TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ŞEREF YILDIZ VE BURAK GÜNAY BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/6216)
Karar Tarihi: 6/1/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör
:
Okan TAŞDELEN
Başvurucular
:
1. Şeref YILDIZ
2. Burak GÜNAY
Vekili
:
Av. Hakan UYSAL
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1.Başvuru, idari para cezalarına yapılan itirazların kabul edilmesine rağmenmahkemece vekâlet ücretine hükmedilmemesinin adil yargılanma hakkını ihlalettiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2.Başvurular 6/8/2013 tarihinde Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıylayapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesineticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3.Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/2/2014 ve 18/4/2014 tarihlerinde sırasıyla2013/6220 ve 2013/6216 numaralı başvuruların, İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonuncaise 28/2/2014 tarihinde 2013/6219 numaralı başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4.Bölüm Başkanları tarafından 27/6/2014 (B. No: 2013/6216) ve 4/7/2014 (B. No: 2013/6219ve 2013/6220) tarihlerinde başvuruların kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5.Başvuru belgelerinin birer örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık)gönderilmiştir.
6.Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulangörüşler 9/9/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular,Bakanlığın görüşlerine karşı beyanlarını 22/9/2014 tarihinde ibraz etmişlerdir.
7.30/9/2015 tarihinde 2013/6219 ve 2013/6220 numaralı bireysel başvurudosyalarının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2013/6216 başvuru numaralıbireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, belirtilen bireysel başvurudosyalarının kapatılmasına ve incelemenin 2013/6216 numaralı bireysel başvurudosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
8.Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetleşöyledir:
1. BaşvurucuŞeref Yıldız Bakımından (B. No: 2013/6216)
9.Başvurucuya, araç muayenesinin yaptırılmadığı gerekçesiyle Alaplı Trafik Tescilve Denetleme Büro Amirliği tarafından 29/3/2013 tarihinde 77 TL idari paracezası uygulanmıştır.
10.Başvurucu, vekili aracılığıyla anılan idari yaptırım kararına itiraz etmiştir.
11.(Kapatılan) Alaplı Sulh Ceza Mahkemesince yapılan 8/7/2013 tarihli duruşmayabaşvurucu ve vekili katılmışlardır. Mahkeme 8/7/2013 tarihli ve 2013/89 Değişikİş sayılı kararıyla “…muayene belgesifotokopisinden de aracın muayenesinin 12/5/2012 tarihinde yapıldığının ve24/7/2013 tarihine kadar geçerli olduğunun görülmesi ve işlemi yapan idareninverdiği cevabında söz konusu araca yazılan cezanın sehven yazıldığını,yaptıkları detaylı sorgulamada aracın muayenesinin yapılmış olduğunu[] belirtmeleri karşısında hukuka aykırı olarak tesis edilen”idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Bununla birlikteduruşmada vekille temsil edilen başvurucu lehine herhangi bir vekâlet ücretinehükmedilmemiştir.
12.Kesin olarak verilen bu karar, başvurucu vekiline 23/7/2013 tarihinde tebliğedilmiştir.
13.Başvurucu 6/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
2. BaşvurucuBurak Günay Bakımından (B. No: 2013/6219 ve 2013/6220)
14.Başvurucuya, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çekdüzenlediğinden bahisle Alaplı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27/2/2013tarihinde iki kez 300 TL idari para cezası uygulanmıştır.
15. Başvurucu,vekili aracılığıyla anılan idari yaptırım kararına itiraz etmiştir.
16.(Kapatılan) Alaplı Sulh Ceza Mahkemesince yapılan 8/7/2013 tarihli duruşmayabaşvurucu vekili katılmıştır. Mahkeme 8/7/2013 tarihli ve 2013/109 ve 2013/112Değişik İş sayılı kararlarında “... sözkonusu çekin hamiline düzenlenmediği, B… Yapı Malzemeleri Ticareti adına düzenlendiği anlaşıldığından hukuka aykırı olarak tesisedildiği...” gerekçesiyle idari yaptırım kararlarının kaldırılmasınakarar vermiştir. Mahkeme bununla birlikte başvurucu vekilince duruşmada açıkçatalep edilmiş olan vekâlet ücretine ilişkin herhangi bir hüküm kurmamıştır.
17.Kesin olarak verilen Sulh Ceza Mahkemesinin kararları, başvurucu vekiline23/7/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
18.Başvurucu 6/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
19. 4/12/2004tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yargılama giderleri” kenar başlıklı 324. maddesinin (1) ve(2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesigereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerindeyargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlüharcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.
(2) Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlereyükletileceği gösterilir.”
20.30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Masrafların ve vekalet ücretinin ödenmesi”kenar başlıklı 31. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşanbütün masraflar ve vekâlet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafçaödenir.”
21.19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Vekâlet ücreti” kenar başlıklı 164.maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımınınkarşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.
Yüzde yirmi beşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyindeğeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarakkararlaştırılabilir.
…
Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücretikararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 –5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamışolduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahutücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücretsözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri paraile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamakkoşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanınkazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisiarasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ileölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.
Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafayüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcunedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”
22. 28/12/2013tarihli ve 28865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlananAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Konu ve Kapsam” kenar başlıklı 1.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1)Mahkemelerde, tümhukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında veayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafayükletilmesi gereken avukatlık ücretinintayin ve takdirinde, Avukatlık Kanunu ve işbu tarife hükümleri uygulanır.”
23.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Ceza davalarında ücret” kenar başlıklı 13.maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:
“(6) Ceza mahkemelerinde görülen tekzip,internet yayın içeriğinden çıkarma,idari para cezalarına itiraz gibi başvuruların kabulü veya ilk derece mahkemesinin kararınayapılan itiraz üzerine, ilk derecemahkemesi kararının kaldırılması halindeişin duruşmasız veya duruşmalı oluşunagöre İkinci Kısım Birinci Bölüm 1.sıradaki iş için öngörüldüğü şekilde avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak başvuruya konuidari para cezasının miktarı Tarifenin İkinci Kısım Birinci Bölüm 1. sıradaki iş için öngörülenmaktu ücretin altında ise idari paracezası kadar avukatlık ücretine hükmedilir.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
24. Mahkemenin 6/1/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
25.Başvurucular; itirazları kabul edilmesine rağmen vekâlet ücretinehükmedilmediğini, bu hususta ilgili hâkim tarafından şifahen “kabahatler kanununda vekâlet ücretine ilişkinherhangi bir düzenleme olmadığından dolayı vekâlet ücreti takdir etmediği”şeklinde bir yanıt verildiğini, 5326 sayılı Kanun’un bu konuda bir hükümiçermeyişinin tek başına vekâlet ücreti verilmemesinin gerekçesi olamayacağını,aynı Mahkemenin benzer durumlarda vekâlet ücreti takdir ettiği emsalkararlarının bulunduğunu belirtmişlerdir. Buna göre Anayasa’nın 10. ve 36.maddelerinde güvence altına alınan eşitlik ilkesinin ve adil yargılanmahakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvurucular bu nedenle bahsekonu kararların vekâlet ücreti yönüyle tekrar incelenmesinin sağlanmasıtalebinde bulunmuşlardır.
B. Değerlendirme
26. AnayasaMahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ilebağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §16). Başvurucular, kararlarda vekâlet ücretineyer verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiş iseler de buiddianın özü, söz konusu kararların adil olmadığı hususu ile ilgilidir. Busebeple başvurucuların bütün şikâyetleri adil yargılanma hakkı çerçevesindedeğerlendirilmiştir.
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
27.Açıkça dayanaktan yoksun olmayan ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de görülmeyen başvurunun kabul edilebilir olduğunakarar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
28. Başvurucular,idari para cezalarına karşı yaptıkları itirazların Mahkemece kabul edilmesineve vekil vasıtasıyla yargılamaları takip etmelerine rağmen vekâlet ücretinehükmedilmemesinin adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini iddia etmişlerdir.
29.Bakanlık görüş yazısında, ilgili yasal düzenlemeler ile Avukatlık Asgari ÜcretTarifesi uyarınca başvurucuların yaptığı itirazın yargı makamlarınca kabuledilmesi ve kendilerini duruşmada vekil ile temsil ettirmeleri karşısında,başvurucuların lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin söz konusu olacağı ifadeedilmiştir.
30. Başvurucular yukarıda belirtilen Bakanlık görüşünün,başvurularının haklılığını ortaya koyduğunu belirtmişlerdir.
31. Anayasa’nın “Hak aramahürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmaksuretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ileadil yargılanma hakkına sahiptir.”
32. Anayasa’nın148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 49. maddesinin(6) numaralı fıkrasında bireysel başvurulara ilişkin incelemelerde kanunyolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeye tabi tutulamayacağı, 6216sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise açıkça dayanaktanyoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceğibelirtilmiştir.
33.Bir anayasal hakkın ihlali iddiasını içermeyen, yalnızca derece mahkemelerininkararlarının yeniden incelenmesi talep edilen başvuruların açıkça dayanaktanyoksun ve Anayasa ve Kanun tarafından Anayasa Mahkemesinin yetkisi kapsamıdışında bırakılan hususlara ilişkin olduğu açıktır. Bireysel başvuruya konudavadaki olayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması veuygulanması, yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği vedeğerlendirilmesi ile kişisel bir uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafındangetirilen çözümün esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuruincelemesinde değerlendirmeye tabi tutulamaz. Bununistisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının bariz takdir hatası yada açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğindenbireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır.Bu çerçevede, derece mahkemelerinin delilleri takdirinde bariz bir takdirhatası veya açık keyfîlikbulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusuolamaz (Onur Gür, B. No: 2012/828, 21/11/2013, § 21).
34.Diğer yandan Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğertemel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunlarınkorunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamandatoplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme,haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanmahakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmadabulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayanbir haktır (AYM, E.2009/27, K.2010/9, 14/1/2010; Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No:2013/711, 3/4/2014, § 40).
35.Somut olayda başvurucuların idari para cezalarına karşı yaptıkları itirazüzerine (Kapatılan) Alaplı Sulh Ceza Mahkemesi duruşma açmış, başvurucular buduruşmalarda vekillerince temsil edilmişlerdir (bkz. §§ 9, 10, 14 ve 15).Mahkeme, başvurucuların itirazlarını yerinde görerek idari yaptırımkararlarının kaldırılmasına karar vermiş fakat vekâlet ücretine ilişkinherhangi bir hüküm kurmamıştır.
36.5271 sayılı Kanun’un 324. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre (bkz. § 18),vekâlet ücreti de yargılama giderleri kapsamında bulunmaktadır. Bu maddeningerekçesinde “… soruşturma ve kovuşturma evrelerinde, kamu davasının gerektirdiğiyargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesi ve taraflarca yapılanödemeler yargılama giderlerini oluşturur. Avukatlara, bilirkişi ve tanıklaraverilen gündelik, yolluk ve ücretlerle keşif, muayene, tahlil ve posta giderleriyanında harçlar, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre taraflara ödenmesigereken avukatlık ücretleri de yargılama giderlerine dâhildir. Yargılamagiderlerinin ve taraflardan birinin diğerine ödemesi gereken paranın miktarınıhâkim veya mahkeme başkanı belirler. Bunların hüküm, karar ve cezakararnamelerinde ayrıntıları ve dayanakları ile gösterilmesi, kimlereyükletildiğinin de belirtilmesi gereklidir…” denilmektedir. Böylelikle vekil ile temsil durumunda vekâletücretinin kimin üzerinde bırakılacağı hususunun hükümde açıkça ve ayrıntılıolarak gösterileceği ifade edilmiştir.
37. Nitekim5326 sayılı Kanun’un 31. maddesinin (2) numaralı fıkrasında da (bkz. § 19)kararın hüküm kısmında vekâlet ücretinin taraflardan kimin üzerindebırakılacağının belirtilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
38.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31/1/2012 tarihli ve E.2011/258, K.2012/8 sayılı ilamında, “…CMK’nın 324. maddesindeise yargılama giderlerinin kapsamı belirlenmiştir. Harçlar ve tarifesine göreödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerindeyargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlüharcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama gideridir. Bu hükme göre,vekâlet ücretinin de yargılama gideri kapsamında bulunduğu hususunda kuşkubulunmamaktadır...” denilerek vekâlet ücretinin yargılama giderlerikapsamında olduğu vurgulanmıştır.
39.Yargıtay 11. Ceza Dairesince de vekâlet ücretinin yargılama giderlerine dâhilolmasının en önemli sonuçlarından biri olan dava sonucunda vekâlet ücretikonusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği (17/6/2014 tarihlive E.2014/11200, K.2014/11835 sayılı karar) ve davada haklı çıkan ve kendisinivekil ile temsil ettiren taraf lehine, vekâlet ücreti takdir edilmesininzorunlu olduğu (7/5/2014 tarihli ve E.2014/1888, K.2014/8783) belirtilerekvekâlet ücretinin yargılama giderlerinin bir parçası olduğu vurgulanmakta veasil lehine hükmedilmesi gereken bir hak olduğu istikrarlı biçimde ifadeedilmektedir.
40. Buitibarla 5271 sayılı Kanun ve yerleşik mahkeme içtihatlarına göre mahkemelerinyargılama giderleri kapsamında hükmettikleri vekâlet ücretinin, taraflar lehinebir hak ya da aleyhine bir yükümlülük doğurduğu anlaşılmaktadır (Atilla İnan, B.No: 2012/615, 21/11/2013, § 29).
41.Yukarıda yer verilen tespitler uyarınca başvurucuların vekil ile temsiledildikleri davaları kazanmaları neticesinde vekâlet ücretine hükmedilmesiningerekliliğine işaret eden birçok yasal düzenleme ve Yargıtay içtihadının mevcutolduğu görülmektedir. Dolayısıyla anılan kanuni düzenlemeler ve içtihatlarkarşısında başvurucuların kendileri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinibeklediklerinin kabulü gerekir (Burak Günay(2), B. No: 2013/6218, 10/6/2015, § 38). Bununla birlikte(Kapatılan) Alaplı Sulh Ceza Mahkemesince bu beklentinin karşılanmadığıanlaşılmaktadır.
42.Açıklanan nedenlerle Mahkemenin kendilerini vekil ile temsil ettirenbaşvurucular lehine vekâlet ücretine hükmetmemesi yönündeki uygulaması, ilgiliyasal mevzuatın lafız ve amacına açıkça aykırı olup başvurucuların Anayasa’nın36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinekarar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
43. Başvurucular,başvuruya konu kararların vekâlet ücreti yönüyle tekrar incelenmesininsağlanmasını talep etmişlerdir.
44.Bakanlık yazısında başvurucuların taleplerine ilişkin görüş bildirilmemiştir.
45.6216 sayılı Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasışöyledir:
“(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
46.Mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkının ihlal edildiği tespit edilmiştir. İhlalin ve sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın ilgiliMahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
47.Dosyadaki belgelerden tespit edilen 198,33 TL harcın başvurucu Şeref Yıldız’ave 396,70 TL harcın (birleşen iki başvuru için) başvurucu Burak Günay’a, 1.800TL vekâlet ücretinin ise iki başvurucuya müştereken ödenmesine karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alının adil yargılanmahakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere(Kapatılan) Alaplı Sulh Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgelerden tespitedilen 198,33 TL harcın başvurucu Şeref Yıldız’a ve 396,70 TL harcın (birleşeniki başvuru için) başvurucu Burak Günay’a, 1.800 TL vekâlet ücretinin isebaşvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
6/1/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.