TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ŞEHMUS YILDIZ VE MUHYEDİN SEVİNÇ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/4954)
Karar Tarihi: 8/6/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Recep KÖMÜRCÜ
Alparslan ALTAN
Muammer TOPAL
Raportör
:
Akif YILDIRIM
Başvurucular
:
1. Muhyedin SEVİNÇ
2. Şehmus YILDIZ
Vekili
:
Av. Selahattin KAYA
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ihlalinancak yeniden yargılamayla giderilebileceğine dair kararına rağmen yargılamanınyenilenmesi taleplerinin kabul edilmemesi ve salt dosya üzerinden kararverilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 9/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudanyapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesineticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2014 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 25/02/2016tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesine görüş sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucular, Diyarbakır 2 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin25/4/2000 tarihli ve E.1993/221, K.2000/71 sayılı kararıyla devletin hâkimiyetialtındaki topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik ve vehamet arz eden eylemlerde bulunmak suçundan ömür boyuhapis cezasına mahkûm edilmişlerdir. Anılan karar, Yargıtay incelemesindengeçerek 10/9/2001 tarihinde kesinleşmiştir.
8. Başvurucular, mahkûmiyetleriyle sonuçlanan olaylara ilişkinolarak AİHM'e 26/3/2002 tarihinde başvurmuşlardır. Başvurucular, DevletGüvenlik Mahkemesi heyetinde askerî bir hâkimin de bulunması nedeniyle bağımsızve tarafsız bir yargılama yapılmadığından, mahkûmiyet kararı gözaltındaykenverdikleri ifadelere dayandığından, başsavcının verdiği kararın kendilerinebildirilmediğinden, yargılamanın çok uzun sürdüğünden ve haksız olduğundan şikâyetetmişlerdir.
9. AİHM, 6/10/2009 tarihli (B. No: 26892/02) kararıyla aynıkonuya ilişkin verdiği Incal/Türkiye (B. No: 22678/93, 9/6/1998, §§68) ve Göcekli/Türkiye (B. No: 71813/01, 21/12/2006, §§27, 28) kararlarına da atıf yapmak suretiyle başvurucuların bağımsız vetarafsız bir mahkemede yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar vermiştir.Anılan ihlal tespiti dikkate alınarak başvurucuların adil yargılanma hakkınailişkin diğer şikâyetlerin incelenmesine gerek görülmemiştir. AİHM, kararındaprensip olarak yeniden yargılama yapılmasının ihlalin giderimi için uygun biryol olacağını da belirtmiştir.
10. Başvuruculardan Muhyedin Sevinç müdafii, 4/4/2011 havale tarihli dilekçesi ile anılan ihlalkararına dayanarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. (Kapatılan)Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. maddesi ile görevli), 7/9/2011tarihli ek kararı ile süresinde yapılmadığı gerekçesiyle talebin reddine kararverilmiştir.
11. Anılan karar, itiraz üzerine Diyarbakır 5. Ağır CezaMahkemesince 3/11/2011 tarihli kararlakaldırılmıştır.İtiraz merciinin gerekçesi şöyledir:
"(...) ek kararı ile talebin reddinekarar verilmiş ise de; sanık vekili Av.Feride LAÇİN'in Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmişkararına istinaden yargılamanın yenilenmesi talebini içeren dilekçesiniDiyarbakır5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nesunduklarına dair dilekçe fotokopisi ibraz ettiği anlaşıldığından, hükümlüvekilinin talebinin süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi bakımındanDiyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Ankara 12.Ağır CezaMahkemesi'ne sunulan dilekçenin akibetininaraştırılarak, dilekçenin süresinde verilip verilmediğinin tespiti suretiyle bukonuda karar verilmesi gerekirken, bu doğrultuda herhangi bir araştırmayapılmaksızın talep konusunda karar verilmiş olması nedeniyle, hükümlüvekilinin itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur."
12. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi 24/2/2012 tarihli ekkararıyla yargılamanın yenilenmesi talebini yine reddetmiştir. Gerekçeninilgili kısmı şöyledir:
"Somut olayda;
(...) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesitarafından verilen karar ile; Mahkememiz hükmünün tutukluluk ile yargılamasüresinin ihlal edilmek suretiyle verildiği karara bağlanmıştır. Ancak;tutukluluk ile yargılama süresinin ihlal edilmesi, hükümlününcezalandırılmasına karar verilen Mahkememiz hükmünün dayanağı değildir. Buitibarla; yeniden yargılama talebinin kabulü için gerekli olan ve 5271 SayılıCeza Muhakemesi Kanunun 311/1-f maddesinde düzenlenen; ceza hükmünün İnsanHaklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerinihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupaİnsan Haklan Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması şartıgerçekleşmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; hükümlü müdafıinin talebinin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun311/1 -f maddesinde ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 311/2 maddesindeöngörülen şartları taşımaması sebebiyle reddine karar vermek ve aşağıdaki hükmükurmak gerekmiştir."
13. Anılan karara sanık müdafiitarafından 13/3/2012 tarihinde yapılan itiraz, Diyarbakır 6. Ağır CezaMahkemesinin 13/4/2012 tarihli ve2012/219 Değişik İş sayılı kararıylareddedilmiştir.
14. Bu arada 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun ile4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na geçici 2. maddeeklenerek 4/2/2003 tarihi itibarıyla AİHM'de derdest olup da sonradan cezahükmünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) veya eki protokollerinihlali suretiyle verildiği tespit edilen ancak 5271 sayılı Kanun'un 311.maddesinin (2) numaralı fıkrası nedeniyle yargılamanın yenilenmesinebaşvurulamayan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 15/6/2012 tarihiitibarıyla icra süreci denetlenmekte olan kararlar açısından da yargılamanınyenilenmesi yolu açılmıştır.
15. Başvurucular, aynı ihlal kararına dayanarak 22/5/2013tarihinde 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişikliği gerekçe göstererekyargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.
16. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi 25/7/2013 tarihli veE.1993/221, K.2000/71 sayılı ek kararıyla dosya üzerinden inceleme yapmış vebaşvurucuların talebini reddetmiştir.
17. Mahkeme kararının ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:
"...
Cumhuriyet Başsavcılığının talep konusundayazılı mütalaası alınmış ve mütalaada (özetle); şartları oluşmadığından yenidenyargılanma talebinin reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
...
Somut olayda;
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafındanverilen karar ile; Mahkememizdeki yargılamanın adil olmadığına ve mahkememizinbağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili şikayetinkabul edilebilirliğine AİHS'nin 6/1.maddesinin ihlal edildiği kararabağlanmıştır. Ancak; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Mahkememizinbağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili ihlal kararındaki hususlar hükümlününcezalandırılmasına karar verilen Mahkememiz hükmünün dayanağı değildir. Buitibarla; yeniden yargılama talebinin kabulü için gerekli olan ve 5271 SayılıCeza Muhakemesi Kanunun 311/1-f maddesinde düzenlenen; ceza hükmünün İnsanHaklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerinihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupaİnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması şartıgerçekleşmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; hükümlü müdafiinin talebinin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun311/1-f maddesinde öngörülen şarları taşımamasısebebiyle reddine karar vermek ... gerekmiştir."
18. Başvurucular, AİHM'in kararıylabağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkının ihlaledildiğinin tespit edildiğini, kabul edilebilir bulunan diğer iddialarınincelenmesine gerek görülmediğini, uygun giderim yolu olarak yargılamanınyenilenmesine işaret edildiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
19. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, dosya üzerinden verdiği28/1/2014 tarihli ve 2014/63 Değişik İş sayılı kararıyla başvurucularınitirazını reddetmiştir.
20. Mahkeme kararının ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:
"...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafındanverilen karar ile; Mahkememizdeki yargılamanın tarafsız ve bağımsız olmaması veceza davasının süresinin uzaması nedeniyle şikayetinkabul edilebilirliğine AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği karara bağlanmıştır. Ancak; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesininceza davasının süresinin uzun uzaması ve mahkememizin bağımsızlığı vetarafsızlığı ile ilgili ihlal kararındaki hususlar hükümlününcezalandırılmasına karar verilen mahkememiz hükmünün dayanağı değildir. Bu itibarla;yeniden yargılama talebinin kabulü için gerekli olan ve 5271 Sayılı CezaMuhakemesi Kanunun 311/1-f maddesinde düzenlenen; ceza hükmünün İnsan Haklarınıve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlalisuretiyle verildiğinin ve hükmünün aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsanHakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması şartıgerçekleşmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; Diyarbakır 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 02/08/2013 tarih ve 2013/322 değişik iş sayılıyargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararının usul ve yasayauygun olduğu sonuç ve kanaatine varılarak itirazın reddine karar verilmiştir."
21. Bu karar, başvurucular müdafiine10/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
22. Başvurucu 9/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
23. 5271 sayılı Kanun'un "Hükümlülehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" kenar başlıklı 311.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Kesinleşen birhükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarakyargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
...
f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve AnaHürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyleverildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanınyenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihtenitibaren bir yıl içinde istenebilir.
(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerineverilecek kararlar hakkında uygulanır. "
24. 5271 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi şöyledir:
"İnsan Haklarını ve Ana HürriyetleriKorumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle bir cezahükmünün verildiğini tespit eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmişkararlarından, 15.6.2012 tarihi itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesiönünde denetlenmekte bulunanlar bakımından bu Kanunun 311 inci maddesininikinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu durumda olanlar, bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihten itibaren üç ay içinde yargılamanın yenilenmesi talebindebulunabilirler.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
25. Mahkemenin 8/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
26. Başvurucular AİHM'in ihlalkararına istinaden yaptıkları yargılamanın yenilenmesi taleplerinin hukuka aykırıbiçimde reddedildiğini, yeniden yargılama taleplerinin değerlendirilmesinindosya üzerinden yapıldığını belirterek adil yargılanma haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüş; yargılamanın yenilenmesi ve 50.000 TL maddi, 50.000TLmanevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
B. Değerlendirme
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
27. Başvurucu Muhyedin Sevinç, yenibir imkân sunan 6459 sayılı Kanun değişikliğini ileri sürerek bireyselbaşvuruların incelenmeye başlandığı tarih olarak belirlenen 23/9/2012tarihinden sonra tekrar yargılamanın yenilenmesi için başvurmuştur. Yeni sebepbelirtilerek yapılan başvuru sonunda, verilmiş kararın Anayasa Mahkemesininzaman bakımından yetkisi kapsamında olduğunun kabul edilmesi gerekir.
28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının duruşmalıyargılama ve mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmesi gerektiğideğerlendirilmiştir.
a. Duruşmalı Yargılama Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
29. Başvurucular, yeniden yargılama taleplerinindeğerlendirilmesinin dosya üzerinden yapılmasından şikâyet etmişlerdir.
30. Anayasa Mahkemesi, benzer iddiaların ileri sürüldüğü birbaşvuruya ilişkin kararında bu konudaki ilkeleri belirlemiştir. Buna görebaşvurucuların suç işleyip işlemediğiyle ilişkili olmayan değerlendirmelerinduruşma açılmadan yapılmasının adil yargılanma hakkıyla çelişmediği sonucuna ulaşılmıştır(Lokman Sapan, B. No: 2013/723,21/11/2013, §§ 47-51).
31. Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yolu olup buyolun hangi hâllerde açılacağı 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde açıkçadüzenlenmiş ve aynı Kanun'un 321. maddesinde yeniden yargılanma talebininesassız olması hâlinde talebin duruşmasız olarak reddedileceği hükmebağlanmıştır. Uyuşmazlığın esasıyla ilgili olmayan incelemenin duruşmaaçılmadan yapılması, adil yargılanma hakkını ihlal etmemektedir. Dolayısıylaileri sürülen iddialar kapsamında bir ihlalin olmadığı açıktır.
32. Açıklanan nedenlerle duruşmalı yargılanma hakkına yönelikbir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Mahkemeye ErişimHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
33. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılanmahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
3. Esas Yönünden
34. Başvurucular, AİHM'in ihlalkararına istinaden yaptıkları yargılamanın yenilenmesi taleplerininreddedilmesinin adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.
35. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, meşru vasıtave yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."
36. Sözleşme'nin "Adilyargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes medeni hak veyükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilensuçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsızbir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun veaçık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir. …"
37. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olanmahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek veuyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamınagelmektedir (Özkan Şen, B. No:2012/791, 7/11/2013, § 52).
38. AİHM, mahkemeye etkili erişim hakkını "hukukunüstünlüğü" ilkesinin temel unsurlarından biri olarak kabul etmekte vemahkemeye etkili erişim hakkının, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı birsistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık,pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirdiğini ifade etmektedir. Busebeple hukuki belirsizliklerin ya da uygulamadaki belirsizliklerin taraflarınmahkemeye erişimine zarar verdiği durumlarda bu hakkın ihlal edildiğine kararverilmektedir (Geffre/Fransa, B. No: 51307/99, 23/1/2003).
39. Mahkemeye erişim hakkı, kural olarak mutlak bir hak olmayıpsınırlandırılabilen bir haktır. Bununla birlikte getirileceksınırlandırmaların, hakkın özünü zedeleyecek şekilde hakkı kısıtlamaması, meşrubir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yükoluşturmaması gerekir (Serkan Acar,B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38).
40. Öte yandan mahkemeye erişimin yasal birtakım şartlara tabitutulması kabul edilebilir olsa da mahkemeler usul kurallarını uygularken biryandan adil yargılanma hakkını ihlal edebilecek aşırı şekilcilikten, diğeryandan da yasalar tarafından düzenlenen usul kurallarının ortadan kaldırılmasısonucunu doğurabilecek aşırı esneklikten kaçınmalıdır (Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65). Bu çerçevede öngörülenkoşulların açıkça hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması nedeniyle kişilerdava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsa mahkemeye erişimhakkının ihlal edildiğini kabul etmek gerekir (Benzer yöndeki AİHM kararlarıiçin bkz. Osu/İtalya, B. No:36534/97, 11/7/2002, §§ 36-40; Efstathiou vediğerleri/Yunanistan, B. No: 36998/02, 27/7/2012, § 24).
41. Somut olay bakımından 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (f) bendinde öngörülen "cezahükmünün, Sözleşme'nin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verilmesi vehükmün bu aykırılığa dayanması" kuralının mahkemeye erişimhakkıyla bağdaşmayacak biçimde uygulanıp uygulanmadığı önem taşımaktadır.
42. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği mevzuatınyorumlanması ve uygulanması kural olarak derece mahkemelerinin görevi olmaklabirlikte bu yorum ve uygulamaların etkilerinin Anayasa ve Sözleşme'nin ortakkoruma alanında bulunan hak ve yükümlülüklerle bağdaşıp bağdaşmadığının AnayasaMahkemesince incelenmesi doğaldır (Kemalİnan, B. No: 2013/1524, 6/10/2015, § 49).
43. AİHM'in ihlal kararına konudavanın büyük kısmının askerî bir hâkimin de üye olarak bulunduğu DevletGüvenlik Mahkemesi heyeti tarafından yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
44. Devlet güvenlik mahkemeleriyle ilgili olarak AİHM, devletgüvenliğine ilişkin suçlardan yargılanan sivil kişilerin, emir komuta zincirineve askerî disipline tabi, haklarında üstlerince sicil raporları düzenlenen,belirli bir süreliğine atanan ve atanmalarına ilişkin kararların birçoğundaidari ve askerî makamların rol oynadığı askerî hâkimlerin de yer aldığımahkemelerin bağımsızlık ve tarafsızlığından endişe duymalarının meşru olduğunubelirtmiş ve ihlal kararları vermiştir (Özel/Türkiye,B. No: 42739/98, 7/11/2002, §§ 33, 34; Özdemir/Türkiye,B. No: 59659/00, 6/2/2003, §§ 35, 36).
45. AİHM, kanunla kurulmuş bir mahkemenin idareye ve davanıntaraflarına karşı "bağımsız" olup olmadığını değerlendirirkenüyelerinin atanma şekli ve görev süreleri, dış baskılara karşı teminatlarınvarlığının yanı sıra mahkemenin bağımsız olduğu yönünde bir görüntü sergileyipsergilemediğini dikkate almaktadır (İbrahimGürkan/Türkiye, B. No: 10987/10, 3/7/2012, § 13).
46. Başvurucular, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanmahaklarının ihlal edildiğine ilişkin karara istinaden yargılamanın yenilenmesitalebinde bulunmuşlardır. Başvurucuların talebi, Devlet Güvenlik Mahkemesininbağımsız ve tarafsız olmadığı şeklindeki ihlal tespitinin mahkûmiyet hükmünündayanağı olmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (f) bendinde öngörülen şartın karşılanmadığı gerekçesiylereddedilmiştir. Başvurucuların itirazını inceleyen Diyarbakır 6. Ağır CezaMahkemesi de benzer gerekçelerle ret kararını hukuka uygun bulmuştur.
47. AİHM'in ihlal kararının kesinhükmün sıhhatini etkilediği dolayısıyla yeniden yargılama konusunda ciddi birgerekçe oluşturduğu hâlde 5271 sayılı Kanun'un uygulanması ile ilgili yapılanhatalı yorumun başvurucuların yargılamanın yenilenmesi haklarını ortadankaldırdığı, diğer bir ifadeyle AİHM kararına rağmen hükmün ihlale dayanmadığışeklindeki yorumun başvurucuların yeniden yargılanmasına engel olduğu vemahkemeye erişim haklarını ihlal ettiği anlaşılmıştır.
48. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altınaalınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
4. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Esas incelemesonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine kararverilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir."
50. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesi ve 50.000 TL maddi,50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
51. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucunavarılmıştır.
52. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenidenyargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir örneğinin yenidenyargılama yapılmak üzere ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesigerekir.
53. İhlal tespitinin yeterli tatmin sağladığıdeğerlendirildiğinden tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
54. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderininbaşvuruculara müşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Duruşmalı yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın açıkça dayanaktan yoksun olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeyeerişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere(kapatılan) Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyalarının devredildiğimahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREK OLARAK ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,
8/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.