TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
SEMRA OMAK BAŞVURUSU (2)
(Başvuru Numarası: 2016/78494)
Karar Tarihi: 12/11/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Recep KÖMÜRCÜ
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Raportör
:
Hasan SARAÇ
Başvurucu
:
Semra OMAK
Vekili
:
Av. Berrak Pınar ALİOĞLU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda bir tutuklunun intihar etmesiniönleyici tedbir alınmaması ve olaya ilişkin olarak etkili ceza soruşturmasıyürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 9/9/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru dilekçesi ve ekleri ile onaylı suretleri Ulusal YargıAğı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı(Başsavcılık) tarafından gönderilen soruşturma dosyası içeriğinden tespitedilen ilgili olaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu, Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Cezaİnfaz Kurumu) tutuklu iken 10/11/2015 tarihinde yaşamını yitiren 2000 doğumlu E.N.nin annesidir.
A. E.N.nin Ceza İnfazKurumuna Girişi ve Ölümü
10. Başvurucunun oğlu E.N, Trabzon Başsavcılığınca (Başsavcılık)hırsızlık suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 9/10/2015 tarihindetutuklanmış ve tutuklama kararının infazı için Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur.
11. E.N. ilk olarak 12/10/2015 tarihinde ve sonrasında23/10/2015 tarihinde Kurumun Psiko-sosyal Servisindeiki kez görüşme yapmıştır. Bu serviste düzenlenen Hükümlü-Tutuklu Ön GörüşmeTanıma Takip Formu'nda E.N.ninkişisel ve ailevi bilgileri ile tutuklu bulunduğu suçlara ilişkin bilgilerinyanında ''Geçmişte tedavi gördüğü ya da şuanda tedavi görmesini gerektirecek psikolojik bir rahatsızlığı var mı? Varsanedir?'' sorusuna ''Kaşüstü Hst. Psk. İlaçlar kendi bırakmış'' şeklinde bircevabın da yer aldığı görülmektedir. Bunun yanında ''Geçmişte kendisine zarar verme girişimi oldu mu? Olduysa ne şekilde?''sorusuna E.N, silahla intihar girişimi olduğunu beyan etmiştir. Bu formdakibilgilere göre E.N. ayrıca iki kez evden kaçmış, yaşına rağmen alkoltükettiğini de ifade etmiştir. Buna ilaveten E.N. ailevi problemleri nedeniyleanneannesi ile yaşamaktadır. Formun Değerlendirmekısmında ise herhangi bir görüşe yer verilmemiştir.
12. E.N. hakkında Çocuk Mahkemeleri tarafından aldırılmış20/4/2015 tarihli sosyal inceleme raporu bulunmaktadır. Başvurucu bu raporunCeza İnfaz Kurumuna sunulup sunulmadığına ilişkin olarak bir beyandabulunmamıştır. Bununla birlikte bu raporda belirtilen hususların infazgörevlilerince tespit edildiğini ve E.N ile iki defa görüşme yapıldığını iddiaetmektedir. Söz konusu raporun ilgili kısımları şöyledir:
" [E.N.nin] özellikleannenin evliliğinden sonratutum ve davranışlarınınolumsuz yönde değiştiği, üvey babanın çocuğa ilgi sevgi göstermediği, çocuğunda ona karşı tepkili olduğu, [E.N.nin] öz babasını uzun yıllardır tanımadığı, geçen yılbabası ile karşılaştığı, öz babasının da çocukla ilgilenmediği öğrenilmiştir.Çocuğun evlenene kadar annesiyle birlikte yaşadığı, yaklaşık bir yıldır daanneannesiyle kaldığı, zaman zaman evden ayrıldığı, dışarıda kaldığı, çocuktanhaber alamadıkları, annesi ve diğer akrabalarıyla çatışma yaşadığı, isteklerikarşılanmayınca agresifleştiği, hakaret ve tehdit ettiği, çabuk sinirlenme,öfke patlamaları yaşama, kendine zarar verme, eşyaları kırma, sabırsız tutumlarsergileme gibi davranışlarının bulunduğu, evden kaçtığı, aile denetimineuymadığı belirlenmiştir. [E.N.nin] davranış bozuklukları nedeniyle KaşüstüNumune Hastanesi ve Özel İmperyal Hastanesindepsikiyatrik tanılamasının yapıldığı, çocuk için ilaç tedavisi önerildiği ancak [E.N.nin] tedaviyisürdürmediği anlaşılmıştır.
...
Suça sürüklenen çocuk [E.N.] ile ilgili gerçekleştirilen sosyal incelemelersonucunda çocuğun temel fiziksel ve biyolojik gereksinimlerinin anne veanneanne tarafından karşılandığı belirlenmiştir. Ancak S[uça] S[ürüklenen] Ç[ocuk].un [SSÇ] kişilik özellikleri, psikolojik durumu, tutum vedavranışları bütün olarak değerlendirildiğinde, [E.N.nin] şiddet suç içerikli olaylara karışma hususunda riskaltında bulunduğu düşünüldüğünden,
1) Çocuğun ebeveynleri ile olan iletişiminolumlu ve nitelikli düzeyde olmaması, eğitim- öğretimden uzaklaşması, akademikbaşarısızlık yaşaması, gelecek yaşam sürecine ilişkin nitelikli plan veöngörülerinin bulunmaması, sosyal uyum ve davranış bozuklukları sergilemesinedeniyle SSÇ'ye psiko-sosyalkimlik gelişiminde kişisel eğitsel rehberlik danışmanlık yapılması, ayrıca suçasürüklenen çocuğun ebeveynlerine çocuğun eğitsel, sosyal, kültürel, psişikgelişimi, çocuğa karşı ilgi, sevgi şefkat sunumu, çocuk yetiştirme , etkiliiletişim, nitelikli anne baba tutumları, çocuk/ergenlik psikolojisi gibikonularda bilgi verilmesi amacıyla, çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk KorumaKanununun 5.1.a maddesi gereğince danışmanlık tedbiri uygulanmasının, alınandanışmanlık tedbiri kararının 5395 sayılıKanunun45.1.a maddesi gereğince Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'neyönlendirilmesi, aynı kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedbirkararının süreçleri hakkında üçer aylık sürelerle rapor istenmesinin,
2) SSÇ'nin aşırısinirlenme, tepkisel ve agresif davranışlar sergileme gibi olumsuz anti sosyaltutum-davranışlarının rehabilite edilmesi, ruhsalsağlığının korunması amacıyla gereken norölojik vepsikiyatrik teşhis ve tedavi sürecinin tekrar değerlendirilmesi için, çocukhakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun5.1.d maddesi gereğince sağlıktedbiri uygulanmasının, alınan tedbir kararının 5395 sayılı Kanunun 45.1.d.maddesi gereğince il Halk Sağlığı Müdürlüğüne gönderilmesi, aynı Kanun'un 8.maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedbir kararının süreçleri hakkında üçeraylık sürelerle rapor istenmesinin uygun olduğu kanaatine varılmıştır."
13. E.N.nin Kurum kantininden dahaönceden elde ettiği çamaşır ipini çocuk koğuşunun mutfak bölümünde bulunan,güvenlik kameralarının da rahatça görebileceği kalorifer peteği borusunabağlayarak 10/11/2015 tarihinde intihar ettiği anlaşılmıştır. Kamerakayıtlarına göre E.N. eylemlerine saat 20.13'te başlamıştır.
14. Kamera kayıtlarına ve daha sonra alınan rapora göre intiharıilk olarak E.N.nin koğuşta bulunan arkadaşları saat20.28 civarında görmüş ve acil yardım butonlarına basarak infaz ve korumamemurlarına haber vermişlerdir.
15. Altı infaz ve koruma memurunun saat 20.30 gibi olay yerinegeldiği, E.N.yi alaraksedyeye koyduğu, sağlık görevlileri tarafından ilk müdahalenin saat 20.46sıralarında yapılabildiği, sağlık görevlileri nezaretinde Ceza İnfaz Kurumundançıkarılan E.N.nin hastaneye götürüldüğü ve yoğun bakımaalındığı fakat müdahalelere rağmen saat 02.00 sıralarında öldüğü anlaşılmıştır.
16. Ölüm olayı hakkında on üç infaz ve koruma memuru tarafındanbir tutanak düzenlenmiştir. 10/11/2015 tarihli tutanak şöyledir:
''Trabzon E Tipi KapalıCeza İnfaz Kurumunda 10/11/2015 Salı günkü nöbetimizde saat 19:55 sularında birsonraki vardiyaya görev teslimi için akşam sayımı hazırlığı esnasında B-1 boluçocuk odasının zilinin çalması, akabinde odada çıkan gürültü üzerine görevlimemurun oda mazgalından yapmış olduğu kontrolde odada kalan çocuk tutuklularıniçeride çok önemli ve acil bir durumun olduğunu haber verdiği, görevli memurunoda mazgalından yaptığı ilk kontrolün ardından oluşturulan ekiple derhal odayagirildiğinde odanın mutfak kısmında bulunan bahçe kapısının önünde çocuklarıntoplanmış halde oldukları görüldü. Yanlarına gidildiğince çocuk tutuklu [E.N.nin] bahçe kapısınınkenar kısmında sırtının duvara yaslanmış vaziyette, kurum kantininden teminedilen çamaşır ipi parçasının boynuna bağlı vaziyette olduğu, ipin kesik olandiğer parçasının ise yaklaşık 1.5-2 metre yükseklikte bulunan kaloriferborusuna bağlı vaziyette olduğu, odada bulunan diğer çocuk tutukluların ise [E.N.nin] boynundabulunan ipi yine kurum kantinindentemin edilen meyvebıçağı ile kesmeye çalıştıkları görüldü.
Derhal çocuk tutuklu [E.N.nin] boynundaki ipçözülmüş ve nefes alması sağlanmaya çalışılmış, aynı zamanda 112 acil servis'e telefonla haber verildi. Çocuk tutuklu [E.N.] derhal bulunduğu odadan sedye ile alınarak kapı altıbölümüne çıkarıldı. Takribi 15 dakika (20:10 sularında) sonra kuruma gelen 112Acil Servis elemanlarınca yapılan ilk kontrol ve müdahalenin ardından çocuktutuklu [E.N.nin] 112 Acil Servis aracılığı ile hastaneye sevkisağlanmıştır.
İş bu tutanak tarafımızca 4 suret olaraktanzim edilmiş ve birlikte imza altına alınmıştır.''
B. Olaylarla İlgiliSoruşturmalar
1. Disiplin SoruşturmasıKapsamında Yapılan İşlemler ve Karar
17. Aralarında Kurum müdürü, ikinci müdür ve idare memurlarınında bulunduğu on yedi kişi hakkında Başsavcılık tarafından olayla ilgili olarakdisiplin soruşturması başlatılmıştır.
18. Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen disiplinsoruşturması sonucunda disiplin cezası verilmesine yer olmadığına 17/2/2016tarihinde karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...[K]işinin eylemine saat 20:13 sıralarında başlaması vegörevli infaz koruma memurlarının olaya saat 20:30 sıralarında müdahale etmiş olmalan durumunda olaya geç müdahalede bulunarak ihmalidavranışta bulunduklan düşünülmüş olsa da, çocukkoğuşunda bulunan kamera görüntülerinin kurumda bulunan diğer tüm güvenlikkamerası görüntüleri ile birlikte güvenlik ve gözetim servisi odasında bulunan4 adet LCD ekrana yansıtıldığı, her ekranın 16 eşit parçaya bölünmüş kameragörüntülerini gösterdiği, toplamda 4 ekranda 64 görüntünün birlikte göründüğü,olay yerini gösteren görünrünün sağ alt LCD'nin CH3 nolu bölümünde olduğu ve bu bölürnünLCD ekranın en üst kısmında kaldığı, olayın oluş şeklinin güvenlik ve gözetimservisi odasında bulunan LCD ekrandan nasıl göründüğünün ve olay cd'leri ile karşılaştırılması amacıyla 15/01/20 16tarihinde yapılan tespitte; kurumda görevli bir infaz koruma memurunun görevleridirilerek olay yerine gönderildiği ve LCD ekrandangörünüş şeklinin kamerayla kayıt altına alındığı, kayıt altına alınan bugörüntülerle olayanını gösteren cd kayıtlarının görüntüleriri karşılaştırılması için bilirkişiden raporalındığı, 03/02/2016 tarihli bilirkişi raporunda, olayanınailişkin görüntüler ile yapılan tespitteki görüntüler denetime elverişli şekildekarşılaştırmalı olarak fotoğraf haline getirildiği, raporun vekarşılaştırılmalı görüntülerin incelenmesinde olay anına ilişkin gerçekgörüntülerde ölen [E.N.nin] boynuna ip taktığının ve asıldığının net olarakgörülmesine rağmen LCD ekranındaki görüntüde ekranın üst kısmında tarih-saat vegörüntü numarası kısmı olduğu, LCD ekran görüntülerinde görevlendirilen infazkoruma memurunun dirsek bölümünden yukarı kısmın tarih ve saat bölümününaltında kalması nedeniyle görünmediği, bu durumda ölen [E.N.nin] boynuna iptakmasının ve kendisini kalorifer borusuna asma anının ekranda bulunan tarih vesaat gösteren kısmın altında kalmış olması nedeniyle güvenlik ve gözetimservisi odasında bulunan LCD ekranda görünmesinin ve farkedilmesininmümkün olmadığı değerlendirilerek, böylece hakkında soruşturma yapılanmemurların soruşturmaya konu olayın meydana gelmesinde ve neticeningerçekleşmesinde herhangi bir kusur ya da ihmallerinin olduğuna dair delilbulunmadığı anlaşıldığından haklarında idari yaptırım uygulanmasına yerolmadığına dair karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır."
2. Ceza Soruşturması Kapsamında Yapılan İlkİşlemler ve Alınan Raporlar
a. Olay Yeri İncelemesi
19. Olay hakkında kendisine bilgi verilen nöbetçi Cumhuriyetsavcısı, olay yerine intikal ederek Olay Yeri İnceleme ekibiyle birlikteçeşitli araştırmalar yapmıştır. Olay yeri incelemesi sonucunda hazırlanan20/3/2014 tarihli olay yeri inceleme raporunun ilgili kısmı şöyledir:
"Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfazKurumunda tutuklu olarak bulunan yaşı küçük [E.N.] isimli şahsın intihar girişiminde bulunulduğununbildirilmesi üzerine Ceza İnfaz Kurumuna ait 61 VE 654 plakalı resmi araçlaşoför [E.T.] ile CumhuriyetSavcısı [H.T.] cezaevine intikaletti. 5271 sayılı CMK'nın 169. maddesi uyarınca acelehalin varlığı sebebiyle cezaevinde infaz koruma memuru olarak çalışan [O.K.ya] yemin verdirilerek Zabıt Katibi olarak görevlendirildi. Jandarma olayyeri inceleme ekibinin cezaevine intikal etmesiyle birlikte olayıngerçekleştiği çocuk koğuşu olarak ayrılan bölüme gelindi. Girişte sağdayatakhane kısmına çıkan mcrdivcnlcrin olduğu,devamında sağ tarafta tuvalet ve banyo olarak kulanılanbir bölümün olduğu girişin sağ çaprazında mutfak tezgahınmolduğu, tezgahın üstünde bir adet su bardağının kırılmış vaziyette olduğu,tezgahın yanında kalorifer peteğinin bulunduğu, peteğin yanında da avlu denilenkısma açılan demir bir kapının olduğu, petek ile tezgah arasında bir adetsüpürge ve bir adet faraşın olduğu, kalorifer peteği borusunun yerdenyüksekliği 1.70 cm kısmında san ve mavi renkli çamaşır ip[iyle] bu iplere bağlımuhtemelen nevresimden koparılmış mavi renkli bez parçasının olduğu, peıeğin altında yerde sarı renkli çamaşır ipi parçasınınbulunduğu, peteğin olduğu yeri yani olay yerini çaprazında güvenlik kamerasınınbulunduğu. tezgahın altında büyük çöp kutusununbulunduğu, çöpün içinde üst tarafta 2015/10895 soruşturma, 2015/3439 esas nolu iddianame suretinin kınştırılmışvaziyette olduğu. peteğin karşısında bulunan tv sehpasının alt bölümünde 'Hz. Muhammed ve EvrenselMesaj' adlı kitabın bulunup kitabın ilk sayfasında bir not olduğunun görüldüğü,kitabın üzerinde gerekli incelemeler yapılması için olay yeri inceleme ekibincekitabın incelenmesi talimatı verildi. Tuvaletler ve banyo ol[a]rak kullanılan yer incelendiğinde lavabonun altında sarırenkli çamaşır ipinin mavi renkli nevresim parçasının ve bir kağıtparçasının olduğu, kağıt parçasına bakıldığında herhangi bir şeyin yazmadığıgörüldü. Bu bölümün içerisinde bulunan iki tane büyük kovanın birinde sallanır vazivette sarı renkli çamaşır ipi parçasının bulunduğu,havalandırma kısmında ise bir tişörtten kesilmişe benzeyen bez parçasınınolduğu görüldü. Şahsın kaldığı koğuş incelendiğinde şahsa ait olduğu beyanedilen elbise dolaplarının üstünde bulunan siyah renkli montun olduğu, mornun içerisinde çeşitli kağıtparçalarının olduğu, kaldığı yatak kısmında bulunan mavi renkli yastıkkılıfından bir parcanın koparılmış olduğu görüldü.Daha sonra güvenlik kamerası incelendiğinde olay öncesi, olay anı ve olaysonrasına ilişkin görüııtülerin bulunduğu, bugörüntülerin Cd ortamına aktarılarak soruşturmadosyasına eklenme talimatı verildi. Olay yeri inceleme ekibine olay yerindegerekli incelemelerin, fotoğraflamaların ve basit krokinin çizilmesi talimatıverildi. Cezaevi idaresine şahsın aynı koğuşta kaldığı arkadaşlarınınifadelerinin alınması talimatı verildi. Cezaevi idaresi tarafından güvenlikkamera görüntüleri Cd ortamına aktarılarak Curnhuriveı Savcısına sunuldu, tutanağa eklenmek üzereteslim alındı. 10/11/2015 Saat 23.I.5 ''
20. Kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla yapılan klasik otopsiişlemi sonucunda kişinin ölümünün ası sonucu meydana gelmiş olduğu değerlendirilmiştir.Otopsi raporunda ayrıca cesetten alınan kanda alkol (etanol ve metanol) ve diğer aranan maddelerin (antipsikotiklerve antidepresanlar dâhil) bulunmadığı belirtilmiştir.
21. Başsavcılık ayrıca Ceza İnfaz Kurumu kamera kayıtlarınınincelenmesi için 30/11/2015 ve 3/2/2016 tarihli iki bilirkişi raporu almıştır.Raporda; E.N.nin saat 20.12'de çekmeceleri olan eşyadolabının üzerinden ip ya da ipe benzeyen bir nesneyi aldığı, nesneyi kafasınıngireceği şekilde ayarladığı, saat 20.13'te bu nesneyi kalorifer borusunabağladığı ve eylemine başladığı, yarım adım öne gittikten sonra sağ bacağı dizkısmından bükülmek suretiyle arka tarafa doğru yere yavaşça düşmeye başladığı,saat 20.15-20.18 arasında ise üç defa daha kıpırdadığı, bu aşamadan sonra ilkolarak saat 20.28'te onunla aynı koğuşta kalan bir kişinin E.N.ninyanına yaklaşıp sol ayağına tekme attığı ve başına baktığı, hemen tezgâhınüzerinden bir şeyler bulmaya çabaladığı, bu sırada başka birinin daha geldiği,kendi aralarında haberleşen beş kişinin daha olay yerine gelmesinin ardındanCeza İnfaz Kurumu görevlilerinin saat 20.30'da E.N.ninyanına geldiği, 112 görevlilerinin saat 20.46'da müdahaleye başladığı, saat20.49'da ise E.N.nin sedye ile taşınarak hastaneyegötürüldüğü belirtilmiştir. İkinci kez alınan bilirkişi raporunda ise göre Cezaİnfaz Kurumunda bulunan tüm güvenlik kamera görüntülerinin canlı olarakizlenebildiği, dört adet LCD televizyon ekranının on altı eşit parçayabölündüğü, dört ekranda toplamda altmış dört görüntünün olduğu, kamera odasıgüvenlik kamerası toplu gösterim ekranında saat ve güvenlik kamerasının adınınolayın gerçekleştiği bölümü gösteren güvenlik kamerası görüş açısının uzakbölümünde bazı alanların görüntülenmesini engellediği açıklanmıştır.
b. Başvurucu, Tanıklar ve Şüphelinin İfadeleri
22. Cumhuriyet savcısı 4/1/2016-6/1/2016 tarihlerinde müştekisıfatıyla başvurucunun ifadesine başvurmuştur. Başvurucu ilk ifadesinde özetlepsikolojik rahatsızlıkları bulunan oğlunun bu durumunun görevlilercebilindiğini, görevlilerin görevlerini ihmal ederek dikkatsiz davrandıklarını,olay saatinden çok sonra sabah 09.00 civarındaaranıldığını beyan etmiştir. Başvurucu, ikinci ifadesinde ise oğluyla Cezaİnfaz Kurumunda olduğu süre içinde bir defa açık görüş yaptığını, oğlunun kendisineCeza İnfaz Kurumunda kötü davrandıklarını, kilolu, uzun boylu, kaba birgörevlinin her hafta kendilerine sıra dayağı çektiğini, omuzlarına vurduğunuanlattığını, ayrıca oğluna tuvaletleri temizlettiklerini, bulaşıkyıkattıklarını, oğlunun Ceza İnfaz Kurumuna uyum sağlayamadığını beyan ettiğiniifade etmiştir.
23. Cumhuriyet savcısı olay tarihinde E.N. ile aynı Ceza İnfazKurumunda kalmakta olan, olay anında E.N.yiilk gören ve diğer arkadaşlarına haber veren S.E. başta olmak üzere sekiztanığın ifadesine başvurmuştur. S.E.nin ifadesişöyledir:
''Olay tarihinde akşam20.00 vardiyasına 5-10 dakika kala [H.A.] alt katta banyo yapıyordu. [H.A.], [E.N.yi] üst kata göndererek benden tıraş bıçağı istedi.Verdiğim tıraş bıçağını kör olduğunu söyleyerek [E.N] tekrar yanıma geldi. Ben de[E.N.ye başka permatik olmadığınıbunun ile tıraş olmasını söyledim. [E.N] aşağıya indi. Bende yaklaşık 10 dakika sonra aşağıya indim. Aşağıyaindiğimde [E.N.nin] kalorifer borusuna çamaşır ipi ile asılı olduğunugördüm. Ayakları yerde uzanır vaziyette idi. Ben ilk önce [E.N] şaka yapıyor zannettim. O yüzden kısa süreli birduraksama yaşadım. Daha sonra [E.nin] dilinin başka bir renk aldığını gördüğümde korku ileyanına gittim ve [E.N.yi] tutup yukarıya kaldırdım. Bu esnada odada kalandiğer arkadaşlara bağırıyordum. Yanımıza ilk [B.] geldi. Ben de [B.ye] diğer arkadaşlara ve görevlilere haber ver dedim.Bir yandan da [E.N.yi] tutmaya devam ediyordum. Bir ara [E.N.yi] bırakıp boğazındaki ipi kesmek amacı ile yanında bulunan mutfaktezgahından bıçak almaya gittim. Ancak telaş içerisinde bıçak bulamadım. Buesnada diğer arkadaşlarda geldiler. Hep birlikte [E.N.yi] kaldırdık. Görevliler daha gelmemişti. Defalarca zile ve kapıyavurmamıza rağmen görevliler hemen gelmediler. Hatta görevlilerden biri durumukendisine anlattığımızda baş memurungeleceğini,içeriye girmek için onu beklediklerini söyledi. Yani görevliler biz çağırmamızarağmen içeriye girmekte geç kaldılar. Yaklaşık 10 dakika geç geldiler. Bu aradaben ipi kesmek amacı ile tezgahta bulunan bir bardağıkırdım ve ipi kestim. Daha sonra görevliler geldiler. [E.N.yi] odadan dışarıya çıkardılar. Bildiğim kadarı ile [E.N.yi] aynı odada kaldığımız arkadaşlarla herhangi bir sıkıntısı yoktu. Ancakkendisi ile sohbet ettiğimizde [E.N.] bize ailevi sorunlarının olduğunu, annesinin ve babasınınboşandıklarını ve her ikisinin de başka birisi ile evlediklerini,kendisinin bu duruma çok içerlediğini, üvey babasının istememesi sebebi ileannesinin yanına gidemediğini, hatırladığı kadarı ile annesi ile bir defa açıkgörüş yaptığını, dayısının açık görüşe geldiğinde dayısı ile görüşmekistemediğini, annesinde kalamadığı için çoğu zaman meydan ve terminaldekaldığını anlatıyordu. Ben [E.N.yi] kalorifer borusunun dibinde görmeden önce odadaşakalaşıp oyun oynuyorduk. Herhangi bir sorun görünmüyordu. [E.N.] bu sorunları sebebi ile zaman zaman merdiveninaltında yalnız başına oturuyordu. Bizimle pek fazla bir arada bulunmuyordu. [E.N.nin] kendisiniasacağını, intihar etmek isteyeceğin hiç tahmin etmezdim. Çünkü bu yönde hiçbirhareketi olmadı. Bizim çocuk koğuşumuz ile gardiyanlardan [M.] isimli birisi bizimle ilgilenmektedir. Bu gardiyanbize gayet iyi davranmaktadır. Sorunlarımızla ve isteklerimizleilgilenmektedir. Herhangi bir şik[â]yetimiz yoktur. ''
24.İfadelerine başvurulan diğer tanıklar da benzer şekildebeyanda bulunmuşlardır. Bu tanıklar, ifadelerinde özetle E.N.ninailevi sorunları nedeniyle psikolojik sorunlarının bulunduğunu, Ceza İnfazKurumuna bu durum hakkında dilekçe verdiğini bildiklerini ifade etmişlerdir.
25. Olayın kamuoyunda bilinir hâle gelmesinden sonra çok sayıdadernek ve sivil toplum temsilcisinin yerel başsavcılıklar aracılığı ile suçduyurusunda bulunmasının ardından Başsavcılık tüm dosyaların birleştirilmesinekarar vermiştir.
26. Olayın tek şüphelisi olduğu Başsavcılık tarafındandeğerlendirilen infaz koruma memuru M.Ö.nünifadesine 14/12/2015 tarihinde başvurulmuştur. M.Ö.nün ifadesi şöyledir:
''Ben yaklaşık 16 yıldırTrabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görevyapmaktayım, olay tarihinde 08.00-20.00 nöbetinde vardiya infaz koruma başmemuru [P.A.nın] izinli olması nedeniyle ceza evi müdürü [S.S.nin]görevlendirmesiyle sorumlu baş memur yardımcısı olarak görevliydim, saat 19.55sıralarında bir sonraki vardiyaya görev teslimi için sayım hazırlığıyapıyorduk, bir sonraki vardiyanın sorumlusu [M.G.ye] ceza evinde herhangi bir olay olmadığı hakkındabilgi veriyordum, bu esnada baş memurun telefonu çaldı, telefona ben baktım,bizim vardiyadaki görevli ismini hatırlayamadığım infaz koruma memuru birarkadaş çocuk tutukluların kaldığı B-1 odasında sorun olduğunu söylemeleriüzerine hemen B-1 odasına gittim, odaya gittiğimde diğer memur arkadaşlar vebirkaç çocuk tutuklu adını sonradan öğrendiğim [E.N.] isimli çocuk tutukluyu tutuyorlardı, [E.N.] boynundan iple bağlı şekilde kalorifer borusunundibinde oturuyordu, ben geldiğimde [E.nin] boynundaki ipi kesmeye çalışıyorlardı,benbu esnada hemen 112 acil servisinin çağrılması talimatı verdim, 10-15 dakikaiçerisinde 112 acil servis geldi, gerekli müdahaleyi yapıp hastaneyegötürdüler, daha sonrasında sayımı yapıp nöbeti teslim ettik, olay tutanağıtuttuk dedi.
SORULDU: ceza evinin cevabi yazısındabelirtildiği gibi hükümlü ve tutukluların ortak yaşam alanı ve havalandırmasınıgösteren kamera sadece çocuk odasında bulunmaktadır, ceza evinde toplamda 63adet kamera bulunmaktadır, bu kameralar ani müdahale odasında bulunan 4 adetLCD ekran televizyon vasıtasıyla 08.00-17.00 saatleri arasında ani müdahaleekibi memurlarınca takip edilmektedir, söz konusu görüntüler infaz ve korumabaş memurluğu odasında bulunan 2 adet bilgisayar ekranından daseyredilebilmektedir, saat 17.00 den sonra kameraları takip etme sorumluluğuvardiya baş memurluğundadır, bizim vardiyalarımız genellikle 10-15 kişilik olurvardiyamızdan özel olarak kameraları takip etmekle görevli bir personelimizyoktur, baş memurluk odasında genellikle baş memurlar bulunmaktadır,vardiyadaki diğer personeller ise koridorlarda görev yapmaktadır, kameralar araara baş memur ve durumu müsait olan X-Ray cihazındaki görevli arkadaş ile kapıaltı bölümünde görevli arkadaşlar zaman zaman gelip kameralara bakarlar, olaytarihinde bu arkadaşların isimleri [M.M.M] ile [M.A.U.] dur ancak bu arkadaşlarla biz olay tarihinde diğer vardiyayı nöbetidevretmek için hazırlık yapıyorduk, bu nedenle bu arkadaşlar sorumlu olduklarıalanda idiler, kamera sayısının çok fazla olması ve bu işle görevli birpersonelimizin olmayışı nedeniyle bütün kameraları sürekli takip etme şansımızyoktur, zaten genellikle de nöbet devirlerinin 15 dakika öncesi ile 15 dakikasonrası nöbet devir teslim işlemleri yapıldığından kameraları takip etmeolanağı bulunmamaktadır, olayda tam nöbet devri sırasında olmuştur, ben üzerimeatılı suçlamayı kabul etmiyorum, bu olayda bizim herhangi bir kusurumuz,ihmalimiz yoktur''
27. Cumhuriyet savcısı tarafından başka bir ifade alma işlemininyapıldığına dair dosya içinde bir veriye ulaşılamamıştır.
c. Soruşturma Kapsamında Yapılan DiğerAraştırmalar
28. Başsavcılık 16/11/2015 tarihinde Ceza İnfaz Kurumunamüzekkere yazarak olayla ilgili olarak tüm bilgi ve belgelerin temini ilegönderilmesi, ölen E.N. ile aynı odada kalanların ifadelerinin alınması vegönderilmesi, olayın meydana geldiği odada olay tarihinde görevli olanpersonelin görev listesinin gönderilmesi, ayrıca Ceza İnfaz Kurumunda ve odadabulunan güvenlik kameralarının personel tarafından denetiminin nasıl yapıldığı,sürekli kameraları takip eden personelin olup olmadığı, bu konuda olay esnasındagörevli olan personelin açık kimlik ve adres bilgilerinin bildirilmesi, yapılanidari soruşturmanın safahatı hakkında bilgi verilmesi ve belgelerinin onaylıörneklerinin gönderilmesi talimatını vermiştir.
29. Ceza İnfaz Kurumu; kameraların ani müdahale odasında bulunantelevizyon vasıtasıyla takip edilmekte olduğunu, kameraları takip etmegörevinin 08.00-17.00 saatleri arasında gündüz ani müdahale ekibi memurlarının,saat 17.00'den sonra ise vardiya başmemurluğununsorumluluğu altında olduğunu,ayrıca yine söz konusugörüntülerin infaz ve koruma başmemurluğu odasındabulunan iki bilgisayardan da seyredilebildiğini, bu işle ayrıcagörevlendirilmiş bir personelin bulunmadığını, her vardiyanın kendi içindetakibini yaptığını açıklamış ve gündüz ekibi ve vardiya başmemurlarınınimzasını içeren belgeleri sunmuştur.
30. Başsavcılık; bundan başka 25/4/2016 tarihinde E.N.nin psikolojik durumuyla ilgili olarak Ceza İnfazKurumuna dilekçe verdiği ve Ceza İnfaz Kurumunda kaldığı süreçte kötü muameleyemaruz kaldığı iddialarına ilişkin olarak E.N.nin buşekilde bir dilekçe verip vermediği, vermiş ise bu dilekçelerle ilgili olarakKurum tarafından ne gibi işlemlerin yapıldığı, ölene psikolojik destek verilipverilmediği hususlarında bilgi verilmesi, E.N.nintutuklu olarak kaldığı süreye ait kamera görüntülerinin CD hâline getirilipgönderilmesi, E.N.nin ıslak imza ve yazılarınıtaşıyan tüm dilekçe, ifade vs. belgelerin temin edilip gönderilmesini Cezaİnfaz Kurumundan talep etmiştir.
31. Ceza İnfaz Kurumu istenen bazı belgeleri göndermiş ve E.N.tarafından mahkemelere, savcılıklara, diğer kamu kurum veya kuruşlarınagönderilen dilekçelerin bulunmadığını, ayrıca Ceza İnfaz Kurumuna geldiği ilktarihte ve 23/10/2015 tarihinde olmak üzere PsikososyalServisi tarafından kendisiyle iki kez görüşme yapıldığını, kamera kayıtlarının15-20 günlük süreler sonunda otomatik olarak silinmesi nedeniyle ölene aitgeçmiş kayıtların bu nedenle gönderilemediğini beyan etmiştir.
32. Ceza İnfaz Kurumu idaresinden düzenlenen belgeye göre Kurumpsikoloğu tarafından 12/10/2015 tarihinde yapılan görüşme sonucunda ''Görüşme Notları'' adı altında not tuttuğuanlaşılmıştır. Aynı tarihli kayda göre E.N.nindayısıyla telefon ile irtibata geçildiği, E.N.ninKurumda olduğunu bilgisinin dayısına verildiği ve geçmiş yaşamıyla ilgilibilgilerin de dayısından alındığı notunun düşüldüğü tespit edilmiştir. Bundanbaşka 23/10/2015 tarihli görüşmede de E.N.nin olumsuzduygularını ifade etmesinin sağlandığı, kendisine psikolojik destek verildiğive stresle başa çıkma üzerine kendisiyle çalışıldığı anlaşılmıştır.
33. Başsavcılık bunların yanında ölenin Ceza İnfaz Kurumundabulunan notlarla mukayesesi yapılmak üzere çeşitli tarihlerde yargı mercilerineve kamu kurumlarına yazı yazarak ölene ait ıslak imzalı belgeleringönderilmesini talep etmiş ve Samsun Kriminal PolisLaboratuvarında da incelemesini yaptırmıştır.
d. Soruşturma Sonucunda Verilen Karar
34. Başsavcılık, soruşturma kapsamında elde ettiği verileridikkate alarak 21/6/2016 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir.Söz konusu karar şöyledir:
"Olay tarihinde ölen [E.N.nin] tutuklu olarakbulunduğu Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda intihar girişimindebulunduğunun bildirilmesi üzerine ilgili Cumhuriyet Savcısı tarafından olayyerine intikal edilerek gerekli incelemelerin yapıldığı, çocukların kaldığıbölüme gelindiğinde mutfak olarak kullanılan yerde kalorifer peteği borusununbulunduğu, buraya sarı ve mavi renkli çamaşır ipleriyle bu iplere bağlı bezparçasının olduğu, olayın gerçekleştiği yer olan kalorifer peteğini görengüvenlik kamerasının bulunduğu, detaylı incelemeler için olay yeri incelemeekibine gerekli talimatların verildiği, [E.N.nin] kaldırıldığı hastanede vefat etmesi üzerine ölümuayene ve klasik otopsi işlemlerinin yapıldığı, cezaevi idaresi tarafındantutulan tutanaklara göre olayın 10/11/2015 günü saat 19.55 sıralarında birsonraki vardiyaya görev teslimi için akşam sayımı hazırlığı esnasındagerçekleştiği, B-1 nolu çocuk odasının zilininçalması üzerine görevlilerin odaya gidip durumu kontrol ettikleri, odayagirdiklerinde odanın mutfak kısmında bulunan bahçe kapısının önünde çocuktutuklu [E.N.nin] sırtını duvara yaslamış vaziyette, çamaşır ipiparçasının boynuna bağlı olduğu, ipin kesik olan diğer parçasının ise kaloriferborusuna bağlı olduğu, derhal müdahale edilerek ölenin boynundaki ip çözülmeyeçalışıldığı ve 112 acil servise haber verildiği, yaklaşık 15 dakika sonra 112acil servisin gelerek [E.N.yı] hastaneye sevk ettikleri, [E.N.nin] hastanedetedavi altına alındığı, yoğun bakımda iken tüm müdahalelere rağmenkurtarılamayarak saat 02.00 da vefat ettiği, olay yeri inceleme raporunda buhususların ayrıntılı olarak belirtildiği, Cezaevi İdaresinin 19/11/2015 tarihlicevabi yazısına göre, kurumda toplam 63 adet kameranın bulunup, bu kameralardahükümlü/tutukluların ortak yaşam alanı ve havalandırmasını gösteren kameranınsadece çocuk odasında bulunduğu, söz konusu kameraların ani müdahale odasındabulunan 4 adet LCD ekran televizyon vasıtasıyla takip edildiği, saat 17.00 dansonra kameraları takip etme sorumluluğunun vardiya baş memurluğunda olup,kameraları takip etmekle görevlendirilmiş her hangi bir personelin bulunmadığıhususlarının belirtildiği, [E.N.]ile olay tarihinde aynı odada kalmakta olan çocuk tutukluların CumhuriyetSavcısı huzurunda alınan beyanlarında özetle,[E.N.nin] kendilerine ceza evinde kaldığı süre içerisindeailevi sıkıntılarının olduğundan, anne babasının boşanıp yeniden evlenmelerisebebiyle bu duruma içerlediğinden, evde kalamadığından çoğu zaman dışarıdameydan ve terminalde kaldığından bahsettiğini, [E.N.nin] odada yalnız başına oturduğunu, kendileriyle fazlakonuşmadığını belirttikleri, kameranın incelenmesi amacıyla aldırılan bilirkişiraporuna göre,[E.N.nin] olay öncesinde ipi alarak kalorifer peteğinin yanınagittiği, ipi elleriyle ayarlayarak kafasının üst tarafına kadar getiripkafasına göre ayarlamaya çalıştığı, daha sonra ipi kalorifer borusuna bağlayıp,arka kısmı kalorifer borularına yüzü güvenlik kamerasına bakacak şekilde ipiboynuna geçirdiği, daha sonra bulunduğu yerden yarım adım kadar geri kaloriferborusuna doğru giderek öne doğru eğildiği, sağ dizini bükerek başını öne eğipgeriye doğru düştüğü, duvarın görüş açısını engellediği için düştükten sonrasadece bacaklarının dizden aşağısının göründüğü, yaklaşık 15 dakika sonra aynıodada kalan bir başka tutuklunun ölenin kalorifer peteğinin yanında otururvaziyette bulduğu, yaklaşık 2 dakika sonrada ceza evi görevlilerinin olayyerine geldikleri, yaklaşık 16 dakika sonra da sağlık görevlileriningeldikleri, görevlilerin ve 3 tutuklu şahsın öleni başka bir yere taşıdıklarıhususlarının belirtildiği, olay tarihinde vardiya baş memuru görevine geçiciolarak bakan [M.Ö.nün] şüpheli olarak alınan ifadesinde özetle, olaytarihinde baş memurun izinli olması sebebiyle görevlendirmeyle sorumlu başmemur yardımcısı olduğunu, saat 19.55 sıralarında bir sonraki vardiyaya görevteslimi için sayım hazırlığı yaptıkları esnada çocuk tutukluların kaldığı B-1odasında sorun olması üzerine buraya gittiklerinde ölenin boynundan iple bağlışekilde kalorifer borusunun yanında oturur vaziyette olduğunu gördüklerini,hemen 112 acil servise haber verdiklerini, olayla ilgili olarak her hangi birkusurunun ve ihmalinin bulunmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamalarıkabul etmediği, otopsi raporuna göre kesin ölüm sebebinin ası ve gelişen komplikasyonlarsonucu olduğunun belirtildiği, müşteki ve vekilinin[E.N.nin] psikolojikrahatsızlıkları bulunup, ceza evi idaresinin bunu bilmesine rağmen bu konudaher hangi bir şey yapmadıklarından, görevlilerin [E.N.ya]kötü davranıpdarp ettiklerinden bahisle şikayetçi oldukları, ceza evi görevlileriyle ilgiliyürütülen disiplin soruşturması kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göreceza evinde bulunan tüm güvenlik kamera görüntülerinin canlı olarakizlenebildiği 4 adet LCD televizyon ekranının 16 eşit parçaya bölünerek kameragörüntülerini gösterdiği ve 4 ekranda toplamda 64 görüntünün olduğu, kameraodası güvenlik kamera toplu gösterim ekranında saat ve güvenlik kamerasınınadının olayın gerçekleştiği bölümü gösteren güvenlik kamerası görüş açısınınuzak bölümünde bazı alanların görüntülenmesini engellediğinin tespit edildiği,ceza evi idaresinin 27/04/2016 tarihli cevabi yazısına göre, [E.N.nin] ceza evindekaldığı süreçte her hangi bir mahkemeye, savcılığa, kurum veya kuruluşagönderilen dilekçesinin olmadığı, [E.N.nin] kurumu ilk geldiğinde ve 23/10/2015 tarihinde olmaküzere kurum psiko-sosyal servisince resen 2 kezgörüşme yapıldığının belirtildiği, tüm bu hususlar bir aradadeğerlendirildiğinde kamera görüntülerinden de açıkça anlaşılacağı üzere,ölenin çamaşır ipleriyle kendisini kalorifer borularına bağlamak suretiyleintihar ettiğinin anlaşıldığı, intihar etmenin başlı başına ceza kanunlarımızdasuç olarak düzenlenmediği, ancak intihara yönlendirmenin suç olarakdüzenlendiği, somut olayımızda ölenin intihara yönlendirildiğine dair her hangibir delilin bulunmadığı, aynı odada kalan arkadaşlarının beyanlarındananlaşılacağı üzere, ölenin daha önce intihar etme şeklinde bir fikrininolduğundan kimseye bahsetmediği, ailevi sıkıntıları nedeniyle psikolojikrahatsızlıklarının bulunduğu, müşteki ve vekili tarafından ileri sürülen kötümuamele iddialarının ise soyut nitelikte kalıp , diğer tutuklular tarafındanceza evinde her hangi bir kötü muameleye maruz kaldıkları yönünde bir iddiadanbahsedilmediği, ölenin annesi olan müştekinin kötü muamele iddialarını öğreniröğrenmez değil de, oğlu öldükten yani aradan delilerin sağlıklı bir şekildetoplanabilmesi için gereken süreden sonra gündeme getirmesi nedeniyle somut herhangi bir delilin elde edilemediği, olayda şüpheli herhangi bir durumunbulunmadığının yapılan otopsi işlemleri, tanık beyanları, otopsi raporu vekamera görüntülerinden anlaşıldığı, intihara bağlı ölüm olayının herhangi birsuç ya da suç unsuru oluşturmadığı, olay nedeni ile kusur izafe edilebilecekherhangi bir şahsın da bulunmadığı tüm soruşturma evrakı kapsamındananlaşılmakla, şüpheli hakkında üzerine atılı suçtan yukarıda açıklanangerekçelerle KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA [karar verilmiştir.]
35. Başvurucu; E.N.nin psikolojik rahatsızlıklarıolup Ceza İnfaz Kurumu idaresinin bunu bilmesine rağmen bu konuda gereklitedbirleri almadıklarını, olay saatini gösteren kamera kayıtları ile idarenindüzenlemiş olduğu ilk tutanağın saatleri arasında farklılıklar bulunduğunu, E.N.nin eylemine başlaması ile infaz koruma memurlarınınmüdahalesi arasında zaman farkının olduğunu, olaya 15 dakika geç müdahaleedildiğini, kameraların yetkililerce aktif izlenmediğini, kötü muameleiddialarının yeterince araştırılmadığını, ölüm olayının ailesine geç haberverildiğini belirterek itirazda bulunmuştur.
36. Trabzon 1. Sulh Ceza Hâkimliği 1/8/2016 tarihinde itirazınreddine karar vermiştir.
37.Bu karar 11/8/2016 tarihinde başvurucunun vekiline tebliğedilmiştir.
38. Başvurucu 9/9/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
C. Bireysel BaşvuruSonrasında Açılan Tam Yargı Davası Süreci
39. Başvurucu, bireysel başvuru yaptıktan sonra Bakanlık Ceza veTevkifevleri Genel Müdürlüğüne başvurarak olaynedeniyle uğradığı zararların tazmin edilmesini talep etmiştir.
40. Talebinin reddedilmesi üzerine başvurucu 17/1/2017 tarihindeTrabzon İdare Mahkemesinde 10.00 TL maddi ve 350.000TL manevi tazminat istemli olarak tam yargı davası açmıştır.
41. Mahkeme 26/2/2018 tarihli kararı ile maddi tazminatisteminin reddine ve 30.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
''..Olayda, dosyaiçerisinde yer alan bilirkişi raporu, ifade tutanakları ile tüm bilgi vebelgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının oğlu [E.N.nin] Çocuk TutukluÖn Görüşme Tanıma Takip Formunda daha öncesinde silahla intihar girişimindebulunduğunu beyan ettiği, kurumda yapılan psikolog görüşmelerinde Emirhan'ınpsikolojik desteğe ihtiyacı olduğunun belirtildiği, ailevi sorunlarınınüzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu anlaşılmasına rağmen bu konuda gereklitedbirlerin alınmadığı, denetim ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilmediğihususları gözönünde bulundurulduğunda, tutuklu vehükümlülerin can güvenliğinden sorumlu olan idarenin koruyucu tedbirlerinalınmasına ilişkin sorumluluğunu yerine getirmediğinden meydana gelen ölümolayında kusurlu olduğu sonucuna varılmaktadır.''
42. Anılan karar aleyhine kanun yollarına başvurulması nedeniylehenüz kesinleşmemiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
43. Benzer yöndeki içtihatlar için bkz. Serfinaz Öztürk(2014/18274, 21/9/2017), Necla Özer veMüslim Özer (B. No:2013/3782, 21/4/2016), Mehmet Kaya ve diğerleri (B. No: 2013/6979, 20/5/2015)başvuruları hakkında verilen kararlar.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
44. Mahkemenin 12/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
45. Başvurucu, oğlu E.N.nin psikolojiksorunlarının Ceza İnfaz Kurumu görevlilerince bilinmesine rağmen gerekli veyeterli tedbirlerin alınmaması ve ölüm olayı hakkında etkili soruşturmayürütülmemesi nedeniyle Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamhakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve ihlalin tespiti ile etkili birsoruşturma yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
46. Bakanlık görüşünde; başvurucunun oğlunun intihar etmedüşüncesinde olduğunun olay tarihinde kamu görevlileri tarafından bilinmesinindinlenen ifadeler nazara alındığında mümkün olmadığı,Başsavcılığınderhâl olaya el koyarak gerekli tüm işlemleri yaptığı, ölüm nedenine ilişkinrapor, ölüm anını gösteren kamera kayıtları ve alınan ifadelerdeğerlendirildiğinde ölüm olayının gerçekleşmesine bir başkasının eylemininneden olduğuna dair herhangi bir delil veya emare bulunmadığını nazara alanBaşsavcılığın kısa bir sürede (yaklaşık yedi ay) soruşturmayı tamamlayaraktakipsizlik kararı verdiği, başvurucunun soruşturmaya katılımı konusundaherhangi bir engelle karşılaşmadığı, takipsizlik kararına itiraz etme imkânıbulduğu belirtilmiştir.
47. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında Ceza İnfazKurumu yetkililerinin E.N.nin intihar riskinibildiklerini, buna rağmen yeterli tedbirleri almadıklarını, olay nedeniyleaçmış olduğu tam yargı davasında iddialarının kabul gördüğünü ve tazminatahükmedildiğini ifade etmiş ve soruşturmanın yeniden açılması talebindebulunmuştur.
B. Değerlendirme
48. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak"Kişinin dokunulmazlığı, maddi vemanevi varlığı" kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
“Herkes,yaşama, ...hakkına sahiptir.”
49. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Devletintemel amaç ve görevleri, (...) kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyalhukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığınıngelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
50. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuruformu ve ekleri bir bütün olarak incelendiğinde başvurucunu şikâyetinin yaşamhakkı bağlamında temel olarak ölüm olayının devletin gözetiminde meydana gelmesinedeniyle yaşamın korunmamasına ve ölüm olayı hakkında etkili bir soruşturmayürütülmemesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Başvurucuher ne kadar çocuğun üstün yarar ilkesi ile sağlık hakkının da ihlal edildiğiniileri sürmüş ise de başvurucunun bu yöndeki iddialarının yaşam hakkı kapsamındaetkili bir soruşturma yürütme yükümlülüğü çerçevesinde incelenmesi gerektiğikanaatine varılmıştır.
51. Başvurucu İddialarkısmında özetlendiği üzere Ceza İnfaz Kurumundaki bir infaz koruma memurununoğluna kötü muamelede bulunduğunu iddia etmişse de başvurucunun bu iddiasınımakul şüphesinin ötesinde delillerle ortaya koyması gerekmekte olup somutolayda bu yöndeki iddiasını temellendirecek somut bulgu ve kanıtları ortayakoyamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle bu iddia hakkında herhangi bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
52. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişiaçısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölenkişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvuru konusu olayda ölen E.N., başvurucununoğludur. Bu nedenle başvuruda, başvuru ehliyeti açısından bir eksiklikbulunmamaktadır.
53. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanbaşvurucunun yaşama hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Yaşamı Koruma Yükümlülüğünün İhlalEdildiğine İlişkin İddia
i. Genel İlkeler
54. Kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını korumahakkı birbiriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez haklardanolup devletin bu konuda pozitif ve negatif yükümlülükleri bulunmaktadır.Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alanında bulunan hiçbir bireyinyaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme,bunun yanı sıra pozitif bir yükümlülük olarakyine yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını gerek kamusalmakamların gerek diğer bireylerin gerekse kişinin kendisinin eylemlerindenkaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, §§ 50, 51).
55. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkı kapsamında devletin sahipolduğu pozitif yükümlülükler açısından benimsediği temel yaklaşıma göredevletin sorumluluğunu gerektirebilecek şartlar altında gerçekleşen ölümolaylarında Anayasa’nın 17. maddesi devlete, elindeki tüm imkânları kullanarakbu konuda ihdas edilmiş yasal ve idari çerçevenin yaşamı tehlikede olankişileri korumak için gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerindurdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili idari ve yargısal tedbirlerialma görevi yüklemektedir. Bu yükümlülük, kamusal olsun veya olmasın yaşamhakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 52).
56. Bu kapsamda bazı özel koşullarda devletin kişinin kendi eylemlerindenkaynaklanabilecek risklere karşı yaşamı korumak amacıyla gerekli tedbirlerialma yükümlülüğü de bulunmaktadır (SadıkKoçak ve diğerleri, B. No: 2013/841, 23/1/2014, § 74). Ceza infazkurumlarında gerçekleşen ölüm olayları için de geçerli olabilecek buyükümlülüğün ortaya çıkması için ceza infaz kurumu yetkililerinin kendikontrolleri altındaki bir kişinin kendini öldürmesi konusunda gerçek bir riskolduğunu bilip bilmediklerini ya da bilmeleri gerekip gerekmediğini tespitetmek, böyle bir durum söz konusu ise bu riski ortadan kaldırmak için makulölçüler çerçevesinde ve sahip oldukları yetkiler kapsamında kendilerindenbeklenen her şeyi yapıp yapmadıklarını incelemek gerekmektedir (Mehmet Kaya ve diğerleri, B. No:2013/6979, 20/5/2015, § 72 ). Ancak özellikle insan davranışının öngörülemezliği, öncelikler ve kaynaklar değerlendirilerekyapılacak işlemin veya yürütülecek faaliyetin tercihi dikkate alınarak pozitifyükümlülük yetkililer üzerine aşırı yük oluşturacak şekilde yorumlanmamalıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 53; Sadık Koçak ve diğerleri, § 74).
57. Tutuklanan veya hürriyeti bağlayıcı cezasının infazınabaşlanan kişilerin daha önce sahip oldukları pek çok özgürlükten mahrumkalmalarının ve günlük yaşamlarında ciddi nitelikte bir değişim yaşamalarınındoğal bir sonucu olarak psikolojik durumları bozulabilmekte, dolayısıylakırılgan ve korumasız bir konumda bulunan bu kişilerin intihar riskiartabilmektedir. Bu nedenle yasal ve ikincil düzenlemelerin ceza infaz kurumuyetkililerine bu kişiler hakkında daha duyarlı ve dikkatli olma göreviyüklemesi, tutuklu veya hükümlü kişilerin hayatlarının tehlikeye atılmasınıönleyici tedbirler alınmasını sağlaması gerekmektedir. Bu amaçla öncelikle cezainfaz kurumunda kalan kişilerin davranışlarının ve sağlık durumlarının takipedilmesi, gerektiğinde doktor muayenesine başvurulması, diğer yandan bu konudaeğilimi olduğu anlaşılanlar açısından kendileri için en uygun yerlerdekalmalarının temin edilmesi, intihar eylemlerinde kullanılabilecek kesici/delicieşyalara, kemer, çamaşır ipi veya ayakkabı bağcıkları gibi eşyalara el konmasısuretiyle bu tip risklerin azaltılmasına yönelik önlemlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Kaya ve diğerleri,§ 73).
58. Bu bağlamda bir tutuklunun veya hükümlünün kendine zararverme ihtimalini kişi özgürlüğüne aşırı bir sınırlama getirmeyecek ölçüde enaza indirecek tedbirlerin alınması yetkililerden beklenebilecektir. Bir hükümlüveya tutuklu açısından daha sıkı tedbirlerin gerekip gerekmediği ve bunlarınuygulanmasının makul olup olmadığı, başvuru konusu yapılan her bir somut olayınkoşullarına göre değişecektir (Mehmet Kayave diğerleri, § 74).
59.Ceza infaz kurumunda bulunan veya askerlik vazifesini yerinegetiren bir kişinin sağlığı ve güvenliği açısından gerekli tedavi türünün vekalması uygun olan yerin belirlenmesinin -o kişinin bu konulardaki muhakemeyeteneğinin somut olayın şartları içinde sağlıklı olmadığının açık olduğudurumlarda- sadece kendi tercihlerine göre yapılması mümkün değildir (Mehmet Kaya ve diğerleri, § 82).
ii. İlkelerin Olaya Uygulanması
60.Başvurucu, yukarıda belirtilen iddialarla (bkz. § 45) yaşamhakkının maddi boyutunun ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
61.Somut olayda ceza infaz kurumunda bulunan kişilerin yaşam vesağlıklarının korunması için oluşturulması gereken yasal ve idari çerçeveninoluşturulmadığı yönünde ileri sürülen bir eksiklik olmadığı gibi bu konudaAnayasa Mahkemesi tarafından resen gözetilmesi ve incelenmesi gereken birhususun da bulunmadığı anlaşılmıştır.
62. Dolayısıyla mevcut başvuruda, öncelikle yukarıda (bkz. §§54-59) yer verilen ilkeler çerçevesinde öncelikle intihar olayında gerçek veyakın riskin bilinip bilinmediğinin veya bilinmesi gerekip gerekmediğininbelirlenmesi, bu soruya olumlu yanıt verilmesi hâlinde ise yetkililerinönleyici idari tedbir alıp almadığının ortaya konması gerekmektedir.
63. Hırsızlık suçundan tutuklanan ve 9/10/2015 tarihinde Cezaİnfaz Kurumuna konulan 15 yaşındaki E.N. 12/10/2015 tarihinde Ceza İnfaz KurumuPsikososyal Servisi ile bir görüşmegerçekleştirmiştir. Formda, E.N.nin Kaşüstü Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisinde tedavigördüğü ve bu yerden verilen ilaçların E.N. tarafından kendi isteğiylebırakıldığı açıkça görülmektedir. Formda, tutuklunun ne gibi psikiyatrikhastalığının olduğu, ne zaman başladığı, hangiilaçların verildiği, takibinin gerekip gerekmediği veya bu anlatıya göre Cezaİnfaz Kurumunda kendisine önem gösterilip gösterilmeyeceğine dair kayıtlarınbulunmadığı, formun Değerlendirmekısmının boş bırakıldığı anlaşılmıştır.
64. Bu hususa ilaveten E.N.nin silahlaintihara teşebbüs ettiği bilgisi de PsikososyalServisi ile yapılan ilk görüşmede açıkça beyan edilmiştir. Buna göre Ceza İnfazKurumuna giren ve olay tarihinde 15 yaşında olan E.N.ningeçmiş hikâyesinde kendisine açıkça zarar verme teşebbüsünde bulunduğu bilgisiilgili kurum personeli tarafından bilinmektedir.
65. Ayrıntıları yukarıda (bkz. § 32) açıklandığı üzere aynıtarihte E.N.nin dayısı ile irtibata geçilmiş vedurumu hakkında bilgi de alınmıştır. Bununla birlikte E.N.ninpsikolojik durumu hakkında dayısının ne gibi bilgilere sahip olduğu, bunlarınCeza İnfaz Kurumunda bulunan E.N. üzerindeki etkilerinin neler olabileceğihususunda bir değerlendirmenin yapılmadığının bu aşamada vurgulanması gerekmektedir.
66. Bununla birlikte Ceza İnfaz Kurumu psikoloğu tarafındanyapılan iki görüşme de de E.N.nin aktif veya pasifintihar eğilimler taşıdığına veya gösterdiğine dair kayıtlar bulunmamaktadır.
67. Cezai ehliyetini ortadan kaldıracak ya da azaltacaknitelikte bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı hususunun tespiti amacıylaE.N. hakkında bir inceleme yapıldığına dair dosya içinde bir belgeyerastlanmamıştır. Ayrıca başvurucu ile diğer tanıkların ifadelerinde geçtiğişekliyle E.N.nin Kurum idaresine dilekçe verdiğineveya başkaca bir talepte bulunduğuna ilişkin olarak başvurucu tarafından birveri sunulmadığı gibi resen yapılan incelemede de bu hususa dair bir bilgiyerastlanmamıştır. Ceza İnfaz Kurumu tarafından Başsavcılığa gönderilen resmîyazıda başvurucu tarafından dilekçe verilmediği açıkça belirtilmiştir.
68. Bu tespitler ve tanıkların ifadeleri dikkate alındığında E.N.nin Ceza İnfaz Kurumu yetkililerinin dikkatiniçekebilecek derecede intihara eğilim gösterip göstermediğinin şu tespitlersonrasında yapılması gerekmektedir:
- E.N., Ceza İnfaz Kurumuna girdiği tarihte on beş yaşındadır.
- Kurum psikoloğu ile yapılan ilk görüşme sonucunda düzenlenenrapora göre Ceza İnfaz Kurumuna girmeden önce bir psikiyatri polikliniğinemüracaatı bulunmaktadır ve verilen ilaçları iradesiyle bırakmıştır.
- Ceza İnfaz Kurumu kayıtlarına göre psikiyatrik rahatsızlıklarıile ilgili olarak Kurum tabibinden veya başka bir hastanenin psikiyatri vebenzeri polikliniklerinin hizmetlerinden yararlanmak istediğine dair talebibulunmamaktadır.
- Tanık ifadelerine göre E.N.ninailevi problemlerinin bulunduğu, yalnız kalmak istediği ve zaman zaman yalnızkaldığı sabittir.
- E.N. olaydan önce silahla intihar teşebbüsünde bulunmuş ve bubilgi görevlilere beyan edilmiştir.
- Ceza İnfaz Kurumu idarecileri, diğer ilgililer ve tanıklar E.N.nin intihar etme düşüncesinin bulunduğunu ifade edenbir cümlesine tanık olmamıştır.
69. Tüm bu tespitler sonrasında E.N.ninkendisine zarar verme riskinin bilinirliğinin tartışılması gerekmektedir. Budeğerlendirme yapılırken ise E.N.nin yaşı ve Cezaİnfaz Kurumu kayıtlarında yer alan hikâyesi değerlendirilmelidir.
70. Öncelikle Olay ve Olgularkısmında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere (bkz. §§ 9-16) 15 yaşındaki E.N.,Ceza İnfaz Kurumuna girişi sırasında önceki intihar girişiminden Kurum Psikososyal Servisi görevlisine bahsetmiştir. Bundan başka E.N.nin İnfaz Kurumuna girmeden önce psikiyatrikproblemlerinin olması nedeniyle hastaneye müracaat ettiği fakat kendisineverilen ilaçları kendi iradesiyle bıraktığı hususu da kayıtlarda açıkçabulunmaktadır. Nihayet E.N.nin dayısı ile iletişimsağlanmış ve E.N.nin psikolojik durumu hakkında bilgialınmıştır. Tüm bu koşullar birlikte değerlendirildiğinde somut olayda, E.N.nin intihar etme riskinin Ceza İnfaz Kurumuyetkililerince bilindiğinin kabulü gerekmektedir.
71. Ceza İnfaz Kurumu yetkililerinin hassas olan bu hususkarşısında makul ve gerekli önleyici tedbirleri alıp almadıklarınındeğerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre kendilerine beyan edilen intiharetme riski karşısında yetkililerin E.N.nin psikolojikdurumunun yeniden gözden geçirilmesi, varsa kendi kurumlarında, yoksa diğerhastanelerin ilgili servislerinde E.N.nin tıbbidesteği almasının sağlanmaları gerektiği izahtan varestedir. Bunun yanındaE.N.ye sağlanacak tıbbi desteğin yanında E.N.ninKurum içinde de özel hayatına müdahale etmeyecek ölçüde sıkı takibininyapılmasının gerektiği bir diğer önleyici tedbir olarak Ceza İnfaz Kurumuyetkililerinin yaşam hakkının korunması bağlamında görevleri arasında kalacağıda kabul edilmelidir.
72. Somut olay bakımından ayrıca tüm teknik imkânlara rağmen E.N.nin eylemlerine başlamasından itibarengözetlenemediğinin ve ilgili personel tarafından geç müdahale edildiğinin kabuledilmesi gerekmektedir. Bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere Ceza İnfazKurumunun ilgili alanlarının kameralar aracılığıyla gözetlendiği, buna rağmen E.N.nin eylemlerinin farkına varılamadığının da altıçizilmelidir. Yaşam hakkının korunması bağlamında yaşı küçük olan çocuklarbaşta olmak üzere kırılgan grupların devletin hüküm ve tasarrufu altındabulunduğu bu dönem içinde teknik cihazlar veya başkaca imkânlarla, yasalmevzuatın da elverdiği ölçüde sıkı takiplerinin yapılması, bu alanda yetişmişpersonelin istihdamı yaşamı korumak için etkili işleyen bir organizasyon kurmayükümlülüğünün bir parçasıdır.
73. Nihai olarak henüz bir çocuk olan, geçmişinde yaşadığısorunlar nedeniyleintihar eğilimi olan ve ruhsaltedaviye muhtaç ölen E.N., devletin kontrolü altında tutulduğu sırada yaşamınıyitirmiştir. Özgürlüğünden mahrum olan kişilerin daha hassas ve değişken veyadengesiz duygusal yapıya sahip olabilecekleri gözönünealındığında kamu makamlarının ceza infaz kurumundaki kişilerin hayatlarınıntehlikeye atılmasını önleyici tedbirler alınması hususunda daha duyarlı ve dikkatliolma görevleri bulunmaktadır (B.Ç. vediğerleri, B. No:2015/10144, 9/5/2019, § 79). Somut olayda yaş, ruhsal durum ve ölenin geçmişhikâyesi gibi subjektif kriterler söz konusuykenhürriyeti kısıtlandığı için yaşamı zaten korunmaya muhtaç olan ölene karşı dahafazla korumaya ilişkin makul ve gerekli tedbirlerin alınması noktasında dahafazla özen yükümlülüğü bulunduğunun altı çizilmelidir.
74. Yapılan bu tespit ve açıklamalar sonrasında incelenmekteolan somut başvuruda özetle Ceza İnfaz Kurumu yetkililerinin bilinen gerçek veyakın risk karşısında E.N.nin yaşamının korunmasıiçin gerekli olan tüm makul tedbirleri aldıklarının söylenemeyeceği sonucunavarılmıştır.
75. Açıklanan gerekçelerle E.N.ninyaşamının kendi eylemlerine karşı korunamaması sebebiyle Anayasa'nın 17.maddesinin gerektirdiği yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
b. Yaşam Hakkının Usul Boyutunun İhlalEdildiğine İlişkin İddia
i. Genel İlkeler
76. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkının usul boyutu konusundabenimsediği genel ilkelere göre şüpheli bir ölüm olayı hakkında yürütülen cezasoruşturmasının etkililiği için;
i. Soruşturma makamlarının resen ve derhâl harekete geçerek ölümolayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütündelilleri tespit etmeleri (Serpil Kerimoğluve diğerleri,§57),
ii. Kamu görevlilerinin karıştığı iddia edilen ölümlere ilişkinsoruşturmaları yürüten soruşturma makamlarının olaya karışmış olabilecekkişilerden bağımsız olması ve soruşturma makamlarının sadece hiyerarşik vekurumsal bağımsızlığının yeterli olmayıp aynı zamanda soruşturmanın fiilen debağımsız olarak yürütülmesi (Cemil Danışman,B. No: 2013/6319,16/7/2014, § 96),
iii. Ceza soruşturmasının fiilen hesap verilebilirliği sağlamakiçin soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması, ayrıca her olayda, ölenkişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak için bu sürece gerekli olduğuölçüde katılmalarının sağlanması (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 58),
iv. Hukuk devletine bağlılığın sağlanması ve hukuka aykırıeylemlere hoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesinin engellenmesiamacıyla ceza soruşturması makul bir özen ve süratle yürütülmesi (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013,§ 30) gerekir.
ii. İlkelerin Olaya Uygulanması
77. Başvurucu, yukarıda(bkz. §45)belirtilen iddialarla oğlunun ölüm olayı hakkında etkili bir soruşturmayürütülmediğini ileri sürmüştür.
78.Başvuru konusu olayda E.N.nin ölümüile sonuçlanan elim hadise ile sonrasında ilgili mercilerce yapılan işlemlerinayrıntıları yukarıda(bkz. §§ 9-32) özetlenmiştir.
79. Başsavcılık tarafından yapılan araştırmalar dikkatealındığında E.N.nin üçüncü kişi ya da kişilerceöldürülüp öldürülmediğine ilişkin etkili bir ceza soruşturması yürütüldüğüanlaşılmakla birlikte söz konusu ölüm olayında ilgili kişilerincezalandırılmasını gerektirecek nitelikte ağır bir ihmalin bulunup bulunmadığıhususunda kapsamlı bir araştırmanın yapılmadığı anlaşılmıştır. Başka biranlatımla E.N.nin üçüncü kişi ya da kişilerin eylemineticesinde öldürülüp öldürülmediği hususu etkili bir şekilde araştırılarakortaya konmakla birlikte ölüm olayının cinayet iddiası dışındaki yönlerininortaya konulamadığı, varsa sorumlu kişilerin belirlenebilmesine imkân tanıyanetkili bir soruşturmanın yürütülmediği anlaşılmıştır.
80. Bunların yanında olayla ilgili olarak Ceza İnfaz Kurumuidarecilerinin kusurlarının olup olmadığının hiçbir şekilde incelenmeyealınmadığı, bu kişilerin bu ve benzeri olaylarda ağır sonuçlar doğurabileceknitelikteki eylemlere karşı ilgili personele eğitimler sağlayıp sağlamadıkları,personelin görev ve talimatlarını tam olarak yerine getirebilmeleri için ilgilimevzuatı ve sonuçlarını tebliğ edip etmedikleri hususları da irdelenmemiştir.Diğer bir ifadeyle olayın basit bir ölüm olayı gibi değerlendirilerek olayanında ve saatinde görevli olan ve ilgili talimatların da kendisine tebliğedilmediği ortaya çıkarılamayan bir infaz koruma memurunun tek başına olaydansorumlu olduğu değerlendirilerek ihmal veya kusurları bulunma ihtimali bulunandiğer idarecilerin durumlarına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.
81. Bu tespitlerden başka E.N.nin Cezaİnfaz Kurumuna geldikten sonra gerek E.N. ile gerekse de E.N.nindayısı ile görüşmeler gerçekleştiren psikoloğun ölüm olayındaki etkisinin vekusur durumunun da hiçbir şekilde soruşturmaya alınmadığı ve araştırılmadığıtespit edilmiştir. Bir başka anlatımla E.N.nin durumuhakkında ek özel tedbirler gerekip gerekmediği hususunda değerlendirmeraporlarında herhangi bir şekilde olumlu veya olumsuz görüş bulunmaması, dahasıyapacağı tespit ve önerileri ile özgürlüğünden yoksun kalan kişiler üzerindedoğrudan etkisi olabilecek bir personelin ceza soruşturmasında ifadesinebaşvurulmaması soruşturmada önemli bir eksiklik olarak kabul edilmiştir. Yine E.N.nin kırılgan ve özel önem verilmesi gereken durumukarşısında eylemini gerçekleştirdiği ipi nasıl temin ettiği, bulundurulmasınınmevzuata veya somut olaya uygun olup olmadığı da hiçbir şekildearaştırılmamıştır.
82. Soruşturmanın etkililiği konusunda bu bölümde yer verilendeğerlendirmeler bir bütün hâlinde ele alındığında Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından yürütülen soruşturmada ölüm olayının tüm yönlerinin ortayakonulamadığı, dolayısıyla somut olayda yürütülen soruşturmanın teoride olduğugibi fiilen de hesap verilebilirliği sağlayamadığı kanaatine varılmıştır.
83. Açıklanan gerekçelerle somut olayda yürütülen cezasoruşturmasında yaşam hakkının usule ilişkin boyutunun da (etkili cezasoruşturması yürütme yükümlülüğü) ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
84. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
85. Başvurucu, yaşam hakkının ihlalinin tespiti ile etkili birsoruşturma yapılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuş fakat tazminattalebinde bulunmamıştır.
86. Anayasa Mahkemesinin MehmetDoğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucunavarıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususundagenel ilkeler belirlenmiştir.
87.Mehmet Doğankararında özetle uygun giderim yolunun tespit edilebilmesi için öncelikleihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalinmahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlalive sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararınbir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §§ 57, 58).
88. Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesiamacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usulkanunlarında düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarakyargılamanın yenilenmesi sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararınkaldırılması hususlarında derece mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Zira ihlal kararı verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesiningerekliliği hususundaki takdir derece mahkemelerine değil ihlalin varlığınıtespit eden Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemesi AnayasaMahkemesinin ihlal kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermeküzere gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür (MehmetDoğan, § 59).
89. Mevcut başvuruda, başvuruya konu Başsavcılık soruşturmasındaölüm olayının tüm yönlerinin ortaya konulamadığı, yürütülen soruşturmanınteoride olduğu gibi fiilen de hesap verilebilirliği sağlayamadığı (bkz. §§77-83) gerekçesiyle Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında yaşam hakkının hem maddihem de usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmiştir. Buna göre ihlalinsoruşturma makamlarının işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
90.Bu durumda yaşam hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. İhlal kararınınuygulanması bağlamında ilgili Cumhuriyet Başsavcılığının yapması gereken iş,önceki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararını kaldırmak ve akabinde ihlalkararında tespit edilen eksiklikleri giderecek şekilde yeni bir soruşturmayapmaktan ibarettir.
91. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yararbulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden soruşturma yapılmak üzere TrabzonCumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
92. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. 1. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamıkoruma yükümlülüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
2. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamhakkının usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin yaşam hakkının ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere Trabzon CumhuriyetBaşsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
D. 239,50 TL harç ve 2.475 vekâlet ücretinden oluşan toplam2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE12/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.