TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
RAZİYE YILDIZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/8141)
Karar Tarihi: 29/11/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Eşref Uğur ŞENOL
Başvurucu
:
Raziye YILDIZ
Vekili
:
Av. Serkan KARACA
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, taşınmazın imar planında kamu hizmeti alanınaayrılması nedeniyle mülkiyet hakkının; taşınmazın değerinin ödenmesi istemiyleaçılan davada yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 8/2/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün(İçtüzük) 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadınoluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmedenincelenmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucunun maliki olduğu başvuruya konu taşınmaz 1/1000ölçekli revizyon uygulama imar planında kamu hizmeti alanına ayrılmıştır.Başvurucu, bu taşınmazın kamulaştırılması istemiyle Belediyeye başvurmuş fakatbu yoldan bir sonuç elde edememiştir.
9. Başvurucu, bunun üzerine imar planında kamu hizmeti alanınaayrılan taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesi istemiyle Belediye aleyhine tamyargı davası açmıştır.
10. Derece mahkemelerince, uyuşmazlığın esası hakkında kararverilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Kararda, 20/8/2016 tarihli ve 6745sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la 4/11/1983 tarihlive 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na birtakım hükümler eklendiğivurgulanmıştır. Bu bağlamda uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmîkurumlara ayrılan taşınmazların kamulaştırılması için öngörülen beş yıllık sürenin2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11. madde gereğince bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihten itibaren başlayacağı ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihtenönce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalarada bu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
11. Başvurucu, nihai kararın tebliği üzerine bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
12. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Hüseyin Ünal, B. No: 2017/24715, 20/9/2018, §§ 17-29.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
13. Mahkemenin 29/11/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
14. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
15. Bireysel başvuru sonrasında, 31/7/2018 tarihli ve 30495sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların TazminatÖdenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.
16. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göreyargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesiya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddeninyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olanbireysel başvuruların, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabuledilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaatüzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (TazminatKomisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.
17. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı yada yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediğiiddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurularailişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkinyolu, ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlamakapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek etkililiğinitartışmıştır (Ferat Yüksel, §§ 26-36).
18. Ferat Yüksel kararında özetle; anılan başvuruyolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlamasınedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarınamakul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı vetazminatödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafiolanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlamaimkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 33-36). Bu gerekçelerdoğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlaliddialarıyla ilgilibaşarı şansı sunma ve yeterligiderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolutüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincilniteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemişolması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35-36).
19. Somut başvuru yönünden de söz konusu karardan ayrılmayıgerektiren bir durum bulunmamaktadır.
20. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Mülkiyet Hakkınınİhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
21. Başvurucu; taşınmazın imar planında kamu hizmeti alanınaayrılmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini, bu müdahale sebebiyletaşınmazını dilediği gibi kullanamadığını belirtmiştir. Başvurucu, taşınmazınınkamulaştırılmamasının mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığını ifade etmiştir.Başvurucu bunun yanında dava sürecinde yapılan yasal değişikliklerin geriyeyürütülmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı, eşitlik ilkesi ve hak aramahürriyetinin ihlal edildiğini de ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
22. Anayasa’nın"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:
“Herkes,mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararınaaykırı olamaz.”
23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu; mülkiyet hakkı dışında adilyargılanma hakkı, eşitlik ilkesi ve hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğiniileri sürmektedir. Ancak somut olayda eşitlik ilkesinin ihlaline yol açabilecekfarklı muamelenin varlığı başvurucu tarafından temellendirilmemiştir.
24. Diğer taraftan başvurucunun asıl şikâyetinin imaruygulamasında kamu hizmeti alanı olarak ayrılması sebebiyle maliki olduğutaşınmazından dilediği gibi yararlanamadığına, taşınmazını kullanamadığına veondan tasarruf edemediğine yönelik olduğu anlaşılmakla başvurucunun makulsürede yargılanma hakkı dışındaki şikâyetleri mülkiyet hakkının ihlali iddiasıkapsamında incelenmiştir.
a. Kabul EdilebilirlikYönünden
25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılanmülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğunakarar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
26. Anayasa Mahkemesi aynı konu ile ilgili şikâyetleri daha önceincelemiş ve uygulanacak ilkeleri ortaya koymuştur (Hüseyin Ünal, §§ 34-62).
27. Hüseyin Ünalkararında imar uygulamasına konu edilen taşınmazın, başvurucu adına tapudakayıtlı olduğundan dolayı Anayasa'nın 35. maddesi bağlamında mülk teşkil ettiğibelirtilmiştir (Hüseyin Ünal, §37). Bu taşınmazın uygulama imar planında kamu hizmeti alanı olarakayrılmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği kabul edilmiş, söz konusumüdahalenin niteliği sebebiyle mülkiyetten barışçıl yararlanmaya ilişkin genelkural çerçevesinde incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (Hüseyin Ünal, §§ 38-41).
28. Anayasa Mahkemesi 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmarKanunu hükümleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11. maddeye dayalı olanmüdahalenin kanunilik ölçütünü taşıdığını değerlendirmiş, ayrıca taşınmazınkamu hizmetine tahsis edilmesine yönelik müdahalenin kamu yararına dayalı meşrubir amacının bulunduğu açıklanmıştır (HüseyinÜnal, §§ 44-50). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018tarihli ve E.2016/196, K.2018/34 sayılı kararı ile anılan madde iptaledilmiştir. Bu çerçevede ölçülülük yönünden yapılan değerlendirmede uygulamaimar planının onaylanmasından itibaren beş yıldan fazla süre geçmesine rağmenimar planında kamu hizmetine ayrılan taşınmazın kamulaştırılmaması ve herhangibir tazminat da ödenmemesinin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfetyüklediği kanaatine ulaşılmıştır. Bu sebeple başvurucunun mülkiyet hakkının korunmasıile kamunun yararı arasında olması gereken adil dengenin başvurucu aleyhinebozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı kabul edilmiştir (Hüseyin Ünal, §§ 51-62).
29. Somut başvuruda da başvurucuya ait taşınmazın uygulama imarplanında kamu hizmeti alanına ayrılmasına rağmen beş yılı aşkın bir süredenberi kamulaştırılmadığı ve kendisine herhangi bir tazminat da ödenmediğidikkate alındığında bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durumun söz konusuolmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkınayapılan müdahale ölçülü değildir.
30. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvencealtına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
32. Anayasa MahkemesininMehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlalsonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesihususunda genel ilkeler belirlenmiştir.
33. Buna göre bireysel başvuru kapsamında bir temel hak vehürriyetin ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarınınortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğuncaeski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır.Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararınveya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsaihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamdauygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, § 55).
34. Anayasa Mahkemesi ihlalin ve sonuçlarının nasılgiderileceğine hükmederken idarenin, yargısal makamların veya yasama organınınyerine geçerek işlem tesis edemez. Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarınınnasıl giderileceğine hükmederek gerekli işlemlerin tesis edilmesi için kararıilgili mercilere gönderir (Mehmet Doğan, §56).
35. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Bunagöre ihlal; idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasamaişlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderimyolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Doğan, § 57).
36. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216sayılı Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlalive sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararınbir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, § 58).
37. Buna göre Anayasa Mahkemesince ihlalin tespit edildiğihâllerde yargılamanın yenilenmesinin gerekliliği hususundaki takdir derecemahkemelerine değil ihlalin varlığını tespit eden Anayasa Mahkemesinebırakılmıştır. Derece mahkemeleri ise Anayasa Mahkemesinin ihlal kararındabelirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleriyapmakla yükümlüdür (Mehmet Doğan,§ 59).
38. Bu bağlamda derece mahkemesinin öncelikle yapması gerekenşey, bir temel hak veya özgürlüğü ihlal ettiği veya idari makamlar tarafındanbir temel hak veya özgürlüğe yönelik olarak gerçekleştirilen ihlaligideremediği tespit edilen önceki kararını kaldırmaktır. Derece mahkemesi,kararın kaldırılmasından sonraki aşamada ise Anayasa Mahkemesi kararında tespitedilen ihlalin sonuçlarını gidermek için gereken işlemleri yapmak durumundadır(Mehmet Doğan, § 60).
39. Başvurucu, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
40. Somut olayda başvurucuya ait taşınmaz imar planında kamuhizmeti alanına ayrılmıştır. Başvurucunun açmış olduğu tazminat davasındaderece mahkemeleri, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren kanun maddesinigerekçe göstererek dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararvermiştir. Sonuç olarak müdahalenin temeli olan taşınmazın imar planında kamuhizmetine ayrılması idari bir işlem niteliğindedir. Başvurucunun mülkiyethakkının idari bir işlem nedeniyle ihlal edildiği anlaşılmaktadır. Ancak somutolayda ihlale yol açan idari eylem ve işleme karşı başvurulabilecek kanun yolutüketildikten sonra bireysel başvurunun yapıldığı anlaşıldığına göre ilgilimahkemenin yeniden yargılama yoluyla tespit edilen ihlali ve sonuçlarınıortadan kaldırma imkânı bulunmaktadır.
41. Bu durumda mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasınayöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, ihlalsonucuna uygun olarak tazminata hükmedilmesinden ibarettir. Tazminat miktarınınbelirlenmesi hususu ise bu konuda uzmanlaşmış derece mahkemelerinintakdirindedir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzereilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
42. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili yargımerciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlal sonucu açısından yeterli birgiderim sağladığı anlaşıldığından başvurucunun tazminat taleplerinin reddinekarar verilmesi gerekir.
43. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 1.980 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 2.274,70TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın başvuru yollarının tüketilmemesinedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyethakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kayseri2. İdare Mahkemesine (E.2016/1025, K.2017/730) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 294,70 TL harç ve 1.980TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.274,70TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE29/11/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.