TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
SERDAR EREN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/6885)
Karar Tarihi: 24/1/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör Yrd.
:
Yusuf Enes KAYA
Başvurucu
:
Serdar EREN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, başvurucuya haksız yere disiplin cezası verilmesinedeniyle adil yargılanma ile kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 13/5/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucu, olay tarihinde Tekirdağ 2 No.lu F Tipi YüksekGüvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) silahlı terör örgütüne üye olmasuçundan hükümlü olarak bulunmaktadır.
7. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun (Disiplin Kurulu) 22/2/2013tarihli kararıyla, başvurucunun da aralarında bulunduğu mahkûmların/tutukluluların sohbet faaliyetini protesto ederek sohbeteçıkmadıkları ve bu suretle 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 40. maddesinde düzenlenen olumsuzdavranışa yönelik gruplaşmaya neden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmakeylemini gerçekleştirdikleri gerekçesiyle iki ay bazı etkinliklere katılmaktanalıkoyma cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"Hükümlü/tutukluolarak barındırılan M.A.Y., H.K., İ.Ç., E.Ö., Serdar Eren, C.B., T.U., Ö.G'nin 11/02/2013 tarihinde sohbet faaliyetini protestoederek sohbete çıkmayacaklannı beyan ettikleri ve bueylemi 11/02/2013 tarihinde de gerçekleştirerek sohbete çıkmadıklanaynı gün tutulan tutanaktan tespit edilmiş olup; bunun üzerine, 12/02/2013tarih ve 2013/26 sayılı yazımız ile 5275 sayılı yasa gereği adı geçenler hakkmda disiplin soruşturması baslatılarak,aynı yasanın 47. maddesinin 4.fıkrasında belirtildiği üzere, 12-13/02/2013 tarininde de savunmaları istenilmiş olup, tutukluIara savunma isteme yazısı tebliğ edildikten sonra 3gün içerisinde savunma vermeleri gerektiği, savunma vermedikleri takdirdesavunma haklarından vazgeçmiş sayılacaklarının tebliğ edildiği;
...
Tutuklu/hükümlü Serdar Eren'in, 3 günlük yasalsüresi içerisinde yazılı savunma vermediği, sözlü olarak vereceğine dairmüracaatının da bulunmadığı 16/02/2013 tarihli tutanakttananlaşılmıştır.
DELİLLER : 11/02/2013 tarihli tutanak, 14/02/2013 tarihli yazılı savunma Iilekçeleri, 14/02/2013 tarihinde vermisoldukları sözlü savunma talep dilekçeleri, 16/02/2013 tarihli savunmavermediğine dair tutanak, 14/02/2013 tarihli ifade tutanakları ve 19/02/2013tarihli Muhakkik Raporu.
Muhakkik Raporunda;
Ceza infaz Kurumumuzda hükümlü/tutuklu olarak barındınlan M.A.Y., H.K., İ.Ç., E.Ö.,SerdarEren, C.B., T.U., Ö.G'nin 11/02/2013 tarihinde sohbetfaaliyetini protesto ederek sohbete çıkmayacaklannıbeyan ettikleri ve bu eylemi 11/02/2013 tarihinde de gerçekleştirerek sohbeteçıkmadıkları aynı gün tutulan tutanaktan tespit edilmiş olup, adı geçenhükümlü/tutukluların yazılı ve sözlü ifadelerinin incelenmesi neticesinde 5275sayılı yasanın 40/2-d maddesine göre 'olumsuz davranışa yönelik gruplaşmayaneden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak' eyleminin karşılığı olarakdisiplin cezası ile cezalandırılmaları gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
Soruşturma dosyasınınincelenmesineticesinde; tutuklu/hükümlü M.A.Y., H.K., İ.Ç.,E.Ö., Serdar Eren, C.B., T.U., Ö.G.nin 11/02/2013 tarihinde sohbet faaliyetini protestoederek sohbete çıkmayacaklannı beyan ettikleri ve bueylemi 11/02/2013 tarihinde de gerçekleştirerek sohbete çıkmadıklanaynı gün tutulan tutanaktan tespit edilmiş olup, dolayısıyla bahse konuhükümlü/tutukluların 'olumsuz davranışa yönelik gruptasmayaneden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak' disiplin suçunu işlediklerikanaati hasıl olduğundan;
... işbu eylemleri nedeniyle, disiplin veinfaz dosyalarının tetkikinden kesinleşmiş ya da caldırılmamısdisiplin cezaları bulunmadığından 5275 SY'nınDisiplin Cezaları ve Tedbirlerİ oaslıklıbölümünün, eylemlerinin tanımlandığı 40/2-d maddesi gereğince '2 ay süre ilebazı etkinliklerden sayılan kütüphane, spor, resim, çini-seramik, ağaç işlerive hobi faaliyetlerine katılmaktan alıkoyma' cezası ile cezalandırılmalarına [kararverildi]."
8.Başvurucu, Disiplin Kurulu kararına karşı Tekirdağ 1. İnfazHâkimliği (İnfaz Hâkimliği) nezdinde itirazda bulunmuştur.
9.Başvurucu; itiraz dilekçesinde İnfaz Kurumu idaresine herhangibir dilekçe vererek eyleme katılacağı yönünde beyanda bulunmadığını, ortakalana çıkmama şeklindeki eyleme katılmadığını, hiçbir arkadaşı ortak alanaçıkmadığı için tek başına çıkmasının bir fayda sağlamayacağını düşünerek ortakalana çıkmadığını belirtmiştir.
10. İnfaz Hâkimliği 26/3/2014 tarihli kararıyla evrak içeriğineve Disiplin Kurulu kararının gerekçesine atıf yapmış, kurul kararında usul veyasaya aykırılık bulunmadığını belirterek itirazın reddine karar vermiştir.
11. Başvurucu bu karara da itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde;protesto eylemine katıldığının söylenebilmesi için bu yönde açık beyanınınbulunduğu bir dilekçenin olması gerektiğini ve böyle bir dilekçe yazmadığını,bu hususun araştırılmadığını, katılmadığı bir eyleme katılmış gibigösterildiğini ileri sürmüştür.
12. Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi 25/4/2014 tarihli kararıylabaşvurucunun itirazını reddetmiştir. Bu karar 7/5/2014 tarihinde başvurucuyatebliğ edilmiştir.
13.Başvurucu 13/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
14. Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi 5/8/2014 tarihinde 7/8/2014tarihinden itibaren geçerli olmak üzere başvurucunun şartla tahliyesine kararvermiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
15. 16/5/2011 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri"kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Hükümlü ve tutuklular hakkında alınandisiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, tüzük veyayönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu iddiasıyla yapılanşikâyetleri incelemek ve karara bağlamak."
16. 4675 sayılı Kanun'un"İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar" kenarbaşlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"... Şikayet başvurusu üzerine infazhâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir;ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyethakkında resen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir;ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılıgörüşünü alır.Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyetüzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talepedilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlüveya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmekkoşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimigerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infazkurumunda da alabilir.
İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyetiyerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya dafaaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.
İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayanhallerde 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunuhükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.
İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikayetçiveya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren bir hafta içindeCeza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itiraz yolunagidilebilir.
İtiraz, infaz hâkimliğinin kurulduğu yer ağırceza mahkemesine, ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunmasıhalinde (2) numaralı daireye yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemeninüyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz."
17. 5275 sayılı Kanun'un "Bazıetkinliklere katılmaktan alıkoyma" kenar başlıklı 40.maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"(1) Bazı etkinliklere katılmaktanalıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel vespor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır.
(2) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoymacezasını gerektiren eylemler şunlardır:
...
d) Olumsuz davranışa yönelik gruplaşmaya nedenolmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak.
..."
18.5275 sayılı Kanun'un "Disiplincezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı vekaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
" (3) Disiplin cezalarının infazı;
b) Disiplin cezalarının tamamı infaz edilipkaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmaz, ancak bu süre hakederek salıverme tarihini geçemez.
(4) İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplincezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilensüreler esas alınır;
...
b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoymacezası bir ay,
...
sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b)bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerdebelirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulukararıyla kaldırılır. "
B. Uluslararası Hukuk
19. Hükümlü veya tutuklulara uygulanacak disiplin yaptırımlarınailişkin olarak infaz hâkimliğine yapılacak bir şikâyetle yargı yolu sağlandığıAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından kabul edilmiştir (Gülmez/Türkiye, B. No: 16330/02,20/5/2008, § 29). Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) adilyargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinde, adil yargılanmaya ilişkin hak veilkelerin "medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların" vebir "suç isnadı"nın esasının kararabağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı bu konularlasınırlandırılmıştır. Bu bağlamda AİHM, kural olarak disiplin soruşturmalarınınSözleşme'nin 6. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini kabul etmektedir.Ancak bu kuralın istisnası olarak "suç isnadı"nınözerk yorumu bağlamında disiplin suçlamasının "suç" alanında kalmasıda mümkündür.
20. Gülmez/Türkiyekararında AİHM, disiplin soruşturması sonucunda verilen cezanınSözleşme'nin6. maddesi kapsamında suç isnadı olarak değerlendirilmeyeceğini belirtmiştir.Ancak disiplin soruşturması sonucunda başvuranın ziyaretçileriyle görüşmehakkının kısıtlanmasının açık bir şekilde kişisel haklarının kapsamınagirdiğini ve bu nedenle de medeni hak niteliğinde olduğunu kaydetmiştir.
21. AİHM, Sözleşme'nin 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)bendinin bir mahkûmun af yasasından ya da erkenden şartlı tahliye veya kesintahliye durumlarından yararlanmasını güvence altına almadığını belirtmektedir (Alican Demir/Türkiye, B. No: 41444/09,25/2/2014, § 89). Ancak yetkili makamların bu tür bir tedbirden faydalanmakiçin kanunda belirtilen koşulları yerine getiren herkese herhangi bir takdiryetkileri bulunmadan bu tedbiri uygulamakla yükümlü olmaları hâlinde durumfarklı olacaktır (Del Rio Prada/İspanya [BD], B. No: 42750/09, 21/10/2013,§ 126).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
22. Mahkemenin 24/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
23.Başvurucu; kendisinin sohbete çıkmaması durumunun bir protestoolmadığını, söz konusu durumun protesto olduğuna dair bir beyanı bulunmamasınarağmen ilgili idare tarafından bu yönde bir beyanı olduğu kabul edilerekhakkında anılan disiplin cezasına hükmedildiğini, sohbete çıkmamasının birprotesto olarak kabul edilebilmesi için bulunduğu koşullarda bu duruma yönelikyazılı bir beyanının olması gerektiğini, bu yönde yazılı bir beyanı olmamasınarağmen ilgili idare tarafından sohbete çıkmaması durumu protesto kabul edilerekhakkında cezaya hükmedilmesi ve bu cezaya karşı yaptığı itirazlarının damahkemeler tarafından savunması dikkate alınmaksızın gerekçesiz biçimdereddedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
2. Değerlendirme
24.Somut olayda başvurucunun İnfaz Kurumunda gerçekleştirdiğieylemlere ilişkin olarak 5275 sayılı Kanun’un disiplin hükümleri çerçevesindeDisiplin Kurulu tarafından başvurucuya ceza verilmiş, başvurucunun eylemleridisiplin hukuku çerçevesinde değerlendirilmiştir.
25. Başvurucunun özgürlüğünden yoksun kalması, daha öncehakkında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olup disiplin cezasınınbaşvurucunun kişi özgürlüğünü kısıtlaması söz konusu değildir. Dolayısıylabaşvurucunun aldığı cezanın niteliğinin disiplin cezasının niteliğini aştığısöylenemez. Başvurucunun “iki ay süre ile bazı etkinliklere katılmaktanalıkoyma” disiplin cezası ile cezalandırıldığı gözetildiğinde “suç” alanıkapsamında kalacak ağırlıkta bir cezaya maruz bırakıldığı da söylenemez. Sonuçolarak başvurucunun iddialarının Sözleşme’nin 6. maddesinde belirtilen “suçisnadı” bağlamında değerlendirilmesi mümkün değildir (Giyasettin Aydın, B. No: 2013/1852, 25/3/2015, § 31).
26. Başvurucunun iki ay süreyle bazı etkinliklerden sayılankütüphane, spor, resim, çini, seramik, ağaç işleri ve hobi faaliyetlerinekatılmaktan alıkonulmasının kişisel haklarını etkilediği ve dolayısıyla İnfazHâkimliğince yapılan incelemenin "medeni" haklara ilişkin olduğukabul edilmelidir. Bu nedenle başvurucunun disiplin cezasına çarptırılmasındandolayı yaptığı şikâyetin İnfaz Hâkimliği tarafından incelenmesinin "medenihak" kapsamında kaldığının ve dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesininuygulanmasının mümkün olduğunun da kabul edilmesi gerekir (Giyasettin Aydın, § 37).
27. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği; yine 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (6) numaralıfıkrasında, Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda incelemeyapılamayacağı; aynı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında iseAnayasa Mahkemesinin açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğinekarar verebileceği belirtilmiştir.
28. Anayasa Mahkemesi bu konudaki temel yaklaşımını; derecemahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması,delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasıile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönündenadil olup olmamasının bireysel başvuru incelemesine konu olamayacağı, bunun tekistisnasının derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyuhiçe sayan tarzda açık bir keyfîlik içermesi ve budurumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlaletmiş olması, bu çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvuruların açıkbir keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinceincelenemeyeceği şeklinde belirlemiştir (AhmetSağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).
29. Yine Anayasa Mahkemesi; yargılama makamlarının taraflarcaileri sürülen iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemekzorunda olduğunu, bununla birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delillerideğerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığınakarar verme yetkisinin esasen derece mahkemelerine ait olduğunu, mevcutyargılamada geçerli olan delil sunma ve inceleme yöntemlerinin adil yargılanmahakkına uygun olup olmadığını denetlemenin Anayasa Mahkemesinin görevikapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin görevinin başvuru konusu yargılamanınbütünlüğü içinde adil olup olmadığının değerlendirilmesi olduğunu, genelanlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliğive çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara iddialarını sunmak hususundauygun olanakların sağlanmasının şart olduğunu, taraflara tanık delili de dâhilolmak üzere delillerini sunma ve inceletme noktasında da uygun imkânlarıntanınması gerektiğini, bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veyahakkaniyetsizlik iddialarının da yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesigerektiğini belirtmiştir (Muhittin Kaya veMuhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve TicaretLtd. Şti, B. No: 2013/1213, 4/12/2013,§ 27).
30. Somut olayda başvurucu; esas itibarıyla protesto eyleminekatılmadığını, sohbete çıkmamasınınn protesto olarakkabul edilmesi için bu konuda yazılı beyanının olması gerektiğini ifadeetmiştir. Ancak hem Disiplin Kurulu hem mahkemeler"sohbetfaaliyetlerini protesto ederek sohbete çıkmayacağını beyan ettiği"nitespit eden tutanağa istinaden başvurucunun protesto eylemine katıldığını kabuletmiş, başvurucunun aksi yöndeki savunmalarına itibar etmemişlerdir. Disiplincezası gerektiren eylemin sübuta erip ermediğini tespit etmek AnayasaMahkemesinin görevi değildir. Bu açıdan başvurucunun iddialarının özününMahkeme tarafından delillerin değerlendirilmesinde isabet olmadığına ve esasitibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmıştır.
31. Açıklanan nedenlerle başvurucunun belirtilen iddiasınınkanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, derece mahkemesikararlarının açık bir keyfîlik veya bariz takdirhatası da içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
32. Başvurucu, disiplin cezasının kesinleşmesi nedeniyle koşullusalıverilme tarihinin söz konusu cezanın bitimine kadar ertelenmesi sebebiylekişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
33. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3),48. maddesinin (1) ve(2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda kamu gücünün neden olduğuiddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı,bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve bunailişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (VeliÖzdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).
34. Somut olayda başvurucu, anılan disiplin cezasının koşullusalıverme tarihini etkilediğini (geciktirdiğini) ortaya koyamamıştır. Bubağlamda başvurucu, disiplin cezası verildikten sonra koşullu salıvermesüresini yeniden hesaplayan bir müddetnamedüzenlendiğine ve bu müddetnameye itiraz ettiğineilişkin bir bilgi ve belge de sunmamıştır. Sonuç olarak başvurucunun iddiasınıdestekleyen somut bilgi, belge ve delilleri ortaya koymadığı ve ihlal iddiasınıtemellendirmediği sonucuna varılmıştır.
35. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının da diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınaçıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA24/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.