TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
SABAH YILDIZI RADYO VE TELEVİZYON YAYIN İLETİŞİM REKLAM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ BAŞVURUSU (2)
(Başvuru Numarası: 2015/3369)
Karar Tarihi: 8/2/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Recep KAPLAN
Başvurucu
:
Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Vekili
:
Av. İsmail YEŞİLOVA
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ulusal radyo yayın lisansı talebinin idaretarafından reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 24/2/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu 30/5/2011 tarihli dilekçesiyle Radyo ve TelevizyonÜst Kurulundan (RTÜK), yerel radyo yayın lisansının ulusal radyo yayınlisansına dönüştürülmesi talebinde bulunmuştur. RTÜK tarafından cevapverilmemesi üzerine başvurucu, talebinin yanıt verilmemek suretiyle reddineilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
9. Ankara 10. İdare Mahkemesi 1/2/2012 tarihinde başvurucunundavasını reddetmiştir. Mahkeme, RTÜK tarafından ilgili kanunda öngörülensıralama ihalesi yapılana kadar yayında olan kuruluşların izin verilen yerleşimyerleri ile sınırlı olarak yayınlarına devam etmelerine imkân tanındığındanbaşvurucunun ulusal radyo yayın lisansı talebinin reddedilmesine ilişkinişlemde hukuka aykırılık görülmediğini belirtmiştir.
10. Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay 31/1/2014 tarihindeilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Danıştay başvurucunun karardüzeltme talebini de 24/12/2014 tarihli kararıyla reddetmiştir. Ret kararı5/2/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.
11. Başvurucu 24/2/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
12. Mahkemenin 8/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
13. Başvurucu, ilgili kanunda öngörülen geçici durumun RTÜKtarafından sıralama ihalesi yapılmamak suretiyle sürekli hâle getirildiğini vebu nedenle fiilen ulusal radyo yayını yapan kuruluşlarla kendisi arasındaaçıkça eşitsizlik oluşturulduğunu iddia etmektedir. Ulusal radyo yayını lisansıtalebi sıralama ihalesi yapılmadığı gerekçesiyle reddedilen başvurucu, bunedenle Anayasa'nın 2., 5., 10., 22., 26., 28., 29., 30. ve 35. maddelerindegüvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
14. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın26. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları şöyledir:
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yaymahakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veyafikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo,televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sisteminebağlanmasına engel değildir.
...
Haber ve düşünceleri yayma araçlarınınkullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememekkaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.”
15. Anayasa’nın 28. maddesinin birinci fıkrasının birincicümlesinin ilgili bölümü ve üçüncü fıkrası şöyledir:
“Basın hürdür ..."
"Devlet, basın ve haber almahürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.”
16. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, …Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
17. Ulusal radyo yayın lisansı talebi idare tarafından sıralamaihalesi yapılmadığı gerekçesiyle reddedilen başvurucu, anayasal haklarınınihlal edildiğini ileri sürmektedir. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucutarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olgularınhukuki tavsifini kendisi takdir eder (TahirCanan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Yayın izni verilmesineveya bu talebin reddedilmesine dair kamu makamlarınca alınan kararlar kitleselmedyanın ifade ve basın özgürlükleri ile ilişkilidir (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş. [GK], B. No: 2014/11028, 18/10/2017, § 47). Bu nedenle başvurucununiddialarının ifade ve basın özgürlükleri kapsamında incelenmesi gerektiğideğerlendirilmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
18. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifadeve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
19. İfade özgürlüğü; kişinin haber ve bilgilere, başkalarınınfikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatler nedeniylekınanmaması, bunları tek başına veya başkalarıyla birlikteyken çeşitli yollarlaserbestçe ifade edebilmesi, savunabilmesi, başkalarına anlatabilmesi,aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir. İfade özgürlüğünün kullanılmaaraçlarından biri olan basın özgürlüğü, düşüncenin iletilmesini ve dolaşımınıgerçekleştirerek bireyin ve toplumun bilgilenmesini sağlar. Çoğunluğa muhalifolanlar da dâhil olmak üzere düşünceleri her türlü araçla açıklamak, açıklanandüşünceye paydaş sağlamak, düşünceyi gerçekleştirmek ve gerçekleştirmekonusunda ikna etmek çoğulcu demokratik düzenin gereklerindedir. İfadeözgürlüğünün sağlanamadığı bir siyasal sistemin demokrasi olaraknitelendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ifade özgürlüğü ile basınözgürlüğü herkes için geçerli ve demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir(AYM, E.1997/19, K.1997/66,23/10/1997; BekirCoşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 34-36; Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş. [GK],B. No: 2013/2623, 11/11/2015, § 28).
20. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasının soncümlesinde, ifade özgürlüğünün radyo, televizyon ve benzeri yollarla yapılanyayınların izin sistemine bağlanmasına engel olmadığı ifade edilerek radyo vetelevizyon yayınlarının da 26. maddenin koruması altında olduğu belirtilmiştir.Radyo ve televizyon yayınlarının ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olduğukonusunda hiçbir şüphe bulunmamaktadır (R.V.Y.A.Ş.,B. No: 2013/1429, 14/10/2015, § 28). Dolayısıyla radyo yayınları da dâhil olmaküzere medya özgürlüğüne uygulanacak ilkeler, basın özgürlüğüne uygulananilkeler ile benzerlik gösterecektir (BizimFM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş.,§ 51).
21. Bununla birlikte radyo ve televizyon gibi işitsel ve görselkitle iletişim araçları basılı eserlerden çok daha hızlı ve güçlü bir etkiyesahiptirler. Zira ilk olarak bu araçlar haber ve fikirleri ses ve görüntü ileiletirler ve bu, kişiler üzerinde çok daha etkindir. İkinci olarak bireylerkitle iletişim araçlarına basılı eserlere göre çok daha kolaylıklaerişebilmektedirler. Son olarak basılı eserlerin dağıtımı sınırlıdır. Bunakarşılık kitle iletişim araçları toplumun tümüne doğrudan ulaşabilmekte ve etkiedebilmektedir (R.V.Y. A.Ş., §31). Bu bağlamda radyo ve televizyon gibi işitsel ve görsel kitle iletişimaraçları demokrasinin işleyişi için çok önemli bir rol oynamaktadır (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., §55).
22. Anayasa Mahkemesi; BizimFM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş. (Aynı kararda bkz. § 65) kararında, radyo yayını yapmak amacıylayapılan başvuruların RTÜK tarafından frekans tahsisine ilişkin sıralama ihalesiyapılamadığı gerekçesiyle reddedilmesinin ve frekans tahsisi için gerekenlerinyapılmamasının düşüncenin iletilmesini ve dolaşımını gerçekleştiren yayınhakkını olumsuz olarak etkileyen yapısal bir sorun olduğunu tespit etmiştir.Kararda, ilgili kanunda emredici hükümler bulunmasına rağmen geçici rejiminsonlandırılmamasının fiilî olarak yayınlarına devam eden yayın kuruluşları ileyayın yapmak isteyen kuruluşlar arasında eşitsiz uygulamaların doğmasına nedenolduğu ve bu durumun devam ettiği ifade edilmiştir (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 61).Anayasa Mahkemesi bahsi geçen kararda ayrıca ilgili kanun ve yönetmelikhükümlerinin, idari kararların ve mahkeme kararlarının başvurucunun yayınabaşlaması için kendisine ne zaman radyo frekansı verileceğini yeterli derecedeöngörmesine imkân vermediğine ve bir bütün olarak öngörülebilirlik şartınıyerine getirmediğine de vurgu yapmıştır (BizimFM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 62). Son olarak frekanstahsisinin yapılamaması nedeniyle yeni kuruluşlara yayın izni verilmemesininözellikle radyoculuk sektöründe rekabeti düşürme etkisine işaret edilmiş, yirmidört yıl gibi oldukça uzun bir zaman diliminde ulusal medyanın çeşitliliğininkorunması yönünde tedbirlerin alınmamış olmasının bu alandaki rekabetiengellediği vedemokratik bir toplumda yaşamsalönemdeki ifade ve basın özgürlüklerine zarar verdiği kabul edilmiştir (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 64).
23. Bu bağlamda devletin medyada etkili çoğulculuğu sağlamak vemedya organlarının basın ve haber verme özgürlüğünü güvence altına almak içingerekli yasal ve idari düzenleme yapma ve var olan mevzuatı etkili bir şekildeişletme pozitif yükümlülüğünü yerine getirmediğini ifade eden AnayasaMahkemesi, ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermiştir (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., §§66-68).
24. Somut olayda başvurucunun ihlal iddialarının temeli, idaretarafından sıralama ihalesi yapılmamasına dayanmaktadır. Anayasa Mahkemesi sözkonusu eksikliğin yapısal bir sorun oluşturduğunu, karasal radyo yayıncılığınınorganize edilerek sınırlı bir sayısı olan kanal ve frekansların koşullarınıyerine getiren kişiler arasında yayın yapmalarına olanak sağlayacak biçimde vehakkaniyete uygun olarak tahsislerinin sağlanması suretiyle düzen kurulmadığıtakdirde sorunun devam edeceğini ve bu durumun Anayasa'nın 26. ve 28.maddelerinde korunan ifade ve basın özgürlüklerinin devamlı olarak ihlalianlamına geleceğini kabul etmiştir (Bizim FMRadyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 67). Anayasa Mahkemesininanılan kararından sonra da söz konusu yapısal sorunun devam ettiğianlaşılmaktadır.
25. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın ifade özgürlüğüne ilişkin26. maddesinin birinci fıkrasının ve basın özgürlüğüne ilişkin 28. maddesininbirinci ve üçüncü fıkralarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem veişlem niteliğinde karar verilemez.
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
27. Başvurucu; ihlalin tespiti ile yargılamanın yenilenmesi,derece mahkemelerindeki yargılamalar ve bireysel başvuru esnasında ödediğiyargılama giderlerinin RTÜK'e yükletilmesi, ihlalin giderilmesi için yapılmasıgerekenlere karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
28. İfade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün ihlal edildiğisonucuna varılmıştır. Söz konusu hakların ihlali, karasal radyo yayını içinfrekans tahsis edilmemesi şeklinde yapısal bir sorundan kaynaklanmaktadır.Derece mahkemelerince somut olayda frekans tahsisi yapılması ve ulusal lisansverilmesi yönünde emredici bir karar verilmesi mümkün olmadığından ihlalinsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmamaktadır.
29. Anayasa Mahkemesi kararında gösterildiği şekilde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın bir örneğinin ilgili kuruluşolan RTÜK'e gönderilmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin bu kararı yapısalbir ihlalin tespiti mahiyetinde ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasıyönünde olduğundan münhasıran başvurucuya ulusal yayın için frekans tahsisedilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz.
30. Başvurucunun manevi tazminat talebi yoktur. Başvurucununderece mahkemelerindeki yargılamalar esnasında ödediği yargılama giderlerininRTÜK'e yükletilmesi yolundaki talebi maddi tazminat istemi olarakdeğerlendirilebilir ise de bu konuda herhangi bir belge sunmamış olmasınedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
31. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınanifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin ifade ve basın özgürlükleri ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için Radyo ve Televizyon Üst KurulunaGÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığınabaşvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olmasıhâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre içinyasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 8/2/2018tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.