başvurucu, bilgi edinme hakkı çerçevesinde Kurul tarafındanmesleki sicil notlarının kendisine "gizli" ve "kişiye özel"olarak verilmesine karar verildiğini ifade etmiştir. Başvurucu,meslekiyaşamı ve onurunu etkileyecek nitelikteki belgelerin gizlilik kurallarına uygunolarak kendisine verilmesi gerektiğini öne sürmüştür. Başvurucu, ancak kendisitarafından öğrenilmesi gereken söz konusu evraka kendisi dışındaki kişilertarafından da vâkıf olunduğunu belirtmiştir. Başvurucu, bu sebeplerle özelhayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
35. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın20. maddesi şöyledir:
“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygıgösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatınıngizliliğine dokunulamaz.
...
Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerinkorunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişiselveriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesiniveya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıpkullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülenhallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasınailişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”
36. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, …Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
1. UygulanabilirlikYönünden
37. Özel hayata saygı hakkı kapsamında korunan hukuksalçıkarlardan biri de bireyin mahremiyet hakkıdır. Ancak mahremiyet hakkı sadeceyalnız kalma hakkından ibaret olmayıp bu hak, bireyin kendisi hakkındakibilgileri kontrol edebilme hukuksal çıkarını da kapsamaktadır. Bireyin;kendisine ilişkin herhangi bir bilginin kendi rızası olmaksızın açıklanmaması,yayılmaması, bu bilgilere başkaları tarafından ulaşılamaması ve rızası hilafınakullanılamaması, kısaca bu bilgilerin mahrem kalması konusunda menfaati bulunmaktadır.Bu husus, bireyin kendisi hakkındaki bilgilerin geleceğini belirleme hakkınaişaret etmektedir (Serap Tortuk,B. No: 2013/9660, 21/1/2015, §§ 31-32). Özel hayata saygı hakkının kapsamındaolan bireylerin kişisel verilerinin korunması hakkı, Anayasa'nın 20. maddesindeaçık olarak düzenlenmiştir.
38. Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere kişiselveri -belirli veya kimliği belirlenebilir olmak şartıyla- bir kişiye ait bütünbilgileri ifade etmekte olup adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibibireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgilerin değil telefon numarası,motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, öz geçmiş,resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, sağlık bilgileri, genetikbilgiler, IP adresi, e-posta adresi, alışveriş alışkanlıkları, hobiler,tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri gibikişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerdir (AYM,E.2014/74, K.2014/201, 25/12/2014; E.2013/122, K.2014/74, 9/4/2014; E.2014/149,K.2014/151, 2/10/2014; E.2013/84, K.2014/183, 4/12/2014; E.2014/180, K.2015/30,19/3/2015; Bülent Kaya [GK], B.No: 2013/2941, 11/5/2016, § 49).
39. Bunun yanı sıra özel hayata saygı hakkı, ilişki kurmak vegeliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakkını da içermektedir.Kişilerin mesleki hayatı özel hayatıyla iç içedir, bu yüzden mesleki hayatçerçevesinde yürütülen faaliyetlerin “özelhayat” kavramı dışında tutulması mümkün değildir (Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666, 10/12/2015, §62; Ata Türkeri, B. No: 2013/6057, 16/12/2015,§ 31).
40. Somut olayda MSB Sağlık Dairesi Başkanlığında sivil memurolarak görev yapan başvurucu hakkında sicil amirleri tarafından düzenlenensicil raporlarının başvurucunun mesleki faaliyetlerine ilişkin olduğukuşkusuzdur. Danıştay; sicil raporlarının devlet memurlarının o yıl içindekigenel durum ve davranışları bakımından olumlu ve olumsuz niteliklerini, kusurve eksikliklerini, liyakat durumunu gösteren ve sicil amirlerince not esasınagöre düzenlenen belgeler olduğunu tespit etmiştir. Buna göre sicilraporlarında; devlet memurunun dönem içinde disipline riayeti, sorumlulukduygusu, verimlilik ve çalışkanlığı, görevine bağlılığı, iş heyecanı, meslekibilgisi, tarafsızlığı, iş arkadaşlarına, amirlerine ve iş sahiplerine karşıtutumu gibi konular yer almaktadır (bkz. § 30).
41. Başvurucunun mesleki faaliyetlerinin değerlendirildiği sicilraporlarının belirtilen önemi, taşıdığı mahiyet ve içeriği sebebiyle kişiselveri niteliğinde olduğu tartışma konusu değildir. Kişisel verilerin tutulması,saklanması veya aktarılmasının ise Anayasa’nın 20. maddesi bağlamında kişilerinözel hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
2. Kabul EdilebilirlikYönünden
42. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan özelhayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
3. Esas Yönünden
a. Genel İlkeler
43. Özel hayata saygı hakkına ilişkin negatif ve pozitifyükümlülükleri kesin sınırlarla birbirinden ayırmak mümkün olmayıp her ikisindede uygulanacak ilkeler benzerdir (N.Ö.,B. No: 2014/19725, 19/11/2015, § 53).
44. Anayasa’nın 20. maddesi esas itibarıyla bireyi kamumakamlarının keyfî müdahalesine karşı korumakla birlikte, devletin sadece böylebir müdahalede bulunmaktan kaçınmasını gerektirmemekte, belirtilen negatifyükümlülüğün yanı sıra özel ve aile yaşamına etkili bir şekilde saygıgösterilmesi noktasındaki pozitif yükümlülükleri de kapsamına almaktadır.Anayasa’nın 20. maddesi, “Devletin temelamaç ve görevleri” kenar başlıklı 5. maddedeki genel yükümlülüklebirlikte ele alındığında, belirtilen pozitif yükümlülüklere işaret etmektedir (Mehmet Arif Kılınç,B. No: 2013/1656, 16/7/2014, § 27; Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).
45. Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında ise herkesinkendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, buhakkın kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, buverilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme veamaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı ifadeedilmiştir. Maddede ayrıca kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerdeveya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği ve kişisel verilerin korunmasınailişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Kişiselverilerin korunması hakkı, kişinin insan onurunun korunmasının ve kişiliğiniserbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimi olarak, bireyin hak veözgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçlamaktadır(AYM, E.2014/122, K. 2015/123, 30/12/2015, §§ 19-20).
46. Devletin özel hayatın gizliliğinin korunması bağlamındakişisel verilerin yetkisiz kişiler tarafından elde edilmesini veyakullanılmasını önleme ve ayrıca bu verilerin ifşa edilmesini engellemeyükümlülükleri bulunmaktadır. Kamu makamlarınca belirtilen koruma yükümlülüğüneuyulmaması sonucu kişisel verilerin ilgisiz kişilerce öğrenilmesi bireyin özelhayatına saygı hakkının ihlaline yol açar.
b. İlkelerin OlayaUygulanması
47. Başvuruya konu belgeler, 2003 yılından 2010 yılına kadarolan dönemde başvurucu hakkında verilen sicil raporlarıdır. İdare, bilgi edinmehakkı çerçevesinde Kurul kararı gereği bu belgelere başvurucunun erişimine izinvermiştir. Yukarıda da değinildiği üzere başvurucu hakkında öznel ve nesnelbazı değerlendirmeleri içeren söz konusu raporlardaki bilgiler aynı zamandakişisel verilerdir (bkz. § 40).
48. Başvurucunun bu verilere erişim talebi idarece reddedilmişancak bilgi edinme hakkı çerçevesinde yapılan itiraz neticesinde Kurul, sözkonusu sicil raporlarının "gizli" ve "kişiye özel" olarakbaşvurucuya verilmesine karar vermiştir. Böylelikle başvurucunun belirtilenkişisel verilerine erişiminin engellenmesi yönündeki mağduriyeti giderilmiştir.Bununla birlikte idarece gizlilik derecesi verilen bu sicil raporları"kişiye özel" kaydı düşülmediği için bütün aşamalardan -kapalı birzarf içinde olmaksızın- geçerek başvurucuya tebliğ edilmiştir. Bu sebeple AYİMBaşsavcılığı tarafından da tespit edildiği üzere "kişiye özel" olarakgönderilmeyen sicil raporlarına tebliğ aşamasına kadar geçen sürede başvurucudışındaki kişilerin de vâkıf olabildikleri anlaşılmaktadır (bkz. §§ 13, 15).
49. Başvuru konusu olayda başvurucunun kişisel verilerikapsamındaki mesleki sicil raporlarına erişimi sağlanmış ancak başvurucu buverilerin kişiye özel olarak gönderilmemesinden şikâyetçi olmuştur. Gerçektende derece mahkemesi, başvurucuya ait sicil raporlarının "kişiye özel"kaydı olmadan gönderildiğini tespit etmiştir. Hâlbuki bu sicil raporlarınınbaşvurucuya verilmesine ilişkin Kurul kararında, evrakın "kişiyeözel" olarak teslim edilmesi gerektiği belirtilmiş olup resmî yazışmakurallarına ilişkin mevzuatta da bu evrakın nasıl teslim edileceğidüzenlenmiştir (bkz. § 29). Bununla birlikte başvurucunun özel hayatına yapılanbu müdahaleye ilişkin olarak manevi tazminat istemiyle açtığı davada AYİM,evrakın TSK Karargâh Hizmetleri Yönergesi doğrultusunda yalnızca ilgilikişilerce öğrenildiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
50. Kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde görülebilmesi için kamupersonelinin faaliyetlerinin değerlendirildiği sicil raporlarının düzenlenmesi,tutulması ve muhafaza edilmesi kamu yararı bakımından gerekli görülebilir.Bununla birlikte kamu makamlarından çalışanların mesleki faaliyetlerine ilişkinsöz konusu bilgilerin tutulması ve saklanması sırasında Anayasa'nın 20.maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının korunmasına ilişkingerekliliklere uygun hareket etmeleri beklenir. Bu bağlamda kamu görevlilerininhaklarında düzenlenen mesleki sicil raporlarının tutulması ve saklanmasısırasında gizliliğe riayet edilmesi, bu verilere ilgisiz kişilerin erişimininengellenmesi gerekmektedir.
51. Kişisel verilerin korunması hususunda Anayasa'nın 20. maddesindekigereklilikleri sağlamaya yönelik bazı düzenlemelerin mevcut olduğugörülmektedir. Bu kapsamda 4982 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca bilgiedinme hakkı çerçevesinde kişisel verilere erişimin kolaylaştırılmasısağlanmıştır. Nitekim başvurucu da bu sayede mesleki faaliyetlerine ilişkintutulan sicil raporlarına erişebilmiştir. Diğer taraftan 6698 sayılı Kanun ilekişisel verilerin kişilerin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağı hükümaltına alınmıştır. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Sivil MemurlaraSicil Raporu Vermeye Yetkili Amirler Yönetmeliği'nin 8. maddesinde, SilahlıKuvvetlerde görevli memurların sicil dosyalarının bağlı oldukları kuruluşunPersonel Daire Başkanlığı Sivil Memurlar Şube Müdürlüklerinde muhafazaedileceği düzenlenmiştir. Nihayet 2 Seri No.lu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin(D) bendinin (9) numaralı alt bendinde, özlük dosyalarının tutulması vemuhafazasında özel hayatın gizliliği ilkesine riayet edileceği düzenlenmiştir.
52. Somut olayda ise başvurucunun mesleki hayatına ilişkinönemli bilgileri içeren sicil raporlarının sicil dosyalarının muhafaza edildiğiPersonel Dairesi Başkanlığından başvurucunun görev yaptığı Sağlık İşleriDairesi Başkanlığına "kişiye özel" evrak tasnifi yapılmadan gönderildiğianlaşılmaktadır. Her ne kadar AYİM kararında, yalnızca yönergede belirtilenkişilerce evrakın öğrenildiği gerekçesine dayanılmış ise de kişiye özel olarakgönderilmediği için bu evrakın başvurucuya tebliğ edildiği ana kadar bütünaşamalarda ilgili olmayan kişilerce de öğrenilebilmesinin mümkün kılındığıaçıktır.
53. Bunun yanında başvurucunun bilgilerinin yalnız kamuya açıkolmaması değil aynı zamanda kurum içinde de mümkün olduğunca gizli tutulmasıönem taşımaktadır. Nitekim söz konusu evrakın tutulmasına ilişkin kurallargözetildiğinde ilgili olmayan personelin başvurucu ile aynı birimde görev yapsadahi bu evrakı öğrenmesine lüzum da bulunmamaktadır. Kaldı ki resmî yazışmakurallarına göre, bu gibi belgelerin gizlilik kuralları çerçevesindebaşvurucuya teslim edilebilmesi kolaylıkla mümkün görülmektedir. Ayrıca aynıdüzenlemede "kişiye özel" ibaresi taşıyan belge üzerinde yalnızcailgili kişinin tasarruf hakkına sahip olduğu da belirtilmiştir (bkz. § 29). Bubağlamda Personel Dairesi Başkanlığınca "kişiye özel" kaydı düşülerekgönderilmesi durumunda sicil raporlarının kapalı bir zarf içinde başvurucuyatebliğ edilebileceği dikkate alınmalıdır. Buna karşın dosya kapsamına göre,sicil raporlarının başvurucuya kişiye özel olarak gönderilmediği ve kapalı birzarf içinde tebliğ edilmediği açıkça ortadadır.
54. Sonuç olarak başvurucunun mesleki faaliyetlerine ilişkinönemli bilgileri içeren sicil raporlarının başkalarınca öğrenilebilmesininmümkün kılındığı anlaşıldığından somut olayda devletin özel hayata saygı hakkıkapsamında kişisel verilerin korunmasına ilişkin pozitif yükümlülüklerininyerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
55. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 20. maddesinde güvencealtına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
56. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1)ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
57. Başvurucu, yeniden yargılama ve manevi tazminat talebindebulunmuştur.
58. Somut olayda özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
59. Özel hayata saygı hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundankararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere AYİM İkinci Dairesine(Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici 21.maddesinin birinci fıkrasının(E) bendi uyarınca Askeri Yüksek İdare Mahkemesikaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince belirlenecekgörevli ve yetkili idare mahkemesine) gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
60. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili yargımerciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlal sonucu açısından yeterli birgiderim sağladığı anlaşıldığından başvurucunun tazminat taleplerinin reddinekarar verilmesi gerekir.
61. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşanyargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatasaygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin özel hayata saygı hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere AskeriYüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesine (Anılan Dairenin 18/6/2014 tarihli veE.2014/1084, K.2014/1007 sayılı kararına ait dava dosyası ile ilgilidir.)(Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici 21.maddesinin birinci fıkrasının (E) bendi uyarınca Askeri Yüksek İdare Mahkemesikaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince belirlenecekgörevli ve yetkili idare mahkemesine) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE10/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.