TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
OYA ÖZMEN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/14399 )
Karar Tarihi: 15/12/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucu
:
Oya ÖZMEN
Vekili
:
Av. Sümeyra ÜNLÜ ÇELİK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 21/8/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, 1965 yılında kendisinin dava konusu araziyi satınaldığı şahıs tarafından açılan ve çeşitli aşamalardan geçtikten sonra hâlenyerel Mahkeme aşamasında derdest olan müdahalenin meni talepli davaya 6/2/1983tarihinde verdiği müdahale talepli dilekçesiyle asli müdahil sıfatıyla tarafolmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
9. Mahkemenin 15/12/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
10. Başvurucu uzun süren yargılama nedeniyle makul süredeyargılanma ve mülkiyet hakları ile hakların kötüye kullanılması yasağının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanınikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devameden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgilikararını verdiği tarih esas alınır (GüherErgun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).
13. Başvuru konusu davanın açılış tarihi farklı olmakla beraberbaşvurucunun, 6/2/1983 tarihinde verdiği müdahale talepli dilekçesi sonrasındaasli müdahil sıfatıyla yargılamada yer almaya başladığı anlaşılmaktadır. Bunedenle başvurucu açısından makul süre değerlendirmesinde dikkate alınacaksürenin başlangıç anı, davanın açıldığı tarih değil usulüne uygun olarakmüdahale talebinde bulunulan 6/2/1983 tarihidir (İsmail Özkan, B. No: 2012/367, 17/9/2013, § 25).
14. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
15. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 33 yıl 10 ay sürenyargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
17. Başvurucu uzun süren yargılama nedeniyle taşınmazınıkullanamadığını belirterek Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyethakkının ve hakların kötüye kullanılması yasağının da ihlal edildiğini iddiaetmişse de başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeyukarıda yer verilen tespitler ışığında mülkiyet hakkının ve hakların kötüyekullanılması yasağının ihlal edildiği yönündeki iddiasının ayrıcadeğerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
B. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
19. Başvurucu manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
20. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
21. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvurucuya net 7.800,00 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
22. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve1.800,00 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 7.800,00 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.800,00 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin İzmir Kadastro Mahkemesine (E.2014/40)GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE15/12/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.