TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ÖZİMEKS SANAYİİ ÜRÜNLERİ TİCARET LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/13851)
Karar Tarihi: 27/6/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
M. Emin ŞAHİNER
Başvurucu
:
Özimeks Sanayii Ürünleri Ticaret Ltd. Şti.
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, yurt dışından ithal edilen malların liman idaresinceteslim edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 11/8/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Dava Öncesi Süreç
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucu, demir-çelik sektöründe faaliyet gösteren birşirkettir.
9. Başvurucu Şirket, Çin'de bulunan bir şirketten akreditifyoluyla paslanmaz çelik çubuk satın almıştır.
10. İthal konusu mal 29/6/2011 tarihinde K. Limanı'na ulaşmış veK. Liman Hizmetleri ve Lojistik Sanayi Ticaret A.Ş.nin(K. A.Ş.) Ambarlı Gümrük Müdürlüğü adına işlettiği, gümrüklü saha olan geçicieşya depolama alanına teslim edilmiştir.
11. Konşimentonun orjinali ile AmbarlıGümrük Müdürlüğüne meşru hak sahibi olarak yapılan başvuru üzerine Müdürlük,anılan eşyayı başvurucu Şirket adına 10/7/2011 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Çıkış Fişi ile serbestdolaşıma sokmuştur.
12. Gümrük işlemlerinin tamamlanması üzerine geçici antrepoyakonulan eşyanın teslimi amacıyla konşimento alıcı nüshaları ve diğer gereklibelgeler ibraz edilmiş, gerekli kontroller sonrasında eşyanın teslimi içinkontrol fişinin düzenlenmesinin ardından konteyner ücretleri yatırılmış,eşyanın yüklenmesi için araçlar limana getirilmiş fakat liman işletmesiteslimden kaçınarak eşyayı araçlara yüklememiştir. Eşyanın teslim alınamamasıüzerine Gümrük İdaresine eşyanın kendilerine teslim edilmesi, aksi takdirdesorumlu olacakları ihtar edilmiş ve bu ihtara rağmen İdarece yazıya cevapverilmemiştir.
13. Liman idaresi, talep konusu malın tesliminden kaçınmasınagerekçe olarak Denizcilik Müsteşarlığının 17/05/2011 tarihli yazısı gereğitedariki zorunlu olan Yük Teslim Talimat Formu'nunibraz edilmemesini göstermiştir.
B. Dava Süreci
14. Başvurucu Şirket; eşyanın zaman içinde kaybedeceği değer,eşyada meydana gelecek korozyon, fahiş rakamlara ulaşan ardiye ve demuraj bedelleri nazara alınarak malın tarafına teslimine,tesliminin mümkün olmaması hâlinde ise emtia bedelinin yasal faizi ile birliktedavalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinekarar verilmesini talep ederek 9/9/2011 tarihinde İstanbul 52. Asliye TicaretMahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır.
15. Mahkeme 5/2/2013 tarihli kararıyla davanın reddine kararvermiştir. Kararın gerekçesinde özetle şu hususlara yer verilmiştir:
i. 29/6/2011 tarihinde tahliye edilen eşyanın gümrük işlemleritamamlandıktan sonra 4/7/2011 tarihli Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi ileithalat işlemleri tamamlanmış, depolama yeri işletmecisi olan K. A.Ş.ye aitgeçici depolama yerinde 11/7/2011 tarihli ambar çıkış fişi tanzim edilerekeşyanın teslim alınması için başvurucu Şirkete teslim edilmiştir. Buraya kadaryapılanlar, ithal edilen eşyanın gümrük işlemlerinin tamamlanmasına ilişkinişlemlerdir.
ii. Geçici depolama yerinde gümrük işlemleri tamamlanan vegemiden tahliye edilen yükün mevzuat hükümleri gereğince taşıyan tarafındangönderilene teslimi ile taşıma sözleşmesi sona ermekte ve bu sürede taşıyanınnavlun ücreti ve bu ücret sebebiyle yük üzerindeki rehin hakkı devametmektedir. Somut olayda da ithal konusu yük, gemi donatanı tarafından taşınmışve taşıyan tarafından 27/6/2011 tarihli yazı ile navlun ücretinin tahsiledilemediği, bu ücretler tahsil edilinceye kadar yük üzerinde hapis haklarıbulunduğu ve alacakları tahsil edilinceye kadar yüklerin teslim edilemeyeceğiliman işletmesi ile Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne bildirilmiştir. Bu durumdaolayda taşıyan ile gönderilen ve taşıtan arasında gerçekleşen taşıma ilişkisineticesinde ödenmeyen navlun ve benzeri alacaklardan kaynaklanan hapis hakkı,taşıyan tarafından kullanılmış olmaktadır.
iii. Mahkeme, yüklerin ancak Teslim Talimat Formu ile teslimedilebileceğine dair Deniz Ticareti Genel Müdürlüğünün 17/5/2011 tarihliyazısına işaret etmiştir.
iv. Taşıyan tarafından Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne ve K. Limanyetkililerine gönderilen yazıyla yük üzerinde hapis hakkını kullandıklarıbelirtildiğinden, taşıma sözleşmesinin tarafları arasında taşıma sözleşmesindenkaynaklanan edimlerin henüz ifa edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumdabaşvurucu Şirket konşimentoyu ibraz edip yük sahibi olduğunu taşıyan veyaacentesine belgelendirmediği için taşıyan veya acentesi tarafından gümrükişlemleri tamamlanan yüke ilişkin Yük Teslim Talimat Formu düzenlenerek başvuruŞirkete verilmemiştir.
v. Başvurucu Şirket de gümrük işlemlerinin tamamlandığını vemevzuat gereğince eşyanın kendisine tesliminin gerektiğini savunarak Yük TeslimTalimat Formu'nu alıp K. A.Ş. yetkililerine teslimetmediği için bahis konusu talimat gereğince yük kendisine teslim edilmemiştir.
vi. Yük Teslim Talimat Formu'nudüzenleyip vermesi gereken kişiler, taşıyan veya yetkili acentesidir. Limanişletmeciliği yapmak dışında yetkisi olmayan K. A.Ş., işletmecilik faaliyetinide Denizcilik Müsteşarlığının vermiş olduğu yetkiler ve talimat doğrultusundayaptığından ve bahis konusu talimat doğrultusunda hareket etmiş olduğundaneşyanın teslim edilmemesinden sorumlu değildir.
vii. Sonuç olarak liman işletmesi, taşıma sözleşmesinin tarafıolmaması ve yük üzerinde bir tasarruf hakkının bulunmaması sebebiyle, verilentalimat gereğince Yük Teslim Talimat Formu kendisine ibraz edilmeden yükünteslim edilmemesinden sorumlu tutulamayacaktır.
16. Temyiz edilen hüküm, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin21/10/2014 tarihli kararıyla onanmıştır. Daire, karar düzeltme istemlerinin de9/6/2015 tarihinde reddine karar vermiştir.
17. Nihai karar, başvurucu Şirket vekiline 11/8/2015 tarihindetebliğ edilmiştir.
18. Başvurucu Şirket 11/8/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat Hükümleri
19. 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 4.maddesi şöyledir:
"Gümrük idareleriyle muhatap olan kişilerbu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzük, kararname ve yönetmelikhükümlerine uymak; gümrük idarelerinin gerek bu Kanunda gerek diğer kanun,tüzük ve kararnamelerde yazılı hükümlere göre yapacağı gözetim ve kontrolleretabi olmak; bu idarelerin kendi adına veya başka idareler nam veya hesabınatahsil edeceği her tür vergi, resim, harç ve ücretleri ödemek veya bunlarıteminata bağlamak; kanun, tüzük, kararname ve yönetmelik hükümlerinin uymayızorunlu kıldığı her tür işlemleri yerine getirmekle sorumludurlar."
20. Olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan 20/9/1956 tarihli ve6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 1061. maddesişöyledir:
"Taşıyan, mallarınyükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltmasında tedbirlibir taşıyanın dikkat ve ihtimamını göstermekle mükelleftir. Teslim alındıklarıandan teslim edildikleri ana kadar geçen müddet içinde malların zıyaı veyahasarı yüzünden doğacak zararlardan taşıyan mesuldür; meğer ki, zıya veyahasar, tedbirli bir taşıyanın dikkat ve ihtimamı ile dahi önüne geçilemiyecek sebeplerden ileri gelmiş olsun."
21. 6762 sayılı mülga Kanun'un 1069. maddesişöyledir:
"Gönderilen; malı teslim almakla navlunve navlun teferruatından olan bütün masrafları ve sürastaryaücretini, teslim almanın dayandığı mukavele veya konişmentohükümlerine göre ödemeye, kendi hesabına Gümrük Resmi ödenmiş ve başkamasraflar yapılmış ise bunları da vermeye ve kendine düşen diğer bütün borçlarıifaya mecbur kalır.
Taşıyan navlunun ödenmesi ve gönderilene düşendiğer borçların yerine getirilmesi karşılığında malı teslime mecburdur."
22. 6762 sayılı mülga Kanun'un 1077. maddesişöyledir:
"Taşıyan, 1069 uncu maddede yazılıalacaklarından dolayı yük üzerinde rehin hakkını haizdir.
Rehin hakkı, yük alıkonduğu veya tevdiedildiği yerde bulunduğu müddetçe bakidir; teslimden sonra dahi, otuz güniçinde mahkemeye müracaat olunmak ve mal henüz gönderilenin zilyedliğindebulunmak şartiyle devam eder.
İcra ve İflas Kanununun 145 ve mütaakıp maddeleri gereğince borçluya yapılması lazım gelenihbar ve tebliğler gönderilene yapılır. Gönderilen bulunmaz veya yükü teslimalmaktan imtina ederse ihbar ve tebliğlerin taşıtana yapılması lazımdır.
23. 6762 sayılı mülga Kanun'un 1098. maddesininilgili kısmı şöyledir:
"Konişmentoaşağıda yazılı hususları ihtiva eder:
1. Taşıyanın ad ve soyadını veya ticaretunvanını;
2. Kaptanın ve soyadını;
3. Geminin adı ve tabiiyetini;
4. Yükletenin ad ve soyadını veya ticaretunvanını;
5. Gönderilenin ad ve soyadını veya ticaretunvanını;
6. Yükleme limanını;
7. Boşaltma limanını veya buna dair talimatalınacak yeri;
8. Gemiye yüklenen veya taşınmak üzere teslimalınan malların cinsi, ölçüsü sayı veya tartısı, markaları ve haricen belliolan hal ve mahiyetleri;
9. Navluna ait şartları;
10. Tanzim olunduğu yer ve günü;
11. Tanzim olunan nüshaların sayısını.
... "
24. 6762 sayılı mülga Kanun'un 1102. maddesişöyledir:
"Konişmentogereğince kendisine mallar teslim edilecek olan veya konişmentoemre yazılı ise ciro ve teslim ile kendisine devredilmiş olan kimse, mallarıteslim almaya salahiyetlidir.
Konişmento birden çok nüsha olarak tanzim edilmişse mallar, bir tek nüshanınsalahiyetli hamiline teslim edilir."
25. 10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik MüsteşarlığınınKuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin ilgilikısmı şöyledir:
"Denizcilik Müsteşarlığının görevlerişunlardır:
....
(m)(Ek: 2/3/2005 – 5310/1 md.) Deniz ve iç sularda limansınırlarını ve buna ilişkin koordinatları belirlemek, bu sınırlar içerisindefaaliyette bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile özel kişilerin yerinegetireceği denizcilik ve limancılık hizmetlerineilişkin tüm faaliyet izinlerini vermek, koordine etmek, denetlemek ve izinsizfaaliyetleri durdurmak"
26. 31/5/2002 tarihli ve 24771 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan mülga Gümrük Yönetmeliği'nin 89. maddesi şöyledir:
"Gümrük işlemleribitirilen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi eşya olması halinde;vergilerin ödendiğini gösterir vezne alındısı ve taşıma senedinin alıcınüshasının aslı veya kurumca onaylı örneği, eşyanın gümrükçe onaylanmış başkabir işlem veya kullanıma tabi olması halinde ise buna ilişkin beyanname gibibelgeleri ile, taşıma senedinin alıcı nüshası aslı veya 'aslı hükmündedir'ibaresini içeren ve taşıyıcı tarafından onaylanan bir örneği ilgililerce geçicidepolama yerinde görevli gümrük memuruna verilir. Sözü edilen belgeler görülüp,eşyaya ait kayıtlarla ve eşya ile karşılaştırıldıktan sonra, uygun bulunduğutakdirde, geçici depolama yeri çıkış işlemleri tamamlanır.
Bu şekilde geçici depolama yerlerindençıkarılan eşya için gümrük memuru tarafından çıkış kontrol fişi düzenlenir vebu fişler işletme memuru ile eşyayı teslim alan yükümlü veya temsilcisi tarafındanda imzalanır. Bir gün zarfında geçici depolama yerinden çıkan eşyaya ait çıkışkontrol fişleri bir sonraki gün yine gümrük ve işletme memurunca onaylanmış birliste ekinde gümrük idaresine verilir."
B. Yargı Kararları
27. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/11/2017 tarihli veE.2016/4787, K.2017/6644 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
"... Mahkemece iddia,savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2ve 3 nolu davalılar TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü veMarward Shipping Co. Ltd. Şirketi hakkındaki davaların HMK’nın150. m. uyarınca takipsiz bırakılması nedeniyleaçılmamışsayılmasına, Master Deniz Acenteliği tarafından eşyanın dava dışı alıcıyateslimi nedeniyle ordino düzenlendiği ve 1 noludavalı adına düzenlenmiş acentelik faturasının ibraz edildiğinden bir nolu davalının taşıyan olduğu, TCDD’nin taşıyanın ifayardımcısı olup, taşıyanın sorumluluğunun devam ettiği, hasarın gemidentahliye, liman sahasından araçlara yüklenme ve Silivri'de araçlardanindirilmesi sırasında olduğu, hasarın ise, vinç tahliyesinde borulara takılansapanların takıldığı orta ve uç bölümlerdeoluştuğu,taşıyanın mallarının yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi veboşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve ihtimamını göstermeklemükellef olduğu gerekçesiyle, davalı DHL Project & Chartering(China) Ltd. izafeten Master Deniz Acenteliği A.Ş.hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 16.600,00 TL’nin faiziyle işbu davalıdantahsiline karar verilmiştir ...
...
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalıvekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararınaBOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edeneiadesine, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
28. Mahkemenin 27/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
29. Başvurucu, yurt dışından ithal etmiş olduğu mallarınbedelini ödeyerek konşimentosunu almış olmasına ve söz konusu konşimentoyadayanarak K. A.Ş.ye başvurup ilgili malların kendisine teslimini talep etmesinerağmen talebinin haksız olarak yerine getirilmediğinden yakınmaktadır.Başvurucu Şirket; emtianın tarafına teslimi, olmadığı takdirde emtia bedelininödenmesi istemiyle K. A.Ş. ve Ambarlı Gümrük Müdürlüğü aleyhinde İstanbul 52.Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davanın haksız olarak reddedildiğini ifadeetmektedir.
30. Başvurucu mevzuat hükümlerine göre eşyayı teslim edecek olanGümrük İdaresinin geçici olarak ve alıcısı adına muhafazası altındabulundurduğu eşyayı konşimentonun kendisine ibrazı karşılığında teslimetmesinin esas olduğunu vurgulamıştır. Başvurucuya göre taahhüdüne aykırıolarak eşyayı yüklemeyen liman işletmesi ile gerekli uyarıları yapmayan Gümrükİdaresi uğranılan zarardan müteselsilen sorumludur.Başvurucu ayrıca teslimden kaçınmak gerekçesiyle öne sürülen yazının, esasengümrük mevzuatından yıllar önce kaldırılmış olan ordino kurumunun farklı birşekilde uygulamaya sokulması gayreti taşıdığından hukuka aykırı olduğugerekçesiyle böyle bir belgenin istenemeyeceğiniiddiaetmiştir.
31. Sonuç olarak başvurucu Şirket; idari ve yargı mercilerininsöz konusu kararları dolayısıyla Anayasa'nın 10., 15., 35., 36., 125. ve 138.maddelerinde düzenlenen eşitlik, yerindelik ve kanunilik ilkeleri ile adilyargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
32. Anayasa'nın "Mülkiyethakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:
"Herkes,mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararınaaykırı olamaz."
33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan, B.No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, mülkiyet hakkının ihlali iddiasıyanında ayrıca Anayasa'nın 10., 36., 125. ve 138.maddelerinde düzenlenen ilkeve hakların da ihlal edildiğini ileri sürmektedir. Ancak başvurucu Şirketintaşıma konusu malların gümrüklü sahada kalması ve bu malların tarafınatesliminin engellenmesi şikâyetinin mülkiyet hakkının ihlali iddiasıyla ilgiliolduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurucunun bütün şikâyetleri mülkiyethakkının ihlal edildiği iddiası çerçevesinde değerlendirilmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
34. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanmülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğunakarar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Mülkün Varlığı
35. Anayasa'nın 35. maddesi kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlaledildiğini ileri süren başvurucu, böyle bir hakkın varlığını kanıtlamakzorundadır (Cemile Ünlü, B. No:2013/382, 16/4/2013, § 26). Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlananmülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen hertürlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, §20). Bu bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayanmenkul ve gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı aynihaklar ve fikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak damülkiyet hakkının kapsamına dâhildir (MahmutDuran ve diğerleri, B. No: 2014/11441, 1/2/2017, § 60).
36. Somut olayda başvurucu Şirket, taşımaya konu mallarınkonşimentolarına dayanarak liman işletmesine başvurup ilgili malların kendisineteslimini talep etmiş olmasına rağmen işletmenin söz konusu taleplerireddetmesi nedeniyle malları zilyetliğine alamamıştır. Nitekim yükün limanişletmesine bırakılması ve gönderilenin doğrudan zilyetliğe el atabilecekduruma getirilmesi ile taşıyan yönünden teslim gerçekleşmiş sayılmaktadır. Budurumda malik olan başvurucu Şirketin zaten mülkiyetinde olan malları limanişletmesinden teslim alması, onun zilyetliğine de el atması anlamınagelmektedir. Ayrıca depoda tutulan emtianın mülkiyetinin başvurucu Şirkete aitolduğu hususu, Gümrük Müdürlüğünce bu malların başvurucu Şirket adına tesciledilmesi ve malların teslimini teminen kontrol çıkışfişleri düzenlenmesiyle de resmî kurumlarca kabul edilmiş bulunmaktadır. Sözkonusu emtianın mülkiyetinin başvurucu Şirkete ait olduğuna ilişkin olarak davasüreçlerinde de herhangi bir ihtilaf yaşanmamıştır.
37. Sonuç olarak başvurucu, yurt dışından konşimentoyla bedeliniödeyerek akreditif yoluyla paslanmaz çelik çubuk satın almış, ancak taşıyan ileyapılan sözleşmedeki edimleri yerine getirmediği gerekçesiyle taşıyanın hapishakkı çerçevesinde söz konusu eşya liman idaresince başvurucuya teslimedilmemiştir. Dolayısıyla ekonomik bir değer ifade ettiği kuşkusuz olan bueşyanın başvurucu yönünden Anayasa'nın 35. maddesi anlamında mülk teşkil ettiğinde tereddütbulunmamaktadır.
b. Müdahalenin Varlığı veTürü
38. Somut olayda başvurucunun yurt dışından ithal ettiği eşya,taşıyanın hapis hakkı çerçevesinde başvurucuya teslim edilmemiştir. Bu sebeplebaşvurucu, teslim edilmediği müddetçe söz konusu eşyasından yararlanamamakta veüzerinde dilediği gibi tasarruf edememektedir. Bu durumun ise mülkiyet hakkınamüdahale teşkil ettiği kuşkusuzdur.
39. Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında, herkesinmülkiyet hakkına sahip olduğu belirtilmek suretiyle mülkten barışçıl yararlanma hakkına yer verilmiş; ikincifıkrasında da mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahalenin çerçevesibelirlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında genel olarak mülkiyet hakkının hangikoşullarda sınırlanabileceği belirlenerek aynı zamanda mülkten yoksun bırakmanın şartlarınıngenel çerçevesi de çizilmiştir. Maddenin son fıkrasında ise mülkiyet hakkınınkullanımının toplum yararına aykırı olamayacağı kurala bağlanmak suretiyledevletin mülkiyetin kullanımını kontrol etmesine ve düzenlemesine imkânsağlanmıştır. Anayasa'nın diğer bazı maddelerinde de devlet tarafındanmülkiyetin kontrolüne imkân tanıyan özel hükümlere yer verilmiştir. Ayrıcabelirtmek gerekir ki mülkten yoksun bırakma ve mülkiyetin düzenlenmesi,mülkiyet hakkına müdahalenin özel biçimleridir (Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, §§55-58).
40. İlgili idari işlem ve yargısal kararlara göre, başvurucutarafından sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmesi durumunda liman idaresincebu eşyanın başvurucuya teslim edilebileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvurucu,mülkten yoksun bırakılmış değildir. Diğer taraftan müdahalenin mülkiyetinkontrolü veya düzenlenmesi amacıyla da yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumdabaşvuruya konu müdahalenin mülkiyettenbarışçıl yararlanma ilkesine ilişkin birinci kural çerçevesindeincelenmesi gerekir.
c. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
41. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak vehürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Busınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâikCumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
42. Anayasa’nın 35. maddesinde, mülkiyet hakkı sınırsız bir hakolarak düzenlenmemiş; bu hakkın kamu yararı amacıyla ve kanunlasınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurkentemel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleridüzenleyen Anayasa'nın 13. maddesinin de gözönündebulundurulması gerekmektedir. Dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahaleninAnayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararıamacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir(RecepTarhan ve Afife Tarhan, § 62).
i. Kanunilik
43. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerde ilk incelenmesigereken ölçüt, kanuna dayalı olma ölçütüdür. Bu ölçütün sağlanmadığı tespitedildiğinde diğer ölçütler bakımından inceleme yapılmaksızın mülkiyet hakkınınihlal edildiği sonucuna varılacaktır. Müdahalenin kanuna dayalı olması, içhukukta müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilir kurallarınbulunmasını gerektirmektedir (Türkiye İşBankası A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44).
44. Konşimentonun koşulları 6762 sayılı mülga Kanun'un 1098. maddesinde açık olarak belirtilmiş olup bu maddeye görekonşimento diğer hususlar yanında ayrıca geminin adı ve tabiiyetini de içermelidir.Bu şartları içeren konşimento gereği aynı Kanun'un 1102. maddesinegöre teslimin yapılacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda konu hakkındaki Yargıtayiçtihadına göre liman işletmesi taşıyanın ifa yardımcısı sıfatını taşımaktaolup ancak yük teslim talimatına göre liman idaresi yükü alıcıya teslimedebilir.
45. Somut olayda limandan eşya çekilmesi ile ilgili rutinişlemlerin yerine getirilmesi hâlinde eşyanın tesliminin gerçekleşeceği vebunun gerçekleşmesi için gerekli belgelerin neler olduğu hususu mülga GümrükYönetmeliği'nin 89. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bu kapsamda GümrükMüdürlüğünce işlemleri tamamlanmış ve teslimatı talep edilen eşyaya ilişkinbelgeler, 4458 sayılı Kanun ile Gümrük Yönetmeliği hükümlerine istinadenidarede bulunan kayıtlarla karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. Bukontroller sonucu gemi adı ve konteyner numarası gibi bilgilerde farklılıklarbulunması hâlinde gerekli düzenlemelerin yapılması istenmekte ve bilgilerinuyuşması durumunda ibraz edilen belgelere kayıt verilerek tahakkuk eden işletmealacağının tahsilini müteakip söz konusu eşyanın teslimatıgerçekleştirilmektedir.
46. Esasında Denizcilik Müsteşarlığının 17/5/2011 tarihli ve14765 sayılı talimatı ile açıkça "Denizyoluyla ithal edilen ve geçici depo veya antrepolara teslim edilen yüklerinancak yük teslim talimat formu alınarak alıcılarına teslim" edilebileceğidüzenlenmiştir. Bu itibarla bahis konusu antrepolardaki yüklerin ancak YükTeslimat Formu alınarak alıcılara teslim edilebileceği hususu yazılı bir talimatabağlanarak uygulama şeklinin tüm alıcılarca önceden bilinebilmesi teminedilmiştir.
47. 6762 sayılı mülga Kanun'un 1102. maddesinde"Konşimento gereğince kendisine mallarteslim edilecek olan veya konişmento emre yazılı iseciro ve teslim ile kendisine devredilmiş olan kimse malları teslim almayayetkilidir" denilmektedir. İlgili Kanun'da ayrıca konşimentoibraz edilmeden yükün teslimi hâlinde taşıyanın sorumluluğu da düzenlenmiştir.Anılan hükümler 6762 sayılı mülga Kanun'a göre yapılan ve somut olayda daolduğu üzere deniz taşıması neticesinde yükün teslimini düzenlemektedir. Sonuçolarak başvurucu Şirket konumundaki alıcılar, konşimentoları ibraz edip yüksahibi olduklarını mezkûr madde hükümlerine göre taşıyanlar veya acentelerinebelgelendirmediklerinde ya da bu kapsamda taşıyanlar veya acenteleri tarafındangümrük işlemleri tamamlanan yüklere ilişkin yük teslim talimat formlarıdüzenleterek liman işletmelerine sunmadıklarında bu yüklerin taraflarına teslimedilemeyeceği hususu yasal bir zemine sahiptir.
48. Anılan mevzuat hükümlerinin ve buna dayalı Yargıtayuygulamasının belirli, öngörülebilir ve ulaşılabilir olduğu açıktır. Buitibarla derece mahkemelerinin kararlarının dayandığı gerekçeler ile yukarıdabelirtilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında başvurucunun mülkiyet hakkınayapılan müdahalenin kanunilik ölçütünü taşıdığı değerlendirilmiştir.
ii. Meşru Amaç
49. Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkıancak kamu yararı amacıyla sınırlandırılabilmektedir. Kamu yararı kavramı,mülkiyet hakkının kamu yararının gerektirdiği durumlarda sınırlandırılmasıimkânı vermekle bir sınırlandırma amacı olmasının yanı sıra mülkiyet hakkınınkamu yararı amacı dışında sınırlanamayacağını öngörerek ve bu anlamda birsınırlama sınırı oluşturarak mülkiyet hakkını etkin bir şekilde korumaktadır (Nusrat Külah, B. No: 2013/6151, 21/4/2016, §53).
50. Liman işletmeleri, teslimatı talep edilen eşyaya ilişkinbelgeleri 4458 sayılı Kanun ile Gümrük Yönetmeliği hükümlerine istinaden kendisindebulunan kayıtlarla karşılaştırılarak kontrol etmek suretiyle ifa yardımcılarıolmaları hasebiyle taşıyanlara olan sorumluluklarını yerine getirmektedir.İşletmelerin bu görevleri kapsamında yaptıkları kontroller sonucunda doğrueşyanın doğru alıcılara tesliminin sağlanabilmesi için eşyanın teslimini talepeden alıcıların idarelere ibraz ettikleri belgeler üzerinde yer alan bilgilerile liman kayıtlarının bire bir uyuşması gerekmektedir. Bu kontrol işlemininönemli bir amacı da taşıyanların alacaklarını tahsil edemedikleri takdirde yüküzerindeki hapis haklarını kullanabilmelerinin sağlanmasıdır. Limanişletmelerinin tüm bu görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmeleri veyardımcıları oldukları taşıyanların talimatlarına uygun hareket edebilmeleri içinde kendilerine sıkı belge kontrolleri yapma ve eksik belgeyle başvuruyapanların teslim taleplerini karşılamama şeklinde kapsamlı yetkilerverilmesinde kamu yararının bulunduğu açıktır. Nitekim emtiayı taşıyıcılarınınrızaları dışında teslim eden liman işletmelerinin hukuki ve cezaisorumluluklarının bulunduğu gerçeği de dikkate alındığında bu yetki kapsamındayapılan sıkı belge kontrolleri ile taşıyan sıfatına sahip gemi donatanlarınınve onların temsilcileri olan gemi acentelerinin de taşıyan sıfatına sahiptaşıma işleri komisyoncuları, liman idareleri ve mal alıcısı firmaların daortak yararına bir uygulamanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
51. Somut olayda da taşıyan tarafından 27/6/2011 tarihli yazıile navlun ücretinin tahsil edilemediği, bu ücretler tahsil edilinceye kadaryük üzerinde hapis hakkı bulunduğu ve alacakları tahsil edilinceye kadaryüklerin teslim edilemeyeceği liman işletmesi ile Ambarlı Gümrük Müdürlüğünebildirilmek suretiyle hapis hakkı kullanılmıştır. Bu durumda henüz teslimigerçekleşmeyip antrepolarda bekletilen emtia üzerinde hapis hakkı bulunantaşıyanların bu haklarının korunmasını teminenalıcılardan Yük Teslim Talimat Formu talep edilmesinde ve bu belgenin teminedilmemesi hâlinde malların tesliminden kaçınılmasındakamuyararı mevcut olup müdahalenin meşru bir amaç taşıdığı kuşkusuzdur.
iii. Ölçülülük
(1) Genelİlkeler
52. Son olarak kamu makamlarınca başvurucu Şirketin mülkiyethakkına yapılan müdahaleyle gerçekleştirilmek istenen amaç ile bu amacıgerçekleştirmek için kullanılan araçlar arasında makul bir ölçülülükilişkisinin olup olmadığı değerlendirilmelidir.
53. Ölçülülük ilkesi elverişlilik,gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkedenoluşmaktadır. Elverişlilik öngörülenmüdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaçbakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahaleile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılıkise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makulbir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111,K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127,22/6/2016, § 18; Mehmet Akdoğan vediğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 38).
54. Ölçülülük ilkesi gereği kişilerin mülkiyet hakkınınsınırlandırılması hâlinde elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin haklarıarasında adil bir dengenin kurulması gerekmektedir. Bu adil denge, başvurucununşahsi olarak aşırı bir yüke katlandığının tespit edilmesi durumunda bozulmuşolacaktır. Müdahalenin ölçülülüğünü değerlendirirken Anayasa Mahkemesi, birtaraftan ulaşılmak istenen meşru amacın önemini ve diğer taraftan müdahaleninniteliğini, başvurucunun ve kamu otoritelerinin davranışlarını da gözönünde tutarak başvurucuya yüklenen külfeti dikkatealacaktır (Arif Güven, B. No:2014/13966, 15/2/2017, §§ 58, 60).
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
55. Başvuru konusu olayda liman idaresince yapılan kontrollersonucu ibraz edilen belgelerdeki bilgiler ile idare kayıtlarında yer alanbilgiler arasında farklılıklar bulunması hâlinde gerekli düzenlemelerinyapılmasının istenmesinin ve bu düzenlemelerin yapılmaması hâlinde mallarıntesliminden kaçınılmasının ulaşılmak istenen kamu yararı amacınıgerçekleştirmeye elverişli ve bu amaç doğrultusunda gerekli olduğutartışmasızdır. Ancak bunun yanında müdahalenin orantılı olup olmadığı dadeğerlendirilmelidir.
56. Somut olayda ithal konusu mal K. Limanı'na ulaşmış ve K. A.Ş.nin Gümrük Müdürlüğü adına işlettiği ve gümrüklü sahaolan geçici eşya depolama alanına teslim edilmiştir. Gümrük işlemlerinintamamlanması üzerine geçici antrepoya konulan emtianın teslimi amacıylakonşimento alıcı nüshaları ve diğer gerekli belgeler ibraz edilmiş, gereklikontroller sonrasında eşyanın teslimi için kontrol fişinin düzenlenmesindensonra konteyner ücretleri yatırılmış, eşyanın yüklenmesi için araçlar limanagetirilmiş, fakat liman işletmesi teslimden kaçınarak eşyayı araçlarayüklememiştir. Liman işletmesi, eşyayı teslim etmeme gerekçesi olarakDenizcilik Müsteşarlığının 17/5/2011 tarihli ve 14765 sayılı yazısınıgöstermiştir. Anılan yazıda, mal teslimatı için ibraz edilmesi gereken belgelerarasındayük teslim talimat formları da sayılmıştır.Buna mukabil başvurucu Şirket, anılan belgeyi ibraz etmemiştir. Esasındabaşvurucu Şirketin bu şekilde kendisine ait olduğunu iddia ettiği emtianıntesliminin engellenmesinin kendisi açısından bir külfete yol açtığıkuşkusuzdur. Üstelik başvurucu Şirket, kendi iddiasına göre emtianın bedeliniödemiş ve eşyayı temsil eden kıymetli evrak niteliğindeki konşimento ile limanişletmesine başvuru yapmıştır.
57. Ancak liman işletmeleri, ifa yardımcıları olmaları nedeniyletaşıyanlara karşı çeşitli sorumluluklar taşımaktadır (benzer yönde birdeğerlendirme için bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E:2013/15901, K:2014/16752 sayılı kararı). Liman işletmeleri bu sorumluluklarını ise teslimatıtalep edilen eşyaya ilişkin belgeleri 4458 sayılı Kanun ile Gümrük Yönetmeliğihükümlerine istinaden kendisinde bulunan kayıtlarla karşılaştırarak kontroletmek ya da talimatnameye uygun olarak alıcılardan Yük Teslim Talimat Formu gibi belgeler istemek suretiyleyerine getirmektedir. Özellikle somut olayda olduğu gibi taşıyancaithal konusu mal üzerinde hapis hakkının kullanılmasının söz konusu olduğudurumlarda bu uygulamaların varlığı daha fazla önem kazanmaktadır.
58. Bu durumda taşıyanların yardımcısı konumundaki limanişletmesinin eşyanın gönderilene teslimini yaptığı andan itibaren sorumluluğusona erecektir. Bu itibarla liman işletmesi, taşıyandan aldığı talimatdoğrultusunda malı kime teslim etmesi gerekiyorsa ona teslim edecektir. Diğerbir deyişle liman işletmesinin sıkı belge kontrolünde bulunuyor olmasının,taşıyanın teslime yönelik rızasını tevsik eder mahiyetteki belgelerinvarlığının aranmasının ve uluslararası deniz taşımacılığı mevzuatının bunoktada esnek olmayan hükümler içermesinin deniz ticaretinin belirli birgüvenlik seviyesinde seyri için elzem olduğu hususunda genel geçer bir yaklaşımbulunmaktadır.
59. Diğer yandan limandan eşya çekilebilmesi için gerekli olanbelgelerin neler olduğuna ve bu belgelerin temin edilememesi hâlindeeksikliklerin nasıl tamamlanabileceğine ya da bu belgelerdeki hatalı kayıtlarındüzeltilmesi yol ve yöntemlerine de ilgili mevzuatta ve kısmen de DenizcilikMüsteşarlığının 14765 sayılı talimatında yer verilmiştir. Nitekim somut olaydayapılan başvuru üzerine liman işletmesi; limandan eşya çekilmesi ile ilgilirutin işlemlerin yerine getirilmesi hâlinde eşyanın tesliminingerçekleştirilebileceğini belgeleri sunan Şirket temsilcisi aracılığıyla başvurucuŞirkete müracaat sırasında bildirmiştir. Bu kapsamda başvurucu Şirketten ithalkonusu emtiaya ilişkin Yük Teslim Talimat Formu'nutemin etmesi talep edilmiştir.
60. Bu durumda acentesinden veya taşıyandan alınacak Yük TeslimTalimat Formu ile malın teslimatının sağlanmasına imkân veren söz konusu hukukienstrümanın varlığı, başvurucu Şirkete yüklenen külfeti hafifletmekte ve bu,ticari işlemin tüm taraflarının menfaatine olan ve gemi taşımacılığında ticarigüvenin tesisi için elzem olan mezkûr uygulamanın teşkil ettiği müdahaleyi ölçülükılmaktadır. Liman işletmesinin taşıyanların talimatı anlamına gelen ordino kesilmesi ya da Yük Teslim TalimatFormu verilmesi işlemlerine rağmen malları teslimden kaçınması hâlinde isemüdahalenin ölçüsüz olacağı açıktır. Bununla birlikte somut olayda başvurucuŞirket, bu tür bir işlemin tesisini teminen acentenezdinde herhangi bir girişimde bulunduğuna ilişkin bir bilgi veya belgesunmamıştır.
61. Diğer yandan liman işletmesi 24/8/2011 tarihli yazısındaDenizcilik Müsteşarlığının mezkûr talimatı gereği teslimat için gerekli belgeolan Yük Teslim Talimat Formu'nun temin edilmemesinedeniyle emtianın teslim edilemediğini, emtianın hâlen geçici depolama yerindebulunduğunu ve anılan belgenin temini durumunda her zaman emtianın tesliminingerçekleşebileceğini ifade etmiştir.
62. Üstelik ithalata konu emtianın teslim alınması anına kadareksik olan belgeleri sunabilecek acenteler ve gümrük müşaviri gibi muhataplarınbulunduğu, eksiklikleri tamamlanması istenen belgelerin ayrım gözetilmeksizintüm mal ithalatçısı firmalardan talep edildiği gerçeği de dikkate alındığındabaşvurucu Şirketin beklemediği bir taleple karşılaşmış olduğunu söylemek de mümkündeğildir.
63. Bunun yanı sıra liman işletmesinin DenizcilikMüsteşarlığının 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi çerçevesindeverdiği talimatlarla bağlı olduğu, anılan talimatlar aleyhine idari yargıyoluna başvurulabileceği, nitekim başvurucu Şirketçe de mezkûr talimatın iptaliistemiyle ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay Onuncu Dairesinde davaaçıldığı dikkate alındığında liman işletmesinin talimat gereği Yük TeslimTalimat Formu'nu istemek durumunda kaldığı hususununbaşvuru Şirketçe kabul edilip öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
64. Ayrıca talep konusu emtia hâlihazırda depoda durduğu içinbaşvurucu Şirketin malik olduğunu iddia ettiği bu emtianın vasıtasızzilyetliğine hâlâ ulaşabilmesi imkân dâhilindedir. Başvurucu Şirket, her nekadar emtianın teslimi için gerekli olan ordinoların artık uygulamadageçerliliğinin kaldırıldığını belirtmiş ise de taşıyanların imzalayarak yükünteslimine rıza gösterdiklerini ifade ettikleri ve yük teslim talimat formu,yük teslim belgesi, etiketlikonşimento veya ordinogibi farklı isimler verilen bu belgeler hukuki geçerliliği bulunmayanbelgelerden olmayıp ulusal ve uluslararası ticaret ve taşımacılıkta yüklerinteslimi için geçerli ve gerekli belgeler olduğu hususunda bir uzlaşıbulunmaktadır.
65. Bu durumda somut olayda liman idaresinin cevap yazılarındada işaret edilen ve başvurucu Şirketin maliki olduğunu iddia ettiği mallarınaulaşabilmesini sağlayan hukuki yolların bulunduğu, depodaki mallarıntasfiyesine gidilmeyip hâlihazırda herhangi bir işleme tabi tutulmadan oradatutulduğu dikkate alındığında başvurucu Şirkete şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklenmediği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak olayda başvurucununithal ettiği eşya, taşıyanla yapılan sözleşmedeki edimler yerine getirilmediğiiçin hapis hakkı çerçevesinde liman idaresince teslim edilmemiştir. Kanunidayanağı ve meşru amacı bulunan müdahale yönünden ölçülülük bağlamındabaşvurucunun sözleşmedeki edimlerini yerine getirerek taşıyan veya acentesindenalacağı Yük Teslim Talimat Formu ile her zaman eşyayı teslim alabileceğianlaşılmaktadır. Bu sebeple somut olay bakımından başvurucu Şirketin mülkiyethakkının korunması ile kamunun yararı arasında olması gereken adil dengebozulmadığı için müdahale ölçülü bulunmuştur.
66. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvencealtına alınan mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyethakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE27/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.