TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
W. S. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/5687)
Karar Tarihi: 25/10/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
M. Serhat MAHMUTOĞLU
Başvurucu
:
W. S.
Vekili
:
Av. Engin KARTAL
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riskibulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muameleyasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 23/3/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün(İçtüzük) 73. maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
4. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca tedbir talebinin Bölümtarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden İçtüzük'ün73. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesinekarar verilmiştir.
5. Bölüm tarafından İçtüzük'ün 73.maddesi uyarınca sınır dışı işleminin durdurulmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgilikurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu 1987 doğumlu olup Tayland Krallığı vatandaşıdır.
10. Başvurucu 2/7/2015 tarihinde ailesiyle birlikte yasalyollardan Türkiye'ye giriş yapmıştır.
11. Millî İstihbarat TeşkilatıMüsteşarlığı tarafından 23/10/2015 tarihinde emniyet birimlerine gönderilenyazıda başvurucunun ülkesinde bir adli suça karışması nedeniyle hakkındayakalama kararı bulunduğu ve iadesinin talep edildiği bildirilmiştir.
12. Başvurucu, Kayseri Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından30/12/2015 tarihinde yakalanmıştır. Kayseri Valiliği Göç İdaresi Müdürlüğünün31/12/2015 tarihli kararıyla başvurucunun kamu güvenliği bakımından tehditoluşturduğu gerekçesiyle idari gözetim altına alınmasına ve sınır dışıedilmesine karar verilmiştir.
13. Başvurucu tarafından anılan kararın iptali istemiyle Kayseri1. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açılmıştır.
14. Dava dilekçesinde özetle başvurucunun Müslüman olmasınedeniyle ülkesinde takibe uğradığı, gözaltına alındığı, işkence gördüğü,yakınlarının tutuklandığı ve bu nedenle ailesiyle birlikte ülkesinden ayrılarakTürkiye'ye geldiği, geri gönderilmesi hâlinde öldürülebileceği ya da kötümuamele maruz kalabileceği belirtilmiştir.
15. Dava dilekçesinde ayrıca, başvurucunun Türkiye'de herhangibir adli ya da idari olaya karışmadığı, sınır dışı edilme gerekçesininbildirilmediği, noter aracılığıyla avukatına vekâletname çıkarmasına izinverilmediği ifade edilmiştir.
16. İdare Mahkemesi 19/12/2016 tarihli ara kararıyla Göç İdaresiGenel Müdürlüğünden sınır dışı işleminin gerekçesinin bildirilmesiniistemiştir. Mahkeme ayrıca, başvurucunun dava açılmasına ilişkin yazılımuvafakatini almıştır.
17. Anılan dava İdare Mahkemesinin 10/3/2016 tarihli kararıylareddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"Mahkememizin19.2.2016 tarihli ara kararına Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce verilen 02.3.2016tarihli cevaptan, MİT Müsteşarlığının 23.10.2015 tarih ve11.021.04.051/76236890 sayılı yazısı uyarınca davacının suça karışmasınedeniyle Tayland makamlarınca hakkında yakalama kararı alındığı ve suçlularıniadesi prosedürü çerçevesinde işlem gerçekleştirilebilmesi amacıyla taleptebulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre, davacı hakkında düzenlenendeğerlendirme formunda davacının Tayland'daki bombalama olaylarıylabağlantısının olabileceğinin belirtildiği, MİT Müsteşarlığının 23.10.2015 tarihve 11.021.04.051/76236890 sayılı yazısı uyarınca da davacının suça karışmasınedeniyle Tayland makamlarınca hakkında yakalama kararı alındığı ve suçlularıniadesi prosedürü çerçevesinde işlem gerçekleştirilebilmesi amacıyla taleptebulunulduğu göz önüne alındığında, davacının kamu düzeni ve kamu güvenliğiaçısından bir tehdit oluşturduğu gerekçesiyle 6458 Sayılı Yabancılar veUluslararası Koruma Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarıncasınır dışı edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir."
18. Bu karar, başvurucu tarafından 10/3/2016 tarihindeöğrenilmiş olup 23/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.
19. Başvuru formunda; idari dava dilekçesinde belirtilenlerdenfarklı olarak başvurucunun "etnik, dinî ve siyasi" nedenlerleülkesini terk etmek zorunda bırakıldığı, sınır dışı edilmesi hâlinde daha önceolduğu gibi kötü muameleye maruz kalacağı belirtilmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
20. 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve UluslararasıKoruma Kanunu’nun "Kapsam"kenar başlıklı 2. maddesi şöyledir:
" (1) Bu Kanun, yabancılarla ilgili iş ve işlemleri; sınırlarda, sınırkapılarında ya da Türkiye içinde yabancıların münferit koruma talepleri üzerinesağlanacak uluslararası korumayı, ayrılmaya zorlandıkları ülkeye geri dönemeyenve kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılara acil olarak sağlanacak geçicikorumayı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki vesorumluluklarını kapsar.
(2) Bu Kanunun uygulanmasında, Türkiye’nintaraf olduğu milletlerarası anlaşmalar ile özel kanunlardaki hükümler saklıdır."
21. 6458 sayılı Kanun’un "Gerigönderme yasağı" kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun kapsamındakihiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabitutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyetiveya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altındabulunacağı bir yere gönderilemez."
22. 6458 sayılı Kanun’un 29/10/2016 tarihli ve 676 sayılıOlağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname'nin (676 sayılı KHK) 35. maddesiyle değişik “Sınır dışı etme kararı” kenar başlıklı 53.maddesi şöyledir:
“(1) Sınır dışı etmekararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.
(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkındasınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatınatebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukattarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu,itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya daavukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beşgün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışıetme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılanbaşvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermişolduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresiiçinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde ‘54 üncümaddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrasıkapsamındakiler hariç’ yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışıedilmez.”
23. 6458 sayılı Kanun’un 676 sayılı KHK’nın 36. maddesiyledeğişik “Sınır dışı etme kararı alınacaklar”kenar başlıklı 54. maddesi şöyledir:
“(1) Aşağıda sayılanyabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:
a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamındasınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler
b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi,destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veyadestekleyicisi olanlar
c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleriiçin yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar
ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardansağlayanlar
d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamusağlığı açısından tehdit oluşturanlar
e) Vize veya vize muafiyeti süresini on gündenfazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler
f) İkamet izinleri iptal edilenler
g) İkamet izni bulunup da süresinin sonaermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini ongünden fazla ihlal edenler
ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler
h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’denyasal çıkış hükümlerini ihlal edenler
ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağıbulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler
i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen,uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarakdeğerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan,uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarındaverilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalmahakkı bulunmayanlar
j) İkamet izni uzatma başvurularıreddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar
k) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafındantanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler
(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve(k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvurusahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararasıkoruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir. ”
24. 6458 sayılı Kanun'un "Sınırdışı etme kararı alınmayacaklar" kenar başlıklı 55. maddesininilgili kısmı şöyledir:
"(1) 54üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınırdışı etme kararı alınmaz:
a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına,işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağıkonusunda ciddi emare bulunanlar"
25. 22/10/2014 tarihli ve 29153 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe girenGeçici KorumaYönetmeliği'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Bu Yönetmelik kapsamında hiç kimse,işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağıveya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasifikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı biryere gönderilemez."
B. UluslararasıHukuk
1. Uluslararası Mevzuat
26. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Yaşam hakkı" kenar başlıklı 2.maddesi şöyledir:
"1.Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığıbir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesidışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.
2. Ölüm, aşağıdaki durumlardan birinde mutlakzorunlu olanı aşmayacak bir güç kullanımı sonucunda meydana gelmişse, bumaddenin ihlaline neden olmuş sayılmaz:
a) Bir kimsenin yasa dışı şiddete karşıkorunmasının sağlanması;
b) Bir kimsenin usulüne uygun olarak yakalanmasınıgerçekleştirme veya usulüne uygun olarak tutulu bulunan bir kişinin kaçmasınıönleme;
c) Bir ayaklanma veya isyanın yasaya uygunolarak bastırılması"
27. Sözleşme'nin "İşkenceyasağı" kenar başlıklı 3. maddesi şöyledir:
"Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya daonur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz."
28. Mültecilerin hukuki durumuna dair 28/7/1951 tarihliSözleşme'nin (Cenevre Sözleşmesi) 33. maddesi şöyledir (Cenevre Sözleşmesi,29/8/1961 tarihli ve 359 sayılı Kanun'la onaylanmış; 5/9/1961 tarihli ve 10898sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegirmiştir):
“1.Hiçbir Taraf Devlet, bir mülteciyi, ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir sosyalgruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatı ya da özgürlüğütehdit altında olacak ülkelerin sınırlarına, her ne şekilde olursa olsun gerigöndermeyecek veya iade ("refouler")etmeyecektir.
2. Bununla beraber, bulunduğu ülkeningüvenliği için tehlikeli sayılması yolunda ciddi sebepler bulunan veyaözellikle ciddi bir adi suçtan dolayı kesinleşmiş bir hükümle mahkum olduğu için söz konusu ülkenin halkı açısından birtehlike oluşturmaya devam eden bir mülteci, işbu hükümden yararlanmayı talepedemez.”
2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması
29. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) sınır dışı kararının uygulanması hâlinde yaşam hakkıile kötü muamele yasağının ihlal edileceğine ilişkin şikâyetlerle ilgiliilkesel yaklaşımı özetle şöyledir (Referans alınan AİHM kararları için bkz. Soering/Birleşik Krallık, B. No: 14038/88,7/7/1989; Saadi/İtalya [BD], B. No: 37201/06, 28/2/2008; M.S.S./Belçika ve Yunanistan [BD], B. No:30696/09, 21/1/2011; J.K. ve diğerleri/İsveç[BD], B. No: 59166/12, 23/8/2016; Ghorbanov vediğerleri/Türkiye, B. No: 28127/09, 3/12/2013; Mamatkulov ve Aksarov/Türkiye [BD],B. No: 46827/99, 4/2/2005; Babajanov/Türkiye, B. No: 49867/08, 10/5/2016):
AİHM'e göre yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikamet edişleri ve ülkedençıkarılmalarına ilişkin konular doğrudan o ülkenin ulusal egemenlik yetkisineilişkin olup Sözleşme'nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır. Birbaşka deyişle bu tür konularda alınan kararların medeni hak ve yükümlülüklerleilgisi bulunmamaktadır.
Bununla birlikte bir yabancının sınır dışıedilmesi hâlinde işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair ciddi emarelerbulunması durumunda taraf devletin Sözleşme kapsamında sorumluluğu ortayaçıkmaktadır. Sözleşme, işkence ve kötü muameleye maruz kalma riski bulunanülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğünü içermektedir.
AİHM, Sözleşme'nin 2. (yaşam hakkı) ve 3.maddelerinin (işkence ve kötü muamele yasağı) birlikte ihlal edildiğine ilişkinşikâyetlerde kural olarak işkence ve kötü muamelenin mutlak şekildeyasaklandığı gerçeğinden hareketle başvuruları 3. maddeyle sınırlı olarakincelemektedir. Bu kural geri gönderilen ülkede idam cezası uygulanacağı gibidoğrudan yaşam hakkının konusunu oluşturan şikâyetler bakımından geçerlideğildir.
AİHM, işkence ve kötü muamele riski bulunanülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğünün kamu düzeni veya kamu güvenliğibakımından risk oluşturanlar bakımından da geçerli olduğunununve hatta uluslararası terörizm tehlikesinin bulunduğu hâllerde bile buyükümlülüğe bir istisna getirilemeyeceğinin altını çizmektedir.
AİHM, geri gönderilen ülkede işkence ve kötümuamele riskinin varlığını haklı gösteren önemli gerekçelerin bulunması hâlindebu iddiaların kapsamlı ve titiz (etkili) bir şekilde incelenmesi gerektiğinedikkat çekmektedir.
AİHM, söz konusu incelemenin etkililiğindenbahsedebilmek için sınır dışı kararı uygulanmadan önce ilgili kişiye bağımsızbir mercie başvuruda bulunma imkânı sunulması ve inceleme sonuçlanıncaya kadarsınır dışı kararının uygulamasının kendiliğinden (otomatik olarak)durdurulmasının önemine vurgu yapmaktadır.
AİHM'e göre Sözleşme'nin 3. maddesinin ihlaline karar verilebilmesi içinişkence ve kötü muamele iddiasının bir olasılığın ötesinde gerçek bir riskdüzeyine ulaşması gerekmektedir. Söz konusu riskin ciddiliği incelenirken gerigönderilecek ülkeyle ilgili koşullar taraf devletçe resen araştırılmalıdır. Buaraştırma yapılırken bağımsız insan hakları örgütlerinin ve hükûmetlerinhazırladığı ülke raporlarından yararlanılması mümkündür.
AİHM'e göre başvurucuların kişisel durumlarına ve geri gönderilecekleriülkede karşılaşacakları risklere ilişkin iddialarını ayrıntılı şekilde açıklamave (varsa) iddialarını destekleyen belgeleri sunma yükümlülükleribulunmaktadır. Bir başka deyişle başvurucuların kişisel durumlarına ilişkiniddialarını ispat külfeti kendilerine aittir.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
30. Mahkemenin 25/10/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
31. Başvurucu; Tayland'a sınır dışı edilmesi hâlinde etnik, dinîve siyasi nedenlerle öldürüleceğini ya da kötü muameleye maruz kalacağını veyakişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edileceğini ileri sürmüştür.
32. Başvurucu, ayrıca sınır dışı işleminin durdurulması, kamuyaaçık belgelerde kimliğinin gizli tutulması ve tazminat taleplerindebulunmuştur.
B. Değerlendirme
33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlindeöldürülebileceğine ya da kötü muameleye maruz kalabileceğine veya özgürlüğündenyoksun bırakılacağına ilişkin iddiaları kötü muamele yasağı kapsamındadeğerlendirilmiştir.
34. Anayasa'da yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikametedişleri ve ülkeden çıkarılmalarına ilişkin konularda herhangi bir düzenlemeyeyer verilmemiştir. Uluslararası hukukta da kabul edildiği üzere bu husus,devletin egemenlik yetkisi kapsamında kalmaktadır. Dolayısıyla devletinyabancıları ülkeye kabul etmekte veya sınır dışı etmekte takdir yetkisininbulunduğu kuşkusuzdur. Ancak anılan işlemlerin Anayasa'da güvence altına alınantemel hak ve özgürlüklere müdahale oluşturması hâlinde bireysel başvuruya konuedilebilmesi mümkündür (A.A. ve A.A. [GK],B. No: 2015/3941, 1/3/2017, § 54).
35. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında yaşamahakkının yanında maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkı da güvencealtına alınmıştır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise kimseye "işkence veeziyet" yapılamayacağı, kimsenin "insan haysiyetiylebağdaşmayan" cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı hükmüne yerverilmiştir. Maddenin sistematiğinden de anlaşılacağı üzere birinci fıkradagenel olarak güvence altına alınan bireyin maddi ve manevi varlığı, üçüncüfıkrada kötü muamelelere karşı özel olarak korunmuştur (A.A. ve A.A., § 55).
36. Ancak bu yasakla korunan hakların gerçek anlamda güvencealtına alındığından bahsedilebilmesi için devletin kötü muamelede bulunmamasıyeterli değildir. Devletin aynı zamanda bireyleri kendi görevlilerinin veüçüncü kişilerin kötü muamele oluşturabilecek eylemlerine karşı da korumasıgerekir (A.A. ve A.A., § 57).
37. Anayasa'nın 17., 5. ve 16. maddeleri, uluslararası hukuk veözellikle de Türkiye'nin taraf olduğu Cenevre Sözleşmesi'nin ilgili hükümleriile birlikte yorumlandığında devletin egemenlik yetkisi alanında olupgönderildikleri ülkede kötü muameleye maruz kalabilecek yabancıların da maddive manevi varlıklarına yönelik risklere karşı korunmalarının devletin pozitifyükümlülükleri arasında yer aldığının kabulü gerekir (A.A. ve A.A., § 59).
38. Anılan pozitif yükümlülük kapsamında sınır dışı edilecekkişiye ülkesinde karşılaşabileceği risklere karşı gerçek anlamda bir korumasağlanabilmesi için bu kişiye sınır dışı kararına karşı etkili bir "karşıçıkma imkânı" tanınması gerekir. Aksi hâlde sınır dışı edildiğinde kötümuameleye maruz kalma riski altında olduğunu iddia eden ve bu iddiasını delillendirme konusunda devlete göre daha kısıtlı imkânlarasahip olan yabancıya gerçek anlamda bir koruma sağlanabildiğinden bahsetmekmümkün olmayacaktır (A.A. ve A.A.,§ 60).
39. Dolayısıyla kötü muameleye karşı koruma pozitifyükümlülüğünün -anılan yasağın koruduğu hakların doğası gereği- hakkında sınırdışı kararı verilen bir yabancıya "iddialarını araştırtma" ve bukararı "adil bir şekilde inceletme" imkânı sağlayan usulgüvencelerini de içerdiği kuşkusuzdur (A.A.ve A.A., § 61).
40. Kötü muameleye karşı koruma yükümlülüğü, her sınır dışıişleminde yukarıda belirtilen şekilde bir araştırma yapılmasını gerektirmez. Buyükümlülüğün ortaya çıkabilmesi için öncelikli olarak başvurucu tarafından savunulabilir(araştırılabilir/tartışılabilir/ araştırmaya değer/makul şüphe uyandıran) biriddia ortaya konmalıdır. Bu doğrultuda başvurucu, geri gönderileceği ülkede varolduğunu iddia ettiği kötü muamele riskinin ne olduğunu makul şekildeaçıklamalı; (varsa) bu iddiayı destekleyen bilgi ve belgeleri sunmalı; buiddialar belirli bir ciddilik seviyesinde olmalıdır. Ancak savunulabiliriddianın ortaya konması somut olayın özelliğine göre farklılıkgösterebileceğinden her olayda ayrıcadeğerlendirmeyapılmalıdır (AA. veA.A., § 63).
41. Bu kapsamda öncelikli olarak başvurucunun iddialarınınsavunulabilir nitelikte olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılacaktır.
42. Somut olayda başvurucu İdare Mahkemesinde görülen davadaMüslüman olması nedeniyle ülkesinde takibe uğradığını, gözaltına alındığını,işkence gördüğünü veyakınlarının tutuklandığınıbelirtmiş; bireysel başvuru formunda ise etnik, dinî ve siyasi nedenlerleülkesinde kötü muamele riski altında olduğunu ifade etmiştir.
43. Başvurucunun kişisel durumu hakkında yukarıdaki paragraftabelirtilenler dışında başka bilgi verilmemiştir. Başvurucuyu ülkesindenayrılmaya zorlayan olayın hikâyesi anlatılmamış; buna ilişkin somut bilgiler ve(varsa) belgeler ortaya konmamıştır.Başvurucununülkesinde hangi tarihte kim tarafından gözaltına alındığı, nerede işkencegördüğü, tutuklanan yakınlarının kimler olduğu belirtilmemiştir. Dahası kötümuamele riskine gerekçe olarak gösterilen başvurucunun etnik kökeni ve siyasigörüşü hakkında hiçbir açıklama yapılmamıştır.
44. Dolayısıyla başvurucunun gerek Tayland'ın koşullarına gereksekişisel durumuna ilişkin araştırma yapmaya elverişli nitelikte bilgilervermediği açıktır. Geri gönderilen ülkenin koşullarının kamu makamlarıtarafından resen araştırılması gerektiğine ilişkin kural, başvurucunun bukonuda açıklamada bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır (Yryskul Beishenaliev, B.No: 2016/7458, 20/4/2017,§ 51).
45. Öte yandan başvuru konusu olayda somut olarak sadecebaşvurucunun Müslüman olduğu ve bu nedenle ülkesinde kötü muamele riski altındaolduğu bilgisi verilmiştir. Buna karşılık insan hakları alanında faaliyetgösteren uluslararası sivil toplum örgütlerinin raporlarında ya da AİHMkararlarında Tayland'da yaşayan Müslümanların tamamının kötü muamele riskialtında olduğuna dair bir değerlendirmeye rastlanmamıştır.
46. Sonuç olarak başvurucunun ülkesine geri gönderilmesi hâlindekötü muameleye maruz kalacağına ilişkin iddialarını makul şekilde açıklamadığı,bu iddialarını destekleyen somut bilgi ve belge sunmadığı anlaşılmaktadır.
47. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncüfıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğineilişkin iddianın savunulabilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizlitutulması talebinin KABULÜNE,
B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Tedbir kararının SONLANDIRILMASINA,
D. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi GenelMüdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE 25/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.