ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1962/281
Karar No.:1963/52
Karar tarihi:7/3/1963
Resmi Gazete tarih/sayı:11.5.1963/11400
İtirazdabulunan : Zeytinburnu Asliye Ceza Mahkemesi.
İtirazınkonusu : Ticarette tağşişin men'i ve ihracatın murakabesi ve korunmasıhakkındaki 1705 sayılı kanunun ve buna dayanılarak çıkarılan "Deri, Gön veKösele Murakabe Nizamnamesi" nin Anayasa'ya aykırı bulunduğu ilerisürülmüştür. Olay: "Deri, Gön ve Kösele Murakabe Nizamnamesi"hükümleri dairesinde 19/3/1962 gününde Yedikule - Kazlıçeşme'de, Niko Oryetas -Yani Kefalas Komandit Ortaklığına ait kösele fabrikasında yapılan kontrolsırasında köselelerin, bu Nizamnamenin 11 inci maddesindeki kayıtlara uygunolarak yapılmadığı tesbit olunmuş ve bu sebeple Dimitri Mardianas hakkında 1705sayılı kanunun 6 ncı maddesine dayanılarak kamu dâvası açılmıştır,
Sanıkvekili tarafından verilen dilekçede şu iddia ileri sürülmüştür: 1705 sayılıkanun, suçu, suçluluğu ve kanuna aykırı davranışların nitelikleriniaçıklamaksızın, Bakanlar Kuruluna bir takım tedbirler alma yetkisi tanımakta vebu tedbirlere aykırı hareketleri suç sayıp cezalarını belirtmektedir. Halbukisuç sayılan eylemler, ancak yasama organı tarafından kanunla tâyin ve tesbitedilebilir. Bu yetkinin Bakanlar Kuruluna devri, Anayasa'nın 5 inci ve 33 üncümaddelerine aykırıdır.
Busebeplerle hem 1705 sayılı kanunun, hem de bu kanuna dayanılarak çıkarılankararnamelerin iptali gerekir.
CumhuriyetSavcısı, aynı sebeplere dayanarak yukarıda anılan kanunun ve "Deri, Gön veKösele Murakabe Nizamnamesi" nin Anayasa 'ya aykırı bulunduğunubelirtmiştir.
Mahkemede,Cumhuriyet Savcısının düşüncesine uygun olarak ve sanık vekili tarafından ilerisürülen sebepleri benimseyerek 1705 sayılı kamınım tümü ile "Deri, Gön veKösele Murakabe Nizamnamesi " nin Anayasa'ya aykırılığı hakkındakiitirazın mahkememizce incelenmesine ve dâvanın geri bırakılmasına kararvermiştir.
İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince yapılan ilk incelemede,başvurmanın Anayasa'nın 151 inci ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri hakkında 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı kanunun 27 nci maddelerine uygunbulunduğu anlaşıldığından esasın incelenmesine dair verilen 4/1/1963 günlükarar üzerine, düzenlenen rapor, Zeytinburnu Asliye Ceza Mahkemesi kararı veekli yazı örnekleri; iptali istenen kanun hükümleriyle bu kanunun gerekçesi veBüyük Millet Meclisi Komisyonlarının raporları; Anayasa'nın ilgili maddeleriylemüzakere tutanakları okunmuştur.
Gerekçe:
l-Anayasa'nın 151 inci ve Mahkememizin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki44 sayılı kanunun 27 nci maddeleri gereğince mahkemeler, ancak gördükleri birdâvada uygulayacakları kanun hükümlerine hasren Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkilidirler. Bu bakımdan incelemenin, 1705 sayılı kanunun olayda uygulanacakl inci ve 6 ncı maddeleri çerçevesi içinde yapılması gerekmiştir.
2-1705 sayılı kanunun l inci maddesinde (Dahilî ve harici ret menfaatlarınıkorumak ve ticaret malları üzerinde tağşiş ve hilelere mâni olmak üzere menşeinebatî, hayvanı, madenî, bilûmum mevat ile bunların nimmamul ve mamulleriniveyahut bunların terkibinden husule gelen mevadın ihzarına, imaline, tarihine,muayyen sınıf ve nevilcre tefrikine, ambalajlarına, zarflarına alım-satım venakil ve muhafazalarına ve bu hususlarda tâbi olacakları usul ve şartlara ve bugibi mevat için hususi veya millî muayyen alâmet ve izahat istimalimecburiyetine müteallik tedbirler almaya Hükümet mezundur.
Hükümet,bu mezuniyet dahilindeki tedbirleri tatbika, alâkadar teşekküllerin mütalâasınıaldıktan ve beynelmilel teamülleri tetkik ettikten sonra, ihraç mallarımızın enmüsaitlerinden başlar. 1593 numaralı umumi Hıfzıssıha Kanununun 182 ve 183 üncümaddeleri hükümleri mahfuzdur) denilmekte ve kanunun 6 ncı maddesinde de bukanuna tevfikan Hükümetçe alınan kararlara ve nizamnamelere mugayir hareketedenlerin muhtelif cezalarla cezalandırılacağı gösterilmektedir.
Kanununçıkarılmasındaki amaç, Hükümet gerekçesinde etraflı bir şekilde izah edildiği,gibi, (Türk malının istihsalinde tekemmül ve intizama, satışında itimadı veistihlâkinde rağbet ve emniyeti temin) etmektir. Bu yollardan, Türk mallarınınharicî piyasalarda diğer mallarla rekabet edebilecek bir üstünlüğe ulaştırılmasıdüşünülmüştür.
Buamacın elde edilmesi, malların istihsalinden satışına ve teslimine kadar tabiolacağı şartları tâyin ve tesbit etmekle ve bunlara aykırı hareketlericezalandırmakla mümkündür.
Menşei,nebatî, hayvani ve madenî bütün mallar, l inci maddenin kapsamına girmekteolduğundan, önce, malların sınıflandırılması sonra da her sınıftaki mallarınistihsal, imal ve satış sırasında tabi olacağı şartların tesbiti çok geniş vedağınık bir iştir. Kanunlarda, bu kadar etraflı ve teknik hususlara yerverilemeyeceğinden amacın ve alınacak tedbirlerin sınırlarının belirtilmesiyleyetinilmesi ve teknik hususların düzenlenmesi konusunda, yürütme organına yetkitanınması zaruridir. Cünki alınacak tedbirlerin, zamana ve tatbikatın gidişinegöre, değiştirilmesi veya kaldırılması ihtiyacı zaman zaman duyulacak ve butedbirlerin tâyin ve tesbitini kanunlara bırakmak bunların vaktindealınamaması, yeni tedbirler kanunlaşıncaya kadar geçecek zamanda, kanun koyanınamacına uygunluğunu kaybeden veya artık yetersiz hale gelen hükümlerin devamıneticesini doğuracaktır.
Nitekim,Anayasa'nın 107 nci maddesindeki hüküm de bu zorunluğun ve ihtiyacınifadesidir. Bu hükme göre Bakanlar Kurulunca Kanunun uygulanmasını göstermekveya kanunun emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamakşartiyle, tüzükler çıkarılabilir.
Olayda1705 sayılı kanun, hangi amaçlarla, hangi mallar hakkında ne gibi tedbirleralınması lâzım geldiğinin takdirini ve bu tedbirlerin alınmasını BakanlarKuruluna bıraktığına ve "Deri Gön ve Kösele Murakabe Nizamnamesi" buhükümlere uygun olarak düzenlendiğine; Bakanlar Kurulunca 1705 sayılı kanunun linci maddesinin amaç ve kapsamı içinde çıkarılacak tüzük hükümlerine aykırıhareketler aynı kanunun 6 ncı maddesi gereğince suç sayılıp cezaları da maddedegösterildiğine göre yasama yetkisinin, Anayasa'nın 5 inci maddesine aykırıolarak yürütme "organına devredilmesi söz konusu olamıyacağı gibi,Anayasa'nın 33 üncü maddesine aykırı surette, kanunla ihdas edilmesi gerekensuçun, tüzükle ihdas edildiği iddiası da yerinde değildir.
3-"Deri, Gön ve Kösele murakebe Nizamnamesi" nin Anayasa' ya aykırılığıhakkındaki iddiaya gelince : Anayasanın 147 nci ve Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı kanunun 20 nci maddeleri gereğincebu konunun incelenmesi mahkememizin görevi dışındadır.
Sonuç: l- Yukarıda gösterilen sebeplerden ötürü : 1705 sayılı kanunun l inci ve 6ncı maddeleri Anayasa'ya aykırı olmadığından, bu maddelere ilişkin itirazınreddine üyelerden Rifat Göksu ve ismail Hakkı Ülkmen'in muhalefetleri ile veoyçokluğu ile;
2-"Deri, Gön ve Kösele Murakabe Nizamnamesi" ne yöneltilen Anayasa'yaaykırılık itirazının incelenmesi mahkememizin görevi dışında bulunduğundan bukonudaki itirazın 44 sayılı kanunun 42 nci maddesi uyarınca görev yönündenreddine oybirliği ile;
7/3/1963gününde karar verildi.
Başkan
Sünuhi Arsan
Başkanvekili
Tevfik Gerçeker
Üye
Rifat Göksu
(muhalif)
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
(muhalif)
Üye
Lütfi Akadlı
Üye
Şemsettin akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Yekta Aytan
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
334sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 33 üncü maddesiyle suçların ve cezalarınkanuniliği prensibi vazetmiş ve 5 inci maddesiyle de yasama yetkisinindevredilemiyeceğini kabul eylemiştir.
Suç,hürriyetlerin en vahim tahdidini intaç eden bir fiildir. Bu bakımdan suçlarıntâyininde Anayasa'nın hürriyetlerin tahdidine müteallik kaidelerinin veprensiplerinin uygulanması gerekir.
Anayasa11 inci maddesiyle "Temel hak ve hürriyetlerin Anayasa'nın sözüne veruhuna uygun olarak ancak kanunla sınırlanabileceğini" tam bir kesinlikleifade etmiştir, bu sebepledir ki Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonuraporunda" İdari karar ve nizamnamelerle temel hak ve hürriyetlerinkayıtlanamıyacağı" belirtilmiştir.
Suçunkanuniliği prensibinin tahakkuk edebilmesi için yalnız ceza müeyyidesininkanunda gösterilmiş olması kâfi olmayıp suçun maddi unsurlarının da kanun iletâyin edilmiş olması gereklidir. Kanunun cezalandırdığı fiil 6 ncı maddesinde"Bu kanuna tevfikan hükümetçe alınan kararlara ve nizamnamelere mugayirhareket" olarak belirtildiğine göre hükümetin alacağı karar ve tedbirlerönceden belli olmadıkça suçun unsurları meydana çıkmamakta ve ancak karar venizamnameler ile taayyün etmekte ve binaenaleyh idari karar ve nizamnameler iletemel hak ve hürriyetler tahdit edilmiş olmaktadır.
BugünküAnayasamızın 4, 5, 11, 33, 107 ve 113 üncü maddelerinde yer almış olanhükümlerin dayandığı prensipler karşısında teşrii vekâlet (Delegation)nazariyesinin kabulüne imkân bulunmadığından yürütme organına tenzilitasarruflar ile suç ihdas etme yetkisi tanımış olan 1705 sayılı kanunun 6 ncımaddesi Anayasa'nın 5 ve 33 üncü maddelerine aykırı bulunmakta ve iptaligerekmektedir. Bu sebeple çoğunluk kararının bu noktaya müteallik kısmanamuhalifiz.
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen