TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
PERİ KIRIK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/19795)
Karar Tarihi: 9/1/2019
R.G. Tarih ve Sayı: 31/1/2019-30672
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M.Emin KUZ
Raportör
:
Şermin BİRTANE
Başvurucu
:
Peri KIRIK
Vekili
:
Av. Osman Nuri ÖZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, sınır dışı edilme kararı nedeniyle aile hayatınasaygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 21/12/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş sunulmayacağınıbildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucu 1/8/1971 tarihinde doğmuş olup AzerbaycanCumhuriyeti vatandaşıdır.
9. 9/2/2011 tarihinde başvurucunun Türkiye'ye yasal olmayanyollardan giriş yaptığı tespit edilmiş ve 9/3/2011 tarihli işlemle başvurucuhakkında beş yıl süreyle yurda giriş yasağı kararı alınmıştır. Başvurucu aynıtarihte Iğdır Dilucu Kara Hudut kapısından çıkış yaparak Türkiye'denayrılmıştır.
10. Bununla birlikte başvurucu 2011 yılında tekrar yasal olmayanyollardan Türkiye'ye gelmiştir. Başvurucu da bireysel başvuru formunda 2011yılında yasa dışı şekilde Türkiye'ye geldiğini ve kaçak olarak yaşadığını beyanetmiştir.
11. Başvurucunun Azeri uyruklu, 2/12/1992 doğumlu bir kızıvardır. Başvurucu ve kızının 2011 yılından önce Azerbaycan'da yaşadıklarıbireysel başvuru formunda bildirilmiştir. Başvurucunun kızı 2014 yılında birTürk vatandaşıyla evlenmiştir. Başvurucu,kızınıneşinden şiddet gördüğünü beyan ederek İstanbul Esentepe Polis Merkezine29/4/2015 tarihinde müracaat etmiş ve bu konuyla ilgili yürütülen işlemlersırasında başvurucunun ülkede usule uygun olmayan şekilde bulunduğu tespitedilmiştir. Ayrıca başvurucu polis merkezinde alınan ifadesinde; pasaportunu2012 yılında kaybettiğini, yeniden pasaport almak için herhangi bir girişimdebulunmadığını beyan etmiştir.
12. Bunun üzerine 30/4/2015 tarihinde başvurucunun sınır dışıedilmesine ve bu amaçla bir ay süreyle idari gözetim altına alınmasına kararverilmiştir.
13. Başvurucu sınır dışı işlemine karşı İstanbul 1. İdareMahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde; 2006yılında bir Türk vatandaşıyla evlendiğini, ancak eşinin vefat ettiğini,yıllardır Türkiye'de yaşadığını, burada kurulu düzeninin bulunduğunubelirtmiştir. Başvurucu ayrıca kızının boşanma sürecinde olmasından dolayıkızıyla birlikte yaşadığını, eşinden şiddet görme ihtimali nedeniyle birliktekalmalarının hayati önem taşıdığını ileri sürmüştür.
14. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde (UYAP) yapılanaraştırma sonucunda başvurucunun kızının 1/6/2014 tarihinde bir Türkvatandaşıyla evlenmiş olduğu, çocuğunun bulunmadığı, 30/4/2015 tarihindeboşanma davası açtığı, 14/12/2017 tarihinde tarafların boşanmalarına kararverildiği ve kararın istinaf yoluna gidilmeksizin kesinleştiği tespitedilmiştir.
15. Mahkemenin 29/9/2015 tarihli kesin kararıyla davareddedilmiştir. Kararda, yasa dışı şekilde ülkeye giriş yapması nedeniylehakkında beş yıl süreyle tahdit kaydı konulan ve bu süre içinde yine yasa dışıyollardan ülkeye giriş yaptığı sabit olan başvurucunun sınır dışı edilmesineilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine yer verilmiştir.
16. Bu karar 20/11/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.
17. Başvurucu 21/12/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
18. 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve UluslararasıKoruma Kanunu’nun “Sınır dışı etme”kenar başlıklı 52. maddesi şöyledir:
“Yabancılar,sınır dışı etme kararıyla, menşe ülkesine veya transit gideceği ülkeye ya daüçüncü bir ülkeye sınır dışı edilebilir.”
19. 6458 sayılı Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan hâliyle“Sınır dışı etme kararı” kenarbaşlıklı 53. maddesi şöyledir:
“(1)Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resenvaliliklerce alınır.
(2)Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıyaveya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etmekararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veyayasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkındabilgilendirilir.
(3)Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı,kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir.Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunubildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır.Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklıkalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlindeyargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.”
20. 6458 sayılı Kanun’un "Sınırdışı etme kararı alınacaklar" kenar başlıklı 54. maddesininilgili kısmı şöyledir:
“(1)Aşağıda sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:
...
h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’denyasal çıkış hükümlerini ihlal edenler
ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağıbulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler
...”
B. Uluslararası Hukuk
21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı"kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(1) Herkes özel ve aile hayatına,konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
(2) Buhakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasaylaöngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkeninekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veyaahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli birtedbir olması durumunda söz konusu olabilir."
22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), öncelikle yerleşikuluslararası hukuk çerçevesinde ve Sözleşme'ye dâhildiğer antlaşmalardan doğan yükümlülüklere dayalı olarak Sözleşmeci devletlerinyabancıların ülkeye giriş, ülkede ikamet ve ülkeden sınırdışıedilmelerini denetlemek hakkına sahip olduğunu teyit etmektedir (Vilvarajah ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No:13163/87, 30/10/1991, § 102; Ahmut/Hollanda,B. No: 21702/93, 28/11/1996, § 67-b).
23. Sözleşme bir yabancının ülkeye giriş yapma veya orada ikametetme hakkını yahut bir kişinin aile yaşamını belirli bir ülkede kurmaşeklindeki bir hakkı güvence altına almamaktadır (Abdulaziz, Cabales and Balkandali/Birleşik Krallık [GK], B. No: 9214/80..., 28/5/1985, § 68; Ahmut/Hollanda, § 67-c).
24. Bunun yanı sıra aile hayatına saygı hakkının kamusalmakamlara yüklediği yükümlülüğün, çiftlerin evlenme suretiyle ikamet edecekleriülkeyi seçmeleri ve aynı ülke vatandaşı olmayan eşlerin bu ülkeyeyerleşmelerini kabul etmek şeklinde genel bir yükümlülüğü kapsadığı söylenemez(Biao/Danimarka [BD], B. No:38590/10,24/5/2016, § 117).
25. Sözleşme yabancıların ülkeye girişi veya orada yerleşmelerihususundaki bir hakkı güvence altına almamakla birlikte kişinin yakın ailebireylerinin bulunduğu bir ülkeden ayrılmak zorunda olması, belirli koşullaraltında aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmesine neden olabilir (Boultif/İsviçre, B. No: 54273/00, 2/8/2001, §39).
26. Aile hayatına saygı hakkının yalnızca vatandaşlar tarafındandeğil hukuka uygun şekilde ikamet eden yabancılar tarafından oluşturulan ailebirliklerini de koruduğunun kabulü gerekir. AİHM'insınır dışı etme ve suçluların iadesi tedbirlerine ilişkin içtihadında, aile hayatı yönünden Sözleşmeci devletinhakimiyet alanında yasal olarak ikamet eden yabancılarınSözleşme'ninsağladığı güvencelerden yararlanabileceğine vurgu yapılmaktadır. Bu anlamdaaile hayatı çekirdek aile ile sınırlı olarak anlaşılır. Bununla birlikte AİHMSözleşme'nin bir kişinin belirli bir ülkede aile kurma gibi bir hakkıiçermediğine hükmetmiştir. Bunun yanı sıra belirli koşullar altında ülkedehukuka aykırı olarak bulunan yabancıların aile yaşamının da belirtilengüvenceden yararlanması söz konusu olabilir. Ancak göç kontrolü ve kamudüzeninin korunması için söz konusu olan gereklilikler aile hayatına saygı hakkınınsınırlandırılmasında devletlere geniş takdir yetkisi verir. Bu bakımdan AİHMiçtihadında aile yaşamının gelişim gösterdiği koşullar, aile hayatındakiilişkilerin ne ölçüde kesildiği ya da kesileceği, Sözleşmeci devlettekibağların ne ölçüde olduğu, başka bir yerde aile yaşamını sürdürmek içinaşılamaz nesnel engeller olup olmadığı, göç kontrolünün gereklerinin veya sınırdışı edilmenin ağır bastığı kamu düzenine ilişkin değerlendirmelerin olupolmadığı gibi kriterler dikkate alınmaktadır (Slivenko/Letonya [BD], B. No: 48321/99, 9/10/2003, § 94; Amara/Hollanda (k.k.),B. No: 6914/02, 5/10/2004).
27. AİHM tarafından sınır dışı etme ve ülkeye kabul ileSözleşme'nin 8. maddesi bağlantısı kurularak değerlendirme yapılan davalardaaile kavramının çekirdek aile olarak yani çiftler arasındaki ilişkilerleebeveyn ve çocuklar arasındaki ilişkileri kapsayacak şekilde ele alındığı,yetişkin çocukların ise aileye bağımlı ve muhtaç olduklarının ispatedilebildiği ölçüde aile kavramına dâhil edildikleri ve bu suretle ailekavramının bu alanda oldukça dar yorumlanmasının tercih edildiğianlaşılmaktadır (Slivenko/Letonya, § 94; A.A/Birleşik Krallık, B. No: 8000/08, 20/9/2011, § 49; Bousarra/Fransa, B. No: 25672/07, 23/9/2010, §§38-39).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
28. Mahkemenin 9/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
29. Başvurucu; yıllardır Türkiye'de yaşadığını, hiçbir kötüeylem ve suça karışmadığını, kızının da burada bulunduğunu ve boşanma sürecindeeşinden şiddet görmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak kendisinin desteğineihtiyaç duyduğunu belirtmiştir. Başvurucu bu nedenlerlesınırdışı kararının anayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
30. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
“Herkes,özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
31. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ailehayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
32. Sınır dışı edilme kararı nedeniyle özel ve aile hayatınasaygı hakkının ihlal edildiği iddialarını içeren başvuruların incelenmesindeçözümlenmesi gereken ilk husus sınır dışı işleminin tesis edildiği tarihteyabancı kişinin bulunduğu ülkede bir özel ve/veya aile hayatının mevcut olupolmadığının ortaya konulmasıdır.
33. Başvurucu yıllardır Türkiye'de yaşadığını, burada kuruludüzeninin bulunduğunu belirtmiştir. Başvurucu ayrıca kızının boşanma sürecindeolmasından dolayı kendisiyle birlikte yaşadığını, kızının eşinden şiddetgörmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak desteğine ihtiyaç duyduğunu iddiaetmiştir.
34. Başvurucu hakkında sınır dışı işleminin tesis edildiğitarihte başvurucunun yirmi iki yaşında olan kızının Türk vatandaşıyla evlilikyapmasına karşın bu evliliğin oldukça kısa sürdüğü, eşinden şiddet görmesinedeniyle ayrılarak annesi olan başvurucu ile birlikte yaşamaya başladığı vegeçim masraflarının başvurucu tarafından karşılandığı dikkate alındığındabaşvurucunun kızıyla olan bağının Anayasa'nın 20. maddesi kapsamında mevcut aile hayatı olduğu kanaatinevarılmıştır. Bu nedenle ihlal iddialarının mahiyeti gereği başvurunun ailehayatına saygı hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
35. Sınır dışı edilmesine karar verilen yabancının bu şekildeözel ve/veya aile hayatınınmevcut olduğunun tespitedilmesi durumunda kişinin eşinin, küçük çocuklarının veya istisnaidurumlardabirlikte aile hayatı sürdürdüğü başka kişilerin yaşadığı ülkeden sınır dışıedilmesi özel ve/veya aile hayatına müdahale teşkil edecektir.
36. Somut olayda başvurucunun kızıyla birlikte yaşadığıTürkiye'den sınır dışı edilmesine karar verilmesi aile hayatına saygı hakkınamüdahale teşkil etmektedir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
37. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
“Temelhak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgilimaddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin velâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
38. Yukarıda belirlenen müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini ihlaledecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen vesomut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırıolmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
39. Başvurucunun sınır dışı edilmesine ilişkin uygulamanın 6458sayılı Kanun hükümlerine dayandığı görülmektedir. Bu kapsamda başvurucunun ailehayatına yönelik müdahalenin kanuni bir temelinin olduğu ve 6458 sayılı Kanun'unilgili hükümlerininkanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucunavarılmıştır.
ii. Meşru Amaç
40. Anayasa’nın 20. maddesinin ikinci fıkrasında, özel hayatasaygı hakkı açısından bu hakkın tüm boyutlarına ilişkin olmadığı anlaşılanbirtakım sınırlama sebeplerine yer verilmiş olmakla beraber anılan maddeninbirinci fıkrası yönünden özel sınırlama nedeni belirtilmemiştir. Ancak özelsınırlama nedeni öngörülmemiş olan hakların dahi, hakkın doğasından kaynaklananbazı sınırları bulunmaktadır. Ayrıca Anayasa’nın diğer maddelerinde yer alankurallara dayanılarak da bu hakların sınırlanması mümkün olabilmektedir (AYM,E.2014/87, K.2015/112, 8/12/2015; E.2016/37, K.2016/135, 14/7/2016, § 9;Sevim Akat Eşki, B.No: 2013/2187, 19/12/2013, § 33).
41. Anayasa'nın 5. maddesine göre kişilerin ve toplumun refah,huzur ve mutluluğunu sağlamak devletin temel amaç ve görevlerindendir.
42. Kişinin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanınönkoşulu kamu düzeninin tesisidir. Kamu düzeninin sağlanmadığı bir ortamda, hakve özgürlüklerden gereği gibi yararlanılması, kişinin maddi ve manevi varlığınıgeliştirmesi mümkün değildir. Devletin hak ve özgürlükleri koruma ödevininyanında kamu düzenini sağlama görevi de bulunmaktadır. Bu nedenle hak veözgürlüğün kullanımının kamu düzenini tehdit etmesi durumunda sınırlandırılmasımümkündür.
43. Başvurucunun Türkiye’ye yasal giriş hükümlerini ihlal etmesive hakkında giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiğinin tespitedilmesi sebebiyle sınır dışı edildiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan müdahaleninkamu düzeninin korunması amaçlarını gözettiği ve bu çerçevede başvuruya konumüdahalenin meşru bir amaç taşıdığı anlaşılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(1) Genelİlkeler
44. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre demokratik toplumdüzeninin gerekleri kavramı, öncelikle ilgili hak yönünden getirilensınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir niteliğinde olmasını,başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek en son önlem olarak kendisinigöstermesini gerektirmektedir. Demokratiktoplum düzeninin gereklerinden olma, bir sınırlamanın demokratik birtoplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelikolmasını ifade etmektedir (AYM,E.2016/179,K.2017/176,28/12/2017; Haluk Öktem [GK], B.No:2014/13433, 13/10/2016, § 49; Erhun Öksüz [GK],B. No: 2014/12777, 13/10/2016, § 53; G.G. [GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §56; Ata Türkeri, B. No:2013/6057, 16/12/2015, § 44; Salim Onur Şakar, B. No: 2015/2711, 21/9/2017, § 35).
45. Anayasa’nın 13. maddesinde demokratik toplum düzeniningerekleri ve ölçülülük kriterleri iki ayrı ölçüt olarak düzenlenmiş olmaklabirlikte bu iki ölçüt arasında ayrılmaz bir ilişki vardır. Ölçülülük ilkesininamacı temel hak ve özgürlüklerin gereğinden fazla sınırlandırılmasınınönlenmesidir. Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca ölçülülük ilkesi, sınırlamaiçin kullanılan aracın sınırlama amacını gerçekleştirmeye uygun olmasını ifadeeden elverişlilik, sınırlayıcı önlemin sınırlama amacına ulaşmak bakımındanzorunlu olmasına işaret eden gereklilik ve araçla amacın orantısız bir ölçü içindebulunmaması ile sınırlamanın ölçüsüz bir yükümlülük getirmemesi anlamına gelenorantılılık unsurlarını içermektedir (FerhatÜstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, §§ 45, 48; Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666,10/12/2015, § 106; Tevfik Türkmen [GK], B. No: 2013/9704,3/3/2016 § 70; Bülent Kaya, [GK],B. No: 2013/2941, 11/5/2016, § 82). Bu ilke, şüphesiz tüm temel hak veözgürlüklere yapılacak müdahaleler bakımından geçerlidir.
46. Belirtilen ölçütlere riayetle bir sınırlandırma yapılıpyapılmadığının tespiti için müdahale teşkil eden önlemin temelini oluşturanmeşru amaç karşısında bireye düşen fedakârlığın ağırlığının gözönündebulundurulması, kamunun veya kimi zaman başka bir bireyin menfaati ilemüdahalenin süjesi olan bireyin menfaati arasında adil bir dengenin kurulupkurulmadığının belirlenmesi gerekmektedir (BülentKaya, § 83; Tevfik Türkmen,§71; Bülent Polat, § 107).
47. Devletlerin uluslararası hukuktan kaynaklanan yabancılarınülkeye giriş yapmasını ve ikamet etmesini kontrol etme ve gerektiğinde ülkedekiyabancıları sınır dışı etme konusunda geniş takdir yetkileri bulunmaktadır.
48. Bununla birlikte sınır dışı edilen yabancının ülkede güçlüailevi bağlara sahip olduğu durumlarda aile hayatı ile sınır dışı işlemininuygulanması bağlamında gözetilen kamusal menfaat arasında adil bir dengekurulması gerekmektedir.
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
49. Somut olayda başvurucu hakkında Türkiye'ye yasal olmayanyollardan giriş yaptığının tespit edilmesi nedeniyle 9/3/2011 tarihinde beş yılsüreyle yurda giriş yasağı kararı alındığı, buna karşın başvurucunun 2011yılında tekrar yasal olmayan yollardan Türkiye'ye geldiği ve 30/4/2015 tarihindesınır dışı edilmesine karar verildiğigörülmektedir. Dolayısıyla başvurucunun Türkiye’ye yasal giriş hükümleriniihlal etmesi ve hakkında giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiğinintespit edilmesi sebebiyle sınır dışı edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca başvurucutarafından kaçak olarak dört yıl boyunca ülkede bulunduğu süre içindeTürkiye'de ikametini ilgili Kanun hükümlerine uygun hâle getirecek yönde hiçbirgirişimde bulunulmamıştır.
50. Başvuru konusu müdahalenin kamu düzeninin korunması meşruamacına dayandığı açıktır. Ayrıca devletin kamu düzenini korumak üzereyabancıların ülkeye girişini ve ikamet etmesini denetleme konusundaki takdiryetkisinin daha geniş olduğu bir kez daha vurgulanmalıdır.
51. Başvurucunun kızıyla birlikte yaşadığı, dolayısıyla mevcutaile hayatına sahip olduğu kabul edilmekle birlikte kızı ile birlikteAzerbaycan'a gitmelerinde ve aile hayatlarını orada sürdürmelerinde ciddiengeller bulunduğuna dair somut bilgi ve bulgulara dayalı bir tespityapılamamıştır. Tam aksine başvurucunun yirmi iki yaşındaki kızının daAzerbaycan vatandaşı olduğu ve Türkiye'ye gelmeden önce uzun yıllar oradabirlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Başvurucu tarafından da kızıyla birlikteAzerbaycan'a gitmeleri hâlinde orada karşılaşabilecekleri herhangi birolumsuzluktan hiçbir şekilde söz edilmemiştir.
52. Bu durumda başvurucunun Türkiye’ye yasal giriş hükümleriniihlal etmesi ve hakkında giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiğinintespit edilmesi, dolayısıyla Türkiye'nin yabancılar hakkında getirdiği Kanunhükümlerini ısrarlı şekilde ihlal etmesi sebebiyle sınır dışı edildiğinin tespitedilmesi nedeniyle isnadın ağırlığı ve önemi dikkate alınarak kamu düzenininkorunması amacının daha ağır bastığı görülmektedir. Ayrıca, sınır dışı edilecekülke olan Azerbaycan'da başvurucunun ve ailesinin birlikte yaşamasının önündeçok ciddi engeller bulunduğunun kanıtlanmamış olması da dikkate alındığındagözetilen meşru amaç karşısında aile hayatına saygı hakkına yapılan müdahaleninyeterli bir temele sahip olduğu ve keyfîlikiçermediği anlaşıldığından demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırıbulunmadığı ve ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.
53. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 20. maddesinde güvencealtına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesigerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan ailehayatına saygı hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE9/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.