TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
TAHİR CANAN BAŞVURUSU (2)
(Başvuru Numarası: 2013/839)
Karar Tarihi: 5/11/2014
R.G. Tarih-Sayı: 30/1/2015-29252
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Serruh KALELİ
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör
:
Murat ŞEN
Başvurucu
:
Tahir CANAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvurucu, hakkındaki koşullu salıverilme kararının gerialınmasına esas gösterilen mahkûmiyet kararının ortadan kaldırılmasına rağmengeri alma kararının infazına devam edilmesinin anayasal haklarını ihlalettiğini ileri sürmüş, tahliye ve tazminat talebinde bulunmuştur.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 21/1/2013 tarihinde Bandırma CumhuriyetBaşsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılanön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunbulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 25/2/2014 tarihindekabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölümegönderilmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
5. Başvurucu, başvuru tarihinde Bandırma M Tipi Kapalı Cezaİnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır.
6. Başvurucu, Adana 1 No.lu Sıkıyönetim Mahkemesinin3/10/1980 tarih ve E.1980/306, K.1980/630 sayılı kararı ile kasten öldürme,kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarındanneticeten 36 yıl ağır hapis cezasına ve Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin17/2/1987 tarih ve E.1984/132, K.1987/7 sayılı kararı ile 20 yıl ağır hapiscezasına mahkûm edilmiştir.
7. Adana 1 No.lu Sıkıyönetim Mahkemesinin 30/12/1987 tarihve E.1980/306, K.1987/264 sayılı içtima kararı ile anılan hapis cezalarının 36yıl ağır hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir.
8. Anılan hapis cezalarının infazı sırasında Gaziantep 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 13/4/1991 tarih ve 1991/125 Değişik İş sayılı kararı ilebaşvurucunun koşullu salıverilmesine karar verilmiştir.
9. Başvurucu serbest bırakıldıktan sonra deneme süresiiçinde yasadışı silahlı örgüte üye olmak suçundan Malatya 1 No.lu DevletGüvenlik Mahkemesinin 14/11/1994 tarih ve E.1993/175, K.1994/374 sayılı kararıile 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
10. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi 29/8/1995 tarih ve1995/139 Değişik İş sayılı kararı ile deneme süresi içinde suç işlediğikesinleşen başvurucunun, koşullu salıverildiği 16/5/1993 ile 20/5/2016tarihleri arasındaki bakiye cezasının aynen infazına karar vermiştir. Anılankarara itiraz Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/8/1995 tarih ve 1995/139Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir.
11. Başvurucu hakkında verilen Malatya 1 No.lu DevletGüvenlik Mahkemesinin 12 yıl 6 ay süreli hapis cezasının infazına başlanmış veGebze Ağır Ceza Mahkemesinin 27/9/2002 tarih ve 2006/216 Müteferrik sayılıkararı ile başvurucu hakkında koşullu salıverilme kararı verilmiştir. Ancakbaşvurucu serbest bırakılmayarak Adana 1 No.lu Sıkıyönetim Mahkemesinin koşullusalıverilme nedeniyle geri alınan cezasının infazına başlanmıştır.
12. Başvurucunun geri kalan cezası infaz edilirken 29/7/2003tarih ve 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanunu’nun 4. maddesinin (a) bendiuyarınca Malatya 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, 21/10/2003 tarih veE.2003/132, K.2003/113 sayılı kararı ile koşullu salıverme kararının gerialınmasına neden olan 14/11/1994 tarihli mahkûmiyet kararının tüm sonuçları ileortadan kaldırılmasına karar vermiştir.
13. Başvurucu, ortadan kaldırma kararı üzerine Gebze AğırCeza Mahkemesinden, Malatya 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 12 yıl 6 ayhapis cezasına ilişkin 27/9/2002 tarihli koşullu salıverilme kararınınkaldırılmasını talep etmiştir. Mahkeme, 8/12/2010 tarih ve 2010/852 Müteferriksayılı kararı ile talebi reddetmiştir. Karara yapılan itiraz üzerine Kartal 3.Ağır Ceza Mahkemesi 26/1/2011 tarih ve 2011/60 Değişik İş sayılı kararı ileGebze Ağır Ceza Mahkemesinin itiraza konu kararını gerekçelendirilmediğinedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
14. Başvurucu 21/2/2011 tarihli dilekçesi ile tekrar Malatya1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin koşullu salıverilme kararınınkaldırılmasını talep etmiş ve Gebze Ağır Ceza Mahkemesi, 23/3/2011 tarih ve2011/16 Değişik İş sayılı kararı ile Malatya 1 No.lu Devlet GüvenlikMahkemesinin ortadan kaldırma kararı ile koşullu salıverilme kararınınuygulanamaz olduğundan kaldırılmasına karar vermiştir.
15. Bandırma Cumhuriyet Başsavcısı, 4959 sayılı Kanun’untopluma kazandırmaya ilişkin bir yasa olduğu ve başvurucunun eylemini suçolmaktan çıkarmadığını belirterek 6/4/2011 tarihinde anılan karara itirazetmiştir. Kartal 3. Ağır Ceza Mahkemesi 6/5/2011 tarih ve 2011/397 Değişik İşsayılı kararı ile itirazı kabul ederek Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin kararınıkaldırmıştır.
16. Başvurucunun anılan karara ilişkin kanun yararına bozmabaşvurusu Adalet Bakanlığının 4/10/2011 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
17. Öte yandan başvurucu, Gaziantep 2. Ağır CezaMahkemesinden, Malatya 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 12 yıl 6 ay hapiscezasının infaz ettiği kısmının koşullu salıverilme kararı geri alınan cezadanmahsubunu talep etmiştir. Mahkeme, 31/3/2004 tarih ve 2004/78 Müteferrik sayılıkararı ile talebi reddetmiştir. Anılan karara yapılan itiraz da Gaziantep 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 3/5/2004 tarih ve 2004/101 Müteferrik sayılı kararı ilereddedilmiştir.
18. Anılan karara karşı Adalet Bakanlığı 27/2/2012 tarihindekanun yararına bozma talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınabaşvurmuştur. Başsavcılık 12/3/2012 tarih ve 2012/67278 sayılı tebliğnamesi ile bozma talebiyle dosyayı Yargıtay 1. CezaDairesine göndermiştir.
19. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 9/7/2012 tarih ve E.2012/3513,K.2012/5599 sayılı kararı ile “Malatya 1No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 14/11/1994 tarih ve E.1993/175, K.1994/374sayılı kararıyla 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına dair hükmünün 4959 sayılıTopluma Kazandırma Kanunu’nun 4/a maddesi gereğince 21/10/2003 tarih veE.2003/132, K.2003/13 sayılı kararı ile sonuçları ile birlikte ortadankaldırılmasına karar verilmiş olup ortada suç nedeniyle infaz edilecek birmahkûmiyet kararı bulunmadığından” Gaziantep 3. Ağır CezaMahkemesinin 3/5/2004 tarihli kararında mahsup talebinin kabulü yerine reddinekarar verilmiş olmasını kanuna aykırı kabul ederek bozulmasına karar vermiştir.Bunun üzerine Mahkeme, 6/11/2012 tarih ve 2012/1037 Değişik İş sayılı kararıile başvurucunun, Malatya 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin mahkûmiyetkararı kapsamında infazda geçirdiği sürenin halihazırda koşullu salıverilmeningeri alınması nedeniyle yatması gereken süreden mahsubuna karar vermiştir.
20. Başvurucu, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin anılan kararını dagerekçe göstererek koşullu salıverilme kararının geri alınması kararınındayanaksız kaldığını belirterek Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının, koşullusalıverme kararının geri alınması üzerine belirlenen bakiye cezaya ilişkinhazırladığı müddetnameye itiraz etmiştir. BandırmaAğır Ceza Mahkemesi 30/11/2012 tarih ve 2012/702 Değişik İş sayılı kararı ile müddetnamenin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin kararıgözetilerek ve mahsup yapılarak düzenlendiği ve bu sebeple usul ve yasaya uygunolduğu kanaatine varılarak itirazı reddetmiştir.
21. Anılan karara yapılan itiraz da Balıkesir 2. Ağır CezaMahkemesinin 31/12/2012 tarih ve 2012/1148 Değişik İş sayılı kararı ilereddedilmiştir.
22. Başvurucu, karardan 16/1/2013 tarihinde haberdar olmuş ve21/1/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
23. 4959 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendi şöyledir;
"Terör örgütü mensubu olup da;
a) Terör örgütü tarafından işlenen suçlaraiştirak etmemiş ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra silahlımukavemet göstermeksizin kendiliklerinden veya vasıtalı olarak teslim olmuşveya kendiliklerinden örgütten çekildiği anlaşılmış olanlardan, bu Kanundanyararlanmak istediğini beyan edenler hakkında ceza verilmez.”
24. 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun97. maddesi şöyledir;
“Umumi af, hukuku amme davasını ve hükmolunancezaları bütün neticeleri ile birlikte ortadan kaldırır.”
25. 765 sayılı mülga Kanun’un 98. maddesi şöyledir;
“Hususi af, havi olduğu sarahate göre cezayıortadan kaldırır veya azaltır veya değiştirir ve daha ağır bir cezadan mübeddel olan cezaya kanunen ilave edilmemiş bulunmak şartiyle mahkumun kanuni mahcuriyetini de ref eder. Ancakkanun veya kararnamesinde hilafı yazılı olmadıkça feri ve mütemmim cezalaratesir etmez. Hususi affı tazammun eden kanun veya kararnamede sarahat bulunanahval müstesnadır.”
26. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 65.maddesi şöyledir;
(1) Genel af hâlinde, kamu davası düşer,hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.
(2) Özel af ile hapis cezasının infazkurumunda çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda çektirileceksüresi kısaltılabilir ya da adlî para cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilenhak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
27. Mahkemenin 5/11/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucunun 21/1/2013 tarih ve 2013/839 numaralı bireysel başvurusu incelenipgereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
28. Başvurucu, koşullu salıverildikten sonra denetimsüresinde tekrar suç işlediğinden bahisle Malatya 1 No.lu Devlet GüvenlikMahkemesi tarafından 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edildiğini ve bu nedenlekoşullu salıverilme kararının kaldırılmasına karar verildiğini, 12 yıl 6 ayhapis cezasının infazından sonra 4959 sayılı Kanun uyarınca Mahkemeninhükmettiği cezanın tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verildiğini,12 yıl 6 ay hapis cezasının infaz edilen kısmının koşullu salıverilme kararınıngeri alınması kararı nedeniyle infaz ettiği bakiye cezadan mahsup edildiğini,ancak mahsup kararının yeterli olmayıp koşullu salıverilme kararınınkaldırılması kararına esas 12 yıl 6 ay hapis cezasının tüm sonuçları ileortadan kaldırılması nedeniyle koşullu salıverilme kararının geri alınmasıkararının da kaldırılması gerektiğini, bu sebeple haksız olarak cezaevindetutulduğunu belirterek anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş,salıverilme ve tazminat talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
29. Anayasa Mahkemesi hükümlülerin, ceza infaz kurumlarındakalacağı süreyi doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen durumların Anayasa’nın19. maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamındadeğerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir (Benzer kararlar için bkz. B.No: 2013/4682, 17/9/2014; B.No: 2014/1711, 23/7/2014; B.No:2013/8114, 17/9/2014). Başvurucunun şikâyet biçimi dikkate alındığında,iddialarının özü, koşullu salıverilme kararının geri alınması kararına esaskararın ortadan kalkması nedeniyle haksız olarak cezaevinde tutulmasına ilişkinolduğundan başvurucunun bütün iddialarıaşağıda kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı çerçevesinde değerlendirilmiştir.
30. Anayasa’nın 19. maddesi şöyledir:
“Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğinesahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcıcezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; … halleri dışında kimsehürriyetinden yoksun bırakılamaz.”
31. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 5.maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“1. Herkes özgürlük ve güvenlik hakkınasahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygunolmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:
(a) Kişinin, yetkili bir mahkeme tarafındanverilmiş mahkûmiyet kararı sonrasında yasaya uygun olarak tutulması;
…”
32. Anayasa'nın 19. maddesinin birinci fıkrasında herkesinkişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahip olduğu ilke olarak ortaya konduktansonra, ikinci ve üçüncü fıkralarında şekil ve şartları kanunda gösterilmekşartıyla kişilerin özgürlüğünden mahrum bırakılabileceği durumlar sınırlıolarak sayılmıştır. Dolayısıyla kişinin özgürlük ve güvenlik hakkınınkısıtlanması ancak Anayasa'nın anılan maddesi kapsamında belirlenen durumlardanherhangi birinin varlığı halinde söz konusu olabilir (B.No: 2012/1137, 2/7/2013, § 42).
33. Anayasa’nın 19. maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti vegüvenliği hakkının ilk istisnası “Mahkemelerceverilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerinegetirilmesi” olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda yargı organlarıncaverilecek mahkûmiyet kararlarının sonucu olarak hapis cezası veya güvenliktedbirlerinin uygulanması kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali kabuledilmeyecektir. Diğer taraftan “suç şüphesine bağlıtutma” kapsamında olan durumdan farklı olarak anılan istisna “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutmayı” ifadeetmektedir. (Benzer kararlar için bkz. B.No: 2012/338, 2/7/2013, § 41, B.No:2014/912, 6/3/2014, § 70). Sözleşme’ye göre,özgürlüğe getirilen sınırlamanın meşru kabul edilebilmesi için mahkûmiyetkararı sonrası “tutma” hali veyahapsedilmenin, “yetkili mahkeme” kararına dayalı ve hukuka(kanuna) uygun olması şartları aranmaktadır. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkıyönünden “tutma” hali, genişanlamda kullanılmakta olup; gözaltı, tutuklama, mahkûmiyet sonrası tutuklulukve hükümlülük hallerini içine almaktadır. Sözleşme maddesindeki “yetkili mahkeme” vurgusu, kişininözgürlüğünden yoksun bırakılması sonucunu doğuran ceza veya güvenlik tedbiriuygulama konusunda kanun gereği yetkilendirilmiş, yürütme organı ve taraflardanbağımsız ve yeterli güvencelere sahip yargısal organı ifade etmektedir (B.No: 2013/8114, 17/9/2014, § 18; benzer AİHM kararlarıiçin bkz. De Wilde,Ooms And Versyp/Belçika, B. No: 2832/66, 2835/66, 2899/66,18/6/1971, § 78; Engel ve Diğerleri/Hollanda,B. No: 5100/71, 5101/71, 5102/71, 5354/72, 5370/72, 8/6/1976, § 68).Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci fıkrası ve Sözleşme’nin 5. maddesinin (1)numaralı fırkasının (a) bendi kapsamına, mahkemelerce verilmiş mahkûmiyethükmünün yerine getirilmesi hallerinde ortaya çıkan özgürlükten yoksun bırakmahalleri dâhil ise de anılan kurallar, mahkûmiyet kararının değil, tutmanınhukuka uygun olmasını güvence altına almaktadır. Dolayısıyla bu güvencekapsamında, kişi hakkında hükmedilen hapis cezasının yerindeliği veyaorantılılığı incelemeye tabi tutulamaz (B.No:2013/8114, 17/9/2014, § 18).
34. Bir mahkûmiyet kararının infazına ilişkin olarakAnayasa’nın 19. maddesi ve Sözleşme’nin 5. maddesi açık bir hüküm içermemektedir.Bununla birlikte herkesin, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına sahip olması vebu hakka getirilebilecek sınırlamaların ayrıntılı olarak madde metinlerindebelirtilmesi, “keyfi bir biçimde”bu haktan kimsenin mahrum bırakılmamasını amaçlamaktadır. Yetkili bir mahkemetarafından verilen bir mahkûmiyet kararının infazının sağlanması ve ceza infazkurumunda tutma süresi de bu hak kapsamında değerlendirilmelidir. Cezamahkemelerinin kararına uygun hareket edilmesi de hakkın korunması açısındanbir zorunluluktur. Dolayısıyla hükümlülerin ceza infaz kurumunda kalacaklarısürenin mahkûmiyet kararına ve ilgili yasal mevzuata uygun olması Anayasa’nın19. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve Sözleşme’nin 5. maddesibirinci fıkrasının (a) bendi kapsamında güvence altına alınmıştır B.No: 2014/1711, 23/7/2014, § 32).
35. Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince,kural olarak tutma hali, mahkûmiyet kararına bağlı olmalıdır. Koşullusalıverilme kararının geri alınması nedeniyle kişinin yeniden hapsedilmesidurumunda da infazına karar verilen ceza ile önceki mahkûmiyet arasındakinedensellik bağının kesilmemiş olması gerekir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine(AİHM) göre Sözleşme’nin 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendindegeçen “mahkûmiyet kararı sonrasında” ibaresiile kastedilen, sadece “tutma”nınzaman bakımından mahkûmiyet kararından sonra olması değil, aynı zamandamahkûmiyet nedeniyle olmasıdır (Bkz. B.No: 2013/8114,17/9/2014, § 19; Van Droogenbroeck/Belçika,B. No: 7906/77, 24/6/1982; Weeks/Birleşik Krallık, B. No: 9787/82,2/3/1987, § 42; Stafford/Birleşik Krallığı, [BD], B. No: 46295/99,§ 64; M./Almanya, B. No:19359/04, 17/12/2009, § 88).
36. Koşullu salıverilme, cezanın çektirilmesininkişiselleştirilmesi, başka bir deyişle cezaevindeki tutum ve davranışlarıyla(iyi haliyle) topluma uyum sağlayabileceği izlenimini veren hükümlünün şartabağlı olarak ödüllendirilmesidir. Suçlunun kendisine verilen cezadan daha kısabir sürede uslanması, eyleminden pişmanlık duyması ve bunu iyi davranışıylakanıtlaması durumunda, cezaevinde daha fazla kalması gereksiz olabilir. Budurumda koşullu salıverilme, infaz sistemindeki en etkili araçtır. Koşullusalıverilmenin en önemli öğeleri, cezanın belirli bir süre çekilmiş olması,hükümlünün bu süre içinde iyi durum göstermesi, koşullu salıverildikten sonragözetim altında kalması ve koşullu salıverilmenin gereklerine uyulmamasıdurumunda koşullu salıverilme kararının geri alınabilmesidir (B.No: 2013/8114, 17/9/2014, § 20;AYM, E.2001/4, K.2001/332, K.T. 18/7/2001).
37. Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için hükümlünün,infaz süresinin kanunda belirlenen kısmını “iyihalli” olarak geçirmesi gerekir. Hal ve tavırları gözlemlenenhükümlünün, işlemiş olduğu suçtan dolayı pişmanlık duyduğunun belirlenmesininkoşullu salıverilmede “iyi halli”olmanın bir şartı olduğu anlaşılmaktadır. Koşullu salıverilen hükümlünün,denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veyakendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısraretmesi halinde koşullu salıverilme kararı geri alınır. Koşullu salıverilmekararının geri alınması hâlinde hükümlünün; sonraki suçu işlediği tarihtenitibaren hak ederek tahliye tarihine kadar kalan cezasının aynen infazına kararverilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmüninfazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilemez. Buna karşılık,hükümlünün denetim süresini yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirmesihalinde, ceza infaz edilmiş sayılır (B.No:2013/8114, 17/9/2014, § 25).
38. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde başvurucu,koşullu salıverilme kararının geri alınmasına esas olan mahkûmiyet kararının4959 sayılı Kanun uyarınca ortadan kaldırılması üzerine, koşullu salıverilmekararının geri alınması kararının da dayanaksız kaldığını ileri sürmüştür.Başka bir ifade ile başvurucu, hakkında verilen 12 yıl 6 ay hapis cezasınınMalatya 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararı ile ortadan kaldırmasınınsonucu olarak koşullu salıverilme kararının geri alınması kararının dayanaksızkaldığını ve bu sebeple koşullu salıverilme kararının kaldırılması kararının daortadan kaldırılması gerektiğini iddia etmiştir.
39. Başvuru konusu olaya ilişkin olarak hapis cezasınıortadan kaldıran 4959 sayılı Kanun’un bir af yasası olup olmadığı ve af yasasıolduğunun kabulü halinde genel veya özel nitelikte bir af yasası olupolmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
40. Anayasa’nın Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) görevve yetkilerini düzenleyen 87. maddesi şöyledir:
“Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev veyetkileri, … , Türkiye Büyük Millet Meclisi üyetamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına kararvermek ve Anayasa’nın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak vegörevleri yerine getirmektir.”
41. Anayasa’nın 87. maddesi bir af teklif veya tasarısınınkanunlaşabilmesi için özel bir karar yeter sayısı öngörmüştür. Bir kanunun, afkanunu olup olmadığının şekli olarak değerlendirilmesinde kanunlaşma sürecindeözel bir karar yeter sayısının aranıp aranmadığı tespit edilebilir. TBMM GenelKurulunun 29/7/2003 tarihli 112. Birleşiminde 4959 sayılı Kanun’un tasarısınaait görüşme tutanaklarında açık bir şekilde tasarının af niteliğinde olduğu vekarar yeter sayısında beşte üç çoğunluğun aranacağı belirtilmiş ve gereklikarar yeter sayısı ile tasarı kanunlaşmıştır. Dolayısıyla 4959 sayılı Kanun’unaf niteliğinde olduğu açıktır.
42. Öte yandan bir af kanununun genel mi yoksa özel afniteliğinde mi olduğu Türk Ceza Kanunu’nda uygulanacak maddeler ve affınsonuçları açısından önemlidir. Affa ilişkin 765 ve 5237 sayılı Kanunlarınilgili maddelerinde (bkz. §§ 24-26) genel af halinde kamu davasının düşeceği vehükmolunan cezaların bütün neticeleri ile ortadan kalkacağı düzenlenmiştir.Özel affa ilişkin ise cezanın sonlandırılması, kısaltılması veya başka seçenekyaptırımlara çevrilmesi esas alınmıştır. Ayrıca özel af durumunda cezaya bağlıolan ve hükümde belirtilen hak yoksunluklarının da devam edeceğibelirtilmiştir. Dolayısıyla genel af suç ve cezaya, özel af ise sadece cezayailişkin muafiyet sağlamaktadır.
43. Başvurucu hakkında verilen mahkûmiyet kararına ilişkinolarak Malatya 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin uyguladığı 4959 sayılıKanun’un 4. maddesinin (a) bendinde terör örgütü mensuplarına belirli şartlarısağlaması durumunda ceza verilmeyeceği hususu düzenlenmiştir. Başvurucununmadde metninde belirtilen şartları taşıdığı değerlendirilerek ve kendi talebiile 12 yıl 6 ay hapis cezasının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.Dolayısıyla başvurucu açısından mahkûmiyet kararı değil verilen cezanın ortadankalkması söz konusudur. Cezayı ortadan kaldıran anılan düzenleme özel affıdüzenleyen 765 sayılı mülga Kanun’un 98. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 65. maddesininikinci ve üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilmelidir. Bu açıklamalarçerçevesinde 4959 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendi özel af niteliğindeolduğu kabul edilmelidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi de kanun yararına bozmatalebini değerlendirirken aynı değerlendirmeyi yaparak Malatya 1 No.lu DevletGüvenlik Mahkemesinin 21/10/2003 tarih ve E.2003/132, K.2003/13 sayılıkararında 4959 sayılı Kanun gereğince mahkûmiyet kararının sonuçları ilebirlikte ortadan kaldırılmasına karar verildiğini ve bu sebeple ortada suçnedeniyle infaz edilecek bir mahkûmiyet kararı bulunmadığını belirterek suçundeğil cezanın ortadan kaldırıldığını belirtmiştir (Bkz. § 19).
44. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 'Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi'kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksunbaşvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”
45. 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralıfıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğinekarar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal iddialarınıkanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veyamüdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlamaşikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (B.No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).
46. Somut olayda, başvurucunun koşullu salıverilme kararınıngeri alınmasına esas Malatya 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 12 yıl 6 aysüreli mahkûmiyet kararı ortadan kaldırılmıştır. Ancak bu karar, 4959 sayılıKanun’un 4. maddesinin (a) bendi uyarınca suçu veya mahkûmiyeti genel affınsonuçları gibi tüm sonuçları ortadan kaldıran değil, metindeki “ceza verilmez” hükmü uyarınca sadececezayı ortadan kaldıran bir karardır. Dolayısıyla başvurucunun mahkûmiyetineesas suçun değil cezanın kaldırılması söz konusudur. Bu nedenle ortadankaldırma kararına rağmen koşullu salıverilme kararının geri alınması kararınıninfazına devam edilmesinin kanuna uygun olduğu kabul edilmelidir.
47. Diğer taraftan, Yargıtay 1. Ceza Dairesi infazıtamamlanan 12 yıl 6 ay hapis cezasının özel af niteliğindeki 4959 sayılı Kanunile ortadan kalkması üzerine cezanın infaz edilen kısmının koşullu salıverilmekararının geri alınması üzerine infaz edilen cezadan mahsubuna karar verilmesigerektiğine hükmetmiştir. Böylelikle başvurucunun infaz ettikten sonra ortadankaldırılan hapis cezasının hali hazırdaki infaz ettiği cezadan mahsubusağlanarak hak kaybının önüne geçilmiştir.
48. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun iddialarına ilişkinaçık ve görünür bir ihlal olmadığı anlaşılmakla başvurunun “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle başvurunun, “açıkça dayanaktanyoksun olması” nedeniyle KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılamagiderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına, 5/11/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.