ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1962/262
Karar No.:1963/21
Karar tarihi:30/1/1963
Resmi Gazete tarih/sayı:11.3.1963/11352
İtirazdabulunan : Danıştay Dâva Daireleri Genel Kurulu.
İtirazınkonusu : 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 39 uncumaddesinin değişik (b) fıkrasının son bendinin Anayasa'ya aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
SeulBüyük Elçisi Doktor Kâmil İdil, 26/10/1959 gününde Dışişleri Bakanlığınca 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 39 uncu maddesinin değişik(b) fıkrasına dayanılarak re'sen emekliye sevkedilmiştir.
Adıgeçenin kanunsuz bulduğu bu tasarrufun iptali için danıştaya açtığı dâvasonunda sözü geçen Bakanlık tasarrufu, Danıştay Dâva Daireleri Genel Kurulunun8/4/1960 günlü ve 1960/80 sayılı kararı ile şekil noksanlığı ve yetkisizlikyönlerinden iptal olunmuştur.
Buiptal kararı üzerine, Dışişleri Bakanlığınca adı geçene 2/7/1960 günlü BakanlarKurulu kararı ile 1/6/1960 gününden başlamak üzere yine aynı kanun hükmünedayanılarak emekliye çıkarıldığı bildirilmiş ve aradan kısa bir süre geçtiktensonra da 2/7/1960 günlü Bakanlar Kurulu kararının kaldırıldığı ve 26/10/1959gününden itibaren emekliye çıkarıldığı hakkındaki 19/9/1960 günlü BakanlarKurulu kararının tebliği üzerine adı geçen tarafından, Danıştay Dâva DaireleriGenel Kurulunun 8/4/1960 günlü ve 1960/80 sayılı kararından sonra kendisininhir göreve atanması ve gerekiyorsa usulüne uygun olarak emekliye ayrılmasıicabederken bu yola gidilmediğinden Bakanlar Kurulunun 19/9/1960 günlü kararınıniptali ve yoksun kaldığı maaş ve diğer haklarının tazminat olarak verilmesiisteği ile açılan dâva dolayısiyle Danıştay Dâva Daireleri Genel Kuruluncaverilen 1961/625 sayılı kararda, sadece tazminat hakkındaki isteği kabuledilerek iptale ilişkin isteğine karşı bir şey denilmemiş olduğundan bu kararındüzeltilmesine ve iptale karar verilmesi istenmiştir.
DanıştayDâva Daireleri Genel Kurulunca, davacının düzeltilmesini istediği karara konuteşkil eden dâvasını, hem iptal ve hemde tam kaza dâvası şeklinde açtığından veverilen kararda ise sadece tazminata hükmedilerek iptale ilişkin istek hakkındabir şey denilmemiş olduğundan bahisle 3546 sayılı Danıştay Kanununun 50 ncimaddesinin (A) bendi gereğince kararın davacı için kazanılmış hak niteliğinialan tazminat kısmının bırakılması suretiyle düzeltme isteğinin kabulüne kararverildikten sonra iptale ilişkin İsteğin incelenmesine geçilmiştir.
DanıştayDâva Daireleri Genel Kurulu, bu incelemeyi yaparken davacının emekliye ayırmatasarrufunun 5434 sayılı kanunun 39 uncu maddesinin (b) fıkrasına dayatılmışolduğunu ve bu fıkranın son bendinde de "Bu fıkra hükümlerine göre re'senemekliye sevkedilenler hakkındaki kararlar katidir. Bu kararlar aleyhine hiçbir suretle kaza mercilerine başvurulamaz", denildiğinden kaza mercilerinebaşvurma yolunu kapayan bu bendin Anayasa'nın 8, 31 ve 114 üncü maddelerinaykırı olduğu sonucuna vararak işbu dâvanın Anayasa'nın 151 inci maddesiuyarınca geri bırakılmasına ve 44 sayılı kanunun 27 nci maddesi gereğince dâvave düzeltme dilekçeleri ile Bakanlar Kurulunun 19/9/1960 günlü ve 5/ 348 sayılıkararının ve bu kararın davacıya tebliğine ilişkin Dışişleri Bakanlığının3/10/1960 tarih ve 100004 - 4300 - 3611 sayılı yazısının onanlı ÖrneklerininAnayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine 5/10/ 1962 gününde karar vermişve bu kararla ilgili kâğıtlar Danıştay Birinci Başkanlığının 23/11/1962 gün ve52377 sayılı yazısı ile mahkememize gönderilmiştir.
İnceleme: Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince yapılan ilkincelemede, başvurma, Anayasa'nın 151 inci ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri hakkındaki 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 27 ncimaddelerine uygun görüldüğünden esasın incelenmesine dair verilen 3/12/9162günlü karar uyarınca yapılan inceleme sonunda düzenlenen rapor, Danıştay DâvaDaireleri Genel Kurulu kararı ve ilişiği yazı örnekleri, 5434 sayılı kanunun 39uncu maddesinin (b) fıkrasını değiştiren 6122 ve 6422 sayılı kanunlar ve bukanunların gerekçeleri ve encümen mazbataları ile görüşme tutanakları veAnayasa'nın ilgili hükümleri ve Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu raporu vegörüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Gerekçe: 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 6122 sayılı kanunladeğişik 39 uncu maddesinin 21 Haziran 1954 günlü ve 6422 sayılı kanunladeğiştirilen (b) fıkrasında, belli fiili hizmet süresini doldurmuş olaniştirakçilerin kurumlarınca re'sen emekliye ayrılmalarına cevaz verilmiş veaynı fıkranın son bendinde ise "Bu fıkra hükümlerine göre re'sen emekliyesevkedilenler hakkındaki kararlar katidir. Bu kararlar aleyhine hiç bir surettekaza mercilerine başvurulamaz" hükmü yer almış ve böylece söz konusumaddeye dayanılarak alınan kararı ve yapılan işlemler aleyhine, kazamercilerine başvurma yolu kapatılmış bulunmaktadır.
9/7/1961günlü ve 334 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 8 inci maddesinde,kanunların Anayasaya aykırı olamıyacağı ve Anayasa hükümlerinin, yasama,yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlayan temelhukuk kuralları olduğu, 31 inci maddesinde ise, herkesin meşru bütün vasıta veyollardan yararlanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya dâvâlıolarak iddia ve savunma hakkına sahip bulunduğu açıklanmıştır.
TemsilcilerMeclisi Anayasa Komisyonu raporunun genel gerekçe kısmının "iktidarınyapısı" unvanlı üçüncü bölümünün yargı bahsinde "hukuk devletinintemel unsuru, bütün Devlet faaliyetinin hukuk kurallarına uygun olmasıdır. Buuygunluğu sağlayacak makamlar, yargı organlarıdır. Anayasa bütün Devletfaaliyetlerinin kaideler hiyerarşisi içinde kazai murakabeye tâbi tutmuş bulunmaktadır"denilmiştir.
"İdareninhiç bir eylem ve işlemi, hiç bir halde yargı mercilerinin denetimi dışındabırakılamaz". Şeklindeki Anayasanın 114 üncü maddesi de, kazai denetimibütün idari eylem ve işlemlere teşmil etmek suretiyle Devlet faaliyetlerinin kazaidenetim sistemini tamamlamış bulunmaktadır. Anılan 114 üncü madde hükmü, bukonuda hiç bir tereddüt ve şüpheye yer vermiyecek kadar kesin ve açıktır.Nitekim bu maddenin gerekçesinde, bir çok kanunlarda, o kanunlara ilişkin idarikararlara karşı kazai müracat yollarının kapatılmış bulunduğunun bir vakıaolduğu ve bu hükümlerin hukuk devleti anlayışına aykırılığı açık olmaklaberaber, bundan böyle, geçmiş tatbikatta olduğu gibi, her hangi bir tereddüdeyer ve imkân vermemek maksadiyle yeni Anayasa'da bu maddeyi şevke zaruretgörüldüğü belirtilmiştir.
Bahiskonusu 39 uncu maddenin (b) fıkrasına dayanılarak verilen (Re'sen emekliyeayırma) kararlarından ötürü hak ve menfaatleri ihlâl edilenlerin, yetkili yargımercilerine başvurma hakları Anayasa'nın 31 ve 114 üncü maddeleri ile sağlanmışbulunduğundan bu yolu kapatan ve Anayasa'nın sözüne ve özüne aykırı olan 5434sayılı kanunun 39 uncu maddesinin 6422 sayılı kanunla değişik, (b) fıkrasınınitiraz konusu son bendinin iptali gerekmektedir.
Sonuç: 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 6122 sayılı kanunladeğişik 39 uncu maddesinin 21/6/1954 günlü ve 6422 sayılı kanunla değiştirilen(b) fıkrasının "Bu fıkra hükümlerine göre re'sen emekliye sevkedilenlerhakkındaki kararlar katidir. Bu kararlar aleyhine hiç bir suretle kazamercilerine başvurulamaz" hükmünü taşıyan son bendinin iptaline 30/1/1963gününde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Sünuhi Arsan
Başkanvekili
Tevfik Gereçeker
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Yekta Aytan
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen