TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
NURİYE ALADAĞ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/18685)
Karar Tarihi: 24/1/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Şermin BİRTANE
Başvurucu
:
Nuriye ALADAĞ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, müşterek çocukların velayetlerinin anneleri yerinebabalarına verilmesi nedeniyle ebeveyn ve çocuğun menfaatleri arasında adil birdengenin kurulamadığından bahisle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 24/11/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
9. Başvurucu ve eşi İ.E., Denizli 2. Aile Mahkemesinde anlaşmalıolarak boşanma davası açmışlardır. Tarafların 17/2/2006 doğum tarihli bir kızve 22/2/2007 doğum tarihli bir erkek çocukları vardır.
10. Boşanma davası devam etmekteyken anne ve babanın çocuklarabakacak durumda olmadıklarını beyan etmeleri üzerine 14/4/2011 tarihindemüşterek çocuklar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) DenizliÇocuk Yuvasına (Kurum) yerleştirilmiştir.
11. Denizli 2. Aile Mahkemesinin 10/6/2011 tarihli ilamı iletaraflar anlaşmalı olarak boşanmışlar, çocukların velayetleri başvurucu anneyeverilmiştir. Bu karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30/4/2012 tarihli ilamı ileonanmıştır. Ancak başvurucu, geliri ve sosyal güvencesinin olmaması nedeniylemüşterek çocukları yanına alamamış, çocuklar Kurum gözetiminde kalmaya devametmiştir.
A. Tedbir Kararının Kaldırılmasına İlişkinSüreç
12. Başvurucu 2/11/2011 tarihinde Başbakanlık İletişim Merkezi(BİMER) aracılığıyla İstanbul iline taşındığını ve bir başka kişiyle imamnikâhlı olarak evlendiğini, yaşamını düzene koyduğundan artık çocuklarınıyanına almak istediğini belirten dilekçe sunmuştur.
13. Kurum tarafından 2/2/2012 tarihinde Denizli ÇocukMahkemesine (Mahkeme) başvurularak çocuklar hakkındaki bakım tedbirininkaldırılması ve çocukların anneleri olan başvurucuya teslim edilmesi talepedilmiştir.
14. Mahkemece, çocukların bakımı konusunda başvurucunun yaşadığıev ve sosyal çevresinin uygun olup olmadığının değerlendirilmesi için sosyalinceleme raporu alınmasına karar verilmiştir.
15. SHÇEK Genel Müdürlüğü Sultanbeyli 75. Yıl Toplum MerkeziMüdürlüğü sosyal çalışmacı tarafından hazırlanan 9/1/2012 tarihli raporda,çocuklar hakkındaki tedbir kararının kaldırılarak çocukların anneleri olanbaşvurucuya tesliminin uygun olacağı kanaati bildirilmiştir. Raporda,başvurucunun imam nikâhlı olarak evlenmiş ve hamile olduğu, İ.E. ile olanboşanma davasının hâlen temyiz aşamasında devam etmesi sonucu resmî nikâhınhenüz yapılamadığı belirtilmiştir. Raporda, başvurucunun ilkokul mezunu, evhanımı olduğu, sık sık telefon yoluyla çocuklarıyla görüştüğü, onlardan ayrıolduğu için üzüldüğü, çocuklarını yanına almayı çok arzu ettiği ifadeedilmiştir. Başvurucunun evlendiği kişinin asgari ücretle güvenlik görevlisiolarak çalıştığı, düzenli gelirinin bulunduğu, başvurucunun çocuklarını yanınaalmasını kendisinin de istediği, ayrıca oturdukları konutun kira olup birailenin temel gereksinimlerini karşılayabilecek yeterlikte olduğu bildirilmiştir.
16. SHÇEK Genel Müdürlüğü Denizli Çocuk Yuvası Müdürlüğü sosyalçalışmacısı tarafından hazırlanan 25/1/2012 tarihli sosyal inceleme raporundada çocukların annelerine tesliminin uygun olacağı belirtilmiştir. Raporda,hamallık ve inşaat işçiliği yaparak geçimini sürdüren baba İ.E.ninDenizli'de ikamet ettiği, her hafta çocukları ziyaret ettiği, çocuklarlayakından ilgilendiği vurgulanmıştır. Bununla birlikte babanın yalnız yaşamaktaolması ve çalışması nedeniyle çocuklarını bırakabileceği veya bakımlarını yaptırabileceğiimkânlara sahip olmadığı ifade edilmiştir. Başvurucunun ise çocukların Kurumbakımına alındığı ilk zamanlarda eşinden boşanmış ve aile desteğinden yoksunolması, geliri ve sosyal güvencesinin olmaması nedeniyle çocuklarını düzenliolarak arayıp sormadığı, ancak İstanbul'da yeni bir yuva kurup düzenli yaşamsürmeye başladıktan sonra çocukları ile daha yakından ilgilendiği, üç dört defaziyaretlerine geldiği, sık sık telefon ettiği, çocuklarını yanına almakta çokistekli olduğunun gözlendiği belirtilmiştir. Raporda ayrıca çocukların yoğunilgi, sevgi ve şefkate muhtaç bir dönemde oldukları, anne babanın her ikisininde ilgilerinden çok mutlu oldukları, herhangi bir ayrım yapmadan onlarlabirlikte yaşamak arzusu içinde oldukları belirtilmiş, çocukların anne yanındabakımlarının sürdürülmesinin daha uygun olacağı kanaati bildirilmiştir.
17. Ayrıca, Mahkeme bünyesinde görev yapan pedagog uzmandanrapor istenilmiştir. 11/4/2012 tarihli raporda babanın beyan ettiği gelir doğruise ev koşullarının çocukların kalması için yeterli olduğu ve kabul etmesidurumunda çocukların babaya teslim edilmesinin uygun olacağı; aynı şekildeçocukların anne yanına verilmelerinin de sağlıklı bir şekilde yetişmeleriaçısından olumlu olacağı belirtilmiştir.
18. Denizli Çocuk Mahkemesi, baba İ.E.ninbeyanını dinlemiştir. Baba İ.E., yakında evleneceğini, çocukları aldığındakendi annesi ve babasının da yanına taşınacağını beyan etmiştir.
19. Talimat yoluyla beyanı alınan başvurucu ve imam nikâhlı eşi,çocukları yanlarına almak istediklerini, ekonomik ve sosyal durumlarının damüsait olduğunu ifade etmişlerdir.
20. Mahkeme ayrıca 1/6/2012 tarihli duruşmada çocukların dabeyanlarını dinlemiştir. Çocuklar, annelerinin iki kez kendilerini görmeyegeldiğini, babalarının işi olmayınca her gün kendilerini ziyaret ettiğini,babalarının yanında kalmak istediklerini, annelerine gitmek istemediklerinisöylemişlerdir.
21. Mahkeme, 13/7/2012 tarihli kararıyla çocuklar hakkındakibakım tedbirinin kaldırılmasına ve çocukların babalarına teslim edilmesinehükmetmiştir. Karar gerekçesinde, annenin çocuklarını bırakarak Denizli'denayrıldığı, birlikte yaşadığı kişi ile evlenip evlenmeyeceğinin belli olmadığı,hamile olduğu dikkate alındığında kendi hayatını bir düzene koymamış bulunmasıdikkate alındığında çocukların belirsizliğe sürüklenmesinin gelişimlerinisekteye uğratacağı belirtilmiştir. Babanın çocukları yanına almak içinevlenmek, köydeki ana babasını yanına getirmek gibi birtakım yeni çarelere başvurmasıve çocukların da babalarının yanında yaşamak istediklerini beyan etmelerikarşısında çocukların isteği dikkate alınarak babalarına verilmelerinin uygungörüldüğü ifade edilmiştir. Ayrıca, bir yıl süreyle üçer aylık dönemlerde babaİ.E. hakkında sosyal inceleme raporu aldırılarak babanın söylediklerini yerinegetirip getirmediğinin, çocukların bakımının gereği gibi yürütülüpyürütülmediğinin gözlenmesine hükmedilmiştir.
22. Başvurucu karara itiraz etmiştir. Aydın Çocuk Mahkemesinin24/9/2012 tarihli kararıyla başvurucunun itirazı reddedilmiştir.
B. Velayetin Değiştirilmesi Davasına İlişkinSüreç
23. Müşterek çocukların babaları, çocukların velayetlerininkendisine verilmesi için 28/5/2012 tarihinde Denizli 1. Aile Mahkemesinde davaaçmıştır.
24. Mahkeme tanık beyanları dinlemiş, tarafların ekonomik vesosyal durumlarını araştırmış, önceki davalara ait dosyaları incelemiştir.Ayrıca Mahkeme sosyal hizmet uzmanı ve psikologdan tarafların ve çocuklarındurumuna dair bilirkişi raporu alınmasına karar vermiştir.
25. Uzman psikolog tarafından düzenlenen 6/11/2012 tarihlibilirkişi raporunda, çocukların babası İ.E.ninDenizli ilinde oturduğu, evde annesi babası ve iki çocuğu ile birlikteyaşadığı, evin dört odadan oluştuğu, çocuklar için düzenlenmiş özel bir odanınbulunduğu, ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ev eşyalarının temin edildiği,eşyaların kullanışlı -rahat ve temiz- olduğu bildirilmiştir.
26. Anılan rapora göre psikolog tarafından müşterek çocuklarlada görüşme yapılmıştır. Rapora göre çocuklar babalarıyla yaşamaktan mutluolduklarını, babalarının kendilerine iyi davrandığını, ilkokul birinci sınıfagittiklerini, okula bazen babalarının bazen de babaannelerinin götürdüğünüsöylemişlerdir.
27. Söz konusu raporda çocukların mevcut ortamında mutlu olduğu,herhangi bir ihmale maruz kalmadıkları, öz bakımlarının temiz olduğu, bakım vegözetimlerinin baba İ.E. ve babaanneleri tarafından yeterli şekilde sağlandığıbelirtilmiştir. Baba İ.E.nin velayeti almayı veçocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmek için yoğun istek içindeolduğunun çocukların da babaları ile birlikte yaşamak istediklerinin gözlendiğiifade edilmiştir.
28. Mahkemece görevlendirilen uzman pedagog tarafındançocukların annesi olan başvurucu ile yapılan görüşme sonucunda düzenlenen4/1/2013 tarihli bilirkişi raporunda ise başvurucunun İstanbul ilinde iki odabir salondan oluşan bir dairede oturduğu, evin bir ailenin temelgereksinimlerini karşılayabilecek yeterlilikte eşyaya sahip olduğubildirilmiştir. Başvurucunun çocuklarını çok özlediğinin gözlemlendiği,çocukların velayetini almak konusunda kararlı bir tutum sergilediğibelirtilmiştir. Başvurucunun çocukları konusunda her türlü fedakarlığa hazırbir anne profilinde olduğunun gözlemlendiği, ancak çocukların babalarının yanındaolması sebebiyle anne ve çocuklar arasındaki iletişim ve etkileşim konusundagözlem yapılamadığı ifade edilmiştir.
29. Denizli 1. Aile Mahkemesince verilen 21/5/2013 tarihlikararla davanın kabulü ile velayetin başvurucudan alınarak davacı babaya verilmesinehükmedilmiştir. Ayrıca başvurucunun kararda belirtilen tarihlerde çocuklarınıyanına alarak görüşebileceği şekilde şahsi ilişki kurulmasına kararverilmiştir.
30. Karar gerekçesinde tarafların boşanma davası sonucundamüşterek çocukların velayetinin başvurucuya verilmiş olduğu, ancak başvurucununçocukları almadığı ve SHÇEK'ye yerleştirdiği, dahasonra Denizli Çocuk Mahkemesinin 13/7/2012 tarihli kararıyla çocukların davacıbabaya teslim edildiği belirtilmiştir. Kararda, sosyal inceleme raporlarında heriki tarafın da velayet yönünden uygun olduğunun belirtildiği, ancak anneninvelayeti tarafına verilen çocukları almadığı, annenin velayet görevini yerinegetirmediği, çocukların da babalarının yanında kalmak istediklerini beyanettikleri görüldüğünden velayetin başvurucudan alınarak davacı babaya verilmesigerektiği ifade edilmiştir.
31. Bu karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12/5/2014tarihliilamıyla onanmıştır. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 22/9/2014 tarihlikararıyla reddedilmiştir.
32. Söz konusu karar başvurucuya 24/10/2014 tarihinde tebliğedilmiştir.
33. Başvurucu 24/11/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
34. 22/11/2007 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "Hâkimin takdir yetkisi" kenarbaşlıklı 182. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:
"Mahkeme boşanma veya ayrılığa kararverirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altındaise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarınıve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.
Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişiselilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâkbakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerinegücü oranında katılmak zorundadır."
35. 4721 sayılı Kanun’un "Durumundeğişmesi"kenar başlıklı 183. maddesi şöyledir:
"Ana veya babanınbaşkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgularınzorunlu kılması hâlinde hâkim, re'sen veya ana vebabadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır."
36. 4721 sayılı Kanun’un "Kural" kenar başlıklı 323.maddesi şöyledir:
"Ana ve babadan herbiri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygunkişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir."
37. 4721 sayılı Kanun’un "Ana veya babanın yenidenevlenmesi hâlinde" kenar başlıklı 349. maddesi şöyledir:
"Velâyete sahip anaveya babanın yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak,çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durumve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir."
B. Uluslararası Hukuk
38. AİHM'e göre anne-baba veçocukların birlikte yaşama hakkı aile hayatının esaslı bir unsuru olup anne vebaba arasındaki ilişkinin sona ermesi durumunda, hukuksal düzenlemelerdenkaynaklanan ve bu ilişkiyi kısıtlayan ya da engelleyen tedbirler, aile hayatınasaygı hakkına bir müdahale oluşturur (Hoppe/Almanya, B. No: 28422/95, 5/12/2002, § 44; Johansen/Norveç, B. No: 17383/90, 7/8/1996, § 52; Elsholz/Almanya, B. No: 25735/94 13/7/2000, §43).
39. AİHM'e göre aile hayatına saygıhakkı kapsamındaki negatif ve pozitif yükümlülükler arasındaki sınırları kesinbiçimde tanımlamak mümkün değildir. İlgili makamlar her iki yükümlülükçerçevesinde belirli bir takdir alanına sahiptir ve her iki yükümlülükkapsamında da benzer ilkelerin gözönündebulundurulması, özellikle her iki durumda da kamusal makamlarca olayın bağlamıve müdahalenin türüne göre birey menfaatleri ile toplum menfaatleri ve çocukile ebeveyn menfaatleri arasında adil bir denge kurulmasına özen gösterilmesigerekmektedir. AİHM'e göre bu dengenin tesisindeniteliği gereği çocuğun menfaatlerine özel bir önem verilmelidir (Hokkanen/Finlandiya, B. No: 19823/92, 23/9/1994, §55; Hoppe/Almanya,§ 49).
40. AİHM, ebeveynin çocuk ile birlikte yaşamaya devam etmesinin,Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 8. maddesinin birinci paragrafıkapsamında aile hayatının temel bir unsurunu oluşturduğunu vurgulamaktadır.Sözleşme’nin 8. maddesi, ebeveynin çocuğu ile yeniden birleşmesini sağlayacakönlemlerin alınmasını talep etme hakkının yanı sıra ulusal makamların bu önlemlerialma yükümlülüğünü de kapsamaktadır. Bu husustaki belirleyici husus, ulusalmakamların uygulamadaki mevzuat ya da mahkeme kararlarıyla ebeveyne tanınanvelayet, ziyaret ya da birlikte yaşama hakkının icrasını kolaylaştırmadakendilerinden beklenilen bütün makul önlemleri alıp almadığıdır (Hokkanen/Finlandiya, § 55).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
41. Mahkemenin 24/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
42. Başvurucu çocuklarının dava tarihinde altı ve yediyaşlarında olduğunu, bu yaştaki çocukların kolayca etki altındakalabileceklerini, anne sevgisine ve şefkatine ihtiyaç duyduklarınıbelirtmiştir. Mahkemenin, sosyal inceleme raporuna göre çocukların babalarınınyanında kalmak istediklerini gerekçe göstererek velayeti babaya vermesininyanlış olduğunu ileri sürmüştür. Çocukların babasının hamallık yaptığını, işsaatlerinin belli olmadığını, babaannenin ise yaşlı olup çocuklara gereği gibibakamayacağını, çocuklara bakmanın kendisinin görevi ve hakkı olduğunu ifadeetmiştir. Bu nedenlerle başvurucu aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
43. Bakanlık görüşünde, başvurucunun şikâyetlerinin ilk derecemahkemesi kararında yer alan tespit ve sonuçların keyfîlikiçermediği belirtilmiştir.
B. Değerlendirme
44. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).
45. Velayet hakkına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkinuyuşmazlıklar, adil yargılanma hakkının ihlali iddialarına sıklıkla konuolmakla birlikte sürecin ivedi olarak yürütülmesi de dâhil olmak üzere ilgiliprosedürlere ilişkin işlem ve eylemlerin aile hayatına saygı hakkı bağlamındameydana getirdiği sonuçlar dikkate alındığında söz konusu iddiaların ailehayatına saygı hakkı bağlamında ele alınması uygun görülmektedir (Marcus Frank Cerny[GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 82; M.M.E.ve T.E., B. No: 2013/2910, 5/11/2015, § 137).
46. Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini istemehakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz."
47. Anayasa’nın "Aileninkorunması ve çocuk hakları" kenar başlıklı 41. maddesişöyledir:
"Aile, Türk toplumununtemelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikleananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasınısağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma,yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudanilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.
Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşıçocukları koruyucu tedbirleri alır."
48. Aile hayatına saygı hakkı kapsamında devlet için söz konusuolan yükümlülük, sadece belirtilen hakka keyfî surette müdahaleden kaçınmaklasınırlı olmayıp öncelikli olan bu negatif yükümlülüğe ek olarak aile hayatınaetkili bir biçimde saygının sağlanması bağlamında pozitif yükümlülükleri deiçermektedir. Söz konusu pozitif yükümlülükler, bireyler arası ilişkileralanında olsa da aile yaşamına saygıyı sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmasınızorunlu kılar (Murat Atılgan, B.No: 2013/9047, 7/5/2015, § 26).
49. Ebeveyn ile çocukların birlikte yaşama istekleri, ailehayatının vazgeçilmez bir unsuru olup anne ve baba arasında ortak yaşamınkurulamaması veya hukuken ya da fiilen sona ermiş olması aile hayatını ortadankaldırmaz. Ebeveyn ve çocuk arasındaki aile hayatının, anne ve babanın birlikteyaşamamaları veya ortak yaşama son vermelerinin ardından da devam edeceği açıkolup anne, baba ve çocuğun aile hayatlarına saygı hakkı, belirtilen durumlardaailenin yeniden birleştirilmesine yönelik tedbirleri de içermektedir. Sözkonusu yükümlülük, ebeveyn veya diğer aile bireyleri arasındaki velayet vekişisel ilişki tesisine ilişkin uyuşmazlıklar için de geçerlidir (Murat Atılgan, § 25).
50. Öte yandan, mevzuatın yorumlanmasıyla ilgili sorunlarıçözmek, öncelikle derece mahkemelerinin yetki ve sorumluluk alanındadır.Çocuğun üstün yararı başvuru konusu dava açısından en önemli unsur olup olayıntüm tarafları ile doğrudan temas hâlinde bulunan derece mahkemelerinin olayınkoşullarını değerlendirmek açısından daha avantajlı konumda bulunduğu datartışmasızdır. Anayasa Mahkemesinin rolü ise bu kuralların yorumununAnayasa’ya uygun olup olmadığını belirlemekle sınırlıdır.Bunedenle Anayasa Mahkemesi, derece mahkemeleri tarafından izlenen usulüdenetlemekte ve özellikle mahkemelerin kişisel ilişki kurulmasına ve velayeteilişkin mevzuat hükümlerini yorumlayıp uygularken Anayasa’nın 20. ve 41.maddelerindeki güvenceleri gözetip gözetmediğini incelemektedir (M.M.E. ve T.E., B. No: 2013/2910,5/11/2015, § 135).
51. Başvuru konusu olayda Denizli 1. Aile Mahkemesince yapılanyargılamada müşterek çocukların velayetleri konusunda bir karar verebilmekamacıyla uzman raporları aldırıldığı, söz konusu uzmanlar tarafından çocuklarlabirebir görüşmeler yapıldığı ve tarafların yaşam koşullarının değerlendirildiğigörülmektedir. Gerekçeli kararda, çocukların babaları ve babaanneleritarafından bakılıp gözetildiği belirtilerek çocukların ihmal edildiğine ilişkinherhangi bir delil bulunmadığının vurgulandığı, çocukların babalarıyla birlikteyaşamak istedikleri yönündeki beyanlarına önem atfedildiği anlaşılmaktadır.Kararda, söz konusu uzman raporlarının değerlendirildiği, velayet kararındaçocukların yüksek çıkarının dikkate alınması gerektiğine yönelik kurallar da gözönüne alınarak çocukların velayetlerinin babalarınaverilmesine hükmedildiği görülmektedir.
52. Ayrıca dava neticesinde müşterek çocukların velayetininbabaya verilmesine hükmedilmesine karşın başvurucuyla çocuklar arasında belirlitarihlerde kişisel ilişki tesisine de hükmedildiği anlaşılmaktadır.
53. Başvuru konusu yargısal süreç bir bütün olarakdeğerlendirildiğinde, başvurucunun vekil ile kendisini temsil ettirdiği vebeyan ve itirazlarını sunabildiği, dolayısıyla yargılamaya katılımınınsağlanmış olduğu görülmektedir. Mahkemece tarafların hukuki menfaatleriarasında bir dengeleme yapıldığı ve çocukların üstün yararı dikkate alınmaksuretiyle velayet konusunda karar verildiği kanaatine ulaşılmıştır.
54. Bu durumda, yargısal makamlarca takdirlerinin gerekçelerininayrıntılı şekilde ortaya konduğu, gerekçelerin aile hayatına saygı hakkıbağlamında ilgili ve yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Kararlarda yer verilentespit ve gerekçe itibarıyla aile hayatına saygı hakkı yönünden yargısalmakamların takdir yetkilerinin sınırının aşılmadığı, dolayısıyla aile hayatınasaygı hakkına yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır.
55. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA24/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.