TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
TURAN DAL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/5964)
Karar Tarihi: 6/1/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Raportör
:
Bahadır YALÇINÖZ
Başvurucu
:
Turan DAL
I.BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, aile hekimliğisözleşmesinin sonlandırılması işleminin iptali istemiyle açılan davanınreddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının, mülkiyet hakkının ve adil yargılamahakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 1/8/2013tarihinde Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuruformu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurununKomisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. Birinci Bölüm İkinciKomisyonunca 31/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAYVE OLGULAR
A. Olaylar
4. Başvuru formu veeklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Karşıyaka 23 No.lu AileSağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapmakta iken aynı birimde görevyapan başka bir aile hekimi ile birbirlerine hakaret ettikleri ve bu durumunmeslek ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle İzmir Valiliğinin 7/10/2008 olurtarihli yazısı ile başvurucu hakkında ihtar işlemi uygulanmıştır.
6. Karşıyaka 23 No.lu AileSağlığı Merkezi yakınındaki iki eczanede 17/10/2008 tarihinde yapılan denetimdebaşvurucuya ait imzasız reçetelerin bulunduğunun tespit edilmesi üzerine budurumun da meslek ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle İzmir Valiliğinin17/12/2008 olur tarihli yazısı ile başvurucuya yeniden ihtar işlemiuygulanmıştır.
7. Aynı yıl içinde iki defameslek ilkelerine aykırı davranmak eylemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle9/1/2009 tarihli işlemle başvurucunun aile hekimliği sözleşmesisonlandırılmıştır.
8. Başvurucu tarafından buişlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada İzmir 2.İdare Mahkemesi 11/3/2009 tarihli ve E.2009/88 sayılı kararıyla yürütmenindurdurulması talebinin reddine karar vermiştir.
9. Bu karara karşıbaşvurucunun yaptığı itiraz üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 8/4/2009tarihli ve Y.D. İtiraz No: 2009/490 sayılı kararıyla itiraz talebini kabulederek sözleşmenin sonlandırılmasına ilişkin işlemin yürütmesinindurdurulmasına karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:
“… 7.10.2008 günlü, 6568 sayılı İzmir Valiliğiişlemiyle ihtar olunmasının dayanağı soruşturma raporunun incelenmesinden,davacının aynı yerde görevli meslektaşına hakaret etme fiilini işlediği ve bufiilin "meslek ilkelerine" aykırılık teşkil ettiği sonucunavarıldığından, söz konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
7.10.2008günlü, 6568 sayılı İzmir Valiliği işlemiyle ihtar olunmasının dayanağısoruşturma raporunun incelenmesinden ise, olayda, davacının, reçetelerindüzenlendiği tarihte izinli olan bir Aile Hekimine ait imzasız 17 adetbilgisayar çıktı reçete ile kendisine ait 4 adet imzasız bilgisayar çıktıreçeteyi, söz konusu eczanelere bizzat verdiği veya imzasız reçetelerin bilgisidahilinde menfaat temini amacıyla verildiği yolunda bir tespit olmadığı,soruşturmacı tarafından, davacının, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usulve esasları yerine getirmemekten dolayı, 657 Sayılı Devlet Memuru Kanununun125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziyesinin teklif edildiği,dolayısıyla, davacının doktorluk mesleği ilkelerine aykırı olarakdeğerlendirilebilecek bir davranışının olmadığı anlaşıldığından, belirtilensoruşturma neticesinde davacıya verilen yazılı ihtarda hukuki isabetbulunmamaktadır.
Budurumda, davacıya yıl içinde verilen iki ihtardan bir tanesinin hukuka aykırıolması nedeniyle, aile hekimliği sözleşmesinin sona erdirilmesi koşulugerçekleşmediğinden, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlıkyoktur.”
10. İzmir 2. İdare Mahkemesi15/7/2009 tarihli ve E.2009/88, K.2009/1133 sayılı oyçokluğu kararıyla davanınreddine karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:
"AileHekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca ÇalıştırılanPersonele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Şartları Hakkında Yönetmeliğin 16.maddesinin ikinci fıkrasında; “Yıl içinde, aşağıda aynı bentteki fiillerin ikidefa, farklı bentlerdeki fiillerin üç defa işlenmesi halinde sözleşme, ilgilivali tarafından sona erdirilir.” hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin c)bendinde; meslek ilkelerine aykırı davranmak eylemidüzenlenmiştir.
Davadosyanın incelenmesinden; Karşıyaka 23 Nolu AileSağlığı Merkezinde “Doktor” olarak görev yapan davacının, aynı birimde görevyapan başka bir aile hekimi ile karşılıklı olarak bir birlerine hakaretettiklerinin belirlenmesi üzerine 07.10.2008 tarih ve 6568 sayılı işlem ileyazılı olarak ihtar edildiği, 23 Nolu Sevim YıldırımAile Sağlığı Merkezi yakınındaki ve… Eczanelerinde 17.10.2008 tarihinde yapılandenetimde davacıya ait 4 adet ve diğer görevli doktor N. U. N.'aait 17 adet imzasız reçetenin var olduğunun saptanması üzerine 17.12.2008 tarihve 8106 sayılı yazılı ihtar işleminin düzenlenmesi sonunda davaya konu işlemintesis edildiği anlaşılmıştır.
Davacının,ilgili eczanelerde bulunduğu belirlenen 4 adet reçetenin hemşireler tarafındandüzenlenmesine izin vermesi, gerekli denetim ve gözetim görevini yerinegetirmemesi, meslek ilkelerine aykırı tutumdur.
Bu durumagöre, anılan mevzuat hükümleri uyarınca, bir yıl içerisinde iki kez meslekilkelerine aykırı davrandığı için yazılı olarak ihtar olunan davacı hakkındaaile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine yönelik olarak tesis edilen davakonusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı hükmüne varılmıştır.”
11. Karşıoygerekçesi ise şöyledir:
“Davacının4 adet bilgisayar çıktısı ve imzasız reçeteyi bizzat ilgili eczanelere verdiğiyolunda herhangi bir tespitin var olmaması, davacının savunmasında dabelirtildiği üzere bu reçetelerin henüz imzalanmadan ilgili eczanelere hastalartarafından götürülmesini denetlemeye sorumlu tutulmasının olanaklı bulunmamasıve esasen bu nitelikteki reçetelerin de ilgililer tarafından resmi evrak olarakkabul edilerek ödemeye esas alınmasının söz konusu olamayacak olmasıkarşısında; davacıya atılı eylemi meslek ilkelerine aykırı davranmak şeklindekabule hukuken olanak bulunmadığı ve bu gerekçe ile dava konusu işleminiptaline hükmedilmesinin gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararınakatılmıyorum.”
12. Başvurucu, anılan kararıtemyiz etmiş; Danıştay Beşinci Dairesi 30/12/2011 tarihli ve E.2009/6951, K.2011/8437sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır.
13. Başvurucunun karardüzeltme talebi de aynı Dairenin 24/4/2013 tarihli ve E.2012/3220, K.2013/3463sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar 8/7/2013 tarihinde başvurucuya tebliğedilmiştir.
14. Başvurucu 1/8/2013tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
15. 24/11/2004 tarihli 5258sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“Ailehekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlarve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarlarıile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektirennedenler, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığınınteklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
16. 12/8/2005 tarihli ve25904 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğügiren dava konusu uyuşmazlığa konu işlemin tesis edildiği tarih itibarıylayürürlükte bulunan Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında SağlıkBakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme ŞartlarıHakkında Yönetmelik’in 16. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“Yıliçinde, aşağıda aynı bentteki fiillerin iki defa, farklı bentlerdeki fiillerinüç defa işlenmesi halinde sözleşme, ilgili vali tarafından sona erdirilir.
…
c) Meslekilkelerine aykırı davranmak,
…
e) Görevinyerine getirilmesi için gereken belgeleri usulüne uygun düzenlememek ve bueksiklikleri 7 günden az olmamak üzere verilen sürede gidermemek,
…”
IV.İNCELEME VE GEREKÇE
17. Mahkemenin 6/1/2016tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A.Başvurucunun İddiaları
18. Başvurucu; iki ayrıihtar işlemine konu eylemlerin Mahkemece ayrı ayrı tartışılmadığını, ikincieylemine konu olayın Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında SağlıkBakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme ŞartlarıHakkında Yönetmelik’in 16. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi kapsamındadeğerlendirilmesi gerektiğini, buna ilişkin itirazların Derece Mahkemesi veDanıştay Dairesince karşılanmadığını, yargılamanın ve varılan sonucun hukukaaykırı olduğunu, sözleşmesinin sonlandırılması nedeniyle mülkiyet ve yaşamhakkına müdahale edildiğini belirterek Anayasa’nın 17., 35. ve 36. maddelerindedüzenlenen hakların ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebindebulunmuştur.
B.Değerlendirme
19. Anayasa Mahkemesi,olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıpolay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §16). Başvurucunun yaşam hakkı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğişikâyetlerinin özü esas olarak sözleşmenin sonlandırılması işlemindenkaynaklanması ve sonuç itibarıyla çalışma hakkına ilişkin olması nedeniyleAnayasa’nın 48. ve 49. maddelerinde yer alan çalışma özgürlüğü ve çalışma hakkıaçısından incelenmiştir. Başvurucunun diğer şikâyetlerinin ise yargılamayailişkin olmaları nedeniyle adil yargılanma hakkı açısından incelenmesi uygungörülmüştür.
1. Çalışma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
20. Başvurucu, verilen ihtarcezalarının ardından aile hekimliği sözleşmesinin sonlandırılması nedeniyleçalışma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
21. Anılan Anayasa ve Kanunhükümlerine göre Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasınınincelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkınAnayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi(Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesigerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışındakalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğunakarar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz,B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).
22. Bireyin dilediği alandaçalışma özgürlüğü ve çalışma hakkı Anayasa’nın 48. ve 49. maddelerinde güvencealtına alınmış olmakla birlikte Sözleşme’dedüzenlenen haklardan değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de kamuhizmetine girme ya da dilediği kamu görevinde çalışma hakkının Sözleşme’de ya da protokollerinde korunan bir hakolmadığını açıkça ifade etmektedir (SerkanAcar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 24).
23. Açıklanan nedenlerlebaşvurucunun iddiasına konu çalışma hakkı, Anayasa ve Sözleşme ve buna ekTürkiye’nin taraf olduğu protokollerin ortak koruma alanına girmediğindenbaşvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönündenincelenmeksizin konu bakımından yetkisizliknedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir
2. DavanınReddinin Adil Yargılanma Hakkını İhlal Ettiğine İlişkin İddia
24. Başvurucu, açtığıdavanın reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
25. Anayasa’nın 148.maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gerekenhususlarda inceleme yapılamaz.”
26. 30/3/2011 tarihli ve6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabuledilemezliğine karar verebilir.”
27. 6216 sayılı Kanun’un 49.maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:
“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı yapılan bireyselbaşvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği vebu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır.Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”
28. 6216 sayılı Kanun’un 48.maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvurularınMahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurularkapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkinşikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.
29. Anılan kurallar uyarıncailke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay veolguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarınınyorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgilivarılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesinekonu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarınınadaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireyselbaşvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede,kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariztakdir hatası veya açık keyfîlik içermedikçe AnayasaMahkemesince esas yönünden incelenemez (NecatiGündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).
30. Derece mahkemelerinezdindeki yargılamalarda izlenilen delil kuralları ve bunların yorumlanmasıkural olarak belirtilen hususların değerlendirilmesi açısından daha elverişlikonumda olan söz konusu mahkemelere aittir. Bununla birlikte delillerinincelenme ve değerlendirilme yönteminin açık bir hakkaniyetsizlik veya keyfîlik ihtiva etmesi veya bu değerlendirmelerin “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama”ilkeleri gözetilerek yapılmaması durumunda adil yargılanma hakkınıngereklerine uygun bir delil değerlendirilmesinden söz edilemez (Turgay Coşkun, B. No: 2013/1286,16/4/2015, § 44).
31. Sözleşme’nin 6. maddesinde davada kullanılan delillerin ispat güçleri ileilgili bir düzenleme bulunmamakla birlikte AİHM de delillerin kabuledilebilirliği ile ilgili olarak somut davada kullanılan delillerin “silahlarıneşitliği” ve “çelişmeli yargılama” ilkeleri gözetilerek tartışılıptartışılmadığını ya da söz konusu delillerin yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmamasına etkisini değerlendirmekte (Tamminen/Finlandiya, B. No: 40847/98, 15/6/2004,§§ 40-41; Barberà, Messegué ve Jabardo/İspanya,B. No: 10590/83, 6/12/1988, §§ 68, 81-89) ve birçok kararında Sözleşme’nin 6.Maddesinin, adil yargılanma hakkını güvence altına almakla beraber öncelikliolarak ulusal hukuk bağlamında düzenlenmesi gereken bir konu olan delillerinkabul edilebilirliğine ilişkin bir kural ortaya koymadığını belirtmektedir (Schenk/İsviçre, B. No: 10862/84, 12/7/1988, §§45, 46; Desde/Türkiye, B. No: 23909/03, 1/2/2011, §124).
32. Başvurucu; iki ayrıihtar işlemine konu eylemlerin ayrı ayrı tartışılmadığını, ikinci eylemine konuolayın Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında Sağlık BakanlığıncaÇalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Şartları HakkındaYönetmelik’in 16. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi kapsamındadeğerlendirilmesi gerektiğini, buna ilişkin itirazların Derece Mahkemesince veDanıştay Dairesince karşılanmadığını, yargılamanın ve varılan sonucun hukukaaykırı olduğunu belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
33. Somut olayda İlk DereceMahkemesi başvurucunun, ilgili eczanelerde bulunduğu belirlenen dört adetreçetenin hemşireler tarafından düzenlenmesine izin vermesinin, gerekli denetimve gözetim görevini yerine getirmemesinin meslek ilkelerine aykırı bir tutumolduğu tespitini yapmış; anılan mevzuat hükümleri uyarınca bir yıl içerisindeiki kez meslek ilkelerine aykırı davrandığı için yazılı olarak ihtar olunanbaşvurucunun aile hekimliği sözleşmesinin sonlandırılmasına yönelik olaraktesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığıgerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
34. Diğer taraftan başvurucuyargılamaya konu dava dilekçesinde, birinci ihtara konu olan ve meslektaşı ilearalarında geçen olay nedeniyle meslek ilkelerine aykırı hareket ettiğini kabuletmiş; kanun yolu başvurularına ait dilekçelerde ise ilk ihtara yönelikherhangi bir itirazda bulunmamıştır.
35. Adil yargılanma hakkıbireylere dava sonucunda verilen kararın değil, yargılama sürecinin ve usulününadil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvurudaadil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucununyargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediği, bu çerçevede yargılamasürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığıveya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendidelillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözümekavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediğiveya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının oluşumuna sebep olanunsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olmasıgerekir (Nadi Karakoç, B. No:2013/2767, 2/10/2013, § 22).
36. Somut olayda başvuruyakonu yargılamanın ihtar işlemlerinin iptaline yönelik olmadığı, ihtarişlemlerine yönelik bir dava açma yolu bulunmasına karşın başvurucu tarafından,anılan işlemlerin iptali istemiyle herhangi bir davanın açılmamış olduğu, bununyanında sözleşmenin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılandavada başvurucu tarafından ilk ihtara konu eylemin kabul edildiği veyargılamayı yapan İlk Derece Mahkemesince dava dosyasında bulunan delillergözetilerek yargılamanın yapıldığı, ikinci ihtarın hukuka uyun olup olmadığındeğerlendirilerek reçetelerinin hemşireler tarafından düzenlenmesine izinverilmesinin, gerekli denetim ve gözetim görevini yerine getirilmemesinedeniyle meslek ilkelerine aykırı bir tutum olduğu sonucuna varıldığı görülmektedir.
37. Başvurucu, yargılamasürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşler hakkında bilgi sahibiolamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşıtarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatıbulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarınınderece mahkemesi tarafından dinlenmediğine veya kararın gerekçesiz olduğunailişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi Mahkemenin kararında bariz takdirhatası veya açık keyfîlik oluşturan herhangi birdurum da tespit edilmemiştir.
38. Açıklanan nedenlerlebaşvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğindeolduğu, Derece Mahkemesi kararının bariz takdir hatası veya açık keyfîlik de içermediği anlaşıldığından başvurunun bukısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. 1. Çalışma hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın konu bakımındanyetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Yargılamanın sonucuitibarıyla adil olmadığına ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılamagiderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
C. Kararınbir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
6/1/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.