TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ZAHİR TÜRKAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/11455)
Karar Tarihi: 12/12/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör Yrd.
:
Leyla Nur ODUNCU
Başvurucu
:
Zahir TÜRKAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlanmasınave bazı disiplin yaptırımları yönünden itirazın kabulüne karar verilmesinerağmen görevden alınma nedeniyle masumiyet karinesinin; açılmış olan davadaidari yargı mercilerinin davanın reddine karar vermesi nedeniyle adilyargılanma hakkının; kanunlar önünde eşit işlemle muamele edilmemesi nedeniyleeşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 11/7/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru,başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonraKomisyona sunulmuştur.
4. BirinciBölüm İkinci Komisyonunca 20/4/2015 tarihindebaşvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
5. BölümBaşkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesininbirlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvurubelgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık)gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuruformu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
A. Disiplin Soruşturması Yönünden
8. Başvurucu,Düzce'de bir devlet okulunda müdür olarak görev yapmakta iken;
i. İş-Kur tarafından görevlendirilen personeller Ş.U. veZ.K.ye ait 2012 yılı Nisan ayı KatılımcıDevam Çizelgesinin ilgili personeller tarafından değil başvurucutarafından imzalanmış olduğu,
ii. İş-Kurtarafından Kuruma gönderilen personelin çalışma saatleri dışında başvurucutarafından okulda bekletildikleri,
iii. Başvurucununokul personeline karşı "Biri beni şikayet etmiş ama beni öldürmedikten sonra bana kimse birşey yapamaz. Ben onu tükürüğümle boğarım" şeklinde söylemdebulunduğu,
iv. Başvurucunun özellikle beş yaş grubu öğretmeni M.K.olmak üzere şube öğretmenlerini ders uygulamalarını aksatacak şekildetoplantılara çağırdığı ve öğretmenlerin toplantıda olduğu sırada öğretmenlerinsorumlu olduğu öğrencilerle ilgili olarak hizmetlilerin görevlendirildiği,
v. İş-Kur tarafından Kurumda görevlendirilmiş olanYardımcı Personel Ş.U.ya, başvurucunun kendi özelhayatı ile ilgili cinsel içerikli söylemlerle tacizde bulunduğu isnatları ilebaşvurucu hakkında disiplin soruşturması açılmıştır.
9. Başvurucu,hakkındaki disiplin soruşturması kapsamında 21/5/2012ve 3/7/2012 tarihleri arasında tedbiren görevdenuzaklaştırılmıştır.
10. DüzceValiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim Denetmeleri Başkanlığı tarafındanbaşvurucu hakkında hazırlanan soruşturma raporunda, başvurucuya disiplincezaları verilmesi ve idari yönden yöneticilik görevinin başvurucu üzerindenalınması yönünde teklif getirilmiştir.
11. Başvurucununhakkında yürütülen disiplin soruşturması kapsamında yöneticilik görevininsonlandırılması yönünde Düzce Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim DenetmenleriBaşkanlığınca getirilen idari teklif ve Düzce Millî Eğitim Müdürü'nün talebiüzerine Düzce Valisinin oluru gereği, 13/8/2009tarihli ve 27318 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı EğitimKurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik'in29. maddesinin (1) numaralı fıkrasının b bendi uyarınca 3/7/2012 tarihli ve8904 sayılı kararname ile başvurucunun müdürlük görevi sonlandırılmış;başvurucu, Düzce il merkezindeki bir başka devlet okuluna okulöncesi alanöğretmeni olarak atanmıştır.
12. Hakkındadisiplin cezası teklif edilmeyen, İş-Kur tarafından görevlendirilen yardımcıpersonele kendi özel hayatı ile ilgili cinsel içerikli söylemlerle tacizdebulunduğu iddiası ile ilgili olarak olayın mahiyeti dikkate alınarakbaşvurucunun il dışında başka bir okula öğretmen olarak atanmasının soruşturmaraporunda teklifi üzerine başvurucu 7/8/2012 tarihlive 37001 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı kararnamesi ile Ordu'nun Korganilçesindeki bir devlet ilkokuluna atanmıştır.
13. Yürütülendisiplin kovuşturması sonucunda yukarıda(bkz. § 8 i.) belirtilen eylemin sübutbulduğu sonucuna varılarak Düzce İl Millî Eğitim Disiplin Kurulunun 26/7/2012tarihli kararı dikkate alınarak 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı DevletMemurları Kanunu'nun 126. maddesi gereğince Düzce Valisi tarafından 30/7/2012tarihli işlem ile, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesininbirinci fıkrasının D bendinin f alt bendi uyarınca gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiilinden dolayıbaşvurucu bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezası ilecezalandırılmıştır.
14. Başvurucununitirazı üzerine Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 23/5/2013tarihli işlemi ile, isnat edilen fiilin işlenişindekasıt olmadığı gerekçesiyle bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulmasıdisiplin cezasına (bkz. § 13) ilişkin itirazının kabulüne karar verilmiştir.
15. Yürütülendisiplin kovuşturması sonucunda yukarıda (bkz. § 8 ii.) belirtilen eyleminsübut bulduğu sonucuna varılarak Düzce Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğünün 17/7/2012 tarihli işlemiyle 657 sayılı Kanun'un 125.maddesinin birinci fıkrasının C bendinin (a) alt bendi, aynı Kanun'un 126.maddesi uyarınca başvurucu kınama disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Bucezaya karşı başvurucunun herhangi bir yola başvurup başvurmadığı bireyselbaşvuru formundan anlaşılamamaktadır.
16. Yürütülendisiplin kovuşturması sonucunda yukarıda (bkz. § 8 iii.) belirtilen eyleminsübut bulduğu sonucuna varılmış, Düzce İl Millî Eğitim Disiplin Kurulunun 26/7/2012 tarihli kararı dikkate alınarak 657 sayılıKanun'un 126. maddesi gereğince Düzce Valisi tarafından 30/7/2012 tarihli işlemile 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının D bendinin l altbendi uyarınca amirine, maiyetindekilere, işarkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmekfiilinden dolayı başvurucu bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulmasıdisiplin cezası ile cezalandırılmıştır.
17. Başvurucununitirazı üzerine Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 4/12/2012 tarihli işlemi ile isnat edilen fiilin doğrulukkazanmadığı gerekçesiyle verilen bir yıl süreyle kademe ilerlemesinindurdurulması disiplin cezasına (bkz. § 16) ilişkin itirazın kabulüne kararverilmiştir.
18. Yürütülendisiplin kovuşturması sonucunda yukarıda (bkz. § 8 iv.) belirtilen eyleminsübut bulduğu sonucuna varılmış, Düzce Valiliği Millî Eğitim Müdürlüğünün 17/7/2012 tarihli işlemi ile 657 sayılı Kanunu'nun 125.maddesinin birinci fıkrasının C bendinin a alt bendi, 125. maddesinin üçüncüfıkrası, 126. maddesi uyarınca başvurucu 1/30 oranında aylıktan kesme disiplincezası ile cezalandırılmıştır. Bu cezaya karşı başvurucunun herhangi bir kanunyoluna başvurup başvurmadığı bireysel başvuru formundan anlaşılamamaktadır.
19. Başvurucu;yöneticilik görevinden alınarak öğretmen olarak atanmasına ilişkin işlemin(bkz. § 11) hukuka aykırı olduğunu, müdürlük görevinden alınmasınıgerektirebilecek bir nedenin bulunmadığını ileri sürerek iptali için davaaçmıştır.
20. Sakarya2. İdare Mahkemesinin 25/4/2013 tarihli kararı iledavanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
"...Dava konusuatama işlemine dayanakalınan 25.06.2012 tarih 663.07/45 sayılı soruşturma raporu kapsamında alınanifadeler değerlendirildiğinde, okul aile birliği tarafından hizmet alımısuretiyle okulda çalıştırılan üç personelin okuldan ayrılış saatlerinin 18:00 olmasına karşın işlerinin bitmesinden sonra mazeretsizolarak okulda bekletildikleri ve bu sürenin kimi zaman okuldan ayrılış saatinin20:00'a kadar uzadığı, çalışanların okulda yalnız kalmamak adına birlikte okulagelip birlikte ayrılmaya başladıkları, devam çizelgelerinin çalışanlartarafından imzalanmadığı, okul öğretmenleri ve çalışanlarına hitapla ''biribeni şikayet etmiş, ama beni öldürmedikten sonra bana kimse bir şey yapamaz,ben onu tükürüğümle boğarım'' ''bunlar zaten dağdan inme, hiçbir şeyanlamazlar'' ifadesini kullandığı, toplantılarda söz alan öğretmenlere''susun'', ''dışarı çıkın'' gibi sert ifadelerle hitap ettiği, okulda görevlibir öğretmenin genellikle müdür odasında okulun web sayfasının yapımı üzerindeçalıştığı ve sık sık öğretmenler toplantıya çağrılarak eğitim faaliyetininaksatıldığı, bu sırada öğrenciler için okul hizmetlilerinin görevlendirildiği,davacının subut bulan bu fiilleri nedeniyle hakkındaçeşitli disiplin cezalarının önerildiği, davacı hakkında öne sürülen diğer biriddia olan İş-Kur tarafından görevlendirilen yardımcı personele kendi özelhayatı ile ilgili cinsel içerikli söylemlerde bulunarak tacizde bulunduğuiddiası ile ilgili olarak ise, soruşturma raporunda adı geçen personelinverdiği ifadesinde; okulun anahtarının ilk zamanlar kendisinde olduğu ve mesaibitiminde saat 18:00'da okulu kapatarak ayrıldığı, okul müdürü olan davacınıngöreve başlamasından sonra keyfi olarak mesai sonrasında okulda kalmasınınistenildiği, bu zaman zarfında dinlemek istemese de kendi özel yaşantısınailişkin konuşmalar yaptığı, bundan rahatsız olması üzerine okula diğer üçarkadaşı ile gelip mesai sonrasında da birlikte ayrılmayı kararlaştırdıkları,bu uygulama sonrasında davacı okul müdürünün tutumlarında değişiklik olduğu vepersonelin görevi olmayan öğrencilerin başında durmak gibi işlerlegörevlendirildiği, bu ve benzer ifadelerin diğer çalışan personel veöğretmenler tarafından da dile getirildiği söz konusu soruşturma raporu ekindeyer alan ifade tutanaklarının incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olaya ilişkin yukarıda aktarılan tespitler ve yerverilen Yönetmelik hükmü kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, davacınınokul öncesi eğitim hizmeti sunan bir anaokulunda müdür olarak görev yaptığı,yönetim ve koordinasyonundan sorumlu olduğu okulda sürdürülen eğitimfaaliyetinin okul öğretmenleri ve yardımcı personel ile birlikte daha verimlive niteliklibir şekilde yürütülmesi, ilk eğitimçağında olan öğrencilerin daha sağlıklı bir ortamda eğitimlerini sürdürmeleriiçin gerekli ortam ve imkanların davacı okul müdürütarafından öğretmen, öğrenci ve yardımcı personele sunulması gerekirken, davacıtarafından sergilenen tutum ve davranışlar sonucu eğitim kurumunda sağlıklı birçalışma ve eğitim ortamının yitirildiği, öğretmen ve yardımcı personelindavacının davranışları ve yaklaşımından tedirgin bir halde çalışmalarınısürdürdükleri, okul ortamında yaşanan ve soruşturma raporuna aktarılanifadelere yansıyan olayların okulun bulunduğu yerleşim alanında yaşayanlar tarafındanda duyularak halk arasında konuşulmaya başlandığı hususları da dikkatealındığında, disiplin soruşturması sonucu sübuta erdiği anlaşılan eylemlerininyöneticilik sıfatı ile bağdaşmadığı sonucuna varılarak eğitim denetmenleritarafından getirilen teklif üzerine davacının durumuna uygun il içi bir başkaokula üzerinden yöneticilik görevinin alınarak öğretmen olarak atanmasındahukuka aykırılık bulunmamaktadır..."
21. Başvurucununitirazı üzerine Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 15/11/2013tarihli kararında ilk derece mahkemesi kararı aynı gerekçe ve nedenlerle uygungörülerek dilekçede ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını sağlayacakdurumda olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine, ilk derece mahkemesi kararınınonanmasına hükmedilmiştir.
22. Başvurucununkarar düzeltme istemi, Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 21/5/2014tarihli kararı ile reddedilmiştir. Bu karar 13/6/2014tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir.
23. Başvurucu11/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. Ceza Yargılaması Yönünden
24. Başvurucu hakkında resmî belgede sahtecilik suçundanyürütülen ceza kovuşturmasında Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 3/4/2014 tarihli kararı ile başvurucunun beraatinekarar verilmiştir. Bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararıngerekçesinde İş-Kur tarafından görevlendirilen personeller Ş.U. ve Z.K.nin2012yılı Nisan ayına ait devam çizelgelerinde imzalarının bulunmaması veçizelgelerin Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından istenmesi üzerine başvurucununadı geçen iki personelin yerine imza atarak devam çizelgelerini Millî EğitimMüdürlüğüne verdiği belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun savunmalarında suçkastı ile hareket etmediğini, amacının bir eksikliği gidermek ve adı geçenpersonellerin mağdur edilmemesi olduğunu ve bu işten kendisinin bir menfaatininolmadığını beyan ettiği, olayın mahiyeti itibarıyla başvurucunun savunmalarınındoğru olduğu, resmî belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için sahteciliğinaldatıcı özelliğinin bulunmasının gerektiği oysa kisuça konu çizelgelerin her ay düzenli olarak Millî Eğitim Müdürlüğünegönderilen diğer devam çizelgeleri ile karşılaştırıldığında suça konuçizelgedeki imzaların diğer aylara ait çizelgelerdeki imzalardan açıkça farklıolduğunun anlaşıldığı, başvurucunun adı geçen iki personelin imzalarını taklitetmek gibi çabası olmayıp tamamen farklı imzalar attığı, böyleliklebaşvurucunun üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmayacağıbelirtilmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
25. 657sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının C bendinin a alt bendişöyledir:
"Aylıktan kesme : Memurun, brütaylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak,görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek,görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, horkullanmak"
26. 657sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının D bendinin f ve l altbentleri şöyledir:
"Kademe ilerlemesinin durdurulması: Fiilin ağırlık derecesine görememurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 - 3 yıl durdurulmasıdır.
...
f) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek
...
l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerinehakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek"
27. 657sayılı Kanun'un 125. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hüküm şöyledir:
"Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödülveya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafifolanı uygulanabilir."
28. 657sayılı Kanun'un 126. maddesinin birinci fıkrasında yer alan hüküm şöyledir:
"Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleritarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğukurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirleril disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafındanverilir."
29. MillîEğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları YöneticilerininAtamave Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik'in 29. maddesinin (1) numaralıfıkrasının b bendinde yer alan hüküm şöyledir:
"Eğitim kurumu yöneticilerinden haklarında yapılan adlî ve idarîsoruşturma sonucu hazırlanan raporların yetkili amir ve kurullarcadeğerlendirilmesi sonucuna göre;
...
b) Yöneticilik görevlerindenalınması gerekenler ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına öğretmen olarak,
atanırlar."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
30. Mahkemenin12/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuruincelenip gereği düşünüldü:
A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
31. Başvurucu; idari yargı mahkemelerininvermiş olduğu ret kararları ile Düzce Asliye Ceza Mahkemesince verilen beraatkararının Millî Eğitim Bakanlığınca yapılan itirazın kabulü işlemlerininbirbirleriyle çelişmesi, göreve iade talebinin idari yargı mercilerincereddedilmesi, bu bakımdan suçu olmadığı hâlde müdürlük görevinin elindenalınması nedeniyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğini iddiaetmiştir.
2. Değerlendirme
32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu;her ne kadar suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia etmişise de anılan şikâyetin içeriği incelendiğinde başvurucunun şikâyetinin özününceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlanmış olmasına, disiplin cezalarınayapmış olduğu itirazlar Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca kabuledilmiş olmasına rağmen müdürlük görevine iade edilmemesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Bu bakımdan başvurucunun iddialarının masumiyet karinesi bakımındanincelenmesi gerekmektedir.
a. Genelİlkeler
33.Masumiyetkarinesi, hakkında suç isnadı bulunan bir kişinin adil bir yargılama sonundasuçlu olduğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum sayılması gerektiğiniifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin de bir gereğini oluşturmaktadır (AYM,E.2013/133, K.2013/169, 26/12/2013). Anılan karine,kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu olarakkabul edilmemesini güvence altına almaktadır. Ayrıca hiç kimse, suçluluğuhükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafındansuçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz (Kürşat Eyol, B.No: 2012/665, 13/6/2013, § 26).
34. Adilyargılanma hakkının bir unsuru olan masumiyet karinesinin sağladığı güvenceniniki yönü bulunmaktadır.
35. Güvenceninilk yönü; kişi hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar geçen, birbaşka ifadeyle kişinin ceza gerektiren bir suçla itham edildiği (suç isnadıaltında olduğu) sürece ilişkin olup suçlu olduğuna dair hüküm tesis edilenekadar kişinin suçluluğu ve eylemleri hakkında erken açıklamalarda bulunulmasınıyasaklar. Güvencenin bu yönünün kapsamı sadece ceza yargılamasını yürütenmahkemeyle sınırlı değildir. Güvence aynı zamanda diğer tüm idari ve adlimakamların da işlem ve kararlarında, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadarkişinin suçlu olduğu yönünde ima ya da açıklamalarda bulunmamasını gereklikılar. Dolayısıyla sadece suç isnadına konu ceza yargılaması kapsamında değilceza yargılaması ile eş zamanlı olarak yürütülen diğer hukuki süreç veyargılamalarda da (idari, hukuk, disiplin gibi) masumiyet karinesinin ihlali sözkonusu olabilir (Galip Şahin, B.No: 2015/6075, 11/6/2018, § 39).
36. Güvenceninikinci yönü ise ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet dışında bir hükümkurulduğunda devreye girer ve daha sonraki yargılamalarda ceza gerektiren suçlailgili olarak kişinin masumiyetinden şüphe duyulmamasını, kamu makamlarınıntoplum nezdinde kişinin suçlu olduğu izlenimini uyandıracak işlem veuygulamalardan kaçınmasını gerektirir (GalipŞahin, § 40 ).
37. Bilindiğigibi ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabidisiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bununiçin kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerineaykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındakiusul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamugörevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıradisiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir(benzer yönde değerlendirmeler için bkz. ÖzcanPektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, §30). Böyle bir durumda bir eylemi nedeniyle ilgili hakkında hem ceza hem dedisiplin işlemlerinin yürütülmesine Anayasa'da güvence altına alınan masumiyetkarinesinin engel teşkil etmediğini, bu iki sürecin eş zamanlı olarak devametmesinin de önünde anılan güvence bakımından bir mâni bulunmadığını belirtmekgerekir (Galip Şahin, § 45).
38. Öteyandan ceza muhakemesi sonucunda kişinin yüklenen suçu işlemediğinin sabit olmasınedeniyle verilen hükümler dışında ceza mahkemesi hükmü, disiplin makamlarıaçısından doğrudan bağlayıcı değildir. Ancak cezai sorumluluğu ortadan kalkmışolsa dahi aynı olaylar nedeniyle -daha hafif bir ispat külfeti temelinde- kişihakkında başka tür bir sorumluluğun tesis edilmesinin önünde bir engelbulunmamaktadır (benzer yönde değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, § 25; Kürşat Eyol, §30).
39. Ceza muhakemesiyle eş zamanlı olarak yürütülen, bir başkaifadeyle kişinin henüz suç isnadı altında olduğu, ceza makamları tarafındanhakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı süreçte devam eden disiplin soruşturmave yargılamalarında masumiyet karinesi bakımından önemli olan husus; kamumakamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıklarıdil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleritarafından henüz suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölgedüşürülmesine sebebiyet vermemeleridir (GalipŞahin, § 47).
b. İlkelerinOlaya Uygulanması
40. Başvurukonusu olayda, İş-Kur tarafından görevlendirilen iki personele ait 2012 yılıNisan ayı Katılımcı Devam Çizelgesininilgili personeller tarafından değil başvurucu tarafından imzalanmış olmasıeylemi nedeniyle başvurucu hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan cezadavası açılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde başvurucunun üzerine atılısuçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile başvurucunun beraatine karar verilmiştir (bkz. § 24).
41. Diğertaraftan kamu görevlisi olması nedeniyle aynı eyleminden dolayı başvurucuhakkında disiplin soruşturması ve kovuşturması açılmış; gerçeğe aykırı rapor vebelge düzenlemek fiilinden dolayı başvurucunun bir yıl süreyle kademeilerlemesinin durdurulması disiplin cezası ile cezalandırılmasına kararverilmiştir. Başvurucunun bu karara karşı itiraz etmesi üzerine Millî EğitimBakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca başvurucuya isnat edilen fiilin işlenişindekasıt olmadığı gerekçesiyle verilen disiplin cezasına ilişkin başvurucununitirazının kabulüne, gereği için kararın ilgili birime gönderilmesine kararverilmiştir.
42. Yukarıdabelirtilen eylem dışında diğer bazı eylemler nedeniyle de (bkz. § 8) başvurucuhakkında disiplin kovuşturmaları yürütülmüş ve başvurucunun işlediği iddiaedilen bazı eylemler kapsamında kendisine çeşitli disiplin cezaları verilmiştir(bkz. §§ 13-18).
43. Yöneticilikgörevinin sonlandırılması yönündeki idari teklif üzerine(bkz. § 10) başvurucu,müdürlük görevinden alınarak bir başka okula okulöncesi alan öğretmeni olarakatanmıştır (bkz. § 11).
44. Başvurucutarafından açılan iptal davasında, müdürlük görevinden alma işleminin hukukauygunluğunun denetlendiği Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 25/4/2013tarihli kararında (bkz. § 20) başvurucunun disiplin yargılamasına konu olaneylemleri belirtildikten sonra yöneticilik görevinin sona erdirilip öğretmenolarak atanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kararın incelenmesinde sağlıklı bir çalışma ve eğitim ortamınınsağlanması, öğretmen ve yardımcı personelin başvurucunun davranışları veyaklaşımı nedeniyle tedirgin bir hâlde çalışmalarını sürdürmelerinin önlenmesi,disiplin soruşturmasına yansıyan olayların okulun bulunduğu yerleşim alanındayaşayanlar tarafından duyularak halk arasında konuşulmaya başlaması hususlarıdikkate alınarak disiplin soruşturması sürecinde alınan ifadelerin birbiri iletutarlı olması da gözönünde bulundurularak Mahkemeceanılan sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Kararın gerekçesinin tümbağlamı dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin değerlendirmesine esasaldığı disiplin yargılamasının ceza davasına konu olan eylem (bkz. § 8 i)olmayıp disiplin yargılamasına konu olan diğer eylem iddiaları olduğuanlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince başvurucu hakkındaki ceza davasına,başvurucunun ceza hukuku anlamında suçluluğuna herhangi bir atıf yapılmadığıgibi ceza davasına konu olan görevlendirilen personele ait devam çizelgesininbaşvurucu tarafından doldurulmuş olması eylemi bakımından da ayrıca herhangibir değerlendirme yapılmadığı tespit edilmiştir.
45. AyrıcaSakarya 2. İdare Mahkemesinin kararının gerekçesinde "...disiplin soruşturması sonucu sübuta erdiği anlaşılaneylemlerinin yöneticilik sıfatı ile bağdaşmadığı sonucuna varılarak..."şeklinde ifade kullanıldığı tespit edilmiştir. Kararda ilgilimevzuat hükümlerine, başvurucu hakkında yürütülen disiplin yargılamalarına veverilen disiplin cezalarına, disiplin yargılamalarına konu eylemlerin aynıokulda görev yapan diğer kişilere karşı gerçekleştirildiği iddia edileneylemler olmasına, tüm bunların okul içinde ve okul dışındaki etkilerinedeğinildikten sonra başvurucunun üzerine atılı ceza yargılamasına konu eylemiyönünden değil disiplin eylemleri yönünden bir değerlendirme yapılmış vedavanın reddine hükmedilmiştir. Kararda alıntılanan anılan ifadeden açıkçaanlaşıldığı üzere İdare Mahkemesinin kararında sübutaerme ifadesi ile ceza yargılamasına, ceza hukuku anlamında birsuçluluğa atıf yapılmamıştır.
46. Açıklanangerekçelerle masumiyet karinesine yönelik bir müdahalenin bulunmadığının açıkolduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkinDiğer İddialar ileAyrımcılık YasağınınİhlalEdildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
47. Başvurucu, hakkında hükmedilen beraat kararı ve Millî EğitimBakanlığının itirazın kabulü kararları dikkate alınmadan idari yargımercilerince verilen ret kararları nedeniyle hak arama özgürlüğünün; yasalarönünde eşit işlem görmediğini belirterek eşitlik ilkesinin ihlal edildiğiniiddia etmiştir.
2. Değerlendirme
48. 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca başvurucunun başvuru konusu olaylarailişkin iddialarını açıklama, dayanılan Anayasa hükmünün ihlal edildiğine dairhukuki iddialarını kanıtlama, bireysel başvuru kapsamındaki haklardanhangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeleri vedelilleri sunma yükümlülüğü bulunmaktadır (S.S.A., B. No:2013/2355, 7/11/2013, § 38; Veli Özdemir,B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).
49. Somutolayda başvurucu, iddialarını soyut ve genel bir ifadelerle ileri sürmüş;ayrıca kendisine hangi nedenle ayrımcılık yapıldığına ilişkin herhangi birbeyanda da bulunmamıştır. Adil yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağının neşekilde ihlal edildiğine ilişkin nedenleri açıklama yönündeki yükümlülüğünüyerine getirmemiştir. Dolayısıyla başvurucu tarafından ileri sürülen iddialarıntemellendirilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
50. Açıklanangerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. 1.Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Adilyargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin diğer iddialar ile ayrımcılıkyasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılamagiderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 12/12/2018tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.