TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
SAİME GÜLAY ÖZÇÜRÜMEZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/18570)
Karar Tarihi: 12/12/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Eşref Uğur ŞENOL
Başvurucular
:
Saime Gülay ÖZÇÜRÜMEZ ve Diğerleri (bkz. ekli tablo)
Vekili
:
Av. Adil AKTAY
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, taşınmazın imar planında kamu hizmeti alanınaayrılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Ekli tabloda sıralanan başvurulara ait başvuru formu veeklerinin idari yönden yapılan ön incelemelerinden sonra başvurularKomisyonlara sunulmuştur.
3. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Konularının aynı olması nedeniyle ekli tabloda numaralarıbelirtilen başvuru dosyalarının, 2017/18570 numaralı bireysel başvuru dosyasıile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına kararverilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün(İçtüzük) 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadınoluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmedenincelenmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucuların maliki olduğu başvuruya konu taşınmaz 1/1000 ölçeklirevizyon uygulama imar planında kamu hizmeti alanına ayrılmıştır. Başvurucular,bu taşınmazın kamulaştırılması istemiyle Belediyeye başvurmuş fakat bu yoldanbir sonuç elde edememişlerdir.
9. Başvurucular, bunun üzerine imar planında kamu hizmetialanına ayrılan taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesi istemiyle Belediye aleyhinetam yargı davası açmışlardır.
10. Derece mahkemelerince uyuşmazlığın esası hakkında kararverilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Kararda, 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılıYatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la 4/11/1983 tarihli ve 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu'na birtakım hükümler eklendiği vurgulanmıştır. Bubağlamda uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılantaşınmazların kamulaştırılması için öngörülen beş yıllık sürenin 2942 sayılıKanun'a eklenen geçici 11. madde gereğince bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihten itibaren başlayacağı ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bumadde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
11. Başvurucular, nihai kararın tebliği üzerine bireyselbaşvuruda bulunmuşlardır.
IV. İLGİLİ HUKUK
12. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Hüseyin Ünal, B. No:2017/24715, 20/9/2018, §§ 17-29.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
13. Mahkemenin 12/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
14. Başvurucular; taşınmazın imar planında kamu hizmeti alanınaayrılmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini, bu müdahale sebebiyletaşınmazını dilediği gibi kullanamadığını belirtmişlerdir. Başvurucular,taşınmazının kamulaştırılmamasının mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığınıifade etmişlerdir. Başvurucular bunun yanında dava sürecinde yapılan yasaldeğişikliklerin geriye yürütülmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı, eşitlikilkesi ve hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini de ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
15. Anayasa'nın "Mülkiyethakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:
"Herkes, mülkiyet ve miras haklarınasahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararınaaykırı olamaz."
16. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular; mülkiyet hakkı dışında adilyargılanma hakkı, eşitlik ilkesi ve hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğiniileri sürmektedirler. Ancak somut olayda eşitlik ilkesinin ihlaline yolaçabilecek farklı muamelenin varlığı başvurucular tarafından temellendirilmemiştir.
17. Diğer taraftan başvurucuların asıl şikâyetinin imaruygulamasında kamu hizmeti alanı olarak ayrılması sebebiyle maliki olduklarıtaşınmazdan dilediği gibi yararlanamadıklarına, taşınmazı kullanamadıklarına veonu tasarruf edemediklerine yönelik olduğu anlaşılmakla başvurucuların bütünşikâyetleri mülkiyet hakkının ihlali iddiası kapsamında incelenmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
18. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanmülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğunakarar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
19. Anayasa Mahkemesi aynı konu ile ilgili şikâyetleri daha önceincelemiş ve uygulanacak ilkeleri ortaya koymuştur (Hüseyin Ünal, §§ 34-62).
20. Hüseyin Ünalkararında imar uygulamasına konu edilen taşınmazın, başvurucu adına tapudakayıtlı olduğundan dolayı Anayasa'nın 35. maddesi bağlamında mülk teşkil ettiğibelirtilmiştir (Hüseyin Ünal, §37). Bu taşınmazın uygulama imar planında kamu hizmeti alanı olarakayrılmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği kabul edilmiş, söz konusumüdahalenin niteliği sebebiyle mülkiyetten barışçıl yararlanmaya ilişkin genelkural çerçevesinde incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (Hüseyin Ünal, §§ 38-41).
21. Anayasa Mahkemesi 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmarKanunu hükümleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11. maddeye dayalı olanmüdahalenin kanunilik ölçütünü taşıdığını değerlendirmiş, ayrıca taşınmazınkamu hizmetine tahsis edilmesine yönelik müdahalenin kamu yararına dayalı meşrubir amacının bulunduğu açıklanmıştır (HüseyinÜnal, §§ 44-50). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018tarihli ve E.2016/196, K.2018/34 sayılı kararı ile anılan madde iptaledilmiştir. Bu çerçevede ölçülülük yönünden yapılan değerlendirmede uygulamaimar planının onaylanmasından itibaren beş yıldan fazla süre geçmesine rağmenimar planında kamu hizmetine ayrılan taşınmazın kamulaştırılmaması ve herhangibir tazminat da ödenmemesinin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfetyüklediği kanaatine ulaşılmıştır. Bu sebeple başvurucunun mülkiyet hakkınınkorunması ile kamunun yararı arasında olması gereken adil dengenin başvurucualeyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı kabul edilmiştir (Hüseyin Ünal, §§ 51-62).
22. Somut başvuruda da başvuruculara ait taşınmazın uygulamaimar planında kamu hizmeti alanına ayrılmasına rağmen beş yılı aşkın birsüreden beri kamulaştırılmadığı ve kendilerine herhangi bir tazminat daödenmediği dikkate alındığında bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durumunsöz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla başvurucuların mülkiyethakkına yapılan müdahale ölçülü değildir.
23. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvencealtına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
25. Anayasa MahkemesininMehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlalsonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesihususunda genel ilkeler belirlenmiştir.
26. Buna göre bireysel başvuru kapsamında bir temel hak vehürriyetin ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarınınortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğuncaeski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır.Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararınveya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsaihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamdauygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, § 55).
27. Anayasa Mahkemesi ihlalin ve sonuçlarının nasılgiderileceğine hükmederken idarenin, yargısal makamların veya yasama organınınyerine geçerek işlem tesis edemez. Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarınınnasıl giderileceğine hükmederek gerekli işlemlerin tesis edilmesi için kararıilgili mercilere gönderir (Mehmet Doğan, §56).
28. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Bunagöre ihlal; idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasamaişlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderimyolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Doğan, § 57).
29. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216sayılı Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlalive sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararınbir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, § 58).
30. Buna göre Anayasa Mahkemesince ihlalin tespit edildiğihâllerde yargılamanın yenilenmesinin gerekliliği hususundaki takdir derecemahkemelerine değil ihlalin varlığını tespit eden Anayasa Mahkemesinebırakılmıştır. Derece mahkemeleri ise Anayasa Mahkemesinin ihlal kararındabelirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yapmaklayükümlüdür (Mehmet Doğan, § 59).
31. Bu bağlamda derece mahkemesinin öncelikle yapması gerekenşey, bir temel hak veya özgürlüğü ihlal ettiği veya idari makamlar tarafındanbir temel hak veya özgürlüğe yönelik olarak gerçekleştirilen ihlali gideremediğitespit edilen önceki kararını kaldırmaktır. Derece mahkemesi, kararınkaldırılmasından sonraki aşamada ise Anayasa Mahkemesi kararında tespit edilenihlalin sonuçlarını gidermek için gereken işlemleri yapmak durumundadır (Mehmet Doğan, § 60).
32. Başvurucular, maddi ve manevi tazminat talebindebulunmuşlardır.
33. Somut olayda başvuruculara ait taşınmaz imar planında kamuhizmeti alanına ayrılmıştır. Başvurucuların açmış olduğu tazminat davasındaderece mahkemeleri, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren kanun maddesinigerekçe göstererek dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararvermiştir. Sonuç olarak müdahalenin temeli olan taşınmazın imar planında kamuhizmetine ayrılması idari bir işlem niteliğindedir. Başvurucuların mülkiyet hakkınınidari bir işlem nedeniyle ihlal edildiği anlaşılmaktadır. Ancak somut olaydaihlale yol açan idari eylem ve işleme karşı başvurulabilecek kanun yolutüketildikten sonra bireysel başvurunun yapıldığı anlaşıldığına göre ilgilimahkemenin yeniden yargılama yoluyla tespit edilen ihlali ve sonuçlarınıortadan kaldırma imkânı bulunmaktadır.
34. Bu durumda mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bunagöre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2)numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasınayöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, ihlalsonucuna uygun olarak tazminata hükmedilmesinden ibarettir. Tazminat miktarınınbelirlenmesi hususu ise bu konuda uzmanlaşmış derece mahkemelerinintakdirindedir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmaküzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
35. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili yargımerciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlal sonucu açısından yeterli birgiderim sağladığı anlaşıldığından başvurucuların tazminat taleplerinin reddinekarar verilmesi gerekir.
36. Dosyadaki belgelerden tespit edilen ekli tabloda belirtilenharçların ayrı ayrı olmak üzere, ayrıca 1.980 TL vekâlet ücretinin de başvurucularamüştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyethakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere eklitabloda belirtilen mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. Ekli tabloda belirtilen harçların BAŞVURUCULARA AYRI AYRI ÖDENMESİNE,
F. 1.980 TL vekâletücretinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
G. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE12/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.