TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
SAFA ÖZKAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/6386)
Karar Tarihi: 9/10/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Murat BAŞPINAR
Başvurucu
:
Safa ÖZKAN
Vekili
:
Av. Gökhan GÜNAYDIN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; darbe teşebbüsüyle bağlantılı olarak yürütülensoruşturmada uygulanan tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişihürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 3/3/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Birinci Bölüm Birinci Komisyon tarafından bu karardaincelenen şikâyetler haricindeki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna kararverilmiş, bu şikâyet yönünden ise başvurunun kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüylekarşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelindeolağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları, soruşturma mercileri ve yargı organları-olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzunyıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda FetullahçıTerör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarakisimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No:2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).
8.Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiylebağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıraeğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardakiyapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafındansoruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleriuygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri,§ 51, Mehmet Hasan Altan (2)[GK], B. No: 2016/23672, 11/01/2018, § 12).
9. Başvurucu olay tarihinde Kara Harp Okulu Subay Temel Askerlikve Subaylık Anlayışı Kazandırma Taburunda üsteğmen rütbesiyle görev yapmaktadır.
10. Başvurucu, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında AnkaraCumhuriyet Savcılığı (Savcılık) tarafından başlatılan soruşturma kapsamında25/7/2016 tarihinde gözaltına alınmış; 28/7/2016 tarihinde tutuklanmış ve29/7/2016 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Devam edensoruşturmada başvurucu 19/8/2016 tarihinde yeniden gözaltına alınmıştır.
11. Başvurucu, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüssuçundan tutuklanması talebiyle Ankara Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir.
12. Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliğince 22/8/2016 tarihinde,başvurucu hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundantutuklama tedbiri uygulanmıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"... suçunun vasıf ve mahiyeti, kuvvetlisuç şüphesinin varlığını gösteren deliller, şüphelinin saklanma veya kaçmaşüphesini uyandıran somut olguların varlığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütününcebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasasının öngördüğüdüzeni ortadan kaldırmaya veya değiştirmeye teşebbüs eyleminin yakın ve somutbir tehdit olarak halen devam ediyor olması, 20/7/2016 tarihi itibariyle tümülke genelinde bu eylem nedeniyle Olağanüstü Hal ilan edilmesi, şüphelininsaklanma veya kaçma şüphesini uyandıran somut olguların varlığı (aynı suçkapsamında soruşturulan bir kısım şüphelilerin kaçmış olması) fiilin kanundakarşılığı olan cezanın miktarı, suçların CMK'nın100/3 maddesinde sayılan suçlardan olması ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin5. maddesinde yer alan tutuklamaya ilişkin şartların gerçekleştiği dikkatealınarak adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşılmaklaşüphelininCMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğincetutuklanmasına"
13. Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği 14/12/2016 tarihindeSavcılığın tutukluluk hâlinin devamı ve başvurucunun da ayrıca tahliye talebiüzerine yaptığı incelemede başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"Tutuklama tarihinden sonra şüphelilehine gelişen bir durum olmadığı, şüphelinin üzerine atılı suçun niteliği,mevcut delil durumu, tahkikatın sonuçlanmamış olması, delillerin karartılmasıihtimalinin mevcudiyeti, tutuklama sebeplerinin devam etmesi ve kuvvetli suçşüphesi dikkate alınarak şüpheliler ve şüpheli müdafilerinin tahliyetaleplerinin reddi ile; CMK. maddesi ve ilgilidüzenlemeler ile AİHS 5. madde kapsamında tutuklama nedenlerinin bulunması,verilen tutuklama kararının ölçülü oluşu ve adli kontrol hükümlerinin yetersizkalacağı ..."
14. Başvurucu, tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara itirazetmiş; itiraz Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/1/2017 tarihli kararı ilereddedilmiştir.
15. Anılan karar 1/3/2017 tarihinde başvurucuya tebliğedilmiştir.
16. Başvurucu 3/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
17. Savcılığın yürüttüğü soruşturmada 12/7/2017 tarihliiddianameyle başvurucunun Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme,silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadankaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, TürkiyeCumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeyeteşebbüs etme suçlarınıişlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle toplam 339 şüpheli hakkındaaynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açılmıştır.
18. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 22/8/2017 tarihlikararla iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2017/115 sayılı dosya üzerindengörülen davada, aynı tarihli tensip incelemesiyle birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına kararverilmiştir.
19. Mahkemece devam eden yargılama sonucunda 26/6/2019 tarihlikararla, Anayasa'yı ihlal suçundan başvurucunun ağırlaştırılmış müebbet hapiscezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.
20. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla istinafedilmiş olup başvurucunun tutukluluk hâli devam etmektedir.
IV. İLGİLİ HUKUK
21. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminatistemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınilgili kısmı şöyledir:
"Suç soruşturması veya kovuşturmasısırasında;
...
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâldemakul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkındahüküm verilmeyen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlüzararlarını, Devletten isteyebilirler."
22. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminatisteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
"Karar veya hükümlerin kesinleştiğininilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâldekarar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminatisteminde bulunulabilir."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
23. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
24. Başvurucu; tutukluluğun devamına karar veren Mahkemenin herseferinde aynı matbu gerekçelerle tahliye taleplerini reddettiğini,tutukluluğun makul süreyi aştığını, ret kararlarında somut gerekçeleringösterilmediğini ve uzayan tutukluluk nedeniyle masumiyet karinesinin de ihlaledildiğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
25. Anayasa'nın 19. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:
"Tutuklanan kişilerin, makul süre içindeyargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı istemehakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazırbulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceyebağlanabilir."
26. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesişöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanunyollarının tüketilmiş olması şarttır."
27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarınıntamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla somut olayda başvurucununiddialarının özünün tutukluluğun makul süreyi aştığına yönelik olduğuanlaşılmakla başvurucunun şikâyetlerinin Anayasa'nın 19. maddesinin yedincifıkrası bağlamında, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesigerekir.
29. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hakihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecekikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillikniteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek içinöncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve CennetYeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).
30. Tutukluluk hâli sona erdikten sonra tutukluluğun kanundaöngörülen azami süreyi veya makul süreyi aştığını iddia eden başvurucunun devameden tutukluluk hâlinden farklı olarak iddia edilen ihlalin tespitini vetazminat ödenmesini sağlayabilecek bir hukuk yolu mevcut ise bu yolu tüketmesigerekir (Hamit Kaya, B. No:2012/338, 2/7/2013, § 46).
31. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azamisüreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurularbakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derecemahkemesince mahkûmiyet hükmü verilmiş ise -hüküm kesinleşmemiş olsa da- 5271sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânınıntüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Ahmet Kubilay Tezcan, B. No: 2014/3473,25/1/2018, §§ 24-27; Ekrem Atıcı, B.No: 2014/15609, 8/3/2018, §§ 27-30).
32. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 26/6/2019tarihinde mahkûmiyetine (bkz. § 19) karar verilen başvurucunun tutukluluğunmakul süreyi aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesikapsamında açılacak davada incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak davasonucuna göre başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespitihâlinde görevli mahkemece başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir.Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolununbaşvurucunun durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yoluolduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesininbireysel başvurunun ikincil olma niteliğiile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.
33. Açıklanan gerekçelerle tutukluluğun makul süreyi aştığınailişkin iddianın yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru konusuyapıldığı anlaşıldığından başvurunun başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Tutukluluğun makul süreyi aşmasından dolayı kişi hürriyeti vegüvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemişolması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.