TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
VİLDAN TUNABOYLU VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/2719)
Karar Tarihi: 7/1/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M.Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
Hikmet Murat AKKAYA
Başvurucu
:
Vildan TUNABOYLU
2. Başvurucu
:
Behçet CANSEVER
3. Başvurucu
:
Hasan NİZAM
4. Başvurucu
:
İsmail ÖZÇELİK
5. Başvurucu
:
Mehmet YAVUZ
6. Başvurucu
:
İlhan ÖZTÜRK
7. Başvurucu
:
Metin ŞENDİL
8. Başvurucu
:
Mehmet MOLLA
9. Başvurucu
:
İsmail BAŞARAN
10. Başvurucu
:
Şükrü CİNALİ
11. Başvurucu
:
Gülten AKBULUT
12. Başvurucu
:
Fami AKIN
13. Başvurucu
:
Fikret YILDIZ
14. Başvurucu
:
Besim CESUR
Vekili
:
Av. Mehmet Zeki KÖSE
15. Başvurucular
:
1.Hasan TÜRKER
2. Fatma TÜRKER
3. Mehmet TÜRKER
16. Başvurucular
:
1. Hakkı ÇALIŞKAN
2. Halime ÇALIŞKAN
17. Başvurucular
:
1. Erdinç KILIÇ
2. Nazende KILIÇ
3. Zahir KILIÇ
4. Ersin KILIÇ
18. Başvurucu
:
Muzaffer ÖZGÜR
Vekili
:
Av. Murat MECİT
19. Başvurucu
:
Hatice EFEOĞLU
20. Başvurucu
:
Mertan İNCEMEHMETOĞLU
Vekili
:
Av. Leman ÖZTÜRK TEK
21. Başvurucu
:
Musa TENEKECİ
Vekili
:
Av. Hayriye IŞIK ERBİL
22. Başvurucu
:
İsmet ÖZGÜR
23.Başvurucu
:
Ali AHATLI
24. Başvurucu
:
Hasan MUTLU
25. Başvurucu
:
Hikmet SÖNMEZ
26. Başvurucu
:
Saffet UĞURLU
27. Başvurucu
:
Lütfi TÜRKAN
28. Başvurucu
:
Nilgün KIREYOĞLU
29. Başvurucu
:
Nazif NECİPOĞLU
30. Başvurucu
:
Naci ADALETSEVER
31. Başvurucu
:
Hayriye YENİSOY
32. Başvurucu
:
Mergüz BAŞYİĞİT
Vekili
:
Av. Belgin ERSOY KARACABEY
33. Başvurucu
:
İbrahim YILMAZ
Vekili
:
Av. Murat MECİT
34. Başvurucu
:
Vasfi ERGÜN
Vekili
:
Av. Mehmet Zeki KÖSE
35. Başvurucu
:
Şirin ENDER
Vekili
:
Av. Nevzat SARIİN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurular, Göçmen Konutları Projesi kapsamında satınalınan konut için avans olarak ödenen ve konut taksit ödemelerinden mahsupedilmeyen tutarların tahsili amacıyla açılan davaların reddedilmesi nedeniylemülkiyet ve adil yargılanma hakları ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru dilekçeleri veeklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurularınKomisyonlara sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığıtespit edilmiştir. Başvuruların Komisyonlarca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümlertarafından yapılmasına karar verilmiştir.
3. Yapılan inceleme sırasındakonularının aynı olması nedeniyle 2013/7866, 2013/9206, 2014/104, 2014/105,2014/161, 2014/4202, 2014/5966, 2014/5967, 2014/7537, 2014/7539, 2014/8311,2014/8313, 2014/8541, 2014/10015, 2014/10024, 2014/11949, 2014/12465,2014/12532, 2014/12629, 2014/12630, 2014/12754, 2014/12913, 2014/13556,2014/14184, 2014/14185, 2014/15768, 2014/16540, 2014/17098, 2014/17659,2014/18898, 2014/19977, 2015/2805, 2015/3384, 2015/6028 numaralı dosyaların2014/2719 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine veincelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafındanbaşvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin birörneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvurucuyatebliğ olunan Bakanlık görüşüne (2014/2719 numaralı başvuru kapsamında sunulangörüşe) karşı, başvurucu vekili süresi içerisinde beyan sunamamıştır. Diğerbaşvurucular hakkında ise Anayasa Mahkemesinin önceki kararına (İbrahim Şendil, B. No: 2013/4495, 17/7/2014)ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvurular hakkında görüşsunulmayacağı değişik tarihli yazılarla bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesindeilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucular 1989 yılında zorunlu göçe tabi tutulmalarısonucu Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmiş ve Türk vatandaşı olmuşlardır.
8. Başvurucular Başbakanlık ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı(TOKİ) aleyhine muhtelif tarih aralıklarında Ankara ve Bursa TüketiciMahkemelerinde açtıkları davalarda, Türkiye’ye geldikten sonra Türkiye’nindeğişik yerlerinde Göçmen Konutları Projesi kapsamında göçmen evlerininyapıldığını, bu evlerden bir konuta sahip olmak için değişik miktarlardapeşinat ödediklerini belirtmiş ve ayrıca oturdukları konutların maliyet hesabıçıkarıldıktan sonra ödenen miktarların evin taksit miktarlarından mahsupedilmesi gerektiğini, mahsup işleminin gerçekleştirilmediğini ileri sürerekyatırılan tutarların günün ekonomik koşullarına göre güncellenerek fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tahsilini talep etmişlerdir.
9. Mahkemelerce istenen bilirkişi raporlarının dava dosyalarınasunulmasını müteakip başvurucular ıslah dilekçesi ile birlikte taleplerini,ilgili bilirkişi raporunda belirtilen güncellenmiş miktara kadarçıkarmışlardır.
10. Yukarıda 1. ile 26. numaralar arasında isimleri yer alanbaşvurucuların bahse konu olan davalarında Ankara ve Bursa Tüketici Mahkemelerideğişik sayılı kararlarıyla başvurucuların konut almak üzere yaptığı ödemekonusunda çekişme olmadığı, başvurucuların konut almak üzere avans yatırdığı,yatırılan tutarların taksit ödemelerinden mahsup edildiğinin ispatlanamadığı,bu paraların banka nezdinde Devlet Bakanlığı adına açılan hesapta tutulduğu,bilahare bu hesabın TOKİ’ye devredildiği, denkleştirici adalet ilkesi dikkatealınarak başvurucularca yatırılan peşinatın ve avansın güncellenmiş tutarınıniade edilmesi gerektiği şeklindeki gerekçelerle açılan davaların kabulüne kararverilmiştir.
11. TOKİ ve Başbakanlık tarafından kararların temyizi üzerineYargıtay 13. Hukuk Dairesi muhtelif tarihlerde vermiş olduğu kararlarla temyizya da karar düzeltme aşamasında İlk Derece Mahkemesi kararlarını davalılarlehine farklı gerekçelerle bozmuştur.
12. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin temyiz veya karar düzeltmeincelemesi sonucunda vermiş olduğu değişik tarihli kararlarda;
i. Başvurucular Hakkı Çalışkan-Halime Çalışkan, ErdinçKılıç-Nazende Kılıç-Zahir Kılıç- Ersin Kılıç, Şükrü Cinali, Metin Şendil,Mehmet Molla, Mehmet Yavuz, İsmail Özçelik ve Besim Cesur’un davalarına ilişkinolarak aşağıdaki gerekçeyle bozma kararı verilmiştir:
“…Başbakanlıkça … ‘da yaptırılan göçmen konutlarından bir dairenin,davacı …’in başvurusu üzerine kendisine tahsis edilip taahhütname alınarak,T.Emlak Bankası ile davacı arasında kredi sözleşmesi düzenlenmiş, bilaharetapusu da devir edilmiştir. Davacı, dairenin kendisine tahsis edilmesinden vekredi sözleşmesi imzalanmasından önce 1991-1992 yıllarında yaptığı … liraödemenin, kredi borcundan mahsup edilmediği iddiası ile bu davayı açmıştır.Mahkemece, davacı tarafından yapılan ödemelerin dava tarihi itibariyle ulaştığıdeğerin … TL olduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiş ve bu bedelehükmedilmiştir. Ne var ki, davalılardan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı,davacı tarafından yapılan ödemelerin taksit ödemeleri sırasında nazara alınaraktaksitlerden mahsup yapıldığını temyiz aşamasında bildirmiştir. Ödeme def’idavanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden davacının taksit ödemelerindenmahsup işlemi yapılıp yapılmadığı hususunda araştırılıp belgeleri getirtilereksonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul veyasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.”
ii. Başvurucular Hasan Türker-Fatma Türker-Mehmet Türker,İlhan Öztürk, Hasan Nizam, Muzaffer Özgür, Gülten Akbulut, İsmet Özgür, AliAhatlı, Fikret Yıldız, Saffet Uğurlu, Hikmet Sönmez ve Hasan Mutlu’nundavalarına ilişkin olarak aşağıdaki gerekçe ile bozma kararı verilmiştir:
“… Uyuşmazlık, davacınınyaptığı peşin ödemenin maliyet hesabına göre borçlandığı anlaşılan davacıborcundan mahsup edilip edilmediği hakkındadır. Mahkemece, alınan bilirkişiraporunda soyut ifadelerle ödenen peşinatın mahsup edilmediğine ilişkin düşünceesas alınarak peşinatın güncelleştirilmiş değerinin davalılardan müştereken vemüteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davalılarmahsup işleminin yapıldığını ve peşin ödemenin mahsup edildiğini savunmaktadır.Taraflar arasındaki borçlanma sözleşmesine göre davacının kullandığı krediüzerinden borçlandığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık yapılan maliyethesaplarında göçmen konutlarının şerefiyelendirmesi de gözetildiğindemaliyetlerin davacı borçlanmasının üzerinde kaldığı görülmektedir. Budurumda mahkemece taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yenidenbilirkişi incelemesi yaptırılarak, borçlandırma işleminin başlangıcındamahsuplaşma yapılıp yapılmadığı, konutun maliyet bedeli, borçlandırmabedelinden yüksek olduğu takdirde davacının maliyet bedelinden borçlanmayıkabul ettiği halde daha düşük miktarda borçlandırılmasının kabul edilebiliraçıklaması yaptırılmalı, ödenmesi gereken taksitlerden mahsup işlemi yapılıpyapılmadığı dosya içindeki ve emsal dosyalardaki listeler ve yazışmalardeğerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”
iii. Başvurucu Vildan Tunaboylu’nun davasına ilişkinolarak davalı TOKİ’nin karar düzeltme isteği “i” bendinde yer alan gerekçeyledavalı Başbakanlık yönünden ise “ii” bendinde yer alan gerekçeyle bozma kararıverilmiştir.
13. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin temyiz veya karar düzeltmeincelemesi sonucunda vermiş olduğu değişik tarihli kararlarda;
i. Başvurucu Behçet Cansever’in davasına ilişkin olarakise aşağıdaki gerekçeyle bozma kararı verilmiştir:
“… Mahkemece dairemiz bozması üzerine verdiğikararında mahsubun yapılmadığı gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esasalınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.(…) İhtilaf öncedenpeşin olarak yatırılan … TL’nin mahsubunun yapılıp yapılmadığı noktasındatoplanmaktadır. Yine dosya kapsamından açıkça anlaşılacağı üzere göçmenkonutlarının yapım ve temini işini dava dışı Devlet Bakanlığı ile Emlak Bankasıüstlenmiş, geçen zaman içerisinde de bu konutların yapım işi davalı TOKİ’yedevredilmiş, Emlak Bankası da dava dışı Ziraat Bankasına devredilmiştir. DevletBakanlığı kredi temin işini üstlenen Emlak Bankasına 23.9.1993 tarihindeyazdığı yazısında “Her ne şekilde olursa olsun, soydaşların konut içinyatırdıkları peşinatların borç miktarından düşülmesi ve bakiye üzerindenborçlandırılmaları ” talimatını vermiş; daha sonra aynı bankaya 17.12.1997tarihinde yazdığı yazı ile de yatırılan peşinatların mahsup edilip edilmediğinisormuştur. Emlak Bankası ise 31.12.1997 günlü cevabi yazısında proje kapsamındaülke çapında 21556 kişinin konut sahibi olduğunu, 6629 kişinin peşinatlarınınkesin borçlandırma işlemleri aşamasında peşinatlarının mahsup edileceğini,bunların dışında kalan kişilerin tamamının peşinatlarının borçlarından mahsupedildiğini bildirmiştir. Yine aynı Bakanlık 8.3.1999 tarihli yazısındasoydaşlara yapılacak geri ödemelerin mutlaka banka cüzdanlarına işlenmesinibildirmiştir. Emlak Bankasının Ziraat Bankasına devrinden sonra DevletBakanlığı Ziraat Bankasına yazdığı 24.5.2002 tarihli yazısında Pursaklar’da haksahiplerine konutlarının teslim edildiğini, işin başında yatırılanpeşinatlarında maliyet hesabından tenzil edildiği belirtilmiş; bu yazı esasalınmak suretiyle Ziraat Bankasının Toplu Konut Kredileri ve geri ödemelermüdürlüğüne 7.4.2002 tarihli yazısında konut sahipleriyle yeni sözleşmelerimzalanacağı, taksitlerin 1.9.2002 tarihinde ödenmeye başlanacağı, yatırılanpeşinat tutarları dikkate alınarak hazırlanan İTFA PLANI VE ANÜZE TABLOLARININverildiği beyan edilmiştir. Ayrıca dosya içerisinde bulunan “Hak sahiplerineait liste” başlıklı belgenin ve bu belgede yer alan hak sahiplerinin yatırılanpeşinat tutarlarının, apartman kat ve daire numaraları ile birlikteborçlandırma tutarlarının kıyaslanması ve incelenmesinden de az peşinat ödeyenhak sahiplerinin daha yüksek miktarda, daha çok miktarda peşinat ödeyen haksahibinin ise daha az miktarda borçlandırıldığı gözlemlenmektedir. Diğertaraftan dairemiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ve aynı konudaAnkara … Tüketici Mahkemesinde açılan … esas ve … esas sayılı dosyalarındavacıları banka hesap cüzdanlarını, hesap cüzdanlarının suretlerini dosyayaibraz etmişler, hesap cüzdanlarının incelenmesinden de gerekli mahsubunyapıldığı gözlemlenmiştir.
Yukarıdaözetlenen gerek Devletin resmi kurumları arasındaki yazışmalardan, gerek haksahiplerine ait liste başlıklı belge kapsamından ve gerekse aynı nedenlerleaçılan ve reddedilip, dairemizin incelenmesinden de geçmek suretiyle kesinleşendosya kapsamlarından da açıkça anlaşılacağı gibi davacının peşin ödediğiparanın mahsubunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanınreddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasayaaykırı olup, bozmayı gerektirir.”
ii. Başvurucular İsmail Başaran, Hatice Efeoğlu, FamiAkın, Mertan İncemehmetoğlu ve Musa Tenekeci’nin davalarına ilişkin olarak iseaşağıdaki gerekçeyle bozma kararı verilmiştir:
“…Emlak BankasınınZiraat Bankasına devrinden sonra Devlet Bakanlığı Ziraat Bankasına yazdığı29.5.2002 tarihli yazısında Kestel’de hak sahiplerine konutlarının teslimedildiğini, işin başında yatırılan peşinatlarında maliyet hesabından tenziledildiği belirtilmiş; bu yazı esas alınmaksuretiyle Halk Bankasının bireysel krediler daire başkanlığının Garajlarşubesine yazdığı 26.3.2003 tarihli yazısında Devlet Bakanlığının 29.5.2002tarihinde Kestel’de inşa edilen 2064 göçmen konutunun kesin borçlandırılmasınıntalimata bağlandığı, 1.3.2003 tarihi itibariyle hesaplanan ilave borçlanmatutarlarının yazı ekinde tablo halinde gösterildiği, çok cuzi olan borçlanma tutarlarınınbu tarih itibariyle hesaplara borç kaydedildiği, bunların tahsil edilmesigerektiği İTFA planı ve ANÜFE tablolarında bir değişiklik olmayacağıbelirtilmiştir. Diğer taraftan dairemiz incelemesinden geçmek suretiylekesinleşen ve aynı konuda Ankara … Tüketici Mahkemesinde açılan … esas ve …esas sayılı dosyaların davacıları banka hesap cüzdanlarını, hesap cüzdanlarınınsuretlerini dosyaya ibraz etmişler, hesap cüzdanlarının incelenmesinden degerekli mahsubun yapıldığı gözlemlenmiştir.
Yukarıdaözetlenen gerek Devletin resmi kurumları arasındaki yazışmalardan, gerek haksahiplerine ait liste başlıklı belge kapsamından ve gerekse aynı nedenlerleaçılan ve reddedilip, dairemizin incelenmesinden de geçmek suretiyle kesinleşendosya kapsamlarından da açıkça anlaşılacağı gibi davacının peşin ödediğiparanın mahsubunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanınreddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasayaaykırı olup, bozmayı gerektirir.”
14. Bireysel başvurulara konu olan bu davalar Ankara 1., 2., 3.,4., 5., 6. Tüketici Mahkemeleri ile Bursa Tüketici Mahkemelerinde görülmüş;bozma kararlarının tümüne uyulmuş ve bunun sonucunda başvurucularca açılandavaların hepsi reddedilmiştir. Başvurucular Lütfi Türkan, Nilgün Kıreyoğlu,İbrahim Yılmaz, Hayriye Yenisoy, Vasfi Ergün, Nazif Necipoğlu, Şirin Ender,Mergüz Başyiğit ve Naci Adaletsever’in açtıkları davalarda ise İlk DereceMahkemeleri, başvurucuların taleplerini Yargıtayın emsal kararlarını dikkatealarak herhangi bir bozma kararı olmaksızın doğrudan reddetmiştir. Davalarıaynı Mahkemede görülen dosyalarda davaların reddedilme sebepleri aynı gerekçeyedayandırılmış olup aşağıda sırasıyla ilgili mahkemelerin gerekçeleribelirtilmiştir:
i. Başvurucu Saffet Uğurlu’nun Ankara 1. TüketiciMahkemesinde görülen davasında, Pursaklar’da farklı bağımsız bir bölüm içinaçılan ve kabul edilen davaya ilişkin olarak Yargıtayın yukarıda belirtilenkararındaki (bkz. § 13) gerekçeye aynen yer verilmiş ve Emlak Bankası GenelMüdürlüğünce 31.12.1997 tarihinde Devlet Bakanlığına hitaben yazılan yazı ileDevlet Bakanlığının T.C. Ziraat Bankası A.Ş.ye hitaben yazdığı 29/5/2002tarihli yazı belirtilmek suretiyle yatırılan 5 TL tutarındaki peşinatın kesinmaliyet bedelinden mahsup edildiğinin anlaşıldığı sonucuna varılmış, usulekonomisi nedeniyle yeni bir rapor alınmadan davanın reddine karar verilmiştir.
ii. Başvuruculardan Vildan Tunaboylu, Lütfi Türkan,Nilgün Kıreyoğlu, İbrahim Yılmaz, Hakkı Çalışkan-Halime Çalışkan, ErdinçKılıç-Nazende Kılıç-Zahir Kılıç-Ersin Kılıç, Muzaffer Özgür, Mergüz Başyiğit veİsmet Özgür’ün Ankara 2. Tüketici Mahkemesinde görülen davalarında, aynı yerdebulunan farklı bağımsız bir bölüm için açılan ve kabul edilen davaya ilişkinolarak Yargıtayın yukarıda (bkz. § 13) gösterilen kararındaki gerekçelerine-projesine göre olmak üzere- aynen yer verildikten sonra “usul ekonomisi”ilkesi gereği toplanan delillerin yeterince aydınlanması sebebiyle bilirkişiincelemesine ya da ek rapor alınmasına gerek olmadığına karar verilmiş; “…gerek devletin resmi kurumları arasındakiyazışmalarından, gerek hak sahiplerine ait liste başlıklı belge kapsamından vegerekse aynı nedenlerle açılan dosya kapsamlarından başvurucuların peşin olaraködediği paranın mahsubunun yapıldığı anlaşıldığı…”gerekçeleriyledavanın reddine hükmedilmiştir.
iii. Ankara 3. Tüketici Mahkemesinde görülen ve başvurucuŞirin Ender tarafından 5 TL olarak yatırılan avansın mahsup edilmediğiiddiasıyla açılan davada Mahkeme, davalı idare lehine olan bir bilirkişiraporunu hükmüne esas almış ve “dosyadamevcut deliller, tarafların beyanları, mahsuba ilişkin dosya içerisinde bulunanbelgeler, davacıya ait hesap cüzdanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği,Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ../../2012 tarihli ve E...,K... sayılı ilamıçerçevesinde yapılan değerlendirmede; Göçmenevleri Projesi kapsamındadavacılara tahsis edilen konutun, Pursaklar'da inşaa edilen konutlar arasındayer aldığı, davacının konut tesliminden önce ileride mahsuba esas olmak üzerepeşinat olarak ödenen miktarın ilk taksitlerin ödenmesi aşamasında borçtanmahsup edildiği anlaşılmakla…”şeklindekigerekçeyle açılan davanın reddine karar vermiştir.
iv. Ankara 4. Tüketici Mahkemesinde görülen davalarda;başvuruculardan Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Behçet Cansever, Metin Şendil,Hayriye Yenisoy, Ali Ahatlı, Hasan Mutlu, Hasan Türker, Fatma Türker, MehmetTürker’in açtıkları davalara ilişkin olarak Mahkemece Yargıtayın yukarıda (bkz.§ 13) gösterilen kararındaki gerekçelerine -projesine göre olmak üzere- aynenyer verildikten sonra konuya açıklık getirildiği belirtilmiş; emsal Yargıtaykararı ve ıslah dilekçelerinde yer alan miktarlar dikkate alınarak davalarreddedilmiştir.
v. Başvuruculardan Hasan Nizam, İlhan Öztürk, VasfiErgün, İsmail Özçelik, Gülten Akbulut, Fikret Yıldız, Besim Cesur ve MehmetYavuz’un Ankara 5. Tüketici Mahkemesinde görülen davalarında, Mahkeme aynıyerde bulunan farklı bağımsız bir bölüm için açılan ve kabul edilen davayailişkin olarak Yargıtay’ın yukarıda (bkz. § 13) gösterilen kararındakigerekçelerine -projesine göre olmak üzere- aynen yer verdikten sonra, emsalYargıtay ilamları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak mahsubun yapıldığıkabul edilmiş ve bilirkişi raporlarına itimat edilmemiştir.
vi. Başvuruculardan İsmail Başaran ve Fami Akın’ın Ankara6. Tüketici Mahkemesinde görülen davalarında Mahkeme, Pursaklar projesineilişkin yukarıda (bkz. § 13) gösterilen Yargıtay kararındaki gerekçeye aynenyer verdikten sonra “…bozma sonrasıdosyadaki tüm belge ve delillerin yeniden incelenmesi ve değerlendirilmesisonucunda: Gerek devletin resmi kurumları arasındaki yazışmalar, gerek haksahiplerine ait liste ve diğer destekleyici belgelerden davacının peşin ödediğiparanın mahsubunun yapıldığı, dolayısıyla davacının iş bu davada ileri sürdüğüalacak iddiasının maddi ve hukuki temelinin bulunmadığı…”gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir. Ankara 6. Tüketici Mahkemesi;başvuruculardan Naci Adaletsever, Hikmet Sönmez ve Nazif Necipoğlu’nundavalarında ise Yargıtayın Göçmen Konutları davalarında verdiği bozmakararlarını dikkate alarak Yargıtayın kararı (bkz. § 12) doğrultusundabilirkişiden rapor ve ek rapor almıştır. Buna göre maliyet bedelininborçlandırma tutarından yüksek olduğu kararda belirtilmesine rağmen ödenmesigereken taksitlerden mahsup işleminin yapılıp yapılmadığına açıkçadeğinilmeksizin başvurucuların maliyet bedelinin altında bir borçlanma ilekonut satın alması ve bu durumda peşin yatırılan avansın güncel bedelini talepetmenin hakkaniyet ilkesine uygun düşmeyeceği gerekçeleriyle açılan davalarınreddine hükmedilmiştir.
vii. Başvurucu Hatice Efeoğlu’nun Bursa 1. TüketiciMahkemesinde görülen davasında Mahkeme, Kestel Projesi’ne ilişkin yukarıda(bkz. § 13) gösterilen Yargıtay kararındaki gerekçenin bir bölümüne aynen yervermiş ve devamında “… resmi kurumlararasındaki yazışmalardan da anlaşılacağı gibi davacı tarafından yatırılanpeşinat konut bedeline mahsup edilmiştir” şeklindeki gerekçeyledavanın reddine hükmetmiştir.
viii. Başvurucu Musa Tenekeci’nin Bursa 2. TüketiciMahkemesinde görülen davasında Mahkeme, Kestel Projesi’ne ilişkin yukarıda(bkz. § 13) gösterilen Yargıtay kararındaki gerekçenin bir bölümüne aynen yervermiş ve devamında “…Yargıtay ilamındabelirtildiği üzere dosyada mevcut delillere göre, davacının peşinat olarakyatırdığı borçlandırma yapılırken mahsup edildiği kanaatine varıldığından…” şeklindekigerekçeyle davanın reddine hükmetmiştir.
ix. Başvurucu Mertan İncemehmetoğlu’nun Bursa TüketiciMahkemesinde görülen davasında Mahkeme, Kestel projesine ilişkin yukarıda (bkz.§ 13) gösterilen Yargıtay kararındaki gerekçenin bir bölümüne aynen yer vermişve devamında “…Tüm dosya kapsamı ve bozmailamı doğrultusunda davacının peşin ödediği paranın mahsubunun yapıldığı anlaşıldığındandavacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklindekigerekçeyle davanın reddine hükmetmiştir.
15. Başvurucuların yukarıda belirtilen kararları temyiz etmeleriüzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi değişik tarihli ilamlarıyla Derece Mahkemelerince verilen kararlarıonamıştır.
16. Karar düzeltme yolu açık olanlar yönünden karar düzeltmetalebi hakkındaki istemler de reddedilmiş, nihai kararlar başvurucularınvekillerine 21/10/2013 ile 10/2/2015 tarihleri arasında tebliğ edilmiştir.
17. Başvurucular süresi içinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
B. İlgili Hukuk
18.12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesişöyledir:
“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli birbiçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.”
19.22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 113. maddesininbirinci fıkrası şöyledir:
“Asıl borç tediye ile veya sair bir surette sakıt olduğutakdirde kefalet ve rehin ve sair fer'i haklar dahi sakıt olur.”
20. 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun131. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde,rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermişolur.”
21. 23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı mülga Tüketicinin KorunmasıHakkında Kanun’un 23. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:
“Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarakçıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. Tüketicimahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler,tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtanmuaftır. Tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretleri, 29 uncumaddeye göre kaydedilen bütçede öngörülen ödenekten Bakanlıkça karşılanır.Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdantahsil olunarak 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelirkaydedilir. Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar Hukuk Usulü MuhakemeleriKanununun Yedinci Babı, Dördüncü Faslı hükümlerine göre yürütülür.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
22. Mahkemenin 7/1/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda diğerbaşvurularla birleştirilen 2014/2719 numaralı bireysel başvuru incelenip gereğidüşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
23. Başvurucular 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabitutularak Türkiye’ye geldiklerini, Ankara Pursaklar ve Bursa Kestel’de GöçmenKonutları Projesi kapsamında konut sahibi olabilmek için belli miktarda avansolarak ödeme yaptıklarını, daha sonra da konutların taksitlerini ödedikleriniancak avans ödemesinin taksitlerden mahsup edilmediğini, yaptıkları ödemeleriniadesi amacıyla açtıkları davaların Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin vermiş olduğukararlar sonucunda kabul edilmediğini, Yargıtayın verdiği kararlar dikkatealınarak dosyada aleyhlerine hiçbir delil veya rapor bulunmamasına rağmen İlkDerece Mahkemelerince davaların reddine karar verildiğini, temyiz üzerine aynıDaire tarafından gerekçe gösterilmeksizin hükümlerin onandığını, benzeriddialarla açılan davaların Derece Mahkemeleri ve Yargıtay tarafından daha öncekabul edildiğini, aynı binada yan yana dairelerde oturan kişiler için farklısonuçların ortaya çıktığını, Yargıtay tarafından davanın tarafları arasındaeşitsizlik oluşturulduğunu, eşitliğin kamu kuruluşu lehine bozulduğunu, avansolarak ödedikleri bedellerin iade edilmediğini belirterek mülkiyet ve adilyargılanma hakları ile kanun önünde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ilerisürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir.
24. Başvuruculardan Vildan Tunaboylu, Behçet Cansever, HasanNizam, İsmail Özçelik, Mehmet Yavuz, İlhan Öztürk, Metin Şendil, Şükrü Cinali,Mehmet Molla, Vasfi Ergün, İsmail Başaran, Gülten Akbulut, Fami Akın, FikretYıldız, Şirin Ender ve Besim Cesur davanın açıldığı ve sona erdiği tarihidikkate alarak yargılamanın uzun sürdüğünü belirtmiş ve makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğini ayrıca ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
25. Başvuru dilekçeleri ve ekleri incelendiğinde başvurucuların,Ankara ve Bursa Tüketici Mahkemesinde açılan alacak davalarının reddedilmesidolayısıyla Anayasa’nın 10., 35., 36. ve 141. maddelerinde tanımlananhaklarının ihlal edildiğini iddia ettikleri görülmektedir. Anayasa Mahkemesi,olayların başvurucular tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlıolmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §16). Başvurucular; Mahkemelerce verilen ret kararları neticesinde haksız yeredavalarının reddedildiğini, kendilerine verilmesi gereken tazminatınverilmediğini, aynı durumda olan kişilerce açılan davaların Derece Mahkemeleritarafından daha önce kabul edildiğini iddia etmişlerdir. Gerekçeli kararhakkına yönelik inceleme sonucunda varılan sonuç gereği, başvurucularınmülkiyet hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlaline yönelik iddialarınındeğerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Makul sürede yargılama yapılmadığıiddiası olanlar yönünden adil yargılanma hakkı kapsamında ayrıca değerlendirmeyapılmıştır.
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
a. Gerekçeli Karar Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
26. Başvurucular, Derece Mahkemesi ve Yargıtay kararlarınıngerekçesiz olduğunu belirterek Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
27. Başvurucuların gerekçeli karar hakkına ilişkin şikâyetleriaçıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığından başvuruların gerekçeli kararhakkı yönünden kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Makul Sürede Yargılanma Hakkınınİhlal Edildiğine İlişkin İddia
28. Başvurucular Vildan Tunaboylu, Behçet Cansever, Hasan Nizam,İlhan Öztürk tazminat istemeksizin, İsmail Özçelik, Mehmet Yavuz, Metin Şendil,Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Vasfi Ergün, İsmail Başaran, Gülten Akbulut, FamiAkın, Fikret Yıldız, Şirin Ender, Besim Cesur ayrı ayrı olmak üzere değişikmiktarlarda manevi tazminat talep ederek makul sürede yargılanma haklarınınihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
29. 30/3/2011 tarihli ve 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Mahkeme, …açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabuledilemezliğine karar verebilir.”
30. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurununkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049,26/3/2013, 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarındanortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke vehaklar, esasen Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkınında unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca incelemeyaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadıışığında yorumlamak suretiyle Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHMiçtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklaraAnayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir Somut başvurunun dayanağınıoluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarıncaadil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup ayrıca davaların en az giderle vemümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirtenAnayasa’nın 141. maddesinin de -Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği- makulsürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğiaçıktır (Güher Ergun ve diğerleri,B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38, 39).
31. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde dikkate alınması gerekenkriterlerdir (Güher Ergun ve diğerleri,§§ 41–45).
32. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarıncamedeni hak ve yükümlülükler ile cezai alanda yöneltilen suçlamalara ilişkinuyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusuolaylarda, Göçmen Konutları Projesi kapsamında avans olarak ödenen bedeliniadesi talebiyle açılan alacak davaları bulunmakta olup, bu sorunun çözümüneyönelik olarak 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Muhakemeleri UsulüKanunu ile 6100 sayılı Kanun’da yer verilen usul hükümlerine göre yürütülensomut yargılama faaliyetinin medeni hak ve yükümlülükleri konu alan biryargılama olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
33. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinmakul süre değerlendirmesinde sürenin başlangıcı kural olarak uyuşmazlığıkarara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişledavanın ikame edildiği tarihtir. Sürenin bitiş tarihi ise yargılamanın sonaerme tarihidir (Güher Ergun ve diğerleri,§ 52). Bu kapsamda somut yargılamafaaliyeti açısından sürelerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin dikkate alınmasıgerekmekte olup ekte yer alan tabloda bu süreler belirtilmiştir.
34. Tüketici mahkemelerinin görevi 4077 sayılı mülga Kanun’un23. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede, bu Kanun’un uygulanmasıylailgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı, tüketicimahkemeleri nezdinde açılan davaların harçlardan muaf olduğu ve bu mahkemelerdebasit yargılama usulüne göre yargılama yapılacağı belirtilmiştir. Bu şekildekanun koyucu, tüketiciyi koruma amacını dikkate alarak genel mahkemelerindışında özel bir tüketici davalarının yargılaması sistemi oluşturmuş ve budavaların; konunun uzmanı mahkemelerce mümkün olduğunca hızlı, basit ve ucuzbir biçimde sonuçlandırılmasını amaçlamıştır.
35. Başvurulara konu yargılama süreçlerinin incelenmesisonucunda makul sürede yargılama yapılmadığı iddiası olanlar yönünden -başvurucularŞirin Ender ve Vasfi Ergün hariç olmak üzere- diğer başvurucuların açtıklarıalacak davalarının yerel Mahkemelerce ilk önce kabul edildiği, Yargıtay 13.Hukuk Dairesi tarafından kararların temyiz incelemesi neticesinde bozulduğu,daha sonra yapılan yargılamalar sonucunda başvurucuların davalarının reddinekarar verildiği ve kararların temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğianlaşılmaktadır.
36. Başvurucular Vildan Tunaboylu, Behçet Cansever, İlhanÖztürk, Şirin Ender, Fikret Yıldız ile Besim Cesur ve İsmail Başaran ile FamiAkın’ın başvurulara konu alacak davalarında, davaların ne kadar sürdüğü eklitablonun E ve F sütunlarında belirtilmiştir. İki dereceli bir yargılamaneticesinde sırasıyla toplam 4 yıl 4 ay 4 gün, 4 yıl 1 ay 8 gün, 4 yıl 4 ay 18gün, 2 yıl 9 ay 27 gün, 3 yıl 10 ay 14 gün ve 3 yıl 7 ay 15 günde davalarınsonuçlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen ilkeler (§ 31) ve yargılamasüresinin bütünü dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtaydakiyargılama sürecinde ilgili başvurucuların haklarını ihlal edecek bir gecikmeolmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
37. Açıklanan nedenlerle Vildan Tunaboylu, Behçet Cansever,İlhan Öztürk, Şirin Ender, İsmail Başaran, Fikret Yıldız, Besim Cesur ve FamiAkın yönünden başvurulara konu yargılamanın makul süreyi aşmadığı vebaşvurucularınAnayasa'nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkına yönelik bir ihlalinolmadığının açık olduğu anlaşıldığından ilgili başvurucuların makul süreşikâyetlerinin açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
38. Diğer başvuruculardan Hasan Nizam, İsmail Özçelik, MehmetYavuz, Metin Şendil, Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Vasfi Ergün ve GültenAkbulut’un makul sürede yargılanmadıklarına ilişkin şikâyetleri açıkçadayanaktan yoksun olmadığı gibi kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığından bu başvuruların kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. GerekçeliKarar Hakkı Bağlamında Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
39.Başvurucular, Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkınınihlal edildiğini iddia etmiştir.
40. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyleyargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adilyargılanma hakkına sahiptir.”
41. Anayasa’nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarakyazılır.”
42. Sözleşme’nin 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgiliuyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusundakarar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafındandavasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesiniisteme hakkına sahiptir.”
43. Yapılan yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dâhilolmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi adil yargılanma hakkınınunsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamındakabul edilmekte olup bu hak ve gerekçeli karar hakkı da makul sürede yargılanmahakkı gibi adil yargılanma hakkının somut görünümleridir. Anayasa Mahkemesi deAnayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgilihükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyleSözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil edilen gerekçeli karar hakkı ve silahların eşitliğiilkesi gibi ilke ve haklara Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir(Güher Ergun ve diğerleri, § 38).
44.Mahkeme kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının unsurlarındanbiri olmakla beraber bu hak, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia vesavunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenlegerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı, kararın niteliğine göre değişebilir.Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık bir yanıt verilmeyi gerektiren usulveya esasa dair iddialarının cevapsız bırakılmış olması bir hak ihlaline nedenolacaktır (Mehmet Yavuz., B. No:2013/2295, 20/2/2014, § 51). Gerekçenin ayrıntısı davanın niteliğine göredeğişmekle birlikte kararın hüküm kısmına dayanak oluşturacak hukuki birgerekçenin kısa ve özet de olsa bulunmasının zorunlu olduğu açıktır (Vesim Parlak, B. No: 2012/1034, 20/3/2014,§ 33).
45.Kararların gerekçeli olması, davanın taraflarının mahkeme kararının dayanağınıöğrenerek mahkemelere ve genel olarak yargıya güven duymalarını sağladığı gibitarafların kanun yoluna etkili başvuru yapmalarını mümkün hâle getiren enönemli faktörlerdendir. Gerekçesi bilinmeyen bir karara karşı gidilecek kanunyolunun etkin kullanılması mümkün olmayacağı gibi bahsedilen kanun yolundayapılacak incelemenin de etkin olması beklenemez (Vesim Parlak, § 34).
46.Kanun yolu mahkemelerince verilen karar gerekçelerinin ayrıntılı olmaması, ilkderece mahkemesi kararlarında yer verilen gerekçelerin onama kararlarında kabuledilmiş olduğu şeklinde yorumlanmakla beraber (AzizTurhan, B. No: 2012/1269, 8/5/2014, § 53), başvurucuların dilegetirmesine rağmen ilk derece mahkemesinin de tartışmadığı esaslı hususlarailişkin temyiz başvurularıyla başvurucuların usule ilişkin haklarının ihlaledildiğine yönelik somut şikâyetlerinin temyiz incelemesinde tartışılmaması,gerekçeli karar hakkının ihlali olarak görülebilir (Faik Gümüş, B. No: 2012/603, 20/2/2014, § 49).
47.Başvurucular, Göçmen KonutlarıProjesi kapsamında avans olarak ödedikleri bedelin iadesi amacıyla Ankara veBursa Tüketici Mahkemelerinde açtıkları davalarda davası kabul edilen kararlarayönelik temyiz veya karar düzeltme aşamalarında Yargıtay 13. Hukuk Dairesincebozma yönünde hüküm kurulduğunu, Mahkemelerce bozma kararlarına uyularakdosyada aleyhlerine hiçbir delil veya rapor bulunmamasına rağmen davalarıntümünün incelenmeksizin reddine karar verildiğini, yerel Mahkemelerin verdiğikararların Yargıtay tarafından onandığını, Mahkeme ve Yargıtay kararlarınıngerekçesiz olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüşlerdir.
48.Bakanlık, Yargıtayın daha önce benzer mahiyette açılan davalarda bozmakararının tersine onama kararı vermesine ilişkin şikâyette içtihatfarklılığının tek başına adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil etmeyeceğiniifade etmiş; “delillerin değerlendirilmesi,hukuk kurallarının uygulanması ve derece mahkemelerinin uyuşmazlığa getirdiğiçözümün adil olmadığı” şikâyetleri ile ilgili olarak AnayasaMahkemesi içtihatlarını hatırlatmış ve başvurucuların iddialarının bu kararlardoğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini bildirmiştir.
49.Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere (bkz. § 13) Yargıtayın bozmailamları incelendiğinde başvurucular Behçet Cansever, İsmail Başaran, Hatice Efeoğlu, Mertanİncemehmetoğlu, Musa Tenekeci ve Fami Akın yönünden mahsubun yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak bilirkişiraporlarına değinilmeksizin devletin kurumlar arasında yapılan yazışmalardan ve“Hak Sahiplerine Ait Liste” başlıklı belge kapsamından yola çıkılarak ilgilikişilerin oturdukları konutlar hakkında mahsubun yapıldığına ilişkin birdeğerlendirme yapılmış; daha önce mahsubun yapılmadığı iddiası ile ilgiliaçılan davalarda red kararı verildiği ve Daire incelemesinden geçerekkesinleşen bu dosya kapsamlarından da mahsubun yapıldığının anlaşıldığıbelirtilmiştir.
50.Bozma kararı verilen davalara ilişkin olarak diğer başvurucular yönündenyapılan değerlendirmelerde ise mahsubun yapılıp yapılmadığı noktasında eksik incelemeyapıldığı ve yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle davanın aydınlatılmasıistenmiştir. Bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alan yerel MahkemelerYargıtayın mahsubun yapıldığına ilişkin yukarıdaki paragrafta (bkz. § 13) yeralan benzer kararlarına atıf yaparak ve hükmünde bunlardan bir tanesine aynenyer vererek bilirkişi raporuna itibar etmemiş; bilirkişi incelemesi henüzyaptırmayanlar ise usul ekonomisi gereği bilirkişi incelemesinden vazgeçmiştir.Yerel Mahkemeler tarafından davası herhangi bir bozma kararı olmaksızındoğrudan reddedilenlerde ise Yargıtayın emsal niteliğini almış, yukarıdakiparagrafta (bkz. § 13) yer alan kararlarına dayanılmış ve bilirkişi raporlarınaitibar edilmemiştir. Bunlardan farklı olarak başvurucu Şirin Ender’in Ankara 3.Tüketici Mahkemesinde görülen davasında Mahkeme, davalı idare lehine olan birbilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmuştur. Ancak karardan anlaşıldığıkadarıyla başvurucunun hesap cüzdanı dosyada yer almaktadır ve bilirkişi,davalı vekilinin örnek olarak sunduğu banka cüzdan fotokopilerinin tetkikindenyararlanarak başvurucunun yatırdığı 5 TL’nin tümü için ödenmesi gerekenherhangi bir tutarın bulunmadığı sonucuna varmıştır.
51.Yargılama makamları yargılamanın taraflarınca ileri sürülen iddiaları vegösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Bununla birliktebelirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve gösterilmekistenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi esasenderece mahkemelerine aittir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Barbera Messegue ve Jabardo/İspanya, B.No: 10590/83, 6/12/1988, § 68). Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma veinceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemekAnayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Mahkemenin görevi, başvurukonusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığını değerlendirmektir.Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi içinsilahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflaraiddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır. Taraflaratanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve inceletme noktasında dauygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veyahakkaniyetsizlik iddialarının da yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesigerekir (Yüksel Hançer, B. No:2013/2116, 23/1/2014, § 19).
52.Başvurulara konu olan davalarda Banka ve davalı TOKİ’den gelen yazı cevaplarınave kurumlar arası yapılan iç yazışma kayıtlarına göre mahsup işlemininyapıldığı Mahkemelerce kabul edilmiş ve davalının ispat varakası olarak sunduğudeliller değerlendirilmek suretiyle davalar reddedilmiştir (bkz. § 14). Sözkonusu davalar, özel hukuk kapsamında incelenen bir alacağa ilişkindir.Dolayısıyla kural olarak tarafların ileri sürdüğü hususların ispatlanıpispatlanmayacağı meselesi -tarafların aralarında ayrı ayrı imzaladıklarıborçlanma sözleşmeleri de dikkate alındığında- davanın taraflarınıilgilendirmektedir. Başvurucularla ilgili olmayan bir dava dosyasında davalıidarenin, ilgili Bankalardan mahsubun yapıldığını gösteren kayıtları sunduğu vehesap cüzdanına işlettiği görülerek mahsubun yapıldığının gözlemlendiğiYargıtay kararlarında açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla aynı şekilde her birbaşvurucu yönünden müstakil olarak bir değerlendirmenin yapılmasında da hukukenve fiilen herhangi bir engel bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucularla ilgisiolmayan ve sadece konu yönünden benzer bir dava dosyasında, mahsubun yapıldığınıgösteren kayıtların ve mahsubu yapılmış bir hesap cüzdanının sunulması ayrıayrı yapılan borçlanma sözleşmeleri dikkate alındığında sadece o davanıntaraflarını etkilemesi gerekir. Özel olarak belirtmek gerekirse başvurucu ŞirinEnder’in Ankara 3. Tüketici Mahkemesinde görülen davasının reddedilme sebebiincelendiğinde de Mahkeme kararından anlaşıldığı kadarıyla başvurucunun hesapcüzdanı dosyada yer almasına rağmen konu yönünden benzer bir dava dosyasındanyararlanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
53.Başvurucu Şirin Ender’in davası hariç olmak üzere diğer başvurulara ilişkinalacak davalarında, önce teknik bir husus olması hasebiyle bilirkişi raporualma ihtiyacının hasıl olması, daha sonra bilirkişi raporlarına itimatedilmemesi veya bilirkişi raporu alınmasından vazgeçilmesi suretiyle davalarınreddedilmesinin ana sebebi olarak mahsubun yapıldığına ilişkin genel, soyutifadelerle belirtilen davalı idareler ile Banka arasındaki yazışmalar veYargıtayın yukarıdaki paragrafta belirtilen (bkz. § 13) bozma kararlarıgösterilmiştir.
54.Söz konusu resmî yazışmalardan bahsedilmekle beraber bu belgeler vasıtasıylamahsubun ne kadar yapıldığı yahut yapılmadığı Mahkeme kararlarından açıkçaanlaşılamamaktadır. Nitekim yatırılan avansın miktarı her bir başvurucu içindeğişiklik göstermektedir. Dolayısıyla resmî yazışmalar veya bilirkişiraporlarından yararlanılmak suretiyle her bir başvurucu yönünden somut olayda;oturulan konutlarla ilgili olarak borçlandırma tutarlarına, hesaplanmış veşerefiyelendirilmiş maliyetlere ve bunların sonucunda her bir başvurucununyatırdığı farklı miktardaki avansın toplam borçtan mahsup edilip edilmediğineilişkin hususlara Mahkeme kararlarında değinilmediği, davanın esasınıetkileyecek nitelikteki deliller veya olaylar hakkında bir değerlendirmeninyapılmadığı anlaşılmaktadır. Salt resmî belgelere atıf yapılmak suretiylebaşvurucuların Göçmen Konutları Projesi kapsamında yaptığı ödemelerintaksitlerden mahsup edildiği sonucuna varılmış olmasına karşın davalı TOKİ’ninsavunması doğrultusunda yatırılan peşinatların taksitlerden mahsup edilipedilmediği yeterince tartışılmamış ve tarafların iddiaları ile savunmalarıkarşılanmamıştır (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 14/10/2015 tarihli ve2015/3651, K.2015/30027 sayılı kararı).
55.Bu nedenle Derece Mahkemeleri kararlarında, sözü edilen belgelere ilişkinolarak her bir başvurucu yönünden mahsubun yapılıp yapılmadığına yönelik açıkbir değerlendirme yapılmadığı ve herhangi bir somutlaştırma yapılmaksızınanılan belgelerin içeriğinden tam olarak bahsedilmediği kanaatine varılmıştır.Ayrıca başvurucular tarafından açılan davaların büyük bir kısmında bilirkişiraporlarından yararlanılarak başvurucuların avans olarak davalıya ödeme yaptığıkabul edilmesine ve İlk Derece Mahkemelerince somut delillere dayalı olarakdavaların kabulüne karar verilmesine rağmen bu kararların bozulmasından sonraMahkemelerin, davaların kabulüne dair ilk kararında vardığı sonucun tam tersibir sonuca ulaşması ve bunu salt Yargıtay kararlarındaki resmî yazışmalaradayanarak ikna edici şekilde gerekçelendirmemesi de adil bir yargılamaolmadığını göstermektedir.
56. Bu sebeplerle yargılama süreçleri bir bütün olarakdeğerlendirildiğinde başvurucuların gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
57.Belirtilen nedenlerle başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altınaalınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
b. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
58. Başvuruları makul süre şikâyeti yönünden kabul edilebilirbulunan Hasan Nizam, Gülten Akbulut, İsmail Özçelik, Mehmet Yavuz, MetinŞendil, Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Vasfi Ergün’ün açtıkları davalarda,yargılamanın başından itibaren iki dereceli yargılama sisteminde davaların nekadar sürdüğü ekli tablonun E ve F sütunlarında belirtilmiştir.
59. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında (bkz. §§ 30-34) vebaşvuruların değerlendirilmesi neticesinde söz konu alacak davaları; hukukimeselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı, delillerintoplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler dikkatealındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucuların tutum ve davranışları ileusule ilişkin haklarını kullanırken özensiz davranmalarının, yargılamanınuzamasına önemli ölçüde sebep teşkil ettiği de söylenemez.
60. Başvuruların konusu olan alacak davalarında yargılamasürecindeki gecikmeler ayrı ayrı değerlendirildiğinde Mahkemece yapılanyargılama süreçleri ve temyiz süreçleriyle beraber yargılamanın makul olmayanbir süre içinde sonuçlandığı görülmektedir. Tüketici Mahkemelerinde görülenalacak davalarının niteliği, başvurucular açısından taşıdığı değer vebaşvurucuların davadaki menfaatleri dikkate alındığında bu sürenin makulolmadığı açıktır.
61. Belirtilen nedenlerle Hasan Nizam, Gülten Akbulut, İsmailÖzçelik, Mehmet Yavuz, Metin Şendil, Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Vasfi Ergün’ünAnayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
62. Başvurucular, mülkiyet ve adil yargılanma hakları ileeşitlik ilkesinin ihlali nedeniyle avans olarak yatırdığı bedelin bilirkişiraporlarıyla güncellenmiş değerlerini, yargılama giderlerini ve davalardaaleyhine hükmedilen vekâlet ücretlerinin ödenmesini talep etmişlerdir.
63. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin birinci ve ikincifıkrası şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem veişlem niteliğinde karar verilemez.
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
64.Başvuruların değerlendirilmesi neticesinde gerekçeli karar hakkı yönündenAnayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiği tespit edilmiş olduğundan ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın birörneğinin ilgili Mahkemelere gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
65. Başvurucular maddi tazminat talebinde de bulunmuş olupmevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiği tespit edilmişolmakla beraber tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi zarar arasında illiyetbağı bulunmadığı anlaşıldığından başvurucuların maddi tazminat talebininreddine karar verilmesi gerekir.
66. Başvuruculardan Hasan Nizam’ın makul sürede yargılamayapılmaması nedeniyle manevi tazminat talep etmediği anlaşıldığından bu konudadeğerlendirme yapılmamıştır.
67. Ekli tablonun H sütununda belirtilen miktardaki manevitazminatın başvurucular Gülten Akbulut, İsmail Özçelik, Mehmet Yavuz, MetinŞendil, Şükrü Cinali, Mehmet Molla ve Vasfi Ergün’e ödenmesine karar verilmesigerekir.
68. Başvurucular tarafından aşağıda dökümü yapılan yargılamagiderlerinin başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. 1. Başvurucuların gerekçelikarar hakkı yönünden başvurularının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılamayapılmaması şikâyeti olan başvuruculardan Vildan Tunaboylu, Behçet Cansever,İlhan Öztürk, Şirin Ender, Fami Akın, Fikret Yıldız, Besim Cesur ve İsmailBaşaran’ın şikâyetinin açıkça dayanaktanyoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA; Hasan Nizam, GültenAkbulut, İsmail Özçelik, Mehmet Yavuz, Metin Şendil, Şükrü Cinali, MehmetMolla, Vasfi Ergün’ün şikâyetinin ise KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. 1. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçelikarar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
2. Makul sürede yargılamayapılmaması şikâyeti yönünden başvuruları kabul edilebilir bulunanbaşvurucuların Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğiningerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden yargılama yapmak üzere ilgili Mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,
D. Ekli tablonun H sütunundayer alan manevi tazminat miktarlarının; Gülten Akbulut, İsmail Özçelik, MehmetYavuz, Metin Şendil, Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Vasfi Ergün’e ÖDENMESİNE,
E. Başvurucuların tazminattaleplerinin REDDİNE,
F. 1. Başvurucular VildanTunaboylu tarafından 2014/2719, Behçet Cansever tarafından 2014/5967, HasanNizam tarafından 2014/4202, İsmail Özçelik tarafından 2014/7539, Mehmet Yavuztarafından 2014/8513, İlhan Öztürk tarafından 2014/5966, Metin Şendiltarafından 2014/7537, Fami Akın tarafından 2014/8311, İsmail Başaran tarafından2014/8541, Fikret Yıldız tarafından 2014/14184, Besim Cesur tarafından 2014/14185,Gülten Akbulut tarafından 2014/15768, Şükrü Cinali tarafından 2014/17098, VasfiErgün tarafından 2014/16540 numaralı dosyalar için ayrı ayrı yatırılan 206,10TL harcın ve Mehmet Molla tarafından 2015/2805 numaralı dosya için yatırılan226,90 TL harcın AYRI AYRI; 1.800 TL vekâlet ücretinin ise MÜŞTEREKENÖDENMESİNE,
2. Başvurucular Hasan Türker, Fatma Türker,Mehmet Türker tarafından 2014/12630 numaralı dosya için 206,10 TL harcınMÜŞTEREKEN; Erdinç Kılıç, Nazende Kılıç, Zahir Kılıç, Ersin Kılıç tarafından2013/9206 numaralı dosya için 198,35 TL harcın MÜŞTEREKEN; Hakkı Çalışkan,Halime Çalışkan tarafından 2014/13556 numaralı dosya için 206,10 TL harcınMÜŞTEREKEN; İbrahim Yılmaz tarafından 2013/7866 numaralı dosya için 198,35 TLharcın ve Muzaffer Özgür tarafından 2014/12629 numaralı dosya için 206,10 TLharcın AYRI AYRI; 1.800 TL vekâlet ücretinin MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
3. Başvurucular İsmet Özgür tarafından2014/105, Lütfi Türkan tarafından 2014/104, Nilgün Kıreyoğlu tarafından2014/161, Hasan Mutlu tarafından 12465, Hayriye Yenisoy tarafından 2014/12532,Naci Adaletsever tarafından 2014/12913, Ali Ahatlı tarafından 2014/17659,Mergüz Başyiğit tarafından 2014/18898, Nazif Necipoğlu tarafından 2014/19977numaralı dosya için ayrı ayrı yatırılan 206,10 TL harcın, Hikmet Sönmeztarafından 2015/3384, Saffet Uğurlu tarafından 2015/6028 numaralı dosya içinyatırılan 226,90 TL harcın AYRI AYRI; 1.800 TL vekâlet ücretinin ise MÜŞTEREKENÖDENMESİNE,
4. Başvurucular Hatice Efeoğlu tarafından2014/10015, Mertan İncemehmetoğlu tarafından 2014/10024 numaralı dosya içinayrı ayrı yatırılan 206,10 TL harcın AYRI AYRI; 1.800 TL vekâlet ücretinin iseMÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
5. Başvurucu Musa Tenekeci tarafından2014/12754 numaralı dosya için 206,10 TL harcın ve 1.800 TL vekâlet ücretininÖDENMESİNE,
6. Başvurucu Şirin Ender tarafından 2014/11949numaralı dosya için 206,10 TL harcın ve 1.800 TL vekâlet ücretinin ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin, kararıntebliğini takiben başvurucuların Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibarendört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sonaerdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA
I.7/1/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
II.
A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
Sıra
Başvuru Numarası
Başvurucunun İsmi
T.C. Kimlik Numarası
Başvurucu
Vekili
Makul Sürede Yargılama Yapılmadığı İddiası Olanlar Yönünden
Davanın Açıldığı Tarih
-
Nihai Karar Tarihi
Yargısal Süreçte Geçen Toplam Süre
Talep Edilen Manevi Tazminat Miktarı (TL)
Ödenmesi Gereken Manevi Tazminat Miktarı (TL)
1
2014/2719
Vildan TUNABOYLU
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
16/9/2009
-
20/1/2014
4 yıl 4 ay 4 gün
-
-
2
2014/5967
Behçet CANSEVER
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
3/2/2010
-
11/3/2014
4 yıl 1 ay 8 gün
-
-
3
2014/4202
Hasan NİZAM
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
2/6/2009
-
20/1/2014
4 yıl 7 ay 18 gün
-
-
4
2014/5966
İlhan ÖZTÜRK
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
16/9/2009
-
4/2/2014
4 yıl 4 ay 18 gün
-
-
5
2014/15768
Gülten AKBULUT
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
26/10/2009
-
4/9/2014
4 yıl 10 ay 8 gün
5.000 TL
4.000 TL
6
2014/7539
İsmail ÖZÇELİK
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
25/5/2009
-
31/3/2014
4 yıl 10 ay 6 gün
5.000 TL.
4.000 TL
7
2014/8313
Mehmet YAVUZ
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
12/6/2009
-
22/4/2014
4 yıl 10 ay 10 gün
5.000 TL.
4.000 TL
8
2014/7537
Metin ŞENDİL
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
14/2/2008
-
31/3/2014
6 yıl 1 ay 17 gün
5.000 TL.
5.000 TL
9
2014/17098
Şükrü CİNALİ
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
2/6/2009
-
2/9/2014
5 yıl 3 ay
5.000 TL.
4.000 TL
10
2015/2805
Mehmet MOLLA
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
25/5/2009
-
12/2/2014
4 yıl 8 ay 17 gün
5.000 TL.
4.000 TL
11
2014/16540
Vasfi ERGÜN
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
3/2/2010
-
4/9/2014
4 yıl 7 ay 1 gün
5.000 TL.
4.000 TL
12
2014/8541
İsmail BAŞARAN
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
16/8/2010
-
31/3/2014
3 yıl 7 ay 15 gün
5.000 TL.
-
13
2014/14184
Fikret YILDIZ
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
16/8/2010
-
30/6/2014
3 yıl 10 ay 14 gün
5.000 TL.
-
14
2014/14185
Besim CESUR
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
16/8/2010
-
30/6/2014
3 yıl 10 ay 14 gün
5.000 TL.
-
15
2014/8311
Fami AKIN
-
Av. Mehmet Zeki KÖSE
16/8/2010
-
31/3/2014
3 yıl 7 ay 15 gün
5.000 TL.
-
16
2014/11949
Şirin ENDER
-
Av. Nevzat SARIİN
22/8/2011
-
19/6/2014
2 yıl 9 ay 27 gün
2.000 TL.
-