TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
GENEL KURUL
KARAR
SENCER BAŞAT VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/7800)
Karar Tarihi: 18/6/2014
GENEL KURUL
KARAR
Başkan
:
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
:
Serruh KALELİ
Başkanvekili
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Zehra Ayla PERKTAŞ
Recep KÖMÜRCÜ
Burhan ÜSTÜN
Engin YILDIRIM
Nuri NECİPOĞLU
Hicabi DURSUN
Celal Mümtaz AKINCI
Erdal TERCAN
Muammer TOPAL
Zühtü ARSLAN
M. Emin KUZ
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör
:
Serhat ALTINKÖK
Yunus HEPER
Recep ÜNAL
Muharrem İlhan KOÇ
Özcan ÖZBEY
1. Başvurucu
:
Sencer BAŞAT
2. Başvurucu
:
Aşkın ÖZTÜRK
Vekili
:
Av. Kemal Nevzat GÜLEŞEN
3. Başvurucu
Turgut KETKEN
4. Başvurucu
:
Yavuz KILIÇ
Vekili
:
Av. Kemal Nevzat GÜLEŞEN
5. Başvurucu
:
Ökkeş Alp KIRIKKANAT
6. Başvurucu
:
Ali Cengiz ŞİRİN
Vekili
:
Av. Ayfer UZUNIRMAK
7. Başvurucu
:
Bulut Ömer MİMİROĞLU
Vekili
:
Av. Kazım GÖZÜŞİRİN
8. Başvurucu
:
Bayram Ali TAVLAYAN
Vekili
:
Av. Mustafa BAŞAR ENGİN
9. Başvurucu
:
Korcan PULATSÜ
Vekili
:
Av. Ali Fahir KAYACAN
10. Başvurucu
:
Ziya GÜLER
Vekili
:
Av. Ali Fahir KAYACAN
11. Başvurucu
:
Rıdvan ULUGÜLER
Vekili
:
Av. Ali Fahir KAYACAN
12. Başvurucu
:
Beyazıt KARATAŞ
Vekili
:
Av. Ali Fahir KAYACAN
13. Başvurucu
:
Mehmet ELDEM
Vekili
:
Av. Ali Fahir KAYACAN
14. Başvurucu
:
Hüseyin ÇINAR
Vekili
:
Av. Ali Fahir KAYACAN
15. Başvurucu
:
Sefer KURNAZ
Vekili
:
Av. Ali Fahir KAYACAN
16. Başvurucu
:
Berna DÖNMEZ
Vekili
:
Av. Ali Fahir KAYACAN
17. Başvurucu
:
Mehmet Cem ÇAĞLAR
Vekili
:
Av. Ali Fahir KAYACAN
18. Başvurucu
:
Ali Deniz KUTLUK
Vekili
:
Av. Ayşe Gül HANYALOĞLU
19. Başvurucu
:
Mustafa Aydın GÜRÜL
Vekili
:
Av. Ayşe Gül HANYALOĞLU
20. Başvurucu
:
Hasan HOŞGİT
21. Başvurucu
:
Ahmet Sinan ERTUĞRUL
Vekili
:
Av. Günizi DİZDAR
22. Başvurucu
:
Fikret GÜNEŞ
23. Başvurucu
:
Taner BALKIŞ
24. Başvurucu
:
Mustafa KARASABUN
25. Başvurucu
:
Bülent KOCABABUÇ
Vekili
:
Av. Kemal Yener SARAÇOĞLU
26. Başvurucu
:
Osman KAYALAR
Vekili
:
Av. Kemal Yener ŞARAÇOĞLU
27. Başvurucu
:
Recep YILDIZ
Vekili
:
Av. Kemal Yener SARAÇOĞLU
28. Başvurucu
:
Alpar KARAAHMET
Vekili
:
Av. Kemal Yener ŞARAÇOĞLU
29. Başvurucu
:
Nihat ALTUNBULAK
Vekili
:
Av. Kemal Yener SARAÇOĞLU
30. Başvurucu
:
Hakan Mehmet KÖKTÜRK
Vekili
:
Av. Kemal Yener SARAÇOĞLU
31. Başvurucu
:
Ayhan ÜSTBAŞ
Vekili
:
Av. Kemal Yener SARAÇOĞLU
32. Başvurucu
:
Ali Semih ÇETİN
Vekili
:
Av. Şule EROL
33. Başvurucu
:
Cem Aziz ÇAKMAK
Vekili
:
Av. Şule EROL
34. Başvurucu
:
Faruk DOĞAN
Vekili
:
Av. Şule EROL
35. Başvurucu
:
Metin Yavuz YALÇIN
Vekili
:
Av. Şule EROL
36. Başvurucu
:
Ramazan Cem GÜRDENİZ
Vekili
:
Av. Şule EROL
37. Başvurucu
:
Soner POLAT
Vekili
:
Av. Şule EROL
38. Başvurucu
:
Fatih Uluç YEĞİN
Vekili
:
Av. Şule EROL
39. Başvurucu
:
Kürşad Güven ERTAŞ
Vekili
:
Av. Şule EROL
40. Başvurucu
:
Murat ÖZENALP
Vekili
:
Av. Şule EROL
41. Başvurucu
:
Utku ARSLAN
Vekili
:
Av. Şule EROL
42. Başvurucu
:
Hakan İsmail ÇELİKCAN
Vekili
:
Av. Şule EROL
43. Başvurucu
:
Nadir Hakan ERAYDIN
44. Başvurucu
:
İsmail TAŞ
45. Başvurucu
:
Emin KÜÇÜKKILIÇ
46. Başvurucu
:
Ali TÜRKŞEN
Vekili
:
Av. İbrahim ŞAHİNKAYA
Av. Şeref DEDE
47. Başvurucu
:
Tayfun DUMAN
Vekili
:
Av. Şeref DEDE
48. Başvurucu
:
İbrahim Koray ÖZYURT
Vekili
:
Av. İbrahim ŞAHİNKAYA
Av. Şeref DEDE
49. Başvurucu
:
Muharrem Nuri ALACALI
Vekili
:
Av. Şeref DEDE
50. Başvurucu
:
Dora SUNGUNAY
Vekili
:
Av. İbrahim ŞAHİNKAYA
Av. Şeref DEDE
51. Başvurucu
:
Şafak YÜREKLİ
Vekili
:
Av. İbrahim ŞAHİNKAYA
52. Başvurucu
:
İsmail TAYLAN
53. Başvurucu
:
Binali AYDOĞDU
Vekili
:
Av. Nihat Taner ÇATALSAKAL
54. Başvurucu
:
Oğuz TÜRKSOYU
Vekili
:
Av. Osman OĞUZHAN
55. Başvurucu
:
Cemal TEMİZÖZ
Vekili
:
Av. Ünsal AKTAŞ
56. Başvurucu
:
Uğur UZAL
Vekili
:
Av. Emiş Özgür ERYILMAZ
57. Başvurucu
:
Nuri Selçuk GÜNERİ
58. Başvurucu
:
Yusuf AFAT
59. Başvurucu
:
Celal Kerem EREN
60. Başvurucu
:
Berker Emre TOK
61. Başvurucu
:
Erhan KUBAT
62. Başvurucu
:
Ergin SAYGUN
Vekili
:
Av. Metin KAYAÇAĞLAYAN
63. Başvurucu
:
Kubilay AKTAŞ
Vekili
:
Av. Metin KAYAÇAĞLAYAN
64. Başvurucu
:
Armağan AKSAKAL
Vekili
:
Av. Levent TÜRKOĞLU
65. Başvurucu
:
Sinan TOPUZ
Vekili
:
Av. Ali ALTAY
66. Başvurucu
:
Recep Rıfkı DURUSOY
Vekili
:
Av. Deniz ATA
67. Başvurucu
:
Doğan TEMEL
68. Başvurucu
:
Mete DEMİRGİL
69. Başvurucu
:
Aşkın ÜREDİ
Vekili
:
Av. Rahile HORZUM
70. Başvurucu
:
Çetin DOĞAN
Vekili
:
Av. Hüseyin ERSÖZ
71. Başvurucu
:
Ahmet YAVUZ
Vekili
:
Av. Duygun YARSUVAT
Av. Mehmet Selim YAVUZ
72. Başvurucu
:
Mehmet OTUZBİROĞLU
Vekili
:
Av. Ahmet KÖKSAL
73. Başvurucu
:
Devrim REHBER
Vekili
:
Av. Abdullah KAYA
74. Başvurucu
:
Mustafa KOÇ
Vekili
:
Av. Abdullah KAYA
75. Başvurucu
:
Erdal AKYAZAN
Vekili
:
Av. Selda Uğur AKYAZAN
76. Başvurucu
:
Cenk HATUNOĞLU
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
77. Başvurucu
:
Namık SEVİNÇ
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
78. Başvurucu
:
Mustafa İLHAN
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
79. Başvurucu
:
Süleyman Namık KURŞUNCU
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
80. Başvurucu
:
Yalçın ERGÜL
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
81. Başvurucu
:
Mehmet ERKORKMAZ
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
82. Başvurucu
:
Hüseyin DİLAVER
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
83. Başvurucu
:
Şenol BÜYÜKÇAKIR
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
84. Başvurucu
:
Erhan ŞENSOY
85. Başvurucu
:
Bülent GÜNÇAL
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
86. Başvurucu
:
Gürkan YILDIZ
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
87. Başvurucu
:
Ayhan GÜMÜŞ
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
88. Başvurucu
:
Ahmet ERDEM
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
89. Başvurucu
:
Kubilay BALOĞLU
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
90. Başvurucu
:
Atilla ÖZLER
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
91. Başvurucu
:
Rasim ARSLAN
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
92. Başvurucu
:
Çetin CAN
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
93. Başvurucu
:
Turgut ATMAN
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
94. Başvurucu
:
Cengiz KÖYLÜ
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
95. Başvurucu
:
Yusuf Volkan YÜCEL
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
96. Başvurucu
:
Necdet Tunç SÖZEN
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
97. Başvurucu
:
Osman BAŞIBÜYÜK
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
98. Başvurucu
:
Cahit Serdar GÖKGÖZ
Vekili
:
Av. Serhad ZENGİNPEDÜK
99. Başvurucu
:
Halit Nejat AKGÜNER
Vekili
:
Av. Refik Ali UÇARCI
100. Başvurucu
:
Dursun ÇİÇEK
Vekili
:
Av. İrem ÇİÇEK
101. Başvurucu
:
Hayri GÜNER
102. Başvurucu
:
Ahmet Feyyaz ÖĞÜTCÜ
103. Başvurucu
:
Hüseyin HOŞGİT
104. Başvurucu
:
Ali Yasin TÜRKER
105. Başvurucu
:
Levent Kerim UÇA
106. Başvurucu
:
Bülent OLCAY
107. Başvurucu
:
Zafer Erdim İNAL
108. Başvurucu
:
Erdinç ALTINER
109. Başvurucu
:
Mehmet Cem OKYAY
110. Başvurucu
:
Mehmet Baybars KÜÇÜKATAY
111. Başvurucu
:
Mustafa Erhan PAMUK
112. Başvurucu
:
Ümit ÖZCAN
113. Başvurucu
:
Engin BAYKAL
114. Başvurucu
:
Lütfü SANCAR
115. Başvurucu
:
Nuri ÜSTÜNER
116. Başvurucu
:
Ahmet KÜÇÜKŞAHİN
117. Başvurucu
:
Nuri Ali KARABABA
118. Başvurucu
:
Haldun ERMİN
Vekili
:
Av. Ali SEZENOĞLU
119. Başvurucu
:
Derya ÖN
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
120. Başvurucu
:
Mehmet AYGÜN
Vekili
:
Av. Mete KUBİLAY
121. Başvurucu
:
Aykar TEKİN
122. Başvurucu
:
Mustafa ÖNSEL
Vekili
:
Av. Ziya KARA
123. Başvurucu
:
Erdem Caner BENER
Vekili
:
Av. Abdullah Alp ARSLANKURT
124. Başvurucu
:
Engin KILIÇ
125. Başvurucu
:
Refik Levent TEZCAN
126. Başvurucu
:
Kemalettin YAKAR
127. Başvurucu
:
Yaşar Barbaros BÜYÜKSAĞNAK
128. Başvurucu
:
Kıvanç KIRMACI
129. Başvurucu
:
Mustafa Haluk BAYBAŞ
130. Başvurucu
:
Levent ÇEHRELİ
131. Başvurucu
:
Ayhan Türker KOÇPINAR
132. Başvurucu
:
Fahri Can YILDIRIM
133. Başvurucu
:
Bahadır Mustafa KAYALI
134. Başvurucu
:
Ertuğrul UÇAR
135. Başvurucu
:
Mesut Zafer SARI
136. Başvurucu
:
Ercan İRENÇİN
137. Başvurucu
:
İhsan BALABANLI
Vekili
:
Av. Ziya KARA
Av. Ramazan BULUT
138. Başvurucu
:
Hanifi YILDIRIM
Vekili
:
Av. Ziya KARA
139. Başvurucu
:
Bekir MEMİŞ
Vekili
:
Av. Ramazan BULUT
140. Başvurucu
:
Kahraman DİKMEN
Vekili
:
Av. Mahir IŞIKAY
141. Başvurucu
:
Hüseyin TOPUZ
Vekili
:
Av. Mahir IŞIKAY
142. Başvurucu
:
Mehmet Cem KIZIL
143. Başvurucu
:
Taylan ÇAKIR
Vekili
:
Av. Hasan Adil ATABAY
144. Başvurucu
:
Hasan ÖZYURT
145. Başvurucu
:
Murat ÜNLÜ
146. Başvurucu
:
Hannan ŞAYAN
147. Başvurucu
:
Alpay ÇAKARCAN
148. Başvurucu
:
İbrahim Özdem KOÇER
149. Başvurucu
:
Mehmet Ferhat ÇOLPAN
150. Başvurucu
:
Aydın SEZENOĞLU
151. Başvurucu
:
Aziz YILMAZ
Vekili
:
Av. Mahir IŞIKAY
152. Başvurucu
:
Rafet OKTAR
153. Başvurucu
:
Nail İLBEY
Vekili
:
Av. Mahir IŞIKAY
154. Başvurucu
:
Ahmet DİKMEN
155. Başvurucu
:
Ergün BALABAN
156. Başvurucu
:
Ayhan GEDİK
157. Başvurucu
:
Bülent TUNÇAY
Vekili
:
Av. Cengiz ERDOĞAN
158. Başvurucu
:
Önder ÇELEBİ
159. Başvurucu
:
Yusuf KELLELİ
Vekili
:
Av. Mahir IŞIKAY
160. Başvurucu
:
Servet BİLGİN
161. Başvurucu
:
Ali DEMİR
Vekili
:
Av. Mahir IŞIKAY
162. Başvurucu
:
Hakan SARGIN
Vekili
:
Av. Mahir IŞIKAY
163. Başvurucu
:
Erdinç ATİK
Vekili
:
Av. Mahir IŞIKAY
164. Başvurucu
:
Murat ÖZÇELİK
Vekili
:
Av. Mahir IŞIKAY
165. Başvurucu
:
Ümit METİN
Vekili
:
Av. Naim KARAKAYA
166. Başvurucu
:
Hüseyin ÖZÇOBAN
Vekili
:
Av. Mahir IŞIKAY
167. Başvurucu
:
Mücahit ERAKYOL
168. Başvurucu
:
Salim Erkal BEKTAŞ
Vekili
:
Av. İlkay SEZER
169. Başvurucu
:
Şükrü SARIIŞIK
Vekili
:
Av. Osman TOPÇU
170. Başvurucu
:
Nejat BEK
Vekili
:
Av. İlkay SEZER
171. Başvurucu
:
Bilgin BALANLI
Vekili
:
Av. İlkay SEZER
172. Başvurucu
:
Meftun HIRACA
Vekili
:
Av. Naim KARAKAYA
173. Başvurucu
:
Deniz CORA
Vekili
:
Av. Naim KARAKAYA
174. Başvurucu
:
Engin ALAN
Vekili
:
Av. Yakup AKYÜZ
175. Başvurucu
:
Serdar Okan KIRÇİÇEK
Vekili
:
Av. İhsan Nuri TEZEL
176. Başvurucu
:
Taner GÜL
Vekili
:
Av. Atakay BALA
Av. Şule EROL
177. Başvurucu
:
Halil İbrahim FIRTINA
Vekili
:
Av. Hasan Fehmi DEMİR
Av. Kazım Yiğit AKALIN
178. Başvurucu
:
Osman Fevzi GÜNEŞ
Vekili
:
Av. İlkay SEZER
179. Başvurucu
:
Turgay ERDAĞ
Vekili
:
Av. İhsan Nuri TEZEL
180. Başvurucu
:
Memiş Yüksel YALÇIN
Vekili
:
Av. İlkay SEZER
181. Başvurucu
:
Özden ÖRNEK
Vekili
:
Av. Turgay SARIAKÇALI
182. Başvurucu
:
Ayhan TAŞ
Vekili
:
Av. Hilal DEMİRELLİ
Av. İlkay SEZER
183. Başvurucu
:
Mehmet Cenk DALKANAT
Vekili
:
Av. Turgay SARIAKÇALI
184. Başvurucu
:
Ramazan Kamüran GÖKSEL
Vekili
:
Av. Hüseyin Mitat TOMBAK
185. Başvurucu
:
Tuncay ÇAKAN
186. Başvurucu
:
Ali Sadi ÜNSAL
Vekili
:
Av. Hüseyin Mitat TOMBAK
187. Başvurucu
:
Behzat BALTA
Vekili
:
Av. Salim ŞEN
188. Başvurucu
:
Gürkan KOLDAŞ
Vekili
:
Av. Derya ERDOĞAN
189. Başvurucu
:
Mehmet Seyfettin ALEVCAN
Vekili
:
Av. İhsan Nuri TEZEL
190. Başvurucu
:
Kadri Sonay AKPOLAT
191. Başvurucu
:
Ahmet HACIOĞLU
Vekili
:
Av. Mustafa KARADENİZ
192. Başvurucu
:
Mehmet ÖRGEN
Vekili
:
Av. İhsan Nuri TEZEL
193. Başvurucu
:
Abdullah GAVREMOĞLU
194. Başvurucu
:
Ender GÜNGÖR
Vekili
:
Av. İhsan Nuri TEZEL
195. Başvurucu
:
Onur ULUOCAK
196. Başvurucu
:
Özgür Ecevit TAŞCI
197. Başvurucu
:
Murat SAKA
Vekili
:
Av. İhsan Nuri TEZEL
198. Başvurucu
:
Hakan BÜYÜK
Vekili
:
Av. Celal ÜLGEN
199. Başvurucu
:
Ahmet Bertan NOGAYLAROĞLU
Vekili
:
Av. Celal ÜLGEN
200. Başvurucu
:
Süha TANYERİ
Vekili
:
Av. Celal ÜLGEN
201. Başvurucu
:
Cemalettin BOZDAĞ
Vekili
:
Av. İhsan Nuri TEZEL
202. Başvurucu
:
Ahmet Zeki ÜÇOK
Vekili
:
Av. Celal ÜLGEN
Av. Serkan GÜNEL
203. Başvurucu
:
Mehmet Koray ERYAŞA
Vekili
:
Av. Murat ERGÜN
204. Başvurucu
:
Turgay YAMAÇ
Vekili
:
Av. Murat ERGÜN
205. Başvurucu
:
Abdullah Can ERENOĞLU
Vekili
:
Av. Murat ERGÜN
206. Başvurucu
:
Kadir SAĞDIÇ
Vekili
:
Av. Murat ERGÜN
207. Başvurucu
:
Mehmetfatih İLĞAR
Vekili
:
Av. Murat ERGÜN
208. Başvurucu
:
Davut İsmet ÇINKI
Vekili
:
Av. Hasan Fehmi DEMİR
209. Başvurucu
:
Özer KARABULUT
210. Başvurucu
:
Nedim Güngör KURUBAŞ
Vekili
:
Av. Haluk PEKŞEN
211. Başvurucu
:
Mehmet Fikri KARADAĞ
Vekili
:
Av. Nevzat ÇETİN
212. Başvurucu
:
Yusuf Ziya TOKER
Vekili
:
Av. Yahya KOÇ
213. Başvurucu
:
Derya GÜNERGİN
214. Başvurucu
:
Hasan Fehmi CANAN
Vekili
:
Av. Ahmet KOÇ
215. Başvurucu
:
Mehmet Kaya VAROL
Vekili
:
Av. Muzaffer DEĞİRMENCİ
216. Başvurucu
:
Gürbüz KAYA
Vekili
:
Av. Ahmet KOÇ
217. Başvurucu
:
İzzet OCAK
Vekili
:
Av. Muammer KÜÇÜK
218. Başvurucu
:
Mustafa Korkut ÖZARSLAN
Vekili
:
Av. Mehmet Tolga AKALIN
219. Başvurucu
:
Haydar Mücahit ŞİŞLİOĞLU
220. Başvurucu
:
Yurdaer OLCAN
221. Başvurucu
:
Halil KALKANLI
222. Başvurucu
:
Suat AYTIN
Vekili
:
Av. Muammer KÜÇÜK
223. Başvurucu
:
Abdülkadir ERYILMAZ
224. Başvurucu
:
Mehmet YOLERİ
Vekili
:
Av. Eyyup Sabri GÜRSOY
225. Başvurucu
:
Fahri Yavuz URAS
226. Başvurucu
:
Faruk Oktay MEMİOĞLU
227. Başvurucu
:
Ender KAHYA
228. Başvurucu
:
Gürsel ÇAYPINAR
Vekili
:
Av. Alp ÇAKMUT
229. Başvurucu
:
Mehmet ULUTAŞ
Vekili
:
Av. Durgut CAN
230. Başvurucu
:
Mustafa ÇALIŞ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvurucular, 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 147.maddesinde düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini Cebren Iskatveya Vazife Görmekten Men suçuna teşebbüsten İstanbul 10. Ağır CezaMahkemesinde yürütülen yargılama ve yargılama sonunda verilen mahkûmiyet kararınedeniyle Anayasa’nın 36. maddesinde koruma altına alınan adil yargılanma hakkıile Anayasa’nın 19. maddesinde koruma altına alınan özgürlük ve güvenlikhakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru dilekçeleri ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde Komisyonlara sunulmasına engel bir eksikliğinbulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Komisyonlarca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümlertarafından yapılmasına, dosyaların Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.2013/7800 numaralı başvuruya ilişkin olarak Birinci Bölüm, 14/1/2014 tarihindeyapılan toplantıda kabul edilebilirlik ve esas hakkındaki incelemenin birlikteyapılmasına karar vermiştir. 2013/8282 numaralı başvuruya ilişkin olarak İkinciBölüm, 7/1/2014 tarihinde yapılan toplantıda kabul edilebilirlik ve esashakkındaki incelemenin birlikte yapılmasına karar vermiştir.
4. 2013/7800 ve 2013/8282 numaralı başvuruların konusu olayve olgular Adalet Bakanlığına bildirilmiş, Adalet Bakanlığı başvuruya ilişkingörüşlerini 10/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığıtarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüşler başvuruculara bildirilmişbaşvurucular, Adalet Bakanlığının görüşüne karşı beyanlarını AnayasaMahkemesine sunmuşlardır.
5. Bölümler, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurular hakkında ivediliklekarar verilmesini gerekli görerek Bakanlık cevapları beklenilmedenincelenmesine ve başvurunun niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından kararabağlanmasını gerekli gördüğünden Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün28. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca görüşülmek üzere Genel Kurulasevkine karar vermiştir.
6. Aşağıda numaraları belirtilen;
2013/7742, 2013/7743, 2013/7796, 2013/7801, 2013/7814,2013/7818, 2013/7867, 2013/7878, 2013/7879, 2013/7880, 2013/7881, 2013/7882,2013/7883, 2013/7884, 2013/7885, 2013/7886, 2013/7891, 2013/7892, 2013/7897,2013/7914, 2013/7955, 2013/7956, 2013/7957, 2013/7972, 2013/7973, 2013/7974,2013/7975, 2013/7976, 2013/7978, 2013/7980, 2013/7981, 2013/7982, 2013/7993,2013/7995, 2013/7997, 2013/7999, 2013/8000, 2013/8001, 2013/8002, 2013/8003,2013/8004, 2013/8005, 2013/8008, 2013/8009, 2013/8012, 2013/8014, 2013/8015, 2013/8016,2013/8017, 2013/8018, 2013/8019, 2013/8020, 2013/8021, 2013/8022, 2013/8023,2013/8024, 2013/8025, 2013/8026, 2013/8027, 2013/8050, 2013/8051, 2013/8052,2013/8066, 2013/8067, 2013/8072, 2013/8076, 2013/8077, 2013/8078, 2013/8079,2013/8080, 2013/8081, 2013/8082, 2013/8083, 2013/8084, 2013/8085, 2013/8086,2013/8087, 2013/8088, 2013/8089, 2013/8092, 2013/8093, 2013/8094, 2013/8095,2013/8096, 2013/8097, 2013/8099, 2013/8101, 2013/8103, 2013/8197, 2013/8198,2013/8205, 2013/8206, 2013/8208, 2013/8209, 2013/8205, 2013/8206, 2013/8208,2013/8209, 2013/8210, 2013/8211, 2013/8212, 2013/8213, 2013/8214, 2013/8215,2013/8216, 2013/8217, 2013/8218, 2013/8219, 2013/8220, 2013/8221, 2013/8224,2013/8225, 2013/8226, 2013/8227, 2013/8228, 2013/8229, 2013/8230, 2013/8231,2013/8232, 2013/8233, 2013/8234, 2013/8235, 2013/8236, 2013/8237, 2013/8238,2013/8239, 2013/8240, 2013/8241, 2013/8242, 2013/8243, 2013/8244, 2013/8245,2013/8246, 2013/8247, 2013/8248, 2013/8249, 2013/8250, 2013/8251, 2013/8252,2013/8253, 2013/8254, 2013/8257, 2013/8258, 2013/8259, 2013/8260, 2013/8261,2013/8262, 2013/8263, 2013/8264, 2013/8265, 2013/8266, 2013/8267, 2013/8268,2013/8269, 2013/8270, 2013/8271, 2013/8272, 2013/8273, 2013/8274, 2013/8275,2013/8276, 2013/8277, 2013/8278, 2013/8279, 2013/8280, 2013/8281, 2013/8282,2013/8283, 2013/8284, 2013/8285, 2013/8286, 2013/8287, 2013/8288, 2013/8289,2013/8290, 2013/8291, 2013/8292, 2013/8293, 2013/8294, 2013/8295, 2013/8296,2013/8297, 2013/8298, 2013/8299, 2013/8300, 2013/8301, 2013/8302, 2013/8303,2013/8304, 2013/8305, 2013/8306, 2013/8307, 2013/8308, 2013/8309, 2013/8310,2013/8311, 2013/8312, 2013/8313, 2013/8314, 2013/8315, 2013/8317, 2013/8327,2013/8328, 2013/8340, 2013/8352, 2013/8375, 2013/8376, 2013/8377, 2013/8383,2013/8401, 2013/8436, 2013/8439, 2013/8440, 2013/8441, 2013/8453, 2013/8468,2013/8993, 2013/9109, 2014/188, 2014/263, 2014/1223, 2014/1335, 2014/2723,2014/5035 sayılı başvuruların konu bakımından aynı nitelikte bulunmalarınedeniyle 2013/7800 sayılı başvuru ile birleştirilmesineve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
7. Başvuru formlarında ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
8. 20-21 Ocak 2010 tarihlerinde ulusal yayın yapan günlükbir gazetede “Fatih Camii Bombalanacaktı- İki Yüz Bin Kişiye Tutuklama” başlıklı haberlerinyayınlanmasından sonra, haberi yapan gazeteci tarafından 21/1/2010 tarihindehabere dayanak teşkil eden 3 adet DVD ve 1 adet CD, 29/1/2010 tarihinde de 19adet CD, 10 adet ses kaseti ve 2229 sayfalık belge İstanbul CumhuriyetBaşsavcılığına teslim edilmiştir.
9. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma kapsamındael konulan 11 nolu CD’de 1. Ordu, 2, 3, 5 ve 15.Kolordular, Donanma, Harp Akademileri, Bursa ve İstanbul Jandarma BölgeKomutanlıklarınca hazırlanan harekât ve tedhiş planları, listeler ile 2003 yılıplan seminerine ait bir kısım yazışmalar, 16 noluCD’de Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetince yapılan bazı atamalar hakkındabilgiler, 17 nolu CD’de ise 11 noluCD’de bulunan harekât ve tedhiş planlarının bulunduğu değerlendirilmiştir.
10. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2/7/2010 tarih ve2010/420 sayılı iddianamesiyle 196 sanık hakkında 765 sayılı Türk CezaKanunu’nun 147, 61/1, 31, 33, 40. maddeleri kapsamında kamu davası açılmıştır.İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/7/2010 tarihli iddianamenin kabulü vetensip kararı sonrası 16/12/2010 tarihli duruşmayla yargılama başlamıştır.
11. Yargılama sürecinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının16/6/2011 tarih ve 2011/288 sayılı iddianamesiyle 28 sanık hakkında, 11/11/2011tarih ve 2011/554 sayılı iddianamesiyle 143 sanık hakkında Türkiye Cumhuriyetiİcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten men etmeye teşebbüssuçundan açılan davalar, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/283 Esassayılı dosyasında birleştirilmiştir. Üç ayrı iddianameyle açılan vebirleştirilen dava kapsamında 367 sanık hakkında yargılama yapılmıştır.
12. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/9/2012 tarih veE.2010/283, K.2012/245 sayılı kararıyla, yargılanan 36 sanık hakkında beraat,başvurucuların da aralarında olduğu 325 sanık hakkında ise Türkiye Cumhuriyetiİcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten men etmeye teşebbüssuçundan 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 147. ve 61. maddeleri gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir.
13. Temyiz incelemesi sonunda, başvurucuların da aralarındaolduğu 237 sanık hakkındaki mahkûmiyet kararı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 9/10/2013tarih ve E.2013/9110, K.2013/12351 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmıştır.Ayrıca, 36 sanık hakkındaki beraat kararı onanmış, 88 sanık hakkındakimahkûmiyet kararı ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi veyaberaat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlgili Hukuk
14. Mahkumiyet esas alınan suç tarihindeyürürlükte olan 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 147. maddesişöyledir:
“Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren iskat veya vazife görmekten cebren menedenlerle bunlarıteşvik eyliyenlereağırlaştırılmış müebbet ağır hapiscezası hükmolunur.”
15. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 171. maddesi şöyledir:
125, 131, 133, 146, 147, 149 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümlerden birini veyabazılarını hususi vasıtalarla işlemek üzere bir kaç kişi aralarında gizliceittifak ederlerse bunlardan her biri aşağıda yazılı cezaları görür.
1 - Yukarıdaki fıkrada yazılı ittifak 125, 131,133 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümlerinyapılmasına dair ise sekiz seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezasıhükmolunur.
2 -Bu ittifak 146 ve 147 nci maddelerde gösterilencürümlerin icrasına müteallik ise dört seneden on iki seneye ve 149 uncumaddede gösterilen cürümlerin icrasına aid ise üçseneden yedi seneye kadar ağır hapis cezası verilir.
Cürmün icrasına vekanuni takibata başlanmazdan evvel bu ittifaktan çekilenler ceza görmezler.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 18/6/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru dosyası incelenerek gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
17. Başvurucular,
i. Soruşturmave kovuşturma boyunca tutuklu olarak tutulduklarını, adli kontrol taleplerininkalıplaşmış gerekçelerle ve sistematik olarak reddedildiğini ve bu sebepleAnayasa’nın 19. maddesinin ihlal edildiğini,
ii. Dijitaldeliller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmadığını vetekrarlanmasına ilişkin taleplerin reddedildiğini,
iii. Bilirkişiraporları arasındaki çelişkiler nedeniyle ortaya çıkan delillerin sıhhatikonusundaki tereddütlere rağmen mahkûm edildiklerini,
iv. Kendilerineisnat edilen suçun işlenmesine anılan tarihte görevde olan Genelkurmay Başkanıve Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından engel olunduğunun kabul edilmesinedeniyle bu kişilerin tanıklık yapmak üzere davet edilmeleri taleplerininreddedildiğini,
v. Delillerinortaya konulması ve tartışılması safhasının usulünce yerine getirilmediğini,
vi. Hükmün,sanık müdafileri olmaksızın verildiğini ve Cumhuriyet Savcısının esashakkındaki mütalaasına karşı beyanda bulunmak üzere sanıklara yeterli süreverilmediğini,
vii. Duruşmasalonunda uygulanan oturum düzeni ve duruşma sırasında yapılan ses kaydınedeniyle başkaları tarafından duyulmadan avukatla iletişim kurarak müdafiyardımından yararlanamadıklarını,
viii. Hukukaaykırı olarak elde edilen, gerçek dışı delillere dayanılarak mahkûmedildiklerini,
ix. Soruşturmaaşamasında tutuklama kararı veren hâkimlerin yargılamaya katılmaları nedeniylemahkemenin tarafsızlığı ilkesinin ihlal edildiğini,
x. İlkDerece Mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını,
xi. Duruşmasalonunun konum itibariyle uzaklığının, duruşma salonuna erişimin zorluğunun,girişte alınan güvenlik önlemlerinin, duruşmaların aleniyetini ihlal ettiğini,
xii. Haklarındayeterli somut delil bulunmaksızın kolektif gerekçelere dayanılarak mahkûmedildiklerini, darbe planlarının sunulduğu plan seminerine katılmadıklarınaveya o tarihlerde yurtdışında görevde olmak vb. engelleyici nedenlerininolduğunu, dijital verilerin kendileri ile illiyet bağlarının ispatlanamadığını,
xiii. Derecemahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay’ca verilendüzeltilerek onama kararının gerekçesinin yeterli olmadığını,
xiv. Kendileriyleaynı durumda olan bir kısım şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığıkararı, bir kısmı sanıklar hakkında da beraat kararı verildiğini, söz konusuplan seminerine katılmadıklarını, buna karşın dava konusu plan seminerinekatılan, ortaya çıkan ses kayıtlarını kabul eden, dava konusu dijital verilerinüst veri yollarında isimleri olan ve bu şekilde eylemleri sabit görülerekmahkum edilen bir kısım sanıkların gerekçesiz olarak Yargıtay tarafındanmahkumiyet hükümlerinin bozulduğunu,
xv. Sabitkabul edilen eylemlerinin yanlış vasıflandırıldığını, hazırlık hareketlerininicra hareketi olarak değerlendirildiğini ve temel cezanın yanlışbelirlendiğini,
xvi. Başvuruculartarafından alınan bilirkişi raporları ile başvurucuların isteği üzerinedinlenen bilirkişi beyanlarının mahkûmiyet kararının dayanağı olan dijitaldelillerin manipülasyona açık olduğunu ortaya koymasına rağmen bu delilleredayanarak mahkûmiyet kararı verildiğini,
Belirterek, Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınaneşitlik ilkesinin, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılama hakkının ve Anayasa’nın 38. maddesinde güvence altına alınanmasumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
a. Tutuklulukla İlgiliŞikâyetler
18. Soruşturma ve kovuşturma boyunca tutuklu olaraktutulduklarını, adli kontrol taleplerinin kalıplaşmış gerekçelerlereddedildiğini ve bu sebeple Anayasa’nın 19. maddesinin ihlal edildiğini ilerisürmüşlerdir.
19. 6216 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin (8) numaralıfıkrası şöyledir:
“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonrakesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvurularıinceler.”
20. Bu hüküm gereğince Anayasa Mahkemesi, 23/9/2012tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireyselbaşvuruları inceler. Dolayısıyla Mahkeme’nin zaman bakımından yetkisi ancak butarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireyselbaşvurularla sınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu düzenleme karşısında, anılantarihten önce kesinleşmiş nihaî işlem ve kararları da içerecek şekilde yetkikapsamının genişletilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/832, § 14, 12/2/2013).
21. Devam eden tutukluluğun hukuka aykırı olduğu iddiasıylayapılan bireysel başvurularda şikâyetlerin temel amacı, tutukluluğun hukukaaykırı olduğunun ya da devamını haklı kılan sebep veya sebeplerinbulunmadığının tespitidir. Bu tespit yapıldığı takdirde buna bağlı olarakilgilinin tutukluluk halinin devamına gerekçe olarak gösterilen hukukisebeplerin varlığı sona erecek ve böylece kişinin serbest kalmasının yoluaçılabilecektir. Bu amaçla yapılan bir başvuruda, itiraz kanun yolunda çelişmeliyargılama ve/veya silahların eşitliği gibi ilkelere uygun olarak bir incelemeyapılıp yapılmadığı da dikkate alınacaktır. Dolayısıyla belirtilen nedenlerleve serbest bırakılmayı temin edebilecek bir karar alma amacıyla yapılacakbireysel başvuruların, olağan kanun yolları tüketilmek şartıyla, tutuklulukhali devam ettiği sürece yapılabilmesi mümkündür (B. No: 2012/726, 2/7/2013, §30).
22. Ancak, başvurunun kabul edilebilir bulunabilmesi içinihlal iddiasına dayanak teşkil eden nihai işlem veya kararların 23/9/2012tarihinden evvel kesinleşmemiş olmaları da gerekmektedir. Mahkemenin yargıyetkisine ilişkin bu tespitin bireysel başvuru incelemesinin her aşamasındayapılabilmesi mümkündür.
23. Somut olayda başvurucuların mahkûmiyet kararınınaçıklandığı 21/9/2012 tarihinde tutukluluk halleri sona ermiştir. Buna göretutuklulukla ilgili şikâyetlerin bir bütün olarak başvurucular hakkında hükümverilmeden önceki dönemde kesinleşen kararlara ilişkin olduğu açıktır.
24. Başvurucuların tutukluluk halleri davanın esasına ilişkinkararın açıklanmasıyla birlikte sona ermiş ve başvuruculara isnat olunan suçsabit görülerek cezalandırılmalarına hükmedilmiştir. Dolayısıyla, hükmentutukluluğa itiraz incelemesinin 23/9/2012 tarihinden sonra gerçekleştirilmişolmasının Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi üzerinde herhangi biretkisi bulunmamaktadır (B. No: 2012/239, 2/7/2013, § 35).
25. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların tutukluluğa ilişkinşikâyetlerine konu olan kararların Anayasa Mahkemesinin yetkisinin başladığıtarihten önce kesinleştiği anlaşıldığından, başvuruların bu kısmının “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Tanık Dinlenmesi Talepleri veDijital Delillerin Değerlendirilmesine İlişkin Şikâyetler
26. Açıkça dayanaktan yoksun olmayan ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de görülmeyen başvurunun bukısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. DijitalDelillerin Değerlendirilmesine İlişkin Şikâyetler
27. Başvurucuların bu başlık altındaki şikâyetleri özetleşöyledir:
i. Bilirkişi raporları ile mahkûmiyet kararının dayanağı olan Eskişehir’deele geçirilen flaş bellek, Gölcük Donanma Komutanlığında ele geçirilen CD’lerve harddisklerin 2003 yılında oluşturulduğu iddiaedildiği halde bu depolama araçlarında yer alan verilerin 2007 yılına ait birprogram olan Microsoft Office 2007 programı ile yazılmış olmasının belgelerinsahteliğini kanıtladığı,
ii. Savunma tarafınca yurtiçi ve yurtdışındaki çeşitli üniversite vebağımsız kuruluşlardan alınan bilirkişi raporlarının mahkûmiyet kararının temeldayanağı olan dijital verilerdeki manipülasyonları ortaya koyduğu ve dijitalveriler üzerinde ikibine yakın çelişkiyi ortayaçıkardığı halde İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtayca buraporların dikkate alınmayarak dijital belgelerin ilk oluşturuldukları gibiorijinal olduğu şeklindeki TÜBİTAK raporuna dayandığı,
iii. Mahkeme tarafından itibar edildiği gerekçeli hükümde kabul ve ifadeedilen TÜBİTAK görevlilerince düzenlenmiş raporlarda ve mahkemeye sunulan uzmanraporlarında ortak görüş olarak ifade edilen; dijital bir verinin kullanıcıdosya yollarının, oluşturulma ve son kaydedilme tarihlerinin kolaylıkladeğiştirilebileceği veya manipüle edilebileceği ya da eski tarihli olaraksonradan düzenlenebileceği gerçeği karşısında, bir gazeteci olan M.B.tarafından savcılığa teslim edilen 11, 16 ve 17 no.lu CD’ler içerisinde yeralan imzasız dijital verilerin, verilerde isimleri yazılı kişi veya sanıklarbakımından hukuka uygun şekilde elde edilmiş bir delil olarak kabul edilmesininadil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu,
iv. Delil olarak ileri sürülen tüm dijital materyaller ile ilgili olarakkapsamlı bir bilirkişi incelemesi yaptırtılması taleplerinin davaya bir katkısağlamayacağı gerekçesiyle reddedilmiş olmasının savunma hakkının kısıtlanmasıniteliğinde olduğu, ileri sürülmüştür.
28. Anayasa’nın “Hak aramahürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
29. AİHS’nin “Adilyargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
“1. Herkes davasının, … cezai alandakendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasaylakurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açıkolarak, … görülmesini isteme hakkına sahiptir.
30. Anayasa’daki hakların etkili bir biçimde korunması için,davaya bakan mahkemelerin Anayasa’nın 36. maddesine göre “tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerinietkili bir biçimde inceleme görevi” vardır (benzer yöndeki AİHMkararı için bkz. Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, § 33). AİHM içtihatlarına göre birmahkemenin davaya yaklaşımı, başvurucuların iddialarına yanıt vermekten vebaşvurucuların temel şikayetlerini incelemekten kaçınmalarına neden olmasıhalinde Sözleşme’nin 6. maddesi davanın düzgün bir biçimde incelenmesi hakkıbakımından ihlal edilmiş olur (bkz. Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, §§ 84-85).
31. Öte yandan mahkemelerin, başvurucuların önemli bazıiddialarına yanıt vermemiş olması, kişinin iddialarının incelenmesi hakkınınyanında, adil yargılanma hakkının önemli gerekliliklerinden biri olanmahkemelerin kararı gerekçelendirme yükümlülüğü ile de ilişkilidir. Zira birmuhakemede usule ilişkin koruma sağlayan adil yargılanma hakkının önemliunsurlarından biri olan gerekçeli karar hakkı da kişilerin adil bir şekildeyargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır.
32. Nitekim Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında,Anayasa’nın, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarakyazılmasını ifade eden 141. maddesinin, adil yargılanma hakkının kapsamınınbelirlenmesinde gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir (bkz. B. No: 2013/3351,18/9/2013, § 49).
33. Derece Mahkemeleri, kararların yapısı ve içeriği ileilgili olarak geniş bir takdir yetkisine sahiptirler. Özellikle taraflarcaileri sürülen kanıtların kabulü ve değerlendirilmesi öncelikle derecemahkemelerinin görevidir (bkz. Van Mechelen ve Diğerleri/Hollanda, B. No: 21363/93,21364/93, 21427/93 ve 22056/93, 23/4/1997, § 50). Bu nedenle, açıkça keyfiolmadıkça, belirli bir kanıt türünün kabul edilebilir olup olmadığına,değerlendirme şekline veya aslında başvurucunun suçlu olup olmadığına kararvermek, Anayasa Mahkemesinin görevi değildir (benzer değerlendirmeler için bkz.Garcia Ruiz /İspanya, B.No. 30544/96, 21/1/1996, § 28).
34. Buna karşın mahkemeler, “kararlarınıhangi temele dayandırdıklarını yeterince açık olarak belirtme”yükümlülüğü altındadırlar. Bu yükümlülük, tarafların temyiz hakkınıkullanabilmeleri için gerekli olmasının yanı sıra (bkz. Hadjıanastassıou/Yunanistan, B. No: 12945/87, 16/12/1992, § 33), tarafların, muhakemesırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun bir biçimde incelenipincelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda, toplumun kendiadına verilen yargı kararlarının sebeplerini öğrenmelerinin sağlanması için degereklidir.
35. Mahkemelerin bu yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülenher türlü iddia ve savunmaya, karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıtverilmesi şeklinde anlaşılamaz (bkz. B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 26). Bunedenle, bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği, davanın niteliğineve koşullarına bağlıdır. Bununla birlikte muhakeme sırasında açık ve somut birbiçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başkabir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması halinde,davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ileyanıt verilmesi gerekir.
36. Ayrıca, insan haklarına ilişkin güvencelerin soyut veteorik olarak değil, uygulamada ve etkili bir şekilde sağlanması gerekir. Bunagöre, mahkemelerin ileri sürülen iddia ve savunmalara şeklen cevap vermişolmaları yeterli olmayıp, iddia ve savunmalara verilen cevapların dayanaksızolmaması, mantıklı ve tutarlı olması da gerekir. Diğer bir ifadeylemahkemelerce belirtilen gerekçeler, davanın şartları dikkate alındığında makulolmalıdır.
37. Makul gerekçe, davaya konu olay ve olguların mahkemecenasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksaldüzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hükümarasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır (bkz. B. No: 2013/1235,13/6/2013, § 24). Gerekçelendirme, davanın sonucuna etkili olay, olgu veargümanları açıklamak yükümlülüğü olmakla birlikte, bu şekildekigerekçelendirmenin mutlaka detaylı olması şart değildir. Ancak gerekçelendirmenin,iddia ve savunmadan birinin diğerine üstün tutulma sebebinin ve bu kapsamdadavanın taraflarınca gösterilen delillerden karara dayanak olarak alınanlarınmahkemelerce kabul edilme ve diğerlerinin reddedilmesi hususunda, makuldayanakları olan bir bilgilendirmeyi sağlayacak ölçü ve özene sahip olmasıgerekmektedir.
38. Zira bir davada tarafların, hukuk düzenince hangi nedenlehaklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için usulüneuygun şekilde oluşturulmuş, hükmün içerik ve kapsamı ile bu hükme varılırkenmahkemenin neleri dikkate aldığı ya da almadığını gösteren, ifadeleri özenleseçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve bunauyumlu hüküm fıkralarının bulunması “gerekçelikarar hakkı” yönünden zorunludur.
39. Aksi bir tutumla, mahkemenin, davanın sonucuna etkiliolduğunu kabul ettiği bir husus hakkında “ilgilive yeterli bir yanıt” vermemesiveya yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddiaların cevapsızbırakılmış olması bir hak ihlaline neden olabilecektir.
40. Başvurucular somut davada, bir gazeteci tarafındanCumhuriyet Savcılığına teslim edilen 11, 16 ve 17 noluCD’ler ile Gölcük Donanma Komutanlığında bulunan 5 noluharddisk ve Eskişehir’de bir sanığın evinde bulunan flash bellekte yer alan dijital verilerin sahte olarakoluşturulduklarını, bu verilerde pek çok manipülasyon yapıldığını, savunmatarafınca yurtiçi ve yurtdışındaki çeşitli üniversite ve bağımsız kuruluşlardanalınan bilirkişi raporlarında mahkûmiyet kararının temel dayanağı olan dijitalverilerdeki manipülasyonların ortaya konulduğunu ve dijital veriler üzerinde ikibine yakın çelişkinin ortaya çıkartıldığını, buna rağmenİlk Derece Mahkemesi ve Yargıtayın bu raporlarıdikkate almadığını ve dikkate almama nedenlerinin makul bir gerekçeyle izahetmediklerini ileri sürmüşlerdir.
41. Başvurucuların, esas olarak sanıklardan elde edilmemiş,Türk Silahlı Kuvvetlerinde bulunan bir bilgisayarda hazırlandığı kanıtlanamamış,zaman, mekan ve muhteva çelişkileri bulunan ve bu sebeple esas itibariyle sahteolarak oluşturulmuş dijital belgelere dayanarak suçlandıkları yolundakisavunmalarına karşı Mahkemenin aşağıda özetlenen gerekçelerinin makul, başkabir deyişle yeterince açık ve yeterli olup olmadığının tespiti içinbaşvurucular tarafından sunulan bilirkişi raporları ve uzman mütalaalarınındenetlenebilir, makul yanıtının verilmesi gerekir (bkz. gerekçeli karar, s.874-904).
42. Özet olarak İlk Derece Mahkemesi, elde edilen dijitalbelgelere ilişkin olarak hazırlanan bilirkişi raporlarından yalnızca Cumhuriyetsavcılığınca soruşturma aşamasında TÜBİTAK uzmanlarınca hazırlanan bilirkişiraporu ile arama ve el koyma tedbirleri sırasında ele geçirilen delillerin tespitineyönelik üç raporu hükme esas almış, başvurucular tarafından alınmış olanbilirkişi raporları ile duruşmada dinlenen uzman mütalaalarının hiçbirineitibar etmemiştir. Mahkeme, başvurucular tarafından sunulan tüm rapor vemütalaaların özünün dijital veriler üzerinde değişiklik yapıldığına ilişkinolduğunu, kendisinin de bu değişiklik işlemini zaten kabul ettiğini, rapor veuzman mütalaalarının bunun dışındaki kısımlarında ise “dijital verilerin delil olamayacağı yönünde ve adetasanık müdafii gibi ayrıntılı tespitlerde bulunmuş vetüm çabaları ile bu delilleri çürütmeye çalışmış” olmaları nedeniylebu bilirkişi raporları ve uzman mütalaalarının hükme esas alınamayacağınıbelirtmiştir.
43. İlk Derece Mahkemesi, başvurucular tarafından sunulanrapor ve mütalaalara rağmen dijital verileri hükme esas alma nedenini şuhususlara dayandırmıştır (bkz. gerekçelikarar, s.1036-1044)
Mahkeme;
a. Üç ayrı yerden elde edilen dijitaldelillerin birbirlerini doğrular içeriklere sahip olduğu;
b. Belgelerde zaman çelişkilerinin bulunduğuve 2003 yılından sonraki tarihlerdeki olaylara ilişkin bilgilerin olduğu doğruise de 2003 yılından sonra oluşturulmuş olan belgelerin Balyoz Harekat Planı, Eylem Planları ve ses kayıtlarında yer alanbilgilerin güncelleneceği yönündeki talimatların yerine getirilmesinden ibaretolduğu ve 2003 yılından sonra da plan, bilgi ve listelerin güncelleştirildiği;
c. Balyoz Planında yazışma kurallarına riayetedilmediği, evraklarda imla hataları ile askeri yazışma ilkelerine aykırılıklarbulunduğu, bu nedenle de Balyoz Harekat Planının sahteolduğu iddiasına karşın insan unsurunun bulunduğu her yerde yazım hatası ya daimla yanlışlıklarının olabileceği, hukuk dışı bir yapılanma içerisinde yazışmalarınbir düzen ve intizam içerisinde olmasının, askeri yazışma ilkelerinin geçerliolmasının beklenemeyeceği;
d. Balyoz Harekat Planı kapsamındaki cuntayapılanmasının elinde bulunan dijital belgelerin veri yollarında, yazar bilgilerindeuygunsuzluk olmasının, dijital verilerin delil olma niteliğini tek başınaortadan kaldırmayacağı, sanıkların birçok konuyu öngördükleri ve bu kapsamdamevzuat çalışmaları yaptıkları, hata kod tabloları ve ihtimalatplanları hazırladıkları, gerek sanıkların belgelerin oluşturulma aşamasındagerekse sanıkların ve cunta yapılanmalarının güncellenmesi çalışmalarındadijital verilerde bugünkü savunmaların temelini oluşturabilmek amacıyla birçokçelişkinin yakalanmaları halinde kullanılmak üzere bizzat sanıklar tarafındanbilerek yapılmış olma ihtimalinin bulunduğu;
e. Davanın esasını oluşturan CD’lerin2007-2008 yıllarına kadar plan odasında kaldığı ve daha sonra bir şekildeburadan çıkartıldığı sabit olmakla birlikte plan odasının herkesin giripçıkmasına açık, kontrolünün zayıf bir yer olduğu;
f. Dijital belgelerden bazıları 2007 yılınaait Microsoft Office programı ile yazılmış olmakla birlikte, MicrosoftOffice’in önceki versiyonları kullanılmak suretiyle bir veri hazırlandıktansonra, hazırlanan verinin yeni tarihli bir program ile açılmaya çalışıldığındabilgisayarın eski tarihli veriyi sanki açılma tarihindeki yeni versiyonu ileyazılmış gibi dönüştürerek açabileceği, bu nedenle de somut olarak 2003 yılındayazılmış olan bir word belgesinin 2007 yılında yeniversiyon yüklü bir bilgisayarda açıldığında bu 2003 tarihinde yazılmış olanbelgenin sanki 2007 yılında hazırlanmış ve yazılmış gibi görünebileceği;
g. 2003 yılında tanzimedildiği iddia edilen keşif ve plan krokilerindeki sokak isimlerindenbazılarının resmi olarak 2007 yılından sonra verilmesi nedeniyle krokilerin,sokaklara resmi olarak bu isimler verildikten sonra çizildiği iddia edilmiş isede bu sokakların isimlerinin halk arasında, açık kaynaklarda da görüleceğiüzere, değişiklikten önceki isimleriyle 40-50 yıldır kullanıldığı;
h. 2005-2006 yıllarında fiilen Türk SilahlıKuvvetleri bünyesine katılan bir geminin adının 2003 yılında hazırlanan bir CDiçerisinde olmasının CD’nin sahteliğine işaret ettiği ileri sürülmüş ise de, bir geminin isminin inşa ve satın alma sözleşmesininkesinleşmesine müteakip verilmiş olabileceği;
ı. Sanıkların, kendilerince hazırlanan birdarbe çalışmasında şu veya bu şekilde, bilerek veya bilmeyerek yaptıklarıyanlışlar ve çelişkilerin, tüm dosya göz önüne alındığında teşebbüs edilendarbe suçunun sübutunu etkilemeyeceği;
şeklindeaçıklamalarda bulunmuştur.
44. İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde rapor vemütalaalarda ileri sürülen görüşleri yeterince açık olarak değerlendirmeyükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini tespit edebilmek için başvuruculartarafından sunulan rapor ve mütalaaların özünün kavranması gerekir.
45. Gerek iddia makamı ve gerekse savunma makamı tarafındansunulan rapor ve mütalaalarda mahkumiyet kararınındayanağı olan 11, 16 ve 17 no’lu CD’lerdekidokümanlarda, 5 no’lu harddiskteve flash bellekte yer alan dokümanların kolaycakurgulanma veya bu tür veriler üzerinde kolayca manipülasyon yapılma ihtimalibulunduğu, bu dijital verilerin, bir gerçekliği kesin olarak temsil ettiğininsöylenemeyeceği ifade edilmiştir. Nitekim İlk Derece Mahkemesi de bu sebeplekararını yalnızca dijital verilere dayandırmadığını başka delillerle birliktebaşvurucuların mahkûmiyetlerine karar verdiğini belirtmiştir.
46. İlk Derece Mahkemesine sunulan bilirkişi raporlarında, 17no’lu CD’nin 04/03/2003 tarihinde saat 23:52:02’de,11 no’lu CD’nin 05/03/2003 tarihinde saat 23:50:42’de, 16 no’luCD’nin ise 14/10/2003 tarihinde saat 12:14:34’de oluşturulduğu görülmektedir.Aynı raporlarda, CD’lerde yer alan dosyaların oluşturma ve son kaydetmetarihleri CD’lerin yazdırıldığı tarih olan 04/03/2003, 05/03/2003 ve 14/10/2003 tarihinden önceye ait olmaklabirlikte pek çok belgenin aslında bu tarihlerden sonra üretildiği, 2003 yılısonrasına ait programların kullanıldığı veya belge içeriklerinde 2003 yılısonrasına ait bilgilerin yer aldığı tespit edilmiştir. Bu tespitler üzerinebilirkişiler, söz konusu belgelerin bir defada, sistem saati güncel olmayan birbilgisayarda CD’lere yazdırıldığı görüşünü bildirmişlerdir. İlk DereceMahkemesi, 2003 yılından sonra oluşturulmuş belgelerin plan, bilgi velistelerin güncelleştirildiğini gösterdiğini kabul etmiştir. Bununla birlikteMahkeme, 2003 yılı sonrası “güncelleştirilmiş”olarak kabul ettiği belgelerin, nasıl olup da CD’lerin yazdırılma tarihlerindenönceki tarihleri gösterdiğini cevaplamamıştır.
47. İlk derece Mahkemesinin kararında dayanak aldığı İstanbulCumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen Emniyet Müdürlüğü uzmanlarıncahazırlanan bilirkişi raporunda (gerekçelikarar, s.887); 11 nolu CD’nin oluşturulmatarihi ve saati "05/03/2003, 23:50:42" olduğu, CD içerisinde 68 adetklasör içerisinde toplam 287 adet dosya bulunduğu ve tüm dosyaların"08.04.1996 16:39:44" ila "04.03.2003 13:01" tarihleriarasında oluşturulduğu, bu noktadan hareketle bütün dosyaların oluşturulmatarihlerinin CD’nin oluşturulma tarihinden önce olduğu ve son düzenlenme tarihien geç olan dosyanın, "04.03.2003, 22:07" tarihinde düzenlenen"EK-M LAHİKA-İ BİRLEŞTİRİLMİŞ LİSTE.doc" isimli MS Word dosyasıolduğu, bu dosyanın son düzenlenme tarihinin de yine CD’nin oluşturulmatarihinden önce olduğu belirtilmiştir.
48. Mahkeme, bu çelişkilerin bizzat sanıklarca daha sonrayargılanma ihtimallerine karşın bilinçli olarak oluşturulmuş olabileceğiihtimalini kararına gerekçe yapmış ve ayrıca bu tür belgelerin mahkûmiyetkararının dayandığı belgeler olmadığı, sayıca fazla olmadığı ve kararınsonucunu etkileyecek nitelikte olmadıklarını belirtmiştir.
49. Mahkemenin bu gerekçesine karşın, Mahkemenin itibaretmediği 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından görevlendirilenbilirkişi heyetince hazırlanan 28/06/2010 tarihli raporda (gerekçeli karar, s.888) esaslı belgelerdenbiri olan “BALYOZ Güvenlik Harekat Planı”olarak adlandırılan dokümanın en son kaydedilme tarihi olarak görülen02/12/2002 tarihinden sonraki tarihlerde oluşturulan ve rapor ekinde gösterilenbelgelerden, takdimlerden ve konuşma metinlerinden alıntıların Doküman Metniiçerisinde yer aldığı, 2006 yılında kurulan bir Sivil Toplum Kuruluşunun adınındoküman metninde geçtiği gösterilmiştir. Bir başka önemli belge olan “milli mutabakat hükümeti programı” adlıdokümanın ise en son kaydetme tarihi olarak görülen 03/03/2003 tarihindensonra, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı tarafından 27/11/2005 tarihindeyapılan bir Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Kapanış Konuşmametninden 25 paragraftan alıntıları içerdiği ve bu durumun ise dokümanın 2005yılından sonra oluşturulduğunu gösterdiği belirtilmiştir.
50. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar MühendisliğiFakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. A. Coşkun Sönmez ve Dr. Ö. ÖzgürBozkurt’tan alınan 28/03/2011 tarihli uzman mütalaasında, 11, 16 ve 17 no’lu CD’lerde toplam 80 adet dosyanın, CD’lerin hazırlanmatarihinden sonraki yıllarda kullanıma sunulan programlarla hazırlandığı veyaCD’lerin hazırlandığı tarihlerde bulunmayan olanaklar içerdiği gösterilmiştir.
51. Ayrıca Arsenal Consultingisimli firmadan alınan raporlarda (gerekçelikarar, s.896 vd), 11 ve 17 numaralıCD’lerde bulunan en az 76 dokümanın tarih ve zamanlarında çelişki bulunduğusaptanmıştır. Arsenal’e göre son kayıtlarının yapılmasının akabinde 2003yılında CD’ye kaydedilmiş gibi görünen dokümanların Microsoft Offıce 2007 programından önce mevcut olmayan XML şemalarınave Calibri yazı karakterlerine referanslar taşımasımümkün değildir ve 11 ve 17 numaralı CD’lerin oluşturulma tarihi, en erken 2006ortası olabilir. Arsenal, Gölcük’ten elde edilen 5 no’luSamsung marka sabit diske, tarihi geriye çekilmiş (enaz) 120 dosya ve klasörün kopyalandığını belirtmiştir. Arsenel’inDATA MFT’de tespit ettiği tarih ve zamanaykırılıklarından biri, Samsung Sabit Disk’e en son yazılan 120 dosya ve klasörün, 8 Nisan 2004‘de oluşturulmuş gibi görünmesidir. Arsenal’e göre bu husus, Samsung sabit diski 28 Temmuz 2009 ‘a kadar kullanımdaolduğu için mümkün değildir. Arsenal ayrıca Gölcük’ten elde edilen 1 nolu CD’de bulunan en az 65 dokümanın tarih ve zamanlarındaçelişki bulunduğu sonucuna da varmıştır. Arsenal’e göre son kayıtlarınınyapılmasının akabinde 2003’de 1 nolu CD’yekaydedilmiş gibi görünen dokümanların Microsoft Offıce2007 programından önce mevcut olmayan ClearType yazıkarakterlerine ve XML şemalarına referanslar taşıması mümkün değildir. Gölcük 1nolu CD, en erken 2006 yılı ortasında oluşturulmuşolabilir.
52. Yukarıdakine benzer zaman ve içerik çelişkileri Uzmankişi Tevfik Koray Peksayar ve Uzman kişi Türker Gülüm’ün (gerekçelikarar, s.898) rapor ve mütalaalarında da tekrar edilmektedir. Mahkeme,bu rapor ve mütalaaların hiçbirini hükme esas almamıştır.
53. İlk Derece Mahkemesi 2003 yılında oluşturulmuş CD’lerdedaha sonraki yıllara ait dokümanların bulunmasını şu şekilde özetlemiştir:
“Mevcut dijitallerde yer alan belgelerin 5-7 Mart 2003 1.Ordu Plan Seminerinden önce oluşturuldukları, belgelerin yazılı ve ıslak imzalıolarak ilgili birimlere ulaştırıldığı, bu belgelerden sanık Yüksel Gürcanimzalı olan bir tanesinin ele geçirildiği, daha sonraki tarihlerde belgelerüzerinde güncellemeler yapıldığı, bir kısmının oluşturma tarihlerinindeğiştirildiği bu şekilde belgelerin ele geçme ihtimaline karşı mevcutçelişkiler ortaya atılarak savunma imkanı hazırlanılmaya çalışıldığı, diğeryandan da Ağustos 2003 tarihinden sonra devam eden cunta yapılanmalarının bubelgeleri kullanılmaya hazır halde tuttukları anlaşılmaktadır.” (gerekçeli karar, s.1044)
54. İlk Derece Mahkemesi, dijital verilerdeki çelişkileri vebazı belgelerin CD’lerin kaydedilme tarihinden sonra üretilmiş olabileceğinikabul etmektedir. Buna karşın Mahkeme verilerin uzun süre sanıkların ve davadışı kişilerin elinde bulunması sırasında zaman ve içerik çelişkileri bulunanbelgelerin ileride yeni bir darbe yapmak amacıyla kısmen veya tamamengüncellenmiş olma ihtimalini de dışlamamaktadır. Bazı belgelerin CD’lerinoluşturulma tarihinden sonra yaratılmış veya güncellenmiş olabileceğini kabuleden Mahkeme, bu belgelerin CD’lerin oluşturma tarihinden önceki tarihlerdeoluşturulmuş gibi görünmesine ilişkin var olan zaman çelişkilerini, söz konusuçelişkilerin sanıklarca bilinçli olarak yapılmış olabileceği ihtimali ileaçıklamıştır.
55. Mahkumiyet kararının dayanağını oluşturması nedeniyle,söz konusu CD’lerin sistem saati güncel olmayan bir bilgisayarda 2003 yılındansonra ve muhtemelen 2007 yılından sonraki bir tarihte oluşturulduğu kabuledilse bile CD’lerin oluşturulduğu tarihe kadar sanıkların ya da dava dışı bazıkimselerin elinde bulunan ve Mahkemenin kabulüne göre güncellenen bir kısımdokümanın oluşturulma tarihinin hangi surette CD’lerin oluşturulduğu tarihtenönce üretildiği hususunun, Mahkemece şüpheye yer bırakmayacak ve ikna edici birşekilde açıklanması gerekmektedir.
56. İlk Derece Mahkemesinin güncelleme varsayımına karşıbaşvurucular tarafından ileri sürülen önemli bir iddia da davaya konubelgelerin üstveri bilgilerinde güncellemeyapıldığının görülmediğidir. İlk Derece Mahkemesine sunulan bilirkişi raporlarıve uzman mütalaalarına göre (örneğin Prof. Dr. Ahmet Coşkun Sönmez’inmütalaası) 2003 yılında yazılmış olan bir belgenin 2007 yılında üretilmiş birprogramla açılması tabiidir. Ancak bu durumun belgenin üstveribilgilerine muhakkak kaydedildiği ancak dava konusu belgelerde bunungörülmediği iddia edilmiştir. Başka bir deyişle başvurucular, derecemahkemelerinde “2003 yılında üretilmiş ve2007 yılına ait bir yazılım ile açılmış” bir belge ile “2007 yılında üretilmiş belgenin” farklıolduğunu, 2003 yılında üretilmiş bir belge 2007 yılına ait bir yazılım ileaçıldığında söz konusu belgenin özgün halinin de 2007 yılına ait halegelmeyeceğini ileri sürmüş ve bilirkişi raporu ve uzman mütalaaları ile sunmuşiseler de derece mahkemeleri bu rapor ve mütalaalar hakkında bir açıklamadabulunmamışlardır.
57. Öte yandan davanın temelini teşkil eden CD’lerden 11 ve17 numaralı CD’ler üzerinde yazılmış alan ve sanık Süha Tanyeri’nin eliürünüymüş izlenimi uyandıran “Or.K.na”ve “K.Özel”şeklindeki el yazılarının bir insan eli ürünü değil de bir yazı makinesitarafından yazıldığını gösteren Amerikan Forensic Labratory isimli firmanın bilirkişi raporuna ve İstanbulAdli Tıp uzmanlarından Dr. Jale Bafra’nın uzman mütalaasına da değinilmemiştir.Söz konusu rapor ve mütalaa, 2/5/2011 tarihli duruşmada tartışılmış olmasına veCD’ler üzerindeki yazıların sanık Süha Tanyeri’nin davaya konu 1. Ordu PlanSemineri sırasında tuttuğu el yazısından kopyalandığı iddia olunmasına rağmen,İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtay tarafından bu hususta bir açıklamayapılmamıştır.
58. Tarafsızlığı, keyfiliği, denetimden kaçmayı veperdelemeyi önlemek için mahkemeler, kararın verilmesine neden olan temelleriyeterince açık olarak belirtmekle yükümlüdürler. Mahkemelerin yargılamasüresince kendilerine iletilen her iddia ve talebi gözetme zorunda olmadıklarıbiçimindeki serbesti, kararın verilmesine neden olan temellere asgari açıklıktadeğinilmesi görevini ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamaz.
59. Bireysel başvuru yolunda derece mahkemelerinin gerekçelerininniteliği, ancak açık bir keyfilik veya takdir hatası oluşturduğu ya da makul veikna edici açıklamalar içeren bir gerekçe gösterilmediği, iddia olunan eylemile hüküm arasında “uygun illiyet bağı”kurulmadığı durumlarda denetlenebilir. Derece mahkemesi kararlarının, adaletgereksinimini giderecek ölçü ve nitelikte yeterli gerekçe ile açıklanıpaçıklanmadığı hususları, adil yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla yapılanbireysel başvurularda Anayasa Mahkemesince yapılacak denetimin kapsamında yeralmaktadır.
60. Somut başvuruda, İlk Derece Mahkemesinin hükme esasaldığı, bir gazeteci tarafından Cumhuriyet Savcılığına teslim edilen 11, 16 ve17 nolu CD’ler ile Gölcük Donanma Komutanlığındabulunan 5 nolu harddisk veEskişehir’de bir sanığın evinde bulunan flashbellekte yer alan ve başvurucuların Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri HeyetiniCebren Iskat veya Vazife Görmekten Men Etmek suçuna teşebbüs ettikleriniispatladığı kabul edilen dijital dokümanların güvenilirliğine ilişkin iddialarileri sürülmüş, savunmalarda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi buçelişkilerin varlığını kabul etmiş, bir kısım zaman çelişkilerinin dava konusubelgelerin sanıklarca güncellenmiş olması nedeniyle oluşmuş olabileceğiihtimaline, bir kısmının bizzat sanıklarca daha sonra yargılanma ihtimallerinekarşın bilinçli olarak oluşturulmuş olabileceği ihtimaline dayandırmış ve butür belgelerin mahkûmiyet kararının dayandığı belgeler olmadığı, sayıca fazlaolmadığı ve kararın sonucunu etkileyecek nitelikte olmadıklarını belirtmiştir.Buna karşın, Amerikan Forensic Labratoryisimli firmanın bilirkişi raporu örneğinde olduğu gibi davanın esasınıetkileyecek bazı savunma delillerine ise gerekçeli kararda hiç değinilmemiş,bazı raporlara neden itibar edilmediğine ilişkin bir açıklamaya da yerverilmemiştir.
61. Savunmaların dayanağını oluşturan ve dijital verileringüvenilirliğine ilişkin ciddi kuşkular uyanmasına neden olan bilirkişiraporları ve uzman mütalaaları gözetildiğinde, önemli ölçüde, dijital veri veiçeriklerine dayanan İlk Derece Mahkemesince verilen kararın gerekçesi, adaletgereksinimini giderecek ölçü ve nitelikte, yeterli ve makul olarakdeğerlendirilemez. Bu sebeple “gerekçelikarar hakkı” ihlal edilmiştir.
62. İlk Derece Mahkemesince, başvurucular tarafındanmahkemeye sunulan rapor ve uzman mütalaalarının hükme esas almaması gerekçesiolarak, söz konusu rapor ve mütalaalarda Mahkemenin yerine geçerek delildeğerlendirmesi yapılması hususu gösterilmiştir. Mahkemeye göre bu rapor vebeyanlarda “dijital verilerin delilolamayacağı yönünde ve adeta sanık müdafii gibiayrıntılı tespitlerde” bulunulmuş ve uzman kişiler “tüm çabaları ile bu delilleri çürütmeyeçalışmışlardır”. Mahkeme, 5271 sayılı Kanun’un 67. maddesinin (3)numaralı fıkrasında yer alan ve bilirkişilerin raporlarında, hâkim tarafındanyapılması gereken hukuki değerlendirmede bulunamayacağına ilişkin hükmühatırlatmış ve başvurucular tarafından sunulan rapor ve mütalaaların “bilimsel tespitlerde bulunup değerlendirmeyiMahkemeye bırakması gerekirken bu yönde bir çaba içerisine girmeleri detarafsız olmadıkları yönünde” kanaat oluşturduğu belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, “Mahkemenin yerine geçerek delil değerlendirmesiniteliği taşıyan bu yetersiz ve tarafsızlıktan uzak bir yöntemle hazırlanmışbilirkişi raporlarına itibar edilmemiş, Mahkememizin hukuki bilgisi kapsamındayapacağı değerlendirme de yeni bir bilirkişi görüşüne ihtiyaç bulunmadığındantekrar bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır” (gerekçeli karar, s.1043-1044) demiştir.Başka bir deyişle İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi rapor ve mütalaalarındabulunan hukuki değerlendirmelerin bu rapor ve mütalaaları hazırlayanlarıntarafsız olmadıklarını gösterdiğini belirterek başvurucular tarafından sunulanhiçbir rapor ve mütalaaya itibar etmemiştir.
63. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi rapor ve uzmanmütalaalarında bulunan ve hakim tarafından yapılmasıgereken hukuki değerlendirmelerin neler olduğunu belirtmemiş, sunulan rapor vemütalaaların oldukça karmaşık teknik sorunların ele alındığı teknik bilgiiçeren kısımlarına da hangi sebeple itibar edilmediğini kararındagöstermemiştir.
64. İlk Derece Mahkemesi yukarıda gösterildiği gibi, yeterliolmayan gerekçeler ile başvurucular tarafından sunulan bilirkişi raporları veuzman mütalaalarını göz ardı etmiştir. AİHM içtihatlarında da ortaya konulduğugibi adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olan “silahların eşitliği” ilkesi iddiamakamının tanık veya bilirkişileri ile sanıkların tanık ve bilirkişilerininduruşmalarda eşit muameleye tabi tutulması gerekir (bkz. Bönısch/Avusturya, B.No: 8658/79,6/5/1985, §§ 32-33).
65. Hem cezai, hem de cezai olmayandavalarda uygulanan silahların eşitliği ilkesi, taraflara, talep veaçıklamalarını diğer tarafa nazaran dezavantajlı olmayacak şekilde ilerisürebilmeleri için fırsat verilmesini gerektirir (Kress/Fransa, B. No: 39594/98,7/6/2001, § 72). Bu gerekliliğin bir sonucu olarak Sözleşme’debilirkişilerin mahkeme önünde dinlenmesi ile ilgili özel bir hükümbulunmamasına karşın AİHM, bilirkişilik kurumunu, Sözleşme’nin 6. maddesinin(3) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan tanık dinletme hakkından yolaçıkarak “silahların eşitliği ilkesi”ile bağlantı kurarak değerlendirmiştir (bkz. Bönisch/Avusturya, B. No: 8658/79, 6/5/1985, § 32; Brandstetter/Avusturya, B. No: 11170/84, 12876/87,13468/87, 28/8/1991, § 42).
66. AİHM, bilirkişi raporlarının kapsamını oldukça geniş birşekilde yorumlamaktadır. Bilirkişi raporlarının yazılı ya da sözlü olabileceğigibi inceleme konuları açısından da bilimsel, teknik ya da olay analizlerişeklinde olabileceğini kabul etmektedir (Khodorkovskiy ve Lebedev/Rusya,B. No: 11082/06, 13772/05, 25/7/2013, § 717).
67. İlk Derece Mahkemesi, başvurucular tarafından sunulanbilirkişi raporları ile duruşmada dinlenen uzman görüşlerinden hiçbirine itibaretmemiş buna karşın Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma sırasında alınanbilirkişi raporlarının tümüne ise itibar etmiştir (gerekçeli karar,s.1042-1043). Bunun üzerine başvurucular, Cumhuriyet Savcısınca alınanbilirkişi raporlarının eksik olduğunu ve olayı aydınlatmaya yeterli olmadığını,kendileri tarafından sunulan rapor ve mütalaalara da itibar edilmediğini ilerisürerek yargılamanın temelini oluşturan dijital delillere ilişkin olarakMahkemenin bilirkişi raporu aldırması talebinde bulunmuşlardır. İlk DereceMahkemesi, bu talepleri ise “Hâkimlikmesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözülmesi olanaklı konularındeğerlendirilmesi” için bilirkişi raporu alınmasına gerekbulunmadığı gerekçesi ile reddetmiştir (gerekçelikarar, s.1042).
68. Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi bir davada bilirkişiraporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermek değildir.Savunma makamının tanık dinletme taleplerinin gerekliliği ya da bilirkişiraporu benzeri delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi hususlarıderece mahkemelerinin yetkisi dâhilindedir (bkz. S.N./İsveç, B. No:34209/96, 2/7/2002, § 44). AİHM’e göre, derece mahkemeleri, Sözleşme ile uyumlu olmakkoşuluyla, somut davadaki maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olmayacağınıdeğerlendirdiği savunma tanıklarının dinlenmesi talebini reddedebilir (bkz. Huseyn ve Diğerleri/Azerbaycan, B. No: 35485/05,45553/05, 35680/05 ve 36085/05, 26/7/2011, § 196).
69. Buna karşın Anayasa Mahkemesi, başvurucular tarafındansavunma kapsamında talep edilen savunma tanıklarının dinlenmesi talebinin reddikararı gibi bilirkişi raporu alınması talebinin reddi kararının da sanıklarınhaklarını koruma amacına yönelik yeterli güvenceleri içeren bir usulçerçevesinde verilip verilmediğini incelemelidir.
70. Kural olarak, bilirkişilerin sunduğu rapor ve mütalaalarderece mahkemeleri açısından bağlayıcı olmamakla birlikte, İlk Derece Mahkemesitarafından esasa ilişkin değerlendirmeler yapılırken Cumhuriyet Savcısıtarafından sunulan bilirkişi raporlarının belirleyici bir etkisi olmuştur.Başka bir deyişle somut davada İlk Derece Mahkemesi, yalnızca CumhuriyetSavcısı tarafından sunulan bilirkişi raporlarına itibar etmiş, bu raporlarakarşın başvurucuların savunmalarının bir parçası olarak sundukları bilirkişirapor ve uzman görüşleri ise dikkate alınmamıştır. Mahkeme ayrıcabaşvurucuların, mahkumiyet kararının dayanağı olandijital verilerin gerçeği yansıtmadığı iddialarını değerlendirmek üzeremahkemenin bilirkişi heyeti tayin etmesi ve rapor aldırması yönündekitaleplerini de yeterli olmayan gerekçe ile reddetmiştir.
71. Böylece başvurucuların, haklarında yöneltilensuçlamaların dayanağı olan delillere karşı kovuşturmanın genişletilmesiniisteme hakları kısıtlanmış, ceza yargılamasının, maddi gerçeğin ortayaçıkartılması amacına yönelik olarak “silahlarıneşitliği” ilkesi ihlal edilmiştir.
72. Açıklanan nedenlerle, dijital delillerindeğerlendirilmesine ilişkin şikayetler yönünden, başvurucuların sunduklarıbilirkişi raporları ve uzman mütalaalarının İlk Derece Mahkemesince kabuledilmemesi ve bu konularda Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasıyolundaki taleplerinin de yetersiz gerekçelerle reddedilmesi, “gerekçeli karar hakkına” ve “silahların eşitliği” ilkesine aykırıolduğundan, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanmahakkı ihlal edilmiştir.
b. Tanık Dinlenmesi TalepleriYönünden
73. Başvurucular, ilk derece mahkemesi tarafındanmahkûmiyetlerine karar verilen suçun tamamlanmasına engel oldukları kabuledilen dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve Kara Kuvvetleri KomutanıAytaç Yalman’ın tanıklıklarına ilişkin talebin reddi nedeniyle adil yargılanmahaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
74. AİHS’nin “Adilyargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası ve (3)numaralı fıkrasının (d) bendi şöyledir:
“1. Herkes davasının, … cezai alandakendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasaylakurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açıkolarak, … görülmesini isteme hakkına sahiptir.
…
3. Bir suçile itham edilen herkes aşağıdaki asgari haklara sahiptir:
…
d) İddiatanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddiatanıklarıyla aynı koşullar altında davet edilmelerinin ve dinlenmelerininsağlanmasını istemek;”
75. AİHS’nin 6. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (d)bendinde, sanığın iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme hakkı güvencealtına alınmıştır. Kovuşturma sırasında bütün kanıtların tartışılabilmesi için,kural olarak bu kanıtların aleni bir duruşmada ve sanığın huzurunda ortayakonulması gerekir. Bu kural istisnasız olmamakla birlikte, eğer bir mahkûmiyetsadece veya belirleyici ölçüde, sanığın soruşturma veya yargılama aşamasındasorgulama veya sorgulatma imkânı bulamadığı bir kimse tarafından verilenifadelere dayandırılmış ise, sanığın hakları AİHS’nin 6. maddesindekigüvencelerle bağdaşmayacak ölçüde kısıtlanmış olur (B. No: 2013/99, 20/3/2014,§ 46).
76. Mahkemeler, somut davadaki maddi gerçeğin ortayaçıkmasına yardımcı olmayacağını değerlendirdiği savunma tanıklarının dinlenmesitalebini reddedebilir (Huseynve diğerleri/Azerbaycan, B. No: 35485/05, 45553/05,35680/05ve36085/05,26/7/2011, § 196).
77. Tanıkların dinlenmek üzere çağırılmasının uygun olupolmadığının değerlendirilmesi kural olarak derece mahkemelerinin takdir yetkisidâhilindedir. Dolayısıyla bir sanığın bazı tanıkları dinletemediğinden şikâyetetmesi yeterli olmayıp, ayrıca bu tanıkların dinlenmesinin niçin önemliolduğunu ve gerçeğin ortaya çıkması için niçin gerekli olduğunu açıklamaksuretiyle tanık dinletme talebini desteklemelidir (B. No: 2013/99, 20/3/2014, §54).
78. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilenkararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletmeimkânı verir. Bu nedenle, bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkinşikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarınasaygı gösterilmediğine, bu çerçevede yargılama sürecinde iddia makamınınsunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili birşekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarınısunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarınınderece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi,mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamışeksiklik, ihmal ya da açık keyfiliğe ilişkin bir iddianın dayanaklarıyla ilerisürülmüş olması gerekir (B. No: 2013/2767, 2/10/2013, § 22).
79. Yargılama makamları yargılamanın taraflarınca ilerisürülen iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır.Bununla birlikte, belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme vegösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisiesasen derece mahkemelerine aittir. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunmave inceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemekAnayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp, Mahkemenin görevi başvurukonusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığının değerlendirilmesidir(B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27).
80. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesiiçin “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama” ilkeleri ışığında,taraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır.Taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve inceletmenoktasında uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda, delillere ilişkindengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının yargılamanın bütünü ışığındadeğerlendirilmesi gerekir (B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27).
81. İlk Derece Mahkemesi kararında,
“Balyoz Darbe Planının hayata geçirilmesi içingereken ortam şekillendirmesini sağlamak üzere, Havacı unsurların Oraj ve Denizci unsurların Sugaisimli harekât planları hazırladıkları, bu planlar vasıtasıyla Ege’deYunanistan ile gerginlik çıkartılıp, bu durumun yürütme organı üzerindeçekilmeye yönelik baskı aracı olarak kullanılmasının istendiği,
Jandarmaunsurlarınca Fatih ve Beyazıt camilerine yönelik olarak Çarşaf ve Sakal isimlibombalı eylem planları hazırlandığı, bu eylemler sonrasında iltisaklı şahıslararacılığıyla irticai görüntülü protesto eylemleri düzenlenip, kargaşa ortamıoluşturulmak istendiği,
Gerekenortam şekillendirilmesinin ardından sıkıyönetim ilanım müteakip yürütmeorganının devrilip, devlet idaresinin cunta yapılanmasının istediği şekildeyeniden yapılandırılmasının planlandığı, bu kapsamda yukarıda belirtilenhazırlıkların tamamlandığı, harekât planının düşünce aşamasından çıktığı,
Muhtemeleylem yerlerinin keşfi, tutuklanacak kişiler (siyasi parti mensupları, belediyebaşkanları, sivil toplum örgütlerinin yönetici ve üyeleri, gazeteciler,aydınlar, bilim adamları, kanaat önderleri), okulundan atılacak öğrenciler, elkonulacak araçlar, görevden uzaklaştırılacak, tutuklanacak, emekliye sevkedilecek, kullanılacak kamu görevlilerinin belirlenmesi, hassas olarakbelirlenen kurum ve kuruluşların başına hangi askeri personelin atanacağı,zararlı olarak nitelenmesi sebebiyle ilişiği kesilmesi planlanan askeripersonelin belirlenmesi, polis teşkilatının ne şekilde yönlendirileceği vekullanılacağının tespiti, basın yayın kuruluşları ve çalışanlar hakkındayapılan planlamalar (kimlerin tutuklanacağı, kimlerin kullanılabileceğinintespiti), Milli Mutabakat Hükümeti ismiyle harekât sonrasında işbaşınagetirilmesi planlanan hükümetin dizayn edilmesi gibi icra aşamasına geçildiği,ancak icra hareketlerinin tamamlanamadığı, harekât planının GenelkurmayBaşkanlığı ve Kara kuvvetleri Komutanlığınca öğrenildiği, bu hususun YaşarBüyükanıt’ın seminer sonuç raporunu hukukçulara inceletmesi, KKK’nın OEYTS’nin oynanmamasıtalimatları, Genelkurmay Başkanının sanık Çetin Doğan’ı bu konuda uyarması ilebelli olduğu”
ifade edilmektedir (gerekçelikarar, s.1022).
82. İlk Derece Mahkemesi, Çetin Doğan liderliğindeki cuntayapılanmasının suçun icrası için elverişli araç gereç ve personelle icrahareketlerini gerçekleştirmeye başladığını ancak Çetin Doğan’ın kalp ameliyatıolması ve ardından Ağustos 2003’te emekliye sevk edilmesi, bazı sanıklarıngörev yerlerinin değişmesi ve “GenelkurmayKarargâhının öncelikle muhtemel darbeye karşı çıkması, sonrasında da gününşartlarının elverdiği ölçüde engellemek için çaba göstermesi sebebiyle cuntayapılanmasının darbe suçunu işleme elverişliliğini kaybettiğini ve icrahareketlerinin tamamlanamadığını” belirtmektedir (gerekçeli karar, s.1023).
83. Anılan tarihlerde görevde olan Genelkurmay Başkanı HilmiÖzkök ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın tanık olarak dinlenmesitalepleri,
“Mahkemeninilk ve asıl hedefi maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Bir delilin ilerisürülmesinin gerçeğin ortaya çıkarılmasına yararı olmayacağı gibi davayı uzatmadurumu varsa Mahkemenin bu hususta bir karar vermesi gerekir. Tüm tanıkların vebilirkişilerin dinlenmeleri ve öteki kanıtların ortaya konulmalarına imkanvermek kural ise de; dinlenen bir kısım tanığın anlatımı ve bilirkişiningörüşünün alınmasıyla olay hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimdeçözümlenmiş ise zaman kaybına ve gereksiz uğraşıya yol açılmaması için,yargılamaya yenilik getirmeyecek ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına hizmetetmeyecek nitelikteki geride kalan tanık ve bilirkişilerin dinlenilmemesidoktrinde ve uygulamada kabul görmüş bir uygulamadır. Aksi halde tüm delillerinortaya konulması zorunluluğu yargılamayı uzatmayı amaçlayan kötü niyetlilerinişine yarar. Bu nedenlerle delillerin reddi ve sınırlandırılması durumlarınındelil gösterilmesine yasal olanak bulunmadığı, durumun delil gerektirmeyecekşekilde açık olduğu, kanıtlanması istenilen olayın karara etkisinin olmadığı yada daha önce kanıtlanmış bir hususa ilişkin olduğu, yine kanıtın amacaelverişli olmadığı, elde edilmesinin mümkün bulunmadığı, kanıt gösterilmesiisteğinin işi uzatmak amacıyla yapılmış olduğu ileri sürülen olayın gerçekolarak kabul edilebilecek nitelikte olduğu durumlarda kanıtın reddi gerektiğidoktrinde tartışılmıştır. Belirtilen bu hususlar değişik aşamalarda gösterilentüm tanık ve bilirkişiler için uygulanması mümkündür.
Sanıklarve müdafileri dosyaya rapor düzenleyen bilirkişiler ile tanıklar Aytaç Yalmanve Hilmi Özkök’ün dinlenilmesini ısrarla talep etmişlerdir. Bilirkişilerin veadı geçen tanıkların, sanıklara atılı suçun niteliği göz önüne alındığındatoplanan kanıtlara göre beyanlarının alınmasının karara etkisi bulunmadığı,kanıtın amaca uygun olmadığı değerlendirildiğinde; tanık gösterilmesi isteğininmahkeme üzerinde kamuoyu nezdinde baskı oluşturmak amacıyla yapılması, seminerve diğer belgelerin gerçek olması nedeniyle de bilirkişiler ve tanıklarındinlenilmesinin sonuca etkili olmadığı kanaatine varılarak…” gerekçesiyle reddedilmiştir(gerekçeli karar, s. 1046).
84. İsnat edilen darbe suçunun, yapılanmanın lideri kabuledilen Çetin Doğan’ın sağlık durumu, bazı sanıkların tayin edilmeleri yanında,Genelkurmay Karargâhının önceliklemuhtemel darbeye karşı çıkması, sonrasında da günün şartlarının elverdiğiölçüde engellemek için çaba göstermesi sebebiyle işlenemediğinin belirtilmesinekarşın, suçun niteliği göz önüne alınarak toplanan delillere göre GenelkurmayBaşkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanının tanıklıklarının karara etkisibulunmadığı belirtilmektedir.
85. Sanıklara isnat edilen suç fiillerinin esaslı biçimdebilgisayar programlarıyla oluşturulmuş belgelere dayandığı, bu belgeleriniçeriklerinin maddi olay ve olguları yansıttığı ve gerçek olduklarının kabuledildiği, bilirkişi raporlarında/uzman görüşlerinde belirtildiği üzere buverilerin müdahale edilebilir nitelikte olduğu ve bu verilerin teknik bilgileriile içeriklerinin uyumsuzluğu dikkate alındığında, tanık olarak dinlenmesitalep edilen bu kişilerin beyanları maddi gerçeğe ulaşma bakımından önemsizkabul edilemez.
86. Ayrıca 1. Ordu Komutanlığı merkezli bir yapılanmanındarbe amacına yönelik faaliyetlerinin Genelkurmay Başkanlığı ve Kara KuvvetleriKomutanlığınca öğrenildiği ve teşebbüs edilen suça engel olunduğu kabuledildiğine göre, toplanan kanıtlara göre tanık olarak dinlenmesi talep edilenanılan görevdeki kişilerin beyanlarının karara etkisi bulunmadığı gerekçesimakul değildir.
87. Bunun yanında tanık dinlenmesine ilişkin talepler, “mahkeme üzerinde kamuoyu nezdinde baskı oluşturmakamacıyla yapıldığı” ek gerekçesiyle reddedilmiştir. Başka bir amaçlayapıldığı ve karara etkisi bulunmadığı kabul edilen bu talepler, yalnızca objektifolarak yargılamaya etkisi dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
88. Başvurucuların tanık olarak çağrılmalarını istediklerikişilerin, gösterdikleri tutum ve görevleri kapsamında yaptıkları işlemlerlesuçun işlenmesini engellediklerinin kabul edilmesi karşısında, bu kişilerinbeyanları sadece sanıklar lehine sonuç doğuracak tanık beyanı olmanın ötesindebir delil niteliği taşımaktadır. Bu nitelikteki bir delilin yargılamabakımından belirleyici özelliği dikkate alındığında aleni bir duruşmada ve sanıklarınhuzurunda ortaya konulması gerekir.
89. Belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirmeve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar vermeyetkisi kural olarak yargılamayı yürüten mahkemeye ait olmakla birlikte, somutolayda yargılama konusu suç, sanıkların durumu, isnat edilen suçun işlenişbiçimi, suç eylemleri, tanıkların konumu ve diğer delillerin niteliği dikkatealındığında, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve Kara KuvvetleriKomutanı Aytaç Yalman’ın tanık olarak dinlenmeleri taleplerinin reddiyargılamanın bütünü yönünden adil yargılanma hakkını ihlal eder niteliktedir.
90. İsnat edilen suçun sübutu bakımından objektif olarakesaslı olduğu mahkemenin gerekçesinde de ifade edilen dönemin Genelkurmay BaşkanıHilmi Özkök ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın tanıklıklarının reddi “çelişmeli yargılama ilkesine” ve “savunma tanıklarının davet edilmelerinin vedinlenmelerinin sağlanması hakkına” uygun olmaması nedeniyle adilyargılanma hakkını ihlal etmiştir.
91. Başvurucuların, “gerekçelikarar hakkının”, “silahlarıneşitliği” ve “çelişmeliyargılama” ilkeleri ile “savunmatanıklarının davet edilmelerinin ve dinlenmelerinin sağlanması hakkının” ihlaledildiğine karar verildiğinden adil yargılanma hakkı kapsamındaki diğerşikâyetleri (§ 17) hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca birinceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucuların,
1. Özgürlük ve güvenlik hakkınailişkin şikâyetlerinin “zaman bakımındanyetkisizlik” nedeniyle KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Adil yargılanma hakkıkapsamındaki şikâyetlerinin;
i. Dijital delillerindeğerlendirilmesine ilişkin şikâyetlerinin giderilmediğine dair iddialarının,
ii. Dönemin Genelkurmay BaşkanıHilmi Özkök ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın tanık olarakdinlenmesi taleplerinin reddi nedeniyle tanık dinletme hakkına ilişkinşikâyetlerinin,
KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan adil yargılanma hakkının İHLALEDİLDİĞİNE,
C. İhlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapmak üzere kararın bir örneğinin ilgiliMahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
D. Dökümü yapılan yargılama giderlerinin BAŞVURUCULARA ÖDENMESİNE,
18/6/2014tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.
Yargılama giderleri dökümü:
1-Başvurucular; SencerBAŞAT, Turgut KETKEN, Ökkeş Alp KIRIKKANAT, Hasan HOŞGİT, Fikret GÜNEŞ, TanerBALKIŞ, Mustafa KARASABUN, Nadir Hakan ERAYDIN, İsmail TAŞ, Emin KÜÇÜKKILIÇ,İsmail TAYLAN, Nuri Selçuk GÜNERİ, Yusuf AFAT, Celal Kerem EREN, Berker EmreTOK, Erhan KUBAT, Doğan TEMEL, Mete DEMİRGİL, Erhan ŞENSOY, Hayri GÜNER, AhmetFeyyaz ÖĞÜTCÜ, Hüseyin HOŞGİT, Ali Yasin TÜRKER, Levent Kerim UÇA, BülentOLCAY, Zafer Erdim İNAL, Erdinç ALTINER, Mehmet Cem OKYAY, Mehmet BaybarsKÜÇÜKATAY, Mustafa Erhan PAMUK, Ümit ÖZCAN, Engin BAYKAL, Lütfü SANCAR, NuriÜSTÜNER, Ahmet KÜÇÜKŞAHİN, Nuri Ali KARABABA, AykarTEKİN, Engin KILIÇ, Refik Levent TEZCAN, Kemalettin YAKAR, Yaşar BarbarosBÜYÜKSAĞNAK, Kıvanç KIRMACI, Mustafa Haluk BAYBAŞ, Levent ÇEHRELİ, Ayhan TürkerKOÇPINAR, Fahri Can YILDIRIM, Bahadır Mustafa KAYALI, Ertuğrul UÇAR, MesutZafer SARI, Ercan İRENÇİN, Mehmet Cem KIZIL, Hasan ÖZYURT, Murat ÜNLÜ, Hannan ŞAYAN, Alpay ÇAKARCAN, İbrahim Özdem KOÇER, MehmetFerhat ÇOLPAN, Aydın SEZENOĞLU, Rafet OKTAR, Ahmet DİKMEN, Ergün BALABAN, AyhanGEDİK, Önder ÇELEBİ, Servet BİLGİN, Mücahit ERAKYOL, Tuncay ÇAKAN, Kadri SonayAKPOLAT, Abdullah GAVREMOĞLU, Onur ULUOCAK, Özgür Ecevit TAŞCI, Özer KARABULUT,Derya GÜNERGİN, Haydar Mücahit ŞİŞLİOĞLU, Yurdaer OLCAN, Halil KALKANLI veAbdülkadir ERYILMAZ’a ayrı ayrıyaptıkları ve harç ücreti olan 198,35 TL’nin ayrı ayrı;
2-Başvurucular; Ender KAHYA, Fahri Yavuz URAS, FarukOktay MEMİOĞLU ve Mustafa ÇALIŞ’a ayrı ayrı yaptıkları ve harçücreti olan 206,10 TL’nin ayrı ayrı;
3-Başvurucular; Yavuz KILIÇ, Aşkın ÖZTÜRK, Ali Cengiz ŞİRİN, Bulut ÖmerMİMİROĞLU, Bayram Ali TAVLAYAN, Korcan PULATSÜ, ZiyaGÜLER, Rıdvan ULUGÜLER, Beyazıt KARATAŞ, Mehmet ELDEM, Hüseyin ÇINAR, SeferKURNAZ, Berna DÖNMEZ, Mehmet Cem ÇAĞLAR, Ali Deniz KUTLUK, Mustafa Aydın GÜRÜL,Ahmet Sinan ERTUĞRUL, Bülent KOCABABUÇ, Osman KAYALAR, Recep YILDIZ, AlparKARAAHMET, Nihat ALTUNBULAK, Hakan Mehmet KÖKTÜRK, Ayhan ÜSTBAŞ, Hakan İsmailÇELİKCAN, Ali TÜRKŞEN, Tayfun DUMAN, İbrahim Koray ÖZYURT, Muharrem NuriALACALI, Dora SUNGUNAY, Şafak YÜREKLİ, Binali AYDOĞDU, Oğuz TÜRKSOYU, CemalTEMİZÖZ, Uğur UZAL, Ergin SAYGUN, Kubilay AKTAŞ, Armağan AKSAKAL, Sinan TOPUZ,Recep Rıfkı DURUSOY, Aşkın ÜREDİ, Çetin DOĞAN, Ahmet YAVUZ, Mehmet OTUZBİROĞLU,Devrim REHBER, Mustafa KOÇ, Erdal AKYAZAN, Cenk HATUNOĞLU, Namık SEVİNÇ,Mustafa İLHAN, Süleyman Namık KURŞUNCU, Yalçın ERGÜL, Mehmet ERKORKMAZ, HüseyinDİLAVER, Şenol BÜYÜKÇAKIR, Bülent GÜNÇAL, Gürkan YILDIZ, Ayhan GÜMÜŞ, AhmetERDEM, Kubilay BALOĞLU, Atilla ÖZLER, Rasim ARSLAN, Çetin CAN, Turgut ATMAN,Cengiz KÖYLÜ, Yusuf Volkan YÜCEL, Necdet Tunç SÖZEN, Osman BAŞIBÜYÜK, CahitSerdar GÖKGÖZ, Halit Nejat AKGÜNER, Haldun ERMİN, Derya ÖN, Mehmet AYGÜN,Mustafa ÖNSEL, Erdem Caner BENER, İhsan BALABANLI, HanifiYILDIRIM, Bekir MEMİŞ, Kahraman DİKMEN, Hüseyin TOPUZ, Taylan ÇAKIR, AzizYILMAZ, Nail İLBEY, Bülent TUNÇAY, Yusuf KELLELİ, Ali DEMİR, Hakan SARGIN,Erdinç ATİK, Murat ÖZÇELİK, Ümit METİN, Hüseyin ÖZÇOBAN, Salim Erkal BEKTAŞ,Şükrü SARIIŞIK, Nejat BEK, Bilgin BALANLI, Meftun HIRACA, Deniz CORA, EnginALAN, Serdar Okan KIRÇİÇEK, Taner GÜL, Halil İbrahim FIRTINA, Osman Fevzi GÜNEŞ,Turgay ERDAĞ, Memiş Yüksel YALÇIN, Özden ÖRNEK, AyhanTAŞ, Mehmet Cenk DALKANAT, Ramazan Kamüran GÖKSEL,Ali Sadi ÜNSAL, Behzat BALTA, Gürkan KOLDAŞ, Mehmet Seyfettin ALEVCAN, AhmetHACIOĞLU, Mehmet ÖRGEN, Ender GÜNGÖR, Murat SAKA, Hakan BÜYÜK, Ahmet BertanNOGAYLAROĞLU, Süha TANYERİ, Cemalettin BOZDAĞ, Ahmet Zeki ÜÇOK, Mehmet KorayERYAŞA, Turgay YAMAÇ, Abdullah Can ERENOĞLU, Kadir SAĞDIÇ, MehmetfatihİLĞAR, Davut İsmet ÇINKI, Nedim Güngör KURUBAŞ, Mehmet Fikri KARADAĞ, YusufZiya TOKER, Hasan Fehmi CANAN, Mehmet Kaya VAROL, Gürbüz KAYA, İzzet OCAK, SuatAYTIN ve Mehmet YOLERİ’ne ayrı ayrı yaptıkları, 198,35 TL harç ile 1.500,00TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL’nin ayrı ayrı;
4-Başvuruculardan; Ali SemihÇETİN, Cem Aziz ÇAKMAK, Faruk DOĞAN, Metin Yavuz YALÇIN, Ramazan Cem GÜRDENİZ,Soner POLAT, Taner GÜL, Fatih Uluç YEĞİN, Kürşad Güven ERTAŞ, Murat ÖZENALP,Utku ARSLAN’a 198,35 TL harç ve1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL’nin ayrı ayrı;
5-Başvuruculardan; Gürsel ÇAYPINAR ve Mehmet ULUTAŞ tarafından ayrı ayrı yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL’nin ayrı ayrı;
6-Başvuruculardan Dursun ÇİÇEK ile Mustafa Korkut ÖZARSLAN’aayrı ayrı ikişer başvuru yapmaları nedeniyle her biri 198,35 TL olan iki adetharç ücreti ile 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.896,70 TL’ninayrı ayrı;
Ödenmesinekarar verilmiştir.