TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
REŞİT KIZILKAYA BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/10711)
Karar Tarihi: 7/6/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör Yrd.
:
Gökçe GÜLTEKİN
Başvurucu
:
Reşit KIZILKAYA
Vekili
:
Av. Yusuf Kenan ALTAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğaitirazın etkin olarak kullanılamaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliğihakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 25/6/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu 10/12/2009 tarihinde gözaltına alınmış, 11/12/2009tarihinde ise tutuklanmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2009tarihli iddianamesi ileçocuğun nitelikli cinselistismarı suçunu işlediği iddiasıyla başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır.Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2013 tarihli kararı ile başvurucunun20 yıl 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına kararverilmiştir. Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay 14. CezaDairesinin 16/6/2014 tarihli kararıyla onanmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
9. Mahkemenin7/6/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuruincelenip gereği düşünüldü:
A. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
10. Başvurucu; hakkında yürütülen yargılamada kanuni tutukluluksüresinin aşıldığını, tutukluluğa itiraz yolunu etkin olarak kullanamadığını,kararların gerekçesiz olduğunu belirterek Anayasa’nın 19. maddesinde tanımlanankişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralıfıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş iseihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruyapılması gerekir.
12. Tutukluluk nedeniyle yapılan bireysel başvurunun temelamacı, özgürlükten yoksun bırakmanın hukuka aykırı olduğunun ya da devamınıhaklı kılan sebeplerin bulunmadığının tespitidir (Mehmet Emin Kılıç, B. No: 2013/5267, 7/3/2014, § 24).Tutuklulukta sürenin başlangıcı, kişinin ilk kez yakalandığı tarih veyadoğrudan tutuklandığı durumlarda tutuklama tarihidir. Tutukluluk süresinin sonuise kural olarak kişinin serbest bırakıldığı ya da ilk derece mahkemesincehüküm verildiği tarihtir (Mehmet Emin Kılıç,§ 27).
13. Başvuru konusu olayda, ilk derece mahkemesinin nihaikararını verdiği 18/12/2013 tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılmasıgereken bireysel başvurunun 25/6/2014 tarihinde yapıldığı anlaşıldığındanbaşvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.
14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
15. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
17. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken süreninbaşlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlartarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltıgibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarakise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam edendavalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).
18. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığıdeğerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, taraflarınve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanınsüratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkatealınır (B.E., § 29).
19. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında yargılamanın karmaşık nitelikte olmadığıgörülmektedir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılanincelemede ise yargılamanın uzun sürmesinde üç yıl boyunca Adli Tıp Kurumuraporlarının beklenilmesinin etkili olduğu anlaşıldığından somut olaydakiyaklaşık 4 yıl 6 aylık yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmakgerekir.
20. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın süre aşımı nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 4.800 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine(E.2010/8, K.2013/482) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE7/6/2017tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.