TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
VEDAT DEMİR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/7295)
Karar Tarihi: 29/5/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Hüseyin TURAN
Başvurucu
:
Vedat DEMİR (T.C. Kimlik No: 48136264880)
Vekili
:
Av. Suphi Uğur ÇÖREKÇİ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukukiolmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 30/12/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyandabulunmamıştır.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbeteşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülkegenelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018tarihine kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı organları-olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzunyıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü(FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen biryapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri[GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).
9. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelindeCumhuriyet başsavcılıkları tarafından darbe girişimiyle bağlantılı ya dadoğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamukurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplumve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik soruşturmalar yürütülmüşve çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (AydınYavuz ve diğerleri, § 51, Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No:2016/23672, 11/01/2018, § 12).
10.Bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde Reklam Ana Bilim Dalındaöğretim üyesi olarak görev yapan başvurucunun da aralarında bulunduğu bazışüpheliler hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlardan soruşturmabaşlatılmıştır.
11. Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca25/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucunun ilk ifadesi 30/7/2016tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüncealınmıştır. Bu ifade işlemi sırasında başvurucuyaFETÖ/PDYörgütüyle ilgili isnatlar ve 15 Temmuz gecesi bazı kişilerle olanyazışmalarının içerikleri yöneltilmiştir.
12. İstanbul CumhuriyetBaşsavcılığı 2/8/2016 tarihinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan tutuklanması istemiyle diğer şüphelilerle birlikte başvurucuyu İstanbul 10. SulhCeza Hâkimliğine sevk etmiştir.
13. Başvurucu; İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğince alınan sorgusunda herhangi bir terör örgütüyle irtibatınınbulunmadığı, Fetullah Gülen'in fikirlerini asla benimsemediğini, WhatsApp'ta yer alan yazışmaların dört arkadaş arasındageçtiğini ve bu yazışmaların içeriğinin 15 Temmuz darbe gecesinde yaşananlarıanlamaya yönelik olduğunu, yazışmaların terör örgütüyle bir bağlantısınınbulunmadığını, İpek Medya Grubuna (Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülenbir soruşturma kapsamında Paralel Devlet Yapılanmasına mali kaynak sağladığıgerekçesiyle bünyesinde İpek Medya Grubunu da barındıran Koza İpek Holdinge26/10/2015 tarihinde kayyum atanmıştır. İpek Grubu gazete ve televizyon olarakKanaltürk, Bugün TV, Bugün gazetesi, Millet gazetesi ve Kanaltürk Radyoyubarındırmaktaydı.) kayyum atanması ve el konulması üzerine kendisinden konuşmaistendiğini, iletişim özgürlüğünü savunduğu için iletişim araçlarına elkonulamayacağını ve müsadere edilemeyeceğini ifade ettiğini, ifade özgürlüğüçerçevesinde yapılanın yanlış olduğunu savunduğunu belirtmiştir.
14. Hâkimlik 3/8/2016 tarihinde başvurucunun silahlıterör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar verilmiştir.
15. Hâkimliğin tutuklama kararının ilgili kısımları iseşöyledir:
"... Tüm dosya kapsamına göre; [başvurucu] veF.A.nın Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hiyerarşik yapısı haricinde kamuoyundaFETÖ/PDY olarak bilinen ve hakkında birçok soruşturma dosyası bulunan silahlıterör örgütü ile bağlantılı olduğu, örgütün gerçekleştirdiği kalkışmayıdestekler ve onaylar mahiyette sosyal paylaşım hesaplarından paylaşımlardabulundukları, örgütün amaçları doğrultusunda faaliyette bulunduğu görülmüştür.
Adı geçen örgütün15/7/2016 günü başta Ankara ve İstanbulolmak üzere yurdun bir çok yerinde örgütün emir ve talimatları doğrultusundayasadışı "Yurtta Sulh Konseyi" kurularak İstanbul ilinde BoğazKöprülerinin Anadoludan Avrupaya geçisini, Silivri istikamatinden ise İstanbuliline Ispartakule mevkiinde yolu keserek İstanbul iline girişlerinengellendiği, bir kısım terör örgütü mensuplarının ise TRT binasını basarakyasadışı bildiri okuttukları, FETÖ/PDYörgüt mensuplarının 'Yurtta Sulh Konseyi'adına F-16 uçakları ve helikopterlerini uçurarak Ankara Gölbaşı'nda bulunanemniyet özel harekat binasına, mit müsteşarlığı binasına, TBMM'sine, EmniyetGenel Müdürlüğü'ne, Türksat Yerleşkesine, Cumhurbaşkanının kalmış olduğu oteleve Cumhurbaşkanlığı sarayına silahlı ve bombalı saldırıda bulundukları, olaylarsırasında birçok insanın öldüğü ve yaralandığı ayrıca İstanbul EmniyetMüdürlüğünde ve Çengelköyde önlem alan polislerle silahlı çatışmayagirdikleri,havaalanlarını işgal ederek bombalama eyleminde bulundukları, kendilerine engelolmaya çalışan genel kurmay başkanı ve kuvvet komutanlarını silah zoru ilealıkoydukları, tüm bu eylemler sırasında görevli ya da sivil vatandaşlarınölümüne ya da yaralanmalarına sebebiyet verdikleri, her iki şüphelinin yukarıdaaçıklandığı üzere eylemleri ile örgütün eylemlerini destekler mahiyettepaylaşımlarda bulundukları , bu haliyle yasadışı FETÖ/PDY silahlı terör örgütübünyesindeki eylemlere iştirak ettikleri üzerilerine atılı bulunan suçuişlediklerine dair kuvvetli suç şüphesine dayanan delillerin bulunduğuanlaşılmıştır.
Şüphelilere isnat olunan suçlara ilişkin olarak yasadaöngörülen yaptırım miktarı, mevcut delil durumu, şüphelilerin almaları muhtemelceza göz önüne alındığında kaçma şüphelerinin bulunduğu, nitekim FETÖ/PDYsilahlı terör örgütü mensuplarının fırsat bulduklarında yasal ve gayriyasalyollarla yurtdışına kaçtıklarını daha önceden yapılan soruşturma dosyalarındaaçıkça görüldü, mevcut hali ile şüphelilerin delilleri yok etme, gizlemeşüphesinin bulunduğu, isnat olunan suçlamalar ve delil durumuna göre adlikontrol hükümlerinin uygulanmasının yeterli olmayacağı anlaşıldığındanşüphelilerin üzerilerine atılı suçlardan ayrı ayrı tutuklanmalarına ... [karar verildi]"
16. Başvurucu3/11/2016 tarihinde tutukluluğa itiraz ve tahliye talebinde bulunmuştur.İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğince 2/12/2016 tarihinde "...üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve delillerinhenüz toplanmamış olması, atılı suçların yasada öngörülen cezalarının miktarı,şüphelilerin üzerine atılı suçları işlediklerine ilişkin suç şüphesininvarlığını gösteren somut delillerin varlığı, şüphelilerin kaçması, saklanmasıveya kaçacağı şüphesini uyandıran somut delillerin bulunması, soruşturma konususuçun ağırlığı ve önemi dikkate alındığında adli kontrol hükümlerininuygulanmasının yetersiz kalacağı, suçun sabit görülmesi halinde verilmesimuhtemel ceza veya güvenlik tedbirleriyle tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu,bu suretle şüphelilerin tutukluluk halinin sonlandırılmasını gerektireceknitelikte yeni bir delilin bulunmadığı, tutuklama nedenlerinin ortadankalkmadığı ..." gerekçesiyle itirazınreddine karar verilmiştir.
17. Başvurucu 30/12/2016 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
18. Başvurudan sonraki süreçte İstanbul CumhuriyetBaşsavcılığının 15/12/2016 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyleaynı yer Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucudışında kırk dört şüpheli hakkında da benzer suçlardan cezalandırma talebindebulunulmuştur.
19. İddianamede başvurucuya yöneltilen eylemlere ilişkindeliller olarak "yakalama vetespit tutanakları, arama el koyma tutanakları, açık kaynak tespitleri, BankAsya dökümleri, şüpheli savunmaları, sorgu zabıtları, emanet makbuzu vetümdosya kapsamı" gösterilmiştir.
20.İddianamede başvurucu ile ilgili tespitler iseşöyledir:
"[Başvurucu]İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde Prof.Dr. unvanıyla çalıştığı sırada01/09/2016 tarihli 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanan 672 sayılıKHK ile ihraç edildiği, İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3512 D. işsayılı kararı ile ... sayılı adresinde 27/07/2016 günü arama yapıldığı, aramaneticesinde aynı tarihli arama tutanağında belirtilen çok sayıda dijitalmateryaller ile birlikle 0603/2016 tarihli, 12/03/2016 tarihli, 11/03/2016tarihli meydan gazeteleri, 11/04/2016 tarihli, 28/03/2016 tarihli. 11/03/2016tarihli, 12/03/2016 tarihli, 09/05/2016 tarihli, 28/03/2016 tarihli, 11/04/2016tarihli, 15/04/2016 tarihli, 18/04/2016 tarihli, 25/04/2016 tarihli, 21/05/2016tarihli, 30/05/2016 tarihli, 02/05/2016 tarihli, Yarına Bakış gazetesi,30/10/2015 tarihli, 27/12/2015 tarihli, 28/02/2016 tarihli, 28/10/2015 tarihli,05/03/2016 tarihli, 04/03/2016 tarihli, 29/10/2015 tarihli, 11/11/2015 tarihli,13/11/2015 tarihli, Zaman gazeteleri, 05/03/2016 tarihli, 08/03/2016 tarihli,09/03/2016 tarihli, 11/03/2016 tarihli, 12/03/2016 tarihli Özgür Düşüncegazetesi, 29/10/2015 tarihli Millet gazetesi. 06/03/2016 tarihli Sözcügazetesi, 06/03/2016 tarihli Cumhuriyet gazetesi, Laik Devlet ve FethullahGÜLEN hareketi isimli M.Hakan YAVUZ ve John L. ESPOSITO isimli yazarlara ait 1 adetkitap. F79858345L, F79858346L, F79858347L, F79858348L, F79858349L seri noluolmak Üzere 5 adet I (bir) Amerikan Doları elde edildiği,
...
[Başvurucunun] ... cep telefonunda yapılanincelemede;
...
[Başvurucu] ile E. U. isimli şahsın diyaloglarda 15Temmuz gecesi gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminin CumhurbaşkanıRecep Tayyip ERDOĞAN tarafindan planlandığını ve yaşanan olayların bir tiyatro,müsamere, oyun olduğu belirtilmektedir.
...
[Başvurucu] ile K. D. İsimli şahsın diyaloglarda 14Temmuz Gecesi muhalefetin sokaklara inmesi gerektiği ve 15 Temmuz gecesigerçekieşıirilmeye çalışılan darbe girişiminin Cumhurbaşkanı Recep TayyipERDOĞAN tarafindan planlandığı ve yaşanan olayların bir tiyatro, müsamere, oyunolduğu, Cumhurbaşkanının uçak ile geldiği ve 1 jetlik İş olduğu, Emniyetgüçlerinin direnemeyeceği, Cumhurbaşkanı hakkında [başvurucunun] geberipgitse, halk huzur bulur şeklinde beyanlarda bulunduğu tespit edilmiştir.
...
[Başvurucu] ile K. D. isimli şahsın diyaloglarda 15Temmuz gecesi başarısızlıkla gerçekleşen darbe girişiminden sonra [başvurucunun]FETÖ/PDY örgütü ile alakası olmadığını ve demokratik bir insan olduğunubelirtmek için yazı yazacağını ve bahse konu ile ilgili K. D. isimli şahıs ileistişare ettiği, yazarlık yaptığı gazeteye yazmayacağını K. D. isimli şahsaakıl danıştığı tespit edilmiştir.
...
[Başvurucu] ile M E. E. isimli şahsın diyaloglarda 15Temmuz gecesi gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminin CumhurbaşkanıRecep Tayyip ERDOĞAN tarafından planlandığını ve yaşanan olayların bir tiyatro,müsamere, oyun olduğu yönünde düşüncelerinin olduğunu belirtmişlerdir.
...
[Başvurucu] ile A. C A. isimli şahsın diyaloglarda 15Temmuz gecesi gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminin CumhurbaşkanıRecep Tayyip ERDOĞAN tarafından planlandığını ve yaşanan olayların bir tiyatro,müsamere, oyun olduğu yönünde düşüncelerinin olduğunu belirtmişlerdir.
...
[Başvurucu] ile H.A. isimli şahsın diyaloglarda 15Temmuz gecesi gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminin CumhurbaşkanıRecep Tayyip ERDOĞAN tarafından planlandığını ve yaşanan olayların bir tiyatro,müsamere, oyun olduğu yönünde düşüncelerinin olduğunu belirtmişlerdir.
...
[Başvurucu] ile A.K. isimli şahsın diyaloglarda 15Temmuz gecesi gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi ile ilgili olarak darbeningerçekleşmemesi durumunda sıkıntıya düşeceklerini sayın Cumhurbaşkanına faşistyakıştırması yapıldığı, devleti yöneteceklerin devlet anlayışlı askerlerolmasına razı olduğunu, ... Cumhurbaşkanına iç savaş istemi ile ithamdabulunulduğu tespit edilmiştir.
[Başvurucu] ile Ş. B. isimli şahsın diyaloglarda 15Temmuz gecesi gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi ile ilgili olarakŞener isimli şahsın [başvurucuya] FETÖ/PDY örgütünün yayın organlarındanolan gazetede yazarlığı bırakıp bırakmadığını sorduğu ve [başvurucunun] da bırakmakiçin hazırlamış olduğu yazıyı paylaştığı tespit edilmiştir.
[Başvurucu] ile E. isimli şahsın diyaloglarda 15Temmuz gecesi gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi ile ilgili YarınaBakış gazetesinde yazarlığı bırakarak son olarak yazmış olduğu yazı hakkındaFETÖ/PDY örgütüne ait yayın kuruluşlarından Aksiyon dergisinde görevli E. O.isimli şahsın yazısına tepki gösterdiği,[başvurucunun] 'Hayırlısı olsun,önemli olan Twitter mesajı değil. Cemaatten çok dostum var. Hiçbirini üzmekistemem. Yazdığım her satırı inanarak yazdım. Cemaati suçlamadım. Şüphelerimvar, dedim.
...
Cemaatten tanıdığım insanların hepsi çok iyi düzgüninsanlar. Ama yukarıdaki yapıyı bilmiyorum. Bilinemeyen cuntalar, çeteler,kontrol dışı gruplar olabilir. Hepsi şüphe. Hiç hüküm belirtmedim. Temennimşüphelerimin doğru olmaması. Bu coğrafyada iktidar mücadelesi çok acımasız.Olan bizim gibi idealistlere oluyor. Oportünisıler her zaman kazanıyor.Bedelini bize ödetiyorlar. Şu anda idealleri savunabilecek bir zemin ve ortamyok..' cevap verdiği tespit edilmiştir.
[Başvurucunun] açık kaynaklar (internet, televizyon,gazeteler, sosyal paylaşım siteleri vb.) üzerinden hakkında yapılanaraştırmalarda: FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olan haber vemedya kuruluşlarından birisi olan ve bu nedenle kapatılan Samanyolu TV'dcyayınlanan bir programa yorumcu olarak katıldığı, 'KAYYUM KlYIMI DEVAM EDİYOR','BUNLARI ESKİDEN DERİN DEVLET YAPARDI SİMDİ DEVLET KURUMLARINA YAPTIRILIYOR','ÖZGÜR MEDYAYI KARARTTILAR', 'KAYYUM HEYETİ PERSONEL KlYIMINA DEVAM EDİYOR'başlıkları ile yorumlarda bulunduğu... '' belirtilmiştir.
21. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/2/2017 tarihlikararıyla başvurucunun "tutuklu kaldıkları süre, suç vasfının ve hukukidurumlarının değişme ihtimali" gerekçesiyle adli kontrol tedbiri ileserbest bırakılmasına karar verilmiştir.
22. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemesinde derdesttir
IV. İLGİLİHUKUK
23. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu'nun "Tutuklama nedenleri" kenar başlıklı 100.maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterensomut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veyasanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenenceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararıverilemez.
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni varsayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağışüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılmasıgirişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetlişüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundayer alan;
...
11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar(madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),
..."
24. 5271 sayılı Kanun'un "Tutuklama kararı"kenar başlıklı 101. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasınaCumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturmaevresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veyare'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir veadlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilînedenlere yer verilir.
(2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustakibir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerekaçıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir,ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus karardabelirtilir."
25. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi"kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan,tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devlettenisteyebilirler."
26. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemininkoşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisinetebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşmetarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."
27. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun"Silâhlı örgüt" kenar başlıklı 314. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yeralan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldanonbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beşyıldan on yıla kadar hapis cezası verilir."
28. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle MücadeleKanunu'nun "Cezaların artırılması" kenar başlıklı 5.maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:
"3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenlerhakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adlî paracezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur."
V. İNCELEME VEGEREKÇE
29. Mahkemenin 29/5/2019 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. GözaltınaAlmanın Hukuka Olmadığına İlişkin İddia
1. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
30. Başvurucu, haksız ve hukuka aykırı olarak hakkında gözaltıtedbirinin uygulandığını belirterek Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altınaalınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
31. Bakanlık görüşünde, başvuru yollarının tüketilmemişolması nedeniyle kabul edilemezlik kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
2. Değerlendirme
32. Anayasa Mahkemesince kanunda öngörülen gözaltısüresinin aşıldığı veya gözaltına alınmanın hukuka aykırı olduğu iddialarınailişkin iddialar birçok kararda incelenmiş; bu kararlarda bireysel başvurununincelendiği tarih itibarıyla asıl dava sonuçlanmamış da olsa 5271 sayılıKanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesigereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varılmıştır (diğerleri arasındanbkz. Hikmet Kopar ve diğerleri [GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, §§64-72; Hidayet Karaca [GK], B. No: 2015/144, 14/7/2015, §§ 53-64).
33. Bir suç isnadıyla gözaltına alınan ve daha sonratutuklanan kişinin gözaltına alınmasının hukuka aykırı olduğu iddiasıylayaptığı bireysel başvuruda ihlal sonucuna varılmasının -özgürlükten mahrumkalmanın sona ermesi bağlamında- başvurucunun kişisel durumuna bir etkisininolması mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla gözaltına alma kararı veya gözaltısüresi hukuka aykırı da olsa kişi, hâkim tarafından tutuklandığından gözaltıkararının hukuka aykırı olduğu yönündeki bir tespit ve ihlal kararı tutuklukişinin serbest kalmasına tek başına imkân vermeyecektir. Bu nedenle bireyselbaşvuru kapsamında verilecek muhtemel bir ihlal kararı, ancak (talep etmesihâlinde) başvurucu lehine tazminata hükmedilmesi sonucunu doğurabilecektir (GünayDağ ve diğerleri [GK], B. No: 2013/1631, 17/12/2015, §147; İbrahim Sönmez ve Nazmiye Kaya, B. No: 2013/3193, 15/10/2015, §44).
34. Somut başvuruda aynı mahiyetteki iddialara ilişkinolarak anılan kararlarda varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durumbulunmamaktadır.
35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuruyollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
B. Tutuklamanın Hukuki Olmadığına İlişkin İddia
1. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
36. Başvurucu, suç işlediğine dair herhangi bir delil olmamasına rağmentutuklanmasına karar verildiğini, isnat edilen suçla bir ilgisinin olmadığınıve tutuklama kararının şartlarının bulunmadığını belirterek kişi özgürlüğü vegüvenliği hakkının, suçta kanunilik ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
37. Bakanlık görüşünde; Sulh Caza Hâkimliğince verilentutuklama kararında kuvvetli suç şüphesine ve tutuklama nedenlerine yerverildiği ve ayrıca ölçülülüğe ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğubelirtilmiştir.
2. Değerlendirme
38. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerinsınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızınyalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak veancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz."
39. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerinkullanılmasının durdurulması" kenar başlıklı 15. maddesi şöyledir:
"Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstühallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla,durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veyatamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırıtedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukunauygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına,maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünceve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç vecezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadarkimse suçlu sayılamaz."
40. Anayasa'nın "Kişi hürriyeti vegüvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrası ile üçüncüfıkrasının birinci cümlesi şöyledir:
"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
...
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler,ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemekmaksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilendiğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."
41. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.No: 2012/969, 18/9/2013, §16). Başvurucunun şikâyetinin özü tutukluluğun hukuki olmadığına ilişkindir.Dolayısıyla başvurucunun bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 19. maddesininüçüncü fıkrası bağlamında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamındaincelenmesi gerekir.
a. UygulanabilirlikYönünden
42. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerininuygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvurularıincelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklereilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir (Aydın Yavuz vediğerleri, §§ 187-191). Soruşturma mercilerince başvurucuya yöneltilen vetutuklama tedbirine konu olan suçlama, başvurucunun darbe teşebbüsünün arkasındakiyapılanma olduğu belirtilen FETÖ/PDY üyesi olduğu iddiasıdır. AnayasaMahkemesi, anılan suçlamanın olağanüstü hâl ilanını gerekli kılan olaylarlailgili olduğunu değerlendirmiştir (Selçuk Özdemir [GK], B. No:2016/49158, 26/7/2017, § 57).
43. Başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirininhukuki olup olmadığının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi kapsamındayapılacaktır. Bu inceleme sırasında öncelikle başvurucunun tutuklanmasınınbaşta Anayasa'nın 13. ve 19. maddeleri olmak üzere diğer maddelerinde yer alangüvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek, aykırılık saptanması hâlindeise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin bu aykırılığı meşru kılıp kılmadığıdeğerlendirilecektir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 193-195, 242).
b. KabulEdilebilirlik Yönünden
i. Genelİlkeler
44. Tutuklamanın hukukiliğinin incelenmesinde dikkatealınacak genel ilkeleri için için bkz. Metin Evecen (B. No: 2017/744,4/4/2018, §§ 47-52) kararı.
ii. İlkelerinOlaya Uygulanması
45. Başvurucu, darbe teşebbüsünün arkasındaki yapılanmaolduğu belirtilen FETÖ/PDY mensubu olduğu iddiasıyla yürütülen bir soruşturmakapsamında silahlı terör örgütü üyesi olma suçlamasıyla 5271 sayılı Kanun'un100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Dolayısıyla başvurucu hakkında uygulanantutuklama tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır.
46. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklamatedbirinin meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden öncetutuklamanın ön koşulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirtibulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.
47. Başvurucu hakkındaki tutuklama kararında başvurucununFETÖ/PDY ile bağlantısının olduğu, bu örgüt tarafından gerçekleştirilmekistenen 15 Temmuz darbe teşebbüsünü destekleyici mahiyette sosyal paylaşımlardabulunduğu, böylece örgütün amaçları doğrultusunda faaliyette bulunduğubelirtilmiştir (bkz. §§ 13, 14, 15).
48. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbeteşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, kamu makamları ve yargı organlarınca buteşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden veFETÖ/PDY olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğu kabul edilmiştir (bkz.§§ 8, 9). Hükûmeti hedef alan darbe teşebbüsünün olduğu akşam başvurucunun birkısım kişilerle yaptığı konuşmalarda ülkenin Cumhurbaşkanı hakkında "geberip gitse, halk huzur bulur" diyerek darbe teşebbüsünün bir müsamereden, bir tiyatrodanibaret olduğunu ve seçilmiş hükûmet yerine "devleti yöneteceklerin devlet anlayışlı askerler olmasınarazı olduğunu" ve Cumhurbaşkanı'nın"iç savaş istediğini" belirtmiştir.
49. Soruşturma mercilerince başvurucunun bu açıklamalarıile FETÖ/PDY arasında bir irtibat kurulmasının ve anılan konuşmaların suçunişlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul edilmesinin temelsiz vekeyfî bir tutum olarak değerlendirilemez.
50. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan tutuklamatedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Budeğerlendirmede tutuklama kararının verildiği andaki genel koşullar göz ardıedilmemelidir.
51. Darbe teşebbüsü sonrasında teşebbüsle bağlantılı veyadoğrudan teşebbüsle olmasa da FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlara ilişkinsoruşturmalarda, delillerin sağlıklı bir şekilde toplanabilmesi vesoruşturmaların güvenlik içinde yürütülebilmesi için tutuklama dışındaki korumatedbirlerinin yetersiz kalması söz konusu olabilir. Yine FETÖ/PDY ilebağlantılı kişilerin teşebbüs sırasında veya sonrasında ortaya çıkan kargaşadanyararlanmak suretiyle kaçma imkânı ve bu dönemde delillere etki edilmesiihtimali normal zamanda işlenen suçlara göre çok daha fazladır (Aydın Yavuzve diğerleri, §§ 271, 272; Selçuk Özdemir,§§ 78, 79).
52.Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen silahlıterör örgütü üyesi olma suçu, Türk hukuk sistemi içinde ağır cezai yaptırımlaröngörülen suç tipleri arasında olup (bkz. §§ 23-28) isnat edilen suça ilişkinolarak kanunda öngörülen cezanın ağırlığı kaçma şüphesine işaret edendurumlardan biridir (aynı yöndeki değerlendirmeler için bkz. Hüseyin Burçak,B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran Duran [GK], B. No: 2014/10405,25/5/2017, § 66). Ayrıca anılan suç, 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesinin (3)numaralı fıkrasında yer alan ve kanun gereği "tutuklama nedenivarsayılabilen" suçlar arasındadır (bkz. § 19; Gülser Yıldırım (2)[GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, § 148).
53. Somut olayda İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğincebaşvurucunun tutuklanmasına karar verilirken işlendiği iddia olunan silahlıterör örgütüne üye olma suçunun niteliğine, suça ilişkin Kanun'da öngörülenyaptırımın ağırlığına ve suçun 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesinin (3)numaralı fıkrasında yer alan katalog suçlar arasında olmasına dayanıldığıgörülmektedir (bkz. § 15).
54. Dolayısıyla tutuklama kararının verildiği andakigenel koşullar ve somut olayın yukarıda belirtilen özel koşulları ile İstanbul10. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen kararın içeriği birliktedeğerlendirildiğinde başvurucu yönünden özellikle kaçma şüphesine yönelentutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğu söylenebilir.
55. Başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülü olupolmadığının da belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13.ve 19. maddeleri kapsamında ölçülülüğünün belirlenmesinde somut olayın tümözellikleri dikkate alınmalıdır (Gülser Yıldırım (2), § 151).
56. Öncelikle terör suçlarının soruşturulması kamumakamlarını ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle kişihürriyeti ve güvenliği hakkı, adli makamlar ve güvenlik görevlilerinin-özellikle organize olanlar olmak üzere- suçlarla ve suçlulukla etkili birşekilde mücadelesini aşırı derecede güçleştirmeye neden olabilecek şekildeyorumlanmamalıdır (aynı yöndeki değerlendirmeler için bkz. SüleymanBağrıyanık ve diğerleri, B. No: 2015/9756, 16/11/2016, § 214; DevranDuran, § 64). Özellikle darbe teşebbüsüyle veya FETÖ/PDY ile bağlantılısoruşturmaların kapsamı ve niteliği ile FETÖ/PDY'nin özellikleri (gizlilik,hücre tipi yapılanma, her kurumda örgütlenmiş olma, kendisine kutsallıkatfetme, itaat ve teslimiyet temelinde hareket etme gibi) de dikkatealındığında bu soruşturmaların diğer ceza soruşturmalarına göre çok daha zor vekarmaşık olduğu ortadadır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 350).
57. Somut olayın yukarıda belirtilen özellikleri dikkatealındığında İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin isnat edilen suç için öngörülenyaptırımın ağırlığını, işin niteliğini ve önemini de gözönünde tutarakbaşvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontroluygulamasının yetersiz kalacağı sonucuna varmasının (bkz. § 15) keyfî vetemelsiz olduğu söylenemez.
58. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklamanınhukuki olmadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açıkolduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
59. Buna göre başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliğihakkına tutuklama yoluyla yapılan müdahalenin bu hakka dair Anayasa'da (13. ve19. maddelerde) yer alan güvencelere aykırılık oluşturmadığı görüldüğündenAnayasa'nın 15. maddesinde yer alan ölçütler yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek bulunmamaktadır.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Gözaltına almanın hukuka aykırı olması dolayısıylakişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuruyollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişihürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksunluk nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerindeBIRAKILMASINA 29/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.