TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ZEYNEP GÜLŞAH AKSOY BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/50678)
Karar Tarihi: 28/5/2019
R.G. Tarih ve Sayı: 5/7/2019 - 30822
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Raportör
:
Burak FIRAT
Başvurucu
:
Zeynep Gülşah AKSOY
Vekili
:
Av. Doğukan Tonguç CANKURT
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, bir protesto eylemi sırasında afiş astığı içinbaşvurucuya idari para cezası verilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 21/10/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne kararverilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Arka Plan Bilgisi
8. Türkiye'de 2015 yılının ikinci yarısından başvuruya konueylemin yapıldığı tarihe kadar çok sayıda terör saldırısı ile birliktetoplumsal infial yaratan bazı olaylar yaşanmıştır. Bunlardan bazıları, açıkkaynaklardan edinilen bilgiler ışığında kronolojik olarak sıralanmıştır.
i. 5/6/2015 tarihinde Halkların Demokratik Partisinin (HDP)Diyarbakır'daki seçim mitingine bombalı saldırı düzenlenmiştir. 7/6/2015tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimi'nden ikigün önce düzenlenen saldırıda beş kişi ölmüş, dört yüzün üzerinde kişi deyaralanmıştır.
ii. 20/7/2015tarihinde Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde canlı bomba saldırısı düzenlenmiştir.Saldırıda otuz dört kişi ölmüş, yüzden fazla kişi de yaralanmıştır.
iii. 10/8/2015 tarihinde İstanbul Sultanbeyli Fatih PolisMerkezine bomba yüklü araçla saldırı düzenlenmiştir. Saldırının ardından çıkan çatışmadabir polis memuru şehit olmuştur.
iv. 10/10/2015 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen Barış Mitingi'nin toplanma yeri olan Ankara Garı'nın önündepatlatılan iki bomba ile yapılan saldırıda yüz üç kişi hayatını kaybetmiş,yüzlerce kişi yaralanmıştır.
v. 12/1/2016 tarihinde İstanbul Sultanahmet Meydanı'nda Suriyekökenli bir saldırgan, turist kafilesinin arasına karışarak üzerindeki bombayıpatlatmıştır. Patlama sonucunda on üç kişi ölmüş, on altı kişi deyaralanmıştır.
vi. 17/2/2016 tarihindeGenelkurmay, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Kuvvet Komutanlıklarınınyakınındaki mevkide askerî servis araçlarının geçişi sırasında bomba yüklü araçpatlatılmıştır. Saldırıda yirmi sekiz kişi ölmüş, altmış bir kişiyaralanmıştır.
vii. 13/4/2016 tarihinde Kızılay'dabomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda otuz dört kişi ölmüş, yüz yirmi beşkişi yaralanmıştır.
viii. 19/4/2016 tarihinde İstiklal Caddesi'nde BeyoğluKaymakamlığı önünde intihar saldırısı düzenlenmiştir. Saldırıda beş kişi ölmüş,otuz yedi kişi de yaralanmıştır.
B. Somut Olaya İlişkin Bilgiler
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
10. Başvurucu, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih CoğrafyaFakültesi (Fakülte) öğrencisidir.
11. 21/3/2016 günü saat 11.00 civarında aralarında başvurucununda bulunduğu yaklaşık on beş kişilik bir grup ülkede 2016 yılında gerçekleşenbombalı saldırıları protesto etmek amacıyla Fakültenin orta bahçesindetoplanarak pankart açmıştır. Pankartın üzerinde şunlar yazmaktadır:
"Sarayın İstikrarı / 5 Haziran 2015 HDPDiyarbakır Mitingi / 20 Temmuz 2015 Suruç/ 10 Ekim 2015 Ankara Barış Mitingi /12 Ocak 2016 Sultanahmet Meydanı / 6 Şubat 2016 Cizre Bodrum Katı / 17 Şubat2016 Genelkurmay Önü / 13 Mart 2016 Güvenpark / 19 Mart 2016 İstiklal Cddesi / Katliam, Kan, Yayın Yasağı, Gözyaşı ÖğrenciKolektifleri"
12. Anılan pankartın indirilmesi için Fakültenin özel güvenlik görevlilerigruba gerekli ikazları yapmış ancak pankart grup tarafından indirilmemiştir.
13. Fakülte yönetimi karşıt görüşlü öğrenciler arasında meydanagelmesi muhtemel olayları önlemek ve eğitimin aksamadan devam edilmesinisağlamak amacıyla okula polis çağırmış ve okula gelen polisler saat 14.40'taFakültenin orta bahçesine girerek pankartı indirmişlerdir.
14. Başvurucunun da aralarında bulunduğu dört kişi gözaltınaalınmış ve ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştır.
15. 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğünün 21/3/2015 tarihli işlemiylebaşvurucuya 219 TL idari para cezası uygulanmıştır.
16. Başvurucu idari para cezasına karşı Ankara 4. Sulh CezaHâkimliğine (Hâkimlik) itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz dilekçesinde,protestonun barışçıl olduğu dikkate alınarak eylemin ifade özgürlüğü kapsamındakaldığı ve itiraz konusu cezanın caydırıcı etkisinin gözetilmesi gerektiğisavunulmuştur.
17. Hâkimlik, idari yaptırım kararı ile verilen idari paracezasının usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmiş ve 27/9/2016 tarihindeitirazın reddine kesin olarak karar vermiştir.
18. Anılan karar, başvurucu vekiline 7/10/2016 tarihinde tebliğedilmiş; başvurucu 21/10/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
19. 5326 sayılı Kanun’un "Afişasma" kenar başlıklı 42. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"(1)... cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait ... alanlara, rızası olmaksızınözel kişilere ait alanlara bez, kâğıt ve benzeri afiş ... asan kişiye, yüz TürkLirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî paracezası verilir. Aynı içerikteki afiş ve ilânlar, tek fiil sayılır.
(2)Birinci fıkra hükmü, yetkili makamlardan alınan açık ve yazılı izne dayalıolarak asılan afiş ve ilânlar açısından uygulanmaz. ...
...
(4) Bukabahatler dolayısıyla idarî para cezasına, kolluk veya belediye zabıtagörevlileri karar verir.
..."
B. Uluslararası Hukuk
20. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, toplantıve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ve bu hak kapsamında ifade özgürlüğünündemokratik toplumun en temel değerleri arasında olduğu ve demokrasinin özündeaçık bir tartışma ortamıyla sorunları çözebilme gücünün yer aldığıvurgulanmaktadır. Şiddete teşvik ve demokrasinin ilkelerini ortadan kaldırmadurumları dışında toplantı ve ifade özgürlüğünün ortadan kaldırılmasına yönelikönleyici nitelikli radikal tedbirler, yetkililerin eylemlerde kullanılanifadeler ve bakış açılarını şaşırtıcı ve kabul edilemez olarak değerlendirdiğiya da eylemlerin yasa dışı olduğu durumlarda dahi demokrasiye zarar vermektehatta demokrasinin varlığını sık sık tehlikeye atmaktadır. Hukukun üstünlüğünedayalı demokratik bir toplumda, mevcut düzene itiraz eden ve barışçılyöntemlerle gerçekleştirilmesi savunulan siyasi fikirlerin toplantı özgürlüğüve diğer yasal araçlarla kendisini ifade edebilmesi imkânı kişileresunulmalıdır (Gün ve diğerleri/Türkiye,B. No: 8029/07, 18/6/2013, § 70; Güneri vediğerleri/Türkiye, B. No: 42853/98, 43609/98 ve 44291/98, 12/7/2005,§ 76).
21. AİHM'in Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye (B.No: 19620/12, 23/1/2018) kararında da eldeki mevcut başvuruya benzer birbaşvuru ele alınmıştır.
i. AİHM'in kararına konu olayda Eğitim ve Bilim EmekçileriSendikası üyesi başvuruculara, gerçekleştirilen grev kapsamında bir okulbinasının dış cephesine üzerinde "Bu işyerinde grev vardır" yazılı afiş astıkları gerekçesiyle 5326sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca idari para cezası verilmiştir. AİHM,Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 11. maddesinde güvence altınaalınan barışçıl olarak toplanma özgürlüğü kapsamında incelediği başvurudadeğerlendirilmesi gereken başlıca konunun idari para cezasının demokratiktoplumda gerekli olup olmadığı hususu olduğunu ifade etmiştir(Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye,§ 28).
ii. AİHM; gösterinin tamamen barışçıl olarak sürdürüldüğünü,gösteride idari makamların veya polisin kamu düzenini korumak için müdahale etmesinigerektirecek taşkınlıklar yaşanmadığına dikkat çekmiştir (Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye, § 29). AİHM'egöre başvuranlar görsel bir kirliliğe sebebiyet veren, şiddet içeren bir afişasmamışlar ve binanın dış cephesine veya herhangi bir kamu malına zararvermemişlerdir. Söz konusu afişin asılmasının barışçıl olarak toplanmaözgürlüğünün kullanımına bağlı bir unsur olarak değerlendirilmesi gerektiğiifade edilmiştir (Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye,§ 33).
iii. AİHM; sulh ceza mahkemesi tarafından yapılan denetimin çokkısıtlı olduğunu, ilgililere isnat edilen fiillerin gerçekliğini doğrulamaklasınırlı kaldığını vurgulayarak itiraz incelemesinde bir yandan barışçıltoplanma hakkının başvurucularca kullanılması ve diğer taraftan kamu düzenininsağlanması ve başkasının hak ve özgürlüklerinin korunması gibi mevcut farklımenfaatlerin dengelenmeye çalışıldığını gösteren hiçbir unsur bulunmadığınıbelirtmiştir (Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye,§ 34). AİHM, afişin binada yapılan eğitimi herhangi bir şekilde engellediğinedair bir durumun olmadığını söyleyerek ihtilaf konusu para cezalarının barışçılolarak toplanma hakkının kullanımı üzerinde caydırıcı bir etkisi olduğutespitinde bulunmuştur (Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye, §36). AİHM sonuç olarak başvuruculara verilen idari para cezasının demokratikbir toplumda zorunlu olmadığı kanaatini açıklamıştır (Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye, §37).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
22. Mahkemenin 28/5/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
23. Başvurucu; son zamanlarda yaşanan bombalı saldırıları vekatliamları protesto etmek istediğini, afişin bu yaşananların siyasi sorumluluğununsaray iktidarı olduğunu belirtmek amacı taşıdığını belirtmiştir. Başvurucupankartın herhangi bir şiddet çağrısı içermediğini, Fakültede öğrencilerinsiyasi düşüncelerini paylaştığı afişlerin her zaman bulunduğunu, toplantı vegösteri hakkının Anayasa ve Sözleşme tarafından korunduğunu ifade etmiştir.
24. Söz konusu idari para cezasının anılan hak üzerindecaydırıcı etkisi bulunduğuna dikkat çeken başvurucu, benzer konuda verilenmahkeme kararlarının dikkate alınmadığını, hakkında verilen kararın gerekçedenyoksun olduğunu belirterek toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ileadil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu hakkında izinsiz afiş asılmasınedeniyle 5326 sayılı Kanun'a göre işlem yapıldığı, afiş içeriğiyle ilgiliherhangi bir yaptırım uygulanmadığı ve somut olayda asılan afişin toplanmaözgürlüğünün kullanımına bağlı bir unsur olduğu dikkate alındığındabaşvurucunun iddialarının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkıkapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
26. Anayasa’nın"Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" kenarbaşlıklı 34. maddesi şöyledir:
"Herkes, önceden izin almadan, silahsızve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın vegenel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla vekanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanundagösterilir."
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılantoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
28. Fakülte bahçesinde gerçekleştirilen protesto amaçlıtoplantıda asılan afişin emniyet görevlileri tarafından indirilmesi vesonrasında başvurucunun izinsiz afiş astığı gerekçesiyle idari para cezası ilecezalandırılmasının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yönelik birmüdahale olduğu kabul edilmelidir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
29. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 34. maddesinin ihlaliniteşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Temelhak ve hürriyetler, ...yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,...demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırıolamaz.”
30. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülenve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nınilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeniningereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
31. 5326 sayılı Kanun’un 42. maddesinin kanunilik ölçütünü karşıladığı sonucunavarılmıştır.
ii. Meşru Amaç
32. Başvurucunun idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkinkararın Anayasa'nın 34. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden kamu düzeninin korunmasına yönelikönlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk
(1) Genelİlkeler
(a) DemokratikToplumda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının Önemi
33. Anayasa Mahkemesi demokratiktoplum düzeninin gerekleri ifadesinden ne anlaşılması gerektiğinidaha önce pek çok kez açıklamıştır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkı, demokratik toplumun en temel değerleri arasında yer almakta olupbireylerin ortak fikirlerini birlikte savunmak ve başkalarına duyurmak için biraraya gelebilme imkânını korumayı amaçlamaktadır. Kolektif bir şekildekullanılan ve düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayanyöntemlerle düşüncelerini açıklama imkânı veren bu hak çoğulcu demokrasileringelişmesinde zorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması ve yayılmasınıgüvence altına almaktadır (Dilan Ögüz Canan [GK], B. No: 2014/20411, 30/11/2017,§ 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK],B. No: 2013/3924, 6/1/2015, § 115; Eğitim veBilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK], B. No:2014/920, 25/5/2017, §79; Osman Erbil, B. No:2013/2394, 25/3/2015, § 45).
34. Bu hak, ifade özgürlüğünün özel bir biçimidir. Anayasalhaklar içinde kendine has özerk rolünün ve özel uygulama alanının varlığınarağmen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı aynı zamanda ifadeözgürlüğü ışığında değerlendirilmelidir. İfade özgürlüğünün demokratik veçoğulcu bir toplumdaki önemi, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı içinde geçerlidir (Dilan ÖgüzCanan, § 34; Ali Rıza Özer vediğerleri, § 115; Osman Erbil,§§ 31, 45; Eğitim ve Bilim EmekçileriSendikası ve diğerleri, § 72; GülşahÖztürk ve diğerleri, B. No: 2013/3936, 17/2/2016, § 66; Ömer Faruk Akyüz, B. No: 2015/9247,4/4/2018, § 52).Sonuç olarak toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, hertürlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır (Dilan Ögüz Canan, §35; Ömer Faruk Akyüz, § 55).
35. İfade özgürlüğünde olduğu gibi toplantı ve gösteri yürüyüşühakkı da sadece toplumun geneli tarafından savunulan ve kabul gören görüş vefikirleri korumakla yetinmez. Bunun haricinde toplumun genelini rahatsızedebilecek, endişelendirecek hatta şoke edecek veya onların belirli düzeydetepkilerini çekebilecek bazı fikirleri savunma amacıyla da toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenlenebilir (Yılmaz Güneş veYusuf Karadaş, B. No: 2015/10676,26/12/2018, § 33).
36. Toplantının veya gösteri yürüyüşünün hangi amaçlayapıldığının bir önemi yoktur. Bununla birlikte -ifade özgürlüğünde olduğugibi- siyasal ve kamusal meseleler söz konusu olduğunda toplantı hakkınayapılan müdahaleler daha dar yorumlanmalıdır (DilanÖgüz Canan, § 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri, § 115; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, §79; Osman Erbil, § 45; Ömer Faruk Akyüz, § 53).
(b) MüdahaleninDemokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması
37. Buna göre toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınayapılan bir müdahale zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa (bazıfarklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında bkz. Dilan Ögüz Canan§ 32; sendika hakkı bağlamındabkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası vediğerleri, § 73; Tayfun Cengiz,B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 56; AdaletMehtap Buluryer, B. No: 2013/5447,16/10/2014, §§ 103-105; grev hakkı bağlamında bkz. Kristal-İş Sendikası [GK], B. No: 2014/12166, 2/7/2015, §70) ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse(bazı farklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında Dilan Ögüz Canan§§ 33, 56; sendika hakkı bağlamında bkz. Eğitimve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 74) demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.
(c)Barışçıl Toplantı Hakkı
38. Anayasa’nın 34. maddesi; fikirlerin silahsız ve saldırısız, başka bir ifadeile barışçıl bir şekilde ortaya konabilmesi için toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkını güvence altına almıştır. Dolayısıyla toplantı hakkının amacı,şiddete başvurmayan ve fikirlerini barışçıl bir şekilde ortaya koyan bireylerinhaklarının korunmasıdır. Demokratik bir toplumda, mevcut düzene itiraz eden vebarışçıl yöntemlerle mevcut düzenin değiştirilmesi gerektiğini savunanlara dahitoplantı özgürlüğü ve diğer yasal araçlarla bu fikirlerini ifade edebilmeimkânı sunulmalıdır (Dilan Ögüz Canan, § 37; Ali Rıza Özer ve diğerleri, §§ 117, 118; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri,§ 80; Osman Erbil, § 47; Gülşah Öztürk ve diğerleri, §§ 67, 68; Ömer Faruk Akyüz, § 54).
(d)Müdahalenin Gerekçesi
39. Keyfî uygulamalardan ve usulsüz sınırlandırmalardankaçınılması için barışçıl bir toplantıya tedbir almak veya alınan tedbirlereaykırı davrananlara ceza vermek suretiyle yapılan müdahalenin demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygun olduğununderece mahkemelerince ilgili ve yeterli gerekçe ile ortaya konulması, kamudüzeni ve başkalarının haklarının korunması ile toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkının kullanılması arasında adil bir denge kurulması gerekmektedir(Dilan Ögüz Canan,§ 53; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasıve diğerleri, § 83; Ömer FarukAkyüz, § 61).
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
40. 2015 yılının ikinci yarısından 2016 yılının ikinci yarısınakadar geçen bir yıl içinde Türkiye'nin değişik yerlerinde çok sayıda bombalıterör eylemi meydana gelmiştir. Gayriresmî raporlaragöre bu bir yıl içinde Türkiye'de on yedi kez canlı bomba ve bombalı araçlasaldırı düzenlenmiş ve saldırılarda polis, asker ve sivil olmak üzere toplam ikiyüz doksan sekiz kişi hayatını kaybetmiştir. Bine yakın insanın da yaralandığıtespit edilmiştir.
41. Bir üniversite öğrencisi olan başvurucu, bombalısaldırıların devam ettiği günlerde ülkede meydana gelen terör saldırılarınıprotesto etmek amacıyla okul içinde diğer öğrenci arkadaşlarıyla birlikte birtoplantı düzenlemiş ve bu toplantıda başvuruya konu afiş okul duvarınaasılmıştır. Başvurucuya, izinsiz afiş astığı gerekçesiyle 219 TL idari paracezası verilmiştir. Afiş içeriği nedeniyle başvurucu hakkında kamu makamlarıncaherhangi bir adli veya idari soruşturma açılmamıştır.
42. Yaşanan terör saldırılarına dikkat çeken ve saldırılardaölenlerin unutulmaması çağrısında bulunan afişin asılmasının bir düşünceaçıklaması mahiyetinde olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Öte yandanbaşvuruya konu afiş, öğrencilerinden oluşan bir topluluğun protesto eylemisırasında asıldığından Anayasa'da düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkına ilişkin güvencelerden yararlanır.
43. Anayasa Mahkemesi daha önce afiş asma yoluyla yapılandüşünce açıklanmalarının anayasal güvencelerden yararlanmasının afiş asmanınbazı ön biçim koşullarına bağlanmasına engel teşkil etmeyeceğine kararvermiştir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Abdulvahap Can ve diğerleri, B. No: 2014/3793,8/11/2017, § 53).
44. Kanun koyucu 5326 sayılı Kanun'un 42. maddesinde kamuya ait alanlardaafiş asılmasını yetkili makamın, özel alanlarda ise malikinin iznine bağlıkılmış ve izin koşulu yerine getirilmeden afiş asılmasını idari para cezasıyaptırımına tabi tutmuştur. Bu konuda kanun koyucunun takdir yetkisini haizolduğunun kabulü gerekir. Sırf afiş asmanın izin şartına bağlanmış olmasınedeniyle başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlaledildiği düşünülemez (Neslihan Albayrak,B. No: 2015/19611, 13/9/2018, § 21).
45. Öte yandan tek başına izin koşulunun ihlal edilmiş olması,yaptırım uygulanmasının haklılaştırılması bakımındanyeterli görülmeyebilir. Nitekim eldeki somut başvuruya konu olaydacezalandırmanın kamu düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yapıldığıanlaşılmaktadır. Bu noktada izinsiz afiş asılması nedeniyle kamu düzenininbozulup bozulmadığı veya bozulma tehlikesinin bulunup bulunmadığı ya da böylebir tehlikenin ortaya çıkıp çıkmadığı ehemmiyet arz etmektedir (benzer yöndekideğerlendirmeler için bkz. Eğitim ve BilimEmekçileri Sendikası ve diğerleri, §§ 88, 89; Abdulvahap Can ve diğerleri, § 55).
46. Somut olayda Fakülte yönetiminin ya da Hâkimliğin Fakülte bahçesindegerçekleştirilen toplantının barışçıl olmadığına, kamu düzeninin bozulduğunaveya bozulma tehlikesinin ortaya çıktığına, eğitimin işleyişinin aksadığına yada yaptırım konusu afişin asılı kaldığı -yaklaşık- üç saat boyunca herhangi birgerginliğe sebebiyet verdiğine dair bir tespiti ve değerlendirmesibulunmamaktadır. Dolayısıyla somut olayın koşullarında barışçıl bir protestogösterisi sırasında başvuruya konu afişin asılması nedeniyle başvurucunun idaripara cezası ile cezalandırılmasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığıilgili ve yeterli gerekçe ile ortaya konulamamıştır.
47. Unutulmamalıdır ki barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşünekatılan ve bir gösteride yasaklanmamış davranışlarda bulunan kişilerin toplantıhakkı, herhangi bir kınanabilir olaya karışmadıkları sürece en hafif kabuledilecek cezanın dahi uygulanmamasını gerektirir. Zira bu tip soruşturmalarveya cezalandırmalar caydırıcı etki doğurma potansiyeli taşımaktadır (Osman Erbil, §§ 51, 71; Ömer Faruk Akyüz, § 60).
48. Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, somut olayınkoşullarında başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınayapılan müdahalenin demokratik toplum gereklerine uygun olmadığı Anayasa’nın34. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir."
50. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasına ilişkinkabul edilen ilkeler için bkz. Mehmet Doğan[GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60.
51. Başvurucu, maddi tazminat olarak para cezasının iadesine vemanevi tazminat olarak da 1.000 TL tazminata karar verilmesi talebindebulunmuştur.
52. Anayasa Mahkemesi başvurucunun idari para cezası ilecezalandırılmasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı hususunun ilgilive yeterli gerekçe ile ortaya konulamadığı değerlendirmesinde bulunaraktoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği sonucunavarmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğikararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
53. Bu durumda toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesinekarar verilmesi gerekir.
54. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlalinedeniyle yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesinin yeterli giderimsağladığı değerlendirildiğinden tazminat taleplerinin reddine karar verilmesigerekir.
55. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 2.475 TL vekâletücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesigerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı vegösteri yürüyüşü düzenleme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmak üzere Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğine (D. İş. 2016/1947)GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderininBAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE28/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.