ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1962/276
Karar Sayısı : 1963/20
Karar Tarihi : 28/1/1963
İTİRAZDA BULUNAN : Antalya Asliye HukukMahkemesi.
İTİRAZIN KONUSU: 6831 Sayılı OrmanKanununun geçici 1 inci maddesinin, Anayasaya aykırı bulunduğundan bahsile,iptali isteminden ibarettir.
AntalyaAsliye Hukuk Mahkemesinin 20.11.1962 günlü kararında, özetle, Anayasanın 36ıncı maddesine göre herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancakkamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği, Anayasanın 37 ncimaddesi ise Devleti, toprağın verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek içingerekli tedbirleri almakla görevlendirdiği, yine Anayasanın 132 nci maddesindede Hâkimlerin bağımsız olduğu ve kanun, hukuk ve vicdani kanaatlarına görehüküm vereceklerinin ve kendilerine hiç bir organ, makam, merci veya kişitarafından emir ve talimat verilemeyeceğinin yazılı olduğu, 6831 sayılı OrmanKanununun geçici 1 inci maddesinin ise, Tarım Bakanlığına tanıdığı bağlayıcıyetki bakımından, Anayasanın bu maddelerine aykırı bulunduğu belirtilerek bumaddenin iptali istenilmiştir.
İNCELEME:
AnayasaMahkemesinin, içtüzüğün 15 inci maddesi uyarınca, 19.12.1962 gününde, ilkinceleme için, yapılan toplantısında, dosyada bir eksiklik bulunmadığıanlaşıldığından, işin esasının incelenmesine karar verilmiştir. Esasınincelenmesi için, 28.1.1963 günü yapılan toplantıda, Antalya Asliye HukukMahkemesinin 20.11.1962 günlü kararı ile ekleri, Türkiye Büyük MilletMeclisinin konu ile ilgili kanunlara ilişkin tutanakları ve hazırlanan raporokunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dahaönce, 6831 saylı Orman Kanununun geçici 1 inci maddesinin, Anayasanın 132 ncimaddesi hükmüne aykırı olduğu kanısına varıldığı, Çine Gezici Arazi KadastrosuMahkemesi tarafından, itiraz yolu ile, Anayasa Mahkemesine bildirilmiş veAnayasa Mahkemesince de, işbu maddenin Anayasanın 132 nci maddesi hükmüneaykırı bulunmadığına ve itirazın reddine 26.12.1962 gününde 1962/211-1962/121sayı ile karar verilmiş bulunmaktadır.
Bahsekonu geçici 1 inci maddenin Anayasanın 132 nci maddesine aykırı olduğuyolundaki itirazın evvelce Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmiş olması,sonradan yapılmış olan işbu itirazın, 132 nci maddeye matuf kısmının esasyönünden incelenerek yeniden karara bağlanmasına engel olmayacağına, çoğunluklakarar verildikten sonra, ortada evvelce varılan sonuçta değişiklik yapılmasınıgerektiren bir hal ve şart bulunmadığından, 6831 sayılı Orman Kanununun geçici1 inci maddesinin, Anayasanın 36 ve 37 nci maddelerine aykırı olduğu yolundakiMahkemenin düşüncesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ:
Yukarıdabelirtilen sebeplerden ötürü, 6831 sayılı Orman Kanununun geçici 1 incimaddesinin, Anayasanın 132, 36 ve 37 nci maddelerine aykırı bulunmadığına veitirazın reddine bir kısım üyelerin esasa ve bir kısmının da gerekçeye karşımuhalefetleri ile ve oyçokluğu ile 28.1.1963 gününde karar verildi.
Başkan
Sünuhi ARSAN
Başkan Vekili
Tevfik GERÇEKER
Üye
Osman YETEN
muhalif
muhalefet şerhi eklidir.
Üye
İ. Hakkı ÜLKMEN
Üye
Şemsettin AKÇOĞLU
Üye
İbrahim SENİL
Üye
İhsan KEÇECİOĞLU
Muhalefet şerhi eklidir
Üye
Salim BAŞOL
Muhalefet şerhi eklidir
Üye
Celâlettin KURALMEN
Üye
Yekta AYTAN
Üye
Hakkı KETENOĞLU
Muhalefet şerhi eklidir
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Muhittin GÜRÜN
Usul ve Gerekçesine Muhalifim.
eaeaaMahkememizin 26.12.1962 t
Üye
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
Ekrem TÜZEMEN
Mahkememizin26.12.1962 tarih ve 211/121 sayılı kararındaki muhalefet şerhinde gösterdiğimsebeplerle kararın gerekçesine muhalifim.
Üye
Salim BAŞOL
MUHALEFETŞERHİ
Mahkememizin26.12.1962 gün ve Esas 1962/211, karar 1962/121 sayılı kararındaki muhalefetşerhinde gösterdiğimiz sebeplerle 6831 sayılı kanunun geçici 1 inci maddesininAnayasaya aykırı olduğu sonucuna vardığımızdan sözü geçen maddenin iptalireyindeyiz.
Üye
İhsan KEÇECİOĞLU
Üye
Celâlettin KURALMEN
MUHALEFETŞERHİ
1-6831 Sayılı Orman Kanununun geçici 1nci maddesinin, Anayasa’nın 132 nci maddesine aykırı olmadığı, Çine GeziciArazi Kadastrosu Mahkemesinin yapmış olduğu itiraz üzerine verilen 26.12.1962tarihli ve 1962/211-1962/121 sayılı, keza aynı hükmün Anayasa’nın 36,37 ve 132nci maddelerine aykırı olmadığı da Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin diğer birdosya üzerinden yaptığı itiraz sonucunda verilen 28.1.1963 tarihli ve1962/275-1963/19 sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile kabul edilmiş olduğucihetle Antalya Asliye Hukuk Mahkemesince, bahse konu kanun hükmünün, keza 36,37 ve 132 nci maddeleri yönünden Anayasaya aykırı bulunduğundan bahsileyapılmış olan bu ikinci itirazın, yeniden incelenerek esası hakkında yeni birkarar verilmesine mahal bulunmamakta, sadece bu durum izah olunarak (yeni birkarar verilmesine yer olmadığına) karar verilmesi gerekmektedir.
Halbuki Mahkememiz bu kararı ile, itirazı ilerisürülen Anayasa maddeleri bakımından tekrar inceleyerek esas hakkında yeniden birhüküm vermiş bulunmaktadır.
Bahçe Sulh Ceza Mahkemesince aynı kanun hükmühakkında yapılmış olan itiraz üzerine Anayasa Mahkemesince verilmiş bulunan26.12.1962 tarihli ve 1962/223-1962/122 sayılı karara ait muhalefet şerhimde,bu konu ile ilgili olarak, açıkladığım sebeplere binaen karara muhalifim.
2- 6 Mart 1963 tarihli ve 11348 sayılı Resmi Gazetedeyayınlanmış bulunan Anayasa Mahkemesinin 26.12.1962 tarihli ve1962/211-1962/121 sayılı kararında yazılı muhalefet şerhimde belirttiğimsebeplere dayanarak, Anayasaya aykırılık bulunmadığı yolundaki sonucunakatıldığım bu kararın gerekçesine de muhalifim.
2 inci maddede
beraberim.
Üye
Hakkı KETENOĞLU
Üye
Muhittin GÜRÜN
MUHALEFETŞERHİ
Yukarıdanumaraları yazılı kararda, 6/3/1963 tarihli ve 11348 sayılı Resmi Gazetedeyayınlanan 26/12/1962 tarihli ve 1962/211 E.1962/121 K. Sayılı kararıngerekçesine dayanılmaktadır.
Bugerekçeye göre (Ziraat Bakanlığının belirtmesi) idari bir karar da sayılabilir,bir bilirkişi kanaati mahiyetinde de görülebilir.
İdarikarar telâkki edilirse aleyhine dava yolu açıktır: iptal ettirilmesi mümkündür.
Birbilirkişi kanaati mahiyetinde görülürse mahkeme bununla yetinmeyip yenideliller toplanmakta serbesttir.
Heriki halde de Bakanlığın belirtmesi mahkemeleri bağlamaz. Binnetice, 6831 sayılıOrman Kanununun geçici birinci maddesinin Anayasanın 132 nci maddesineaykırılığı hakkındaki itiraz yersizdir.
Bugerekçeye ve karara, aşağıda yazılı sebeplerden dolayı muhalifim:
1-6831 sayılı Kanunun geçici birinci maddesi gereğince (bir yerin orman sayılıpsayılmayacağının Ziraat Bakanlığınca belirtilmesi) idari bir kararsa bu maddehükmü Anayasanın 32 nci maddesi hükmüne aykırıdır.
Zira-karardaki kabul şekline göre- bu karar aleyhine idari dava açılır da bu davareddolunur ve idari karar bu suretlen kesinleşirse mahkeme bu (belirtme) yeuygun şekilde karar vermek mevkiinde kalacakları.
Halbuki,bir yerin orman olup olmadığı hususundaki bir ihtilâfın hal mervii adlimahkemelerdir. Açılacak olan idari dâva vesilesiyle Danıştay, adli kazanıngörevine giren ihtilâfı tetkik etmiş ve vereceği karar mahkemeyi bağlamışolacağı için fertler, Anayasanın 32 nci maddesi hükmüne aykırı olarak, tabiihâkiminden başka bir mercie müracaat zorunda bırakılmış sayılmak icab eder.
ZiraatBakanlığının, bir yerin orman sayılması lâzımgeldiğine dair kararı, aleyhineidari dava açılmamak suretiyle kesinleşirse- Mahkeme bu kesinleşen karara uygunşekilde davayı halletmek zorunda bulunduğuna göre- verilecek kararı Bakanlıktelkin etmiş olmaktadır. ki geçici birinci madde, bu anlayışa göre de,anayasanın 132 nci maddesi hükmüne aykırı düşer.
2-ZiraatBakanlığının belirtmesi bir bilirkişi mütelaası sayılacaksa, geçici birincimadde hükmü anayasanın 7 nci maddesine aykırıdır. Zira, Mahkemeleri tabiiyargılama yollarından ayıran, usul kanunlarına uymayacak şekilde tahkikatazorlayan bir kanun hükmü mahkemenin bağımsızlığını ihlâl eder.
3-Ziraat Bakanlığının, 6831 sayılı Kanunun geçici birinci maddesi gereğinceyaptığı (belirtme), kanaatimizce, ne bir idari karardır, ne de bir bilirkişimüteleasıdır. Filhakika:
a)İdari kararların en mümeyyiz vasfı (resen kaabili icra) oluşudur. Bu vasıftaolmayan idari tasarruflar, Danıştayda bir iptal davasına konu olamaz.
(Resenicrası kaabil karar) hiçbir merciin tasvip ve tasdikına ihtiyaç göstermeyennihai karar demekter. Halbuki, hâdisemizde Ziraat Bakanlığı bir kararvermemekte, mahkeminin bir sorusuna cevaplandırmaktadır. Bu cevaba – muhtevasıitibariyle- karar denilse bile (kendiliğinden icra) kaabiliyeti olmayıpmahkemenin buna uygun bir karar vermesi lâzımdır. Böyle, bir mahkemecebenimsenip tasvip edilmeye muhtaç bir tasarrufun idari karar sayılması ve iptaldavasına konu teşkil etmesi, İdare Hukuku esaslarına göre, mümkün değildir.
b)Ziraat Bakanlığının Mahkemeye gönderdiği cevaba bir bilirkişi mütaleası olarakda bakılamaz.
Bilirkişilerinne suretle ve kimlerden seçileceği usul kanunlarıyla belirtilmiştir. Hukukdavalarında bilirkişileri taraflar ve –ittifak edemezlerse- hâkim seçer. Cezadavalarında bu hak doğrudan doğruya hâkimindir.
HukukUsulü Muhakemeleri Kanunun 276 ncı ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 66 ncımaddelerinde Hükumet tarafından müntahap ehli vukuf (resmi ehlihibre) varsabilirkişilerin bunlar arasından seçilmesi gerekeceğine dair hükümler vardır.Ancak, bu hükümlerle adli tabiplerin, Adli Tıp Müessesesi ve Yüksek SağlıkŞurası gibi resmi ekspertiz müesseselerinin kastedildiğine şüphe yoktur.
Kendilerineayrılmış sahada tamamen idari vazife gören Umum Müdürlükler ve Bakanlıklar gibiresmi dairelerin bu konuda görevlendirmeleri ve hele orman davalarında tarafolan Orman Umum Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Ziraat Bakanlığına bu davalardabilirkişilik yaptırılması asla hatıra gelemez. Çünki, hâkimlerin (kendisine aitolan veyahut doğrudan doğruya veya dolayısıyle alâkadar olduğu davalarabakamayacağı) hakkında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 28 inci maddesindeyer alan 1 numaralı bent hükmü, ayni kanunun 277 nci maddesi gereğincebilirkişiler hakkında da aynen uygulanır. Gerek hâkim gerekse bilirkişi bukonuda kat’i bir memnuniyet hükmiyle karşı karşıya bulunduğuna nazaran KanunKoyan, orman davalarında Ziraat Bakanlığına bilirkişilik görevi yüklemeyidüşünmüş olamaz.
Suçtanzarar gören kimseyi bilirkişilikten meneden Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun21 ve 67 nci maddeler hükümleri karşısında ayni mülâhazalar ceza Mahkemelerindebakılan orman davaları için de aynen varittir.
4-Ziraat Bakanlığının yazısı lâzımülicra bir idari karar veya bir bilirkişi müteleasıolamayacağına göre bir başka mana ve maksat taşıması gerekir.
Mahkemeler,umumiyetle, kendilerini Ziraat Bakanlığının (belirtme) si ile mukayyetgörmekte, kararlarını Bakanlık cevabında yer alan (belirtme) ye uygun olarakvermektedirler. Bu tatbikat, 29.5.1957 tarihli ve 9/1 sayılı tevhidi içtihatkararıyle de desteklenmiş bulunmaktadır.
Bakanlıkyazısı- yukarıda izah edilen sebeplerle- bir idari karar sayılamayacağına;kanun vazıının, hukuk davalarında taraf ve ceza davalarında da mağdur mevkiindebulunan Ziraat Bakanlığına kanunen memnu olduğu bir (bilirkişilik) görevivermesi düşünülemeyeceğine ve, hassaten, usul kanunlarına göre hakimin nezaretve mürakabesi altında yapılmayan tetkikat (bilirkişi tetkikatı)sayılamayacağına ve nihayet, hatıra başkabir ihtimal de gelmediğine göreBakanlık (belirtme) sinin, tatbikatta kabul edilen mana ve maksadı taşıdığınıkabul zaruridir. Bu haliyle Bakanlık cevabı, verecekleri kararı mahkemeleretelkin eden bir mahiyet taşımaktadır. Manası ve maksadı itibariyle Anayasanın132 nci maddesi hükmüne aykırı hüküm taşıyan 6831 sayılı Kanunun geçici birincimaddesi hükmünün iptaline karar verilmesi gerekir.
Üye
Şemsettin AKÇOĞLU