TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
SAMİ KUTSAL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/11254)
Karar Tarihi: 26/10/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Hicabi DURSUN
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Akif YILDIRIM
Başvurucu
:
Sami KUTSAL
Vekili
:
Av. Rıdvan AYAZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, mahkûmiyetten sonra ortaya yeni deliller çıktığıbelirtilerek yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi ve dosyaüzerinden karar verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 10/7/2014 tarihinde AnayasaMahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkiledecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/2/2015tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafındanyapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 26/6/2015 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 21/7/2015tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamdasunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
7. 25/8/2006 ve 1/9/2006 tarihlerinde H.D.,F.B., L.A., E.Y. ve V.C. isimli müştekiler kolluğa müracaat ederek Sami Kutsalve ve onunla birlikte hareket eden diğer bazıkişilerin baskı, sindirme ve korkutma yoluyla İstanbul Adaparkiçinde bulunan işletmeleri ele geçirmeye çalıştıkları iddiasıylabukişilerden şikâyetçi olmuşlardır. İsimsiz ihbar dilekçelerinde de benzeriddialar ileri sürülmüştür.
8. Soruşturma kapsamında müşteki ve tanık beyanlarınabaşvurulmuştur. Müştekiler, başvurucu ve diğer sanıkları suçlayıcı beyanlardabulunmuşlardır.
9. Başvurucu ve diğer sanıklar hakkında, İstanbul CumhuriyetBaşsavcılığınca başvurucunun haksız çıkar elde etmek amacıyla örgüt kurma, işve çalışma hürriyetini engelleme, var olan suç örgütlerinin korkutucu gücündenyararlanmak suretiyle nitelikli yağma ve ruhsatsız silah taşıma suçlarındankamu davası açılmıştır.
10. Müştekiler kovuşturma evresinde, olayların iddianamedeanlatıldığı şekilde olmadığını ve sanıklarla bir sorun yaşamadıklarını beyanederek önceki ifadelerini kabul etmemişlerdir.
11. Yapılanyargılama sonunda İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin(CMK250.madde ile görevli) 19/3/2010 tarihli ve E.2009/33,K.2010/106 sayılı kararıyla ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve cebir vetehdit kullanarak iş ve çalışma hürriyetini ihlal etme suçlarından başvurucunun26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun220/1, 117/1 ve 119/l-c-dmaddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve beş kez 2 yıl 1 ayhapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
12. Başvurucuhakkındaki mahkûmiyetler, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 13/7/2011tarihli ve E.2010/23825, K.2011/35453 sayılı ilamı ile onanarakkesinleşmiştir.
13. Başvurucumüdafii; söz konusu dosyanın müştekisi Ö.T.nin karar aşamasından sonra vermiş olduğu 24/4/2010tarihli dilekçesinde, verilen kararda sanıklar Sami Kutsal, U.A., M.U., M.E.K., Z.D., B.A., R.S., Z.P. ve T.T.nin iş yerinde kendisine cebir ve şiddet kullandığınınbelirtildiği oysa ki böyle bir durumun olmadığını, bu şahıslardan kimseyigörmediğini, tanımadığını, Mahkemece karar verilirse tekrar duruşmada bu durumuanlatacağını belirttiğini ve müştekinin bu vazgeçmesinin Yargıtay ilamının2No.lu fıkrasında müşteki Ö.T.ye karşı, sanıklarM.U.,R.S. ve U.A.nın mahkûmiyet kararlarının bozulduğu;müştekileri kışkırtan kişinin A.Y.T. simli mafyavariyaşayan biri olduğunu, bu kişinin yanında çalışan M.K. tarafındanöldürüldüğünü, bu öldürme olayı nedeniyle M.K.nınyargılandığı Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2008/39 sayılı dosyasındavermiş olduğu ifadesinde A.Y.T.nin tahsilat işleriyleuğraştığını, kendisini bu nedenle yanında gezdirdiğini, A... işletmecisi olanSami Kutsal ile B.A.yı kendisine hasım seçtiğini, buparkı bunların elinden alacağını söyleyip "Sen de bunları vuracaksın." dediğini öğrendiklerinibelirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.
14.Yargılamanın yenilenmesi talebi, Mahkemenin 28/3/2012tarihli ve 2012/155 Değişik İş sayılı kararıyla kabule değer görülmüştür.Dosyanın yeni esasa (2012/56) kaydedilmesini müteakip yargılamanın yenilenmesitalebi, Mahkemenin 10/5/2012 tarihli ve E.2012/56,K.2012/75 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
15. Retgerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Mahkememizin 2009/33 esas sayılıdosyasının temyiz incelemesi sırasında müştekiÖ. T. nin aldığı beyanının temyiz incelemesinde dikkate alınarakbir kısım sanıklar hakkındaki hükmün bozulduğu, diğer sanıklar yönünden buhususa değinilmediği kaldı ki müştekinin değiştirdiği beyanının CMK'nun 311/b maddesi kapsamında yargılamanın yenilenmesinigerektirecek nedenler arasında bulunmadığı,
Mahkememizin 2009/33 esas sayılı dosyasındakararda; "Her ne kadar müştekiler duruşmada olayların böyle olmadığını,sanıklarla aralarında bir sorun yaşamadıklarını beyan etmişlerse deduruşmalarda gözlendikleri üzere konuşmada güçlük çektikleri ve mahkememizcekendilerini baskı altında hissettikleri kanaatine varılmakla hazırlıkaşamasında birbirini teyit eden şikayet dilekçeleri,emniyet ve teşhis tutanaklarına itibar edilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Klasör 10 Dizi 467deki bu konuyla ilgili olarak TANIK İ. T. 12.01.2009 tarihli ifadesinde; sözkonusu işletmeyi V. C. ve E. Y. ile birlikte işlettiğini, işlettikleri sıradakendisinin sadece akşamları işletmeye uğradığını, ortaklarından Sami KUTSALtarafından müziğin kapatılması ve masaların kaldırılması ile ilgili uyarılargeldiğini duyduğunu, projede görülmeyen işletmelerin açılması nedeniylegelirlerinin düştüğünü, gelirlerinin düşmesini müteakip işletme sahiplerininyönetimden kira ve aidat indiriminde bulunmaları istediklerini ancak T. T.nin“işletecekseniz işletin, işletmeyecekseniz bırakın gidin” şeklinde sözlersöylediğini belirttiği görülmüştür.
Yukarıda bahsedilen tüm delillerdeğerlendirildiğinde müştekiler V. C. ve E. Y.ye yönelik olarak Sanıklar SAMİKUTSAL, B. A., T. T. VE Z. D. tarafından ortak hareketedilmek suretiyle Bayrampaşada’ki A...isimli [y]önetimde yer almalarının ardından işletmecilerinaidatlarınıfahiş oranda artırarak müştekilerin maddi yönden bir nevi pes etmelerinisağlayarak iş yerlerini teslime mecbur bırakıldıkları, müştekilere yönelikbaskı yaparak veişletmecilere mal varlığı itibarıylabüyük bir zarara uğratılacakları korkusunun verilmesi, işletmecilerin, her gün,Sami KUTSAL ve adamları tarafından bu şekilde küçük düşürücü, baskıcı ve tehditiçerikli davranışlara maruz kaldıkları, normal ticari ilişkilerde hiç kimseningelir getiren bir işletmesini ortada hiçbir neden yokken bırakmasının veya terketmesinin mümkün olmadığı ve sanıklarınmüştekilerinişve çalışma hürriyetini engelledikleri ve atılı suçu birden fazla kişitarafından, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücündenyararlanmak suretiyle iş ve çalışma hürriyetini tahdit eylemigerçekleştirdiklerinden eylemlerine uyan 5237 sayılı yasanın 117/1, 119/1.fıkrasının c, d bentleri uyarınca cezalandırılmalarının gerektiği... "gerekçesine yer verildiği,
Hükümlü müdafileri Bakırköy 11. Ağır CezaMahkemesi ile İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyalarında ortaya çıkanyeni deliller ile A. Y. T.nin kurgusu sonucu müştekilerin aleyhe ifadeverdiğini belirtmişler ise de; M. Y., Ş. T., E. Y., O.P. ve gizli tanık beyanlarının sonradan ortaya çıkmadığı,
Hususları dikkate alındığında yargılamanınyenilenmesi isteminde ileri sürülen iddiaların yeterli derecede doğrulanmamasınedeniyle hükümlüler müdafilerinin taleplerinin CMK'nun321/1 maddesi uyarınca esassız olduğu sonucuna varılarak duruşma yapılmaksızıntaleplerinin reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."
16. Başvurucununanılan karara karşı yaptığı itiraz, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/12/2012 tarihli ve 2012/1281 Değişik İş sayılı kararıylareddedilmiştir.
17. Bakanlık18/7/2013 tarihli ve 2013/11631/46681 sayı ile M.K.nın karardan sonra ortaya çıkan ifadesinin A.Y.T.ile Sami Kutsal arasında husumet bulunduğunu ve müştekilerin sonradanverdikleri ifadeleri doğrular nitelikte olduğu, bu durumun 4/12/2004 tarihli ve5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun311. maddesianlamında "yeni delil" olarak değerlendirilmesi gerektiği ve sanıklehine bir durum meydana getirebileceği gözetilmeden itirazın kabulü yerinereddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması talebinde bulunmuştur.
18. Kanunyararına bozma talebi, anılan kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyleYargıtay 6. Ceza Dairesinin 26/5/2014 tarihli veE.2014/6799, K.2014/10443 sayılı ilâmı ile reddedilmiştir.
19. Anılankarar başvurucu tarafından 17/6/2014 tarihindeöğrenilmiştir.
20. Başvurucu10/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
21. 5271sayılı Kanun’un “Hükümlü lehine yargılamanınyenilenmesi nedenleri” kenar başlıklı 311. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (e) bendi şöyledir:
“(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış birdava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesiyoluyla tekrar görülür:
…
e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortayakonulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte gözönüne alındıklarında sanığın beraatini veya dahahafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesinigerektirecek nitelikte olursa.”
22. 5271sayılı Kanun’un “Yenileme isteminin kabuledeğer olup olmadığı kararı ve mercii” kenar başlıklı 318. maddesinin(1) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmüveren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına kararverir.
…
(3) Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabuledeğer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir.”
23. 5271sayılı Kanun’un “Yenileme isteminin kabuledeğer görülmemesi nedenleri ve kabulü hâlinde yapılacak işlem” kenarbaşlıklı 319. maddesi şöyledir:
“(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanundabelirlenen şekilde yapılmamış veya yargılamanın yenilenmesini gerektirecekyasal hiçbir neden gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamışise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir.
(2) Aksi hâlde yargılamanın yenilenmesi istemi,bir diyeceği varsa yedi gün içinde bildirmek üzere Cumhuriyet savcısı ve ilgilitarafa tebliğ olunur.
(3) Bu Madde gereğince verilen kararlaraitiraz edilebilir.”
24. 5271sayılı Kanun’un “Yenileme isteminin esassızolmasından dolayı reddi, aksi takdirde kabulü” kenar başlıklı 321.maddesi şöyledir:
“(1) Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülen iddialar, yeterliderecede doğrulanmaz veya 311 inci Maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)bentleri ile 314 üncü Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılıhâllerde işin durumuna göre bunların önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisiolmadığı anlaşılırsa, yargılamanın yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyleduruşma yapılmaksızın reddedilir.
(2) Aksi hâlde mahkeme, yargılamanın yenilenmesineve duruşmanın açılmasına karar verir.
(3) Bu Madde gereğince verilen kararlara karşıitiraz yoluna gidilebilir.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
25. Mahkemenin 26/10/2016 tarihindeyapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
26. Başvurucu;müşteki Ö.T.nin karar aşamasından sonra vermiş olduğudilekçesinde, sanıkların iş yerinde kendisine cebirve şiddet kullanmadığını, sanıklardan kimseyi görmediğini, tanımadığını veMahkemece karar verilirseduruşmada bu durumu anlatacağınıbelirttiğini ve Yargıtayın ilamında da müştekinin buvazgeçmesinin 2 No.lu fıkrada diğer sanıklar yönünden bozma sebebi yapıldığını,yine söz konusu yargılama dosyasında müştekileri aleyhine kışkırtan kişininA.Y.T isimli biri olduğunu, bu kişinin yanında çalışan M.K. tarafındanöldürüldüğünü, bu olay nedeniyle M.K.nınyargılandığı Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2008/39 sayılı dosyasındavermiş olduğu ifadesinde A.Y.T.nin tahsilat işleriyleuğraştığını, kendisini bu nedenle yanında gezdirdiğini, Adaparkişletmecisi olan başvurucu ile B.A.yı kendisine hasımseçtiğini, bu parkı bunların elinde alacağını, "Sende bunları vuracaksın." dediğini, M.K.nın14/3/2008 tarihinde vermiş olduğu bu ifadesinin A.Y.T.ninkendisine husumet beslediğini ve müştekilerin sonradan verdikleri ifadeleridoğrular nitelikte olduğunu, bu beyanların yeni delil olarak değerlendirilmesigerektiğini, anılan sebeplerle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğunuancak talebin duruşmasız ve haksız olarak reddedildiğini belirterek kişihürriyeti ve güvenliği, yaşam, adil yargılanma ve etkili başvuru haklarınınihlal edildiğini ileri sürmüş; yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
27. Cezayargılamasında tüketilmesi gereken son başvuru yolu temyizdir. 5271 sayılıKanun’un 309. maddesine göre hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinafveya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtayca bozulmasını isteme hakkı yalnızca Bakanlığatanınmıştır (Menduh Ataç, B. No: 2013/1751, 13/6/2013, § 16). Kanun yararına bozma, kişiler içindoğrudan ulaşılabilir bir yol olmayıp olağanüstü bir kanun yolu niteliğitaşımakla tüketilmesi gereken bir yol değildir (Estaş Kum ve Ticaret Mad. Nak. San. A.Ş, B. No:2012/644, 5/3/2013, § 22).
28. Somutolayda ise Bakanlığın kanun yararına bozma talebi, ilgili Yargıtay CezaDairesince incelenerek reddedilmiştir. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanunyararına bozma talebinin -somut olayın özel koşullarında- geldiği aşama dikkatealındığında etkili bir yol olarak görülmesi gerekir. Dolayısıyla yargılamanınyenilenmesi talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan bireysel başvurudasüre aşımının bulunmadığının kabul edilmesi gerekir.
29. AnayasaMahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ilebağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının adilyargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
1. Duruşmalı Yargılama Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
30. Başvurucu,yeniden yargılama talebinin değerlendirilmesinin dosya üzerinden yapılmasındanşikâyet etmiştir.
31. AnayasaMahkemesi, benzer iddiaların ileri sürüldüğü bir başvuruya ilişkin kararında bukonudaki ilkeleri belirlemiştir. Buna göre başvurucuların suç işleyipişlemediğiyle ilişkili olmayan değerlendirmelerin duruşma açılmadanyapılmasının adil yargılanma hakkıyla çelişmediği sonucuna ulaşılmıştır (Lokman Sapan, B. No: 2013/723, 21/11/2013, §§ 47-51).
32. Yargılamanınyenilenmesi olağanüstü bir kanun yolu olup bu yolun hangi hâllerde açılacağı5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde açıkça düzenlenmiş ve aynı Kanun'un 321.maddesinde yeniden yargılanma talebinin esassız olması hâlinde talebin duruşmasızolarak reddedileceği hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlığın esasıyla ilgili olmayanincelemenin duruşma açılmadan yapılması, adil yargılanma hakkını ihlaletmemektedir. Dolayısıyla ileri sürülen iddialar kapsamında bir ihlalinolmadığı açıktır.
33. Açıklanannedenlerle duruşmalı yargılanma hakkına yönelik bir ihlalin olmadığı açıkolduğundan başvurunun bu kısmının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
2. Diğer İhlal İddiaları
34. Başvurucu,sonradan ortaya çıkan deliller nazara alınmadan yargılamanın yenilenmesitalebinin reddine karar verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğiniileri sürmüştür.
35. Anayasa’nın148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesigereken hususlarda inceleme yapılamaz.”
36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralıfıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
“Mahkeme, … açıkçadayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”
37. Anayasa’nın148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun yolunda gözetilmesi gerekenhususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceğibelirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yapılmışmaddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukukkurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıklailgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusuolamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkileden, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içerentespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (AhmetSağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).
38. Yargılamanınyenilenmesi taleplerinde bahsedilen hususun yeni delil kapsamındadeğerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin takdiri, esasen derece mahkemelerineaittir. Diğer bir anlatımla başvurucunun belirttiği delillerin tek başına ya daönceden sunulan delillerle birlikte değerlendirilmesinde başvurucunun beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasınıgerektirecek nitelikte “yeni” ve “önemli” olup olmadığının takdiri derecemahkemelerince yapılacaktır (Murat Ayna, B.No: 2014/15986, 25/6/2015, § 28).
39. Bununistisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının bariz takdir hatasıveya açık keyfîlik içermesi, bu durumun kendiliğindenbireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Buçerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesikararları bariz takdir hatası veya açık keyfîlikiçermedikçe Anayasa Mahkemesince esas yönünden incelenemez (Murat Ayna, § 29).
40. Başvurucu,İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi isteminin reddedilmesininhukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte olup iddiaların özü Mahkemenin dellilleri değerlendirmede isabet edemediğine ve varılansonucun adil olmadığına ilişkindir. Dolayısıyla başvuru bu hâliyle kanun yoluincelemesi talebi niteliğinde olup yargılamanın yenilenmesi talebiyle ilgilianılan Mahkeme kararlarının açıkça hukuka aykırı olarak kabul edilmesinigerektiren bir olgu ile bu kararlarda bariz takdir hatası veya açık keyfîlik oluşturan bir durum da tespit edilememiştir.
41. Açıklanannedenlerle kanun yolu incelemesi talebi niteliğinde olan başvurunun bu kısmınındiğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. 1. Duruşmalı yargılama hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Adil yargılanma hakkına ilişkin diğer ihlaliddialarının açıkça dayanaktan yoksun olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılamagiderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 26/10/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.