TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
SELMA SAVAŞÇİ VE HIDIR SAVAŞÇİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/4754)
Karar Tarihi: 10/3/2015
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Raportör Yrd.
:
İsmail Emrah PERDECİOĞLU
Başvurucular
:
Selma SAVAŞÇİ
Hıdır SAVAŞÇİ
Vekilleri
:
Av. Ali AYDEMİR
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucular, 25/8/2009tarihinde açtıkları tazminat davasında makul sürede yargılama yapılmadığınıbelirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler vetazminat talep etmişlerdir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 7/4/2014 tarihindeAnayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemedebaşvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. İkinci Bölüm ÜçüncüKomisyonunca 16/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafındanyapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm başkanı tarafından18/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikteyapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.Adalet Bakanlığı 11/8/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin öncekikararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüşsunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ilebaşvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylarözetle şöyledir:
7. Başvurucular ve bir diğerdavacı, 25/8/2009 tarihinde Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde, davalıDicle Elektrik Dağıtım A.Ş. Müessese Müdürlüğünün enerji nakil hattınıgeçirdiği yerde taşınmazları bulunduğunu ileri sürerek, kamulaştırmasız elatmadan doğan zararlarının karşılanması talebiyle tazminat davası açmışlardır.
8. Başvurucular yargılama devamederken, 7/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
9. Kızıltepe 1. Asliye HukukMahkemesinin 11/6/2014 tarih ve E.2009/604, K.2014/656 sayılı kararı iledavanın reddine karar verilmiştir.
10. İlk Derece Mahkemesikararının başvuruculara tebliğ edilmesinin ardından, temyiz talebindebulunulmaması üzerine, 4/12/2014 tarihi itibarıyla karar kesinleştirilmiştir.
B. İlgiliHukuk
11. 12/1/2011 tarih ve 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi, 22/4/1926 tarih ve 818 sayılımülga Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri, 4/11/1983 tarih ve 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun geçici 6. maddesi (Bkz. B.No:2014/2229,18/6/2014, §§ 10-12).
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
12. Mahkemenin 10/3/2015tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucuların 7/4/2014 tarih ve 2014/4754numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
13. Başvurucular, Kızıltepe 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 25/8/2009 tarihinde açtıkları tazminat davasındamakul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarınınihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
14. Başvuru formu ile eklerininincelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
15. Başvurucular, 25/8/2009tarihinde Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tazminat davasındamakul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarınınihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
16. Anayasa ve Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hakihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesimümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanmahakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesindeyer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi deAnayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgilihükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesikapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul süredeyargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkınınkapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratlesonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanmahakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
17. Davanın karmaşıklığı,yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olupolmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).
18. Anayasa’nın 36. maddesi veSözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkinuyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusuolayda, Asliye Hukuk Mahkemesinezdinde kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan bir tazminat davasının sözkonusu olduğu görülmekle, 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile 6100 sayılı Kanun’da yer alan usulhükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak veyükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,2/7/2013, § 49).
19. Medeni hak veyükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılamasürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiğitarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 25/8/2009 tarihidir.
20. Sürenin bitiş tarihi ise,çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona ermetarihidir. Bu kapsamda, somut yargılama faaliyeti açısından sürenin bitiştarihinin, temyiz edilmeksizin kesinleşen İlk Derece Mahkemesi kararınınverildiği 11/6/2014 tarihi olduğu anlaşılmaktadır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §52).
21. Başvuruya konu yargılamasürecinin incelenmesinde, yargılamanın konusunun kamulaştırmasız el atmanedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkin olduğu,yargılama boyunca resmi kurumlara müzekkereler yazılarak bilgi talep edildiği,uzun süre bu müzekkerelere cevap beklendiği, keşif talebinde bulunulduğu ancakkeşfin uzun süre sonra yapılabildiği, bilirkişi raporlarının ve ek raporlarınalındığı, tüm bu süreçlerin tamamlanmasının ardından, İlk Derece Mahkemesininesasa ilişkin kararını, davanın açılmasından yaklaşık beş yıl sonra verdiği, bukararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
22. İlgili yargılama evrakınınincelenmesinden, başvuruya konu yargılama sürecinin Asliye Hukuk Mahkemesiönünde sürdüğü görülmekle, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarıkonu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usulihükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir yargılama faaliyetinin söz konusuolduğu ve 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul süredeçözümlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (§ 11).
23. 6100 sayılı Kanun’unöngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makulsürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusuyapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati temin etmeyehizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularakmakul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar verilmiştir (B.No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).
24. Başvurunun değerlendirilmesineticesinde, başvuruya konu kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminatdavasının; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterlerdikkate alındığında karmaşık olmaktan uzak olduğu anlaşılmıştır. Başvurucularıntutum ve davranışlarıyla ve usulü haklarını kullanırken özensiz davranmalarıylayargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep oldukları da söylenemez. Dolayısıylasomut başvuru açısından, daha önce verilen kararlar dışında farklı kararverilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve dört yıl dokuz ay on altı günlükyargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
25. Açıklanan nedenlerle,başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanunun 50. MaddesiYönünden
26. Başvurucular, yargılamanınmakul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi,20.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesinitalep etmişlerdir.
27. 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesininihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekildemümkünse dosya üzerinden karar verir.”
28. Başvurucuların tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin dört yıl dokuz ay on altı günlük yargılama süresi nazaraalındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında, her bir başvurucuyanet 4.150,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
29. Başvurucular tarafındanmaddi tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ileiddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
30. Başvurucular tarafındanyapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00TL vekâlet ücretinden oluşan 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucularamüştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucuların,
1. Makul sürede yargılanma haklarının ihlaledildiği yönündeki iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altınaalınan makul sürede yargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuların her birine net 4.150,00 TL manevi TAZMİNATÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARAMÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
10/3/2015tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.