TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
IPS İLETİŞİM VAKFI BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/14758)
Karar Tarihi: 30/10/2018
R.G. Tarih ve Sayı: 4/12/2018-30615
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Recai AKYEL
Raportör Yrd.
:
Derya ATAKUL
Başvurucu
:
IPS İletişim Vakfı
Temsilcileri
:
1. Nadire MATER
2. Ertuğrul KÜRKÇÜ
Vekili
:
Av. Oya Meriç EYÜPOĞLU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, internet haber sitesinde yer alan bir habereerişimin engellenmesi kararı verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlalettiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 26/8/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
9. Başvurucu, www.bianet.org adresindekiBağımsız İletişim Ağı isimli web sitesi üzerinden internet haberciliğiyapmaktadır.
10. Bahse konu internet haber sitesinde 30/8/2006 tarihinde "Sıcak İş İlişkileri Değil Taciz"başlıklı bir haber yayımlanmıştır. Haber şöyledir:
"... Air'ingenel müdürü ... tarafından taciz edildiklerini belirten dört kadın çalışanşikayetlerini şirket sahibi ...'ye iletti. Dilekçelerden görünen, işyeri iktidarısadece erkeklerde olmayınca, taciz daha çok dile getiriliyor.
... Air'in dörtkadın personeli genel müdür ... hakkında işyerinde cinsel taciz şikayetindebulundu. Şikayetin şirket sahibi ...'ye yapılması,ayrıca genel müdürün işten çıkarılıp savcılığa verilmesinde öne çıkan ismin de... olması işyerlerinde üst kademelerde çalışan kadınların olmasının önemineişaret ediyor.
Genellikle siyasi partiler, meclis gibialanlarda gündeme gelen kadın kotalarını hayatın her alanında düşünmekte faydavar.
Ağustos başında medyada taciz gündemegeldiğinde bianet'in yaptığı haberlerde ve aldığıgörüşlerde öne çıkan nokta tacizin bir güç gösterisi boyutunun da olduğu vegenellikle yüksek makamlardaki erkekler tarafından daha düşük makamlarda olanve/veya yükselmeye çalışan kadınlara uygulandığıydı.
... Air örneğiysealıştığımız erkek patron ve kadın sekreter ya da stajyer senaryolarından dahafarklı. Kadın çalışanlar ve tacizle suçlanan genel müdür ...'nin yanında bir de şirket sahibi ... var.
Taciz işyeri hayatının tuzubiberi değil
Kadın çalışanların dilekçelerine göre, ...'nin tacizleri bir kereye mahsus değil sürekliymiş -yapılanyemek davetleri sürekli tekrarlanıyor, cevapsız çağrılar bir değil yirmi taneve ... kadınlara "kalemin çalışması için yapmaları gerekenler"konusunda ipuçları veriyor.
Dilekçelerde ... ayrıca ... Hava Yolları'ndagenel müdürken kadın çalışanların iç çamaşırı aldığında kendisine gösterdiğini,o sıcak ilişkileri özlediği belirtilmiş. Görünen o ki, işyerinde cinsel tacizsuçu iş hayatının tuzu biberi.
Hiyerarşik konumun daetkisiyle...
Dilekçelerde öne çıkan bir başka noktaysakadın çalışanlardan en az birinin fazla mesai isteği şeklinde gelen tacizekarşı, "durumu ... Hanım'a sorayım" demesi ve ofise erken gitmesigerektiğinde de ... Hanım'la birlikte gitmesi.
... de, şirket içi hiyerarşilerin cinsel tacizsöz konusu olduğunda ne kadar etkili olduğunun farkında ve savcılığa verdiği şikayet dilekçesinde ... için "hiyerarşik konumunun daetkisiyle çalışanlara yönelik sarkıntılık, laf atma ve cinsel tacizeylemlerinde bulunmuştur" diyor.
Kadın kotaları neden önemli?
... Air davasısavcılığa daha yeni yansıdı; ... cinsel tacizin cezasını yargıda bulmasıgereken bir suç olduğunu savunurken ... de ...'ninkendini hala Amerika'da zannettiğini ve işten çıkarılmasının nedeninin genelmüdürlükten doğan haklarının ve hisselerinin gasp edilmesi olduğunu iddiaediyor.
Ancak şimdiye kadar ortaya çıkan dilekçe veanlatımlardan, işyerlerinde iktidarın sadece erkeklerin elinde olmamasının nekadar farklı sonuçlar doğurabileceği görülüyor.
Eğer şirket sahibi ...'ninyerine bir erkek olsaydı, -kendisi taciz konularına duyarlı olsa bile-çalışanlar onun duyarlılığından şüphe edip şikayetlerini saklayabilirlerdi.
Vaktiniz olur da Hürriyet'in İnternet sitesinegirip habere yapılan yorumları okursanız, erkek okuyucuların ağırlıklı olaraktaciz iddialarının komplo olduğuna inandığını görürsünüz.
Böyle bir dengede kadınların şikayetlerininciddiye alınmayacağını, hatta taciz şikayetleri yüzünden suçlanacaklarınıdüşünmek çok da saçma değil.
İşyeri de dahil olmak üzere cinsiyetayrımcılığı, taciz gibi konuların çözümü tabii ki kadın yöneticilere de yerverilmesi basitliğinde değil. Kaldı ki, yöneticiliğe getirilen kadınların dakadın haklarını savunmaya hazır ve istekli olması gerekiyor.
Ancak gene de cevapsız çağrıları, gösterileniç çamaşırları ve kalem çalıştırma tüyolarını iş hayatının tuzu biberi olarakgörmeyen üst düzeyli kadın çalışanların sayısının artırılmasında sonsuz yararvar. (EK/TK)
Açıklama: ... vekili Av. ... tarafındangönderilen Mahkeme kararlarından, ... hakkında yapılan "cinsel tacizdebulunma" suçlamasına ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının2006/48687 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu kararayapılan itirazın da Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 200/748 değişik iş sayılıkararı ile red edildiği görülmektedir.
Bu şikayette bulunankişiler hakkında da "iftira" suç isnadı ile dava açılmış, Bakırköy13. Asliye Ceza Mahkemesini'nin 2007/761 E sayılıdosyası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, sonrasında da CezaMuhakemeleri Kanunu'nun 231/5 maddesi uygulanarak, "hükmün açıklanmasıgeri bırakılmıştır."
11. Haberde bahsi geçen havayolu şirketinin genel müdürü,haberin yayımlandığı www.bianet.orgsitesinin de aralarında bulunduğu birçok internet haber sitesinde yer alanhaber içerikleri nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerekinternet içeriğine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştur.
12. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği 23/6/2015 tarihinde haberiçeriğine erişimin engellenmesine karar vermiştir. Gerekçeli karar şöyledir:
"Yayın içerikleri incelendiğinde,belirtilen linklerdeki yayın içeriklerinin her ne kadar haber niteliğitaşımakta ise de haberin güncel değerinin kalmadığı, haberin durmasının itirazedenin ticari itibarını zedelediği ve kişilik haklarını ihlal ettiğianlaşılmakla linklerdeki yayın içeriğine erişimin engellenmesine kararverilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur."
13. Başvurucunun anılan karara itirazı İstanbul 8. Sulh CezaHâkimliğinin 21/7/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
14. Ret kararı başvurucuya 27/7/2015 tarihinde tebliğedilmiştir.
15. Başvurucu 26/8/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
16. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kuralları için bkz. Ali Kıdık, B.No: 2014/5552, 26/10/2017, §§ 21-29.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
17. Mahkemenin 30/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
18. Başvurucu, şikâyet konusu haberin bir havayolu şirketindekadın çalışanlara yönelik tacizden ve akabinde yaşanan olaylardan yolaçıkılarak yönetici pozisyonlarında kadın çalışan olmasının işyerlerindekadınlara cinsel tacizin önlenmesindeki önemi ile ilgili olduğunu ifadeetmiştir. Başvurucu, çalışma hayatındaki önemli bir soruna dikkat çekmekamacıyla yapılan bu haberin güncelliğini yitirmesi gerekçe gösterilerekerişimin engellenmesine karar verildiğini hatırlatmıştır. Başvurucuya görebaşvuruya konu haberin yayımlanmasında kamu yararı bulunmaktadır, haber gerçekve günceldir. Başvurucu,haberinözle biçim arasında denge kurularak verildiğini belirtmiş; erişiminengellenmesi kararı verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerinin ihlaliniteliğinde olduğunu ileri sürmüştür.
19. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsanHakları Mahkemesinin (AİHM) ifade özgürlüğü ile bireyin şeref ve itibarhakkının dengelendiği bir dizi kararı zikredilmiş; başvurucuların ifadeözgürlüğü ile müştekinin şeref ve itibar hakkı arasında -demokratik birtoplumun gerekleri dikkate alınarak- adil bir dengenin kurulması gerektiğiifade edilmiştir.
B. Değerlendirme
20. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26.maddesinin ve “Basın hürriyeti” kenarbaşlıklı 28. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“(26)Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başınaveya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmimakamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermekserbestliğini de kapsar...
Bu hürriyetlerin kullanılması,...başkalarının şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir…
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetininkullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”
“(28) Basın hürdür, sansür edilemez…
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerinisağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın26 ve 27 nci maddelerihükümleri uygulanır…”
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
21. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifadeve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
22. İnternet üzerinden yayın yapan bir haber sitesindeyayımlanan habere erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusu mahkemekararı ile başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir müdahaledebulunulmuştur.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
23. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. maddesininihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanınilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunlasınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ...gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
24. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülenve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nınilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeniningereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
25. Kanunilik ölçütüne ilişkin bir şikâyette bulunulmamıştır.Mevcut başvurunun koşullarında 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternetOrtamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenenSuçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığısonucuna varılmıştır. .
ii. Meşru Amaç
26. Başvuruya konu habere erişimin engellenmesine ilişkinkararın başkalarının şöhret veya haklarınınkorunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaçtaşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.
iii. Demokratik Toplum Düzeninin GereklerineUygunluk
(1) Genelİlkeler
27. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı içinAnayasa Mahkemesinin Ali Kıdık(bkz. §§ 41-67) kararına bakılabilir.
(2) 5651Sayılı Kanun'un 9. Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı Hakkında BazıTespitler
28. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun ile getirilen içeriğin yayındançıkarılması ve yayına erişimin engellenmesi kararlarına yönelik usulü ayrıntılıbir şekilde incelemiştir (Ali Kıdık, §§ 55-63). Mahkemeye göre bu usul kanunkoyucunun internet ortamında işlenen suçlarla mücadelenin daha etkinyapılabilmesi, özel hayatın ve kişilik haklarının hızlı ve etkili bir şekildekorunması ihtiyacı nedeniyle öngördüğü özel ve hızlı sonuç alınabilecek birkoruma tedbiri kararıdır; dolayısıyla istisnai bir yoldur(Ali Kıdık, §55).
29. Anayasa Mahkemesi başvuruya konu internet yayınına erişiminengellenmesi tedbirinin alınmasını ancak bir görünüşte haklılık veya ilkbakışta (primafacia) haklılık varsa meşru kabul etmekte ve bu usulün ancakinternet yayınının kişilik haklarını apaçık bir şekilde ihlal ettiğinin dahailk bakışta anlaşıldığı durumlarda işletilebileceğini belirtmektedir. AnayasaMahkemesine göre bir kimsenin çıplak resimlerinin veya video görüntülerininyayımlanması gibi kişilik haklarının ihlal edildiğinin daha ileri bir incelemeyapılmaya gerek olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılıKanun'un 9. maddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir (Ali Kıdık, §§62, 63).
(3) Şerefve İtibara Yapılan Müdahalelerde Başvurulabilecek Diğer Hukuki Yollar
30. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun'un 9.maddesine göre ortada ilk bakışta ihlal bulunmayan hâllerde kişilik haklarınınkorunması için genel hukuk ve ceza yollarına başvurulması gerektiği sonucunaulaşmıştır (Ali Kıdık,§§ 66, 67).
(4) Genelİlkelerin Somut Olaya Uygulanması
31. Somut olayda erişiminin engellenmesine karar verilen haber30/8/2006 tarihinde www.bianet.orgisimli internet haber sitesinde yayımlanmıştır. Haber, çalışma hayatındakadınlara yönelik cinsel taciz sorununu ele almaktadır. Haberde, işyerlerindeyönetici pozisyonunda daha fazla kadın bulunması hâlinde mağdur şikâyetlerininciddiye alınması olasılığının artacağı ve taciz vakalarının önünegeçilebileceği iddia edilmekte; bu iddia bir havayolu şirketinde yaşananolaylar örnek verilerek temellendirilmeye çalışılmaktadır.
32. Habere göre şirketin bazı kadın çalışanları tarafındankendilerine cinsel tacizde bulunduğu belirtilerek havayolu şirketinin genelmüdürü olan müşteki hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Haberde buşikâyetin şirketin kadın sahibi tarafından ciddiye alındığı, müştekinin işineson verildiği ve müşteki hakkında hiyerarşik konumunun da etkisiyle çalışanlarayönelik cinsel taciz eyleminde bulunduğu ileri sürülerek savcılığa suçduyurusunda bulunulduğu bilgisine yer verilmiştir. Haberde, işyeri sahibininkadın olmasının ve kadın haklarını savunmasının çalışanların olay karşısındasessiz kalmayıp şikâyette bulunmalarında teşvik edici bir etken olduğu ifadeedilmiştir. Haber; müşteki hakkındaki suç duyurusunun savcılığın kovuşturmaya yerolmadığına ilişkin kararıyla sonuçlandığı, şikâyette bulunanlar hakkında iftirasuçundan dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davalılarıncezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararverildiği yönündeki açıklamalara yer verilerek sonlandırılmıştır.
33. Söz konusu haberin toplumun önemli sorunlarından biri olançalışma hayatında kadına yönelik gayriahlaki tutum ve yaklaşımlar ile ilgiliolduğu, dolayısıyla kamu menfaatine ilişkin bulunduğu ve bilgilendirmedeğerinin yüksek olduğu tartışmasızdır. İş yaşamında cinsel taciz olaylarınınsüregelen bir toplumsal mesele olduğu, somut olay üzerinden geçen zamanın bugerçeği değiştirmediği dikkate alındığında bir havayolu şirketinin genel müdürüile ilgili bazı iddiaların da yer aldığı haberin yayımlanmasının kamusalfaydası yüksek bir tartışmaya katkı sunduğunda kuşku bulunmamaktadır. Üstelikhaberde müşteki hakkında açılan soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığınailişkin kararla sonuçlandığı, şikâyette bulunanlarla ilgili ise iftira suçundanceza verildiği bilgisi de yer almaktadır.
34. Müşteki; haberin gerçeği yansıtmadığını, haber nedeniyleşeref ve itibarının zedelendiğini ileri sürerek 5651 sayılı Kanun'un 9.maddesine göre internet içeriğine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştur.İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği müştekinin talebini kabul etmiştir. Mahkemekararının gerekçesinde; haber niteliği taşımakta ise de yayın içeriğiningüncelliğini yitirmiş olduğu, internet ortamındayer almaya devam etmesinin müştekinin itibarını zedelediği ve kişilik haklarınıihlal ettiği belirtilmiştir.
35. Çelişmesiz bir dava sonucunda yayın içeriğine erişiminengellenmesi kararı verebilmenin ancak hukuka aykırılığın ve kişilik haklarınamüdahalenin ilk bakışta anlaşılacak kadar belirgin olduğu ve zararın süratlegiderilmesinin zaruri olduğu hâllerde mümkün olduğu hatırlanmalıdır (bkz. §29). Buna karşılık somut olayda ilk derece mahkemesi,yayımlanmasının üzerinden dokuz yıl geçen-2006 yılının Ağustos ayından itibaren internet ortamında yer almaya devameden- haber ile şeref ve itibara yapıldığı ileri sürülen saldırının çelişmelibir yargılama yapılmadan, gecikmeksizin ve süratle bertaraf edilmesi ihtiyacınıortaya koyabilmiş değildir. Haber içeriklerinin incelenmesinden de 5651 sayılıKanun'un 9. maddesine göre içeriğe erişimin engellenmesi tedbirininuygulanmasını gerektirecek ağırlıkta bir durum bulunmadığı görülmektedir.
36. İnternet mecralarında yer alan fikir ve kanaat açıklamalarınedeniyle bireylerin şeref ve itibar hakkına hukuka aykırı olarakgerçekleştirilen müdahalelerde mağdurun asıl gayesinin zararının telafiedilmesi olduğu nazara alındığında özellikle somut başvuruya konu benzeruyuşmazlıklar açısından koşullara göre diğer ceza veya hukuk yollarının dahayüksek başarı şansı sunabilecek, kullanılabilir ve etkili başvuru yollarıolduğu anlaşılmaktadır. Dahası müşteki, açacağı çelişmeli bir hukuk davasındaiçeriğe erişimin engellenmesi talebini ileri sürme imkânına da her zamansahiptir (Ali Kıdık,§ 86).
37. Sonuç olarak başvurunun bütün koşulları gözönündetutulduğunda 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca çelişmeli bir yargılamaolmaksızın süresiz olarak etki gösteren tedbir mahiyetinde internete erişiminengellenmesi kararı verilmesi için gösterilen gerekçeler ilgili ve yeterlikabul edilemez.
38. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvencealtına alınan ifade özgürlüğünün ve Anayasa'nın 28. maddesinde güvence altınaalınan basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
40. Anayasa MahkemesininMehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlalsonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesihususunda genel ilkeler ortaya konulmuştur.
41. Mehmet Doğankararında özetle uygun giderim yolunun belirlenebilmesi açısından öncelikleihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalinmahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlalive sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararınbir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §§ 57, 58).
42. Mehmet Doğankararında Anayasa Mahkemesi, yeniden yargılama yapmakla görevli derecemahkemelerinin yükümlülüklerine ve ihlalin sonuçlarını gidermek amacıyla derecemahkemelerince yapılması gerekenlere ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Bunagöre Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesi amacıyla yenidenyargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usul kanunlarında düzenlenenyargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak yargılamanın yenilenmesisebebinin varlığının kabulü ve önceki kararın kaldırılması hususunda derecemahkemesinin herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Zira ihlal kararıverilen hâllerde yargılamanın yenilenmesinin gerekliliği hususundaki takdir,derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını tespit eden Anayasa Mahkemesinebırakılmıştır. Derece mahkemesi Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirttiğidoğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yapmaklayükümlüdür (Mehmet Doğan, § 59).
43. Bu bağlamda derece mahkemesinin öncelikle yapması gerekenşey, bir temel hak veya özgürlüğü ihlal ettiği veya idari makamlar tarafındanbir temel hak veya özgürlüğe yönelik olarak gerçekleştirilen ihlaligideremediği tespit edilen önceki kararını kaldırmaktır. Derece mahkemesi,kararın kaldırılmasından sonraki aşamada ise Anayasa Mahkemesi kararında tespitedilen ihlalin sonuçlarını gidermek için gereken işlemleri yapmak durumundadır.Bu çerçevede ihlal, yargılama sırasında gerçekleştirilen usule ilişkin birişlemden veya yerine getirilmeyen usule ilişkin bir eksiklikten kaynaklanıyorsasöz konusu usul işleminin hak ihlalini giderecek şekilde yeniden (veya dahaönce hiç yapılmamışsa ilk defa) yapılması icap etmektedir. Buna karşılıkihlalin idari işlem veya eylemin kendisinden ya da (derece mahkemesince yapılanveya yapılmayan usul işlemlerinden değil de) derece mahkemesi kararınınsonucundan kaynaklandığının Anayasa Mahkemesi tarafından tespit edildiğihâllerde derece mahkemesinin usule dair herhangi bir işlem yapmadan doğrudanmümkün olduğunca dosya üzerinden önceki kararının aksi yönünde karar vererekihlalin sonuçlarını ortadan kaldırması gerekir (Mehmet Doğan, § 60).
44. Başvurucu, ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.
45. Anayasa Mahkemesi başvurucu tarafından yayımlanan haberiniçeriğine erişimin engellenmesine karar verilmesinin demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle başvurucunun ifade ve basınözgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut başvurudaihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
46. Bu durumda ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasınayöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikleihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlalsonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın birörneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesinekarar verilmesi gerekir.
47. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılamagiderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınanifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 7. Sulh CezaHâkimliğine (2015/1534 D. İş) GÖNDERİLMESİNE,
D. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılamagiderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE30/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.