TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
VEDAT BİNGÖL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/7817)
Karar Tarihi: 10/10/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Ömer MENCİK
Başvurucu
:
Vedat BİNGÖL
Vekili
:
Av. Mesut GÜNDOĞDU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, Anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunanbazı eylemlerinin terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyetinde delil olarakkullanılmasının başvurucunun ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile toplantı vegösteri yürüyüşü düzenleme hakkını; yargılama sırasında usuligüvencelere riayet edilmemesinin adil yargılanma hakkını; iletişimin tespitineve fiziki takip yapılmasına izin verilmesi hakkındaki kararların keyfiolmasının da haberleşme özgürlüğü ile özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 30/5/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
6. Başvurucu 1989 doğumlu olup olayların meydana geldiği tarihteFırat Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisidir.
7. Başvurucu; terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğigerekçesiyle üç gün gözaltında tutulduktan sonra 27/4/2012 tarihinde serbestbırakılmıştır. Cumhuriyet savcısı 7/5/2012 tarihli iddianamesi ile başvurucununterör örgütüne üye olmak ve terör örgütünün propagandasını yapmak suçlarındancezalandırılmasını talep etmiştir. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme)21/12/2012 tarihinde, başvurucunun terör örgütüne üye olmak ve terör örgütününpropagandasını yapmak suçlarından mahkûmiyetine hükmetmiştir.
8. İlk derece mahkemesinin başvurucunun terör örgütü üyeliği veterör örgütünün propagandasını yapmak suçlarından mahkûmiyetinde dikkate aldığıdelillerin bazıları şu şekildedir:
i. İlk derece mahkemesi başvurucunun, PKK'nın gençlikyapılanması olan Demokratik Yurtsever Gençlik Meclisi (DYGM) bünyesindefaaliyetlerde bulunduğunu tespit etmiştir. Mahkemeye göre DYGM, Kürtçülüğünyaygınlaştırılması ve PKK'nın ideolojisi ve amaçları hakkında daha fazlabilinçlendirilmesi kapsamında yapılan faaliyetlerde gençlerin daha aktif rolüstlenmesi amacını taşımaktadır.
ii. Başvurucunun 2/3/2012 tarihinde Fırat Üniversitesinde kız meselesi yüzünden başladığı belirtilenbir kavgada bazı öğrencilerin yaralanması sonrasında Kürt kökenli öğrencilerinörgütsel yapı içinde sahiplenildiği algısının yaratılmasını diğer sanıklarlabirlikte organize ettiği ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun Kürt kökenliöğrencileri sağ görüşlü öğrencilerle bir araya getirerek örgütsel faaliyetlerekitle oluşturulması amacıyla kavga ortamı hazırladığı belirtilmiştir.
iii. Başvurucunun 16/4/2012 tarihinde Fırat Üniversitesindeöğrenim gören öğrenciler arasında meydana gelen bir kavga olayında Kürt kökenliöğrencilerin örgütsel yapı içinde sahiplenildiği algısının yaratılmasını diğersanıklarla birlikte organize ettiği ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun Kürtkökenli öğrencileri sağ görüşlü öğrenciler ile bir araya getirerek kavga ortamıhazırladığı belirtilmiştir.
iv. Başvurucunun 21/3/2012 tarihinde Elazığİstasyon Meydanı'nda nevruz etkinlikleri adı altında düzenlenen ve terörörgütünün toplantısı hâline dönüştürülen etkinliği organize ettiği ve buetkinliğe katıldığı ifade edilmiştir. Bu etkinlik sırasında başvurucunun daiçinde bulunduğu grup tarafından terör örgütünün propagandasını oluşturacakşekilde pankartlar asıldığı, birtakım sloganlar atıldığı ve müzik yayınıyapıldığı belirtilmiştir.
v. Başvurucunun 3/3/2012 tarihinde ElazığAtapark Düğün Salonu'nda Fırat Öğrenci Derneğinin "Dernek Açılışı ve Tanıtımı" adıaltında düzenlenen etkinliğine katıldığı ve terör örgütü propagandası içerenşarkılar söyleyen sanatçıya alkışlarıyla destek verdiği ifade edilmiştir.
vi. Bir diğer sanık Z.Y.nin evindeyapılan aramada; içinde PKK yazan, taşlarla oluşturulmuş kalp şeklindeki biralan içinde başvurucu ile Z.Y.nin çekilmiş iki adetfotoğrafının ele geçirildiği belirtilmiştir.
9. Mahkûmiyet kararında ayrıca başvurucunun da üyesi olduğuFırat Öğrenci Derneği hakkında birtakım açıklamalara yer verilmiştir. Mahkemeyegöre başvurucunun da aralarında bulunduğu bazı sanıklar tarafından bu dernekaracılığıyla, örgütsel bir bilinç oluşturmak için genellikle Kürt kökenliöğrencilerin birtakım eylemlere katılımı sağlanmaktadır. Mahkeme; bu eylemlerinceza infaz kurumlarında bulunan terör örgütü mensuplarının ve ailelerininziyaret edilmesi, ölen terör örgütü mensuplarının mezarlarının ziyaretedilmesi, bazı kişilerin yasaklanan nevruz eylemlerine ve Abdullah Öcalan’ındoğum günü ile ilgili düzenlenmesi amaçlanan etkinliklere götürülmesi, bazıetkinliklerde terör örgütü lehine marş söylenmesinin ve yasa dışı sloganattırılmasının sağlanması olduğunu ifade etmiştir. Diğer yandan ilk derecemahkemesi, bu dernek aracılığıyla, dernek açılışı ve tanıtımı adı altındayapılan ve terör örgütünün toplantısı hâline dönüşen etkinliklere eleman teminedildiği, üniversitede öğrenciler arasında meydana gelen basit olaylarıntırmandırıldığı, örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda Kürt kökenlivatandaşlara yönelik sağlık taraması yapıldığı ve özel eğitim verildiğitespitine de yer vermiştir.
10. Terör örgütü üyeliğinden mahkûmiyetine ilişkin kararıbaşvurucunun temyiz etmesi üzerine karar,Yargıtay9. Ceza Dairesi tarafından 23/1/2014 tarihinde onanmıştır. Yargıtay 9. CezaDairesi aynı kararla terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan kurulanmahkûmiyet hükmünün ise bozulmasına hükmetmiştir.
11. Başvurucu, karardan 2/5/2014 tarihinde haberdar olduğunubelirtmiştir.
12. Başvurucu 30/5/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
13. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Metin Birdal ([GK] (B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39) başvurusu hakkında verilen karar.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
14. Mahkemenin 10/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. İfade ve ÖrgütlenmeÖzgürlüğü ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
15. Başvurucu, Anayasa'da güvence altına alınan haklarınkullanılması niteliğinde olan birtakım eylemlerin terör örgütü üyeliğinindelili olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Başvurucuayrıca iddia edilen eylemlerin örgüt tarafından organize edildiğine veya bueylemlerin örgütün amacı doğrultusunda gerçekleştirildiğine ilişkin bir bilgiya da belgenin de yargılama dosyasında bulunmadığını ifade etmiştir. Tüm bunedenlerle başvurucu, anayasal hakların kullanılması niteliğindeki bueylemlerin örgüt üyeliği suçunun mahkûmiyet kararında delil olarakkullanılmasının ifade ve örgütlenme özgürlükleri ile toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
16. Katıldığı veya organize ettiği toplantılar ile bir derneğeüyeliğin ve PKK yazısıyla çekilmiş iki adet fotoğrafın terör örgütüne üye olmaksuçundan verilen mahkûmiyet kararının delili olarak kullanılması başvurucununifade ve örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkıüzerinde caydırıcı etki doğurabilir. Dolayısıyla başvurucunun Anayasa'nın 26.33. ve 34. maddelerinde koruma altına alınan hak ve özgürlüklerine müdahaledebulunulduğu kabul edilmelidir ( Metin Birdal,§ 48).
17. Başvuru konusu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesindeöngörülen kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve Anayasa'nın 26. 33. ve 34.maddelerinde yer alan millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması meşru amaçlarıkapsamında kaldığı anlaşılmıştır (MetinBirdal, §§ 52-53). Bunedenle başvuru konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun olup olmadığı değerlendirilecektir.
a. Müdahalenin DemokratikToplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması
18. Temel hak ve özgürlüklerin koruması altında bulunan bireylemin terör örgütüne üye olmak suçunun mahkumiyetinde delil olarakkullanılması suretiyle temel hak ve özgürlüklere yapılan bir müdahalenindemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlubir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan birmüdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir(zorunlu toplumsal ihtiyaç testine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,4/6/2015, §§ 51, 53-55, 57; Mehmet Ali Aydın[GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68;Ferhat Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45-46; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,7/7/2015, § 51).
b. Somut OlayınDeğerlendirilmesi
19. Terör örgütüne üye olmak suçu, üye ve hatta örgüt henüz birsuç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi cezalandıran vebu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç işlenmesiniengelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (MetinBirdal, §§ 60- 61).
20. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi biryargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını değerlendirmek değildir.Dolayısıyla başvurucu hakkında isnat edilen terör örgütünün üyesi olmak suçununsübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçun sübutu için yeterli olupolmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47; ayrıca bkz. YılmazÇelik [GK], B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45; krş. Ferhat Üstündağ, § 65). Bundan başka birceza yargılamasında hangi delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esasitibariyle Anayasa Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk Ceza Hukukuuygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).
21. Bir kişinin henüz başka bir suç işlemeden yalnızca terörörgütüne üye olması nedeniyle cezalandırılabilmesi için yargılama makamlarınıno kişinin terör örgütüyle olan bağlarını ortaya koyması gerekir. Henüz cezakanunlarında tanımlanan bir suçu işlememiş olsa bile bir terör örgütü ile örgüt üyeliği olarak kabul edilecekkuvvette bir bağın varlığının araştırılması bireylerin sahip olduğu fikirlerin,bağlı oldukları toplumsal grupların ve ideolojilerinin, davranışlarınınanlamlarının ve bunların altında yatan saiklerin dedeğerlendirilmesini gerektirebilir. Böyle bir değerlendirmenin örgütlere üyeolmak, toplantılara katılmak veya düşünce açıklamaları yapmak gibi kişilerinanayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan eylemlerini de kapsadığıdurumlarda başta ifade, örgütlenme, din ve vicdan özgürlükleri ile toplantı vegösteri yürüyüşü düzenleme hakkı olmak üzere temel haklar üzerinde ciddi birbaskı oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu açıktır (Metin Birdal, §§ 63, 64).
22. Kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalanfaaliyetlerinin terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyetkararlarının delili olarak kullanılmasının temel haklar üzerinde yaratacağıcaydırıcı etki nedeniyle -Devletin toplumu terör örgütlerinin faaliyetlerinekarşı korumak şeklindeki pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olarak- insanlarınterörsüz bir ortamda yaşama hakkı ile bu süreçte bireylerin potansiyel olaraketkilenebilecek temel hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır (Metin Birdal, § 65).
23. Söz konusu dengenin sağlandığının kabul edilebilmesi içinderece mahkemelerinin kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalanfaaliyetlerini terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyetkararlarında delil olarak kullanılmalarının zorunlu bir ihtiyacı karşıladığınıgöstermeleri gerekir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardakidenetimi temel haklara bu şekilde yapılan müdahalenin zorunlu bir ihtiyacıkarşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilip gösterilemediği ilesınırlı olacaktır(MetinBirdal, § 72).
24. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruda başvurucununtoplantı, örgütlenme ve ifade özgürlüklerine yapılan müdahalelerin gerçekten toplumsal bir ihtiyaca cevap veripvermediği sorusuna cevap bulacaktır.
25. Başvuru konusu olayda ilk derece mahkemesi, süreklilik,çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği kabul edilen eylem ve davranışlarıyla şiddetive demokratik olmayan yöntemleri benimseyen başvurucunun PKK terör örgütününüyesi olduğu kanaatine ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi başvurucu tarafındansunulan bilgi ve belgeler ile derece mahkemelerince başvurucunun mahkûmedilmesi için benimsenen gerekçeleri yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca birbütün olarak ve dikkatle incelemiştir.
26. Somut olayın koşullarında ilk derece mahkemesinin,başvurucuyu suç oluşturmadığı ve anayasal hakların kullanımından ibaret olduğuileri sürülen eylemleri nedeniyle mahkum ettiği kabuledilmemiştir. İlk derece mahkemesi diğer bazı deliller yanında PKK'yı, terörörgütü mensuplarını veya terör eylemlerini yücelten sloganların atıldığı vepankartların açıldığı terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösterilerekatılmış olmasını, PKK yazısıyla çekilmiş iki adet fotoğrafını ve bir derneğeüye olmasını başvurucunun örgüt üyeliğini açıklayan ve eylemlerininsürekliliğini gösteren deliller olarak kullanmıştır (krş. Metin Birdal, § 76).
27. İlk derece mahkemesi, başvurucunun söz konusu toplantı vegösterileri organize etmek veya katılmak biçimindeki rolünün, çektirdiğifotoğrafların, bir derneğe üye olmasının, DYGM üyesi olmasının ve diğerdavranışlarının, onun PKK terör örgütünün hiyerarşik yapılanmasına kendiisteğiyle ve bilerek dâhil olduğuna dair bilgileri doğrular ve tamamlarnitelikte olduğunu ikna edici biçimde ortaya koymuştur. Bu bağlamda ilk derecemahkemesi, başvurucunun şikayete konu eylemlerinindelil olarak kullanılmasının bir toplumsal ihtiyacı karşıladığını ilgili veyeterli bir gerekçe ile göstermiştir.
28. Sonuç olarak başvurucunun ifade ve örgütlenme özgürlüğü iletoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahale demokratiktoplum düzeninin gereklerine aykırı bir müdahale olarak değerlendirilemez.
29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralıfıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğinekarar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda müdahalenin meşru olduğu açıkolan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).
30. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun ifade ve örgütlenmeözgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğinedair başvurusunun, bir ihlal bulunmadığı açık olduğundan açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemezliğine karar verilmesi gerekir.
B. Adil YargılanmaHakkının, Haberleşme Özgürlüğünün ve Özel Hayata Saygı Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
31. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda, başvurukonusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındakiiddialarını kanıtlamak ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlaledildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını ortaya koymakbaşvurucuya düşer. Başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmalinedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasahükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğuileri sürülen işlem veya kararların neler olduğunu başvuru dilekçesindebelirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddiaedilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özetiyapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklerden hangisinin hanginedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçelerle deliller açıklanmalıdır (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişimReklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi [GK], B. No: 2014/12727,25/5/2017, § 19).
32. Somut olayda başvurucu, bu başlık altındaki iddialarınısoyut bir şekilde ileri sürmüş, başvuru konusu olaylarla ilgili delillerisunarak olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlama ve dayanılan Anayasa hükmününkendisine göre ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma yükümlülüğünüyerine getirmemiştir. Başvurucu, başka dava dosyalarındaki bilgi ve belgeleringerekçeli kararda mahkumiyetine dayanak alınması nedeniyle adil yargılanmahakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de bu dava dosyalarının hangidosyalar olduğu, mahkumiyete esas alınan bilgi ve belgelerin ne olduğuhususunda herhangi bir açıklama yapmamıştır. Aynı şekilde başvurucu iletişimintespiti ve fiziki takip yapılmasına izin verilmesi kararları alınırken dikkatealındığını ileri sürdüğü gizli belgelerin kendisine bildirilmemesi ve bubelgelerle ilgili görüşünün alınmaması nedenleriyle çelişmeli yargılamailkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ancak dosya içerisinde bulunduğunuiddia ettiği gizli belgelerin neler olduğuna, yargılamanın seyri üzerinde netür etki yarattıklarına ilişkin yeterli bir değerlendirmede bulunmamıştır.
33. Başvurucu, hakkındaki yargılamanın özel yetkili mahkemelercegerçekleştirildiğini, bu mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olduklarınınsöylenemeyeceğini belirterek bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüş ancak söz konusu mahkemenin neden bağımsız vetarafsız olmadığı hususlarında yeterince bir açıklamaya başvuru formunda yervermemiştir.
34. Bundan başka başvurucu, soruşturma aşamasında gizlilikkararı alınması nedeniyle hükme esas alınan delillerden bazıları ile ilgiliolarak gereği gibi savunma yapamaması nedeniyle savunma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüş; buna karşın kovuşturma aşamasında her tür gizlilikkalktığı halde hangi surette savunmasını yapamadığına ilişkin herhangi biraçıklamada bulunmamıştır.
35. İletişimin tespiti ve fiziki takip yapılmasına izin verilmesineilişkin kararların keyfi olması, kanunda öngörülen koşullar gerçekleşmeden bukararların verilmesi nedeniyle ise haberleşme hürriyeti ile özel hayata ve ailehayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de bu hususta başvuruformunda yeterince açıklamalarda bulunmamış, kanun hükümlerini belirtmeksuretiyle yapılan işlemin bu hükümlere uymadığını soyut bir şekilde belirtmekleyetinmiştir.
36. Açıklanan gerekçelerle bu bölümdeki iddialarıntemellendirilememiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. İfade ve örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Adil yargılanma hakkının, haberleşme özgürlüğünün ve özelhayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA10/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.