TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ŞABAN YEŞİL VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/7039)
Karar Tarihi: 11/12/2014
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Serruh KALELİ
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Zühtü ARSLAN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör
:
Bahadır YALÇINÖZ
Başvurucu
:
Şaban YEŞİL
Mehmet Tahir YEŞİL
Mehmet Can YEŞİL
Abdussemet YEŞİL
İzzettin YEŞİL
Vekilleri
:
Av. Zeki ÇELİK
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucular, miras bırakan İsmet YEŞİL tarafından terörolayları nedeniyle ikamet ettiği yerleşim yerini terk etmek zorunda kaldığındanbahisle uğradığı zararların karşılanması talebinin reddi üzerine açtığı davanınreddedilmesi nedeniyle özel hayatın korunması, kişi özgürlüğü ve güvenliği,yaşam, mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile işkence, kötü muamele veayrımcılık yasaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminattalebinde bulunmuşlardır.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 9/9/2013 tarihinde Bismil Asliye Hukuk Mahkemesivasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığıtespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde,kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölümegönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 8/5/2014 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğiningörüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneğigörüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 9/6/2014 tarihliyazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAYLAR VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucular, 11/6/2007 tarihinde vefat eden İsmetYeşil’in çocuklarıdır.
8. Başvurucular murisi, Diyarbakır ili Bismil ilçesi Alibey köyünde ikamet etmekte iken köyden göç etmiştir.
9. Murisin, ikamet ettiği yerleşim yerini terk etmesisebebiyle zarara uğradığından bahisle, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terörve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunhükümlerinden yararlandırılması yönündeki 26/7/2005 tarihli talebi, BatmanValiliği Zarar Tespit Komisyonunun 6/3/2006 tarihli kararıyla reddedilmiştir.Muris, bu işlemin iptali için dava açmıştır.
10. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin 24/6/2008 tarih veE.2006/1690, K.2008/1023 sayılı kararıyla, murisin terör olayları nedeniyleköyünü terk ettiğinin anlaşıldığı, idarece 5233 sayılı Kanun uyarınca herhangibir zararının olup olmadığı araştırılmadan talebinin reddedilmesinin hukukaaykırı olduğu gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
11. Danıştay Onbeşinci Dairesinin20/9/2011 tarihli kararıyla, Alibey köyüne aitdosyaların birlikte incelenmesinden, Köyün terör olayları nedeniyle boşaltılanyerlerden olmadığı, köydeki arazilerin sahibi olan M. A. tarafından KöyHizmetleri Genel Müdürlüğüne satılması sonucu murisin köyden göç ettiğininanlaşılmasından dolayı zararın 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre idarecekarşılanmasına hukuki olanak bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesikararı bozulmuştur.
12. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi bozma kararına uymuş ve27/12/2011 tarih ve E.2011/2179, K.2011/3249 sayılı kararıyla davayıreddetmiştir. Söz konusu karar, Danıştay OnbeşinciDairesinin 11/12/2012 tarih ve E.2012/4699, K.2012/13678 sayılı kararıylaonanmıştır.
13. Bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu da aynıDairenin 20/6/2013 tarih ve E.2013/8328, K.2013/4803 sayılı kararıylareddedilmiş, karar başvurucular vekiline 29/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
14. Başvurucular 9/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesinebireysel başvuru yapmışlardır.
B. İlgili Hukuk
15. B. No: 2013/2294, 8/5/2014, §§15-27.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
16. Mahkemenin 11/12/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucunun 9/9/2013 tarih ve 2013/7039 numaralı bireysel başvurusu incelenipgereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
17. Başvurucular, murislerinin terör olayları nedeniyleikamet ettikleri köylerini terk etmek zorunda kaldığını, murislerinin açtığıdavayı derece mahkemelerinin yeterli inceleme yapmadan reddettiğini, köyün terkedilmesinin sebebinin 1991-1993 yıllarında köyde pek çok terör olayının meydanagelmesi olduğunu, malvarlıklarına ulaşamamaktan dolayı maddi zararlarınınoluştuğunu ve başvurunun karara bağlanmasının makul olmayacak şekilde uzunsürdüğünü, bu nedenle özel hayatın korunması, kişi özgürlüğü ve güvenliği,yaşam, mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile işkence, kötü muamele ve ayrımcılıkyasaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, maddi ve manevi tazminattalebinde bulunmuşlardır.
B. Değerlendirme
18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafındanyapılan hukuki tavsifi ile bağlı değildir. Başvurucuların söz konusu haklaradayanarak doğrudan murislerine yönelen eylemlere ilişkin bir ihlal iddiasıbulunmamakta olup, ileri sürülen iddiaların köyün güvenlik nedeniyle boşaldığıve bu nedenle murislerinin maruz kaldığı zararların 5233 sayılı Kanunkapsamında karşılanması gerektiği ile yargılamanın uzun sürdüğünü ortaya koymakadına yapıldığı görülmektedir. Başvurucuların iddiaları yargılamanın sonucunave makul sürede bitirilmemesine ilişkin olup diğer haklar kapsamında birdeğerlendirme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
19. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak veözgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birininkamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesinebaşvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmişolması şarttır.”
20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak veözgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin tarafolduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlaledildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”
21. 6216 sayılı Kanun’un “Bireyselbaşvuru hakkına sahip olanlar” kenar başlıklı 46. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenlertarafından yapılabilir.
22. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü ve 6216 sayılıKanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkraları uyarınca, Anayasa’da güvencealtına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi(AİHS) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangibirinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini iddia eden herkese AnayasaMahkemesine bireysel başvuru yapma hakkı tanınmıştır (B. No: 2012/22,25/12/2012, § 24).
23. 6216 sayılı Kanun’un “Bireyselbaşvuru hakkına sahip olanlar” başlıklı 46. maddesinde kimlerinbireysel başvuru yapabileceği sayılmış olup, anılan maddenin (1) numaralıfıkrasına göre; bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudabulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Buönkoşullar, başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücüeylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı, başvurucunun “güncel bir hakkının ihlal edilmesi”, buihlalden dolayı kişinin “kişisel olarak”ve “doğrudan” etkilenmiş olmasıve bunların sonucunda başvurucunun kendisinin “mağdur”olduğunu ileri sürmesi gerekir (B. No: 2013/6179, 20/3/2014, § 24).
24. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme’nin 34.maddesinde yer alan“mağdur” kelimesi ile ihtilaf konusu eylem ya daihmalden doğrudan etkilenen kişinin kast edildiğini belirtmektedir (Brumarescu/Romanya [BD], B. No: 28342/95,28/10/1999, § 50).
25. Başvuru konusu olayda başvurucular, murislerinin, teröreylemi nedeniyle köyünü terk ettiğinden bahisle uğradığı zararın tazminiistemiyle açtığı davanın reddedilmesi ve yargılamanın makul süredesonuçlandırılmadığı gerekçesiyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerise de, başvuru formu ve ekli mahkeme kararları incelendiğinde, 11/6/2007tarihinde vefat eden muris tarafından 31/7/2006 tarihinde açılan davanın hiçbirsafhasında başvurucuların davaya müdahil olmadığı veya davayı takip etmetalebinde bulunmadığı anlaşılmaktadır.
26. Başvurucuların, murislerinin açtığı davanın devamısüresince davaya katılmadıklarından veya davayı takip talebindebulunmadıklarından dolayı yargılamanın sonucu ve uzun sürmesi nedeniyle güncelve kişisel haklarının doğrudan zarara uğradığından söz etmeye imkânbulunmamaktır.
27. Bu durumda, başvurucuların güncel ve kişisel haklarınındoğrudan etkilenmediği anlaşıldığından, mağdur statüsüne sahip olmadıklarısonucuna varılmıştır.
28. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların, mağdur statüsübulunmadığından, başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönündenincelenmeksizin “kişi yönünden yetkisizlik”nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle, başvurunun, başvurucuların mağdur statüsü bulunmadığından “kişi yönünden yetkisizlik” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılamagiderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına, 11/12/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.