TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
İSTANBUL OTELCİLİK VE TURİZM TİC. A.Ş. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/5259)
Karar Tarihi: 12/3/2015
R.G. Tarih- Sayı: 16/5/2015-29357
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Celal MÜMTAZ AKINCI
Raportör
:
Aliye YILDIZ VARSIN
Başvurucu
:
İstanbul Otelcilik ve Turizm Ticaret A.Ş.
Vekili
:
Av. Mehmet Çetinkurşun
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, otel inşaatınınyıkılmasına dair Alaçatı Belediye Encümen kararının değerlendirilmesi içinidareye yaptığı başvurunun zımnen reddedildiğini, zımni ret işleminin iptalitalebiyle açtığı davada ileri sürdüğü iddialar esastan incelenmeden davanın kesinhüküm nedeniyle reddedildiğini belirterek, Anayasa'nın 35., 36., 38. ve 48.maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 15/4/2014 tarihindeAnayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğinbulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm BirinciKomisyonunca, 22/10/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından14/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesininbirlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığınagönderilmesine karar verilmiştir.
5. Adalet Bakanlığının18/12/2014 tarihli yazısı ile Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bukapsamda sunulan görüşlerine atfen görüş bildirilmeyeceği beyan edilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ilebaşvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylarözetle şöyledir:
7. Alaçatı Belediyesitarafından başvurucu şirkete otel yatırımı projesi çerçevesinde inşaatabaşlanması için 11/5/1992 tarihinde ön izin verilmiş, başvurucu inşaatın subasman seviyesini tamamlamış ve Turizm Bakanlığınca sözkonusu proje hakkında 25/6/1992 tarihinde yatırım teşvik belgesi ve turizmyatırım belgesi verilmiştir.
8. Başvurucunun talebi üzerineAlaçatı Belediyesi tarafından 10/7/1992 tarihinde inşaat ruhsatı verilmiştir.İnşaatın süresinde tamamlanmaması nedeniyle Alaçatı Belediyesince 31/8/1998tarihinde inşaat ruhsatı yenilenmiştir.
9. Söz konusu otel inşaatıtamamlanmış, Alaçatı Belediyesince 17/11/2000 tarihinde yapı kullanma izniverilmiş, başvurucu şirket tarafından otelcilik faaliyetine geçilmiştir.
10. İzmir 4. Ağır CezaMahkemesinde Alaçatı Belediye Başkanı ve üç belediye personeli hakkında açılandavada, Mahkemenin 18/12/2000 tarih ve E.1999/440, K.2000/407 sayılı kararıyla,başvurucu şirket adına düzenlenen otel inşaatı yapı ruhsatının sahte olduğutespiti yapılarak sanıkların sahtecilik suçunu işlemeleri nedeniyle hapiscezasıyla cezalandırılmalarına hükmedilmiştir. Anılan karar, Yargıtay 6. CezaDairesinin 2/5/2001 tarih ve E.2001/5276, K.2001/50454 sayılı kararıylaonanmış, bu karara karşı yapılan itiraz ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun3/7/2001 tarih ve E.2001/6-142, K.2001/147 sayılı kararıyla reddedilmiş vekarar aynı tarihte kesinleşmiştir. Anılan davada sanıkların yargılamanınyenilenmesi talepleri 28/8/2001 tarihli kararla kabul edilmiş, ancak Mahkemenin26/9/2002 tarih ve E.1999/440, K.2000/407 sayılı ek kararıyla, adli tatildöneminde verilmiş olan 28/8/2001 tarihli kararın usule aykırı olduğu, sanıklarvekili tarafından ileri sürülen hususların kesinleşmiş mahkeme kararınındeğiştirilmesini gerektirecek etki ve nitelikte deliller olmadığı gerekçesiyleyargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasına,infazı durdurulan hükümlerin infaza verilmesine hükmedilmiştir.
11. İzmir 4. Ağır CezaMahkemesinin 18/12/2000 tarih ve E.1999/440, K.2000/407 sayılı kararısonrasında Alaçatı Belediyesi Encümeninin 27/9/2002 tarih ve 403 sayılı yıkımkararıyla, inşaatın ruhsatının sahte olarak verildiğinin hükme bağlandığıgerekçesiyle yargı kararı uyarınca söz konusu otel binasının yıkılmasına kararverilmiştir. Anılan yıkım kararı şöyledir;
“hernekadar adıgeçen inşaat sahiplerinin 11/5/1992 tarih ve 78 imar durum belgesiyle yenilenen7/12/1990 tarihli imar durum belgesine dayanılarak projesinin hazırlandığı,projesinin Belediyemiz İmar Dairesince 22/5/1992 tarihinde 3194 sayılı İmarKanunu, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür TabiatVarlıklarını Koruma Kanunu, ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile bu kanunlaradayanılarak çıkarılan yönetmelik, genelge ve imar planlarına ve plan notlarınauygun bulunarak onaylandığını, Turizm Bakanlığından 25/6/1992 tarihinde TurizmYatırım Belgesi aldığı, 3/7/1992 tarihli dilekçe ile Yapı Ruhsatı istediği, bubelgelere dayanarak 10/7/1992 tarihinde aldığı 2.50.50 numaralı yapı ruhsatıyasal düzenlemeye uygun ise de, Anayasa gereğince uygulanması gereken yargıkararı karşısında zorunlu olarak yasal düzenlemeye uygun bulunmadığının bizzarur kabul edilmesine, bu nedenle sözkonusuotel inşaatının yıkılmasına, yasal süre içinde bu karar aleyhinde bir yargıkararı alınmadığı takdirde yıkım kararının uygulanmasına…”
12. Başvurucu şirketin anılanbelediye encümeni kararına karşı açtığı dava, İzmir 3. İdare Mahkemesinin27/2/2003 tarih ve E.2002/1318, K.2003/233 sayılı kararıyla, belgelerdetahrifat yapılarak yapı ruhsatının düzenlendiğinin ve sahte olduğununkesinleşen yargı kararı ile saptanmış bulunması karşısında, geçerli olmayanyapı ruhsatına dayanılarak inşa edilen ve esasen ruhsatsız konumda bulunanuyuşmazlık konusu yapının yıktırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılıkbulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
13. Anılan karar, Danıştay 6.Dairesinin 23/11/2004 tarih ve E.2003/2833, K.2004/5898 sayılı kararıylaonanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme istemi aynı Dairenin 8/6/2005 tarih veE.2005/1844, K.2005/3374 sayılı kararıyla reddedilmiş, karar aynı tarihtekesinleşmiştir.
14. Başvurucunun aynı işleminiptali istemiyle açtığı dava İzmir 3. İdare Mahkemesinin 5/7/2006 tarih veE.2006/1413, K.2006/1024 sayılı kararıyla reddedilmiş, karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
15. Başvurucu, yapı ruhsatıiptal edilmeden ve 3/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32.maddesindeki şartlar yerine getirilmeden yıkım kararı verildiği iddialarıylayargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucunun yargılamanınyenilenmesi talebi İzmir 3. İdare Mahkemesinin 20/9/2006 tarih ve E.2006/1413,K.2006/1143 sayılı kararıyla “yargılamanınyenilenmesi için öne sürülen nedenlerin 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesindesayılan nedenlerden hiçbirine uygun olmadığı” gerekçesiylereddedilmiştir. Anılan karar Danıştay 6. Dairesinin 5/6/2007 tarih veE.2007/991, K.2007/3358 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
16. Başvurucu Alaçatı BelediyeBaşkanlığına başvurarak yıkım kararının yeniden değerlendirilerekkaldırılmasını istemiş, bu başvurunun cevap verilmeyerek reddedilmesi üzerinesöz konusu zımni ret işlemine karşı dava açmıştır.
17. İzmir 4. İdare Mahkemesinin24/3/2010 tarih ve E.2009/1668, K.2010/330 sayılı kararıyla, “aynı işlemin iptali istemiyle üçüncü kez açılandavanın kesin hüküm nedeniyle esasına girilmeden incelenmeksizin reddigerektiği” gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
18. Başvurucunun temyizi üzerineanılan karar, Danıştay 14. Dairesinin 13/11/2012 tarih ve E.2011/9637,K.2012/7936 sayılı kararıyla, başvurucu tarafından kaldırılması istenen27/9/2002 günlü encümen kararına karşı açılan davanın reddedildiği ve kararınkesinleştiği, kesinleşen yargı kararı ile hukuka uygun olduğu saptanan encümenkararının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun incelenme olanağıbulunmadığı gerekçesiyle onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme istemi, aynıDairenin 8/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Söz konusu karar başvurucuvekiline 17/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
19. Başvurucu 15/4/2014tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
20. 3194 sayılı Kanun’un 32.maddesi şu şekildedir;
“Bu Kanun hükümlerinegöre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığıveya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fennimesulce (...) (3) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttaliolunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespitedilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapısahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtarabırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi,yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veyavalilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmişolduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonundaanlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamınaizin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veyaruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararınımüteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsiledilir.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
21. Mahkemenin 12/3/2015tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 15/4/2014 tarih ve 2014/5259numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
22. Başvurucu, kendisine verileninşaat ruhsatı ve bu ruhsata ve eki projelere uygun olarak yapılmış olan otelinşaatının hukuka uygun olduğunu, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararınınbelediye başkanı ve üç belediye çalışanına ilişkin bir karar olduğunu, bukararın inşaat sahipleri ile bir ilgisinin olmadığını, dolayısıyla şahıslarhakkında verilmiş olan ceza kararının belediyece uygulanmasının söz konusuolamayacağını, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararında otelin yıkılması gerektiğiyönünde bir gerekçe bulunmadığını, belediye encümeninin yıkım kararının kendiiçinde çelişkili olduğunu, 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesindeki şartlar yerinegetirilmeden yıkım kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yıktırılmasınakarar verilen yapının inşaat ve iskan ruhsatlarının halen iptal edilmemişolması dolayısıyla geçerli olduğunu, Kıyı Kanunu'nda yapılan değişikliktenyararlanmak için herhangi bir usulsüzlük yapılmasının söz konusu olmadığını,inşaatın imar mevzuatına uygun olarak ve gerekli izinler alınmak suretiyletamamlandığını, bu nedenle mal sahipleri için müktesep hak doğduğunu, derecemahkemesinin kesin hüküm nedeniyle davanın reddi kararının hukuka aykırıolduğunu, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararında bahsedilen inşaat ruhsatının 10/7/1992tarihli ruhsat olduğu halbuki inşaatın süresinde tamamlanamaması sebebiyle buruhsatın 31/8/1998 tarihinde yenilenmiş olduğundan ceza mahkemesi kararının buikinci ruhsat bakımından hiçbir etkisinin bulunmadığını, uyuşmazlığın eksikinceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak sonuçlandırıldığını, ortada süregelenihlal durumu bulunduğundan Anayasa Mahkemesinin zaman bakımındanyetkisizliğinin söz konusu olmadığını, benzer yönde Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi (AİHM) içtihatlarının bulunduğunu, derece mahkemelerinin kesinhükümden bahisle işin esasına dahi giremeyişi nedeniyle temel hak ihlalinigiderecek etkili yargı yolu bulunmadığını, bu nedenle iç hukuk yollarınıntüketilmemesinin söz konusu olmadığını, mülkiyet hakkına müdahale bulunduğundanihlalin giderilmesi gerektiğini belirterek, Anayasa’nın 35., 36., 38. ve 48.maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
24. Başvurucu, imar mevzuatınauygun olarak inşaatın yapımına başlandığı halde Ağır Ceza Mahkemesi kararıgerekçe gösterilerek iddiaları hakkında bir karar verilmeden inşaatın yıkımınadair işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddine karar verilmesininanayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun AnayasaMahkemesinin bireysel başvurucuları inceleme yetkisinin başladığı 23/9/2012tarihinden sonra kesinleşen davada ileri sürdüğü iddiaların kesin hükümnedeniyle reddedildiği hususu göz önünde bulundurulacak olursa aşağıdakişekilde karar verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
i. İzmir 3.İdare Mahkemesinin Kararı Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiği İddiası
25. 30/3/2011tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:
“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlemve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler”.
26. Anılan Kanun hükmü uyarıncaAnayasa Mahkemesinin yetkisinin zaman bakımından başlangıcı 23/9/2012 tarihiolup, Mahkeme, ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlaraleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilecektir. Bu açık düzenlemekarşısında, anılan tarihten önce kesinleşmiş nihai işlem ve kararları daiçerecek şekilde yetki kapsamının genişletilmesi mümkün değildir.
27. Öte yandan, AnayasaMahkemesinin zaman bakımından yetkisi için kesin bir tarihin belirlenmesi veMahkemenin yetkisinin geriye yürür şekilde uygulanmaması hukuk güvenliğiilkesinin bir gereğidir (B. No: 2012/51, § 18, 25/12/2012).
28. Olağan kanun yollarına başvurulmasısonucu kesinleşen mahkeme kararlarından sonra, kararların yerine getirilmesikonusunda yetkisi bulunmayan kurum veya organlara başvuruda bulunulması etkilibir başvuru yolu olmadığı gibi, bu başvurunun reddine karar verilmesi deAnayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için yeni bir hak ve yetkivermeyecektir. Tüketilen yolun Anayasa Mahkemesi önündeki başvuruya konu olanduruma çözüm getirme, başka bir ifadeyle Anayasa'yı ihlal ettiği iddia edilenhususun düzeltilmesini ve ihlalin ortadan kaldırılmasını sağlayabilmeözelliğine sahip olması gerekir. Mahkeme, başvuru konusu olaya etkin bir çözümsunacak yetkisi olmayan kurum ve organlara başvurularak davanıncanlandırılmasına ve başvurunun zaman bakımından yetki kapsamına alınmasına izinvermemektedir (B. No: 2012/829, § 32, 5/3/2013).
29. Başvuru konusu olayda,Alaçatı Belediyesi Encümeninin 27/9/2002 tarihli kararıyla, yargı kararıylainşaatın ruhsatının sahte olarak verildiğinin hükme bağlandığı gerekçesiyleyargı kararı uyarınca söz konusu otel binasının yıkılmasına karar verilmiştir.Başvurucu şirketin anılan belediye encümeni kararına karşı açtığı dava, İzmir3. İdare Mahkemesinin 27/2/2003 tarih ve E.2002/1318, K.2003/233 sayılıkararıyla, belgelerde tahrifat yapılarak yapı ruhsatının düzenlendiğinin vesahte olduğunun kesinleşen yargı kararı ile saptanmış bulunması karşısında,geçerli olmayan yapı ruhsatına dayanılarak inşa edilen ve esasen ruhsatsızkonumda bulunan uyuşmazlık konusu yapının yıktırılmasına ilişkin işlemde hukukaaykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Anılan karar, Danıştay 6.Dairesinin 23/11/2004 tarihli kararıyla onanmış, başvurucunun karar düzeltmeistemi aynı Dairenin 8/6/2005 tarihli kararıyla reddedilmiş, karar aynı tarihtekesinleşmiştir. Başvurucunun yargılamanın yenilenmesi talebi de İzmir 3. İdareMahkemesinin 20/9/2006 tarihli kararıyla yargılamanın yenilenmesi için önesürülen nedenlerin 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde sayılan nedenlerdenhiçbirine uygun olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
30. Başvurucu, Alaçatı BelediyeBaşkanlığına başvurarak yıkım kararının yeniden değerlendirilerekkaldırılmasını istemiş, başvurusunun cevap verilmeyerek reddedilmesi üzerinesöz konusu zımni ret işlemine karşı açılan dava “aynı işlemin iptali istemiyle üçüncü kez açılan davanın kesin hükümnedeniyle esasına girilmeden incelenmeksizin reddi gerektiği”gerekçesiyle reddedilmiştir. Temyiz üzerine anılan karar, Danıştay 14.Dairesinin 13/11/2012 tarihli kararıyla, “başvurucu tarafından kaldırılmasıistenen 27/9/2002 günlü encümen kararına karşı açılan davanın reddedildiği vekararın kesinleştiği, kesinleşen yargı kararı ile hukuka uygun olduğu saptananencümen kararının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun incelenme olanağıbulunmadığı” gerekçesiyle onanmış, karar düzeltme istemi, aynı Dairenin8/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
31. Başvurucu, 3194 sayılı İmarKanunu'nun 32. maddesindeki şartlar yerine getirilmeden yıkım kararı verilmesininhukuka aykırı olduğunu, yıktırılmasına karar verilen yapının inşaat ve iskanruhsatlarının halen iptal edilmemiş olması dolayısıyla geçerli olduğunu, KıyıKanunu'nda yapılan değişiklikten yararlanmak için herhangi bir usulsüzlükyapılmasının söz konusu olmadığını, inşaatın imar mevzuatına uygun olarak vegerekli izinler alınmak suretiyle tamamlandığını, bu nedenle mal sahipleri içinmüktesep hak doğduğunu, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararında bahsedileninşaat ruhsatının 10/7/1992 tarihli ruhsat olduğu halbuki inşaatın süresindetamamlanamaması sebebiyle bu ruhsatın 31/8/1998 tarihinde yenilenmiş olduğundanceza mahkemesi kararının bu ikinci ruhsat bakımından hiçbir etkisininbulunmadığını, uyuşmazlığın eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olaraksonuçlandırıldığını belirtmiştir.
32. Başvurucunun, yargıkararıyla inşaatın ruhsatının sahte olarak verildiğinin hükme bağlandığıgerekçesiyle söz konusu otel binasının yıkılmasına karar verilmesine dairAlaçatı Belediyesi Encümeninin 27/9/2002 tarihli yıkım kararının iptalitalebiyle açtığı dava yıkım kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiylereddedilmiş, anılan karar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek8/6/2005 tarihinde kesinleşmiştir. Başvuru konusu karar 23/9/2012 tarihinden öncekesinleştiği için zaman bakımından Anayasa Mahkemesinin yetkisi içindekalmamaktadır.
33. Açıklanan nedenlerle,başvuru konusu kararın bireysel başvuruların incelenmeye başlandığı tariholarak belirlenen 23/9/2012 gününden önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığındanbaşvurunun, diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin 'zaman bakımından yetkisizlik' nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
ii. İzmir 4. İdare Mahkemesinin Kararı Nedeniyle MülkiyetHakkının İhlal Edildiği İddiası
34. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gerekenhususlarda inceleme yapılamaz.”
35. 6216 sayılı Kanun’un 48.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabuledilemezliğine karar verebilir.”
36. 6216 sayılı Kanun’un 48.maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvurularınMahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurularkapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkinşikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.
37. Anılan kurallar uyarınca,ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay veolguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarınınyorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgilivarılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesinekonu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarınınadaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfilikiçermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleriihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindekibaşvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfilik bulunmadıkça AnayasaMahkemesince incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).
38. Başvuru konusu olaydabaşvurucu, Alaçatı Belediye Başkanlığına başvurarak yıkım kararının yenidendeğerlendirilerek kaldırılmasını istemiş, bu başvurunun cevap verilmeyerekreddedilmesi üzerine söz konusu zımni ret işlemine karşı dava açmıştır.Başvurucu derece Mahkemesinin aynı işlemin iptali istemiyle üçüncü kez açılandavanın kesin hüküm nedeniyle esasına girilmeden incelenmeksizin reddine kararvermesinin anayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmektedir.
39. Alaçatı BelediyesiEncümeninin 27/9/2002 tarihli yıkım kararının iptali talebiyle açtığı davayıkım kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, anılankarar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek 8/6/2005 tarihindekesinleşmiştir. Başvurucunun yargılamanın yenilenmesi talebi de Mahkemenin20/9/2006 tarihli kararıyla yargılamanın yenilenmesi için öne sürülennedenlerin 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirineuygun olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu yıkım kararının yenidendeğerlendirilmesi talebinin idarece zımnen reddi üzerine, zımni ret işlemininiptali talebiyle dava açmış, İzmir 4. İdare Mahkemesi, 24/3/2010 tarihlikararıyla, aynı işlemin iptali istemiyle üçüncü kez açılan davanın kesin hükümnedeniyle esasına girilmeden incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Başvurucununtemyizi üzerine anılan karar, Danıştay 14. Dairesinin 13/11/2012 tarihlikararıyla, başvurucu tarafından kaldırılması istenen 27/9/2002 günlü encümenkararına karşı açılan davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği, kesinleşenyargı kararı ile hukuka uygun olduğu saptanan encümen kararının kaldırılmasıistemiyle yapılan başvurunun incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyleonanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 8/1/2014 tarihlikararıyla reddedilmiştir.
40. Başvurucunun iddialarınınözünün derece Mahkemesi ve Danıştay tarafından hukuk kurallarınınyorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucunailişkin olduğu anlaşılmaktadır.
41. Başvurucu, yargılamasürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibiolamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşıtarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatıbulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarınınderece mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıtsunmadığı gibi Mahkeme ve Danıştay kararında bariz takdir hatası veya açıkkeyfilik oluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir.
42. Açıklanan nedenlerle,başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının, kanun yolu şikâyetiniteliğinde olduğu, derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya açıkkeyfilik de içermediği anlaşıldığından, başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktanyoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
A. Başvurucunun,
1. İzmir 3. İdare Mahkemesininkararı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının “zaman bakımından yetkisizlik”
2. İzmir 4. İdare Mahkemesininkararı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının “açıkçadayanaktan yoksun olması”
nedenleriyle KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,
12/3/2015tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.