TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
U.U. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/2114)
Karar Tarihi: 19/12/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
M. Emin KUZ
Raportör
:
Hüseyin MECEK
Başvurucu
:
U.U.
Vekili
:
Av. Abdulhalim YILMAZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmamasınedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutulma koşulları nedeniyle dekötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 31/1/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.
7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve Emniyet Genel Müdürlüğünün (EGM) verdiğibilgilere göre olaylar özetle şöyledir:
9. 1975 doğumlu Özbekistan Cumhuriyeti vatandaşı olan başvurucu,evli ve beş çocuk sahibidir.
10. Birleşmiş Milletler Mültecilik Yüksek Komiserliğine yapmışolduğu başvuru neticesinde 4/7/2013 tarihinden beri mülteci statüsüne sahiptir.
11. Polis Bilgi Sistemi'nden (PolNet)yapılan sorguda 25/10/2010 tarihinde“087-genelgüvenlik” gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı tarafından başvurucuhakkında yurda giriş yasağı (tahdit) konulduğu tespit edilmiştir.
12. Ancak başvurucu 14/7/2013 tarihinde yasal yollardan İstanbulAtatürk Havalimanı'ndan Türkiye'ye giriş yapmıştır. İlk etapta kendisine biraylık vize verilmiştir. Başvurucu, vize süresini uzatmak amacıyla İstanbulEmniyet Müdürlüğünden randevu almıştır. Başvurucu, harcı ve diğer masraflarıödeyemediği için ikamet tezkeresi başvurusunu tamamlayamamıştır.
13. Başvurucu 30/11/2013 tarihinde arkadaşını Pendik DevletHastanesine getirdiğinde vize süresinin dolması nedeniyle gözaltına alınmıştır.
14. Başvurucu, Pendik Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde dörtgün bekletildikten sonra 3/12/2013 tarihinde Kumkapı Geri Gönderme Merkezine(GGM/Merkez) getirilmiştir. Burada otuz gün idari gözetim altında tutulanbaşvurucu, Erzincan'da ikamet etmek üzere 2/1/2014 tarihinde serbestbırakılmıştır.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
15. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu ile aynıtarihli ve 5683 sayılı mülga Yabancıların Türkiye’de İkamet ve SeyahatleriHakkında Kanun'un ilgili maddeleri T.T. (B.No: 2013/8810, 18/2/2016, §§ 22-25) kararında; 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılıYabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu'nun ilgili maddeleri B.T. ([GK],B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-21) kararında açıklanmıştır.
B. Uluslararası Hukuk
16. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri,tutulma koşullarından dolayı kötü muamele yasağı, etkili başvuru ile kişihürriyeti ve güvenliği haklarına dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesininuygulaması B.T. kararında (Aynı kararda bkz. §§ 23-38)açıklanmıştır.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
17. Mahkemenin 19/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli Yardım TalebiYönünden
18. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılamaimkânının bulunmadığını belirterek adli yardım isteminde bulunmuştur.
19. Anayasa Mahkemesinin MehmetŞerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkelerdikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderleriniödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan ve yabancı olan başvurucunun açıkçadayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesigerekir.
B. Kötü Muamele Yasağınınİhlal Edildiğine İlişkin İddia
20. Başvurucu; tutulduğu nezarethane ve GGM'ninfiziksel koşullarının ceza infaz kurumundan daha kötü, kaldığı odanın ise çokkalabalık olduğunu, tahtakurusu bulunan koğuşta böcek ısırıkları nedeniylevücudunda kızarıklıklar ve şişlikler oluştuğunu, temiz hava almak içinkendisine imkân sağlanmadığını, yatakhanedeki ışıklar sürekli açık olduğundanuyuyamadığını, tutulma koşullarına karşı Türk hukukunda başvurabileceği etkilibir yolun bulunmadığını belirterek adil yargılanma hakkının, kötü muameleyasağı ile bununla bağlantılı olan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Yabancıların ülkeye girişleri, ülkedeikametleri ve ülkeden sınır dışı edilmeleriyle ilgili işlemler “medeni hak veyükümlülük” veya bir “suç isnadı”nın esasının kararabağlanmasıyla ilgili olmadığından adil yargılanma hakkı yönünden ayrıcainceleme yapılmamıştır.
22. Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında idari gözetim altındatutulan yabancıların tutulma koşullarını kötü muamele yasağı kapsamındaincelemiştir (Rıda Boudraa, B. No:2013/9673 , 21/1/2015; K.A. [GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015; F.A. ve M.A., B. No: 2013/655, 20/1/2016, A.V. ve diğerleri, B. No: 2013/1649,20/1/2016; F.K. ve diğerleri, B.No: 2013/8735, 17/2/2016; T.T.; A.S., B. No: 2014/2841, 9/6/2016; I.S. ve diğerleri, B. No: 2014/15824,22/9/2016).
23. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesişöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanunyollarının tüketilmiş olması şarttır."
24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarınıntamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
25. Anayasa Mahkemesi K.A.(Aynı kararda bkz. §§ 80, 81) kararında olumsuz tutulma koşulları nedeniyleuğranılan zararın tazminine ilişkin etkili idari ve yargısal bir başvuruyolunun bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu kanaate varırkentutulma koşullarından kaynaklanan çekilen ızdırapiçin tazminata hükmedildiğini gösteren herhangi bir adli veya idari yargıkararının bulunmadığı hususunu gözönündebulundurmuştur.
26. Ancak Anayasa Mahkemesi,B.T. başvurusunda bu içtihadını gözdengeçirerekbaşvuru yollarının tüketilmemesi nedeniylebaşvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Anayasa Mahkemesi, idari gözetim altındatutulma yerlerinin yönetim, denetim ve işletilmesinin İçişleri Bakanlığıtarafından yürütülen bir kamu hizmeti olduğunu, 2577 sayılı Kanun'un 2.maddesine göre idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı doğrudan muhtel olanlarca idari yargıda tam yargı davasıaçılabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespit edilen bu yolun sırf -bilgieksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisiz olduğu biçimindeyorumlanamayacağını belirtmiş ve yabancının salıverilmesi hâlinde etkili hukukmekanizmasının tam yargı davası olduğunu ifade etmiştir (B.T., §§ 45-58).
27. Başvuruya konu somut olayda bu ilkelerden ayrılmayıgerektiren bir husus bulunmamaktadır.
28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmiştir.
29. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle eldekibaşvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresineilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur.
30. Öncelikle vurgulanmalıdır ki idari yargı yerlerinde açılacakdavaların süresine ilişkin koşulları incelemek ve idari davaların süresindeaçılıp açılmadığını değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Öteyandan inceleme konusu başvuruda olduğu gibi B.T.kararındaki içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'deyayımlandığı 16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmedendoğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan müracaatların başvuru yollarınıntüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmasını müteakiben açılacakdavalarda dava açma süresinin derece mahkemelerince bu kişilerin mahkemeyeerişim hakkının ihlaline neden olmayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğinede işaret edilmelidir (B.T., §59).
31. Kötü muamele yasağı yönünden başvuru yollarınıntüketilmemesine istinaden kabul edilemezlik kararı verildiğinden anılan yasaklabağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkınınihlal edildiği iddiasının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
C. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
32. Başvurucu; yasal dayanaktan yoksun olarak, sırf yabancıolmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakıldığını, gözetim altına alınırkenhâkim önüne derhâl çıkarılmadığını, gözetim kararına karşı yasal haklarıkonusunda bilgilendirilmediği için itiraz hakkını kullanamadığını, açıklananihlal iddialarına ilişkin olarak Türk hukukunda başvuru yapabileceği vetazminat talep edebileceği etkili bir yol bulunmadığını belirterek kişihürriyeti ve güvenliği ile etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,§ 16). Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasında; hürriyeti kısıtlanankişiler için güvence altına alınan bir yargı merciine etkili başvuru hakkı,Anayasa’nın 40. maddesinin özel bir hâlini ifade ettiğinden 40. madde yönündenayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
34. Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği11/4/2014 tarihinden önce gerçekleşen olaylar yönünden hukukumuzda Anayasa'nın19. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan istisnalar arasında yer verilenusulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren ya da hakkında sınırdışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veyatutuklanması uygulamasında tutma kararı verme işleminin koşulları, süresi,sürenin uzatılması, ilgiliye bildirilmesi, idari gözetim kararına karşı başvuruyolları, idari gözetim altına alınan kişinin avukata erişimi, tercüman yardımındanyararlanması gibi usul güvencelerini açık bir şekilde ortaya koyan yasal birdüzenleme bulunmadığına dayalı olarak bu başlık altında yapılan şikâyetlerdenötürü ihlal kararları vermiştir (F.A. veM.A., A.V. ve diğerleri,F.K. ve diğerleri, T.T., A.S.).
35. Ancak Anayasa Mahkemesi tarafından içtihat değişikliğinegidilen B.T. başvurusunda,herhangi bir idari karar olmaksızın idari gözetim altına alınarak özgürlüğündenyoksun bırakılan yabancılar bakımından doğan zararlar için doğrudan idari yargımercilerinde tam yargı davası açılabileceği belirtilmiştir (B.T., § 74). Anılan kararda 2577 sayılıKanun'un 2. maddesinin idari işlem veya eylem türleri yönünden herhangi birayrım yapılmadığından idari fonksiyona giren her türlü işlem veya eylemsebebiyle oluşan zararın tazmininin bu kurala dayanılarak idari yargıdaaçılacak tam yargı davasıyla istenebilmesi için yeterli bir yasal zeminoluşturduğu, sırf -bilgi eksikliği nedeniyle- fiiliyatta bu yolunişletilmemesinin etkisiz olduğu biçiminde yorumlanamayacağı, hiçbir idari işlemve eyleme dayanmadan hukuka aykırı biçimde tutulan yabancılar yönünden tamyargı davasının etkili hukuk mekanizması olduğu belirtilmiştir (B.T., §§ 52, 54).
36. Herhangi bir idari karar olmaksızın hukuka aykırı şekildefiilî bir tutma; aynı zamanda buna bağlı olarak tutma nedenlerininbildirilmemesi, hâkim önüne derhâl çıkarılmama, tutmanın kişinin yakınlarınahaber verilmemesi, tutmaya karşı etkili bir başvuru yolunun ve haksız tutulmanedeniyle tazminat elde etme imkânının bulunmamasıiddialarınıda çoğunlukla içinde barındırır. Lakin kişinin hürriyetinden yoksun kılınmasısonucunu doğuran hukuka aykırı bir idari eylem dolayısıyla Anayasa'nın 19.maddesindeki ihlal yelpazesinin çeşitliliği açılacak tam yargı davasında tayinedilecek tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınabilecek bir husustur.
37.Bu durumda 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi dikkatealındığında somut olayda başvurucunun uğradığını öne sürdüğü maddi ve manevizararların karşılanması bakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim sağlamakapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen "tam yargı davası"yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun"ikincil niteliği" ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.
38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
39. Başvurucunun bu karardan sonra idari yargıda açacağı davasüresi hususunda kötü muamele yasağının incelendiği kısımda yapılanaçıklamaların (bkz. § 30) burada da geçerli olduğu ifade edilmelidir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizlitutulması talebinin KABULÜNE,
C. Başvurunun başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
D. 6100 sayılı Kanun’un 339. maddesinin (2) numaralı fıkrasıuyarınca başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA19/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.