TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ÖZLEM DERTLİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/17535)
Karar Tarihi: 23/1/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Hasan SARAÇ
Başvurucu
:
Özlem DERTLİ(AKÇADAĞ)
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ölüm olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmasınınetkisizliği nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 5/11/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
6. 4/2/2015 tarihinde Ödemiş Devlet Hastanesine sağlık kontrolüiçin giden G.Ç. isimli ve nüfus kaydına göre 2/4/1998 tarihinde doğan çocuğun24 haftalık hamile olduğunun tespit edilmesiyle Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı(Cumhuriyet Başsavcılığı) tarafından başvurucunun eşi olan C.A. hakkında reşitolmayanla cinsel ilişki suçundan 4/2/2015 tarihinde soruşturma başlatılmıştır.
7. Başvurucu 8/2/2015 tarihinde Ödemiş ilçe merkezinde bulunanPolis Merkezi Amirliğine saat 01.00 sıralarında eşi hakkında kayıp müracaatındabulunmuştur. Başvurucu, müracaatında eşinin 7/2/2015 tarihinde saat 08.00sıralarında evden işe gitmek üzere ayrıldığını, eşinin kullanmış olduğu telefonhattından kendisine 7/2/2015 tarihinde saat 22.36'da ''hkkni helal et ccklrıma shpck bşksına bba dmsnler arkmdnlf etdrm hytda tk svdgmsy snsn cksvdm snşn ck syi gzealdm ama sna bnu hc hsstdrmdmck svdm lnhakkn, helal et dgnime shp ck'' ve 22.39'da''Ozur dlrm'' şeklindeçekilen mesajlar nedeniyle hayatından endişe duyduğunu belirtmiştir.
8. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hakkında soruşturmabaşlatılan C.A. 8/2/2015 tarihinde saat 08.00 civarında Ödemiş ilçesinde birzeytin ağacında asılı olarak bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafındanşüpheli ölüm olayının aydınlatılması için aynı tarihte soruşturma işlemlerinebaşlanmıştır.
9. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aynı tarihte olay yeriinceleme işlemi gerçekleştirilmiş, buna ilişkin rapor ile olay yeri görgü vetespit tutanakları düzenlenmiş, fotoğraf ve video çekimleri Olay Yeri İncelemeuzmanları tarafından yapılmış, krokiler çizilmiştir.
10. C.A.nınüzerinde bulunan cep telefonu incelemeye alınmış ve özellikle mesajlarincelenerek Telefon İnceleme Tutanağı düzenlenmiştir. Tutanağa göre ölenintelefonunda 8/2/2015 günü saat 01.33'ten itibaren çok sayıda cevapsız çağrı ilebaşvurucunun kullandığı telefon numarasından ölene hitaben yazılmış çok sayıdamesajın olduğu tespit edilmiştir. Tutanak içeriklerine göre tehdit veyaintihara yönlendirme ve benzeri şüpheli bir duruma rastlanmamıştır.
11. Olay yeri incelemesi ve ölü muayene işlemlerinintamamlanmasını müteakip Cumhuriyet Başsavcılığı kesin ölüm nedeni ile ölümzamanının tespiti amacıyla cesedin İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığınagönderilmesine karar vermiştir.
12.Adli Tıp Kurumunda 9/2/2015 tarihinde klasik otopsi yapılmışve buna dair rapor 27/2/2015 tarihinde düzenlenmiştir. Otopsi raporunun ilgilikısımları şöyledir:
''...Boyunda, çepeçevre tam tur attıktan sonrasol yanda kesişim yeri olan ve bir ucunun saçlı deri içine ve enseye doğruuzanan ve ensede saçlı deri içinde yüzeyelleşen vekaybolan, diğer ucunun çene sol alt yüzünde çene ucuna uzanan, kahverengirenkte, en kalın yeri 1.3 cm olan etrafında hiperemik ince hatlar bulunan telem olduğu görüldü.
Cesette kesici delici alet yarası, ateşlisilah yarası görülmedi... Boyun cilt altında veyumuşak dokularda telem altına uyan bölgelerde kuruma ve kurşuni renk değişimiolduğu gözlendi. Hyoid kemik ve tiroidkartilajın sağlam olduğu görüldü. Larenkssolunda yumuşak dokuda 0.3 cm’lik ekimozolduğu görüldü. Boyun omurlarının sağlam olduğu gözlendi. Ösofagustamakroskopik patolojik özellik olmadığı gözlendi...
"...otopsidenve tetkiklerden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkatealındığında;
1. Kimya İhtisas Dairesi’nin raporuna göre; Kanda; a- Alkol arandığı, bulunmadığı, b- Sistematiğimizdeki(Ek1) uyutucu-uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin ve ilaçların arandığı, 130 ng/mL Naproxenbulunduğu, c- (STA) Sistematiğimizdeki (Ek2) maddelerin arandığı, bulunmadığı,idrarda; a- Sistematiğimizdeki (Ek1) uyutucu-uyuşturucu ve uyarıcı maddelerinve ilaçların arandığı, Naproxen bulunduğu, b-(STA)Sistematiğimizdeki (Ek2) maddelerin arandığı, Naproxenbulunduğu,
2. Kişinin ölümünün ası sonucu meydana gelmişolduğu...''
13. Olay yerini gören kamera kayıtları da kolluk tarafındantemin edilerek incelenmiştir. 25/5/2015 tarihli tutanak şöyledir:
''08/2/2015 günü 08.45sıralarında komutanlığımıza bağlı Mursallı Mahallesigirişinde Vakıflar Müdürlüğüne ait arazinin içinde dikili olan zeytin ağacınakendisini asmak suretiyle intihar eden [C.A.] isimli şahsın , olay yerinenasıl, kiminle, ne ile gidiğ gitmediği konusundayapılan araştırmada olay yerinin bitişiğinde bulunan kamera kayıtları alınmıştır.Kamera kayıtlarının ayrıntılı fotoğraf halinde yapılan incelemesinde; [C.A.]nın 07/02/2015 günü saat 22.03 sıralarında bahse konuolay yerine motosikletin farının tek olması, ayrıca 08/02/2015 günü 09.00sıralarında şahsın bahse konu arazi içerisinde bulunduktan sonra arazininiçerisinde bulunduktan sonra arazinin girişinde kendi üzerine kayıtlı 35 ..Plakalı motosikletinde olay yerinde bulunması nedeniyle olay yerine 0/02/2015günü saat 22.03 de motosiklet ile geldiği, öncesinde ve sonrasında olay yerinebaşka bir motorlu aracın girmediği yapılan incelemelerden anlaşılmıştır. ''
14. Başvurucu müşteki olarak 10/2/2015 tarihinde kollukbiriminde ifade vermiştir. Başvurucu, eşinin G.Ç. ile olan ilişkisine dairayrıntılı açıklamalarda bulunmuştur. Başvurucu, olaya ilişkin olarak ise eşininakşam saatlerinde 7/2/2015 tarihinde başka birisinin telefonundan arayarak hâlve hatırını sorduğunu, daha sonra ise kayıp ihbarında bulunduğu sıradadüzenlenen tutanakta yazılı mesajların geldiğini, eşinin ilişki yaşadığı G.Ç.nin ailesinin eşini intihara yönlendirmiş olabileceğinisöylemiş; evden çıktıktan sonraki görüntülerin ilgili yerlerden temin edilerekincelenmesini, olayda kullanılan ipin nereden temin edildiğinin araştırılmasınıtalep etmiş ve G.Ç. ile G.Ç.nin babası K.Ç, annesiM.Ç. ve amcalarının eşinin ölümünden sorumlu olduğunu beyan ederek bukişilerden şikâyetçi olmuştur.
15. Ölenin kardeşi M.A. ile başvurucunun şikâyetçi olduğukişiler de dâhil olmak üzere olaya dair bilgisi olduğu değerlendirilenilgililerin olayla ilgili ifadelerine başvurulmuştur. Dosyada şüpheli sıfatıile herhangi bir kişi hakkında işlem yapıldığına dair belgeye rastlanmamıştır.
16. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre ölen ile enson görüştüğü değerlendirilen H.K. isimli kişinin ifadesine de başvurulmuştur.H.K. ifadesinde özetle G.Ç. ile ilişkisinin G.Ç.ninyakınları tarafından öğrenilmesi nedeniyle C.A.nıncan güvenliğinden endişe ettiğini, C.A. ile olay tarihinden bir gün önce yenibir telefon hattı üzerinden telefonla, ardından da evinde yüz yüzegörüştüklerini ve burada C.A.nın saat 21.30'a kadaruyuduktan sonra kalkıp eşiyle (başvurucu) uzun bir telefon görüşmesi yaptığını,odaya girdikten sonra ''Çocukları özledim,onları görmeye gideceğim'' dediğini, kendisinin de C.A.nın ağabeyi olan M.A.nınİzmir'den geleceğini söyleyerek bir müddet daha beklemesini tavsiye ettiğini,bunun üzerine C.A.nın sinirlenerek ''Oğlum, ben çocuk muyum, Ödemiş'i 20 yıldır bilirim,Ödemiş'in her yerini karış karış bilirim, zaten yarım saate gelirim''diyerek evden saat 22.00 sıralarında ayrıldığını, o saatten sonra dakendisinden bir daha haber alamadığını beyan etmiştir. Bu şahsın ifadesinden, C.A.nın kendisine yönelik olarak-başta başvurucunun beyanlarında belirtilen kişiler olmak üzere- üçüncü kişilertarafından tehdit veya intihara yönlendirilmesi şeklinde herhangi bir beyandabulunmadığı anlaşılmıştır.
17. Başsavcılık ayrıca C.A.nınkullandığı telefon hattına ait HTS (hattın arama kayıtlarına ilişkin tarihselrapor) kayıtlarını 1/2/2015 ile 8/2/2015 tarihleri arasını kapsayacak şekildeTelekomünikasyon İletişim Hizmetleri Başkanlığından isteyerek incelemiştir.
18. Başsavcılık olay hakkında 18/6/2015 tarihinde kovuşturmayayer olmadığına karar vermiştir. Başsavcılığın kararı şöyledir:
''Yapılan incelemede;olay sonrası yapılan olay yeri inceleme ve ölü muayene işlemi sonucunda öleninkesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla otopsi işlemi için İzmir Adli TıpKurumuna gönderildiği, İzmir Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 27/02/2015 tarihliotopsi raporu uyarınca kişinin ölümünün ası sonucu meydana geldiğinin tespitedildiği, dosya kapsamında yapılan incelemede, ölenin 04/02/2015 günü ayrı birtahkikat kapsamında 'Reşit Olmayanla Cinsel İlişki' suçuna ilişkin şüpheliolarak savunmasının alındığı, bu olaydan dört gün sonra intihar ettiğinintespit edildiği, bilgi sahibi olarak beyanıalınanönceki olayın mağduru olan [G.Ç.]anne, babası ve amcalarının ölenin intihar etmesi olayı ile bir ilgilerininolmadığını beyan ettikleri, ayrıcı dosya kapsamında bilgi sahibi olarakbeyanları alınan ölenin kardeşi olan [M.A.] ve ölenin eşi olan [başvurucu] beyanlarında öleninintiharından önce kendilerine intiharedeceği yönündeçeşitli mesajlar gönderdiğini beyan ettikleri, bu kapsamda ölenin kullanmaktaolduğu cep telefonunun mesaj kayıtları incelendiğinde ölenin öldüğü gün çeşitlisaatlerde intihar edeceği yönünde birçok mesaj kaydının bulunduğunun 08/02/2015tarihli tutanaklarla tespit edildiği,ölenintelefonunda yapılan incelemeye ilişkin Telekomünikasyon İletişim HizmetleriBaşkanlığınca verilen cevapta herhangi bir şüpheli mesaj yada arama kaydınınbulunmadığı, ölenin intihar ettiği yere yerin bitişiğindebulunan Durusu Süs Bitkileri isimli işyerinin girişini gösterir kamerakayıtlarının incelenmesi sonucunda 25/05/2015 tarihli tutanakta muhtemelenölenin 07/02/2015 günü saat 22:03 de kullanmakta olduğu motosiklet ile intiharettiği tarlaya geldiğinin tespit edildiği, ölenin müştekiye ve kardeşi olan[M.A]'ya göndermiş olduğu mesaj kayıtları öleninkullanmakta olduğu cep telefonunun arama kayıtlarını gösterir iletişimintespiti tutanakları dosya kapsamında beyanları alınan bilgi sahiplerininbeyanları ile olay yeri görgü ve tespit tutanakları ile ölene ait otopsi raporubirlikte değerlendirildiğinde ölenin intihara teşvik edildiğine veya zorlakendini öldürmeye zorlandığını gösterir herhangi bir delil elde edilemediği,ölenin ölüm olayından 4 gün önce yaşadığı soruşturma sonucunda buhrana girmesisonucu intihar ettiğinin kabulü gerektiği, ortadaTürkCeza Kanunu kapsamında soruşturmayı gerektirirsuç vesuçlu bulunmadığı'' [anlaşılmıştır.]
19. Başvurucunun anılan karara itiraz etmesi üzerine Ödemiş SulhCeza Hâkimliği itirazın reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
'' müşteki Özlem Akçadağtarafından Hakimliğimize gönderilmek üzere Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'nasunulan 14/07/2015 havale tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Ödemiş CumhuriyetBaşsavcılığı' nın 10/07/2015 tarihinde tebliğ edilen18/06/2015 tarih ve 2015/573 soruşturma-2015/1211 karar sayılı kovuşturmaya yerolmadığı kararının olayın oluş şekli, tanık ifadeleri ve delillerin gözönünde bulundurulduğunda yerinde olmadığını, ölen eşi [C. A.]nınolay gecesi arkadaşının evinden çocuklarını özlediğini veonları görmeye gideceğini söyleyerek ayrıldığını, kendisinden bir daha haberalınamadığını, sabahında asılı halde cesedinin bulunduğunu, tanıkların alınanifadesinde [G.Ç]. ve[M.A] kızın hamile kalması olayından aileninhaberinin olduğunu söylemesine rağmen tanıklar [A.Ç.] ve [M.Ç.]ninın bu durumdan haberleri olmadığını, jandarmanınifade için çağırmasıyla öğrendiklerini beyan ettiklerini, ayrıca [G.Ç.]nin amcası olan [Ş.Ç.]ninölen eşine yönelik tehdit içerikli söylemlerinin olduğunun ifadetutanaklarında mevcut olduğunu, her ne kadar eşinin telefonundan kendisine vekardeşine intihar edeceğini belli eden mesajlar gelmiş olsa da mesajların kimintarafındanyazıldığının belirlenemediğini, tüm buhususların birlikte değerlendirildiğinde ifadelerdeki çelişkilerin giderilmedenve gereklitahkikat yapılmadan Cumhuriyet savcılığınınvermiş olduğu kovuşturmaya yer olmadığına kararının yasaya aykırı olduğunu,Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 1806/2015tarih 2015/573 soruşturma 2015/1211 kararsayılı kararın kaldırılması ve bu hususun yerine getirilmesini istediğinibelirterek itiraz ettiğianlaşılmıştır.
Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 1806/2015 tarih 2015/573 soruşturma 2015/1211 karar sayılıası sonucu ölüm suçundan ölen [C.A.] hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dairkararın dosya içeriğine göre usul ve yasaya uygun olduğu...''
20. Anılan karar başvurucuya 8/10/2015 tarihinde tebliğedilmiştir.
21. Başvurucu 5/11/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
22. İlgili hukuk için bkz. YasinAğca, B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§ 86, 87, 91-96.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
23. Mahkemenin 23/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
24. Başvurucu, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeterliinceleme yapılmadığını, delillerin değerlendirilmediğini ve bu kapsamda;
i. Eşinin kendisini iple asarak intihar ettiğinin belirtilmesinerağmen boyun kısmında en ufak bir morarma ya da ip izi tespit edilemediğini,
ii. Adli tıp raporunun eksik olduğunu, kesin ölüm sebebininyeterince incelenmediğini,
iii. G.Ç.nin yakınlarının vermişolduğu ifadelerinde eşi C.A. ile G.Ç. arasındaki ilişkiden haberdarolmadıklarını beyan etmiş olmalarına rağmen 25/5/2015 tarihli ifadelerindebununla çelişen cümleler kurduklarını, bu nedenle tanık beyanlarının çelişkilioluğunu, çelişkilerin giderilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair kararverildiğini
belirterek Anayasa'nın 3., 6., 17., 36., ve40. maddelerinde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
B. Değerlendirme
25. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, bu hakka yönelik birbaşvuru ancak ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:2012/752, 17/9/2013, § 41). Somut olayda başvurucu, ölen C.A.nın olay tarihinde eşidir ve başvurucunun mağdursıfatı bulunmaktadır.
26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin özü, eşininşüpheli ölümü ile ilgili ceza soruşturmasının etkili şekilde yürütülmediğine vebu nedenle yaşam hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
27. Somut olayda başvurucu, eşinin ölümüne bir devletgörevlisinin neden olduğunu ileri sürmemiş; eşinin yaşamına yönelik olarakdevletin yetkili makamlarınca bilinen ya da bilinmesi gereken gerçek ve yakınbir tehdidin bulunduğuna, ancak anılan makamların eşinin yaşamını korumak içingerekli tedbirleri almadığına ilişkin bir iddiada da bulunmamıştır.
28. Bu itibarla başvurucunun tüm iddiaları, yaşam hakkının -etkilisoruşturmaya ilişkin- usul boyutu kapsamında olduğu değerlendirilmiş olup sözkonusu iddialara ilişkin inceleme de bu çerçevede yapılmıştır.
29. Anayasa’nın “Kişinindokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” kenar başlıklı 17.maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes, yaşama, ...hakkına sahiptir."
30. Anayasa'nın “Devletintemel amaç ve görevleri” kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“Devletintemel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin vetoplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak vehürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacaksurette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanınmaddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayaçalışmaktır.”
31. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı,Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif venegatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu vediğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 50).
32. Devletin yaşama hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerininkorumaya ilişkin maddi yönü yanında usule ilişkin yönü de bulunmaktadır. Buyükümlülük, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini vegerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütmeyigerektirir. Bu soruşturmanın temel amacı, yaşam hakkını koruyan hukukun etkilibir şekilde uygulanmasını ve varsa sorumluların hesap vermelerini sağlamaktır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 54).
33. Diğer taraftan ceza soruşturmasının temel amacına ilişkinyükümlülük, kesin olarak bir sonuç elde etmeyi gerektirmez. Anayasa'nın 17.maddesi, başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya dacezalandırma hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetlesonuçlandırma ödevi de yüklemez (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 56).
34. Yaşam hakkına ilişkin ceza soruşturmasının etkili olabilmesiiçin öncelikle soruşturma makamlarının resen harekete geçerek ölüm olayınıaydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün delilleritespit etmeleri gerekir. Soruşturmada ölüm olayının nedeni veya sorumlukişilerin belirlenmesi imkânını zayıflatan bir eksiklik, etkili soruşturmayükümlülüğüne aykırılık oluşturabilir (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 57).
35. Delillerin toplanması açısından soruşturmanın etkililiğinisağlayan en alt seviyedeki inceleme, başvuruya konu soruşturmanın kendine özgükoşullarına göre değişir. Bu koşullar, ilgili bütün olay ve olgular temelindeve soruşturmanın gerçekleri gözönünde bulundurularakdeğerlendirilir. Bu nedenle soruşturmanın delillerin toplanmasına ilişkinolarak etkililiği bakımından her olayda geçerli olmak üzere bir asgarisoruşturma işlemler listesi veya benzeri bir asgari ölçüt belirlemek mümkündeğildir (Fahriye Erkek ve diğerleri,B. No: 2013/4668, 16/9/2015, § 68).
36. Ceza soruşturmasının etkililiğini sağlayacak hususlardanbiri de fiilen hesap verilebilirliği sağlamak için soruşturma sürecinin kamudenetimine açık olmasıdır. Ayrıca her olayda, ölen kişinin yakınlarının meşrumenfaatlerini korumak için bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmalarısağlanmalıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 58).
37. Son olarak ceza soruşturmasının etkililiği içinsoruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi gerekir (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013,§ 30). Bu husus hukuk devletine bağlılığın sağlanması, hukuka aykırı eylemlerehoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesinin engellenmesi yönünden birgerekliliktir.
38. Somut olayda başvurucunun eski eşinin ölü olarak bulunduğu8/2/2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı olaydan haberdar olur olmaz derhâl veresen soruşturma başlatmıştır. Bu kapsamda Cumhuriyet savcısı delillerintoplanması ve kaybolmaması için gerek emrindeki kolluk görevlileri vasıtasıylagerekse de olay yeri incelemesi ve ölü muayene işlemleri gibi adli mahiyettekisoruşturma muamelelerini bizzat yapmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığının olayailişkin olarak yaptığı işlemlerin herhangi bir gecikmeye sebebiyet vermediği,maddi delilleri gecikmeksizin temin ettiği ve incelediği anlaşılmıştır.
39. Soruşturmanın etkililiğini temin adına aranan, ölüm olayınıaydınlatabilecek ve sorumluların tespitine yarayabilecek bütün delillerintoplanması ve elde edilen tüm delillerin kapsamlı, nesnel ve tarafsız biranalizine dayalı olarak bir sonuca ulaşılması ölçütleri açısından somut olaydayürütülen soruşturma işlemleri incelendiğinde ayrıntıları yukarıda (bkz. §§8-18) açıklandığı üzere tüm makul tedbirlerin alındığı, gerekli özeningösterildiği tespit edilmiştir. Aralarında başvurucunun da bulunduğu, konuylailgili bilgi sahibi olduğu değerlendirilen tüm kişilerin ifadelerinebaşvurulmuştur. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamından teminedilebilen ve başvurucu tarafından eklenen dosya içeriğine göre başvurucununeski eşi C.A.nın ilişkidebulunduğu iddia edilen G.Ç.nin ifadesi 25/5/2015tarihinde bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından alınmıştır. Başvurucunun ifadeside 8/2/2015 tarihinde kolluk aracılığı ile alınmıştır. Başvurucunun ifadesinde"...Eşimi G.Ç.ninailesi intihara yönlendirmiş olabilir. ..Olay tamamençözüme bağlanmıştı, sorun çözülmüştü, intihar edecek bir sebep yoktu. Benimeşimin ölümünden G.Ç., babası K.Ç., annesi M.Ç. ve amcaları sorumludur"şeklinde beyanda bulunması üzerine tüm ilgililerin ifadelerine başvurulmuştur.Buna göre M.A. ile H.K. 12/2/2015 tarihinde, M.Ç. ile A.Ç. 16/2015 tarihinde,Ş.Ç. ile H.Ç. 18/2/2015 tarihinde, Ö.K. ile Ö.S. 27/2/2015 tarihinde İlçeJandarma Komutanlığında ifade vermiştir. Bu ifadelerin yanında başvurucununsoruşturma evresinde Cumhuriyet Başsavcılığından talep ettiği telefonkayıtlarının tarihsel raporu da ilgili kamu kurumundan temin edilmiştir.Bunlara ilave olarak yine başvurucunun incelenmesini talep ettiği kamerakayıtları da dosya içine alınarak incelenmiştir. Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığıolayın şüpheli olması nedeniyle sadece ölü muayenesi işlemi ile yetinmemiş,ayrıca klasik otopsi yapılmasına da karar vererek adli tıp raporu daaldırmıştır. Tüm dosya içeriği ile başvurucunun iddiaları çerçevesinde devletinyaşam hakkına yönelik etkili soruşturma yapma yükümlülüğünün bir unsuru olaraksoruşturmanın makul sürat ve özenle yürütülmediğinin söylenemeyeceğianlaşılmaktadır.
40. Başvurucu, soruşturma kapsamında elde edilen bilgi vebelgelerin kendisine verilmediğini veya olayın sorumlusunun tespitinisağlayacak nitelikteki ilave delil tespitinde bulunma ya da araştırmayapılmasına yönelik taleplerinin soruşturma makamlarınca reddedildiğini deiddia etmemiştir. Bu nedenle soruşturmada, başvurucunun meşru menfaatlerinikorumak için soruşturma sürecine gerektiği ölçüde katılması yönünden de bireksikliğin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
41. Başvurucu, tanık beyanları arasındaki çelişkiningiderilmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşse de tanıkbeyanları arasındaki çelişki giderilmiş olsaydı ne gibi bir sonuca ulaşılacağına,bunun ölüm hadisesinin aydınlatılmasına nasıl bir fayda sağlayacağına ilişkinherhangi bir açıklamada bulunmaksızın ve somut argümanlar da sunmaksızın sadeceiddialarda bulunmuştur. Burada ifade edilmelidir ki Anayasa’nın 17. maddesigereğince yürütülecek soruşturmalarda soruşturma makamlarının olayın gelişimineve delillerin elde edilmesine ilişkin ileri sürülen her türlü iddiayı ve talebikarşılama zorunluluğu bulunmamaktadır. Soruşturma kapsamında yürütüleceksoruşturma işlemlerinin belirleyicisi, yetkili soruşturma makamlarıdır (Yavuz Durmuş ve diğerleri, B. No:2013/6574, 16/12/2015, § 62).
42. Soruşturmada, soruşturma makamların elde ettikleri delillerive gerçekleştirilmesi gereken soruşturma işlemlerini hatalı şekildedeğerlendirdiklerini söylemeyi mümkün kılan bir bulgu da bulunmamaktadır.Dolayısıyla soruşturma dosyasında yer alan unsurlar ve taraflarca soruşturmahakkında sunulan bilgiler gözönünde bulundurulduğundabu makamların soruşturmada etkililiği sağlamak için delillerin toplanması vesoruşturmanın yönlendirilmesi konusunda gerekli işlemleri yerine getirmediklerisöylenemeyecektir.
43. Sonuç olarak Cumhuriyet Başsavcılığının vardığı sonucun aksiyönde bir sonuca ulaşılmasını mümkün kılan bir bulgu ve bilgi bulunmadığıdikkate alındığında, yakınının öldürülmüş veya intihara yönlendirilmişolabileceğini ileri süren başvurucunun iddiası konusunda daha sağlam delil veyaemare sunmadan soruşturma makamlarının daha derin ve etkili bir soruşturmayürütmeleri hususunda haklı bir beklentiye giremeyeceği kanaatine varılmış vemevcut koşullarda ölüm olayını aydınlatabilecek tüm delillerin toplandığı,yaklaşık dört ay gibi makul bir sürede sonuçlandırılan soruşturmanın özenleyürütüldüğü ve netice itibarıyla yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğiiddiasının açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA23/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.