TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
TUNCAY GÜNDOĞAN BAŞVURUSU (2)
(Başvuru Numarası: 2018/8170)
Karar Tarihi: 8/7/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Muammer TOPAL
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Yusuf Enes KAYA
Başvurucu
:
Tuncay GÜNDOĞAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişihürriyeti ve güvenliği hakkının; ifade özgürlüğü kapsamındaki eylemlerintutuklamaya konu edilmesi nedeniyle de ifade özgürlüğünün ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 13/3/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir kişi 7/12/2017tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğüne yaptığıihbarda; PKK/KCK terör örgütünde silahlı faaliyet gösterirken yaralanan erkek birörgüt üyesinin yaklaşık 1-1,5 yıl önce İstanbul'a gelerek tedavi olduğunu,tedavisini müteakip İstanbul'un farklı bölgelerinde inşaat işlerinde çalışmayabaşladığını, yaklaşık bir yıldır gecekondu türünde bir evde tek başınayaşadığını, akşamları eve geç saatlerde geldiğini, sabahları ise erkensaatlerde evden ayrıldığını, söz konusu şüphelinin sahte kimlik kullandığını,yaşadığı sokaktaki insanlarla diyalog kurmaktan çekindiğini, görüştüğüşahıslara isminin ''Tuncay'',memleketinin ise ''Kars, Diyarbakır''gibi farklı iller olduğunu söylediğini ileri sürmüştür.
9. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ihbarda belirtilenkişinin başvurucu olduğu değerlendirilmiş ve ihbar doğrultusunda başvurucuhakkında soruşturma başlatılmıştır.
10. İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 9/1/2018 tarihli kararıile başvurucunun ikametgâhında arama yapılmıştır. Evde bulunan dijitalmateryallerin incelenmesi neticesinde, PKK/KCK terör örgütünü simgeleyen bayrakve ellerinde Kalaşnikof tüfek olan, terörist oldukları değerlendirilen biribayan, biri erkek şahsa ait iki ayrı fotoğrafın bulunduğu belirtilmiştir.
11. Soruşturma kapsamında başvurucunun sosyal medya paylaşımlarıda tespit edilmiştir. Başvurucunun "RojAzad" isimli Facebook hesabında "Selam olsun halkı için canlarını feda eden yiğit ve kahraman Kürtgenç ve kızlarına. Raqqa düştü, bu da birilerine ders olsun", "göçükte yaşamını yitiren S.Ü., Cizrebodrumlarında öldürülen kardeşi sanatçı E.Ü.nün yanına defnedildi","sosyal medyada İmralı kapıları derhalaçılsın kampanyası", "mademçekilip kaçacaktınız Kürdistan bayraklarını toplayıp kaçsaydınız. Niye ayaklaraltında ezdirdiniz hainoğulları" şeklinde paylaşımlardabulunduğu, ayrıca hayatını kaybettiği anlaşılan bir örgüt üyesinin fotoğrafıile birlikte "bugün sadet(şehadet)haberini aldım bogazim düğümlendi gözlerim doldu, nefesim kesildi. Sanki hayatdurdu seninle yaşadığım bütün anılar bir film şeridi gibi gözümün önünde geçtiama bu filmin sonu böyle acı olmamalıydı. Azrail böyle bir acı bizeyaşatmamalıydı diye içerlendim ama daha sonra kendimi toparlayıp sana ve kutsalamaca layık olmak için ayağa kalkıp anın önünde bir dakikalık saygı duruşunageçtim. Çünkü sen artık ülkemizi aydınlatan binlerce yıldızlar kervanınakatıldın. Bize de bu kutsal yıldızlar karşısında saygı duruşuna geçmek düşerseni hiç unutmayacağız gabar ve cudinin asi çocuğu.'' şeklindepaylaşımlarda bulunduğu belirtilmiştir.
12. Başvurucu 10/1/2018 tarihinde İstanbul'da bulunan Cevizlibağmetrobüs durağında polis memurlarınca şüphe üzerine durdurulmuş, yapılankontrolde aranma kaydının bulunduğu görülmüş ve yukarıdaki soruşturmakapsamında gözaltına alınmıştır.
13. Başvurucu 15/1/2018 tarihinde terör örgütünün propagandasınıyapma suçundan tutuklanması istemiyle İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğine sevkedilmiştir.
14. Başvurucu 15/1/2018 tarihinde İstanbul 7. Sulh CezaHâkimliğince yapılan sorgusunda "Bensuç olduğunu da bilmiyordum. Alıntı yaparak paylaşmışım. Kesinlikle suç teşkilettiğini bilmiyordum. Propaganda amacım yoktu. Duygusal davranarak paylaştım,hastahanede kalp ritim bozukluğu tedavisi görüyorum, inşaatta çalışıyorum,kesinlikle sahte kimlikle de alakam yoktur. Kendi resmi kimliğim vardır.Hastahanelerde kayıtlıdır. Raporlarım mevcuttur. İnşaatta çalıştığım içinsultanbeyli'de bir gecekondu kiraladım orada kalıyorum, ev aramamda da herhangibir suç unsuru çıkmamıştır. 5 yıldır sadece inşaatta çalışıyorum ve tedavimigörüyorum. Marmara, Koşuyolu ve Siyami Ersek hastahanelerinde tedavi görüyorum,2 kez ehliyet sınavına girdim, hepsi kendi gerçek kimliğimdir, örgütle hiç biralakam yoktur, paylaşımların suç teşkil ettiğini bilmiyordum, ben başka yerdenalıntı yaptım, bir hata yaptım, bir daha yapmayacağım. C.T.yi tanırım. İnşaattaelektrik işi yapar, örgüt ile bir alakası var mıdır bilmiyorum. Birlikteinşaatlarda çalışıyoruz, aynı mahalledeyiz, arkadaşlığımız oradan vardır."şeklinde beyanda bulunmuştur.
15. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği 15/1/2018 tarihindebaşvurucunun terör örgütünün propagandasını yapma suçundan tutuklanmasına kararvermiştir. Tutuklama kararının ilgili kısmı şöyledir:
"Şüpheli Tuncay Gündoğan'ın üzerineatılı, terör örgütü propagandası yapmak suçundan yapılan incelemede ; şüphelihakkında PKK/KCK terör örgütünde silahlı faaliyet gösterirken yaralanıpİstanbul iline tedavi amaçlı geldiği, ... adresinde tek başına yaşadığışeklinde bir takım ihbarların alınması üzerine sosyal medya hesabınınincelendiğinde terör örgütünü sempatik gösterir kalaşnikoflu genç kız, örgütmilitanının resmi önünde kaval çalan çocuk resmi ve kartal figürlü örgütbayrağı, örgüt elebaşının resimleri, Kürdistan bayrağı şeklindeki ifadeler veörgüt üyesi olduğu değerlendirilen şüpheli ile ilgili 'Şehadet haberini aldımbugün, boğazım düğümlendi' şeklindeki örgütün eylem ve faaliyetlerini meşrugösterir, özendirir mahiyette paylaşımlarının olduğu, bu nedenle atılı suçuişlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olgularınvarlığı, şüpheli hakkında ihbar içeriği, varsa irtibatlarının tespiti, aynızamanda dosya içerisinde mevcut video içeriğinden anlaşılacağı üzere terörüyesi olduğu değerlendirilen bir çok 10-15 kişi civarındaki silahlı şahıslarınvideo görüntülerinin bulunması hususu dikkate alınarak suçun örgüt üyeliğinoktasında aleyhe ağırlaşma ihtimali, PKK silahlı terör örgütünün hücreselyapılanma mahiyetinde olup varsa bağlantılarının hiç bir şüpheye yerbırakmaksızın ortaya çıkartılması, atılı suçun yasada öngörülen cezasının üstsınırı, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağıanlaşıldığından CMK' nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca şüphelinintutuklanmasına ... [karar verildi]."
16. UYAP'tan yapılan incelemede başvurucunun müdafiinintutuklama kararına itiraz ettiği anlaşılmıştır. İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği22/1/2018 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.
17. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/1/2018 tarihinde,başvurucu ve bir başka şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma veterör örgütü propagandası yapma suçlarından cezalandırılmaları istemiyleiddianame düzenlemiştir. İddianamede, başvurucu ile ilgili yapılandeğerlendirme şöyledir:
"İhbarda Tuncay GÜNDOĞAN'ın PKK/KCK terörörgütü bünyesinde silahlı faaliyet gösterirken yaralanarak tedavi içinİstanbul'a getirildiği, tedavisini müteakip inşaat işlerinde çalışmayabaşladığı bildirilmiştir. Şüphelinin adı, adresi, mesleği, kullandığı telefonnumarası, bu numaranın kimin adına kayıtlı olduğu gibi ayrıntılı bilgilerverilmiştir. Soruşturma kapsamında yapılan araştırmalar neticesinde şüpheliningerek ikametinde bulunan dijital materyallerdeki fotoğraflar gerekse sosyalmedya hesabındaki paylaşımlar, daha önce bu örgüte üye olmaktan mahkumiyetkararı verilen şüphelinin, tahliye olduktan sonra da örgütle bağınıkoparmadığı, örgütün fikir ve ideolojilerini halen benimsediği, sosyal medyahesabından bu ideolojilere ilişkin söz, resim ve haberleri paylaşarak örgütümeşru ve haklı göstermeye çalıştığı görülmüştür. Şüphelinin sosyal medyahesabından yaptığı paylaşımlar sadece örgüt üyeliğinin delili değil ayrıcaterör örgütü propagandası yapmak suçunun unsurlarıdır."
18. İddianamenin İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince 13/2/2018tarihinde kabulü üzerine başvurucu hakkında kovuşturmaya başlanmıştır. Mahkemeaynı tarihte yaptığı tensiple birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamınakarar vermiştir.
19. Başvurucu 27/2/2018 tarihinde tutukluluğun devamı kararınaitiraz etmiştir. İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi 14/3/2018 tarihinde itirazınreddine karar vermiştir.
20. Başvurucu başvuru formunda İstanbul 7. Sulh CezaHâkimliğinin kararına ilişkin itirazın (ne zaman itiraz ettiğini ve itirazınhangi kararla sonuçsuz kaldığını belirtmeksizin) ve İstanbul 27. Ağır CezaMahkemesine yapmış olduğu başvurunun (ne zaman başvurduğunu ve başvurusununhangi kararla sonuçsuz kaldığını belirtmeksizin) sonuçsuz kaldığını ilerisürmüştür. Başvurucu, hangi karar olduğunu açıklamadan kararı 16/2/2018tarihinde öğrendiğini belirterek 13/3/2018 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
21. Başvurucu 11/4/2018 tarihli ilk duruşmada adli kontroltedbirleri uygulanarak tahliye edilmiştir.
22. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi 18/10/2018 tarihinde;başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine, terörörgütünün propagandasını yapma suçundan ise 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ilecezalandırılmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"Sanık Tuncay'ın gözaltına alınmasısırasında ikametinde ele geçirilen cep telefonu ve 8 gb ibareli flash bellketeherhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı ancak; 16 gb'lık flashbellekte yapılan inceleme sonucu düzenlenen 12/1/2018 tarih ve 2018/1 noluraporda: eli silah tutan bayan ve erkek örgüt mensubuna ait ayrı ayrı ikifotoğraf, sözde pkk/kck terör örgütünü simgelemyen sarı, yeşil ve kırmızırenkli kartal fotoğrafı, pkk/kck örgüt isminin yazılı olduğu ve sözde örgütüniformalı şahısların görüldüğü klip ve mp3 dosyaları olduğunun tespitedildiği,
Sanık Tuncay'ın arkadaşı adına çıkartırmışolduğu ve fiilen kullandığı gsm hattı ile açmış olduğu ''Roj Azad' isimlifacebook profil hesabında:
Güvenlik güçlerinin terör örgütünü bertarafetmek amacıyla yapmış olduğu operasyonları sonucu etkisiz hale getirildiğideğerlendirilen bir erkek örgüt mensubu ile ilgili fotoğrafı 23/9/2017tarihinde herkese açık olacak şekilde paylaşarak yaptığı yorumda 'bugün sadet haberini aldım boğazımdüğümlendi/ seninle yaşadığım bütün anılar bir film şeridi gibi gözümün önündengeçti ama bu filmin sonu böyle acı olmamalıydı/ sana ve kutsal amaca layıkolmak için ayağa kalkıp anin öründe bir dakikalık saygı duruşuna geçtim/binlerce yıldızlar kervanına katıldım/ seni hiç unutmayacağız gabar ve cüdininasi çocuğu' şeklinde yorum yaptığı,
Ve yine sanık Tuncay'ın 'Selam olsun halkıiçin canlarını feda eden yiğit ve kahraman Kürt genç ve kızlarına. Raqqa düştü,bu da birilerine ders olsun', 'Göçükte yaşamını yitiren S.Ü., Cizrebodrumlarında öldürülen kardeşi sanatçı E.Ü.nün yanına defnedildi', 'Sosyalmedyada İmralı kapıları derhal açılsın kampanyası', 'Madem çekilip kaçacaktınızKürdistan bayraklarını toplayıp kaçsaydınız. Niye ayaklar altında ezdirdinizhainoğulları' şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, sanığın 26 ekim, 24 ekim, 17ekim, 21 ekim, 19 ekim, 17 ekim, 18 ekim, 16 ekim, 14 ekim, 7 ekim, 12 ekim2017 tarihlerinde birden ziyade pkk/pyd terör örgütünün faaliyetlerini veşiddet içeren eylemlerini övücü ve propagandasını yapıcı mahiyettepaylaşımlarda bulunduğunun anlaşıldığı,
...
Mahkememizce sübut bulduğu kabul edilen sosyalmedya paylaşımlarının yukarıda ayrıntıları ile açıklanan ifade hürriyetininkapsamı ve sınırlarını belirleyen AİHM kararları ışığında 3713 sayılı yasanın7/2.maddesi gereğince terör örgütü propagandası suçunu oluşturup oluşturmadığıtartışma konusu yapılmıştır.
Propaganda; Belli bir görüşün toplum içindeyayılmasını, fikir ve kanaatlerin kökleşmesini sağlamak için, bu amacıngerçekleşmesine yönelik olarak her türlü maddi ve manevi araca başvuraraktelkin, teşvik ve etkide bulunmak, başkalarını kendi yanına çekmek amacıyla birdüşünceyi bir görüşü yaymak, birden fazla kişinin bilgisine ulaştırmaktır.
Propaganda eylemi açısından; düşüncenin veyafikrin, yazıyla veya sözle açıklanış biçimi itibariyle, şiddeti bir araç olaraköngörüp görmediği, kişileri hedef gösterip kanlı bir intikam isteyipistemediği, benimsenen düşünceler için şiddete başvurmanın meşru olduğununileri sürülüp sürülmediği ve insanda saldırgan duygular uyandıracak biçimdeanlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtıpkışkırtmadığı hususları birlikte değerlendirilerek eylemin propaganda suçukapsamında kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayımızdeğerlendirildiğinde yukarıda detaylıca açıklanan sanığın eyleminin (sosyalmedya paylaşımlarının ve flash beleğinde örgüt mensuplarını destekleyicimahiyetteki fotoğraf ve mp3/klip bulundurmasının) zincirleme şekilde terörörgütü propagandasını yapmak suçunu oluşturduğu anlaşılacaktır.
Her ne kadar iddia makamı tarafından sosyalmedya paylaşımları ve sanıktan ele geçirilen flash bellekteki veriler sanığınterör örgütü üyesi olduğu şeklinde yorumlanmış ise de; sanık hakkında daha önceDiyarbakır 7. ACM tarafından 29/1/2008 suç tarihli eylem hakkında terör örgütüüyeliği suçundan 21/6/2017 tarihinde kesinleşen bir mahkumiyet hükmü verildiğide nazara alınarak, sanık aleyhine elde edilen somut verilerin (bahse konuyargılamaya dayanak teşkil eden iddianamenin tanziminden sonra) sanığın örgütile organik bağını devam ettirdiğine ilişkin her tür şüpheden uzak mahkumiyeteyeterli kesin delil oluşturmadığı anlaşılarak sanığın eyleminin propagandasuçunu oluşturduğu anlaşılmıştır."
23. Başvurucunun istinaf başvurusunu değerlendiren İstanbulBölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi 4/12/2019 tarihinde başvurucununistinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
24. Başvurucu bu kararı temyiz etmiş olup bireysel başvurununincelendiği tarih itibarıyla başvurucu hakkındaki yargılama Yargıtayda derdestdurumda bulunmaktadır.
IV. İLGİLİ HUKUK
25. İlgili hukuk için bkz. BesimeKonca, B. No: 2017/5867, 3/7/2018, §§ 43-53.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
26. Mahkemenin 8/7/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
27. Başvurucu; tutuklanmasına neden olan paylaşımlarda şiddetiteşvik eden, devlet kurum ve yöneticilerine karşı aşağılayıcı, hakaretamiz,halkı kin ve düşmanlığa sevk edecek bir içerik bulunmadığını, paylaşımlarınınifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, mevcut delillere dayalı olarak değil degeçmişinden dolayı tutuklandığını, tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunubelirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
28. Bakanlık görüşünde öncelikle 4/12/2004 tarihli ve 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesindeki tazminat yolununtüketilmesi gerektiği belirtilmiştir. Esasa ilişkin ise Bakanlık, başvurucunungeçmişte söz konusu örgütle olan bağlantısı, bu örgüte üye olma suçundan dahaönce aldığı ceza, cezasının infazının ardından yine aynı terör örgütünü övücümahiyette yaptığı paylaşımlar, konutunda yapılan aramada bu örgütle ilgili elegeçirilen dokümanlar dikkate alındığında somut olayda soruşturma makamlarınıntutuklama nedenlerinin varlığı ve tutuklamanın ölçülü olduğu yönündekideğerlendirmelerinin temelsiz olmadığını ifade etmiştir.
2. Değerlendirme
29. Anayasa'nın "Temelhak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesişöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
30. Anayasa'nın "Kişihürriyeti ve güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birincifıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:
"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğinesahiptir.
...
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunankişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesiniönlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanundagösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."
31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özü, tutukluluğunhukuki olmadığına ilişkindir. Dolayısıyla başvurucunun bu kısımdakiiddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamındaki kişihürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.
a. Genel İlkeler
32. Genel ilkeler için bkz. Gülser Yıldırım (2) [GK], B. No:2016/40170, 6/12/2016, §§110-124.
b. İlkelerin Olaya Uygulanması
33. Başvurucu, terörörgütü propagandası yapma suçunu işlediği iddiasıyla 5271 sayılı Kanun'un 100.maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Bu itibarla başvurucunun kişi hürriyeti vegüvenliği hakkına tutuklama suretiyle yapılan müdahalenin kanuni bir temelibulunmaktadır.
34. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirininmeşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanınön koşulu olan suçun işlendiğine dairkuvvetli belirtinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesigerekir.
35. Tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesine ilişkin olarakbaşvurucudan ele geçirilen materyallere ve başvurucunun sosyal medyapaylaşımlarına dayanılmıştır. İddianamede de bu delillere yer verilmiştir.Kuvvetli belirti bulunup bulunmadığı bu olgular üzerinden değerlendirilecektir.
36. Başvurucudan elde edilen flash bellekte elinde silah olankadın ve erkek örgüt mensubuna ait iki ayrı fotoğrafın, PKK/KCK terör örgütünüsimgeleyen sarı, yeşil ve kırmızı renkli kartal fotoğrafının, PKK/KCK örgütisminin yazılı olduğu ve örgüt üniformalı şahısların görüldüğü bir videonunbulunduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan başvurucunun "selam olsun halkıiçin canlarını feda eden yiğit ve kahraman Kürt genç ve kızlarına. Raqqa düştü,bu da birilerine ders olsun", "göçükte yaşamını yitiren S.Ü., Cizrebodrumlarında öldürülen kardeşi sanatçı E.Ü.nün yanına defnedildi","Sosyal medyada İmralı kapıları derhal açılsın kampanyası","Madem çekilip kaçacaktınız Kürdistan bayraklarını toplayıp kaçsaydınız.Niye ayaklar altında ezdirdiniz hainoğulları" şeklinde; ayrıca hayatınıkaybettiği anlaşılan bir örgüt üyesinin fotoğrafı ile birlikte "bugünşehadet haberini aldım. Boğazım düğümlendi. Gözlerim doldu, nefesim kesildi.Sanki hayat durdu. Seninle yaşadığım bütün anılar bir film şeridi gibi gözümünönünde geçti ama bu filmin sonu böyle acı olmamalıydı. Azrail böyle bir acıbize yaşatmamalıydı diye içerlendim ama daha sonra kendimi toparlayıp sana vekutsal amaca layık olmak için ayağa kalkıp anın önünde bir dakikalık saygıduruşuna geçtim. Çünkü sen artık ülkemizi aydınlatan binlerce yıldızlarkervanına katıldın. Bize de bu kutsal yıldızlar karşısında saygı duruşunageçmek düşer seni hiç unutmayacağız Gabar ve Cudi'nin asi çocuğu.'' şeklindepaylaşımlar yaptığı ileri sürülmüştür.
37. Somut olay değerlendirildiğinde başvurucunun açıklamalarınıngüvenlik güçleriyle çatışma hâlinde olan terör örgütü mensuplarının eylemleriniöven, meşru gösteren hatta sahiplenen nitelikte olduğu görülmektedir.Soruşturma ve kovuşturma makamlarının bu sözleri, terör örgütünün cebir, şiddetveya tehdit içeren yöntemlerini meşru göstermek olarak yorumlamasının temelsizolduğu söylenemeyecektir. Öte yandan söz konusu paylaşımlar ile başvurucudanele geçirilen dijital materyaller birlikte değerlendirildiğinde anılanolguların terörle bağlantılı bir suç işlendiğine dair kuvvetli belirti olarakkabul edilmesinin keyfî ve temelsiz olmadığı sonucuna varılmıştır.
38. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan ve kuvvetli suçşüphesinin bulunması şeklindeki ön koşulu yerine gelmiş olan tutuklamatedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.
39. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğince başvurucununtutuklanmasına karar verilirken temel olarak suçun niteliğine ve kanundaöngörülen yaptırımın üst sınırına dayanıldığıgörülmektedir.
40. Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen terör örgütüpropagandası yapma suçu, Türkhukuk sistemi içinde ağır cezai yaptırımlar öngörülen suç tiplerindendir. İsnatedilen suça ilişkin kanunda öngörülen cezanın ağırlığı kaçma şüphesine işareteden durumlardan biridir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Bercan Aktaş, B. No: 2015/15860,10/10/2019, § 41).
41. Dolayısıyla somutolayın özelliği ve Hâkimlik tarafından verilen kararın içeriği birliktedeğerlendirildiğinde başvurucu yönünden özellikle -suçun ağırlığına atfen-kaçma şüphesine ilişkin tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğusöylenebilir.
42. Öte yandan başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülüolup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13.ve 19. maddeleri kapsamında ölçülü olup olmadığının belirlenmesinde somutolayın tüm özellikleri dikkate alınmalıdır (benzer yöndeki değerlendirmeleriçin bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri[GK], B. No: 2016/22169,20/6/2017, § 268; Selçuk Özdemir[GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, § 76).
43. Öncelikle terör suçlarının soruşturulması kamu makamlarınıciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle kişi hürriyeti vegüvenliği hakkı, adli makamlar ve güvenlik görevlilerinin -özellikle organizeolanlar olmak üzere- suçlarla ve suçlulukla etkili bir biçimde mücadelesiniaşırı derecede güçleştirmeye neden olabilecek şekilde yorumlanmamalıdır (benzeryöndeki değerlendirmeler için bkz. SüleymanBağrıyanık ve diğerleri, B. No: 2015/9756, 16/11/2016, § 214; Devran Duran [GK], B. No: 2014/10405,25/5/2017, § 64).
44. Ölçülülüğe ilişkin somut olayın yukarıda belirtilen özellikleridikkate alındığında İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin isnat edilen suçlar içinöngörülen yaptırımın ağırlığını gözönünde tutarak adli kontrol uygulamasınınyetersiz kalacağı, tutuklamanın ölçülü olacağı sonucuna varmasının keyfî vetemelsiz olduğu söylenemez.
45. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklamanın hukukiolmadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundanbaşvurunun bu kısmının açıkça dayanaktanyoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. İfade Özgürlüğününİhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
46. Başvurucu, ifade özgürlüğü kapsamındaki paylaşımlarıdolayısıyla tutuklanması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
47. Bakanlık görüşünde, yargılamanın devam etmesi dolayısıyla buşikâyetin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğunakarar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Esasa ilişkin olarak ise Bakanlık;başvurucunun tutuklanmasının kanuni dayanağının ve meşru amacının bulunduğunu,paylaşımlarında silahlı direnmeye veya isyana teşvik niteliği taşıyanifadelerin olması dikkate alındığında tutuklama şeklindeki müdahalenin ölçülüolduğunu belirtmiştir.
2. Değerlendirme
48. Anayasa Mahkemesi tutuklama tedbirinin ifade ve basınözgürlükleri, dernek kurma hürriyeti, seçilme ve siyasi faaliyette bulunmahakları gibi diğer temel hak ve özgürlükler üzerindeki etkisini incelerkenöncelikle tutuklamanın hukuki olup olmadığını ve/veya tutukluluğun makul süreyiaşıp aşmadığını değerlendirmekte; sonrasında tutuklamanın hukukiliğine ya datutukluluğun süresinin makullüğüne ilişkin vardığı sonucu da dikkate alarakdiğer temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmediğini belirlemektedir (Erdem Gül ve Can Dündar [GK], B. No: 2015/18567,25/2/2016, §§ 92-100; Hidayet Karaca[GK], B. No: 2015/144, 14/7/2015, §§ 111-117; MehmetBaransu (2), B. No:2015/7231, 17/5/2016, §§ 157-164; Günay Dağve diğerleri [GK], B. No: 2013/1631, 17/12/2015, §§ 191-203; Mehmet Haberal, B. No: 2012/849,4/12/2013, §§ 105-116; Mustafa Ali Balbay,B. No: 2012/1272, 4/12/2013, §§120-134; Kemal Aktaş ve Selma Irmak,B. No: 2014/85, 3/1/2014, §§ 61-75; FaysalSarıyıldız, B. No:2014/9, 3/1/2014, §§ 61-75; İbrahim Ayhan,B. No: 2013/9895, 2/1/2014, §§ 60-74; GülserYıldırım, §§ 60-74).
49. Somut olayda başvurucunun tutuklanmasının hukuki olmadığınailişkin iddiası incelendiğinde, suç işlemiş olabileceğinden şüphelenilmesi içininandırıcı delillerin bulunduğu, ayrıca olayda tutuklama nedenlerinin mevcutolduğu ve tutuklamanın ölçülü olduğunun söylenebileceği sonucuna varılmıştır(bkz. §§ 34-45). Bu kapsamdayapılan değerlendirmeler dikkate alındığında başvurucunun yalnızca ifadeözgürlüğü kapsamında kalan eylemleri nedeniyle soruşturmaya maruz kaldığı vetutuklandığı iddiası yönünden farklı bir sonuca varılmasını gerekli kılan birdurum bulunmamaktadır.
50. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklanmasının ifadeözgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açıkolduğundan başvurunun bu kısmının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti vegüvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZOLDUĞUNA,
2. Tutuklanma dolayısıyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiğineilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA8/7/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.