TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
YILDIRAY SOYSAL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/14887)
Karar Tarihi: 17/11/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Özgür DUMAN
Başvurucu
:
Yıldıray SOYSAL
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ceza soruşturması sırasında el konulan tabancanınkovuşturma sonunda iadesine karar verildiği hâlde iade edilmeyip iadesineilişkin talebin de başvurucunun hükümlü olduğu ve tahliye olması hâlinde değerlendirilebileceğigerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 23/5/2014 tarihinde Van Cumhuriyet Başsavcılığıvasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/12/2014 tarihinde,başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.
4. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/12/2014 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
1. Başvuru Tarihine KadarYaşanan Gelişmeler
6. Başvurucu Batman İl Jandarma Komutanlığında astsubay olarakgörev yapmakta olup 19/11/2006 tarihinde C.A. ve M.Y. ile birlikte kendisininsevk ve idaresindeki 72 AT 374 plaka sayılı minibüs ile Bitlis iliistikametinden Diyarbakır ili istikametine doğru seyir hâlinde iken Bitlis iliArıcılık mevkiinde polis noktasına geldikleri sırada araç polis memurlarıncadurdurulmuştur. Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca 2007/690 Soruşturma sayılıdosyada verilen arama kararı doğrultusunda yapılan arama neticesinde; araçiçerisinde 11 kg 792 gr daralı ağırlığı olan 26 adetpaket içerisinde esrar maddesi, 1 adet Kaleşnikofmarka silah ile bu silaha ait iğneli mekanizma, 9 karton gümrük kaçağısigaranın bulunduğu tespit edilmiş ayrıca başvurucunun üst aramasında 1 adet 9mm çapında 9063 seri numaralı tabanca ile bu tabancaya ait şarjör ve 8 adetmermi ile yine başvurucunun üst aramasında ve el çantasında ele geçirilentutanakta belirtilen çeşitli eşyaların bulunduğu tespit edilerek bu eşyalara elkonulmuş, el koyma kararı aynı tarihte Bitlis Sulh Ceza Mahkemesi tarafındanonaylanmıştır.
7. El konulan eşyalardan 1 adet kaleşnikoftüfek ve şarjörü, 1 adet 9 mm çapındaki tabanca ve şarjörü ile 8 adet mermi21/11/2006 tarihinde suç eşyası emanet defterinin 2006/218 sırasınakaydedilerek adli emanete alınmıştır.
8. Başvurucu 19/11/2006 tarihinde gözaltına alınmış olup BitlisSulh Ceza Mahkemesinin 19/11/2006 tarihli ve 2006/8 Sorgu sayılı kararı ilebaşvurucunun "Uyuşturucu Madde Bulundurma ve Nakletme" ile"Silah Kaçakçılığı" suçlarından tutuklanmasına karar verilmiştir.
9. Yapılan soruşturma kapsamında Bitlis CumhuriyetBaşsavcılığınca 25/4/2007 tarihli ve 2007/10 sayılı fezleke düzenlenerek dosya,17/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mülga 250. maddesiile görevli Van Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
10. Dosyanın gönderildiği Van Cumhuriyet Başsavcılığının2007/718 soruşturma sayılı dosyasında verilen 3/5/2007 tarihli ve 2007/704sayılı kararı ile "toplu şekilde silah kaçakçılığı suçu" kapsamındayürütülen soruşturma yönünden görevsizlik kararı verilerek dosya Bitlis CumhuriyetBaşsavcılığına iade edilmiştir.
11. Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/694 Soruşturma sayılıdosyasında düzenlenen 7/6/2007 tarihli ve 2007/51 sayılı iddianame ilebaşvurucunun da aralarında olduğu sanıkların "toplu hâlde silahticareti" suçundan 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar veBıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12. maddesinin ikinci ve üçüncüfıkraları ile aynı Kanun'un 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'un 157.maddesi ile değiştirilmeden önceki 14. maddesinin son fıkrası uyarıncacezalandırılması talep edilmiştir.
12. Bitlis Ağır Ceza Mahkemesince iddianame kabul edilerekgörülen kamu davasında verilen 27/5/2008 tarihli ve E.2007/129, K.2008/114sayılı karar ile başvurucunun "Ticari Amaçla 1 Adet Silah Bulundurma"suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca 10yıl hapis ve 562 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli emanetin2006/218 sırasında kayıtlı 1 adet kaleşnikof tüfek veşarjörün müsadere edilmesine, aynı emanet sırasında kayıtlı 1 adet 9063 seri nolu tabanca, 1 adet şarjör ve 8 adet MKE yapımı mermininise başvurucunun şahsi malı olduğu gerekçesiyle karar kesinleştiğindebaşvurucuya iade edilmesine karar verilmiştir.
13. Karar başvurucu tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8. CezaDairesinin 24/2/2009 tarihli ve E.2008/15426, K.2009/2619 sayılı ilamıylasanıkların sorgularının yapıldığı duruşma tutanağının bazı sayfalarında kâtipimzasının bulunmaması ve sanıkların hakları hatırlatılmadan sorgularınınyapılması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
14. Bozma ilamına uyan Mahkeme, 22/10/2009 tarihli veE.2009/108, K.2009/236 sayılı kararı ile başvurucu hakkında bozma öncesiverilen mahkûmiyet hükmü ile müsadere ve iadeye ilişkin hükmü tekrar ederekbaşvurucunun hükmen serbest bırakılmasına karar vermiştir.
15. Başvurucunun temyiz ettiği karar, Dairenin 27/6/2012 tarihlive E.2010/7379, K.2012/22017 sayılı ilamıyla bozulmuştur.
16. Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde Mahkeme24/12/2013 tarihli ve E.2012/431, K.2013/381 sayılı kararı ile başvurucunun"vahim nitelikte silahı bulundurmak ve taşımak" suçundan 6136 sayılıKanun'un 12. maddesinin lehine bulunan 5728 sayılı Kanun ile değiştirilmedenönceki ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 675 TL adli para cezası ilecezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme aynı karar ile ayrıca, adliemanetin 2006/218 sırasında kayıtlı bulunan 1 adet kalaşnikofmarka tüfek ile bu tüfeğe ait şarjörün 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin (4)numaralı fıkrası uyarınca müsaderesine ve aynı emanet sırasında kayıtlı 1 adet9063 seri numaralı tabanca, bu tabancaya ait şarjör ve 8 adet merminin isebaşvurucunun şahsi malı olduğu gerekçesiyle karar kesinleştiğinde başvurucuyaiadesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:
"Sanıklar M., Yıldıray ve C.'nin silahtan haberdar oldukları, köye gittiklerinde M.,Yıldıray ve C.’nin silah istemeleri üzerine, Z. ve A.isimli kişilerinin silahı temin ettikleri, parasının Yıldıray tarafından A. veZ. isimli kişilere verildiği, yine bu hususun banka makbuzları ile anlaşıldığı,özellikle yakalama anında görevli zabıt mümzilerininbeyanı da dikkate alındığında, sanık Yıldıray’ın asker olmasından dolayı busıfatını kullanarak araçta bir şey olmadığını söyleyip, asker olmasının verdiğigüven ile aramaya 'araçta bir şey yok' diyerek engel olmaya çalıştığı, araçtabulunan diğer şahısların silahtan haberdar oldukları için tedirgin oldukları,sanıkların silahı uyuşturucu ile birlikte araca gizledikleri, yine muhtemelyakalanma durumunda silahın çalışamaz olduğu konusunda rapor aldırma düşüncesiile parçalara ayrıldığı, iğne kısmının ise sanık Yıldıray’ın paltosunun cebindebulunduğu, diğer aksamının ise aracın ön gözüne saklandığı dikkate alındığında,aracın içerisinde bulunan sanıklar Yıldıray Soysal, C.A. ve M.Y.’nin suça konu kaleşnikof markatüfeği Yüksekova ilçesinde temin ettikleri ve yanlarında bulundurdukları sonuçve kanaatine varılmıştır.
Toplanan ve tartışılan deliller dairesindesanıklar M.Y., Yıldıray Soysal ve C.A. hakkında yapılan değerlendirmede;
Sanıkların hep birlikte Batman'dan aynı araçlayola çıkarak Yüksekova'ya kadar birlikte seyahat etmeleri, araç içinde kaleşnikof marka silah alınacağı konusunda sanıklarYıldıray ve M. arasında konuşmalar yapıldığına yönelik sanık C.'nin Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu26/2/2007 tarihli ifadesindeki beyanı, bilahare sanık M.'ninsuça konu silahı satın aldığına dair ikrarı ile sanık C.'ninbeyanı, tanık olarak dinlenen S.A.'nın BitlisCumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde kendisinden uyuşturucualmaya gelen şahıslar olarak 3 sanığı da teşhis ettikten sonra sanıklardanYıldıray'ın elinde kaleşnikof marka bir silahbulunduğunu belirtmesi, yakalama tutanağına ve tanık olarak dinlenen tutanakdüzenleyicileri Ş.T. ve O.L.'nin duruşmadakibeyanlarına göre suça konu silahın iğne tertibatının sanık Yıldıray'ın montununcebinde bulunması ve bu sanığın askeri personel kimliğini göstererek aramayıengellemeye çalışması, sanık C.'nin suça konu silah ıuyuşturucu ile birlikte kendisinin araca zulaladığı, ancak şarjör sığmayınca çıkarıp başka yeresakladığına yönelik duruşmadaki ikrarı, yine sanık C.'ninBitlisCumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu 26/2/2007 tarihli ifadesinde silahınalınmasının bilgisi dahilinde olduğunu beyan etmesi, aynı sanığın Van 4. AğırCeza Mahkemesinde uyuşturucu suçundan savunması alınırken silahı uyuşturucu ilebirlikte araca zulalarken diğer sanıklar Yıldıray ve M.'ninde orada olduğunu beyan etmesi karşısında, uyuşturucu ticareti yapan sanıklarınkendilerini korumak için silaha da ihtiyaç duyabilecekleri gözetildiğinde,silah ticareti suçundan mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesinve inandırıcı delil bulunmayan sanıkların fikir ve eylem birliği içinderuhsatsız ve vahim nitelikteki silahı satın alma, taşıma ve bulundurma suçunuişlemeleri sebebiyle 6136 sayılı Yasanın 13/2. maddesi uyarıncacezalandırılmaları gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır."
17. Başvurucu 5/5/2014 tarihinde Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinebaşvuruda bulunarak ceza soruşturması sırasında el konulan tabancası, şarjörüve mermilerinin tarafına iade edilmesini talep etmiştir. Bitlis Ağır CezaMahkemesinin 30/4/2014 tarihli ve 2012/431 E. sayılı yazısı ile; "hükümözlü YıldıraySoysal'ın hükümlü olması nedeniyle adli emanetteki silahın cezaevinegönderilmesinin mümkün olmaması, hükümlünün tahliye olması halinde talebindeğerlendirilebileceği ..." gerekçeleriyle başvurucunun talebireddedilmiştir.
18. Bu karar başvurucuya 9/5/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
19. Başvurucu 23/5/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
2. Başvuru TarihindenSonra Yaşanan Gelişmeler
20. Başvurucu mahkûmiyetine ilişkin nihai hükmü de temyiz etmiş,Dairenin 9/6/2015 tarihli ve E.2015/2890, K.2015/18625 sayılı ilamıyla hükmündüzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgilikısımları şöyledir:
"...sanık Yıldıray Soysal'ın, suçunoluşmadığına, eksik incelemeye, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik yerindegörülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Sanık Yıldıray Soysal hakkında vahimnitelikte silah bulundurmak ve taşımak suçundan hüküm kurulurken, hükümfıkrasında uygulama maddesinin 6136 sayılı Yasanın 13/2. madde ve fıkrasıyerine, aynı yasanın 12/2. madde ve fıkrası biçimde yanlış gösterilmesi,
2- Sanık Yıldıray Soysal hakkında vahimnitelikte silah bulundurmak ve taşımak suçundan, 5 yıl hapis cezası yanında 450TL adli para cezasına hükmolunduğu halde, netice cezanın belirtildiği bölümündeadli para cezasının 450 TL yerine, 675 TL biçimde yanlış gösterilmesi,
...
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılamayapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarıncauygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesigereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık Yıldıray Soysal hakkındakurulan hükümde, hüküm fıkrasında yer alan “6136 sayılı Yasanın 12/2. maddesi”ibaresi çıkarılarak, yerine “6136 sayılı Yasanın 13/2. maddesi” ibaresininilavesi ile hükümde netice cezanın belirtildiği bölümde “675TL” ibaresininçıkartılarak, yerine “450TL” ibaresinin ilavesi ... suretiyle sair yönleri usulve yasaya uygun olan hükümlerin (DÜZELTİLEREK ONANMASINA)"
21. Başvurucu vasisinin 7/9/2015 tarihli talebi üzerine BitlisCumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunca düzenlenen 22/1/2016 tarihli"Teslim - Tesellüm Tutanağı" başlıklı belgede, suç eşyası defterinin2006/218 sırasında kayıtlı 1 adet 9063 seri numaralı tabanca ve şarjörü ile 8adet merminin, başvurucunun aynı zamanda vekili de olan vasisi Av. Mine Gül Küle'ye teslim edildiği belirtilmiştir.
B. İlgili Hukuk
22. 6136 sayılı Kanun’un suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan13. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında sayılanlardan olması ya dasilah veya mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beşyıldan sekiz yıla kadar hapis ve yirmibeşbin liradanaz olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur."
23. 6136 sayılı Kanun’un 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılıKanun'un 156. maddesi ile değişik 13. Maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan olması yada silâh veya mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beşyıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”
24. 5237 sayılı Kanun’un "Eşyamüsaderesi" kenar başlıklı 54. maddesi şöyledir:
“(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamakkoşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesinetahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçunişlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığıveya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.
...
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması,taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.
...”
25. 5271 sayılı Kanun'un "Eşyaveya kazancın muhafaza altına alınması ve bunlara el konulması" kenarbaşlıklı123. maddesi şöyledir:
"(1) İspat aracı olarak yararlı görülen yada eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri,muhafaza altına alınır.
(2) Yanında bulunduran kişinin rızasıylateslim etmediği bu tür eşyaya el konulabilir."
26. 5271 sayılı Kanun'un"El koyma kararını verme yetkisi" kenar başlıklı 127.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Hâkim kararı üzerine veya gecikmesindesakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısınaulaşılamadığı hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri,el koyma işlemini gerçekleştirebilir."
27. 5271 sayılı Kanun'un "Taşınmazlara,hak ve alacaklara el koyma" kenar başlıklı 128. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
"Soruşturma veya kovuşturma konusu suçunişlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanankuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait;
a) Taşınmazlara,
b) Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına,
c) Banka veya diğer malî kurumlardaki hertürlü hesaba,
d) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki hertürlü hak ve alacaklara,
e) Kıymetli evraka,
f) Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklıkpaylarına,
g) Kiralık kasa mevcutlarına,
h) Diğer malvarlığı değerlerine,
el konulabilir. Somut olarak belirlenen Butaşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktanbaşka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, el koyma işlemiyapılabilir. ..."
28. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminatistemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
"Suç soruşturması veya kovuşturmasısırasında;
...
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine,koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirleralınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılanveya zamanında geri verilmeyen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlüzararlarını, Devletten isteyebilirler."
29. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin 18/6/2014 tarihli ve6545 sayılı Kanun'un 70. maddesi ile eklenen (3) numaralı fıkrası şöyledir:
"Birinci fıkrada yazan hâller dışında,suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veyadiğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyetsavcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminatdavaları ancak Devlet aleyhine açılabilir."
30. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminatisteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
"Karar veya hükümlerin kesinleştiğininilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerinkesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat istemindebulunulabilir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
31. Mahkemenin 17/11/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
32. Başvurucu, hakkında açılan kamu davasında yapılan yargılamaneticesinde aracında 1 adet kalaşnikof marka tüfekbulundurma ve taşıma eylemi yönünden "vahim nitelikte silahı bulundurmakve taşımak" suçundan mahkûmiyetine hükmedildiğini ancak bu suç ve davakonusu olay ile bir ilgisi olmadığı hâlde ceza soruşturması sırasında yapılanüst aramasında şahsi tabancası, şarjörü ve 8 adet mermisine el konulduğunu,mahkûmiyetine ilişkin kararda bu eşyaların karar kesinleştiğinde tarafına iadeedilmesine karar verildiğini, buna rağmen ve talep de ettiği hâlde söz konusueşyaların kendisine iade edilmediğini, bu nedenle 7,5 yıldan fazla bir süredirhukuka aykırı olarak ve bir yasal dayanağı da olmaksızın şahsi tabancası ile butabancaya ait şarjör ve mermilerinin kendisine iade edilmediğini belirterekmülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; el koyma kararınınkaldırılarak söz konusu eşyaların kendisine iade edilmesi ve bu eşyalarına elkonulması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesinekarar verilmesi talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
33. Başvurucu, kişisel malı olan tabancası ile bu tabancaya aitşarjör ve mermilerine herhangi bir suça konu olmayıp koşulları da mevcutolmadığı hâlde bir ceza soruşturması sırasında el konulması ve bu eşyalarınzamanında kendisine iade edilmemesi nedeniyle maddi ve manevi olarak zararauğradığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden yakınmaktadır.
34. Başvurucu ceza soruşturması sırasında el konulan tabancası,şarjör ve mermilerinin kendisine iade edilmediğinden yakınmakta ise de bueşyaların kararın kesinleştiğinde başvurucuya iade edilmesi hakkındaki BitlisAğır Ceza Mahkemesinin 24/12/2013 tarihli kararı - bireysel başvuru tarihindensonra - Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 9/6/2015 tarihli ilamıyla onanarakkesinleşmiş olup başvurucunun vasisinin 7/9/2015 tarihli talebi üzerine sözkonusu eşyalar başvurucu adına vasisine 22/1/2016 tarihinde teslim edilmiştir.Dolayısıyla başvurucunun el konulan söz konusu eşyalarının kendisine iade edilmediğiyönündeki şikâyeti bakımından mağduriyetinin sona erdiği görülmektedir. Ancakbaşvurucu ayrıca, koşulları oluşmadığı hâlde el koyma tedbirinin uygulanması veel konulan bu eşyaların kendisine zamanında teslim edilmemesi nedenleriylemaddi ve manevi olarak zarara uğradığını da ileri sürmektedir. Bu nedenlebelirtilen söz konusu şikâyet yönünden başvurunun incelenmesi gerekmektedir.
35. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
"... Başvuruda bulunabilmek için olağankanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."
36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarınıntamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
37. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte birhukuk yoludur. Bu nedenle kanunlarda yer alan idari ve yargısal başvuruyollarının bireysel başvurudan önce tüketilmiş olması gerekir. Temel hak veözgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece mahkemelerinde,olağan kanun yolları ile çözüme kavuşturulması esastır. Bireysel başvuruyoluna, iddia edilen hak ihlallerinin bu olağan denetim mekanizmasıçerçevesinde giderilememesi durumunda başvurulabilir. Bireysel başvurununikincil niteliğinin bir sonucu olarak olağan kanun yollarında ve genelmahkemeler önünde dile getirilmeyen iddialar Anayasa Mahkemesi önünde şikâyetkonusu edilemeyeceği gibi genel mahkemelere sunulmayan yeni bilgi ve belgelerde Anayasa Mahkemesine sunulamaz (Bayram Gök,26/3/2013, B. No: 2012/946, §§ 16-20).
38. Ancak belirtilen hükümlerde yer verilen olağan başvuruyolları ibaresinin, başvurucunun şikâyetleri açısından makul bir başarı şansısunabilecek ve bir çözüm sağlayabilecek nitelikte, kullanılabilir ve etkilibaşvuru yolları olarak anlaşılması gerekmektedir. Ayrıca başvuru yollarınıtüketme kuralı ne kesin ne şeklî olarak uygulanabilir bir kural olup bu kuralauyulmasının denetlenmesinde münferit başvurunun koşullarının dikkate alınmasıesastır. Bu anlamda yalnızca hukuk sisteminde birtakım başvuru yollarınınvarlığının değil aynı zamanda bunların uygulama şartları ile başvurucununkişisel koşullarının gerçekçi bir biçimde ele alınması gerekmektedir. Bunedenle başvurucunun, kendisinden başvuru yollarının tüketilmesi noktasındabeklenebilecek her şeyi yerine getirip getirmediğinin başvurunun özellikleri dikkatealınarak incelenmesi gerekir (S.S.A.,B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 28; Işıl Yaykır, B. No: 2013/2284, 15/4/2014, § 42).
39. Başvuru yollarının etkisiz olduğunun saptanması durumundasöz konusu edilen başvuru yolunun etkili ve erişilebilir olma koşullarınıkarşılamadığı gerekçesiyle tüketilme zorunluluğu aranmamaktadır. Ancak başvuruyollarının tüketilmesi koşuluna yönelik istisnaların her başvurunun somutözellikleri dikkate alınarak değerlendirileceği de açıktır (Sedat Vural, B. No: 2014/5559, 25/4/2014,§ 22).
40. Başvuru konusu olayda başvurucu hakkında "toplu hâldesilah kaçakçılığı" suçundan yürütülen soruşturma sırasında 19/11/2006tarihinde Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen arama kararıdoğrultusunda başvurucunun aracında bulunan 1 adet kalaşnikofmarka tüfek ile başvurucunun üst aramasında tespit edilen 1 adet tabanca veşarjörü ile 8 adet mermiye el konulmuş ve bu karar Sulh Ceza Hâkimi tarafındanonanarak söz konusu silahlar adli emanete alınmıştır. CumhuriyetBaşsavcılığının 7/6/2007 tarihli iddianamesi ile başvurucunun "6136 sayılıKanun'a muhalefet" suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davasıaçılmış, Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinde görülen yargılama neticesinde 27/6/2012tarihli Yargıtay bozma ilamına uyularak verilen 24/12/2013 tarihli karar ilebaşvurucunun "vahim nitelikte silahı bulundurmak ve taşımak" suçundan6136 sayılı Kanun'un 12. maddesinin lehine bulunan 5728 sayılı Kanun ile değiştirilmedenönceki ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 675 TL adli para cezası ilecezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme ayrıca, adli emanetin 2006/218sırasında kayıtlı bulunan 1 adet kalaşnikof markatüfek ile bu tüfeğe ait şarjörün 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin (4)numaralı fıkrası uyarınca müsaderesine ve aynı emanet sırasında kayıtlı 1 adet9063 seri numaralı tabanca, bu tabancaya ait şarjör ve 8 adet merminin isebaşvurucunun şahsi malı olduğu gerekçesiyle karar kesinleştiğinde başvurucuyaiadesine karar vermiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay 8. CezaDairesinin 9/6/2015 tarihli ilamıyla, anılan hükümde gösterilen uygulamamaddesinin ve adli para cezasının miktarı yönünden düzeltme yapılarak hükmünonanmasına karar verilmiştir.
41. Her ne kadar başvurucunun kişisel malı olan tabanca veşarjörü ile mermilerinin iade edilmesi talebi Bitlis Ağır Ceza Mahkemesince30/4/2014 tarihinde başvurucunun hükümözlü olarakceza infaz kurumunda bulunuyor olması gerekçe gösterilerek reddedilmiş ise de,bu eşyaların iade edilmesine ilişkin hüküm kesinleştikten sonra söz konusueşyalar başvurucu adına vasisine 22/1/2016 tarihinde teslim edilmiştir.
42. Başvurucu esas itibarıyla, kişisel malı olan tabanca, şarjörve mermileri hakkında herhangi bir suçla ilgisi olmamasına rağmen el koymakoruma tedbirinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ve bu eşyalarınyargılama sırasında kendisine iade de edilmediğini belirterek uygulanan butedbir nedeniyle zarara uğradığını iddia etmektedir. Bu durumda başvurucunun, iddiaedilen ihlalin tespitini ve tazminat ödenmesini sağlayabilecek bir hukuk yolumevcut ise bu yolu tüketmesi zorunludur. Bu çerçevede 5271 sayılı Kanun’un 141.ve 142. maddelerinde öngörülen tazminat yolunun başvurucunun şikâyetleriaçısından tüketilmesi gereken bir yol olup olmadığının incelenmesi gerekir.
43. 5271 sayılı Kanun’un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(j) bendinde, eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığıhâlde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyasıveya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geriverilmeyen kişiler için tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanınmaktadır.
44. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında dadeğinildiği üzere temel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla öngörülenmekanizmaların sadece teoride mevcut olması yeterli olmayıp bu mekanizmalarınözellikle pratikte de ulaşılabilir ve etkin olması gerekmektedir (Tanrıkulu/Türkiye, B. No: 23763/94,8/7/1999, § 76).
45. Koruma tedbirlerinden olan el koymanın hukuka aykırılığıiddiasıyla tazminat istemine ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesikapsamında çok sayıda Yargıtay içtihadı mevcut olup bu içtihatlardan biri olanYargıtay 12. Ceza Dairesinin 4/7/2013 tarihli ve E.2013/8830, K.2013/18335sayılı ilamı şöyledir:
"Davacının davasının dayanağını teşkileden...Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yerolmadığına dair karar ile neticelendirilen hazırlık soruşturması sırasında davacıyaait araca ve araçta bulunan çayasuç konusu olduğuiddiasıyla31/12/2007tarihinde el konulduğu, bilahare 1/2/2008 tarihinde aracındavacıya iade edildiği ve davacı hakkında 10/4/2008 tarihinde ek kovuşturmayayer olmadığına dair karar verildiği, aracın üzerinde bulunan çaylarla ilgilisoruşturmanın sürdürülerek çayın sahipleri olan ... ve ...hakkında müsaderetalebiyle ... Asliye Ceza Mahkemesine ceza davasının açıldığı, davacının elkonulan aracıyla suç konusu olduğu iddia edilen çaylar arasındaki hukuki bağınbu suretle ilişkilendirilemediği, davacının haksız yere el konulan aracıylailgili tazminat davası açabileceği ve CMK'nın 141/1-jmaddesindeki tazminatın yasal şartların oluştuğu kabul edildiğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir."
46. Yine Yargıtayın anılan Dairesinin26/6/2012 tarihli ve E.2012/13437, K.2012/15996 sayılı ilamı da şöyledir:
"Davacının davasının dayanağını teşkileden... Cumhuriyet Başsavcılığının .... karar sayılı hazırlık soruşturmasına28/10/2006 tarihinde başlanmış olup, davacının kara avcılığı yaptığı anlaşılmışise de eylemin suç olmadığı, idari para cezasının gerektirdiği gerekçesi ilekovuşturmaya yer olmadığı kararı ile birlikte davacının suçta kullanıldığıiddiasıyla el konulan av tüfeğinin müsaderesi için Sulh Ceza Mahkemesindenmüsaderesinin talep edildiği, talep üzerine anılan mahkemenin 5/5/2008 tarihlive 2006/93 müteferrik sayılı kararı ile görevsizlik kararı üzerine yetkiliidareye av tüfeğinin işlem yapılmak üzere gönderildiği ve 8/2/2008 tarihliidari yaptırım kararının ... Sulh Ceza Mahkemesinin 1/7/2008 tarihli ve2008/105 değişik iş sayılı ilamı ile idari para cezasının iptaline kararverildiğinin anlaşılması karşısında, CMK'nın 141/1-jmaddesindeki el konulan eşyanın zamanında geri verilmemesi nedeniyle maddi tazminatınyasal şartların oluştuğu ..."
47. Görüldüğü üzere 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesindedüzenlenen yol, bir yandan başvurucunun maruz kaldığı el koyma işleminin hukukaaykırılığının tespiti, diğer yandan da uğradığı zararın tazmini imkânını sağlamaktadır.Bu nedenle 5271 sayılı Kanun’un 141. maddesi ile öngörülen hukuk yolubaşvurucunun şikâyetleri açısından erişilebilir ve elverişli bir çözüm olanağıve makul ölçüde bir başarı imkânı sunmaktadır (MehmetAli Aslan, B. No: 2013/2429, 30/3/2016, § 28).
48. Somut olayda ceza soruşturması sırasında el konulanbaşvurucunun tabancası, şarjörü ve mermileri başvurucuya iade edilmiş olupbaşvurucu ayrıca el koyma tedbirinin koşulları oluşmadığı hâlde uygulanması vebu eşyaların zamanında iade edilmemesi nedenlerine dayalı olarak 5271 sayılıKanun’un 141. maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunma imkânına sahiptir.Etkin ve erişilebilir bir çözüm imkânı sunan hukuk yoluna başvurmaksızınyapılan bireysel başvuruların incelenmesi, bireysel başvuru yolunun ikincilliğiilkesi gereği mümkün değildir.
49. Sonuç olarak silah kaçakçılığı suçundan yürütülen bir cezasoruşturması sırasında başvurucunun bu suç ile ilgili olmadığını belirttiğitabancası ve şarjörü ile mermilerine de el konulduğu, başvurucu hakkında açılankamu davasında yapılan yargılama neticesinde bu eşyaların başvurucuya iadeedildiği, başvurucunun söz konusu eşyalar hakkında verilen el koyma tedbirininkoşulları oluşmadığı hâlde uygulandığı ve bu eşyaların zamanında kendisine iadeedilmediği şikâyetlerine ilişkin olarak ise zararlarının tazmini bakımındanetkin bir yol olan 5271 sayılı Kanun’un 141. maddesine dayanarak tazminattalebinde bulunma imkânının bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mülkiyethakkının ihlaline neden olduğu ileri sürülen söz konusu iddiaya ilişkin olarakbaşvuru yolları usulünce tüketilmemiştir.
50. Açıklanan nedenlerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA 17/11/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.