TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
TACİSER GÜRLER BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/13764)
Karar Tarihi: 11/6/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Heysem KOCAÇİNAR
Başvurucu
:
Taciser GÜRLER
Vekili
:
Av. Zühtü KAZANCI
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminata ilişkindavada ıslah ile artırılan miktarın hak düşürücü süreden reddine kararverilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 10/8/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucunun murisi adına kayıtlı 141 parsel sayılıtaşınmazdaki pay bu kişinin ölümü ile başvurucuya intikal etmiştir. Başvurucu4/2/2009 tarihli dilekçesiyle taşınmaza Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi(Üniversite) tarafından kamulaştırmasız olarak el atıldığını belirterek fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL tazminat talebiyle davaaçmıştır.
9. Davalı Üniversite 20/10/2009 tarihli cevabında uyuşmazlığakonu taşınmazın 19/4/1993 tarihinde kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelininZiraat Bankasında başvurucunun murisi adına açılan hesaba depo edildiğini vebaşvurucunun murisi tarafından herhangi bir dava açılmadığından kamulaştırmaişleminin kesinleştiğini ileri sürmüştür.
10. Taşınmazın değerinin tespiti amacıyla iki taşınmaz başındaiki ayrı tarihte keşif yapılmıştır. İlk keşif sonucunda düzenlenen 19/3/2010tarihli bilirkişi raporunda başvurucuya ait hissenin değeri 36.225 TL olarakbelirlenmekle başvurucu 14/9/2010 tarihinde talebini bu miktarı esas alarakıslah etmiştir. Ne var ki davalı Üniversitenin itirazı üzerine taşınmaz başındayeni bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla ikinci kez keşif icra edilmiş ve anılankeşif sonucunda düzenlenen 18/4/2011 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazındeğeri 28.350 TL olarak belirlenmiş, başvurucu bu miktarı da kabul ettiğinibildirmiştir.
11. Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 13/3/2013 tarihlikarar iledavanın kısmen kabulüyle 28.350 TL bedelkarşılığında taşınmazın tapusunun iptaline ve davalı Üniversite adına tescilinekarar vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle, fiilen el konulan taşınmazın7/120 hissesinin başvurucu adına kayıtlı olup diğer maliklere ait payların usulüneuygun olarak kamulaştırıldığı, belirlenen bedel başvurucunun annesi adınaaçılan hesaba depo edilmişse de kamulaştırma işlemi usulüne uygun olarak tebliğedilmediğinden murisin bu durumdan haberdar olmadığı ve bu hususun başvurucuyubağlamayacağı belirtilmiştir.
12. Karar başvurucu ve davalı Üniversite tarafından temyizedilmiştir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 15/11/2012 tarihinde hükmün bozulmasınakarar verilmiştir. Bozma kararının gerekçesinde, başvurucunun kamulaştırmasızel atma nedenine dayalı olarak davaya açtığı belirtilmiştir. Daireye görebaşvurucu, idare tarafından 20/10/2009 tarihli oturumda kendisine tebliğ edilencevap dilekçesiyle kamulaştırma işleminden haberdar olmuştur. Daire, ıslahdilekçesinin verildiği 4/9/2010 tarihine kadar kanunda öngörülen otuz günlükhak düşürücü sürenin geçtiğini kabul etmiştir. Daire sonuç olarak ıslah ilearttırılan kısmın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
13. Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi bozma kararına uymuşve 12/12/2013 tarihli kararı ileıslah ile artırılan27.350 TL yönünden davanın reddine karar vermiştir.
14. Karar temyiz edilmiştir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi30/10/2014 tarihinde hükmü düzelterek onamış ve karar düzeltme isteğinin aynıdaire tarafından 22/6/2015 tarihinde reddiyle karar kesinleşmiştir.
15. Nihai karar 9/7/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu10/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
1. Kanun Hükümleri
16. 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nuntaşınmazın kamulaştırıldığı 19/1/1994tarihinde yürürlükte bulunan ''Dava hakkı'' kenar başlıklı 14. maddesişöyledir:
"Kamulaştırılacaktaşınmaz malın sahibi, zilyedi ve diğer ilgililer noter veya köy ihtiyar kuruluaracılığıyla yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlaratebligat yerine geçmek üzere gazete ile yapılan ilan tarihinden veya köyodasına asılmak suretiyle yapılan ilan süresinin bitiminden itibaren otuz güniçinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda ve takdir olunan bedel ilemaddi hatalara karşı da adli yargıda dava açabilirler.
İdari yargıda açılan davalar önceliklegörülür.
İdari yargıya başvurulduğu takdirde, adliyargıya başvuru süresi, idari yargı kararının kesinleştiği tarihten, bukararlara karşı temyiz veya karar düzeltilmesi isteminde bulunulmuş ise, bunailişkin kararların tebliği tarihinden itibaren işlemeye başlar.
İştirak veya müşterek mülkiyette paydaşlarıntek başına dava hakları vardır.
İdare, kamulaştırma belgelerinin tebliği içinnotere verildiği günden veya köy yararına kamulaştırmalarda aleyhine davaaçılacak kişi yönünden geçerli tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içindetakdir olunan bedel ile maddi hatalara karşı taşınmaz malın bulunduğu yermahkemesinde dava açabilir.
İdare tarafından bu Kanun hükümlerine göretespit olunan malik, zilyet ve diğer ilgililere karşı açılan davalarıngörülmesi sırasında, taşınmaz malın gerçek malikinin başka bir şahıs olduğuanlaşıldığı taktirde, davaya bu gerçek malik, tapu malikinin daha önce öldüğüsabit olursa mirasçıları da dahil edilmek suretiyle devam olunur.
Açılan davaların sonuçları dava açmayanlarıetkilemez.''
17. 2942 sayılı Kanun'un dava tarihinde yürürlükte bulunan 14.maddesi şöyledir:
“Kamulaştırmayakonu taşınmaz malın maliki tarafından 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılantebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmeküzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde,kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adliyargıda düzeltim davası açılabilir.
İdari yargıda açılan davalar önceliklegörülür.
İştirak halinde veya müşterek mülkiyette,paydaşların tek başına dava hakları vardır.
İdare, kamulaştırma belgelerinin mahkemeyeverildiği günden itibaren otuz gün içinde maddi hatalara karşı adli yargıdadüzeltim davası açabilir.
İdare tarafından, bu Kanun hükümlerine göretespit olunan malike ve zilyede karşı açılan davaların görülmesi sırasında,taşınmaz malın gerçek malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde,davaya bu gerçek malik, tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olursamirasçıları da dahil edilmek suretiyle devam olunur.
Açılan davaların sonuçları dava açmayanlarıetkilemez.''
2. Yargısal Kararlar
18. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 9/5/2016 tarihli veE.2016/7329, K.2016/9268 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
''Kamulaştırma Kanununun25. maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesibakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından usulüne uygun olarakyapılan tebligatla başlar.
Bu itibarla; Davacı İ.T. yönünden; murisiN.G.ye kamulaştırma evrakları usulüne uygun tebliğ edilmiş ve 30 günlük hakdüşürücü süre geçmiş olduğundan davanın bu davacıyönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; M.G.mirasçılarından N.G. dışında kalan diğer davacı mirasçılara kamulaştırmaevrakları usulüne uygun tebliğ edilmediğinden geçerli ve kesinleşmiş birkamulaştırmadan söz edilemeyeceğinden, davanın kamulaştırmasız el atma davasıolarak kabulü ile işin esasına girilerek, hüküm kurulması gerektiğigözetilmeden, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğrugörülmemiştir."
19.Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 28/5/2015 tarihli ve E.2015/7493, K.2015/8933 sayılıkararının ilgili kısmı şöyledir:
''2942 sayılı Yasanın 13. maddesi gereğincekamulaştırma evrakının malike noter eliyle tebliğ edilmesi gerekip yapılanaraştırmalar sonucunda adresi bulunmayan ve adreslerinde noter aracılığı iletebligat yapılamayanlara ilan yolu ile tebligat yapılır. Yukarıda açıklandığıüzere davacıya belirtilen şekilde bir tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır.Tapuda ifraz işlemi için çağrı yapılması ve terkin istemine ilişkin belgeninkendisine verilmesi usulüne uygun bir kamulaştırma tebligatı olarak kabuledilemeyeceği gibi davacıya usulsüz tebligat yapılması halinde dahi ancakparayı bankadan çekmesi halinde usulsüz tebligatı öğrenmiş kabuledilebileceğidikkatealındığındaböyle bir durumun da söz konusu olmadığı buna göre davanın 30 günlük hakdüşürücü süre içerisinde açılmış bedel artırım davası olarak kabul ediliptarafların tüm delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirkenyazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir."
B. Uluslararası Hukuk
20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu Protokol'ün "Mülkiyetin korunması" kenarbaşlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülkdokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancakkamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukungenel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetinkamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya dabaşka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleriyasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."
21. Halil Göçmen/Türkiyekararına konu olayda başvurucunun taşınmazı ile ilgili olarak üniversitekamulaştırma kararı alınmış, ancak kamulaştırma kararı tebliğ edilmeden taşınmazaidare tarafından elatılmıştır. Başvurucunun açtığıtazminat davası kabul edilmiştir. AİHM idarenin kamulaştırmayı düzenleyenkuralları dikkate almayarak başvurucunun taşınmazına el atması nedeniylemülkiyet hakkına yapılan müdahalenin hukuki dayanağının bulunmadığı kanaatineulaşmış, ayrıca tazminata ilişkin yargılama sürecinde gerekli usule ilişkingüvencelerin de sağlanmadığını belirterek ihlal sonucuna varmıştır (Halil Göçmen/Türkiye, B. No: 24883/07,12/11/2013, §§ 23-43).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
22. Mahkemenin 11/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
23. Başvurucu, muristen intikal suretiyle hissedar olduğutaşınmaza davalı Üniversite tarafından kamulaştırmasız olarak el konulduğunubelirtmiştir. Başvurucu, kamulaştırmasız el atmaya dayalı olarak açmış olduğudavaya daha önceden usulüne uygun bir tebligat yapılmamasına rağmen,kamulaştırma işlemi yapıldığı gerekçesiyle kamulaştırma bedelinin artırımıdavası olarak devam edildiğini bildirmiştir. Başvurucu, mahkemenin açılandavayı bu şekilde nitelendirmesi sonucunda hak düşürücü süre nedeniyle ıslahile artırılan kısmın reddine karar verildiğini belirterek mülkiyet hakkı ileadil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
24. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın"Mülkiyet hakkı" kenarbaşlıklı 35. maddesi şöyledir:
"Herkes, mülkiyet ve miras haklarınasahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararınaaykırı olamaz."
25. Anayasa'nın"Kamulaştırma" kenar başlıklı 46. maddesi şöyledir:
"Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamuyararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla,özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunlagösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarîirtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlananartırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformununuygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projeleriningerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması veturizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunlagösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirmesüresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudandoğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerdeve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacaklarıiçin öngörülen en yüksek faiz uygulanır."
26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun bilirkişi vasıtasıylabelirlenen bedel uyarınca ıslah yoluyla talep etmiş olduğu miktarın hakdüşürücü süre nedeniyle reddedilmesine ilişkin şikâyetinin özünün kamulaştırmabedeli miktarına yönelik olduğu gözetildiğinde başvurunun mülkiyet hakkıkapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
27. Başvurucunun kamulaştırma bedelininıslahile artırılan kısmınınreddine ilişkin şikâyetininaçıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve başka bir kabul edilemezlik nedeni debulunmadığından kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
28. Başvuru konusu olayda uyuşmazlık konusu taşınmazın tapudabaşvurucu adına kayıtlı olduğundan mülkün varlığında bir tereddüt bulunmadığıve bu taşınmaza Üniversite tarafından kamulaştırmasız el atma suretiylemülkiyet hakkına müdahale edildiği anlaşılmaktadır.
29. Bu durumda olayda idare, ilgili yargılama sürecinden deanlaşılacağı üzere başvurucunun taşınmazına kamulaştırmasız olarak el atmıştır.Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı biçimde 2942 sayılı Kanun'dabelirlenmiş süreçler takip edilmeden başvurucunun mülkiyetinde bulunantaşınmaza kamulaştırmasız olarak el atıldığı yargı kararıyla da sabittir.
30. Anayasa Mahkemesi, daha önce çeşitli kararlarındakamulaştırmasız el atma yoluyla yapılan müdahalelerin kanuni bir dayanağıbulunmadığından dolayı mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığını kabul etmiştir (Celalettin Aşçıoğlu, B. No: 2013/1436,6/3/2014; Mustafa Asiler, B. No:2013/3578, 25/2/2015; İbrahim Oğuz vediğerleri, B. No: 2013/5926, 6/10/2015).
31. Somut olayda da anılan ilkelerden ayrılmayı gerektirir birdurum bulunmamaktadır. Sonuç olarak başvurucunun söz konusu taşınmazına yapılankamulaştırmasız el atmanın Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleriyle 2942 sayılıKanun'da belirtilen usule uymayan bir müdahale olduğu ve mülkiyet hakkınayapılan müdahalenin kanunilik ilkesini ihlal ettiği kanaatine ulaşılmıştır.
32. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvencealtına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Esas incelemesonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine kararverilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir."
34. Başvurucu, yargılamanın yenilenmesine veya hüküm altınaalınmayan 27.350 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesine kararverilmesini talep etmiştir.
35. Başvuruda, mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucunavarılmıştır.
36. Somut olayda başvurucuya murisinden intikal eden taşınmazmurisin sağlığında 19/1/1994 tarihinde Üniversite tarafından kamulaştırılarakbelirlenen bedel muris adına açılan banka hesabına yatırılmışsa da ilgiliyeusulüne uygun tebligat yapılmadığı ve depo edilen bedelin tahsil edilmediğimahkeme kararında açıkça belirtilmektedir (bkz.§ 11).
37. Taşınmaz murisin ölümünden sonra başvurucuya intikal etmişve tapuda 7/120 hisse ile başvurucu adına tescil edilmiştir. Kamulaştırmaişleminden haberdar olmayan başvurucu fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarakkamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat isteğinde bulunmuş ve değerinbilirkişi tarafından tespiti üzerine tazminat miktarını ıslah etmiştir. Somutolayda başvurucuya ödenmesi gereken tazminat miktarının tespitine yönelikaçılan davada Mahkemece taşınmazın gerçek bedelinin tespiti amacıyla bilirkişiincelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınanrapordataşınmazın değeri 28.350 TL olarak belirlenmişve bu değer başvurucu tarafından da kabul edilmiştir. Ancak Yargıtay bozmakararına uyan ilk derece mahkemesi ıslah ile arttırılan kısmı 2001 yılındayapılan kanun değişikliği öncesinde mevcut olan hak düşürücü süre hükümleriniuygulamak suretiyle reddetmiştir.
38. Buna göre derece mahkemelerinin 2001 yılı öncesinde mevcutolan ve ancak dava tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan söz konusu hak düşürücüsüreye ilişkin hükmü uygulamak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı sabit olantaşınmazın gerçek değerinin başvurucuya ödenmemesi sonucuna yol açtığıgörülmektedir. Başvurucunun açtığı davanın kamulaştırmasız el atmaya dayalıtazminat davası olduğu dikkate alındığında derece mahkemelerinin bu yorumlarıöngörülebilir olmadığı gibi sonuç olarak Anayasa'nın 35. maddesinde güvencealtına alınan mülkiyet hakkı ihlal edilen başvurucu yönünden ihlalin sonuçlarıitibarıyla yeterli bir giderimin de sağlandığı da söylenemez. Hâlbuki eski hâle getirme kuralının bir gereğiolarak ihlalin bütün sonuçlarıyla giderildiğinden söz edilebilmesi için mümkünolduğunca ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanması gerekir. Somut olaydamülkün iadesi de söz konusu olmadığına göre giderimin sağlanması içinbaşvurucuya kamulaştırılan el atılan taşınmaz bölümünün saptanan rayiçdeğerinin ödenmesi zorunludur.
39. Başvurucunun mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundankararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Kahramanmaraş 2. AsliyeHukuk Mahkemesine (E.2013/373) gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
40. Yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmesi yeterli birgiderim oluşturduğundan dolayı başvurucunun tazminat isteminin reddi gerekir.
41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyethakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin Anayasa'nın 35. maddesinde güvencealtına alınan mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasıiçin yeniden yargılama yapılmak üzere Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesine(E.2012/373) GÖNDERİLMESİNE,
D. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikmeolması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süreiçin yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE11/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.