TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
REŞİT ORAK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/13609)
Karar Tarihi: 19/7/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Volkan ÇAKMAK
Başvurucu
:
Reşit ORAK
Vekili
:
Av. Hasan ALDANMAZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ihale için verilen teklifin değerlendirme dışıbırakılması sonucu açılan iptal ve tam yargı davasında bilirkişi incelemesiyaptırılmaması ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 13/8/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
A. Başvuru Tarihinden Önceki Süreç
8. Başvurucunun, TEDAŞ Tunceli Elektrik Dağıtım MüesseseMüdürlüğü tarafından yapılan Pertek Şehir Şebekesi ihalesine ilişkin teklifideğerlendirme dışı bırakılmıştır. Başvurucu, Kamu İhale Kurumuna itirazdabulunmuştur. Kamu İhale Kurumu, ihale sözleşmesi imza edildikten sonra yapılanitirazın reddine karar vermiştir. Başvurucu teklifin haksız olarakdeğerlendirme dışı bırakıldığını belirterek ihale dışı bırakılma işlemininiptali ve uğradığı zararın tazmini istemiyle Malatya İdare Mahkemesi nezdindedava açmıştır.
9. Malatya İdare Mahkemesinin 25/1/2005 tarihli yetki yönündenret kararı sonrası dosyanın gönderildiği Elazığ İdare Mahkemesi 11/5/2007tarihli kararıyla ihale sözleşmesi akdedilene kadar gerçekleşen işlemleriinceleyecek makamın Kamu İhale Kurumu olduğu ve bu sürece ilişkin işlemlerinusulüne uygun olarak itiraza konu edilmeden idari yargıda iptallerininistenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.
10. Danıştay Onüçüncü Dairesi24/3/2008 tarihli kararıyla ret kararını işlemin iptali istemi yönünden onamış,maddi tazminat istemi yönünden ise illiyet bağının araştırılması gerektiğigerekçesiyle bozmuştur.
11. Bozma kararının ardından Elazığ İdare Mahkemesi 8/9/2008tarihli kararıyla yetki yönünden ret kararı vererek dosyayı Malatya İdareMahkemesine göndermiştir. Malatya İdare Mahkemesi (Mahkeme) 27/5/2009 tarihlikararıyla -bozulan kısım yönünden dosyayı ele alarak- bozma gerekçeleridoğrultusunda maddi tazminat talebini yeniden incelemiştir. Mahkeme, idareninhukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada somut zararın bulunması vebunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden kaynaklandığının ortayakonulması gerektiğine vurgu yapmıştır. Ayrıca, başvurucu tarafından uğranıldığıöne sürülen zarara ilişkin olarak somut hiçbir verinin dava dosyasınasunulmadığını tespit eden Mahkeme, teklifi değerlendirme dışı bırakılmamışolsaydı dahi başvurucunun ihaleyi mutlaka kazanacağı yönündeki bir varsayımınkabulünün mümkün olmayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
12. Söz konusu karar, Danıştay OnüçüncüDairesinin 24/4/2014 tarihli kararıyla onanmıştır.
B. Başvuru Tarihinden Sonraki Süreç
13 Onama kararının düzeltilmesi istemi aynı Dairenin 3/12/2014tarihli kararıyla reddedilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
14. Mahkemenin 19/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
15. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
17. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinidari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarakdavanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devameden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,7/11/2013, §§ 45, 47).
18. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinidari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).
19. Anılan ilkeler, Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar ve somut başvuruya konu yargılama sürecinin niteliği dikkatealındığında yaklaşık 10 yıllık yargılama süresinin makul olmadığı sonucunavarmak gerekir.
20. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
21. Başvurucu, Danıştay OnüçüncüDairesinin 24/3/2008 tarihli bozma kararına rağmen Derece Mahkemesincebilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin adil yargılanma hakkınıihlal ettiğini ileri sürmüştür.
22. Yargılama sırasında delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi,adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak kabul edilen silahlarıneşitliği ilkesi kapsamında kabul edilmekte olup bu hak ve gerekçeli karar hakkıda makul sürede yargılanma hakkı gibi adil yargılanma hakkının somut görünümleridir.Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçokkararında ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle Sözleşme’nin lafziiçeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamınadâhil edilen gerekçeli karar hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gibi ilke vehaklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,2/7/2013, § 38).
23. Genel anlamdahakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği veçelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara delillerini sunma ve inceletmenoktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda delillere ilişkindengesizlik veya hakkaniyetsiz olma iddiaları da yargılamanın bütünü kapsamındadeğerlendirilecektir (Yüksel Hançer, B.No: 2013/2116, 23/1/2014, § 19). Ancak Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurukapsamındaki görevi, yargılama sürecinin usul kurallarına uygunluğu denetlemekdeğil adil yargılanma hakkı kapsamındaki güvencelerin somut olayda ihlal edilipedilmediğini denetlemektir. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi herhangi bir davadabilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığınıdeğerlendirmekle görevli değildir.
24. Somut olayda başvurucunun iddia ettiğinin aksine Danıştay Onüçüncü Dairesinin 24/3/2008 tarihli kararında bilirkişiincelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği yönünde bir gerekçebulunmadığı açıktır. Derece Mahkemesi tarafından, Danıştay OnüçüncüDairesinin maddi tazminat talebine dair illiyet bağının değerlendirilmesisuretiyle hüküm kurulması gerektiği yönündeki bozma kararına uyularak madditazminat talebinin esasına dair bir değerlendirme yapılmıştır. İncelenen dosyakapsamında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırı olarakdelillerini sunma, inceletme ve itiraz etme hususlarında başvurucuya uygunolanakların sağlanmadığına ilişkin bir delil de bulunmamaktadır.
25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine kar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarınınortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…”
27. Başvurucu, 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
28. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
29. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvurucuya net 12.000 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
30. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesinekarar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 12.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan 2.006,10TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Malatya İdare Mahkemesine (E.2009/715,K.2009/497) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE19/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.