TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
I.S. VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/15824)
Karar Tarihi: 22/9/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Hüseyin MECEK
Başvurucular
:
1. I. S.
2. K. S.
3. R. S.
4. Z. A.
Vekili
:
Av. Abdulhalim YILMAZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; idari gözetim altında tutma koşullarının gayriinsanive onur kırıcı olması nedeniyle Anayasa'nın 17. maddesinin, anılan koşullara veidari gözetim sürecine karşı etkili bir iç hukuk yolu bulunmaması nedeniyleAnayasa'nın 17. maddesi ile bağlantılı olarak 40. maddesinin, özgürlüktenmahrum bırakılmanın yasal dayanaktan yoksun olması, yargısal denetimininbulunmaması ve bu çerçevede iç hukukta tazminat sağlama imkânı tanınmamasınedenleriyle Anayasa’nın 19. maddesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, adli yardım talebiyle 22/9/2014 tarihinde Bakırköy15. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerininidari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasınaengel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 27/2/2015 tarihinde,başvurucuların adli yardım taleplerinin kabulüne ve başvurunun kabuledilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 25/2/2016 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veİçişleri Bakanlığı tarafından sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgiliolaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu Z.A. Kırgızistan, diğer başvurucular ise RusyaFederasyonu vatandaşıdır.
1. Başvurucu I.S.Yönünden
8. Başvurucu, kendi beyanına göre ülkesini "dinî ve siyasigerekçelerle" terk etmiş olup bu nedenle Türkiye’de ikamet etmektedir.
9. Başvurucu 3/3/2014 tarihinde ikamet iznini uzatmak içingittiği İstanbul Emniyet Müdürlüğünde yurda giriş yasağı bulunduğu gerekçesiylealıkonularak Kumkapı Geri Gönderme Merkezinde (GGM) idari gözetim altınaalınmıştır.
10. Aynı gün (3/3/2014 tarihinde) düzenlenen formla başvurucuya"1963 tarihli Konsolosluk İlişkileriHakkında Viyana Sözleşmesi'nin 36. ve 37. maddeleri gereğince, istediğitakdirde vatandaşı bulunduğu ülkenin yetkili temsilciliği ile görüşme vehaberleşme hakkına sahip olduğu" bildirilmiş ve başvurucu,ilgili temsilciliğe bilgi verilmesini istemediğini bildirmiştir. Anılanformdaki tablonun "isnat edilen suç" sütununda "giriş yasağıihlali" ibaresine yer verilmiştir.
11. Ülkesine dönmesi hâlinde yaşam ve vücut bütünlüğününtehlikeye gireceğini iddia eden başvurucu 14/3/2014 tarihinde uluslararasıkoruma başvurusunda bulunmuştur.
12. Anılan başvurunun Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce 22/4/2014tarihinde nihai olarak reddedilmesi üzerine başvurucu bu işleme karşı İdareMahkemesine başvurmuştur.
13. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün 9/5/2014 tarihli ve48952707-(49547/71818- 45439) sayılı yazısı ile 10/5/2014 tarihi itibarıylabaşvurucunun idari gözetim kararının sonlandırılarak Adana Kabul ve BarınmaMerkezine (KBM) mevcutlu olarak sevkinin yapılması ve şahıs hakkında idaremahkemesi tarafından verilecek karara kadar belirtilen yerde barındırılmasıistenmiştir. Anılan yazının ilgili kısımları şöyledir:
"...
Bu çerçevede;
1- Halen iliniz Geri Gönderme Merkezindebarındırılan yabancının uluslararası koruma talebi ile ilgili Genel Müdürlükçealınan karara karşı belirtilen süre içerisinde yetkili idare mahkemesinebaşvurmaması veya itiraz süresi içerisinde itiraz hakkından feragat ettiğinedair yazılı beyanının olması halinde ilgi (c) genelgenin [10/4/2014 tarihli ve2014/10 sayılı genelge] 9.4. maddesine göre gerekli işlemlerin yapılmasını,
2- Hakkında alınan karara süresi içerisindeitiraz etmesi halinde ise ilgi (b) Kanunun [6458 sayılı Kanun] 68 incimaddesine istinaden başvuru sahipleri... en fazla 30 gün süreyle idari gözetimaltında tutulabileceğinden, 10/05/2014 tarihi itibariyle idari gözetimkararının sonlandırılarak dosya özetiyle birlikte aynı tarihte ilgi (b) Kanunun71 inci maddesi kapsamında Adana ... Kabul ve Barınma Merkezine mevcutlusevkinin sağlanmasını İstanbul Valiliğinden,
2- Anılan yabancının Kabul ve BarınmaMerkezine teslim edilmesi halinde, İdare Mahkemesi tarafından hakkındaverilecek karar süresince Kabul ve Barınma Merkezinde barındırılmasını ve buhususun ilgi (c) genelgenin 17.7 nci maddesine göresöz konusu yabancıya tebliğ edilmesini Adana Valiliğinden,
...
Rica ederim."
14. Başvurucu, anılan yazıya istinaden 10/5/2014 tarihinde AdanaKabul Barınma Merkezine sevk edilmiştir.
15. 22/8/2014 tarihinde Çankırı'ya götürülen başvurucu, ertesigün (23/8/2014 tarihinde) salıverilmiştir.
2. Başvurucu K.S.Yönünden
16. Başvurucu, kendi beyanına göre ülkesini "dinî ve siyasigerekçelerle" terk etmiş olup bu nedenle Türkiye’de ikamet etmektedir.
17. Başvurucu kendi beyanına göre, Rus güvenlik güçleritarafından aranmaktadır.
18. Başvurucu 6/3/2014 tarihinde ikamet tezkeresi talebindebulunmak üzere gittiği Yalova Emniyet Müdürlüğünde yurda giriş tahditkayıtlarının tespiti üzerine görevlilerce alıkonulmuş ve anılan EmniyetMüdürlüğüne ait nezarethanede idari gözetim altına alınmıştır.
19. Başvurucu 14/3/2014 tarihinde uluslararası korumabaşvurusunda bulunmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Hudut İlticaDairesi Başkanlığının 28/3/2014 tarihli ve 11.28.03.17289 sayılı yazısı ilebaşvurucunun bu talebinin uygun görülmediği Yalova Valiliğine bildirilmiştir.
20. Anılan yazı, başvurucuya 1/4/2014 tarihinde tebliğedilmiştir. Tercüman yardımıyla yapılan tebligata ilişkin tutanağın ilgilikısımları şöyledir:
"İltica [b]aşvurunuzİçişleri Bakanlığımız tarafından 1951 ... Cenevre Sözleşmesine göredeğerlendirilmiş, ancak [s]ığınmacı olabilmek içingerekli kriterleri taşımadığınızın anlaşılması üzerine 'Mülteci' statüsüverilmesinin uygun görülmediği bildirilmiştir.
72 saat içerisinde bu karara itiraz dilekçesi,itirazınızı destekleyen bilgi ve belgeler ile İçişleri Bakanlığına gönderilmeküzere Şube Müdürlüğümüze başvurabileceğiniz, 72 saat içerisinde itirazdabulunmamanız halinde ise ülkemizden çıkış yapmanız gerektiği, arzu etmenizhalinde ülkenize dönebileceğiniz gibi, yasal belgelerinizi ibraz etmenizkaydıyla ülkeniz dışında herhangi bir üçüncü ülkeye de gidebileceğiniz,ülkemizi terk etmemeniz halinde ise ülkemizden çıkartılacağınız, ayrıcahakkınızda alınan karara... itirazda bulunmanız halinde iltica başvurusuişlemleriniz devam ettiğinden, nihai karar verilinceye kadar Geri GöndermeMerkezinde barındırılmaya devam edeceğiniz; hususlarına dair tebliğ tebellüğbelgesi düzenlenerek altı birlikte imza altına alınmıştır."
21. Bu bildirim üzerine başvurucunun yaptığı 3/4/2014 tarihliitiraz, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün 22/4/2014 tarihli ve48952707-(49543/71818-45646) sayılı yazısı ile reddedilmiştir. Başvurucu anılanret işlemine karşı İdare Mahkemesine başvurmuştur.
22. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün 9/5/2014 tarihli ve21.37.53.16640 sayılı yazısı ile 10/5/2014 tarihi itibarıyla başvurucunun idarigözetim kararının sonlandırılarak Adana Kabul ve Barınma Merkezine mevcutluolarak sevkinin yapılması ve şahıs hakkında idare mahkemesi tarafındanverilecek karara kadar belirtilen yerde barındırılması istenmiştir. Anılanyazının ilgili kısımları şöyledir:
"...
Bu çerçevede;
1- Halen iliniz Geri Gönderme Merkezindebarındırılan yabancının uluslararası koruma talebi ile ilgili Genel Müdürlükçealınan karara karşı belirtilen süre içerisinde yetkili idare mahkemesinebaşvurmaması veya itiraz süresi içerisinde itiraz hakkından feragat ettiğinedair yazılı beyanının olması halinde ilgi (c) genelgenin [10/4/2014 tarihli ve2014/10 sayılı genelge] 9.4. maddesine göre gerekli işlemlerin yapılmasını,
2- Hakkında alına karara süresi içerisindeitiraz etmesi halinde ise ilgi (b) Kanunun [6458 sayılı Kanun] 68 incimaddesine istinaden başvuru sahipleri... en fazla 30 gün süreyle idari gözetimaltında tutulabileceğinden, 10/05/2014 tarihi itibariyle idari gözetimkararının sonlandırılarak dosya özetiyle birlikte aynı tarihte ilgi (b) Kanunun71 inci maddesi kapsamında Adana ... Kabul ve Barınma Merkezine mevcutlusevkinin sağlanmasını Yalova Valiliğinden,
2- Anılan yabancının Kabul ve BarınmaMerkezine teslim edilmesi halinde, İdare Mahkemesi tarafından hakkındaverilecek karar süresince Kabul ve Barınma Merkezinde barındırılmasını ve buhususun ilgi (c) genelgenin 17.7 nci maddesine göresöz konusu yabancıya tebliğ edilmesini Adana Valiliğinden,
...
Rica ederim."
23. Hakkındaki idari gözetim tedbirine Yalova Valiliğinin14/5/2014 tarihli oluru ile son verilen başvurucu 15/5/2014 tarihinde AdanaKabul ve Barınma Merkezine teslim edilmiştir.
24. Avukatı 11/6/2014 tarihli dilekçe ile Yalova Nöbetçi SulhCeza Mahkemesine müracaatta bulunarak başvurucunun serbest bırakılmasını talepetmiştir.
25. Yalova 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/6/2014 tarihli ve2014/242 Değişik İş sayılı kararı ile "itiraz başvurusu hakkında kararverilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Anılan kararın ilgilikısımları şöyledir:
"...
Yalova İl Emniyet Müdürlüğünün 18/06/2014tarih ve ... sayılı yazısı ekindeki ... Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün09/05/2014 tarihli yazısından uluslararası koruma talebi reddedilmiş olan K...S... hakkındaki idari gözetim kararının 14/05/2014 tarihi itibariylesonlandırılarak 15/05/2014 tarihinde mevcutlu olarak Adana Emniyet MüdürlüğüKabul ve Barınma Merkezine mevcutlu olarak sevkinin sağlandığı ve İdareMahkemesince hakkında verilecek karar süresince Kabul ve Barınma Merkezindebarındırılacağı tespit edilmiş olmakla, Yalova Emniyet Müdürlüğü tarafındanverilmiş olan idari gözetim kararının kaldırılmış olması nedeniyle itirazkonusuz kaldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
..."
26. Yalova Sulh Ceza Mahkemesinin belirtilen kararından sonrabaşvurucunun avukatı bu defa Adana (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesine başvurudabulunarak başvurucunun salıverilmesini talep etmiştir. Anılan Mahkeme 27/6/2014tarihli ve 2014/1675 Değişik İş sayılı kararı ile başvurucunun talebibakımından yetkisiz olduğuna hükmetmiştir. Bu karara karşı itirazı inceleyenAdana 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 31/7/2014 tarihli ve 2014/431 Değişik İş sayılıkararı ile itirazın kabulüne ve 27/6/2014 tarihli kararın kaldırılarakbaşvurucunun serbest bırakılmasına karar verilmiştir.
27. 22/8/2014 tarihinde Adana'dan Çankırı'ya götürülenbaşvurucu, ertesi gün (23/8/2014 tarihinde) salıverilmiştir.
3. Başvurucu R.S.Yönünden
28. Başvurucu, kendi beyanına göre ülkesini "dinî ve siyasigerekçelerle" terk etmiş olup bu nedenle Türkiye’de ikamet etmektedir.
29. Başvurucu 19/2/2014 tarihinde 31/607610 sayılı ikamettezkeresine bağlı olan ve 31/12/2013 tarihinde süresi dolan ikamet izniniuzatmak için gittiği İstanbul Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürlüğündealıkonulmuş ve bunun ardından Kumkapı GGM'de idarigözetim altına alınmıştır.
30. 20/2/2014 tarihinde düzenlenen formla 1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında ViyanaSözleşmesi'nin 36. ve 37. maddeleri gereğince, istediği takdirde vatandaşıbulunduğu ülkenin yetkili temsilciliği ile görüşme ve haberleşme hakkına sahipolduğu başvurucuya bildirilmiş ve başvurucu, ilgili temsilciliğebilgi verilmesini istemediğini bildirmiştir. Anılan formdaki tablonun"isnat edilen suç" sütununda "yurda giriş yasağı" ibaresineyer verilmiştir.
31. Başvurucu hakkında, İstanbul Valiliğinin 27/2/2014 tarihlive 47909374-52646 sayılı oluru ile 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılıYabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’un 23. maddesigereğince "muhafaza altına alma" kararı verilmiştir.
32. Başvurucu 20/3/2014 tarihinde uluslararası korumabaşvurusunda bulunmuştur.
33. Anılan başvurunun Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce 25/4/2014tarihinde reddedilmesi üzerine başvurucu bu işleme karşı 15/5/2014 tarihindeİdare Mahkemesine başvurmuştur.
34. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün 27/5/2014 tarihli ve48952707-(49543/71 818-45975) sayılı yazısı ile başvurucunun idari gözetimkararının sonlandırılarak Adana Kabul ve Barınma Merkezine mevcutlu olaraksevkinin yapılması ve şahıs hakkında idare mahkemesi tarafından verilecekkarara kadar belirtilen yerde barındırılması istenmiştir. Anılan yazının ilgilikısımları şöyledir:
"...
Bu çerçevede;
1- İlgi (a) Kanunun [6458 sayılı Kanun] 68inci maddesine göre başvuru sahipleri en fazla 30 gün süreyle idari gözetimaltında tutulabileceğinden, halen iliniz geri gönderme merkezinde barındırılanyabancı hakkında alınan idari gözetim kararının en kısa sürede sonlandırılarakdosya özetiyle birlikte aynı tarihte ilgi (a) Kanunun 71 inci maddesikapsamında Adana Kabul ve Barınma Merkezine mevcutlu olarak sevkininsağlanmasını İstanbul Valiliğinden,
2- Anılan yabancının Kabul ve BarınmaMerkezine teslim edilmesi halinde, İdare Mahkemesi tarafından hakkındaverilecek karar süresince Kabul ve Barınma Merkezinde barındırılmasını ve buhususun ilgi (b) genelgenin [10/4/2014 tarihli ve 2014/10 sayılı genelge] 17.7 nci maddesine göre söz konusu yabancıya tebliğ edilmesiniAdana Valiliğinden,
...
Rica ederim."
35. Başvurucu 5/6/2014 tarihinde Adana Kabul ve BarınmaMerkezine sevk edilmiştir.
36. 22/8/2014 tarihinde Bilecik'e götürülen başvurucu, ertesigün (23/8/2014 tarihinde) salıverilmiştir.
4. Başvurucu Z.A.Yönünden
37. Başvurucu, kendi beyanına göre ülkesini "dinî ve siyasigerekçelerle" terk etmiş olup bu nedenle Türkiye’de ikamet etmektedir.
38. Başvurucu 7/4/2014 tarihinde Suriye'deki çatışmalardayaralanan ve Sakarya ilindeki özel bir göz hastanesinde tedavi görmekte olanSuriye uyruklu bir yabancının yanında refakatçı olarak bulunduğu esnadaüzerinde kimliği ve pasaportu olmadığının tespit edilmesi üzerine hakkında idariişlem yapılmak üzere ilgili kolluk görevlilerince Yabancılar Şube Müdürlüğüneteslim edilmiştir.
39. Başvurucu 8/4/2014 tarihinde sığınma talebinde bulunmuştur.Bunun üzerine kendisi için sığınma başvurusahibi kimlik belgesi ve Birleşmiş Milletler Mülteciler YüksekKomiserliğine (BMMYK) kayıt işlemleri için 8/4/2014 ila 15/4/2014 tarihleriarasında yol izin belgesi düzenlenen başvurucu 8/4/2014 tarihindesalıverilmiştir.
40. Anılan yol izin süresi bitmeden 14/4/2014 tarihinde SakaryaEmniyet Müdürlüğüne yeniden müracaat eden başvurucu, BMMYK'yamüracaat ettiğine dair belgeyi sunmuştur. Bu sırada başvurucu, hakkındakitahdit kayıtları nedeniyle alıkonulmuş ve yapılan yazışmalar sonucunda Göçİdaresi Genel Müdürlüğünün 16/4/2014 tarihli ve 19.11.34.85546 sayılı yazısıile başvurucunun Kocaeli Geri Gönderme Merkezine sevk edilmesi istenmiştir.
41. Başvurucu 14/4/2014 ila 17/4/2014 tarihleri arasında misafirolarak görevli memurların hizmet verdiği büroda bekletilmiştir.
42. Başvurucu 17/4/2014 tarihinde Kocaeli Geri GöndermeMerkezine sevk edilmiştir.
43. Başvurucu daha sonra bilinmeyen bir tarihte uluslararasıkoruma talebinde bulunmuştur.
44. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün 10/5/2014 tarihli ve11.39.20.00563 sayılı yazısı ile başvurucunun bu talebinin Genel Müdürlükmakamının 9/5/2014 tarihli olurları ile uygun görülmediği Kocaeli ve AdanaValiliklerine bildirilmiştir.
45. Anılan yazı, başvurucuya 13/5/2014 tarihinde tebliğedilmiştir. Başvurucuya yapılan tebligata ilişkin tutanağın ilgili kısımlarışöyledir:
"... Uluslararası koruma başvurunuzİçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından Mültecilerin HukukiStatüsüne İlişkin 1951 Cenevre Sözleşmesinde belirtilen beş ana kriter ile ...6458 sayılı ... Kanun..., 10.04.2014 tarihli 2014/10 sayılı genelge kapsamındadeğerlendirilmiş ve Uluslararası Koruma talebinizin reddine karar verilmiştir.
İdari itirazda bulunma süresince ve İdareMahkemesi tarafından hakkınızda verilecek karar süresince Adana EmniyetMüdürlüğü Yabancılar Şube Müdürlüğü hizmet binasında faaliyet gösteren Kabul veBarınma Merkezinde barındırılacağı hususu şahsa tebliğ edilmiş ..."
46. Başvurucu, anılan karara itiraz etmiştir. Bunun üzerinebaşvurucu 2014 yılının Mayıs ayında bilinmeyen bir günde (en geç 13/5/2014tarihinde) Adana KBM'ye sevk edilmiştir.
47. 22/8/2014 tarihinde Bilecik'e götürülen başvurucu, ertesigün (23/8/2014 tarihinde) salıverilmiştir.
48. Başvurucular 22/9/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
B. Tutma Koşulları
1. Kumkapı GGM’nin Koşulları
49. Kumkapı GGM'deki tutma koşullarınailişkin tespitler, Anayasa Mahkemesince daha önce karara bağlanan başvurulardadetaylı olarak sunulmuş olup bu verilere eklenebilecek herhangi bir ek bilgiyeerişilememiş olan mevcut başvuru kapsamında, anılan tespitlerin tekrarına gerekgörülmemiştir (Anılan tespitler için birçok karar arasında bkz. K.A. [GK], B. No:2014/13044, 11/11/2015, §§42-45; F.A. ve M.A., B. No:2013/655, 20/1/2016, §§ 22-28). Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğünün 21/3/2016tarihli ve 47203 sayılı yazısı ekinde sunulan bilgilerin de anılan İdaretarafından önceki başvurularda sunulan bilgilerle benzer mahiyette olduğu (bkz.F.A. ve M.A., §§ 27, 28; F.K. ve diğerleri, B. No: 2013/8735,17/2/2016, §§ 21, 22; T.T., B.No: 2013/8810, 18/2/2016, §§ 20, 21; A.V. vediğerleri, B. No: 2013/1649, 20/1/2016, §§ 23, 24), buna ek olarakbaşvurucuların tutuldukları 20/2/2014 ila 5/6/2014 tarihleri arasındaki defterkayıtları incelendiğinde, ortalama rakamın 90-100 arasında olduğununbildirildiği görülmüştür.
2. Adana KBM'nin Koşulları
50. Başvurucuların tamamı, muhtelif tarihlerde ve sürelerleAdana KBM'de barındırılmışlardır.
51. Emniyet Genel Müdürlüğünün 21/3/2016 tarihli ve 47203 sayılıyazısı ekinde sunulan Adana İl Emniyet Müdürlüğünün 7/3/2016 tarihli yazısınınilgili kısımları şöyledir:
"... 814 metrekare kapalı kullanım alanıve bina etrafı tel örgülerle çevrili ağaçlı yeşil alanı olan, 7/24 sıcak subulunan, her odada; güneş gören açılabilir pencerelerin, merkezi sistemkaloriferin ve klimaların bulunduğu, [i]badethane ileçay makinası, sıcak/soğuk su makinası ve televizyonu olan yemeklerin yendiğidinlenme odası da bulunan 50 kişilik Merkezde, 3 bölümde farklı ebatlarda 9adet yatakhane kullanılmış olup, Merkezde kalanların sayısı günlük olarakdeğişmiştir.
Geri Gönderme ve Kabul Barınma Merkezindebarındırılan yabancıların iaşe ve ibateleri Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesindenkarşılanmış olup; bu bağlamda Merkezde temizlik malzemeleri kullanılmış vebarındırılan yabancılara günlük yemekleri verilmiş ve ihtiyaçları olan kişiseltemizlik malzemeleri de kullanımlarına sunulmuş, Merkezin temizliği temizlikhizmetleri görevlilerince düzenli bir şekilde yapılmıştır. Ayrıca barındırılanyabancıların kullanımına sunulan nevresim, battaniye ve barındırılanların şahsigiysilerinin de düzenli bir şekilde Merkezde bulunan çamaşır makinalarındayıkanması sağlanmıştır.
Merkezde barındırılan yabancılar, acilmüdahale gerektirecek şekilde hastalanmaları halinde 112 görevlileriaracılığıyla, diğer hallerde birim hizmet otosu ile hastaneye götürülerektedavilerinin yaptırılması sağlanmıştır.
Barındırılan yabancılar istemeleri halindebanka, postane, adliye gibi yerlere götürülmeleri, avukatları veziyaretçileriyle görüştürülmeleri, ankesörlü telefonlarla iletişim kurmaları vedüzenli olarak Merkezin yerleşkesinde bulunan yeşil alanda havalandırılarakegzersiz yapmaları sağlanmıştır. Ayrıca, barındırılanların günlük olarak özeltalepleri doğrultusunda ücretlerini kendileri karşılayarak sipariş verdikleriyiyecek, içecek gibi malzemelerin alışveriş merkezlerinden temini desağlanmıştır.
Sonuç olarak, Göç İdaresi Genel Müdürlüğününyazısı doğrultusunda I.S. ile K.S. isimli şahıslar 22.08.2014 tarihinde memurrefakatinde Çankırı iline götürülerek Çankırı Yabancılar Şube Müdürlüğüneteslim edilmiş, Z.A. ile R.S.nin 22.08.2014 tarihindememur refakatinde Bilecik iline götürülerek Bilec[i]kYabancılar Şube Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Ayrıca söz konusu şahıslara GeriGönderme ve Kabul Barınma Merkezinde barındırılması ile ilgili tebligatyapılmıştır.
..."
52. Emniyet Genel Müdürlüğünün 24/6/2016 tarihli ve 96584 sayılıyazısı ekinde sunulan Adana İl Emniyet Müdürlüğünün 17/6/2016 tarihli yazısınınilgili kısımları şöyledir:
"...
... I.S.., K.S., R.S. ve Z.A.nınAdana Kabul ve Barınma Merkezinde tutuldukları 14/05/2014 tarihleri arasındakikoşulları içeren talep ettiğiniz ek bilgiler aşağıda sıralanmış olup, belgelerde yazımız ekinde sunulmuştur.
1. 14/05/2014 ile 22/08/2014 tarihleriarasında Adana Kabul Barınma ve Geri Gönderme Merkezinde günlük ortalama 45kişi barındırılmıştır.
2. 50 yatak kapasiteli Merkezin 1. katında;71,62 metrekare büyüklüğünde 1 adet yemekhane (dinlenme ve TV izleme salonu),24,99 metrekare, 28,56 metrekare, 30,62 metrekare ve 42,09 metrekarelik 4 adetyatakhane, 14,94 metrekarelik 1 adet ibadethane, 1 adet çamaşırhane, 3 adet duşyeri ve 3 adet wc bulunmaktaydı.
36 yatak kapasiteli Merkezin zemin katındaise; 3 adet çift kişilik ranzanın bulunduğu kendisine ait ayrı girişi, duş yerive wc'si bulunan 1 adet aile odası ile 38,75metrekare ve 28,67 metrekarelik 2 adet yatakhane ve 29,14 metrekarebüyüklüğünde 1 adet yemekhane (dinlenme ve TV izleme salonu) ve 3 adet duş yerive 3 adet wc bulunmaktaydı.
3. Merkezin 1. katında ve aile odası hariçzemin katta barındırılan şahıslar istedikleri yatakhanede kalabilmekteydi.
4. Adana Kabul ve Barınma Merkezi, 18/5/2015tarihi itibarıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğünce devredilmiş olup, söz konusu binatadilat yapılarak Müdürlük binası olarak kullanıldığından bina dışı haricindekiyerlerin fotoğrafları elde edilememiştir.
5. Barındırılan yabancılar güvenlik hususlarıgözetilerek ve imkanlar ölçüsünde günlük olarak açık havadan yararlandırılmışlardır.
6. Barındırılan yabancılar, istemeleri halindebanka, postane, adliye vb. yerlere götürülmeleri sağlanmıştır.
..."
C. İlgili Hukuk
1. Ulusal Hukuk
53. 5682 sayılı Kanun’un “Türkiye’yegirmeleri memnu kimseler” kenar başlıklı mülga 8. maddesi şöyledir:
“...
5. Türkiye Cumhuriyetinin emniyetini ve umuminizamını bozmak niyetiyle veya bozmak istiyenlere vebozanlara iştirak veya yardım etmek maksadiylegeldikleri sezilenler;
...”
54. 5683 sayılı Kanun’un 17. maddesi şöyledir:
“Siyasi sebeplerle Türkiye’ye sığınanyabancılar ancak İçişleri Bakanlığınca müsaade olunacak yerlerde ikametedebilirler.”
55. 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve UluslararasıKoruma Kanunu'nun "Türkiye’yi terkedavet" kenar başlıklı 56. maddesi şöyledir:
"(1) Sınır dışı etme kararı alınanlara,sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleriiçin on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır. Ancak, kaçmave kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlaledenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almayaçalışanlara veya aldığı tespit edilenlere, kamu düzeni, kamu güvenliği veyakamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz.
(2) Türkiye’den çıkış için süre tanınankişilere, Çıkış İzin Belgesi verilir. Bu belge hiçbir harca tabi değildir. Vizeve ikamet harçları ile bunların cezalarına ilişkin yükümlülüklersaklıdır."
56. 6458 sayılı Kanun'un "Sınırdışı etmek üzere idari gözetim ve süresi" kenar başlıklı 57.maddesi şöyledir:
"(1) 54 üncü madde kapsamındakiyabancılar, kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde, haklarında karar verilmeküzere derhâl valiliğe bildirilir. Bu kişilerden, sınır dışı etme kararıalınması gerektiği değerlendirilenler hakkında, sınır dışı etme kararı valiliktarafından alınır. Değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez.
(2) Hakkında sınır dışı etme kararıalınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkışkurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilirbir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan,kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlarhakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır. Hakkında idari gözetimkararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri göndermemerkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.
(3) Geri gönderme merkezlerindeki idarigözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerininyabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya dabelgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay dahauzatılabilir.
(4) İdari gözetimin devamında zaruret olupolmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerekgörüldüğünde, otuz günlük süre beklenilmez. İdari gözetimin devamında zaruretgörülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl sonlandırılır. Bu yabancılara,belli bir adreste ikamet etme, belirlenecek şekil ve sürelerde bildirimdebulunma gibi idari yükümlülükler getirilebilir.
(5) İdari gözetim kararı, idari gözetimsüresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerinsonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya daavukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi biravukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararınsonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
(6) İdari gözetim altına alınan kişi veyayasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkiminebaşvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesihâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh cezahâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararıkesindir. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı,idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yenidensulh ceza hâkimine başvurabilir.
(7) İdari gözetim işlemine karşı yargı yolunabaşvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara,talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerinegöre avukatlık hizmeti sağlanır."
57. 6458 sayılı Kanun'un "Gerigönderme merkezleri" kenar başlıklı 58. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
"İdari gözetime alınan yabancılar, gerigönderme merkezlerinde tutulurlar."
58. 6458 sayılı Kanun'un "Başvurusahiplerinin idari gözetimi" kenar başlıklı 68. maddesinin (1)ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Başvuru sahipleri, sadeceuluslararası koruma başvurusunda bulunmalarından dolayı idari gözetim altınaalınamaz.
(2) Başvuru sahiplerinin idari gözetim altınaalınması istisnai bir işlemdir. Başvuru sahibi sadece aşağıdaki hâllerde idarigözetim altına alınabilir:
a) Kimlik veya vatandaşlık bilgilerinindoğruluğuyla ilgili ciddi şüphe varsa, bu bilgilerinin tespiti amacıyla
b) Sınır kapılarında usulüne aykırı suretteülkeye girmekten alıkonulması amacıyla
c) İdari gözetim altına alınmaması durumundabaşvurusuna temel oluşturan unsurların belirlenemeyecek olması hâlinde
ç) Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısındanciddi tehlike oluşturması hâlinde"
59. 6458 sayılı Kanun'un "İkametzorunluluğu ve bildirim yükümlülüğü" kenar başlıklı 71.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"(1) Başvuru sahibine, kendisinegösterilen kabul ve barınma merkezinde, belirli bir yerde veya ilde ikamet etmezorunluluğu ile istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunma gibi idariyükümlülükler getirilebilir."
60. 6458 sayılı Kanun'un "Kabulve barınma merkezleri" kenar başlıklı 95. maddesi şöyledir:
"(1) Başvuru sahibi veya uluslararasıkoruma statüsü sahibi kişinin, barınma ihtiyaçlarını kendisinin karşılamasıesastır.
(2) Genel Müdürlük, başvuru sahibi veyauluslararası koruma statüsü sahibi kişinin barınma, iaşe, sağlık, sosyal vediğer ihtiyaçlarının karşılanacağı kabul ve barınma merkezleri kurabilir.
(3) Merkezlerde özel ihtiyaç sahiplerinin barındırılmasınaöncelik verilir.
(4) Kabul ve barınma merkezleri, valiliklertarafından işletilir. Genel Müdürlük, merkezleri; kamu kurum ve kuruluşlarıyla,Türkiye Kızılay Derneği ve göç alanında uzmanlığı bulunan kamu yararına çalışanderneklerle protokol yaparak işlettirebilir.
(5) Kabul ve barınma merkezi dışında ikameteden başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler ve aileüyeleri bu merkezlerdeki hizmetlerden yararlandırılabilir.
(6) Kabul ve barınma merkezlerinde sağlananhizmetler, satın alma yoluyla da yürütülebilir.
(7) İmkânlar ölçüsünde merkezlerde kalanailelerin bütünlüğü korunur.
(8) Göç alanında uzmanlığı bulunan ilgilisivil toplum kuruluşu temsilcileri, Genel Müdürlüğün izniyle kabul ve barınmamerkezlerini ziyaret edebilirler.
(9) Kabul ve barınma merkezlerinin kurulması,yönetimi ve işletilmesiyle ilgili usul ve esaslar yönetmelikledüzenlenir."
61. 22/10/2014 tarihli ve 29153 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren Geçici Koruma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
"(1) Bu Yönetmelik kapsamında hiç kimse,işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağıveya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasifikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı biryere gönderilemez.
(2) Genel Müdürlük, ilgili mevzuata göreülkemizden gönderilmesi gerektiği halde, birinci fıkra kapsamında ülkemizdengönderilemeyecekler hakkında idari tedbirler alabilir."
2. Uluslararası Hukuk
62. Avrupa İşkencenin ve İnsanlıkdışıveya Onurkırıcı Ceza veya Muamelenin ÖnlenmesiKomitesi (CPT) tarafından kabul edilen "YabancıUyruklu Kişilerin Tutulma Koşullarına İlişkin Standartlar"ın (CPT/Inf/E (2002) 1- Rev. 2013) ilgilikısımları şöyledir:
"48. Açık havada egzersiz yapma konusununüzerinde özellikle durulmalıdır. Mahkumların (tercihen genel bir faaliyetprogramının bir parçası olarak) her gün açık havada en az bir saat egzersizyapabilmesi şartı, temel bir önlem olarak genel kabul görmüştür. CPT,istisnasız bütün mahkumlara (ceza olarak hücre hapsinde olanlar dahil) her günaçık havada egzersiz yapma imkanı verilmesi gerektiğine dikkat çekmektedir.Açık havada egzersiz yapılacak yerlerin makul büyüklükte ve mümkün olduğuncakötü hava şartlarından koruma sağlayacak biçimde olması gerektiği barizdir.
...
29. CPT'nin bakışaçısına göre, kişileri yabancılar mevzuatına göre uzun süreli olaraközgürlüklerinden mahrum bırakmanın gerekli görüldüğü hallerde, bu kişilerözellikle bu amaç için hazırlanmış, hukuki durumlarına uygun bir programa,fiziki koşullara ve uygun nitelikli personele sahip merkezlerde tutulmalıdır....
Bu tür merkezlerin yeterli donanıma sahip,temiz ve bakımlı olması ve orada kalan kişilere yeterli yaşama alanı sağlamasıönemlidir. Ayrıca cezaevi ortamı olduğu izleniminin mümkün olduğu kadarönlenmesi için, mekan düzenlemesine özen gösterilmelidir. Programfaaliyetlerine gelince, açık havada egzersiz, gün içinde zaman geçirilebilecekbir odaya, radyo/televizyona, gazete/dergilere ve diğer uygun dinlenmeyollarına (örn. kutu oyunlarına, pinpon masalarına)erişimi içermelidir. Bu kişilerin tutuldukları süre ne kadar uzun olursa,onlara sunulan faaliyetler de o kadar kapsamlı olmalıdır.
...
79. Yasa dışı göçmenlere uygulanacaktutukluluk durumu, onların özgürlüklerinin kısıtlanmasının doğasını yansıtıcı,sınırlı kısıtlamalar içeren ve çeşitlendirilmiş etkinlik rejimindenoluşmalıdır. Örneğin, özgürlükten yoksun kılınmış yasa dışı sığınmacılar.tutuldukları kurum içindeki hareket sebestliklerimümkün olduğunca az sınırlandırılmalıdır."
63. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 9 Aralık 1988tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen "Herhangi Bir BiçimdeTutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunması İçin Prensipler"in“İnsani tarzda muamele yükümlülüğü”kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir:
“Her hangi bir biçimde tutulan veya hapsedilenbir kimse, insaniyetin ve insanın doğuştan sahip olduğu insanlık onurunasaygının gerektirdiği bir biçimde muamele görür.”
64. Anılan Prensipler’in “Tutmanın ve diğer tedbirlerin yargısal denetimi”kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:
“Her türlü tutma veya hapsetme kararı vetutulan veya hapsedilen bir kimsenin insan haklarını her hangi bir biçimdeetkileyen bütün tedbirlere yargısal veya diğer bir makam tarafından kararverilir veya bu tedbirler bu makamların etkili denetimine tabi tutulur.”
65. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Yürütme Komitesinin (UNCHREXCOM) “Mültecilerin ve SığınmacılarınAlıkonulması” konulu 44 numaralı kararının dördüncü fıkrasının (f)bendi şöyledir:
“Yürütme Komisyonu, Mültecilerin Statüsüneilişkin 1951 Sözleşmesi’nin 31. maddesi’nihatırlatarak
...
(f) Mültecilerin ve sığınmacıların alıkonmakoşullarının insani olması gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle, mülteciler vesığınmacılar mümkünse, adi suçlu olarak tutulmakta olan kişilerin yanındatutulmayacak ve fiziksel güvenliklerinin tehlike altında olduğu yerlerdebulundurulmayacaktır.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
66. Mahkemenin 22/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
1. İşkence ve KötüMuamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar
67. Muhtelif şehirlerde idari gözetim altına alınanbaşvurucular, genel olarak tutuldukları nezarethane, kabul barınma ve gerigönderme merkezlerindeki tutma koşullarının gayriinsani ve onur kırıcı olduğunuiddia etmektedirler.
68. Başvurucu I.S. 3/3/2014 ila 10/5/2014 tarihleri arasında,başvurucu R.S. ise 19/2/2014 ila 5/6/2014 tarihleri arasında Kumkapı GGM'de tutulduğunu, tutuldukları koşulların son derece kötüolduğunu iddia etmektedirler. Adı geçen başvurucular, Kumkapı GGM'nin pis ve aşırı kalabalık olduğunu, buna bağlık olarakyatak, sıcak su, banyo, kişisel temizlik vb. imkanların kısıtlı olduğunu, ortakkullanım alanlarının düzenli olarak temizlenmediğini, çarşaf ve nevresim takımlarınındüzenli olarak değiştirilmediğini, tutuldukları ortamda hamamböceği,tahtakurusu vb. haşerelerin bulunduğunu, doktor ve ilaca erişim imkânlarınınkısıtlı olduğunu, AIDS, hepatit, tüberküloz, sifilizve muhtelif deri hastalıkları taşıyan insanlarla bir arada yaşamak zorundabırakıldıklarını, haftada bir gün 10 dakikalığına havalandırmayaçıkarıldıklarını, doktor, psikiyatri uzmanı, sağlık görevlisi, hemşire, sosyalhizmet uzmanı vb. bulunmadığını, binanın havalandırması veya aydınlatmasının kötüolduğunu, kendilerine temiz içme suyu sağlanmadığını, koğuşlarda günün hervakti sigara içildiğini, ışıkların sürekli açık ve ortamın gürültülü olmasınedeniyle uyku problemi yaşadıklarını, dış dünya ile iletişimlerinin sınırlıolduğunu ileri sürmektedirler.
69. Başvurucu K.S. 6/3/2014 ila 14/5/2014 tarihleri arasındatutulduğunu iddia ettiği Yalova GGM'deki fizikselkoşulların, başka GGM'lerle benzer nitelikte olduğunuileri sürmektedir.
70. Başvurucu Z.A. ise sığınmacı olması nedeniyle İçişleri Bakanlığıtarafından Sakarya iline yerleştirildiğini, her hafta düzenli olarak YabancılarŞube Müdürlüğüne imza verdiğini, 7/5/2014 günü polise imza vermek ve ikametizni almak için gittiğinde herhangi bir sebep gösterilmeden gözaltınaalındığını, on üç gün Sakarya Emniyet Müdürlüğünde tutulduktan sonra bir ayKocaeli Emniyet Müdürlüğünde tutulduğunu, sonrasında Adana GGM'yegönderildiğini, Sakarya ve Kocaeli Emniyet Müdürlüklerinde tutulduğunu iddiaettiği anılan süreler zarfında açık havaya çıkarılmadığını ileri sürmektedir.
71. Başvurucuların tamamı, muhtelif tarihlerde Adana Kabul veBarınma Merkezinde tutulduklarını, dışarıya çıkma, çarşıya gitme, seyahat etmegibi imkânlardan yoksun bırakıldıklarını, bir haftada sadece on dakika açıkhavaya çıkma imkânı sağlandığını, ödenek yetersizliği gerekçesiyle yeterliyemek verilmediğini, her gün iki öğün yemek verildiğini, Ramazan ayında iftarve sahur için yeterli yemek verilmediğini, gelen yemekleri de birçoğununsalçalı olması nedeniyle alışık olmadıklarından yiyemediklerini, dışarıylailetişimlerinin sınırlı olduğunu, çok çok acil durumlar haricinde doktora vehastaneye götürülmediklerini, doktor, sağlık görevlisi vb. personelbulunmadığını, başvurucu Z.A. geçirdiği ciddi rahatsızlık nedeniyle 20/8/2014tarihinde hastaneye kaldırıldığını, doktorun 2-3 gün hastanede kalmasıgerektiğini söylemesine rağmen adı geçenin Merkeze geri götürüldüğünü,başvurucu R.S. alerji problemi yaşadığını, Merkezin pis ve bakımsız olduğunu,temizliği kendi imkânları ile yaptıklarını iddia etmişlerdir.
72. Belirtilen koşullar nedeniyle başvurucular, Anayasa'nın 17.maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan işkence ve kötü muameleyasağının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
2. İşkence ve KötüMuamele Yasağıyla Bağlantılı Olarak Etkili Başvuru Hakkının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
73. Başvurucular ayrıca, tutuldukları elverişsiz koşullara karşıetkili bir iç hukuk yolu bulunmadığını, bu nedenle 17. maddesinin üçüncüfıkrasında güvence altına alınan işkence ve kötü muamele yasağı ile bağlantılıolarak Anayasa'nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
3. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar
74. Başvurucular, aylarca hürriyetlerinden yoksunbırakılmalarının kanuni bir dayanağı bulunmadığını, haklarındaki tedbirlerdevam ederken 11/4/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6458 sayılı Kanun'a uygunkararlar alınmadığını, kanuna aykırı bir şekilde tutulmaya devam edildiklerini,idari gözetime ilişkin kararların otuz günlük periyotlar hâlinde uzatılması,gerekçesinin yazılması, ilgilisine veya avukatına tebliğ edilmesi gerekirken buişlemlerin yapılmadığını, nezarethanelerde tutulmalarının hiçbir yasal dayanağıolmadığını, 6458 sayılı Kanun'un 57. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarıile 56. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki prosedürlerin yürütülmediğini,anılan Kanun'un 57. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince "zaruretdeğerlendirmesi" yapılmadığını, tutuldukları sürelerde hâkim önüneçıkarılmadıklarını, ilk gözetim altına alındıklarında tutma nedenleri ve idarigözetim kararına itiraz haklarının bildirilmediğini, idari gözetim altınaalındıktan sonra uluslararası koruma talebinde bulunmaları nedeniyle 6458sayılı Kanun'un 68. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarına göre başvurutarihinden itibaren bir ay içinde salıverilmeleri gerekmesine rağmensalıverilmediklerini, aynı maddenin (3) numaralı fıkrasına göre idari gözetimingerekliliğinin bireysel olarak değerlendirilmesi ve aynı Kanun'un 71.maddesinde belirtilen alternatif tedbirlerin yeterli olmayacağı kanaatinevarılması hâlinde idari gözetim kararı verilebileceğini, ayrıca başvurucu K.S.nin Yalova ve Adana Sulh Ceza Mahkemelerine yaptığıbaşvurular sonucunda açık kanuna aykırılıklar gözetilmeksizin, etkili ve makulsürede bir yargısal denetim yapılmaksızın olumsuz kararlar verildiğini, itirazüzerine Adana Sulh Ceza Hâkimliğince, Adana Sulh Ceza Mahkemesinin yetkisizlikkararının 31/7/2014 tarihinde kaldırıldığını ve serbest bırakılmasına kararverildiğini, buna rağmen adı geçen başvurucunun 23/8/2014 tarihinde serbestbırakıldığını, tutma sürecindeki hukuka aykırılıklar nedeniyle oluşanzararların tazmini için etkili bir mekanizma bulunmadığını bu nedenlerle Anayasa'nın19. maddesinin ikinci, dördüncü, beşinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkralarınınihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
4. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkı İle Bağlantılı Olarak Etkili Başvuru Hakkının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
75. Başvurucular, Anayasa'ya aykırı olarak özgürlüklerindenyoksun bırakıldıklarını, yetkili adli makamlar önüne çıkarılmadıklarını, yasalhaklarının hatırlatılmaması nedeniyle Sulh Ceza Hâkimine itiraz imkanından uzunsüre mahrum kaldıklarını, idari gözetim işlemlerinin usulüne uygunyapılmadığını, tüm bu aşamalarda etkili bir yargısal denetim ve tazminmekanizması işletilmediğini, bu nedenle Anayasa'nın 40. maddesinde güvencealtına alınan etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
5. BaşvurucularınTalepleri
76. Başvurucular; yabancı uyruklu olmaları, sığınma/ilticakoşullarından kaynaklanan hukuki sorunları olması nedeniyle kamuya açıkbelgelerde kimliklerinin gizli tutulmasını talep etmişlerdir.
77. Ayrıca başvurucular, iddia ettikleri hak ihlallerinintespitinin yanısıra, her biri için ayrı ayrı 50.000TL manevi tazminat ile başvurucu I.S. 6.325,20 TL, başvurucu K.S. 6.217,20 TL,başvurucu R.S. 6.753,60 TL ve başvurucu Z.A. 4.004,70 TL maddi tazminat talepetmişlerdir.
B. Değerlendirme
78. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).
79. Başvurucuların, tutuldukları koşullarının elverişsizliğineilişkin şikâyetlerinin, Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası; nezarethane,kabul barınma veya geri gönderme merkezlerinde gayriinsani koşullardatutulmaları nedeniyle yapılan şikâyet ve başvuruların sonuçsuz kaldığı, bu nedenlekanun yollarının etkili olmadığı şikâyetlerinin Anayasa’nın 17. maddesi ilebağlantılı olarak 40. maddesi; tutma işlemlerinin kanuniliği, yargısaldenetimi, tutma nedenleri hakkında bilgilendirilme ve tutma nedeniyle tazminatödenmesi konularına ilişkin şikâyetlerinin ise Anayasa’nın 19. maddesikapsamında incelenmesi uygun görülmüştür. Başvurucuların, Anayasa'nın 19.maddesi ile bağlantılı olarak 40. maddesinin ihlal edildiği iddialarını ortayakoyarken dayanmış oldukları vakıalar, Anayasa'nın 19. maddesindeki etkilibaşvuru hakkına ilişkin özel güvenceler kapsamında incelenecek olan ihlaliddiaları dışında ayrıca ele alınmayı gerektiren hiçbir özel sorun ihtivaetmediğinden, anılan iddiaların incelenmesine gerek görülmemiştir.
1. Başvurucu Z.A.nın İddiaları Yönünden
80. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Başvuru hakkının kötüye kullanılması"kenar başlıklı 51. maddesi şöyledir:
"Bireyselbaşvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine,yargılama giderlerinin dışında, ayrıca ikibin TürkLirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasına hükmedilebilir."
81. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün(İçtüzük) "Başvuru hakkının kötüyekullanılması" kenar başlıklı 83. maddesi şöyledir:
"Başvurucununistismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireyselbaşvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvurureddedilir ve yargılama giderleri dışında, ilgilinin ikibinTürk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasınakarar verilir."
82. İlgili düzenlemeler vasıtasıyla genel hukuk teorisinde birkamu düzeni kuralı olarak ele alınan ve genel olarak bir hakkın açıkçaöngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasınınhukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının,bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamdabireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve Mahkemenin başvuruyugereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların, başvuru hakkının kötüyekullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).
83. Bu kapsamda özellikle, Mahkemeyi yanıltmak amacıyla kastengerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belgesunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsurhakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulanve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmelerhakkında Mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru birkanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklıkalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehditveya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamındaihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçlabağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda, başvuruhakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö., § 29).
84. Başvurucu sığınmacı olması nedeniyle İçişleri Bakanlığıtarafından Sakarya iline yerleştirildiğini, her hafta düzenli olarak YabancılarŞube Müdürlüğüne imza verdiğini, 7/5/2014 günü polise imza vermek ve ikametizni almak için gittiğinde herhangi bir sebep gösterilmeden gözaltınaalındığını, on üç gün Sakarya Emniyet Müdürlüğünde tutulduktan sonra bir ayKocaeli Emniyet Müdürlüğünde tutulduğunu, sonrasında "Adana GGM'ye" gönderildiğini, Sakarya ve Kocaeli EmniyetMüdürlüklerinde tutulduğunu iddia ettiği süreler zarfında açık havayaçıkarılmadığını ileri sürmektedir.
85. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğünün 21/3/2016 tarihli ve 47203sayılı yazısı ekinde sunulan Sakarya İl Emniyet Müdürlüğünün 7/3/2016 tarihlive 2565 sayılı yazısı ve ekleri incelendiğinde; başvurucunun 7/4/2014tarihinde, Suriye'deki çatışmalarda yaralanan ve Sakarya ilindeki özel bir gözhastanesinde tedavi görmekte olan Suriye uyruklu bir yabancının yanındarefakatçı olarak bulunduğu esnada üzerinde kimliği ve pasaportu olmadığınıntespit edilmesi üzerine hakkında idari işlem yapılmak üzere ilgili kollukgörevlilerince Yabancılar Şube Müdürlüğüne teslim edildiği, 8/4/2014 tarihindesığınma talebinde bulunduğu, bunun üzerine kendisi için sığınma başvuru sahibi kimlik belgesi veBirleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğine (BMMYK) kayıt işlemleriiçin 8/4/2014 ila 15/4/2014 tarihleri arasında yol izin belgesi düzenlendiği veyine 8/4/2014 tarihinde salıverildiği, anılan yol izin süresi bitmeden14/4/2014 tarihinde Sakarya Emniyet Müdürlüğüne yeniden müracaat edenbaşvurucunun, BMMYK'ya müracaat ettiğine dair belgeyisunduğu, bu sırada başvurucunun hakkındaki tahdit kayıtları nedeniylealıkonulduğu ve yapılan yazışmalar sonucunda Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün16/4/2014 tarihli yazısı ile Kocaeli Geri Gönderme Merkezine sevk edilmesininistendiği, bunun için 14/4/2014 ila 17/4/2014 tarihleri arasında "misafirolarak" görevli memurların hizmet verdiği büroda bekletildiği ve 17/4/2014tarihinde Kocaeli Geri Gönderme Merkezine sevk edildiği anlaşılmıştır.
86. Görüldüğü üzere olaylar, başvurucunun iddia ettiği gibicereyan etmemiştir. Başvurucu, olayların en başında Yabancılar Şube Müdürlüğüneasıl getiriliş sebebinin kimlik veya pasaport ibraz edememesi olduğunu gizlemişve anılan sürece ilişkin tarihleri tamamen farklı bildirmiştir. Diğer yandanbaşvurucu, Sakarya Emniyet Müdürlüğünde on üç gün tutulduğunu ifade etmesinerağmen bu sürenin yaklaşık olarak toplam üç gün olduğu anlaşılmıştır.
87. Bireysel başvuru incelemesinin sonucuna doğrudan etkisi olanve idare tarafından dayanakları ile birlikte sunulan bilgilerin incelenmesisonucunda ortaya çıkarılan yukarıdaki eksik ve yanıltıcı bilgiler, mazurgörülebilir nitelikte insani bir hata veya hak arama çabasına bağlı bir zorlamaolarak görülemez. Başvurucunun bu tutumunun bireysel başvuru hakkı kapsamındadeğerlendirilmesi mümkün olmayıp başvuru hakkının kötüye kullanılması olarakkabulü gerekir.
88. Açıklanan nedenle başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine kararverilmesi gerekir.
89. Başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle 6216 sayılıKanun'un 51. ve İçtüzük'ün 83. maddeleri gereğincebaşvurucu aleyhine takdiren 500 TL disiplin paracezasına hükmedilmesi gerekir.
2. Başvurucular I.S.,K.S. ve R.S.nin İddiaları Yönünden
a. Sınır Dışı EdilmekÜzere İdari Gözetim Altında Tutuldukları Yerlerin Koşullarının ElverişsizliğiNedeniyle Anayasa’nın 17. Maddesiyle Bağlantılı Olarak 40. Maddesinin İhlalEdildiğine İlişkin İddia
90. Başvurucular; yabancı kişilerin gayriinsani koşullardatutulmalarına karşı yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını, iç hukukyollarının etkisiz olduğunu belirterek Anayasa'nın 17. maddesi ile bağlantılıolarak 40. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.
i. Kabul EdilebilirlikYönünden
91. Açıkça dayanaktan yoksun olmayan ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmayan başvurunun bukısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
ii. Esas Yönünden
92. Anayasa’nın 40. maddesi, Anayasa ile tanınmış hak vehürriyetleri ihlal edilen herkesin yetkili makama geciktirilmeden başvurmahakkını güvence altına almaktadır.
93. İhlale neden olduğu iddia edilen işlem veya eylem içinöngörülen ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için detamamının tüketilmiş olması gereken idari ve yargısal başvuru yollarınınulaşılabilir olmaları yanında telafi kabiliyetini haiz olması ve tüketildiğindebaşvurucunun şikâyetlerini gidermede makul başarı şansı tanıması gerekir.Dolayısıyla mevzuatta bu yollara yer verilmesi tek başına yeterli olmayıpuygulamada da etkili olduğunun gösterilmesi ya da en azından etkili olmadığınınkanıtlanmamış olması gerekir (Ramazan Aras,B. No: 2012/239, 2/7/2013, §§ 28, 29).
94. Anayasa Mahkemesince karara bağlanan birçok bireysel başvuruda,idari nedenlerle özgürlüğünden yoksun bırakılan yabancıların, tutma koşullarınakarşı insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele yasağı ile bağlantılı olaraketkili başvuru hakkı sağlanmasına ilişkin ilkeler, bu ilkeler çerçevesindeteori ve pratik bakımından mevcut durum tespit edilmiş ve bu tespitlerışığında, 6458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce veya sonra idarigözetim altında tutulmuş olan başvurucuların tutma koşulları açısındanAnayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası ile güvence altına alınan hukuksaldeğerlerin korunması noktasında, teori ve pratikte çözüm üretme kabiliyetinihaiz ve makul bir başarı şansı sunan etkili idari ve yargısal bir başvuruyolunun bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır (birçok karar arasında bkz. K.A., §§ 66-82; F.A. ve M.A., §§ 51-68).
95. Somut başvuru açısından farklı bir sonuca ulaşılmasınıgerektiren herhangi bir özel durum tespit edilmemiştir.
96. Açıklanan nedenlerle somut başvurunun özel koşullarıçerçevesinde tutulma koşullarından kaynaklanan Anayasa’nın 17. maddesinin ihlaledildiği iddiaları açısından Anayasa’nın 40. maddesinin zorunlu kıldığı etkilibir başvuru yolunun bulunmadığı ve dolayısıyla başvurucuların etkili başvuruhakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
b. İdari Gözetim KoşullarınınAnayasa’nın 17. Maddesini İhlal Ettiğine İlişkin İddialar
97. Muhtelif şehirlerde idari gözetim altına alınanbaşvurucular, genel olarak tutuldukları nezarethane, kabul barınma ve gerigönderme merkezlerindeki tutma koşullarının gayriinsani ve onur kırıcı olduğunuiddia etmektedirler.
i. Kabul EdilebilirlikYönünden
(1) Başvurucu K.S.nin Yalova Emniyet Müdürlüğü NezarethanesininKoşullarına İlişkin İddiaları
98. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3),48. maddesinin (1)ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu gücünün nedenolduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı,bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve bunailişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (VeliÖzdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).
99. İkinci başvurucu, 6/3/2014 ile 14/5/2014 tarihleri arasındatutulduğunu iddia ettiği Yalova Emniyet Müdürlüğü Nezarethanesindeki(başvurucunun beyanına göre "Yalova GGM"deki)tutma koşulları hakkında herhangi bir somut açıklama sunmamış olup, başvuruformunda "Yalova'ya ilişkin yukarıdabelirttiğimiz fiziksel koşulların benzerlerini yaşadığından"ifadelerine yer vermiştir. Başvurucu, tutulduğu nezarethanede hangi konulardazorluk ve yoksunluklarla karşılaştığını açıklamak yerine, hiçbir çerçeveçizmeksizin başka yerlerdeki fiziksel koşullara atıf yapmıştır. Bu durum,bireysel başvurunun bu kısmının incelenmesini oldukça zorlaştırmaktadır. Bunedenle, ihlal iddiası ve bu iddianın temelindeki olguların ispatına ilişkinyeterli açıklamalarda bulunmayan başvurucunun, iddiasını kanıtlayamadığısonucuna ulaşılmıştır.
100. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
(2) Başvurucular I.S. ve R.S.nin Kumkapı GGM ve Adana KBM'nin,Başvurucu K.S.nin Adana KBM'ninKoşullarına İlişkin İddiaları
101. Açıkça dayanaktan yoksun olmayan ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmayan başvurunun bukısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
ii. Esas Yönünden
102. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirmehakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan maddeninbirinci fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmıştır. Üçüncü fıkrasında dakimseye “işkence” ve “eziyet” yapılamayacağı, kimsenin “insan haysiyetiylebağdaşmayan” ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmıştır.Devletin, bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına saygıgösterme yükümlülüğü öncelikle kamu otoritelerinin bu hakka müdahaleetmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen şekillerdekişilerin fiziksel ve ruhsal yönden zarar görmelerine neden olmamalarınıgerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı göstermeyükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (CezmiDemir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).
103. Anayasa Mahkemesince karara bağlanan birçok bireyselbaşvuruda, idari nedenlerle özgürlüğünden yoksun bırakılan yabancıların tutmakoşulları ile ilgili olarak insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele yasağıbağlamında genel ilkeler ortaya konulmuş olup somut başvuruda bunlarıntekrarına gerek görülmemiştir (birçok karar arasında bkz. K.A., §§ 87-99; F.A. ve M.A., §§ 72-84).
(1) Kumkapı GGM'nin Koşullarına İlişkin Değerlendirme
104. Başvurucu I.S. 3/3/2014 tarihinden 10/5/2014 tarihinekadar, başvurucu R.S. ise 19/2/2014 tarihinden Haziran 2014 tarihine kadarKumkapı GGM'de tutulduğunu, tutuldukları koşullarınson derece kötü olduğunu iddia etmektedirler. Adı geçen başvurucular, Kumkapı GGM'nin pis ve aşırı kalabalık olduğunu, buna bağlık olarakyatak, sıcak su, banyo, kişisel temizlik vb. imkanların kısıtlı olduğunu, ortakkullanım alanlarının düzenli olarak temizlenmediğini, çarşaf ve nevresimtakımlarının düzenli olarak değiştirilmediğini, tutuldukları ortamdahamamböceği, tahtakurusu vb. haşerelerin bulunduğunu, doktor ve ilaca erişimimkanlarının kısıtlı olduğunu, AIDS, hepatit, tüberküloz, sifilizve muhtelif deri hastalıkları taşıyan insanlarla bir arada yaşamak zorundabırakıldıklarını, haftada bir gün on dakikalığına havalandırmaya çıkarıldıklarını,doktor, psikiyatri uzmanı, sağlık görevlisi, hemşire, sosyal hizmet uzmanı vb.bulunmadığını, binanın havalandırması veya aydınlatmasının kötü olduğunu,kendilerine temiz içme suyu sağlanmadığını, koğuşlarda günün her vakti sigaraiçildiğini, ışıkların sürekli açık ve ortamın gürültülü olması nedeniyle uykuproblemi yaşadıklarını, dış dünya ile iletişimlerinin sınırlı olduğunu iddiaetmektedirler.
105. Anılan koşullar nedeniyle başvurucular, Anayasa'nın 17.maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan işkence ve kötü muameleyasağının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
106. Başvuru dosyasında, başvurucuların Kumkapı GGM’de tutulduğu dönemde tutulan her bir kişiye düşen yaşamalanına ilişkin net ve kesin bir bilgi yer almamaktadır. Hangi odayı kaç kişiile paylaştıklarına ilişkin net bir bilgi de ne başvurucular ne de bu konudagörüş ve bilgileri sorulan Adalet ve İçişleri Bakanlıkları tarafından AnayasaMahkemesine sunulmuştur. Anayasa Mahkemesinin elinde bulunan sınırlı bilginedeniyle kişi başına düşen yaşam alanının hesaplamasının Merkezde tutulankişilere tahsis edilen alanın, burada kalan kişi sayısına bölünmesi sonucu eldeedilecek yaklaşık bir değerin kabul edilmesi suretiyle yapılması bir zorunlulukolarak ortaya çıkmaktadır.
107. Başvuru formunda ve Emniyet Genel Müdürlüğünün 21/3/2016tarihli yazısında sunulan bilgiler çerçevesinde başvurucu I.S.nin3/3/2014 ilâ 10/5/2014 tarihleri arasında 69 gün, R.S.NİN ise 19/2/2014 ila5/6/2014 tarihleri arasında 107 gün Kumkapı GGM'detutulduğu anlaşılmaktadır.
108. Bu kapsamda Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sunulanbilgilerin yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarınıİnceleme Komisyonu tarafından 11/5/2012 tarihinde Kumkapı GGM'yegerçekleştirilen ziyaret sonucunda düzenlenen "Edirne, İstanbul veKırklareli İllerinde Bulunan Geri Gönderme Merkezleri Hakkında İncelemeRaporu" (2012 tarihli TBMM raporu) (bkz.F.A. ve M.A., § 23), BM göçmenlerin insan hakları özel raportörününtespitleri (bkz. F.A. ve M.A., §26) ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) 24/6/2014 tarihli Yarashonen/Türkiye kararı ve bu kararda atıf yapılan2009 tarihli CPT raporu ile özellikle 2/5/2014 tarihinde (başvurucularıntutuldukları dönemde) Türkiye İnsan Hakları Kurumu (İHK) tarafından gerçekleştirilenziyarete istinaden düzenlenen "İstanbul Geri Gönderme Merkezi Raporu"(İHK raporu) (bkz. K.A., § 43; F.A. ve M.A., § 24) eldeki en önemliverileri oluşturmaktadır.
109. Anayasa Mahkemesince karara bağlanan birçok bireyselbaşvuruda analiz edilen bu verilerden birtakım sonuçlar çıkarılmış olup (birçokkarar arasında bkz. K.A., §§100-108; F.A. ve M.A., §§85-107), mevcut başvuruda da bu sonuçların benimsenmemesini gerektiren herhangibir ek bulgu veya özel bir duruma rastlanmamıştır.
110. Anılan sonuçlar ışığında somut başvuruda, Merkezin kişibaşına üç metrekareden daha az bir yaşam alanına karşılık gelebilecek şekildeaşırı kalabalık olmasının, başlı başına başvurucuların Merkezde tutulduklarıdönemde maruz bırakıldıkları koşulların Anayasa’nın 17. maddesinde yasaklanan“insan haysiyetiyle bağdaşmayan” muamele düzeyinin aşılmasına yol açabileceknitelikte olduğu, Merkez içindeki barınma mekânları dışında rahatlamaya imkânsağlayacak ortak kullanım alanlarının yetersiz ve daha da önemlisi sağlananaçık havadan yararlanma imkânının oldukça sınırlı olmasının başvurucularınMerkezde sahip oldukları koşulları daha da tahammül edilemez hâle getirdiği (K.A., § 109; F.A. ve M.A., § 108) ve bu koşullar altında başvurucu I.S.nin 69, R.S.nin 107 güntutulmasının Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası açısından açık bir ihlaloluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.
111. Belirtilen koşullar, başvurucuların Kumkapı GGM’de maruz kaldıkları muamelenin, bir kişinin sınır dışıve benzeri işlemlerinin yürütülmekte olması nedeniyle şekil ve şartları kanunlagösterilen usule uygun olarak yakalanması veya tutulu durumda bulundurulmasınınbarındırdığı rencide olma duygusu ve ıstırabın ötesine geçmiş olduğunun kabuledilmesi açısından yeterli olduğundan başvurucuların bu bölümdedeğerlendirilebilecek şekilde ileri sürdüğü diğer iddialar yönünden Anayasa’nın17. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında ayrıca inceleme yapılmasına gerekgörülmemiştir (K.A., § 110; F.A. ve M.A., § 109).
112. Açıklanan nedenlerle somut başvurunun özel koşullarıçerçevesinde, başvurucular I.S. ve R.S.nintutuldukları Kumkapı GGM’de tutulma koşullarının“insan haysiyetiyle bağdaşmayan” muamele düzeyinde olduğu ve bu suretleAnayasa’nın 17. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
(2) Adana KBM'ninKoşullarına İlişkin Değerlendirme
113. Başvuru formunda ve Emniyet Genel Müdürlüğünün 21/3/2016tarihli yazısında sunulan bilgiler çerçevesinde başvurucu I.S.nin10/5/2014 tarihinden 22/8/2014 tarihine, başvurucu K.S.nin14/5/2014 tarihinden 22/8/2014 tarihine, başvurucu R.S.ninise 5/6/2014 tarihinden 22/8/2014 tarihine kadar Adana KBM'detutulduğu anlaşılmaktadır.
114. Adı geçen başvurucular, belirtilen tarih aralıklarındatutuldukları Adana KBM'de dışarıya çıkma, çarşıyagitme, seyahat etme gibi imkanlardan yoksun bırakıldıklarını, bir haftadasadece 10 dakika açık havaya çıkma imkânı sağlandığını, ödenek yetersizliğigerekçesiyle yeterli yemek verilmediğini, günde en fazla iki öğün yemekverildiğini, Ramazan ayında iftar ve sahur için yeterli yemek verilmediğini,gelen yemekleri de -birçoğunun salçalı olması nedeniyle alışık olmadıklarından-yiyemediklerini, dışarıyla iletişimlerinin sınırlı olduğunu, çok acil durumlarharicinde doktora ve hastaneye götürülmediklerini, doktor, sağlık görevlisi vb.personel bulunmadığını, başvurucu R.S. alerji problemi yaşadığını, Merkezin pisve bakımsız olduğunu, temizliği kendi imkânları ile yaptıklarını iddiaetmişlerdir. Görüldüğü üzere başvurucuların Adana KBM ile ilgili şikâyetleriaçık havadan yararlanma, yeterli beslenme, dış dünya ile iletişim ve tıbbiyardım konularındaki yetersizlik iddiaları ile ilgilidir.
115. Öncelikle belirtmek gerekir ki başvurucular ve EmniyetGenel Müdürlüğü tarafından sunulan bilgi ve belgeler, başvurucularıntutuldukları dönem itibarıyla Adana KBM'nin koşullarıhakkında yeterli detay içermemektedir. Dahası anılan Merkeze ilişkin ulusalveya uluslararası resmî herhangi bir kurum veya kuruluş tarafından yayımlanmışbir inceleme raporuna rastlanmamıştır. Bu çerçevede eldeki mevcut sınırlı bilgive belgelerle, başvurucuların tutuldukları koşulların eziyet veya insanhaysiyeti ile bağdaşmayan muameledüzeyine ulaşıp ulaşmadığının incelenmesi gerekir.
116. Adana KBM'nin genel koşullarınailişkin bilgiler, Emniyet GenelMüdürlüğünün 21/3/2016 ve 24/6/2016 tarihli yazıları ekindeki belgelerlesunulmuştur.
117. 21/3/2016 tarihli yazıda Merkezin -Adana Göç İdaresi İlMüdürlüğüne devredildiği 18/5/2015 tarihine kadar- 814 metrekare kapalıkullanım alanına sahip olduğu, bina etrafının tel örgülerle korunduğu, yeşilalanı bulunduğu, sürekli olarak sıcak su sağlandığı, her odada güneş görenaçılabilir pencereler, merkezi sistem kalorifer ve klima bulunduğu, ibadethaneile içinde çay makinası, sıcak/soğuk su makinası ve televizyon bulundurulandinlenme odasının mevcut olduğu, Merkezin kapasitesinin 50 kişi olduğu, üçbölümde farklı ebatlarda dokuz adet yatakhane bulunduğu ve mevcudun sürekliolarak değiştiği bildirilmiştir.
118. 24/6/2016 tarihli yazıda ise başvurucularınbarındırıldıkları tarihlerde Adana KBM'nin günlükortalama mevcudunun 45 kişi olduğu, 50 yatak kapasiteli birinci katta 71,62metrekare büyüklüğünde bir adet yemekhane (dinlenme ve televizyon izlemesalonu), 24,99 metrekare, 28,56 metrekare, 30,62 metrekare ve 42,09metrekarelik dört adet yatakhane, 14,94 metrekarelik bir adet ibadethane, biradet çamaşırhane, üç adet duş yeri ve üç adet tuvalet bulunduğu, 36 yatakkapasiteli zemin katta ise üç adet çift kişilik ranzanın bulunduğu, ayrıgirişi, duş yeri ve tuvaleti bulunan bir adet aile odası ile 38,75 metrekare ve28,67 metrekarelik iki adet yatakhane ve 29,14 metrekare büyüklüğünde bir adetyemekhane (dinlenme ve televizyon izleme salonu) ve üç adet duş yeri ve üç adettuvalet bulunduğu, birinci katta ve aile odası hariç zemin katta barındırılanşahısların istedikleri yatakhanede kalmalarına izin verildiği, barındırılanyabancıların güvenlik hususları gözetilerek ve imkânlar ölçüsünde günlük olarakaçık havadan yararlanmalarına izin verildiği, istemeleri halinde banka,postane, adliye vb. yerlere götürülmelerinin sağlandığı ifade edilmiştir.
119. Merkezin kapasitesinin üzerinde dolu ve dolayısıyla aşırıkalabalık olduğuna dair iddiaları bulunmayan başvurucular,dışarı çıkma, çarşıya gitme, seyahat etme gibi imkanlardan yoksunbırakıldıklarını, bir haftada sadece 10 dakika açık havaya çıkma imkânısağlandığını ileri sürmektedirler.
120. CPT’nin bu konuda ortaya koyduğustandartlar esas alındığında tutulan kişilerin tahammül edilemez koşullardagünlük yaşamlarını sürdürmelerine engel olabilecek bir tedbir olarak her günaçık havada en az bir saat egzersiz yapabilme imkânının Merkezde kalan kişileresağlanması gerekmektedir(K.A., §106).
121. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sunulan bilgilere göreMerkezde barındırılan yabancıların, istemeleri halinde banka, postane, adliyegibi yerlere götürülmeleri, avukatları ve ziyaretçileriyle görüştürülmeleri,ankesörlü telefonlarla iletişim kurmaları ve düzenli olarak Merkezinyerleşkesinde bulunan yeşil alanda havalandırılarak egzersiz yapmalarısağlanmaktadır.
122. Emniyet Genel Müdürlüğünün 21/3/2016 tarihli yazısıeklerinde sunulan bilgilerde başvurucuların açık havaya çıkarıldıkları zamanperiyodunun düzenli olduğu belirtilmekle beraber, bu imkânın hangi aralıklarlasağlandığı ifade edilmemiştir. Anılan idarenin 24/6/2016 tarihli yazısı ekindeise Merkezde barındırılan yabancıların güvenlik hususları gözetilerek veimkânlar ölçüsünde günlük olarak açık havadan yararlanmalarına izin verildiğibilgisi sunulmuştur.
123. Bu çerçevede, idarenin 21/3/2016 tarihli yazısı ekindesunulan bilgilerden -iddia edilenin aksine- CPT standartlarına uygun birşekilde başvurucuların günlük olarak açık havaya çıkma imkânındanyararlandırıldıkları sonucuna ulaşılamamaktadır. Her ne kadar 24/6/2016 tarihlisonraki yazı ekinde Merkezdeki yabancıların günlük olarak açık havadanyararlandırıldıkları ifade edilmekte ise de bu imkanın "güvenlik hususları gözetilerek ve imkanlar ölçüsünde"sağlanması ve başvurucuların tutuldukları dönemdeki somut, güncel uygulamayı veaçık havada kalış süresini ortaya koyan destekleyici herhangi bir bilgi veyabelge sunulmamış olması, önceki yazıdaki muğlaklığın devamına neden olmaktadır.
124. Günlük olarak açık havadan yararlanmaya ilişkin anılanasgari koşulun sağlandığı kanaatine varılamaması, başvurucuların Merkezdekikoşullarının tahammül edilebilir sınırı aştığının kabulünü gerektirmiş olup, bukoşullar altında başvurucu I.S.nin 105 gün, başvurucuK.S.nin 101 gün, başvurucu R.S.ninise 79 gün tutulmasının Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası açısından birihlal oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.
125. Anılan tespit, başvurucuların Adana KBM’demaruz kaldıları muamelenin, bir kişinin sınır dışı vebenzeri işlemlerinin yürütülmekte olması nedeniyle şekil ve şartları kanunlagösterilen usule uygun olarak yakalanması veya tutulu durumda bulundurulmasınınbarındırdığı rencide olma duygusu ve ıstırabın ötesine geçmiş olduğunun kabuledilmesi açısından yeterli olduğundan başvurucuların bu bölümdedeğerlendirilebilecek şekilde ileri sürdükleri diğer iddialar yönündenAnayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında ayrıca incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
126. Açıklanan nedenlerle somut başvurunun özel koşullarıçerçevesinde, Adana KBM’de tutulma koşullarının“insan haysiyetiyle bağdaşmayan” muamele düzeyinde olduğu ve bu suretleAnayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiği sonucunaulaşılmıştır.
c. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar
i. Kabul EdilebilirlikYönünden
(1) Anayasa’nın 19.Maddesinin Beşinci Fıkrasının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
127. Başvurucular, haklarında gözaltına alma veya tutuklama gibiherhangi bir adli merciin kararı olmaksızın ve hiçbir şekilde hâkim veyabenzeri adli makamlar önüne çıkarılmadan tutulduklarını, bu nedenle Anayasa’nın19. maddesinin beşinci fıkrasının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
128. Anılan Anayasa kuralına ilişkin iddialar ortaya konulurken,tutmanın suç şüphesine dayalı olduğunun kanıtlanması gerekir (Benzer başvurulariçin bkz. F.A. ve M.A., §§111-124; F.K. ve diğerleri, §§95-109; T.T., §§ 89-102; A.V. ve diğerleri, §§ 103-116).Başvurucular, kendi özel durumlarının bu kapsamda olduğunu ortaya koyanherhangi bir açıklama veya kanıt sunmamışlardır.
129. Açıklanan nedenlerle başvurucuların ihlal iddialarınıkanıtlayamadıkları anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
(2) Anayasa’nın 19.Maddesi Kapsamındaki Diğer İhlal İddiaları
130. Açıkça dayanaktan yoksun olmayan ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden bulunmayan başvurunun bukısmının, kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
ii. Esas Yönünden
(1) İdari Gözetim Altında TutulmanınAnayasa'nın 19. Maddesinin İkinci Fıkrasına Aykırı Olduğuna İlişkin İddia
131. Başvurucular, aylarca hürriyetlerinden yoksunbırakılmalarının kanuni bir dayanağı bulunmadığını, haklarındaki tedbirlerdevam ederken 11/4/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6458 sayılı Kanun'a uygunkararlar alınmadığını, kanuna aykırı bir şekilde tutulmaya devam edildiklerini,idari gözetime ilişkin kararların otuz günlük periyotlar hâlinde uzatılması,gerekçesinin yazılması, ilgilisine veya avukatına tebliğ edilmesi gerekirken buişlemlerin yapılmadığını, nezarethanelerde tutulmalarının hiçbir yasal dayanağıolmadığını, 6458 sayılı Kanun'un 57. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarıile 56. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki prosedürlerin yürütülmediğini,anılan Kanun'un 57. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince "zaruretdeğerlendirmesi" yapılmadığını, idari gözetim altına alındıktan sonrauluslararası koruma talebinde bulunmaları nedeniyle 6458 sayılı Kanun'un 68.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarına göre başvuru tarihinden itibaren biray içinde salıverilmeleri gerekmesine rağmen salıverilmediklerini, bunedenlerle Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının ihlal edildiğini ilerisürmüşlerdir.
132. Başvuru formunda ve Emniyet Genel Müdürlüğünün 21/3/2016tarihli yazısında sunulan bilgiler çerçevesinde başvurucu I.S.nin3/3/2014 tarihinden 10/5/2014 tarihine kadar Kumkapı GGM'de,anılan tarihleri müteakiben 22/8/2014 tarihine kadar Adana KBM'de;başvurucu K.S.nin 6/3/2014 tarihinden 14/5/2014tarihine kadar Yalova Emniyet Müdürlüğü Nezarethanesinde, anılan tarihlerimüteakiben 22/8/2014 tarihine kadar Adana KBM'de;başvurucu R.S.nin ise 19/2/2014 tarihinden 5/6/2014tarihine kadar Kumkapı GGM'de,anılan tarihlerimüteakiben 22/8/2014 tarihine kadar Adana KBM'detutulduğu anlaşılmaktadır.
133. Başvurucuların GGM'detutulmalarının Anayasa'nın 19. maddesi anlamında bir hürriyetten yoksun kılmaniteliğinde olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır (F.A. ve M.A., § 129).
134. Diğer yandan her ne kadar 6458 sayılı Kanun'un 95. maddesigereğince Adana KBM'nin GGM'lerdenfarklı bir statüye sahip olduğu ve idari gözetim haricinde anılan Kanun'dakianlamıyla "başvuru sahibi" veya "uluslararası koruma statüsüsahibi" kimselerin barındırılmalarına tahsis edilmiş bir merkez olduğuanlaşılmakta ise de yukarıda Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası yönündenyapılan incelemedeki tespitler ve özellikle Emniyet Genel Müdürlüğünün21/3/2016 tarihli yazısı ekinde sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde, bumerkezde barınmakta olan özel kategoriye dahil yabancıların, Merkezin dışınaçıkmak bir yana Merkez yerleşkesi içinde dahi açık havaya izinsiz çıkamadıklarıanlaşılmaktadır. Bu şartlar altında Adana KBM'detutulan kişilerin durumlarının, Anayasa'nın 19. maddesi anlamında GGM'lerde tutulan kişilerden farklı olduğu sonucunaulaşılamadığından, bu kapsamdaki kişilerin anılan Merkezde tutulmaları ilealakalı şikâyetlerinin Anayasa’nın 19. maddesinde güvenceler kapsamındaincelemesi mümkün görülmüştür.
135. Anayasa’nın “Kişihürriyeti ve güvenliği” kenar başlıklı 19. maddesinin birinci veikinci fıkraları şöyledir:
“Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğinesahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
… usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyenveya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen birkişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetindenyoksun bırakılamaz.”
136. Anayasa’nın 19. maddesinin birinci fıkrasında herkesin kişiözgürlüğü ve güvenliği hakkına sahip olduğu ilke olarak konulduktan sonraikinci ve üçüncü fıkralarında şekil ve şartları kanunda gösterilmek şartıylakişilerin özgürlüğünden mahrum bırakılabileceği durumlar sınırlı olaraksayılmıştır. Dolayısıyla kişinin özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanmasıancak Anayasa’nın anılan maddesi kapsamında belirlenen durumlardan herhangibirinin varlığı hâlinde söz konusu olabilir (RamazanAras, § 43).
137. İdari gözetim altına alma yetkisi Anayasa’nın 19. maddesive Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 5. maddesi ile kabul edilmişistisnai bir yetkidir. Buna göre bir yabancının sınır dışı edilmesi veya geriverilmesi kararının yürütülmesi sürecinde, şekil ve şartları kanunla gösterilenusule uygun olarak yakalanması veya tutulması mümkündür (Rıda Boudraa, B. No: 2013/9673 ,21/1/2015, § 73). Bu gibi durumlarda bir kişinin Anayasa'nın 19. maddesinde yerverilen diğer tutma gerekçelerine ihtiyaç bulunmaksızın sadece bu işlemlerinyürütülmesi sürecine dayanılarak idari gözetim tedbiri uygulanmasına kararverilebilir. Ancak Anayasa’nın 19. maddesi uyarınca, sınır dışı etme veya iadeişlemleri “gerekli özen” (due diligence)içerisinde yürütülmez ise artık kişi özgürlüğünden mahrumiyetin meşruiyetindensöz edilemez (K.A., § 123).
138. İdari gözetim istisnai bir yol olduğu ve kişiyiözgürlüğünden yoksun bırakma sonucunu doğurduğu için hukuka uygun olması vekeyfî muamele teşkil etmemesi gerekmektedir. Bu tedbirin, demokratik hukukdevletinin gerekli ve makul kıldığı ölçüde denetlenebilmesi, koşullarının genelkabul görmüş standartlara uygun olması; küçültücü, aşağılayıcı ve insanlık dışımuamele teşkil etmemesi, idari gözetim altında tutulanlara temel usul haklarıve güvencelerin sağlanması gerekir. Anılan Anayasa ve Sözleşme hükümleri, esasolarak kişinin özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğuracak bazı hâllerde busınırlamanın şekil ve şartlarının kanunla gösterilmesini isteyerek kişiözgürlüğü açısından daha güvenceli bir hukuki durum ortaya koymayıamaçlamaktadır (Rıda Boudraa, § 74).
139. Anayasa’nın 19. maddesinin gereklerini karşılamak adınayapılacak yasal düzenlemenin; sınır dışı amacıyla tutma kararı verme işlemininkoşulları, süresi, sürenin uzatılması, ilgiliye bildirilmesi, idari gözetimkararına karşı başvuru yolları, idari gözetim altına alınan kişinin avukataerişimi, tercüman yardımından yararlanması gibi usul güvencelerini açık birşekilde ortaya koyması gerekmektedir. Aksi takdirde kişilerin maruz kaldığıözgürlükten yoksunluğun keyfîliğe karşı yeterincekorunduğundan ve hukuki olduğundan söz edilemez (K.A., § 125).
(a) 6458 Sayılı KanunÖncesi Durum
140. Yukarıda belirtilen nitelikleri haiz yasal düzenleme olan6458 sayılı Kanun, 11/4/2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olup başvurucularınanılan tarihe kadar tutuldukları dönem için (başvurucu I.S. açısından 3/3/2014,başvurucu K.S. açısından 6/3/2014, başvurucu R.S. açısından ise 19/2/2014tarihlerinden 11/4/2014 tarihine kadar) Anayasa’nın 19. maddesinin ikincifıkrasında sayılan istisnalar arasında yer verilen, usulüne aykırı şekildeülkeye girmek isteyen veya giren ya da hakkında sınır dışı etme yahut geriverme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması uygulamasındatutma kararı verme işleminin koşulları, süresi, sürenin uzatılması, ilgiliyebildirilmesi, idari gözetim kararına karşı başvuru yolları, idari gözetimaltına alınan kişinin avukata erişimi, tercüman yardımından yararlanması gibiusul güvencelerini açık bir şekilde ortaya koyan yasal bir düzenlemebulunmamaktadır (F.A. ve M.A., §136).
141. Açıklanan nedenlerle somut başvuruda 6458 sayılı Kanunöncesi dönem bakımından Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının ihlaledildiğine karar verilmesi gerekir.
(b) 6458 Sayılı KanunSonrası Durum
142. 6458 sayılı Kanun'da, hakkında sınır dışı etme kararıalınanlardan "kaçma ve kaybolma riskibulunan, Türkiye'ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya daasılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye'dençıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamusağlığı açısından tehdit oluşturanlar" hakkında valiliktarafından idari gözetim kararı alınacağı, geri gönderme merkezlerindeki idarigözetim süresinin altı ayı geçemeyeceği; idari gözetimin devamında zaruret olupolmadığının, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirileceği, gerekgörüldüğünde değerlendirme için otuz günlük sürenin beklenilmeyeceği, idarigözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetimin derhâlsonlandırılacağı; bu yabancılara, belli bir adreste ikamet etme, belirlenecekşekil ve sürelerde bildirimde bulunma gibi idari yükümlülüklerin getirilebileceği;idari gözetim kararının, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenliolarak yapılan değerlendirme sonuçlarının gerekçesiyle birlikte yabancıya veyayasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edileceği; idari gözetim altınaalınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatının idari gözetim kararına karşısulh ceza hâkimine başvurabileceği, sulh ceza hâkiminin incelemeyi beş güniçinde sonuçlandıracağı, yeniden sulh ceza hâkimine başvurulabileceği kuralabağlanmıştır (K.A., § 126).
143. Anılan Kanun'da öngörülen yasal düzenlemenin sınır dışıişlemlerinin yürütülmesi kapsamında riayet edilecek ve ortaya çıkabilecek keyfîliklere engel olabilecek nitelikte bir usulü, açık birşekilde ortaya koyduğu görülmektedir. Kanun'da öngörülen bu usulün gerekli özeniçerisinde somut olayda yürütülüp yürütülmediğinin incelenmesi gerekmektedir (K.A., § 127).
144. Başvurucu R.S. hakkında, İstanbul Valiliğinin 27/2/2014tarihli ve 47909374-52646 sayılı oluru ile 5683 sayılı Kanun'un 23. maddesigereğince "muhafaza altına alma" kararı verilmiştir. Diğerbaşvurucular hakkında alınan kararlarla ilgili olarak bireysel başvuru dosyasıkapsamında herhangi bir bilgiye erişilememiştir. Bunun yanı sıra 6458 sayılıKanun'un yürürlüğe girdiği 11/4/2014 tarihinden sonra anılan Kanun'a görebaşvurucuların hukuki durumlarını saptayan ve tutulmaya devam edilmelerineilişkin yeni herhangi bir karar alındığına dair bir bilgiye de rastlanmamıştır.
145. Sınır dışı etme işleminin yürütülmesi sürecinde, bir kişihakkında idari gözetim altına alma tedbirinin uygulanabilmesi için mutlakailgili kişinin suç işlemesinin veya kaçmasının önlenmesi gibi bir gerekçeyeihtiyaç bulunmamaktadır. Bu çerçevede somut olaydaki gibi idarenin, bir sınırdışı etme işleminin icrası sürecinde olması kaydıyla sahip olduğu bilgiler veyailgili kişi hakkında yürütülen yargısal soruşturmalara dayanarak kamu düzeni,kamu güvenliği veya sağlığı açısından risk oluşturması veya kaçma riskininbulunması gibi gerekçelerle ilgili kişiler hakkında idari gözetim kararıverebilmesi mümkündür. Ancak hukuka uygun olarak verilmiş bir idari gözetimkararının, idareye sınırsız bir şekilde bu tedbiri uygulamaya devam edebilmesiolanağı tanıdığı da söylenemez. İdari gözetim kararının uygulanması aşamasındada bir kanuni düzenlemede açık bir şekilde ortaya konulmuş ve idari gözetimtedbirinin "gerekli özen" kriterine uygun bir biçimde uygulanıpuygulanmadığını denetlemeye imkân veren usule dair güvencelerin bu durumdakikişiler hakkında keyfîlikten uzak bir şekildeişletilmesi zorunludur (K.A., §130).
146. Somut olay 6458 sayılı Kanun'un 57. maddesinde idarigözetim altına alma süreci için öngörülen usule dair güvenceler açısındandeğerlendirildiğinde, başvuruculara hangi nedenle tutulduklarına ilişkin birbildirim yapılmadığı, idari gözetimin devamını gerektiren koşulların valiliklertarafından aylık olarak incelenmediği, bu konuda bir değerlendirme yapılıpyapılmadığı hususunun belirsiz olduğu, değerlendirme yapılmış ise bu konudabaşvurucuya veya vekiline bir bildirimde bulunulmadığı, R.S.ninaltı ay dört gün tutulması sonucunda idari gözetim kararında kanuni sınırolarak öngörülen altı aylık sürenin aşıldığı ve bu sürenin hangi gerekçeyleuzatıldığının da adı geçen başvurucuya bildirilmediği tespit edilmiştir.
147. Diğer yandan somut olayın, idari gözetim kararlarına karşıöngörülen sulh ceza hâkimine başvuru yolu açısından da incelenmesi gerekir. Bukapsamda başvurucular içinde anılan yola sadece K.S.ninbaşvurduğu tespit edilmiştir. Avukatı 11/6/2014 tarihli dilekçeyle YalovaNöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine müracaatta bulunarak adı geçen başvurucununserbest bırakılmasını talep etmiştir. Yalova 3. Sulh Ceza Mahkemesinin18/6/2014 tarihli ve 2014/242 Değişik İş sayılı kararı ile "itirazbaşvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.Kararda başvurucu hakkındakiidari gözetim kararının 14/5/2014 tarihi itibarıyla sonlandırıldığı, 15/5/2014tarihinde mevcutlu olarak Adana KBM'ye sevkininsağlandığı ve idare mahkemesince hakkında verilecek karar süresince bu merkezdebarındırılacağının tespit edildiği, Yalova Emniyet Müdürlüğü tarafındanverilmiş olan idari gözetim kararının kaldırılmış olduğu, bu nedenle itirazınkonusuz kaldığı gerekçesine dayanılmıştır.
148. Gerçekten de 6458 sayılı Kanun'da sulh ceza hâkimi ancakbir idari gözetim tedbirinin uygulanması söz konusu olduğunda denetim yetkisinikullanabilmektedir. Bunun haricindeki durumlarda Kanun'da sulh ceza hâkiminedenetim yetkisi verilmemiştir. Bu doğrultuda başvuruya konu olayda, idarigözetim altına alınmaması öngörülen kişilerin belirli bir yerde ikametlerininsağlanması için başvurulan tedbirlerin "gerekli özen" kriteriçerçevesinde uygulanmaması, bir başka ifadeyle kanunda kişiyi hürriyetindenyoksun bırakma gibi bir tedbir tarif edilmemesine rağmen uygulamada kişininbelli bir mekâna fiilen hapsedilmesi ve işlemin farklı bir nitelemeye tabiolması nedeniyle yargısal denetimin sağlanamaması, hürriyetten yoksunkılınmanın hukukiliği bakımından sorun oluşturmuştur.
149. Yalova Sulh Ceza Mahkemesinin kararından sonra başvurucununavukatı bu defa Adana (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesine başvuruda bulunarakbaşvurucunun salıverilmesini talep etmiştir. Anılan Mahkeme 27/6/2014 tarihlive 2014/1675 Değişik İş sayılı kararı ile başvurucunun talebi bakımındanyetkisiz olduğuna hükmetmiştir. Bu karara karşı itirazı inceleyen Adana 1. SulhCeza Hâkimliğinin 31/7/2014 tarihli ve 2014/431 Değişik İş sayılı kararı ileitirazın kabulüne ve 27/6/2014 tarihli kararın kaldırılarak başvurucununserbest bırakılmasına karar verilmiştir. Anılan kararın ilgili idari birimlereiletilmesine rağmen başvurucu K.S. ancak 23/8/2014 tarihinde serbestkalabilmiş, bir başka ifadeyle yaklaşık 23 gün boyunca serbest bırakılmasınadair bir yargı kararı bulunmasına rağmen tutulmaya devam edilmiştir.
150. Sonuç itibarıyla sınır dışı etme sürecinde uygulanan idarigözetim işleminin "gerekli özen" içinde yürütüldüğünden sözedilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer bir ifadeyle somut olayda kişiözgürlüğünden mahrumiyetin keyfîliklere karşıkorunduğundan ve buna bağlı olarak "hukuki" olduğundan söz edilemez.
151. Açıklanan nedenlerle somut başvuruda 6458 sayılı Kanunsonrası dönem bakımından da Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının ihlaledildiğine karar verilmesi gerekir.
(2) İdari Gözetim AltındaTutulma Nedeninin Başvuruculara Usulüne Uygun Olarak BildirilmeyerekAnayasa'nın 19. maddesinin Dördüncü Fıkrasının İhlal Edildiği İddiası
152. Başvurucular, ilk gözetim altına alındıklarında tutmanedenleri ve idari gözetim kararına itiraz haklarının bildirilmediğini, bunedenle Anayasa'nın 19. maddesinin dördüncü fıkrasının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
153. Anayasa’nın 19. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalamaveya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bununhemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal,toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.”
154. Anayasa’nın 19. maddesinin dördüncü fıkrasında, yakalananveya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve haklarındakiiddiaların her hâlde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması hâlinde sözlü olarak“derhâl” bildirileceği kurala bağlanmıştır.
155. Kişinin yakalanmasına ve tutuklanmasına esas hukuki vemaddi gerekçelerin teknik olmayan, basit ve kolaylıkla anlaşılır bir dildeaçıklanması; hürriyeti kısıtlanan kişinin, uygun gördüğü takdirde Anayasa’nın19. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kısa sürede durumu hakkında kararverilmesine ve bu kısıtlamanın hukuka aykırılığı hâlinde hemen serbestbırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurabilmesineimkân sağlayacaktır. Bu yönüyle Anayasa’nın 19. maddesinin dördüncüfıkrasındaki bilgilendirilme hakkı, bu madde kapsamında sağlanan diğergüvencelerin bir nevi taşıyıcısı mahiyetindedir. İletilen bilginin içerikbakımından yeterli olup olmadığının ve bilgilendirmenin derhâl yapılıpyapılmadığının her somut olayın özel koşullarına göre değerlendirilmesi gerekir(K.A., § 138).
156. Dosya kapsamında görüşleri sorulan Adalet ve İçişleriBakanlıkları tarafından, başvurucu K.S.nin tutmanedenleri veya hakkındaki iddialarla ilgili olarak bilgilendirildiğine dairherhangi bir bilgi veya belge sunulmamıştır.
157. Öte yandan Emniyet Genel Müdürlüğünün 21/3/2016 tarihliyazısı ekinde sunulan bilgilere göre başvurucu I.S. için 3/3/2014 ve başvurucuR.S. için 20/2/2014 tarihlerinde düzenlenen formlarda "isnat edilensuç" sütununda "giriş yasağı ihlal" veya "yurda girişyasağı" ibareleri yer almakta ise de başvurucuların idari gözetim altınaalındıkları gün veya bir gün sonra düzenlenen ve münhasıran başvurucularınülkelerinin yetkili temsilciliğine bilgi verilmesini isteme hakkı konusundabilgilendirilmesi ve bu hakkını kullanıp kullanmayacağının tespiti amacıyladüzenlendiği açık olan bu belgelerdeki bilgilerin Anayasa'nın 19. maddesinindördüncü fıkrasına uygun olarak adları geçen başvurucuların tutma nedenleri vehaklarındaki iddialar konusunda yapılmış bir bildirim olarak değerlendirilmesimümkün değildir. Kaldı ki idarenin anılan yazısı ekleri arasında tutmanedenleri ve hakkında iddialara ilişkin herhangi bir bildirimin daha sonradetaylı bir şekilde ve başvurucuların anlayabileceği bir dilde yazılı olarakyapıldığına dair herhangi bir bilgi veya belgeye de rastlanmamıştır.
158. Bu çerçevede bireysel başvuru dosyası kapsamındaki bilgi vebelgelerden başvuruculara, tutma sebepleri ve haklarındaki iddialar konusundaAnayasa’nın 19. maddesinin dördüncü fıkrasına uygun bir bildirim yapıldığısonucuna ulaşılamamıştır.
159. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 19. maddesinin dördüncüfıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
(3) İdari Gözetim AltındaTutulma İşlemine Karşı Başvurulabilecek Etkili Bir Yol Bulunmaması NedeniyleAnayasa'nın 19. maddesinin Sekizinci Fıkrasının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
160. Başvurucular idari gözetim altına alındıktan sonrauluslararası koruma talebinde bulunmaları nedeniyle 6458 sayılı Kanun'un 68.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarına göre başvuru tarihinden itibaren biray içinde salıverilmeleri gerekmesine rağmen salıverilmediklerini, aynımaddenin (3) numaralı fıkrasına göre idari gözetimin gerekliliğinin bireyselolarak değerlendirilmesi ve aynı Kanun'un 71. maddesinde belirtilen alternatiftedbirlerin yeterli olmayacağı kanaatine varılması hâlinde idari gözetim kararıverilebileceğini, ayrıca başvurucu K.S.nin Yalova veAdana Sulh Ceza Mahkemelerine yaptığı başvurular sonucunda, kanuna açıkçaaykırı durumlar gözetilmeksizin, etkili ve makul sürede bir yargısal denetimyapılmaksızın "yetkisizlik kararları" verildiğini, itiraz üzerineAdana Sulh Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararının 31/7/2014 tarihindekaldırıldığını ve serbest bırakılmasına karar verildiğini, buna rağmen adıgeçen başvurucunun 23/8/2014 tarihinde serbest bırakıldığını, bu nedenlerleAnayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasının ihlal edildiğini ilerisürmüşlerdir.
161. Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:
“Her ne sebeple olursa olsun, hürriyetikısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bukısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamakamacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.”
162. Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası, her nesebeple olursa olsun hürriyeti kısıtlanan kişiye, tutuklanmasının veya idarigözetim altına alınmasının hukukiliği hakkında süratle karar verebilecek vetutuklanması veya tutulması hukuki değilse salıverilmesine hükmedebilecek birmahkemeye başvurma hakkı tanımaktadır. Anılan Anayasa hükmü esas olaraktutukluluğun veya idari gözetim altına almanın hukukiliğine ilişkin itirazbaşvurusu üzerine bir mahkeme nezdinde tahliye taleplerinin veya idari gözetimtedbirlerinin uygulanmasının devamına ilişkin kararların incelenmesi açısındanbir güvence oluşturmaktadır (F.A. ve M.A.,§ 156).
163. Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası, idari gözetimkararıyla özgürlüğünden yoksun bırakılan kişiye, özgürlüğünden yoksunbırakılmasının yasaya uygunluğunun özünü oluşturan usule ve esasa ilişkinkoşullar ile ilgili olarak yetkili bir yargı merciine başvurma hakkıtanımaktadır. Hürriyeti kısıtlanan kişinin şikâyetleri ile ilgili olarakyetkili yargı merciince yapılacak değerlendirmenin, adli nitelik taşıması veözgürlükten mahrum bırakılan kişilerin itirazları bakımından uygun olanteminatları sağlaması gerekmektedir (Firas Aslan ve Hebat Aslan, B. No:2012/1158, 21/11/2013, § 64).
164. Söz konusu yargısal denetim, yeri geldiğinde başvurudabulunan kişinin serbest bırakılmasını temin edebilmelidir. Bu şekilde öngörülenhukuk yolunun, sadece teoride değil uygulamada da yeterince sonuç alınabilirbir yol olması gerekir. Aksi hâlde söz konusu hükmün amaçları açısından gerekliolan erişilebilirlik ve etkili olma özelliğinden söz edilemez (K.A., § 152; Abdolkhani ve Karimnia/Türkiye,B. No: 30471/08, 22/9/2009, § 139).
(a) 6458 Sayılı KanunÖncesi Durum
165. 6458 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce idari gözetimaltında tutulmalarının Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci fıkrasına uygunluğununincelendiği bölümde ayrıntılı bir şekilde ortaya konulduğu üzere başvurucularınanılan Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/4/2014 tarihinden önce tutuldukları dönemitibarıyla yürürlükte olan mevzuattaki boşluk, tutulan kişinin kısa süredekarar verilmesini ve tutmanın kanuna aykırılığının tespiti hâlinde hemenserbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciinebaşvurulmasını da kapsamaktadır. Bir başka ifadeyle başvurucuların 6458 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önce tutuldukları dönem itibarıyla yürürlükteolan mevzuatta Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasındaki güvenceyisağlayan bir başvuru yolu öngörülmemiştir (F.A.ve M.A., § 159).
166. Nitekim AİHM de Türk hukuk sisteminin başvurucu ile benzerşekilde tutulan kişilere, tutulmalarının kanuna uygunluğu konusunda bir yargımerciine başvurma hakkı tanıyan bir yol sunmadığı sonucuna ulaşmıştır (Abdolkhani ve Karimnia/Türkiye,§ 142).
167. Açıklanan nedenlerle somut başvuruda 6458 sayılı Kanunöncesi dönem bakımından Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasının ihlaledildiğine karar verilmesi gerekir.
(b) 6458 Sayılı KanunSonrası Durum
168. Başvurucu hakkında uygulanan idari gözetim altında tutmaişleminin Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasına uygunluğunun incelendiğibölümde 6458 sayılı Kanun, açık bir şekilde sınır dışı işlemlerinin yürütülmesikapsamında riayet edilecek ve ortaya çıkabilecek keyfîliklereengel olabilecek nitelikte bir usulü öngörmüş olmakla birlikte bu başvuruyolunun uygulamada, sınır dışı etme sürecinde uygulanan idari gözetim işleminin"gerekli özen" içinde yürütülmesi açısından bir güvence oluşturacakşekilde işlemediği ve somut olaydaki başvuru yollarının, başvurucularınsalıverilmesi sonucunu doğurabilecek gelişmelere ilişkin iddialarını etkili birşekilde inceleme kapasitesine sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır (Benzertespitler için bkz. K.A., § 153).
169. Öte yandan yukarıda başvurucunun, özgürlüğünden yoksunbırakılmasının gerekçeleri hakkında usulüne uygun şekilde bilgilendirilmediğinede karar verilmiştir (bkz. §§ 152-159). Başlı başına bu olgu da başvurucularınAnayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tutulma işlemine itirazetme hakkından yoksun kalmasına yol açacak niteliktedir (K.A., § 154). Başvurucular bu nedenlezamanında durumları hakkında karar verilmesini ve haklarındaki kısıtlamanınhukuka aykırı olduğunun anlaşılması hâlinde hemen serbest bırakılmayı istemeimkânından da mahrum kalmışlardır.
170. Ayrıca Sulh Ceza Hâkimliğince başvurucu K.S.ninserbest bırakılmasına dair kararın ilgili idari birimlere iletilmesine rağmenadı geçen başvurucu ancak 23/8/2014 tarihinde serbest bırakılmış, bir başkaifadeyle anılan Hâkimliğin kararı yaklaşık 23 gün boyunca uygulanmamıştır.
171. Görüldüğü üzere 6458 sayılı Kanun'da öngörülen vebaşvurucuların hukuki durumlarında ortaya çıkan değişikliklere göre yeniden birdeğerlendirme yapılarak salıverilmelerine karar verebilmesi beklenen başvuruyollarının somut olayda etkili bir şekilde işlemediği açıktır.
172. Açıklanan nedenlerle somut başvuruda 6458 sayılı Kanunsonrası dönem bakımından da Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasınınihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
(4) Haksız TutulmadanDolayı Tazminat Davası Açma İmkânı Bulunmamasının Anayasa'nın 19. MaddesininDokuzuncu Fıkrasını İhlal Ettiğine İlişkin İddia
173. Başvurucular, tutma sürecindeki hukuka aykırılıklarnedeniyle oluşan zararların tazmini için etkili bir mekanizma bulunmadığını bunedenlerle Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğiniileri sürmüşlerdir.
174. Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası şöyledir:
“Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulankişilerin uğradıkları zararlar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre,Devletçe ödenir.”
175. Görüldüğü üzere Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncufıkrasında, her iki maddenin önceki fıkralarına aykırı olarak tutulan kişilerinuğradıkları zararların devletçe tazmin edileceği hükme bağlanmıştır.
176. Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince,aynı maddenin iki ila sekizinci fıkralarından herhangi birinin ihlali hâlindetazminat talep etme imkânı sağlayan bir mekanizma oluşturulması zorunludur.Dolayısıyla, Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasından önce gelenfıkralarından bir veya daha fazlasının ihlal edildiği sonucuna ulaşılandurumlarda, iç hukukta herhangi bir tazmin mekanizması bulunmaması, Anayasa’nın19. maddesinin dokuzuncu fıkrasının da ihlali sonucunu doğuracaktır.
177. Somut başvuruda Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci, dördüncüve sekizinci fıkralarının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Buna karşılıkbaşvurucunun bireysel başvuruda bulunduğu tarih itibarıyla Türk hukuksisteminde, Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci fıkrasındaki “usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veyagiren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen birkişinin yakalanması veya tutuklanması” işlemleri nedeniyle oluşanzararların tazminine yönelik özel bir mekanizma öngörülmemiştir (F.A. ve M.A., § 169).
178. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncufıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
d. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
179. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genelmahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmaklayükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali vesonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
180. Maruz kaldıkları hak ihlalleri nedeniyle maddi tazminatolarak başvurucu I.S. 6.325,20 TL, K.S. 6.217,20 TL, R.S. ise 6.753,60 TLödenmesini talep etmiştir. Ayrıca tüm başvurucular uğradıkları manevi zararlarakarşılık ayrı ayrı 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
181. Başvurucular I.S., K.S. ve R.S. idari gözetim altındatutulmaları işleminin yürütülmesi ve idari gözetim altında tutulma koşullarısonucu Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının, Anayasa'nın 17. maddesininüçüncü fıkrası ile bağlantılı olarak 40. maddesinin ve Anayasa'nın 19.maddesinin ikinci, dördüncü, sekizinci ve dokuzuncu fıkralarının ihlaledildiğine karar verilmiştir.
182. Başvurunun özel koşulları dikkate alınarak yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucularaayrı ayrı net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesi gerekir.
183. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi içinbaşvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlalarasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucular tutuldukları dönemlere ilişkinemsal asgari ücret hesap cetvelleri sunmuşlardır. Başvurucuların sunduğu bubelgeler kendi somut zararlarının ispatı bakımından yeterli görülmemiştir.Başvurucular, tespit edilen ihlaller nedeniyle maddi zarara uğradıklarınıortaya koyan başka herhangi bir belge de sunmamışlardır. Bu nedenlebaşvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
184. Dosyadaki belgelerden tespit edilen, 1.800 TL vekâletücretinden oluşan yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine kararverilmesi gerekir.
185. Başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle başvurusureddedilen başvurucu Z.A. komisyon aşamasında adli yardım talebinin kabuledilmesinden dolayı ödenmeyen 206,10 TL başvuru harcının tahsiline kararverilmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliklerinin gizlitutulması talebinin KABULÜNE,
B. Başvurucu Z. A. yönünden;
1. Başvurunun başvuruhakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,
2. 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince 500 TL disiplinpara cezasının başvurucudan TAHSİLİNE,
3. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince komisyon aşamasındaadli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle ödenmeyen 206,10 TL başvuruharcının başvurucudan TAHSİLİNE,
C. Başvurucular I. S., K. S. ve R. S. yönünden;
1. Başvurucular I. S., K. S. ve R. S.'unAnayasa’nın 17. maddesi ile bağlantılı olarak 40. maddesinin ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Başvurucu K. S.'un tutulduğu YalovaEmniyet Müdürlüğü NezarethanesikoşullarınınAnayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal ettiğine ilişkin iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Başvurucular I.S. ve R. S.'untutuldukları Kumkapı Geri Gönderme Merkezi ile Adana Kabul ve BarınmaMerkezinin, başvurucu K. S.'un tutulduğu Adana Kabulve Barınma Merkezinin koşullarının Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasınıihlal ettiğine ilişkin iddiaların KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
4. Anayasa’nın 19. maddesinin beşinci fıkrasının ihlaledildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
5. Anayasa’nın 19. maddesi kapsamındaki diğer ihlal iddialarınınKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
D. Başvurucular I. S., K. S. ve R. S. yönünden;
1. Anayasa’nın 17. maddesi ile bağlantılı olarak Anayasa’nın 40.maddesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
2. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının İHLALEDİLDİĞİNE,
3. Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci, dördüncü, sekizinci vedokuzuncu fıkralarının İHLAL EDİLDİĞİNE,
E. Başvurucular I. S., K. S. ve R. S.'aayrı ayrı net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğertaleplerin REDDİNE,
F. 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderininbaşvurucular I. S., K. S. ve R. S.'a MÜŞTEREKENÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın birer örneğinin Adalet ve İçişleri BakanlıklarınaGÖNDERİLMESİNE 22/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.