TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
İZZET PİRBUDAK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/392)
Karar Tarihi: 27/6/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Tuğçe TAKCI
Başvurucu
:
İzzet PİRBUDAK
Vekili
:
Av. Mustafa ROLLAS
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki biriddiaya ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlaledildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 8/1/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göreilgili olaylar özetle şöyledir:
8. 14/4/2007 tarihinde Isparta Emniyet Müdürlüğü tarafındanKonya ve Antalya Emniyet Müdürlükleriyle koordineli olarak yapılan operasyonkapsamında bombalı eylem hazırlığındayken yakalanan yedi kişiden biri olan N.A.nın evinde arama yapılmıştır.Aramada ele geçirilen CD'de PKK/KONGRAGEL terör örgütünün gençlik yapılanmasıolan Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi (YDGH) içinde yer alan kişilerin19/3/2006 tarihinde İzmir'de gerçekleştirilen Nevruz gösterilerine katılarakörgütün sözde bayrağı ile örgütün liderinin posterlerini taşıdıklarını gösterenfotoğrafların bulunduğu tespit edilmiştir.
9. Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünceele geçirilen CD'deki fotoğraflardan N.A.yayaptırılan teşhis neticesinde N.G., M.A., M.F., E.Y. ve N.İ.ninsözde bayrak, flama, poster taşıma ve tişört giyme eylemlerinigerçekleştirdikleri tespit edilmiştir.N.A.nınbaşvurucuyu teşhisine dair bir belgeye rastlanmamıştır.
10. Ayrıca YDGH içinde faaliyette bulunduğu tespit edilerek Elazığ 1. Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanan R.S. isimlişahıs ceza infaz kurumunda Cumhuriyet savcısı huzurunda kendisine gösterilenfotoğraflardan yaptığı teşhiste; ismini İzzet olarak bildiğini, soyadının Pirbudak olduğunu ise teşhis sırasında öğrendiğinibelirttiği fotoğraftaki kişinin YDGH içinde yer aldığını ve İzzet'in IspartaÜniversite sorumlusu olduğunu beyan etmiştir.
11. Sonrasında aynı operasyonlara bağlı olarak İzmir CumhuriyetBaşsavcılığınca (CMK mülga 250. madde ile görevli) (Başsavcılık) birkaç ilikapsar biçimde yürütülen soruşturma kapsamında İzmir Nöbetçi 8. Ağır CezaMahkemesince (CMK mülga 250. madde ile görevli) verilen 15/4/2008 tarihlikarara istinaden PKK/KONGRAGEL terör örgütüne üye olma, örgüt adına faaliyetyürütme, örgütün propagandasını yapma, suç ve suçluyu övme suçlarındanbaşvurucunun evinde arama yapılmıştır. Arama neticesinde örgütle ilişkiliolduğu değerlendirilen bazı yayınlar ve CD'ler ele geçirilmiştir.
12. Başvurucu 17/4/2008 tarihli Savcılık ifadesinde 2007 yılınınKasım ayında Süleyman Demirel Üniversitesinde eğitimine başladığını, beş altıaydır Isparta'da bulunduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyanetmiştir.
13. Başvurucunun 2006 yılı içinde katıldığı iddia edilengösterilere ilişkin olarak dava dosyasında mevcut olduğu tespit edilen 2006yılına ait olan CD izleme ve görüntü tutanağının yalnızca İzmir'de düzenlenen19/3/2006 tarihli Nevruz kutlaması kapsamındaki bir gösteriye ilişkin olduğuanlaşılmıştır. Söz konusu tutanak ekinde başvurucuya ait herhangi bir fotoğrafbulunmamaktadır. Diğer sanıklardan N.G., M.F. ve M.A.nın üzerinde "Öcalanirademizdir" yazılı tişörtler giymiş vaziyette, ayrıca N.G.nin PKK örgütünün bayrağını ve Abdullah Öcalan'ınposterini taşırken fotoğraflarının bulunduğu görülmektedir.
14. Yine yürütülen soruşturma kapsamında başvurucu ve diğersanıkların iletişimleri tespit edilmiştir. Başvurucunun mahkûmiyetine 0544 ... 91 numaralı telefonuna dair tapelerin de gerekçe olarak gösterildiğianlaşılmıştır.
15. Başvurucu hakkında Başsavcılığının 4/6/2008 tarihliiddianamesiyle terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmıştır.
16. Telefon tapelerine ilişkin olarakbaşvurucunun ve diğer sanık N.G.nin 15/9/2008 tarihlicelsedeki savunmaları şöyledir:
"SANIKİZZET PİRBUDAK SAVUNMASINDA:...
0535 ... 77 nolutelefon bana aittir, başkasına ait telefonu da kullanmam benim görüşmelerimdesuç unsuru yoktur başkalarının görüşmelerinden de haberim yoktur o konuşmalardadayasa dışı bir şey yoktur dedi.
...
SANIK [N.G.] SAVUNMASINDA:
iletişim tespit tutanakları okundu; 0544 ... 91 nolutelefon bana aittir görüşmeler normaldirşifrelideğildir suç unsuru yoktur dedi ..."
17. Başvurucu; aynı celsedeki savunmasında suçlamaları kabuletmediğini, R.S.yitanımadığını, Isparta'ya geleli üç ay gibi kısa bir süre olduğunu ifadeetmiştir. Başvurucunun müdafii ise 26/11/2012 tarihlicelsede başvurucunun katıldığı herhangi bir eylemin olmadığını belirtmiştir.
18. Savcılık makamının 1/11/2010 tarihli celsede bildirdiği esashakkındaki mütalaasının ilgili kısmı şöyledir:
"... sanıkların atılı suçu işledikleriyönünde mahkumiyetlerini gerektirir nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin veyeterli delil bulunmadığı, sanık [N.G.nin] 2006 yılında İzmir'de yapılan nevruz gösterilerinekatıldığı, burada PKK terör örgütünün bayrağını ve Öcalan posterlerinitaşıdığı, üzerinde “Öcalan irademizdir” yazılı t-shirtgiydiği, yine sanıklar [M.F.] ve[M.A.nın] da aynı yerde“Öcalan irademizdir” yazılı t-shirt giydikleri, busanıkların eylemlerinin 3713 Sayılı Kanunun 7/2 maddesinde tarif edilen terörörgütü propagandası suçunu oluşturacağı anlaşılmakla; tüm sanıkların üzerilerine atılı terör örgütüne üye olma suçundan CMK.223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,sanıklar [N.G., M.F.] ve [M.A.nın] eylemlerine uyan 3713 Sayılı Kanunun 7/2, TCK. 53/1-2, 58/9, 63/1maddelerinin uygulanması suretiyle cezalandırılmalarına karar verilmesi kamuadına mütalaa olunur."
19. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 26/11/2012tarihli kararıyla başvurucunun diğer sanıklarla birlikte terör örgütü üyesiolmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundanneticeten 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına kararverilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:
"... tanık [R.S.] isimli şahıs tarafından SDÜ öğrencisi şüpheli İzzet Pirbudak'ın [başvurucu] YDGH Isparta Üniversite sorumlusu olduğunun tespitedilmesi üzerine, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/4/2008 tarihli ve 2008/451D.iş sayılı kararı ile,şüphelilerin kaldıkları yerlerde aramalar yapılmış, bu bağlamda;
...
Şüpheli İZZET PİRBUDAK'ın[başvurucu] ... ikametinde;yasa dışı PKK terör örgülüne ait yasaklanmış yayınlar, CD'ler elde edilmiş[tir.]
...
Şüphelilerden İZZET PİRBUDAK'ın[başvurucu] tanık [R.S.nin] teşhisinden ve beyanındanda anlaşılacağı üzere YDGH'nin Isparta iltemsilciliğini yaptığı ve bu şahıs tarafından resminden teşhiste bulunulduğu,bu şüphelinin 0544 ... 91 numaralı telefonunun dinlenmesi sonucu başkayerlerdeki örgüt üyeleri ile örgüt faaliyeti kapsamında birçok görüşmeler yaptığı tespit edilmiştir.
... Bu genel değerlendirme ışığında dosyadayapılan incelemede PKK terör örgütünün çağrısı ve talimatları doğrultusundagerçekleştirildiği anlaşılan gösterilere İzzet Pirbudak[başvurucu], [N.G.,M.A., M.F., N.İ., A.F. ve M.F.nin] değişik tarihlerde katıldıkları dosya içerisindebulunan olay tutanakları, teşhis tutanakları, CD izleme ve görüntü tutanaklarıve görüntüleri ile beyanlardan açıkça kuşkuya yer vermeyecek şekildesaptanmıştır.
...
Bu kapsamda sanıklardan İzzet Pirbudak'ın [başvurucu] YDGH'nin Isparta Üniversitesi sorumlusuolarak faaliyet gösterdiği, sanıklar İzzet Pirbudak [başvurucu], [N.G., M.A., M.F., N.İ., A.F. ve M.F.nin] 2006 yılıiçerisindeki organize edilen gösterilere katıldıkları, sanıklar İzzet Pirbudak [başvurucu], [M.A.] ve [N.İ.nin] aktif olarakorganizasyon içerisinde yer aldıkları, nevruz gösterileri sırasında pankarthazırlama ve YOGEH, YDGH, PKK ile ilgili flama, bayrak ve tişörtleringiyildiği, olaylar sonrasında yapılan aramalarda adı geçen sanıkların birkısmında terör örgütünü övücü ve propagandasını yapar mahiyetteki film, CD veyayınların ele geçirildiği anlaşılmış olup dosya içeresinde bulunan tapeler içeriğine göre de sanıkların söz konusu eylemleriorganize şekilde gerçekleştirdikleri anlaşılmış olup sanıklar İzzet Pirbudak [başvurucu], [N.G., M.A., M.F., N.İ., A.F. ve M.F.nin] üzerlerine atılı ve sübuta eren PKK Kongre-Gel terörörgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte terör örgütünebilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işledikleri anlaşıldığından ..."
20. Karar başvurucu tarafından, başvurucunun 2007 yılının Ekimayında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesine kayıt olduğu, dolayısıyla aynıÜniversitenin öğrencisi olan diğer sanıklarla birlikte hareket ederek 2006yılında İzmir'de gerçekleştirilen Nevruz gösterilerine katılıp isnad edilen eylemleri yapmasının zamanlama açısından damümkün olmadığı, anılan gösterilerde görüntüsünün de tespit edilemediğiiddiasını da içerir biçimde temyiz edilmiştir.
21. Karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 19/9/2014 tarihlikararıyla başvurucu yönünden onanmıştır. Onama kararının gerekçesinin ilgilikısmı şöyledir:
"Başka dosya sanığı [R.S.nin] beyanı vefotoğraf teşhis tutanağı, iletişim tespit tutanakları, arama ve el koymatutanakları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin örgüte üye olmasuçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiğigözetilmeden değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümkurulması, TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddelerindeki atfın niteliği ve aleyhetemyiz olmaması karşısında sonuca etkili görülmemiş ve bozma nedeniyapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda toplanan delillerkarar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine vekovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcısebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerlereddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında birisabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiininyerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA ..."
22. Başvurucu, onama kararını 22/12/2014 tarihinde öğrendiğinibeyan etmiştir.
23. Başvurucu 8/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
24. Mahkemenin 27/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Gerekçeli KararHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
25. Başvurucu, mahkûmiyetine dayanak yapılan CD'dekigörüntülerle 2006 yılında gerçekleştirilen gösterilere katıldığının tespitedilmesinin mümkün olmadığını, 2007 yılının Kasım ayından itibaren diğersanıklarla aynı Üniversitede öğrenci olduğunu, dolayısıyla diğer sanıklarlabirlikte hareket etmesinin zaman bakımından ihtimal dışı olduğunu, Mahkemece buhususun gözetilmediğini ileri sürmüş; ihlalin tespiti, yargılamanın yenilenmesive tazminat taleplerinde bulunmuştur.
2. Değerlendirme
26. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
"Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."
27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru karar sonucunu etkileyecek esaslıbir iddianın gerekçeli kararda karşılanmamasına ilişkin olduğundan başvurucununiddiasının gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi gerektiğideğerlendirilmiştir.
a. Kabul EdilebilirlikYönünden
28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılangerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
i. Genel İlkeler
29. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adilyargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkındanaçıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesineilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce degüvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiğivurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkınınkapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin (AİHM) birçok kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkıgüvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).
30. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeliolarak yazılır” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazmayükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasakuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönündebulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,§ 76).
31. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekildeyargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Bu hak, taraflarınmuhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimdeincelenip incelenmediğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda kendi adlarınaverilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için degereklidir (Sencer Başat ve diğerleri[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
32. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülenher türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıtverilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerinesunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,§ 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardananlaşılmalıdır.
33. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği,davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somutbir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması,başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlindedavayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ileyanıt verilmesi gerekir. Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkiliolduğunu kabul ettiği bir husus hakkında ilgilive yeterli bir yanıt vermemesi hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, §§ 35, 39).
34. Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasılnitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemeleredayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındakibağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır (İbrahimAtaş, B. No: 2013/1235, 18/6/2013, § 24).
ii. Genel İlkelerin SomutOlaya Uygulanması
35. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında başvurucu vediğer sanıkların PKK terör örgütünün çağrısı ve talimatları doğrultusundagerçekleştirildiği anlaşılan gösterilere katıldıklarının ve bu gösterilerdeörgütün sözde bayrağını, flamasını taşımak gibi eylemlerigerçekleştirdiklerinin olay tutanakları, teşhis tutanakları, CD izleme vegörüntü tutanakları ve görüntüleriyle tespit edildiği ifade edilmiştir (bkz. § 19).
36. Mahkemece bu tespitlerde bulunulmuş olmakla birlikte tümsanıklar açısından birlikte gerekçelendirme yapıldığı ve başvurucunun örgütünorganize ettiği birden çok gösteriye katıldığının gerekçe olarak gösterildiğigörülmektedir (bkz. § 19). Başvurucu 2006 yılında Isparta'da üniversiteöğrencisi olmadığını, sonraki bir tarihte üniversiteye kaydolduğunu ilerisürmüştür (bkz. § 12). Oysa dosya kapsamında CD izleme tutanağı düzenlenen 2006yılına ait bir adet gösteri olduğu ve anılan gösteriye diğer sanıkların yanındabaşvurucunun da katıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir fotoğrafınbulunmadığı anlaşılmaktadır (bkz. § 13). Ayrıca başvurucuya ait olduğubelirtilen iletişimin tespit edildiği telefon numarasının diğer sanık N.G.yeait olduğunun duruşmada N.G. tarafından kabul edildiği (bkz. § 16) gözetildiğindeMahkemece bu hususta özensiz bir gerekçelendirme yapıldığı görülmektedir.
37. Yukarıda değinildiği üzere başvurucu ve diğer sanıklarhakkında bireyselleştirilmeden toptan gerekçelendirme yapıldığı, dosyakapsamındaki CD inceleme tutanağında 2006 yılında düzenlenen gösteriyebaşvurucunun katıldığına dair herhangi tespitin ve tutanak ekindeki fotoğraflararasında başvurucunun fotoğrafının bulunmadığı, yine başvurucuyla diğer sanıkN.G.ye ait telefonların numaralarında çelişkiler bulunduğu dikkate alındığındaMahkemenin gerekçesinin özensiz olduğu ve işlenen suçun mahiyeti gözetildiğindeyetersiz kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle başvurucunun gerekçeli kararhakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
38. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 36.maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçelikarar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
39. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
a. Kabul EdilebilirlikYönünden
40. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
41. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken süreninbaşlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlartarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltıgibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olaraksuç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalaryönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).
42. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığıdeğerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, taraflarınve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanınsüratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkatealınır (B.E., § 29).
43. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 6 yıl 5 ayı aşanyargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı görülmektedir.
44. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
C. Diğer İhlal İddiaları
45. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine kararverildiğinden adil yargılanma hakkı kapsamındaki özel yetkili mahkemeceyargılandığı, tanığa yaptırılan teşhis işleminin usulsüz olduğu, tanığınhuzurda dinlenilmediği ve iddianameye itiraz hakkı tanınmadığı şeklindeki diğerşikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
D. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
46. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
47. Başvurucu, ihlalin tespiti, yargılamanın yenilenmesi ve20.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur.
48. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucunavarılmıştır.
49. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundankararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 10. Ağır CezaMahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
50. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili yargımerciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlal sonucu açısından yeterli birtatmin sağladığı anlaşıldığından başvurucunun tazminat talebinin reddine kararverilmesi gerekir.
51. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
52. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmesi nedeniyleyalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığındabaşvurucuya net 8.100 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
53. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. 1. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir10. Ağır Ceza Mahkemesi (2012/189 E., 2012/271 K.) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucuya toplam net 8.100 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
E. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 27/6/2018tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.