TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
REMZİYE KAYALI BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/562)
Karar Tarihi: 28/11/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Recai AKYEL
Raportör
:
Volkan ÇAKMAK
Başvurucu
:
Remziye KAYALI
Vekili
:
Av. Zeynel GÜVENÇ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, özlük haklarına ilişkin olarak açılan davadayargılamanın makul sürede tamamlanmaması ve hukuka aykırı karar verilmesinedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 8/1/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
6. Başvurucu, Anadolu Üniversitesi bünyesinde memur olarakçalışmaktadır.
7. Başvurucu 2007 yılının Ağustosayından itibaren geriye dönük olarak yararlandırılmadığını veya eksikyararlandığını belirttiği döner sermaye ücretlerinin ödenmesi istemiyle idaribaşvuruda bulunmuştur. Söz konusu talep Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulunun18/12/2007 tarihli işlemiyle reddedilmiştir.
8. Ret işleminin iptali istemiyle açılan davada Eskişehir 2.İdare Mahkemesi (Mahkeme) 29/5/2008 tarihli kararıyla davayı süre aşımıyönünden reddetmiş, ancak ret hükmü Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/12/2008tarihli kararıyla bozulmuştur.
9. Bozma ilamına uyan Mahkeme 29/3/2010 tarihli kararıyla davayıkısmen süre aşımı yönünden kısmen de esas yönünden reddetmiştir. Gerekçedeöncelikle 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 58. maddesiuyarınca döner sermaye ödemelerinin yapılan işin niteliğine göre farklılıkgösterebileceği ve üniversitenin döner sermaye gelirine yapılan katkı oranındaücret belirlenmesinin eşitlik ilkesine aykırılık taşımadığı hatırlatılmıştır.Başvurucunun ileri sürdüğünün aksine emsallerine kendisinden fazla dönersermaye ücreti ödenmediği yönünde belirleme yapıldıktan sonra başvurucuya 2547sayılı Kanun'un öngördüğü sınırlar içinde kalınarak hizmet gereklerine uygundöner sermaye ödemesi takdir edildiği ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.Diğer taraftan başvurucunun idari başvuruyaptığı tarihten geriye dönük olarak altmış günün dışında kalan taleplerinin6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca süreaşımı nedeniyle incelenemeyeceği ifade edilmiştir.
10. Ret hükmü Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/11/2012 tarihlikararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi aynı Dairenin 18/9/2013 tarihliilamıyla reddedilmiştir.
11. Başvurucu, nihai kararı 9/12/2013 tarihinde tebellüğetmesinin ardından 8/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
12. Mahkemenin 28/11/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul Sürede Yargılanma Hakkına İlişkinİhlal İddiası
1. Başvurucunun İddiaları
13. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanmahakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
14. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı yada yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediğiiddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurularailişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkinyolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlamakapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğinitartışmıştır.
15. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuruyolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlamasınedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarınamakul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminatödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafiolanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama imkânınasahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler doğrultusunda AnayasaMahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarışansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen TazminatKomisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesininbireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararakbaşvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararıvermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).
16. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektirenbir durum bulunmamaktadır.
17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesinedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
1. Başvurucunun İddiaları
18. Başvurucu; döner sermaye uygulamasında eşitlik ilkesineaykırı davranıldığını,Mahkemeninhatalı yorumda bulunduğunu ve hukuka aykırı karar verdiğini, özlük haklarınıalamaması nedeniyle zarara uğradığını belirterek Anayasa'nın 10., 35. ve 36.maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
2. Değerlendirme
19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiaları dikkate alındığındaşikâyetin karar sonucuna yönelik olduğu anlaşıldığından incelemenin bu kapsamdayapılması uygun görülmüştür.
20. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde davakonusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusuolamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkileden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlikiçeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).
21. Somut olayda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı incelenerekilgili kısımları yukarıda belirtilen (bkz. § 9) gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
22. Mevzuatın, somut olayın ve delillerin yorumlanması yukarıdaanılan ilkeler (bkz. § 20) uyarınca uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenintakdirinde olup bireysel başvuruda değerlendirmeye konu edilemez.
23. Buna göre başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar,delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olupkararda bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlikoluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarınınkanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da, diğerkabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir..
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA28/11/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.