TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
GENEL KURUL
KARAR
SELÇUK TAŞDEMİR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/7860)
Karar Tarihi: 3/3/2016
R.G. Tarih ve Sayı: 20/5/2016-29722
GENEL KURUL
KARAR
Başkan
:
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
:
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Serruh KALELİ
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Alparslan ALTAN
Nuri NECİPOĞLU
Hicabi DURSUN
Celal Mümtaz AKINCI
Erdal TERCAN
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Hüseyin TURAN
Başvurucu
:
Selçuk TAŞDEMİR
Vekili
:
Av. Ramazan DEMİR
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, yükseköğretim kurumundançıkarma disiplin cezasına ilişkin işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazınreddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyleeğitim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 21/10/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesineİstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu veeklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyonasunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 22/11/2013 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 24/1/2014 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvurubelgelerinin bir örneğinin bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesinekarar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay ve olgular 24/1/2014 tarihindeBakanlığa bildirilmiştir. Bakanlık, tanınan ek süre sonunda görüşünü 25/3/2014tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.
6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş26/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığıngörüşüne karşı beyanlarını 15/4/2014 tarihinde ibraz etmiştir.
7. Birinci Bölüm tarafından 20/1/2015 tarihinde yapılantoplantıda, başvurunun niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından kararabağlanması gerekli görüldüğünden Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün28. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca görüşülmek üzere Genel Kurulasevkine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
i. DisiplinSoruşturması Süreci
9. Başvurucu, olay tarihinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesiİktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkilerBölümünde 4. sınıfta öğrenim görmektedir.
10. Sivas İl Emniyet Müdürlüğü tarafından başvurucununöğrenim gördüğü Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğüne (Rektörlük) 24/4/2006tarihli ve 480 sayılı bir yazı gönderilmiştir. Söz konusu yazıda 19/3/2006tarihinde Sivas ilinde tertiplenen nevruz gösterilerinde başvurucunun da içindebulunduğu Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören bir kısım öğrencininPKK/Kongra-Gel terör örgütünün gençlik yapılanmasıolan Yurtsever Özgür Gençlik Hareketi (YÖGEH) içinde faaliyet gösterdiğinintespit edildiği ve bu kişilerin tutuklandıkları bildirilmiştir.
11. Bu bildirim üzerine Rektörlüğün 15/5/2006 tarihli ve 641sayılı onayı ile Üniversite yönetimince isimleri bildirilen öğrenciler hakkındadisiplin soruşturması başlatılmıştır.
12. 25/9/2006 tarihli soruşturma raporunda, Sivas ilindekinevruz gösterilerinde çekilen kamera ve fotoğraf görüntülerinde başvurucununörgütün marşı olarak bilinen “Her Nepeş” adlı marşı söylediğinin tespit edilmesinedeniyle yasa dışı örgüte üye olma ve örgüt adına faaliyette bulunma fiilininsübuta erdiğinden bahisle hakkında Yükseköğretim Kurumları Öğrenci DisiplinYönetmeliği’nin 10. maddesinin (e) bendinde “kanundışı kuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak”şeklindeki eylemin gerçekleşmiş olması ve daha önce benzer eylemden dolayıalmış olduğu üç disiplin cezası da gözönündebulundurularak “yükseköğretim kurumundançıkarma” cezası ile tecziyesi yönünde teklif getirilmiştir.
13. Bu teklif doğrultusunda Üniversite Disiplin Kurulunca1/11/2006 tarihli ve 2006/1–1 sayılı kararı ile yükseköğretim kurumundançıkarma cezası uygun bulunmuştur.
14. Başvurucu 17/11/2006 tarihinde disiplin kurulu kararınıniptali ve tazminat talebi ile Sivas İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme,yargılama sürecinde görülmekte olan davanın sonucunun başvurucu hakkındaErzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen E.2005/129 sayılı dosyanın sonucunabağlı bulunduğu gerekçesiyle 26/3/2008 tarihinde, bu dava sonuçlanıncaya kadarönündeki davanın bekletilmesine karar vermiştir.
15. Başvurucu hakkında Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesindegörülen davada 4/3/2009 tarihinde karar verilmesi üzerine Sivas İdare Mahkemesi26/5/2009 tarihli ve E.2007/93, K.2009/517 sayılı kararı ile başvurucunun iptalve tazminat taleplerini reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
“…Dava dosyasının veMahkememizin E:2007/118 esas sayılı dava dosyasının birlikte incelenmesinden;Sivas İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğü'neyazılan 24.04.2006 tarihli ve 480 sayılı yazıda 19.03.2006 tarihinde Sivasİlinde tertiplenen nevruz gösterisinde aralarında davacı öğrencinin debulunduğu, Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören bir kısım öğrenciden,PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH içerisindefaaliyet gösteren öğrencilerin ortaya çıkartılması amacıyla yapılan operasyonsonucunda tutuklandıklarının bildirilmesi üzerine, Üniversite Yönetimince bahsigeçen öğrenciler hakkında soruşturma başlatıldığı, 25.09.2006 günlü soruşturmaraporunda davacı ile ilgili olarak, yasa dışı örgüte üye olmak, örgüt adınafaaliyette bulunmak fiilinin sübuta erdiğinden bahisle ve daha önce almışolduğu disiplin cezaları da göz önünde bulundurulmak suretiyle DisiplinYönetmeliği'nin 10/e maddesi kapsamında yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıile tecziyesi yönünde teklif getirildiği, teklif doğrultusunda ÜniversiteDiplin Kurulu'nun 01.11.2006 tarih ve 2006/1-1 sayılı kararı ile davacıöğrencinin "Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma Cezası" ilecezalandırılmasına karar verildiği, bu işleme karşı yapılan itirazın reddineüzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacı hakkında yükseköğretimkurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dayanak fiilleri ile ilgiliolarak terör örgütünün yöneticisi olmak suçlarından dolayı Erzurum 2. Ağır CezaMahkemesi'nin, PKK (KONGRA-GEL) terör örgütünün Sivas İlinde faaliyet gösterengençlik yapılanması içerisinde hareket eden diğer sanıklar ile birlikteE:2005/129 esas sayılı dosyada yargılandığı, bu yargılama sonucunda Erzurum 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.03.2009 tarih ve Dosya No:2005/129, KararNo:2009/113 sayılı kararı ile davacının 5237 sayılı Yasanın 314/2. maddesi ileaynı Kanunun 215. maddesinde sayılan suçları işlediğinden mahkumiyetine kararverildiği, 5237 sayılı Yasanın 215. maddesi uyarınca verilen cezalar hakkındahükmün açıklanmasının ertelendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2. maddesinde yer verilen terörörgütü üyesi olmak suçundan mahkum olduğu açık olduğundan, durumuna uygunolarak Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin, 10.maddesinin, (e) bendi hükmü uyarınca davacının yükseköğretim kurumundançıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılıkbulunmamaktadır.”
16. Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay SekizinciDairesinin 18/9/2012 tarihli ve E.2009/9643, K.2012/6344 kararı ile temyizisteminin reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan karar düzeltme talebide aynı Dairenin 14/6/2013 tarihli ve E.2013/478, K.2013/4926 sayılı kararı ilereddedilerek başvurucu hakkındaki disiplin cezasına ilişkin işlem bu şekildekesinleşmiştir.
17. Karar, başvurucuya 20/9/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
18. Başvurucu 21/10/2013 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
ii. Cezai Yargılaması Süreci
19. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250 madde ilegörevli) 13/6/2006 tarihli ve E.2006/40 sayılı iddianamesiyle 26/9/2004 tarihlive 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin (2) numaralı fıkrasındadüzenlenen “örgüte üye olma” veKanun’un 215. maddesinde belirtilen “suç vesuçluyu övme” suçlarından cezalandırılması istemiyle başvurucunun daaralarında bulunduğu şüpheliler hakkında kamu davası açılmıştır.
20. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2006/102 sırasınakaydedilen dava, Mahkemenin 3/10/2006 tarihli ve E.2006/102, K.2006/132 sayılıkararıyla aynı Mahkemenin E.2005/129 sayılı dava dosyasında birleştirilmiştir.
21. Mahkemenin E.2005/129 sayılı dava dosyasındabirleştirilen dosyalar nedeniyle birden çok iddianame bulunmaktadır. Başvurucuhakkında disiplin cezasının uygulanmasına neden olan suçlamalar ise “3. İddianame” başlığı altındaanlatılmaktadır.
22. İddianamenin ilgili kısımları şöyledir:
“…
19/03/2006 Pazar günü Nevruz Bayramıkutlamalarının Sivas’ta Alibaba Mahallesi Çayboyu Caddesi Kızılırmak Siteleri arka kısmında bulunanboş arazide yapıldığı, kutlamalara Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören veyasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH(Yurtsever Özgür Gençlik Hareketi) içerisinde faaliyet gösteren öğrenciler, ESP(Ezilenlerin Sosyalist Platformu) içerisinde faaliyet gösteren öğrenciler veTokat ilinden gelen Tokat İli Gaziosmanpaşa Üniversitesi öğrencileri olduklarıbelirlenen ve Tokat YÖGEH içerisinde faaliyet gösteren öğrencilerin katıldığı,Nevruz Bayramı Kutlaması 19/03/2006 günü saat:11.00 sırasında lastikleryakılarak başlamış, topluluk tarafından yakılan lastiklerin etrafında zılgıtlarve şarkılar eşliğinde halaylar çekilmiş, kutlamalara katılan topluluktarafından ellerinde yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün sözde bayrağınıtemsil eden sarı, kırmızı ve yeşil renkteki bez parçası gezdirilmiş, topluluktarafından;
“BİJİ NEVROZ, DİSA DİSASERHİLDAN SEROKEME ÖCALAN, BİJİ AŞİTİ, BİJİ AZADİ, BİJİ SEROK APO, YAŞASINHALKLARIN KARDEŞLİĞİ, BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ, NEVROZ İSYANDIR GÜNEŞESELAMDIR, TECRİTE SON VER BARIŞA YOL VER” ibareli sloganlar atılmış, yine aynıtopluluk tarafından PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün EY DIJMIN ve HERNEPEŞ isimlisözde marşlarını okumuş, kutlama saat:14.00 sıralarında sona ermiş, Tokatİlinden gelen öğrenciler aynı gün Sivas'tan ayrılmışlar ve yapılan etkinlikbaştan sona kadar emniyet görevlileri tarafından teknik cihazlar ile kayıtedilmiştir. Nevruz kutlamaları sırasında atılan tüm yasadışı sloganların diğerillerde yapılan Nevruz eylemlerinde de kullanıldığı illerden gelen resmiyazılardan anlaşılmıştır.
Nevruz Bayramı kutlamalarına Sivas ve Tokatillerinde yükseköğrenim gören kişilerin yoğun olarak katılmaları nedeniyleCumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören ve yasadışı PKK/KONGRA-GEL terörörgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH (Yurtsever Özgür Gençlik Hareketi)içerisinde faaliyet gösteren öğrencilerin eylemleri ile terör örgütününiçerisindeki faaliyetlerinin açığa çıkartılması, şüphelilerin yakalanması vesuç delillerinin elde edilmesi amacıyla 15/04/2006 günü Sivas 2. Sulh CezaMahkemesinin 14/04/2006 tarih ve 2006/358 Değ. İş sayılarına kayden alınan arama izni kararı ile şüphelilerinikametgahlarında ve … adresinde faaliyet gösteren KIZILIRMAK DERGİTEMSİLCİLİĞİ’NDE arama yapılmış, Tokat İlinden gelerek Sivas'ta yapılan Nevruzkutlamalarına katılan gurup içerisinde aktif rol alarak grubu yönlendirdikleritespit edilen şahısların eylem ve örgüt içerisindeki faaliyetlerinin tespitiamacıyla Tokat Sulh Ceza Mahkemesinin 14.04.2006 tarihli ve D. İş. No:2006/345sayılı arama izni kararı ile aşağıda ayrıntıları yazılı arama işlemleriyapılmıştır.
…
Nevruz Bayramı ile ilgili olarak 19/03/2006günü Sivas ili Alibaba Mahallesi ÇayboyuCaddesi Kızılırmak Siteleri arka kısmında bulunan boş alanda yapılan Nevruzkutlamasında görevliler tarafından çekilen kamera ve fotoğraf görüntülerininyapılan CD çözümünde;
1. No'lu CD'debulunan görüntünün 01.05 saniyesinde üzerinde mavi kot pantolon ve lacivertmont olan başında kahverengi şapka bulunan ve elinde sarı kırmızı yeşil renktesözde PKK bayrağını temsil eden bez parçası ile halay başı çeken şüpheli Ş. B.,
Görüntünün 01.09 saniyesinde üzerindekahverengi mont ve pantolon olan ve alkış eşliğinde 'NEVRUZ İSYANDIR GÜNEŞESELAMDIR' şeklinde slogan atan ve attıran şüpheli İ. S.,
Görüntünün 01.39 saniyesinde şüpheli İ.İ.tarafından grubun toplandığı, grup içerisinde şüpheli Selçuk TAŞDEMİR’in de yer aldığı;
Görüntünün 01.53 saniyesinde İ. İ. tarafından'ARKADAŞLAR DEVRİM VE DEMOKRASİ ŞEHİTLERİ ANISINA BİR DAKİKALIK SAYGI DURUŞU'diyerek sol elini zafer işareti yaparak havaya kaldırdığı,
Görüntünün 02.19 saniyesinde grubu yönlendirenşüpheli İ. İ. ve grup tarafından PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün sözde marşıolarak bilinen "EY REQÎB, HER MAWE QEWMÎ KURDZİMAN, NAYSİKÊNÊ DANAYÎ TOPÎZEMAN KES NELÊ KURD MİRDUWE" (DİNLE DÜŞMAN, KÜRT HALKI HALA YAŞIYOR. TOPATEŞİNDEN VE FELAKETLERDEN HİÇ YILMAYACAK. KÜRT GENÇLİĞİ ASLAN GİBİŞAHLANIYOR,) ile başlayan "LAWÎ KURD HELSAYE SER PÊ WEK DİLÊR, TA BE XWÊNNEQSÎ EKA TACÎ JÎYAN" ( KÜRT GENÇLİĞİ DAİMAKURBAN VERMEĞE HAZIR, ÖLÜME HAZIR, ÖLÜME HAZIR, ÖLÜME HAZIR.) ibareleri sonbulan sözde marşı söyledikleri sözde marştan sonra hep birlikte alkışlareşliğinde 'BİJİ NEVRUZ, BİJİ NEVRUZ' şeklinde slogan atmışlardır.
Görüntünün 03.28 saniyesinde yukarıda açıkkimliği yazılı İ. İ. tarafından 'TECRİTE SON VER BARIŞA YOL VER' şeklinde grubaslogan attığı ve attırdığı,
Görüntünün 03.58 saniyesinde yukarıda açıkkimliği yazılı İ. İ. tarafından ve yine yukarıda açık kimlikleri yazılı gruptabulunan şahıslarla birlikte 'BİJİ NEVRUZ, BİJİ NEVRUZ' şeklinde sloganattıkları,
Görüntünün 04.06 saniyesinde grubu yönlendirenve yukarıda açık kimliği yazılı İ. İ., tarafından şüpheliler Selçuk TAŞDEMİR,F. B. ile birlikte 'NEVRUZ İSYANDIR, GÜNEŞ'E SELAMDIR' şeklinde sloganatıkları,
Görüntünün 04.35 saniyesinde Tokat ilindengelen grupla birlikte grubu yönlendiren, üzerinde mavi kot pantolon siyahrenkli deri mont bulunan içerisinde gri kazak olan şüpheli E. E.ile birlikte 'DİSA DİSA SERHİLDANSEROKAME ÖCALAN' şeklinde slogan atarak Nevruz alanına gelmiştir. Nevruzalanında bulunan yukarıda açık kimliği yazılı şahıslar gelen gruba hitaben'BİJİ NEVRUZ BİJİ NEVRUZ' şeklinde karşılık verdikleri,
Görüntünün 05.04 saniyesinde gelen Tokat grubuile birlikte şüpheliler … ve Selçuk TAŞDEMİR, tarafından PKK/KONGRA-GEL terörörgütünün sözde marşı olarak bilinen "BIRAYÊN DELAL HUN WERİN KURDINOBIHIŞTA WELAT EM HERIN MERDINO" (GÜZEL KÜRT KARDEŞLERİM GELİN ÜLKEMİZİNARDINA GİDELİM) ibaresi ile başlayan, "DILÊ MEJPOLA GURÇIK BÛNE HESIN BOALA RENGÎN HUN WERIN EM BESIN" (YÜREKLERİMİZ ÇELİKLEŞTİ ARTIK HAYDİ KIZILBAYRAK İÇİN HEP BERABER GİDELİM.) ibaresi ile son bulan HER NEPEŞ (İLERİ) isimlisözde marşın söylendiği,
Görüntünün 12.31 saniyesinde yukarıda açıkkimliği yazılı E. E. ve Selçuk TAŞDEMİR tarafından ' BİJİ NEVRUZ ' şeklindeslogan atıldığı,
Görüntünün 12.51 saniyesinde yukarıda açıkkimliği yazılı E. E. başını çektiği halayda 'KİNEM APOCİNEM' şeklinde sloganattırdığı,
Görüntünün 13.59 saniyesinde grubu yönlendirenyukarıda açık kimliği yazılı İ. İ. tarafından alkışlar eşliğinde 'BİJİ NEVRUZBİJİ NEVRUZ' şeklinde slogan attırarak son bulduğu tespit edilmiş ve çözümTutanağı dosyaya eklenmiştir.
…”
23. İddianamede başvurucunun 19/3/2006 tarihli nevruzgösterisine katılmasından ayrı olarak başka olaylardan da bahsedilmektedir. Buolaylardan bazıları şunlardır:
“…
Sivas’da YÖGEH'in yaptığı bütün etkinliklerekatıldığı, nevruz kutlamalarında etkin rol oynadığı, 2005 yılı nevruzunu örgüt elebaşısının direktifleri doğrultusunda DEMOKRATİK KONFEDERALİZ'mi ilan etmek amacıyla Diyarbakır'a gittiği veburada görüntülerinin BAGEH operasyonunda ele geçirildiği, Abdullah ÖCALANposterleriyle poz verdiği, örgüt üyesi olduğu, yakalanan şüphelilerin alınanifadesinde yapılanma içerisinde görev aldığı, halen Kızılırmak dergisininimtiyaz sahipliğini yaptığı tespit edildiği, 2006 Nevruz kutlamalarda her türlüillegal slogan attığı, örgütün marşlarını söylediği,
…
Şüpheliler … ve Selçuk Taşdemir’in 19.03.2005tarihinde Sivas ilinde ki Nevruz kutlamalarında yine şüpheliler … ve SelçukTaşdemir’in 01.5.2005 tarihinde Sivas ili Mevlanacaddesinde yine şüpheliler … ve Selçuk Taşdemir’in, 21.03.2005 tarihinde Diyarbakırilinde yapılan Nevruz kutlamalarına katıldıkları, terör örgütünün propagandasıniteliğinde slogan attıkları şüphelilerin eylemlerinin suç tarihi itibariylesuç ve suçluyu övme niteliğinde bulunduğu,
…
Şüphelilerin Sivas’ta yaptıkları eylemlerinterör örgütünün yönlendirmesiyle ülke genelinde yapılan eylemlerle eş zamanlıve aynı olduğu, yakalanan şüphelilerin yapılan ev aramalarında elde edilen bazıCD'lerin aynı içerikli ve birden fazla olduğu, üzerlerinde bulunan yazılarınbenzerlik taşıdığı, bahse konu CD'lerin Sivas ve Tokat İlleri YÖGEH (YurtseverÖzgür Gençlik Hareketi) İl sorumluları olmaları terör örgütü ilebağlantılarının bulunduğunu göstermektedir.
Yukarıda anlatılan nedenler ve tüm dosyakapsamına göre şüphelilerin yasa dışı PKK/ KONGRA-GEL terör örgütünün gençlikyapılanması olan YÖGEH ( Yurtsever Özgürlük Gençlik Hareketi) adına faaliyettebulundukları, Şüpheliler E. E., İ. E., K. D. ve K. D. ‘ninörgüt yöneticisi konumunda oldukları, diğer şüphelilerden Selçuk Taşdemir vediğerlerinin ise örgüt üyesi oldukları arama ve el koyma kararları, cd, disket,kamera, cep telefonu,sim kart, fotoğraf çözümtutanakları, inceleme tutanakları, bilgisayar internet site çıktıları, yakalamatutanakları, telefon dinleme kayıtları, el yazıları, CMK 250 Md ile görevli C.Başsavcılığımız adli emanetinin 2006/39-37 sayılı emanetmakbuzu, şüphelilerin beyanları, nüfus ve sabıka kayıtları, sorgu tutanakları vetüm dosya kapsamından anlaşılmakla,”
24. 13/6/2006 tarihli ve E.2006/40 ve 2006/29 No.lu 3.iddianame ile örgüt üyeliği suçundan cezalandırılmaları istenilen şüphelilerhakkında “İ. İ., E. E., K. D. , K. D. veSelçuk Taşdemir’in Sivas ilinde terör örgütünün gençlik yapılanması içerisindeyer aldıkları, terör örgütü adına faaliyet göstererek bu amaçla Nevruz vebenzeri gösterilerde örgüt adına yönlendirmelerde bulundukları, evlerinde çok sayıdayasak yayın ve Öcalan posterleri bulundurdukları, söz konusu gençlikyapılanması içerisinde organize bir şekilde hareket ettikleri tüm dosyakapsamından anlaşılmakla başvurucunun da 19.3.2006 tarihinde Sivas ilindeyapılan Nevruz kutlamalarına katılarak “Nevruz İsyandır, Güneşe selamdır, Disa Disa SerhildanSerok Öcalan” ve benzeri terör örgütünün propagandasıiçerikli sloganlar attıkları, suç tarihi itibariyle şüphelilerin eylemlerinin5237 Sayılı Kanun’un 215. maddesi kapsamında suç ve suçluyu övme niteliğindebulunduğu anlaşıldığından, bu suçtan ayrı ayrı cezalandırılmaları”da talep edilmiştir.
25. İddianamede YÖGEH’ninPKK/KONGRA-GEL terör örgütünün Türkiye gençlik yapılanması olduğuna ilişkin şudeğerlendirmeler yapılmıştır:
“PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün Türkiyegençlik yapılanması olan BAGEH'in (Bağımsız GençlikHareketi) yeniden yapılandırılması maksadıyla "BAGEH TürkiyeKonferansı" ismi altında İstanbul ilinde 10-13 ARALIK 2005 tarihindeyapılan sözde konferans sonrası, gençliğin hareket alanını genişletecek, kendiiçinde demokratik sürece yanıt olabilecek bir yapılanma üzerinde kararkılındığı ve tüm gençleri kendi bünyesinde örgütlemek amacıyla BAGEH'İN fesh edilerek yerine yurtsever özgür gençlik hareketi(YÖGEH) kurulduğu ilan edilmiştir.
Terör örgütü, YÖGEH(YurtseverÖzgür Gençlik Hareketi) nin;
- Temel hedeflerinin;"Abdullah Öcalan'la İradeleşmek, Konfederalizmi Pratikleştirmek" olduğunu,
- Amaçlarının; Türkiye'de öğrenci gençliğininve ihtiyaç olarak belirlenen işçi, işsiz ve köylü gençlik kesimlerinin biraraya getirilmesi ve cumhuriyetin demokratikleştirilmesiolduğu, Konfederalizmin toplum nezdinde yaşamageçirilmesi ihtiyaç olduğunu,
- Sözde oligarşik cumhuriyetidemokratik cumhuriyete dönüştürmek için sözde Demokratik Konfederalizmmisyonunu önemli bulduklarını,
- Abdullah Öcalan'a yönelik sözde kapsamlı vesistemli bir saldırının olduğu, Abdullah Öcalan'ın sözde geliştirdiğidemokratik cumhuriyet ve üst kimlik gibi tartışmaların yürütüldüğü bir sıradasözde tecritin uygulanmasını kabul etmediklerini,
- Sözde Kürt sorununun bir halk sorunuolduğunu ve muhatabının Abdullah Öcalan'ın olacağı, Abdullah Öcalan'sız çözümün belirlemesinin çözümsüzlüğün formülüolduğunu ve buna girecek/yanaşacak kesimlere karşı tavır alacaklarını,
- Gençliğin irade olarak pasifizeedildiğini, YÖGEH'in meşru, caydırıcı eylem tarzıylatopluma ve değerlerine yapılan bütün saldırılara cevap vereceğini, işçi, işsiz,köylü ve öğrenci gençlikten oluşacak YÖGEH yapısının, bundan sonra yapılacakolan çalışmalarda sistemin yürüttüğü planlı çalışma tarzını boşa çıkarıcı birpratik içerisinde olacağını,
- Tüm gençlik kesimlerini YÖGEH'edavet ettiklerini, Abdullah Öcalan'a yapılan sözde saldırıların gençliğinsorununun öznesi olarak hareket etmeyi gerektirdiğini, bu sebeple gençleri YÖGEH'te örgütlenmeye çağırdıklarını, YÖGEH'ingençliğin ve halkın sorunlarını kendi öz gücüyle çözeceği iddiasında olduğunu,
- YÖGEH tarafından yapılan eylemlerin YÖGEHadıyla sahiplenmesi, DEM-GENÇ'in Türkiye Gençliğinikapsadığı, her YÖGEH'linin DEM-GENÇ'liolduğu, ancak her DEM-GENÇ'linin YÖGEH'liolmadığı,
- Sol ve devrimcigençlik örgütleriyle çeşitli ittifaklara gidilebileceği, bu konudaki temelilkenin terörist başı ve YÖGEH tarafından savunulan değerlere saygı olduğu,Abdullah Öcalan'a yönelik hakaret ve karalamanın işbirliğive ittifakları engelleyeceğini bildirmiş, 15/04/2006 günü gözaltına alınanşüphelilerin yapılan ev aramalarında elde edilen dokümanların incelemesinde YÖGEH'in varlığının kabul edildiği tespit edilmiştir.”
26. Başvurucu; soruşturma evresinde Emniyetteki ifadesindeatılı suçlamaları kabul etmediğini, Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde 2006yılındaki nevruz kutlamasına katıldığını ancak yasa dışı slogan atmadığını,Mahkemedeki savunmasında ise Kızılırmak dergisinin imtiyaz sahibi olduğunu,hiçbir örgüt ile ilgisinin olmadığını, nevruz kutlamalarına katıldığını, yasadışı slogan atmadığını ifade etmiştir.
27. Başvurucu hakkında Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin24/3/2009 tarihli ve E.2005/129, K.2009/113 sayılı kararı ile örgüt üyeliğisuçundan 5237 sayılı Kanun’un 314. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca 6yıl 3 ay hapis cezasıyla, suç ve suçluyu övme suçundan Sivas ve Diyarbakırillerindeki nevruz kutlamalarındaki eylemleri ile Sivas ili MevlanaCaddesi’ndeki eylemlerinden dolayı her bir eylem için aynı Kanun’un 215.maddesi gereğince 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasınıngeri bırakılmasına karar verilmiştir.
28. Mahkeme, başvurucunun 3. iddianame çerçevesinde örgütüyeliği suçunu işlediğine gerekçe olarak; “Sanıklarİ. İ., E. E., K. D. ve K. D.’nin örgütyöneticiliğinden cezalandırılması istenmiş ise de sanıkların örgüt yöneticiolduğuna dair yeterli ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Fakat busanıkların eylemleri değerlendirildiğinde örgüt üyesi oldukları kanaatinevarılmıştır. Bu sanıklarla beraber Selçuk TAŞDEMİR'ineylemleri değerlendirildiğinde süreklilik, çeşitlilik zayıfta olsa aralarındahiyerarşik bir bağ bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu iddianame ile sanıkların bağlısuçları hakkında dava açılmamıştır. İddianame anlatımından sanıkların suçtarihi itibariyle suç ve suçluyu övme ile propaganda suçlarını işlediklerianlaşılmaktadır. Sanıklara bağlı suçları iddianamede anlatıldığından ek savunmahakkı tanınmıştır. Sanıklarıneylemlerini PKK terör örgütünün uzantısı konumundaki gençlik yapılanması YÖGEHadına yürüttüğünün anlaşıldığı…” (bkz.Karar, § 144) belirtmiştir.
29. Mahkeme 3. iddianamede anlatılan 19/3/2006 tarihindekiaynı olay nedeniyle başvurucu hakkında 5237 sayılı Kanun’un 215. maddesindebelirtilen suç ve suçluyu övme suçundan da mahkûmiyet hükmü kurmuştur.
30. Başvurucunun temyizi üzerine Erzurum 2. Ağır CezaMahkemesinin kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2/5/2011 tarihli veE.2010/14857, K.2011/2662 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
B. İlgili Hukuk
31. 5237 sayılı Kanun’un “Suçişlemek amacıyla örgüt kurma” kenar başlıklı 220. maddesinin (1) ve (7) numaralıfıkraları şöyledir:
“Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgütkuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araçve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldanaltı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı içinüye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
…
(Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgütebilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgütüyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birinekadar indirilebilir.”
32. 5237 sayılı Kanun’un “Silahlıörgüt” kenar başlıklı 314.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
“Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlarıişlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldanon yıla kadar hapis cezası verilir.”
33. 5237 sayılı Kanun’un “Suçuve suçluyu övme” kenar başlıklı 215.maddesi şöyledir:
“İşlenmiş olan bir suçu veyaişlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, (11/4/2013 tarihlive 6459 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle değişik, bu nedenle kamu düzeniaçısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde) iki yıla kadarhapis cezası ile cezalandırılır.”
34. 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun“Yükseköğretime giriş ve yerleştirme”başlıklı 45. maddesi şöyledir:
Yükseköğretime giriş ve yerleştirme aşağıdakişekilde yapılır:
a. Yükseköğretim kurumlarına giriş veyerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almakkaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göreyapılır.
b. Yükseköğretim kurumlarına esaslarıYükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girilir.Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında adayların ortaöğretim başarılarıdikkate alınır. Ortaöğretim bitirme başarı notları en küçüğü iki yüz elli, enbüyüğü beş yüz olmak üzere ortaöğretim başarı puanına dönüştürülür. Ortaöğretimbaşarı puanının yüzde on ikisi yerleştirme puanı hesaplanırken merkezî sınavdanalınan puana eklenir.
c. Ortaöğretim kurumlarını birincilik ilebitiren adaylar için mevcut kontenjanların yanı sıra Yükseköğretim Kurulukararı ile ayrı kontenjanlar belirlenebilir.
d. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarındanmezun olan öğrenciler, istedikleri takdirde bitirdikleri programın devamıniteliğinde veya bunlara en yakın olan mesleki ve teknik önlisansyükseköğretim programlarına sınavsız olarak yerleştirilebilir. Bu öğrencilerinyerleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar Milli EğitimBakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirlenir.
e. Önlisansmezunları için, ilişkili lisans programlarında belirlenmiş kontenjanın yüzdeonunu geçmeyecek şekilde Yükseköğretim Kurulu kararı ile her yıl dikey geçişkontenjanı ayrılabilir.
f. Yabancı uyruklu öğrenciler ileortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretimkurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir.Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’dekiyükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyrukluöğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır.
g. Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek usulve esaslara göre, belli sanat ve spor dallarında üstün kabiliyetli olduğutespit edilen öğrenciler ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumuncatespit edilen uluslararası bilimsel yarışmalarda ödül kazanan öğrenciler,ilgili dallarda eğitim yapmak kaydıyla yükseköğretim kurumlarınayerleştirilebilir. (Ek cümle: 16/2/2016-6676/4 md.)Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunca tespit edilen veYükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen ulusal ve uluslararası düzeydedüzenlenen bilimsel yarışmalarda ilk üçe giren öğrencilerin ilgili dallardakilisans programlarına yerleştirilmelerinde, merkezi sınavlardan almış olduklarıpuanlara, bu maddenin (b) bendine göre hesaplanan ortaöğretim başarı puanı vebu puanın Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek katsayı ile çarpımısonucu bulunacak puan eklenir.
35. 2547 sayılı Kanun’un “Öğrencilerindisiplin işlemleri” başlıklı 54. maddesi şöyledir:
“Soruşturma, yetkiler ve cezalar:
a.Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına,onur ve şerefine aykırı harekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini,doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kısıtlayan,kurumların sükun, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engellemegibi eylemlere katılan, bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretimmensuplarının şeref ve haysiyetine veya şahıslarına tecavüz eden veya saygıdışı davranışlarda bulunan ve anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya buolayları tahrik ve teşvik eden öğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bileayrıca uyarma, kınama, bir haftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıliçin kurumdan uzaklaştırma veya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezalarıverilir.
b. Birfakülte, enstitü veya yüksekokulun içinde veya dışında öğrencilerin işlemişoldukları disiplin suçlarından dolayı soruşturma yapmayave doğrudan gerekli cezayı vermeye veya disiplin kuruluna sevk etmeye ilgilifakülte dekanı, enstitü veya yüksekokul müdürü yetkilidir.
c.Disiplin soruşturmasına, olay öğrenilince derhal başlanılır ve soruşturma engeç on beş gün içinde sonuçlandırılır.
d.Hakkında kovuşturma yapılan öğrenciye sözlü veya yazılı savunma hakkı verilir.Tanınan süre içinde savunma yapmayan öğrenci bu hakkından vazgeçmiş sayılır.
e.Disiplin cezaları, ilgili öğrenciye yazı ile bildirilir. Durum, öğrenciye bursveya kredi veren kuruluşa ve YükseköğretimKuruluna duyurulur. Yükseköğretim kurumundan çıkarma kararlarına karşı on beşgün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Cezalar öğrencinindosyasına ve siciline işlenir.
f. Bumaddeye göre yapılacak işlemler sırasında gerekirse öğrenciye, bağlı bulunduğuöğretim kuruluşunda, ilan yoluyla tebligat yapılabilir.
g.Yükseköğretim kurumundan çıkarma kararı bütün yükseköğretim kurumlarına, Yükseköğretim Kurulu, emniyet makamları ve ilgili askerlik şubelerine bildirilir.(İptal ikinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 28/4/2011 tarihli ve E.: 2009/59,K.: 2011/69 sayılı Kararı ile.)”
36. Anayasa Mahkemesinin 28/4/2011 tarihli ve E.2009/59,K.2011/69 sayılı kararı ile 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinin iptal edilen(g) fıkrasının ikinci cümlesi şöyledir:
“Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıverilen öğrenciler, bir daha herhangi başka bir yükseköğretim kurumunaalınamazlar.”
37. 2547 sayılı Kanunu’nun 65. maddesinin (a) fıkrasınındokuzuncu bendi şöyledir:
“a. Aşağıdakihususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerledüzenlenir:
…
(9) Öğretim elemanları, memur ve diğer personel ileöğrencilerin disiplin işlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri ve disiplinkurullarının teşkili ve çalışması ile ilgili hususlar,”
38. Anayasa Mahkemesinin 28/4/2011 tarihli ve E.2009/59,K.2011/69 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
“Anayasa'nın 42. maddesi ile 13. maddesi birliktedeğerlendirildiğinde; eğitim ve öğrenim hakkının kapsamı belirlenirken,Anayasa'nın özüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetingereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olarak yasayla bazı sınırlamalargetirilebilirse de, bunlar eğitim ve öğretim hakkınıtamamen ortadan kaldıracak nitelikte olamaz. Demokrasiler, temel hak veözgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir.Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunup tümüyle kullanılamaz hale getirensınırlamalar, demokratik toplum düzeni gerekleriyle uyum içinde sayılamaz.
Eğitim ve öğretim kurumlarınca öğrenciler için eğitim veöğretim faaliyetleri süresince uygulanacak disiplin kuralları içerisinde ağırdisiplinsizlik eylemleri için eğitim veya öğretim kurumundan öğrencininçıkarılmasını öngören düzenlemeler getirebilirse de hakkın kullanımı tümüyleengellenemez.
Bir yükseköğretim kurumundan disiplin cezası sonucuçıkarılan öğrencilerin daha sonra başka bir yükseköğretim kurumundaöğrenimlerine devamını engelleyen düzenleme, yükseköğrenim hakkındanyararlanmayı imkânsız hale getirerek hakkın özüne dokunmaktadır.”
39. 13/1/1985 tarihli ve 18634 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Yükseköğretim Kurumları ÖğrenciDisiplin Yönetmeliği’nin “YükseköğretimKurumundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Disiplin Suçları” başlıklı10. maddesinin (e ) bendi şöyledir:
“Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasınıgerektiren fiil ve haller şunlardır:
2) Kanun dışı kuruluşlara üye olmak, bukuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak,”
40. 13/1/1985 tarihli Yönetmelik’in “Disiplin Cezaları” başlıklı 5. maddesinin(e ) fıkrası şöyledir:
“Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma: Öğrenciye,bir daha yükseköğretim kurumlarından herhangi birine alınmamak üzereöğrencilikten çıkarıldığının yazı ile bildirilmesidir.”
41. 18/8/2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları ÖğrenciDisiplin Yönetmeliği’nin “YükseköğretimKurumundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Disiplin Suçları” başlıklı 9.maddesi ise şöyledir:
“(1) Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasınıgerektiren eylemler şunlardır;
a) Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmakkaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya buamaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyettebulunmak veya yardım etmek,
b) Yükseköğretim kurumlarında uyuşturucu veyauyarıcı maddeleri satmak, satın almak, başkalarına vermek ve ticaretini yapmak,
c) 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ileDiğer Aletler Hakkında Kanuna aykırı olarak ateşli silahlarla, mermilerini vebıçaklarla saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunandiğer aletleri, patlayıcı maddeleri kullanmak,
ç) Kişilerin vücudu üzerinde cinseldavranışlarda bulunmak suretiyle cinsel dokunulmazlıklarını ihlal etmek.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
42. Mahkemenin 3/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
43. Başvurucu, nevruz kutlamalarına katılması sebebiyleaçılan soruşturma neticesinde 2547 sayılı Kanun’da açıkça yer almamaklabirlikte Yönetmelik’le getirilen bir düzenlemeye istinaden yükseköğretimkurumundan çıkarıldığını, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasısonucunda eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğini, eğitim hakkınınsınırlandırılabileceğini ancak bu sınırlamanın hakkın özüne dokunamayacağını vedemokratik toplum düzenine aykırı olamayacağını, çıkarma cezasının verildiğitarih itibarıyla hakkında sübuta ermiş bir ceza davasının bulunmadığınıbelirterek Anayasanın 5., 13., 14. maddenin (2) ve 15. maddenin (1) numaralıfıkraları ile 34., 38. ve 42. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş;tazminat ve adli yardım talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
1. Adli Yardım Talebi Yönünden
44. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181,17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüdegüçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılanbaşvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulünekarar verilmesi gerekir.
2. KabulEdilebilirlik Yönünden
45. Başvurucu, toplantı ve gösteri hakkı ile ifadeözgürlüğünü kullanmış olması nedeniyle hakkında verilen yükseköğrenimdençıkarma disiplin cezasının eğitim ve öğrenim hakkını ihlal ettiğini ilerisürmüştür.
46. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder. (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).
47. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre insanhaklarının etkili bir şekilde korunması için Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’nin (Sözleşme) bir bütün hâlinde anlaşılması gerekir ve bu şekildekibir yaklaşım, Sözleşme’nin farklı hükümleri arasında bir insicam ve uyumsağlar. Dolayısıyla eğitim hakkının yorumlanmasında ve uygulanmasında da buyaklaşımın gözönünde tutulması zorunludur (Kjeldsen, Busk Madsenve Pedersen/Danimarka,B. No: 5095/71, 5920/72, 5926/72, 7/12/1976, § 52). Bu bakımdan başvurucunun19/3/2006 tarihinde nevruz kutlamalarına katılmış olması nedeniyle hakkındaverilen “yükseköğretim kurumundan çıkarma”disiplin cezasının eğitim ve öğrenim hakkının, disiplin cezasına konuyaptırımın 2547 sayılı Kanun’da düzenlenmiş bir sınırlama olmaması nedeniylesuç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddialarının bir bütün olarakAnayasa’nın 42. maddesi kapsamında incelenmesi gerekir.
48. Somut olay bakımından temel sorun, başvurucunun katıldığıeylemde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında yükseköğretimden çıkarmadisiplin cezasının uygulanması olduğundan başvurucunun şikâyetlerininAnayasa’nın 26. maddesi ışığında 42. madde kapsamında incelenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
49. Bakanlık görüş yazısında başvurucunun eğitim hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetinin kabul edilebilirliği yönünden herhangi birgörüş bildirilmemiştir. Bununla birlikte Sözleşme’nin 1 No.lu Protokol’ün 2.maddesinde hiç kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağınındüzenlendiği, AİHM tarafından belli bir zamanda mevcut olan herhangi biryükseköğretim kurumuna erişimin 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin ilkcümlesinde ortaya konan hakkın ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilmiştir.
50. Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurununesasının incelenebilmesi için kamu gücü tarafından müdahale edildiği iddiaedilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme veTürkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin de kapsamına girmesi gerekir. Birbaşka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme’nin ortak korumaalanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).
51. Sözleşme’nin 1 No.lu Protokol’ünün 2. maddesindedüzenlenmiş olan eğitim hakkı; kamu ve özel eğitim kurumlarını kapsadığı gibieğitimin ilk, orta ve yükseköğrenim seviyelerini de kapsar. Zira maddedeyükseköğrenimi eğitimin diğer türlerinden ayıran herhangi bir sınırlamabulunmamaktadır. Yükseköğrenim, bilginin ediniminde ve ilerlemesinde önde gelenbir rol oynar ve birey için olduğu kadar toplum için de bulunmaz bir kültürelve bilimsel zenginlik teşkil eder (LeylaŞahin/Türkiye, B. No: 44774/98, 10/11/2005, §§ 134-136).
52. Anayasa Mahkemesi, eğitim hakkının yükseköğrenimseviyesini de kapsadığını ve yükseköğrenimin Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanına girdiğine karar vermiştir (Hikmet Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, §§28-29; İhsanAsutay, B. No: 2012/606, 20/2/2014, § 36).
53. Bu belirlemeler karşısında Anayasa ve Sözleşme’nin ortakkoruma alanının, eğitim ve öğrenim hakkını güvence altına aldığı ve dolayısıylayükseköğrenim de dâhil eğitim ve öğrenim hakkının, bireysel başvuru incelemesibakımından Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetki alanı içinde kaldığıkonusunda tereddüt bulunmamaktadır.
54. Başvurucunun, açıkça dayanaktan yoksun olmayan ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden bulunmayan eğitimve öğrenim hakkının ihlal edildiğine dair başvurusunun kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
3. EsasYönünden
55. Başvurucu; Anayasa’da ve 2547sayılı Kanun’da açıkça yer almamakla birlikte Yönetmelik’le getirilen birdüzenlemeye istinaden ifade ve örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasıkapsamındaki bir eylem nedeniyle yükseköğretim kurumundan çıkarıldığını, bunedenle eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
56. Bakanlık görüş yazısında eğitim hakkının, kurum içikurallara uymayı sağlamak amacıyla bir eğitim kurumundan uzaklaştırma veyaçıkarma da dâhil olmak üzere disiplin tedbirlerine başvurmayı engellemediğiancak bu tip bir müdahalenin hakkın özüne zarar vermemesi ve Sözleşme’de yer alan diğer haklarla ters düşmemesigerektiği hususlarına dikkat çekilmiştir.
57. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyan dilekçesindebaşvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiştir.
58. Anayasa’nın “Temel hakve hürriyetlerin sınırlanması” kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızınyalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak veancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz.”
59. Anayasa’nın “Eğitim veöğrenim hakkı ve ödevi” kenar başlıklı 42. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir vedüzenlenir.”
60. Sözleşme’ye Ek Türkiye’nin taraf olduğu 1No.lu Ek Protokol’ün “Eğitim hakkı”başlıklı 2. maddesi şöyledir:
“Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. ...”
61. Anayasa’nın “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” kenarbaşlıklı 42. maddesinde kimsenin eğitim veöğrenim haklarından yoksun bırakılamayacağı,; öğretimhakkının kapsamının kanunla tespit edileceği ve düzenleneceği kuralabağlanmıştır.
62. Sözleşme’nin 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinde ise hiçkimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağı, diğer bir ifadeyle herkesineğitim hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır. Eğitim hakkını düzenleyenbu madde iki cümleden oluşmaktadır. Bu cümlelerden birincisinde eğitim hakkınailişkin temel kural, ikincisinde ise tamamlayıcı kural düzenlenmiştir. Birincicümledeki temel kuralın “eğitim hakkındanyoksun bırakılmama”yıiçerdiği kuşkusuzdur.
63. Anayasa’nın 13. maddesinde ise temel hakve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgilimaddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunlasınırlanabileceği ve bu sınırlamaların Anayasa’nın özüne ve ruhuna, demokratiktoplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’in gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırıolamayacağı hükmüne yer verilmiştir
64. Eğitim, Anayasa ve Sözleşme uyarınca doğrudan güvencealtına alınmış bir haktır. Eğitim çok özel bir kamu hizmeti olarak sadecedoğrudan faydaları olan bir hizmet değil, geniş sosyal fonksiyonları da olanbir hizmettir. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve devamıiçin eğitim hakkının vazgeçilmez ve temel bir katkısı olduğu da aşikârdır (Velyo Velev/Bulgaristan, B. No: 16032/07,27/5/2014, § 33; Mehmet Reşit Arslan vediğerleri, B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 66).
65. Öte yandan eğitimin toplum için taşıdığı öneme karşıneğitim hakkı, mutlak ve sınırsız bir hak değildir. Eğitimin, niteliği gereğidevlet tarafından düzenleme yapılmasını gerektirdiğinden bazı kısıtlamalaratabi tutulması da doğaldır. Şüphesiz eğitim kurumlarını düzenleyen kurallar,toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin farklı düzeylerine has özellikleregöre zaman ve mekân içinde değişiklik gösterebilir (Velyo Velev/Bulgaristan, §§ 32-33). Bu nedenle devletler bu konudayapacakları düzenleme ve uygulamalarda belli bir takdir alanına sahiptir.Devletin bu takdir alanı, eğitim kurumunun seviyesi yükseldikçe artmakta; bunakarşılık bu eğitimin birey ve toplum bakımından önemine bağlı olarakazalmaktadır (Ponomaryovi/Bulgaristan, B. No: 5335/05, 21/6/2011, §56). Nitekim Anayasa’nın 42. maddesi ilköğretimin zorunlu olmasını ve devletokullarında ücretsiz olarak verilmesini öngörürken öğrenim hakkının kapsamınınkanunla belirleneceğini kabul etmektedir (YükselBaran, B. No: 2012/782, 26/6/2014, § 37).
66. Anayasa’nın 42. maddesinde yer alan eğitim ve öğrenimhakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememenegatif ödevini yüklemekle birlikte ilköğretim dışında devletin tüm bireylereeğitim ve öğrenim sağlaması şeklinde pozitif bir ödev de yüklememektedir (Yüksel Baran, § 36). Bununla birlikte kamuotoriteleri, koşulları sağlayan herkesin eğitim ve öğretime etkin bir şekildekatılabilmesini sağlamakla yükümlüdür. Başka bir ifade ile eğitim ve öğrenimhakkı belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanmasınıgüvence altına almaktadır (LeylaŞahin/Türkiye, § 152).
67. Anayasa’nın 42. maddesinde ve Sözleşme’yeEk 1 No.lu Protokol'ün 2. maddesinde eğitim hakkının sınırlandırılmasınailişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bununla birlikte Anayasa’nın 42.maddesinde “Öğrenim hakkının kapsamı kanunlatespit edilir ve düzenlenir.” ifadesi ile yasama organına bir takdiralanı yaratılmıştır. Bu takdir alanı, eğitim kurumlarını düzenleyen kurallarıntoplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin farklı düzeylerine özgü nitelikleriaçısından zaman ve mekâna göre değişebilmesinden kaynaklanmaktadır. Yine detakdir alanı içinde yapılacak düzenlemelerdeki kısıtlamaların kabul edilebilirolup olmadığı değerlendirilirken kısıtlamaların kişiler açısından öngörülebilirolup olmadığına, meşru amaç izlenip izlenmediğine ve başvurulan araç ileulaşılmak istenen amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi bulunupbulunmadığına bakılmalıdır (Leyla Şahin/Türkiye,§ 154). Dolayısıyla eğitim hakkının özüne dokunan ve etkinliğini ortadankaldıran kısıtlamalardan korunmak için bu kısıtlamaların öngörülebilir olmasıve meşru amaç çerçevesinde ölçülü olarak yapılması gereklidir (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 69).
68. Açıklanan ilkeler ışığında başvuruya konu olayda eğitimhakkının ihlal edilip edilmediğinin, sonrasında ise müdahalenin haklı sebepleredayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
a. Müdahalenin Varlığı
69. Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde yükseköğrenim görenbaşvurucu 19/3/2006 tarihinde Sivas’ta yapılan nevruz gösterisine katıldığı vePKK/Kongra-Gel terör örgütünün gençlik yapılanmasıolan YÖGEH içinde faaliyet gösterdiği gerekçesiyle tutuklandığının Üniversiteyönetimine bildirilmesi üzerine hakkında Üniversite yönetimince disiplinsoruşturması başlatılması sonucu “yasa dışıörgüte üye olmak ve örgüt adına faaliyette bulunma” fiilinden dolayıyükseköğretim kurumundan çıkarma disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.Dolayısıyla verilen disiplin cezasının, başvurucunun eğitim ve öğrenim hakkınayönelik bir müdahale oluşturduğunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
70. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 42. maddesinedayanmadığı ve Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerinegetirmediği müddetçe Anayasa’nın 42. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bunedenle sınırlamanın; Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen öze dokunmama,Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilmiş olma, kanunlar tarafından öngörülme,Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’ingereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olupolmadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
71. Başvurucu, disiplin cezasına neden olan Yönetmelik’in 10.maddesinin (e) bendinin 2547 sayılı Kanun’daaçıkça yer almadığını ileri sürmüştür.
72. Anayasa’nın 13. maddesine göre temel haklarınsınırlandırılması için mutlaka kanuna ihtiyaç vardır (Tuğba Arslan, [GK], B. No: 2014/256,25/6/2014, § 98). Bu kapsamda yükseköğrenime ilişkin disiplin suç ve cezaları,2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddedeyükseköğrenim kurumları içinde veya dışında “anarşikveya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik eden eylembaşka bir suçu oluştursa bile ayrıca uyarma, kınama, bir haftadan bir aya kadarveya bir veya iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırma veya yükseköğretim kurumundançıkarma cezalarının” verileceği hüküm altına alınmış; öğrencilerindisiplin işlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri ve disiplin kurullarınınteşkili ve çalışması ile ilgili hususlar ise aynı Kanun’un 65. maddesinin (a)fıkrasının (9) numaralı bendinde açıklanmıştır. Bu şekilde Kanun’da disiplincezasını gerektiren eylemler topluca sayılmış ve bunlara verilebilecek cezalartopluca ifade edilmiştir. Kanun, hangi eyleme hangi cezanın verileceğini iseYönetmelik’e bırakmıştır.
73. Bu çerçevede uygulanacak disiplin suç ve cezalarınınamacı, mahiyeti, kapsamı, sınırları ve uygulanma koşulları Kanun’un 54. ve 65.maddeleri çerçevesinde hazırlanan Yönetmelik’te açıklığa kavuşturulmuştur.13/1/1985 tarihli ve 18634 sayılı Resmî Gazete’de yayımlananmülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin “Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma Cezasını GerektirenDisiplin Suçları” başlıklı 10. maddesinin (e )bendinde “Yükseköğretim kurumundan çıkarmacezasını gerektiren fiil ve haller”den biri de “Kanundışı kuruluşlara üye olmak, bu kuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımdabulunma” olarak ifade edilmiştir.
74. Dolayısıyla 2547 sayılı Kanun’a uygun olarak kabul edilenmülga Yönetmelik’in ilgili hükmünün öngörülebilir ve ulaşılabilir bir şekilde “Kanun dışı kuruluşlara üye olma, bu kuruluşlar adınafaaliyet yapma veya yardımda bulunma” eylemine karşılık disiplinyaptırımını kabul ettiğinden başvurucunun eğitim ve öğrenim hakkına yönelikmüdahalenin kanuni dayanağının olduğu açıktır.
ii. Meşru Amaç
75. Eğitim hakkının kısıtlanmasında Anayasa ve Sözleşme’de sınırlı sayıda belirtilmiş meşru amaçlarlistesi bulunmamaktadır. Bu nedenle yükseköğrenim görenler açısından eğitimhakkında yapılacak düzenlemelerde Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen genelilkeler çerçevesinde meşru amaçların ne olabileceği hususunda devletin genişbir takdir alanı bulunmaktadır. Bu nedenle Üniversite yönetiminin kurum içidüzenin sağlanması ve korunmasını sağlamak amacıyla bir disiplin yaptırımıuygulamasının meşru bir amaç çerçevesinde yapıldığı kabul edilmelidir.
76. Üniversite yönetiminin yukarıda belirtilen Kanun veYönetmelik çerçevesinde yükseköğrenimde eğitimin düzenini ve disiplini bozacakşekilde davranışta bulunanlara yükseköğrenimden çıkarma da dâhil eyleminniteliğine göre disiplin cezası verebileceği öngörülmüştür. Dolayısıyla kanundışı kuruluşlara üye olan, bu kuruluşlar adına faaliyet yapan veya yardımettiği tespit edilen öğrencilere kurum içi disiplinin sağlanması bakımındandisiplin cezasının uygulanması kabul edilebilir bir durumdur.
77. Başvuru konusu olayda Üniversite Disiplin Kurulu, birgrup üniversite öğrencisi ile birlikte başvurucunun PKK/Kongra-Gelterör örgütünün gençlik yapılanması olduğu belirtilen YÖGEH içinde faaliyetgösterdiğinin tespit edildiği ve tutuklandığının Emniyet birimlerincebildirilmesi üzerine başvurucu hakkında yükseköğretim kurumundan çıkarmadisiplin cezasını uygulamıştır (bkz. § 11). Üniversitede disiplinin vegüvenliğin sağlanması amacıyla uygulanan disiplin cezasının, idarenin takdiralanı içinde olduğu ve meşru bir amaç çerçevesinde yapıldığı sonucunavarılmıştır.
iii. Demokratik Toplum Düzeninde Gerekli Olmave Ölçülülük
78. Başvurucu, nevruz kutlamasına katılmış olması nedeniyletoplantı ve gösteri hakkı ile ifade özgürlüğünün kullanıldığı gerekçesiyleaçılan ceza davası sonucunda verilen karar dikkate alınarak yükseköğretimkurumundan çıkarma cezası ile cezalandırıldığını, bu şekildeki yaptırımlaeğitim hakkının özüne dokunulmakla hakkın ortadan kaldırıldığını, yapılan bumüdahalenin demokratik toplumun gereklerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
79. Bakanlık görüşünde eğitim hakkına yönelik müdahalelerinincelenmesinde yukarıda belirtilen (bkz. § 56) Sözleşme hükümleri ve AHİM içtihatlarınındikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
80. Anayasa’nın 42. maddesi ile 13.maddesinin birlikte değerlendirilmesinde eğitim ve öğrenim hakkının kapsamıbelirlenirken Anayasa’nın özüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laikCumhuriyet’in gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olarak kanunla bazısınırlamalar getirilebilirse de bunlar eğitim ve öğretim hakkını tamamenortadan kaldıracak nitelikte olamaz. Demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerinen geniş ölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak veözgürlüklerin özüne dokunup tümüyle kullanılamaz hâle getiren sınırlamalar,demokratik toplum düzeni gerekleriyle uyum içinde sayılamaz (AYM,E.2009/59, K.2011/69, 28/4/2011).
81. Yükseköğrenim gören öğrencilerin eğitim kurumunda uymasıgereken kurallar ve bunlara uyulmaması hâlinde verilebilecek disiplin cezaları,genel hüküm niteliğindeki 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinde düzenlenmiş oluphangi hâllerde, hangi disiplin cezasının verileceği ise Yönetmelik’e bırakılmıştır.Disiplin suç ve cezaları öğrencilerin disiplin işlemleri, disiplin amirlerininyetkileri ve disiplin kurullarının teşkili ve çalışması ile ilgili hususlar iseaynı Kanun’un 65. maddesinin (a) fıkrasının (9) numaralı bendindeaçıklanmıştır.
82. 2547 sayılı Kanun’da verilebilecek disiplin suçları vecezaları “yükseköğretim kurumları içindeveya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırıharekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veyadolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur veçalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engelleme gibi eylemlere katılan,bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim mensuplarının şeref ve haysiyetineveya şahıslarına tecavüz eden veya saygı dışı davranışlarda bulunan ve anarşikveya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik edenöğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca uyarma, kınama, birhaftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırmaveya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları” şeklindebelirtilmiştir.
83. Kanun çerçevesinde hazırlanan yönetmelik ile uygulanacakdisiplin suç ve cezalarının amacı, mahiyeti, kapsamı, sınırları ve uygulanmakoşulları açıklığa kavuşturulmuştur. Söz konusu disiplin cezasının uygulandığıtarihte yürürlükte bulunan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci DisiplinYönetmeliği’nin 10. maddesinin (e) bendinde “Yükseköğretimkurumundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller”den birinin de “Kanun dışı kuruluşlara üye olma, bu kuruluşlar adınafaaliyet yapma veya yardımda bulunma”olduğu ifade edilmiştir.
84. Kanun ve Yönetmelik kapsamında yalnızca bir disiplin suçuve buna karşılık bir disiplin cezası öngörülmemiş, disiplin suçunun niteliğinegöre kademeli olarak bir disiplin cezası sistemi de öngörülmüştür. Somut olaydabaşvurucu 19/3/2006 tarihinde bir grup üniversite öğrencisi ile birlikte PKK/Kongra-Gel terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEHiçinde faaliyet gösterdiği gerekçesiyle ve daha önce almış olduğu disiplincezaları da gözönünde bulundurularak ÜniversiteDisiplin Kurulu tarafından yükseköğrenim kurumundan çıkarma cezası ilecezalandırılmıştır (bkz. § 11). Başvurucu, söz konusu Yönetmelik kapsamında birdaha yükseköğretim kurumlarından herhangi birine alınmamak üzere disiplincezasının sonucu olarak öğrencilikten çıkarılmıştır.
85. Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na göre eğitim hakkı,ulusal hukuk kurallarına uymak amacıyla bir eğitim kurumundan uzaklaştırma veyaçıkarma da dâhil olmak üzere disiplin tedbirlerine başvurmayı engellememektedir(Yanasık/Türkiye(k.k.), B. No: 14524/89, 6/1/1995).
86. Ancak AİHM, eğitim hakkına getirilen sınırlamaların “hakkın özüne zarar verecek ve etkililiğini azaltacak”genişlikte olmaması gerektiğini, bunun için de sınırlamaların, ilgilileriyönünden “öngörülebilir”olmasının ve “meşru bir amacı”takip etmesinin şart olduğunu vurgulamaktadır. Ancak Mahkemeye göre devlet,Sözleşme’nin 8 ila 11. maddelerinde olduğunun aksine ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi kapsamında bir meşru amaçlarlistesi ile bağlı değildir (Catan ve diğerleri/Moldova ve Rusya [BD], B.No: 43370/04, 8252/05, 18454/06, 19/10/2012, §140). Belirtilen koşullara ekolarak bir sınırlama, ancak kullanılan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasındamakul bir “orantılılık” ilişkisivarsa Protokol ile uyumlu olabilir (LeylaŞahin, § 154).
87. Diğer taraftan eğitim hakkına getirilen sınırlamalar, Sözleşme ve ekprotokollerde yer alan haklarla da çatışmamalıdır. Bunun için Sözleşme ve ekprotokol hükümlerinin bir bütün hâlinde dikkate alınması ve ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin özellikle Sözleşme’nin 8., 9. ve 10. maddeleri ışığındayorumlanması gerekir (Leyla Şahin, § 155). Belirtilen çerçevedekalmak kaydıyla taraf devletler sınırlama konusunda belli bir “takdir aralığı”na sahiptir ve bu takdiraralığı genellikle toplum ve ilgili kişiler için önemine ters orantılı şekildeeğitimin seviyesine bağlı olarak artmaktadır (Ponomaryovi/Bulgaristan, B. No: 5335,/05,21/6/2011, § 56).
88. Hak ve özgürlüklere yapılacak her türlü sınırlamadadevrede olan güvencelerden biri de Anayasa’nın 13. maddesinde ifade edilen “ölçülülük ilkesi”dir. Bu ilke, temel hak veözgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin başvurularda öncelikli olarak dikkatealınması gereken bir güvencedir. Anayasa’nın 13. maddesinde demokratik toplumdüzeninin gerekleri ve ölçülülük ilkeleri iki ayrı kriter olarak düzenlenmişolmakla birlikte bu iki kriter arasında sıkı bir ilişki vardır. Temel hak veözgürlüklere yönelik herhangi bir sınırlamanın, demokratik toplum düzeni içingerekli nitelikte, başka bir ifadeyle güdülen kamu yararı amacınıgerçekleştirmekle birlikte temel haklara en az müdahaleye olanak veren ölçülübir sınırlama niteliğinde olup olmadığının incelenmesi gerekir (AYM, E.2007/4,K.2007/81, 18/10/2007).
89. Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre ölçülülük, temelhak ve özgürlüklerin sınırlanma amaçları ile araç arasındaki ilişkiyi yansıtır.Ölçülülük denetimi, ulaşılmak istenen amaçtan yola çıkılarak bu amaca ulaşılmakiçin seçilen aracın denetlenmesidir. Bu sebeple ifade özgürlüğü alanındagetirilen müdahalelerde, hedeflenen amaca ulaşabilmek için seçilen müdahaleninelverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir (Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343,4/6/2015, § 71). Bu ilke, şüphesiz diğer temel hak ve özgürlüklere yapılacakmüdahaleler bakımından da geçerlidir.
90. Başvuru konusu olayda başvurucunun, üniversite yerleşkesidışında nevruz kutlaması dolayısıyla 19/3/2006 Pazar günü AlibabaMahallesi Kızılırmak Sitesi’nin arkasındaki boş arazide yapılan gösterilerePKK/Kongra-Gel terör örgütünün Sivas ilinde faaliyetgösteren gençlik yapılanması içinde hareket edenlerle birlikte katıldığı veçekilen kamera ve fotoğraf görüntülerinden örgütün marşı olarak bilindiği iddiaedilen “Her Nepeş”adlı marşı söylediği ve yasa dışı slogan attığının tespit edilmesi nedeniyleyasa dışı örgüte üye olma ve örgüt adına faaliyette bulunma fiilinin sübutaerdiğinden bahisle hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (e) bendindebelirtilen “kanun dışı kuruluşlar adınafaaliyet yapma veya yardımda bulunma” eyleminin gerçekleşmiş olmasıve daha önce benzer eylemden dolayı almış olduğu üç kez disiplin cezası da gözönünde bulundurularak “yükseköğretimkurumundan çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
91. Başvurucu, aynı süreçte disiplin cezasına dayanakfiilinin de içinde bulunduğu olaylarla ilgili olarak (bkz. § 11) Erzurum 2.Ağır Ceza Mahkemesinde PKK/Kongra-Gel terör örgütününSivas ilinde faaliyet gösteren gençlik yapılanması içinde hareket ettiği ifadeedilen diğer sanıklarla birlikte yargılanmıştır. Mahkeme, yükseköğretimkurumundan çıkarma disiplin cezasının gerekçesi olarak gösterilen olayda “Kürdistan Derim Marşı” olarak bilinen “İleri” ve “Ey düşman” adlı marşların söylendiğini, terör örgütü lideriAbdullah Öcalan’ı övücü ve şiddeti teşvik eden ve şiddete çağıran sloganlaratıldığını tespit ederek iddianamede açıklanan eylemlerle birlikte bueylemlerin örgüt üyeliği suçunu oluşturduğu sonucuna varmış; başvurucununmahkûmiyetine karar vermiştir (gerekçelikarar bkz. s.142-145). İdare Mahkemesi de Ağır Ceza Mahkemesinin bukararı üzerine başvurucuya verilen disiplin cezasını “davacının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2. maddesinde yerverilen terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkum olduğu açık olduğundan,durumuna uygun olarak Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin,10. maddesinin, (e) bendi hükmü uyarınca davacının yükseköğretim kurumundançıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılıkbulunmamaktadır.” şeklindeki gerekçeyle hukuka uygun bularakdisiplin cezasına ilişkin açılan iptal davasını reddetmiştir (bkz. § 13).
92. AİHM, eğitim hakkının devletin düzenleme yapmasınıgerektirdiğini, ancak bu düzenlemenin hakkın özünü zedelememesi gerektirdiğini(Campbell ve Cosans/Birleşik Krallık,B. No: 7511/76; 7743/76, 25/2/1982, § 41) ve bu hakkın bütün disiplin cezalarınıdışlamadığını değerlendirmektedir. Öğrencilerin eğitimlerine devam etmek içinbaşka müesseselere kaydolmaları -ulusal mevzuatlar engel teşkil etmediği süreceöğrencilerin geçici uzaklaştırılmaları veya okuldan atılmaları- 1 No.luProtokol’ün 2. maddesine aykırılık teşkil etmemektedir (Yanasık/Türkiye, § 3).
93. Eğitim ve öğretim kurumlarıncaöğrenciler için eğitim ve öğretim faaliyetleri süresince uygulanacak disiplinkuralları içinde ağır disiplinsizlik eylemleri için eğitim veya öğretimkurumundan öğrencinin çıkarılmasını öngören düzenlemeler getirebilirse dehakkın kullanımı tümüyle engellenemez. Bu çerçevede bir yükseköğretimkurumundan disiplin cezası sonucu çıkarılan öğrencilerin daha sonra başka biryükseköğretim kurumunda öğrenimlerine devamını engelleyen 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinin (g) fıkrasındaki “Yükseköğretimkurumundan çıkarma cezası verilen öğrenciler, bir daha herhangi başka biryükseköğretim kurumuna alınamazlar.” şeklindeki düzenleme,yükseköğrenim hakkından yararlanmayı imkânsız hâle getirerek hakkın özünedokunduğu gerekçesiyle Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırı görülerekAnayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir (AYM, E.2009/59, K.2011/69,28/4/2011).
94. Eğitim hakkının kısıtlanmasına dair meşru amaç ve sınırlamaarasındaki dengenin sağlanması, hakkın korunması için elzemdir. Bu dengeyisağlarken meşru amaç çerçevesinde elde edilmek istenen beklentiler ile hakkınsınırlandırılmasında kullanılan araçlar arasındaki orantılılıkdeğerlendirilmelidir. Anılan orantılılık incelemesinde dikkat edilmesi gerekenbir husus da meşru amaç çerçevesindeki beklentilerin makul ve kabul edilebilirolup olmadığıdır. (Mehmet Reşit Arslan vediğerleri, § 81).
95. Yükseköğrenimde disiplinin ve güvenliğin sağlanması içindisiplin tedbirlerinin uygulanması idarenin takdir alanı içinde olup bu, makulve kabul edilebilir bir tedbirdir. Bu çerçevede kanun dışı kuruluşlar adınafaaliyette veya yardımda bulunma eylemini işlemiş olması nedeniyle başvurucununyükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması, kurum içidisiplinin korunması ve yükseköğrenimde öğrenim gören kişilerin güvenliğiaçısından kabul edilebilir bir tedbirdir. Bununla birlikte disiplin yaptırımınedeniyle yükseköğretimden çıkarılan öğrencilerin başka eğitim kurumlarınabaşvurma imkânlarının bulunması da müdahalenin orantılılığı bakımından büyükönem taşımaktadır.
96. Başvurucuya disiplin cezasının verildiği 2006 tarihindeyürürlükte bulunan 2547 sayılı Kanun’un 54.maddesinin (g) fıkrası gereğincedisiplin cezasının niteliği gereği bir daha herhangibaşka bir yükseköğretim kurumuna başvuru imkânını ortadan kaldıran hükümAnayasa Mahkemesince 2011 yılında iptaledilmiştir. Dolayısıyla disiplin işleminin uygulandığı tarihten bu tarihe kadarbaşvurucunun başka bir yükseköğretim kurumuna başvurma imkânının bulunmadığıdoğrudur. Ancak bu tarihten sonra yükseköğrenimden disiplin nedeniyleuzaklaştırılan öğrencilerin aynı Kanun’un 45. maddesinde belirtilen şartlarçerçevesinde yeniden yükseköğrenim sınavlarına katılma hakkı devam etmektedir.Bu kapsamda başvurucunun 2011 yılından sonra başvurması hâlinde yükseköğrenimsınavlarına katılmasını engelleyen hukuki bir engel bulunmamaktadır. Kaldı kibaşvurucunun bu tarihten sonra yükseköğrenime başvuramadığına ya da başvurduğuhâlde kabul edilmediğine dair bir şikâyeti de yoktur.
97. Bu belirlemelere göre kanun dışı kabul edilen PKK terörörgütüne üye olma eylemini gerçekleştirdiği tespit edilen başvurucu, bu eylemekarşılık gelen yükseköğretimden çıkarma disiplin cezasıyla cezalandırılmasısonucu 2006 ile 2011 tarihleri arasında eğitim hakkından mahrum bırakılmış isede bu sürenin başvuru konusu olayda makul olduğu ve müdahalenin bu nedenleorantılı olduğu değerlendirilmelidir.
98. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 42. maddesinde güvencealtına alınan eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesigerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM ve Muammer TOPAL bu görüşekatılmamışlarıdır.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Adli yardım talebininKABULÜNE OYBİRLİĞİYLE,
B. Eğitim ve öğrenim hakkınınihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,
C. Anayasa’nın 42. maddesindegüvence altına eğitim ve öğrenim hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE Zühtü ARSLAN,Engin YILDIRIM ve Muammer TOPAL’ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
D. 12/1/2011 tarihli ve 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrasıuyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılamagiderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA
3/3/2016tarihinde karar verildi.
KARŞIOYGEREKÇESİ
1. Başvurucu, nevruz kutlamalarına katılması sebebiyleaçılan soruşturma neticesinde yükseköğretim kurumundan çıkarıldığını, ifade veörgütlenme özgürlüğünün kullanılması sonucunda eğitim ve öğrenim hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
2. Olay tarihinde Cumhuriyet Üniversitesi'nde öğrenci olanbaşvurucu, bir terör örgütünün gençlik yapılanması içinde faaliyet gösterdiğigerekçesiyle tutuklanmış ve bu durumun üniversite rektörlüğüne bildirilmesiüzerine hakkında ilgili rektörlük tarafından disiplin soruşturması açılmıştır.Soruşturma sonucunda, Sivas ilindeki nevruz gösterilerinde çekilen kamera vefotoğraf görüntülerinde örgütün marşını söylediğinin tespit edilmesi nedeniylebaşvurucunun Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 10.maddesinin (e) bendinde yer alan “Kanun dışıkuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak” şeklindekieylemi gerçekleştirdiği kanaatine ulaşılmıştır. Başvurucu, daha önceden benzereylemlerden dolayı üç kez disiplin cezası almıştır. Bu durum da göz önündebulundurularak başvurucunun “YükseköğretimKurumundan Çıkarma” cezası ile tecziyesi yönünde teklif getirilmişve Üniversite Disiplin Kurulu’nun 1/11/2006 tarihli ve 2006/1–1 sayılı kararıile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası uygun bulunmuştur.
3. Başvurucu, disiplin kurulu kararının iptali ve tazminattalebi ile Sivas İdare Mahkemesi’nde dava açmıştır. Mahkeme, görmekte olduğudavanın sonucunun, başvurucu hakkında Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde terörörgütü kapsamında görülen davanın sonucuna bağlı bulunduğu gerekçesiyle davanınbekletilmesine karar vermiştir. Anılan davanın karara bağlanması üzerine deSivas İdare Mahkemesi, 26/5/2009 tarihli ve E.2007/93, K.2009/517 sayılıkararıyla başvurucunun taleplerini reddetmiştir. Başvurucunun temyiz talebiDanıştay Sekizinci Dairesinin 18/9/2012 tarihli ve E.2009/9643, K.2012/6344kararı ile, bu karara karşı yapılan karar düzeltme talebi de aynı Dairenin14/6/2013 tarihli ve E.2013/478, K.2013/4926 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
4. Anayasa’nın 42. maddesinde “Kimse,eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” hükmüne yerverilmektedir. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortakkoruma alanına giren eğitim hakkı, yükseköğretim seviyesindeki eğitim veöğrenimi de kapsamaktadır (bkz. Hikmet Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 28).
5. Sözleşme’ye ek 1 Nolu Protokolün 2. maddesinde, hiç kimsenin eğitimhakkından yoksun bırakılamayacağı düzenlenmiştir. Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi (AİHM) de herhangi biryükseköğretim kurumuna erişimin, 1 Nolu Protokolün 2. maddesinin ilk cümlesinde ortayakonan hakkın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtmiştir (bkz. İrfan Temel ve Diğerleri/Türkiye, B.No: 36458/02, 3/3/2009, § 39).
6. Eğitim ve öğrenim hakkının, birey vetoplum hayatında çok önemli rolü olduğu bilinmektedir. Bu hak, özelliklebireyin kişiliğinin ve kimliğinin oluşumunda belirleyici bir yere sahiptir. Bunedenle, devletin bir yandan bu hakkın kullanılmasını engellememe diğer yandanda engelleri kaldırma yükümlülüğü vardır. Anayasa’nın 5. maddesinde “kişinintemel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriylebağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engellerikaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartlarıhazırlamaya çalışmak”, devletin temel amaç ve görevleri arasındazikredilmiştir. İnsanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekenşartlardan biri de hiç kuşkusuz eğitim ve öğrenim hakkının herkese sağlanmasıve bu hakkın kullanımının önündeki engellerin kaldırılmasıdır.
7. Bununla birlikte, eğitim ve öğrenim hakkı sınırsızdeğildir. Anayasa’nın 42. maddesinde öğrenim hakkının kapsamının kanunla tespitedileceği ve düzenleneceği belirtilmektedir. Ancak bu sınırlamalarınAnayasa’nın 13. maddesi gereğince hakkın özüne dokunmaması, demokratik toplumdüzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaması gerekmektedir.
8. AİHM de bu hakkın ilkesel olarak eğitim kurumundançıkarma dâhil disiplin tedbirlerini dışlamadığını, ancak bu düzenlemelerineğitim hakkının özüne zarar vermemesi ve hakkı etkisiz hale getirmeyecekşekilde ölçülü olması gerektiğini vurgulamıştır. AİHM, ölçülülüğü “öngörülenamaçla bu amacı gerçekleştirmek için başvurulan araç arasında makul birdengenin kurulması” olarak ifade etmiştir (bkz. İrfan Temel ve Diğerleri/Türkiye, §§ 41, 42, 45). Bukapsamda bir öğrencinin başka bir eğitim kurumunda eğitimini devam ettirmesiniengelleyecek şekilde eğitim kurumundan çıkarılması, eğitim ve öğrenim hakkınınihlaline neden olabilecektir (bkz. AİHK, Yanaşık/Türkiye,(k.k.), B.No:14524/89, 6/1/1993, § 3).
9. Başvurucuya verilen yükseköğretim kurumundan çıkarmadisiplin cezasının başvurucunun eğitim ve öğrenim hakkına yönelik bir müdahaleolduğu yönünde kuşku bulunmamaktadır. Kanuni dayanağa sahip olan müdahalenin kurumiçi düzenin sağlanması ve korunması meşru amacına yönelik olduğu da açıktır.Ancak, eğitim hakkının kısıtlanmasına dair meşru amaç ve sınırlama arasındakidengenin sağlanması, hakkın korunması için elzemdir. Bu dengeyi sağlarken meşruamaç çerçevesinde elde edilmek istenen beklentiler ile hakkınsınırlandırılmasında kullanılan araçlar arasındaki orantılılıkdeğerlendirilmelidir.
10. Esasen başvurucunun eğitim ve öğrenim hakkına yönelikmüdahale, yükseköğretim kurumundan uzaklaştırılmasından ibaret değildir.Disiplin cezası sonucunda başvurucunun başka bir yükseköğretim kurumunabaşvurmasının engellenmesi müdahalenin bir parçası ve onu ağırlaştıran birunsur olarak ortaya çıkmaktadır.
11. Başvurucunun başka bir yükseköğretim kurumuna başvuruyapmasını engelleyen kural 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 54. maddesinin(g) fıkrasındaki‘Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası verilen öğrenciler, birdaha herhangi başka bir yükseköğretim kurumuna alınamazlar.’şeklindeki düzenlemedir. Bu hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından “yüksek öğrenim hakkından yararlanmayı imkânsız halegetirerek hakkın özüne dokunmakta” olduğu gerekçesiyle Anayasa’nın13. ve 42. maddelerine aykırı görülerek iptal edilmiştir (AYM, E.2009/59,K.2011/69, 28/4/2011).
12. Anayasa Mahkemesinin anılan kararında da belirtildiğiüzere, ağır disiplinsizlik eylemleri nedeniyle yükseköğretim kurumlarındanöğrencilerin çıkarılmasını öngören düzenlemeler ve bu çerçevede uygulamalarkabul edilebilir. Ancak bu uygulamaların Anayasanın 13. maddesinde belirtilenkriterlere uygun olması gerekir.
13. Somut olayda Sivas İl Emniyet Müdürlüğü tarafındanCumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğü’ne hitaben yazılan başvurucu hakkındakimüzekkere içeriğindeki suçlamanın 19/3/2016 tarihindeki nevruz kutlamalarınakatılma eylemine ilişkin olduğu, yasadışı terör örgütünün marşını söylemedışında başvurucuya herhangi bir eylem izafe edilmeden örgüte üye olma ve örgütadına faaliyette bulunma şeklindeki atılı eylemlerin sübuta erdiği kabuledilerek disiplin cezasının uygulandığı anlaşılmaktadır. Ancak Erzurum 2. AğırCeza Mahkemesi, bu eylemlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 215. maddesindedüzenlenen “suç ve suçluyu övme” suçunu oluşturduğunu belirterek mahkûmiyethükmü kurmuş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir.Dolayısıyla başvurucunun disiplin işlemine konu eyleminin tek başınadeğerlendirildiğinde Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararında da belirtildiğiüzere suç ve suçluyu övme suçunu oluşturduğu anlaşılmaktadır.
14. Üniversite son sınıf öğrencisi olan başvurucunun bueyleminden dolayı yükseköğretim kurumundan çıkarılması ve disiplin cezasınınverildiği 2006 yılından Anayasa Mahkemesi’nin sözkonusuiptal kararının yürürlüğe girdiği 2011 yılına kadar yaklaşık beş yıl boyuncaherhangi başka bir yükseköğretim kurumuna başvuramaması, eğitim ve öğrenimhakkına yönelik çok ağır bir müdahaledir. Ayrıca başvurucu cezanın konuedildiği yargılama sürecinin sonuçlandığı 2013 yılına kadar fiilen eğitimhakkından mahrum kalmıştır. Bu kadar uzun süre başvurucunun eğitim ve öğrenimhakkından mahrum bırakılması demokratik toplumda gerekli ve ölçülü olarak kabuledilemez.
15. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 42.maddesinde güvence altına alınan eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğinekarar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL