ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1963/129
Karar No.:1963/276
Karar tarihi:18/11/1963
Resmi Gazete tarih/sayı:21.2.1964/11637
Davacı: Adalet Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grupu.
Dâvanınkonusu : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki Kanununun 4üncü maddesinde yer alan (Bu mahkemelerin kaza çevreleri Adalet ve maliyeVekâletlerince müştereken tâyin ve ilân olunur) şeklindeki hükmün Anayasa'nın114 üncü maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 5/3/1963 gününde yapılan ilkincelemede :
Dilekçede,Adalet Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grupu adına imzası bulunan AliNailî Erdem ve Cahit Okurer'in Grup Başkanı ve Başkan Vekili olduklarınıgösteren onanlı belgenin 15 gün içinde gönderilmesi için tebligat yapılmasıkararlaştırılmış ve yapılan tebligat üzerine Cahit Okurer'in Adalet PartisiCumhuriyet Senatosu Grup Başkanı ve Ali Nailî Erdem'in de Adalet Partisi MilletMeclisi Grup Başkan Vekili olduklarını belirten onanlı belgeler süresindegönderilerek eksiklik tamamlanmış ve başvurmanın; Anayasa'nın 149 uncu vegeçici 9 uncu ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki44 sayılı Kanunun 21, 22, 25, 26 ncı ve geçici 5 inci maddelerine uygunbulunduğu anlaşılmış olduğundan esasın incelenmesine karar verilip düzenlenenrapor, dâva dilekçesi ve ekleri kâğıtlar, iptali istenen hükmü kapsayan kanunmaddesi ve gerekçesi, Anayasa'nın ve Anayasa Komisyonu raporunun ilgilibölümleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
TürkParasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 1567 sayılı kanunun 4328 sayılı kanunladeğişik 4 üncü maddesinin 6258 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değiştirilenşekli şöyledir :
(Madde3- 1567 sayılı kanunun 4328 sayılı kanunla tâdil edilen 4. maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
İcravekilleri heyetince l inci maddeye müsteniden ittihaz edilecek kararlara aykırıhallere ait takip ve duruşma meşhut suçların muhakeme usulü hükümleri mucibinceyapılır. Bu dâvaları rüyet edecek mahkemelerle bu mahkemelerin kaza çevreleriAdalet ve Maliye Vekâletlerince müştereken tâyin ve ilân olunur. CumhuriyetMüddeiumumileri, doğrudan doğruya veya Maliye Vekâleti veya tavzif edeceğimercilerin yazılı müracaatı üzerine mezkûr kanun hükümlerine tevfikan takibegeçerler.
Kararlaraaykırı fiillere sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet Müddeiumumilerihemen Maliye Vekâletini veya tavzif edeceği mercileri haberdar ederek keyfiyetintetkikim talep edebilirler.
CumhuriyetMüddeiumumileri ve mahkemelerce umumi hükümlere tevfikan takibat icrasınazaruret görülen hallerde takip ve duruşmaya üç günden fazla fasıla verilemez.
Mahkemelüzum gördüğü takdirde duruşmanın sonunu beklemeksizin maznunlarınmüesseselerinin muvakkaten faaliyetten meniine karar verebilir. CumhuriyetMüddeiumumileri ve mahkemeler bu kanun hükümlerine tevfikan cereyan edecektakip ve duruşmalarda ehli hibre teşkiline lüzum gördükleri takdirde münhasıranresmî ehli hibre listesinde isimleri yazılı kimselerden seçecekleri ehlihibrenin rey ve mütalâasını alırlar. Resmî ehli hibre listeleri, her kazaçevresi için dokuzar kişiden aşağı olmamak üzere, Türkiye Ticaret Odaları,Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin mütalâası alınmak suretiyleMaliye ve Ekonomi ve Ticaret Vekâletleri tarafından tesbit olunur.
MaliyeVekâleti, Vekâletin veya tavzif edeceği mercilerin Cumhuriyet Müddeiumumiliğineyazılı müracatta bulunması ile müdahil sıfatını iktisap eder).
Öncebu maddenin tümünün iptali istenip istenmediği konusu görüşülmüş ve dâvadilekçesinde; 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki Kanunun 4üncü maddesinde yer alan ve yukarıda dâvanın konusu bölümünde gösterilen hükmünAnayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüş olduğuna göre dâvanın, maddenin yalnızbu hükmüne ilişkin olduğu ve dilekçenin baş kısmında iptali istenen kanunmaddesi diye 4 üncü maddenin gösterilmiş olmasına dayanılarak muhtelifhükümleri kapsayan maddenin tümünün iptale konu olduğu yolunda bir görüşevarmanın davacının amacına da uygun düşmiyeceği cihetle dâvanın bu maddede yeralan (... Bu mahkemelerin kaza çevreleri Adalet ve Maliye Vekâletlerincemüştereken tâyin ve ilân olunur). hükmüne hasrı gerektiği üyelerden İsmailHakkı Ülkmen, Şemsettin Akçoğlu, Celâlettin Kuralmen ve Muhittin Gürün'ünmuhalefetleri ile ve oyçokluğu ile kararlaştırılmıştır.
Gerekçe:
Metniyukarıya çıkarılan 1567 sayılı kanunun değişik 4 üncü maddesinin birincifıkrasında görüleceği üzere Adalet ve Maliye Bakanlıklarına verilen yetki ikinoktada toplanmaktadır. Birisi, bu dâvaları görecek mahkemelerin, diğeri de bumahkemelerin kaza çevrelerinin belli edilmesidir.
Buhükümlerin, hiç bir kimsenin tabiî hâkiminden başka bir merci önüneçıkarılamıyacağına ilişkin olan Anayasa'nın 32 nci maddesine aykırı olduğundaniptali, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesince itiraz yolu ile istenmiş vemahkememizce de; tabiî hâkim kavramına ve kanun önünde eşitlik prensibineaykırılık bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine 28/3/1963 gün 1963/4 - 71sayı ile karar verilmiştir.
İncelenendâvanın konusu ise, mahkemelerin belli edilmesine ilişkin olmayıp yalnız yargıçevrelerinin Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca belli edilmesiyle ilgilidir.
Yargıçevresinin belli edilmesi, yargı çevresinin değiştirilmesi sonucunu da doğurur.
Dâvadilekçesinde; iptali istenen hükmün Anayasanın 114 üncü maddesine aykırı olduğuileri sürülmüş ise de; idarenin yargı yolu ile denetimini gösteren bu maddenindâva konusu ile ilgili bulunmaması ve ilgili hükmün 144 üncü maddede yer almışbulunması karşısında, dilekçede 114 üncü maddenin gösterilmiş olmasının maddesayısının yanlış yazılmasından ileri geldiği anlaşılmıştır.
334sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının Yüksek Hâkimler Kurulunun görev veyetkilerini gösteren 144 üncü maddesinde (... Bir mahkemenin veya bir kadronunkaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi, YüksekHâkimler Kurulunun uygun görmesine bağlıdır) denmektedir.
AnayasaKomisyonu raporunun bu maddeye ilişkin bölümünde, bir mahkemenin kaldırılmasıveya yargı çevresinin değiştirilmesi konusunda Bakanlık tarafından bir kararalınmadan önce Yüksek Hâkimler Kurulunun uygun düşüncesinin alınması gerekeceğiaçıklanmıştır.
Bubakımdan iptal konusu hükmün, Anayasa'nın sözü edilen maddesindeki (Birmahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi Yüksek Hâkimler Kurulunun uygungörmesine bağlıdır.) hükmü ile çelişmekte olup olmadığının çözümlenmesigerekir.
Gerçektenbu konuda Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki Kanunun değişik 4 üncümaddesi ile iki Bakanlığa yetki tanınmışsa da sonradan yürürlüğe giren22/4/1962 gün ve 45 sayılı kanunun Yüksek Hâkimler Kurulunun görev veyetkilerini gösteren 2 nci maddesinin iki sayılı bendi ile (Adalet Bakanının,bir mahkemenin veya bir kadronun kaldırılması veya bir mahkemenin yargıçevresinin değiştirilmesi konularındaki tekliflerinin uygun olup olmadığınakarar vermek) de bu kurulun görevleri arasına girmiştir.
Bukanunun 103 üncü maddesi ile, Hâkimler Kanununun ve diğer kanunların bu kanunauymıyan hükümleri yürürlükten kaldırmış olduğuna göre; iptali istenen hükmün deyürürlükten kaldırılmış olup olmadığının incelenmesi lüzumu belirmiştir.
ÜyelerdenRifat Göksu, Lûtfi Akadlı ve Salim Başol; iptal konusu hükmün artık yürürlükteolmadığı ve dâvanın bu yönden reddi gerekeceği görüşünde bulunmuşlarsa da;Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununun 2 nci maddesinin 2 sayılı bendinde yer alanhükümle, bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi yetkisi, Bakanlıktanalınmamış, ancak bu yetkinin kullanılmasını Yüksek Hâkimler Kurulunun uygunmütalâasına bağlı kılmak suretiyle kayıtlandırılmıştır. Bu bakımdan bu hükmüniptali istenen hükme uymıyan bir yönü olmayıp onu tamamlayıcı bir niteliğiolduğundan, çoğunluk iptali istenen hükmün yürürlükte olduğu sonucunavarmıştır.
Budurum karşısında; Adalet Bakanı için olduğu gibi 1567 sayılı kanunun değişik 4üncü maddesi ile Adalet ve Maliye Bakanlıklarına tanınmış olan yetkinin dekullanılmasının bundan böyle Yüksek Hâkimler Kurulunun uygun mütalâası ilemümkün olabileceği şüphe götürmez.
Uygulamaböyle olacağına göre iptal konusu hükmün Anayasa'nın 144 üncü maddesi ileçelişme halinde olduğu kabul edilemez. Çünkü, yukarıda belirtildiği üzereBakanların bu yetkilerini kullanmaları Anayasa'nın 144 üncü maddesinin amacınauygun olarak Yüksek Hâkimler Kurulunun uygun mütalâası ile mümkünolabileceğinden artık Anayasaya aykırılık söz konusu olamaz. Dâvanın bubakımdan reddi gerekir.
SONUÇ:
1567sayılı kanunun 4328 sayılı kanunla değişik 4 üncü maddesinin 6258 sayılıkanunun 3 üncü maddesiyle değişik şeklinde yer alan ve mahkemelerin kazaçevrelerinin Adalet ve Maliye Vekâletlerince tâyin ve ilân olunacağına ilişkinbulunan hükmün 45 sayılı kanunun 2 nci maddesinin 2 numaralı bendinintamamlayıcı hükmü karşısında Anayasa'nın 144 üncü maddesine aykırıbulunmadığına ve dâvanın bu sebeple reddine üyelerden Rifat Göksu, ŞemsettinAkcoğlu, İbrahim Senil ve Celâlettin Kuralmen'in muhalefetleri ile ve oyçokluğuile 18/11/1963 gününde karar verildi.
Başkan
Sünuhi Arsan
Üye
Osman Yeten
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Lütfi Akadlı
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
l-Dâva, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanununun 6258 sayılı kanunladeğişik 4 üncü maddesinde yer alan ve mahkemelerin kaza çevrelerinin Adalet veMaliye Vekâletlerince tâyin ve ilân olunacağına ilişkin bulunan hükmün iptaliisteminden ibarettir.
Bahiskonusu 4 üncü maddede de "Bu dâvaları rüy'et edecek mahkemelerle bumahkemelerin kaza çevreleri Adalet ve Maliye Vekâletlerince tâyin ve ilânolunur." Denilmektedir. Ekseriyet kararında belirtildiği veçhile bumahkemelerin yargı çevrelerinin belli edilmesi, yargı yerlerinin değiştirilmesisonucu da doğurur. 4 üncü madde, bu mahkemelerin kaza çevrelerinin belliedilmesi veya gerektiği takdirde değiştirilmesi hususunda Adalet ve MaliyeBakanlıklarına müştereken karar alma yetkisi verilmiş bulunmasına göre buyetkinin kullanılması her iki bakanlığın müşterek ve uygun bir karara varmalarıhalinde tekevvün ve hüküm ifade eder. Bu yetkinin sonradan çıkan kanunlakaldırılmış olup olmadığının tâyini için mevzuatı incelemek yerinde olur.
334sayılı ve 9/7/1961 günlü Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının Yüksek HâkimlerKurulunun görev ve yetkilerini gösteren 144 üncü maddesinin 4 üncü bendinde"Bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi, Yüksek Hâkimler Kurulununuygun görmesine bağlıdır, denilmekte ve 134 üncü maddesinde de, hâkimleringörevlerinin veya görev yerlerinin değiştirilmesinin mahkemelerin bağımsızlığıesasına göre kanunla düzenleneceği açıklanmaktadır.
Anayasaesasları dairesinde düzenlenen ve sonradan yürürlüğe giren 45 sayılı ve22/4/1962 tarihli Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununun 2 nci maddesi ise, AdaletBakanının, bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konularındakitekliflerinin uygun olup olmadığına karar verme hususunu Yüksek HâkimlerKurulunun görev ve yetkileri arasına almış ve bu konuda Adalet Bakanına resenkarar alma yetkisi tanımamıştır. Zaten, mahkemelerin bağımsızlığı esasınıgözeten Anayasa hükümleri karşısında 45 sayılı kanunla Adalet Bakanına böylebir yetki verilmesi düşünülemez. Şu halde Adalet Bakanının buradaki durumuYüksek Hakimler Kuruluna bir teklif yapmaktan ibaret olup bu kurulca teklifinuygun olduğuna karar verilmesi halinde ancak Adalet Bakanlığınca mahkemeninyargı çevresinin değiştirilmesi mümkün olabilir.
Durumböyle olunca, bir konu üzerinde resen karar alma yetkisi ile, yetkili mercilereAdalet Bakanlığınca yapılacak teklifin nitelikleri ve hasıl edeceği hukukisonuçlar bakımından birbirinden tamamiyle ayrı olduğunda şüphe edilemez. Buitibarla mahkemelerin yargı çevrelerinin resen değiştirilmesi hususunda 1567sayılı kanunun 4 üncü maddesi ile bakanlıklara tanınan yetkinin devam ettiğininkabulüne kanunen ve ne de hukuken caiz olamaz.
Anayasaesaslarına uygun olarak 45 sayılı kanunun 2 nci maddesi ile bir mahkemeninyargı çevresinin değiştirilmesi hususu Yüksek Hâkimler Kurulunun görev veyetkileri arasına alınmış olmasına göre, 1567 sayılı kanunun 4 üncü maddesininAdalet ve Maliye Bakanlarına mahkemelerin kaza çevrelerini değiştirme yetkisiniveren ve iptal konusu olan hükmünün yürürlükten kalkmış olduğunu kabul etmekgerekir. Zira; aynı konulara ait sonradan yürürlüğe giren kanunlardakihükümlerle daha önce çıkan kanunlarda mevcut hükümlerin birbirine uygunolmaması halinde sonradan konulan hükümlerin eski hükümleri kaldıracağı birhukuk kuralıdır. Kaldıki, 45 sayılı kanunun 103 üncü maddesinde "HâkimlerKanununun ve diğer kanunların bu kanuna uymayan hükümleri kaldırılmıştır."denilmektedir.
Busebeplere binaen 1567 sayılı kanunun 4 üncü maddesinde yer alan ve mahkemelerinkaza çevrelerinin tâyini ve değiştirilmesi hususunda, Adalet ve MaliyeBakanlıklarına müştereken karar alma yetkisi veren hükmün 45 sayılı kanunungetirdiği yeni hükümlere uymadığı zahirdir. Hususile Maliye Bakanlığının böylebir teklifi yapabilmesi bahis konusu dahi olmamak gerekir. Buna göre 1567sayılı kanunun iptali istenen 4 üncü maddesi hükmü gerek 45 sayılı kanunun 103üncü maddesinin sarahati ve gerek hukuk kuralları karşısında yürürlükteolmadığından ve ortadan kalkmış olan hükmün incelenmesi de mümkünbulunmadığından evvel emirde konusu bulunmayan dâvanın bu bakımdan reddinekarar verilmesi gerekir.
2-Çoğunluk kararında, bahis konusu 1567 sayılı kanunun değişik 4 üncü maddesi ileAdalet ve Maliye Bakanlıklarına tanınmış olan yetkinin yürürlükte bulunduğu vebundan böyle de Yüksek Hâkimler Kurulunun uygun mütalâası ile kullanılmasınınmümkün olabileceği belirtilmekte ise de bu düşünceyi Anayasa hükümleri ilebağdaştırmak kabil görülmemektedir. Zira, yukarıda belirtildiği veçhile Anayasa'nın144. maddesinin 44. fıkrası, bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesininYüksek Hâkimler Kurulunun uygun mütalâasına bağlı olduğunu açıklamıştır. Buesaslar hâkimler ve mahkemeler üzerinde her çeşit tesirleri bertaraf etmek içinokunulmuş, mahkemeler yürütme ve yasama organı karşısında tamamiyle bağımsızhale getirilmiş ve bu maksatla da Yüksek Hâkimler Kurulu kurulmuştur.
Anayasa'nınkoyduğu bu açık ve katî esaslara, yürürlükte olduğu kabul edilen ve 1567 sayılıkanunun 4 üncü maddesinde yer alan "Bu dâvaları rü'yet edecek mahkemelerlebu mahkemelerin kaza çevreleri Adalet ve Maliye Vekâletlerince müştereken tâyinve ilân olunur." şeklindeki hükmün aykırılığı zahirdir. Çünkü; 4 üncümadde, Adalet ve Maliye Bakanlıklarının bu konuda resen karar alabildiklerinemesa vermekte, Anayasa ise bilâkis mahkemelerin yargı çevrelerinindeğiştirilmesinin Yüksek Hâkimler Kurulunun uygun mütalâasına bağlı olduğunuaçıklamaktadır. Binaenaleyh iptali istenen 4 üncü madde hükmünün Anayasa'nın144 üncü maddesi ile çelişme halinde olduğu meydandadır. 4 üncü madde, iptaledilmedikçe yazılı olduğu şekilde mânalandırılarak uygulamağa devamedilebilecektir. Bu imkân ve ihtimali bertaraf etmek için kanunların Anayasa'yauygunluğunu denetlemek durumunda olan mahkememizce 1567 sayılı kanunun 4 üncümaddesinde yer alan ve mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi hususundaAdalet ve Maliye Bakanlıklarına yetki vermeğe ilişkin bulunan hükmününAnayasa'ya aykırılığı dolayısiyle iptali gerekir.
Busebeplere binaen hilâfına verilen ekseriyet kararına muhalifiz.
Yukarıdakimuhalefet şerhinin 2 No. lu bendine katılıyorum
Üye
Lütfi Akadlı
Üye
Rifat Göksu
Üye
İbrahim Senil
MUHALEFETŞERHİ
Mahkememiz,bu dâvayı, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki kanunun 4üncü maddesindeki "Bu kanuna ilişkin suçlara ait dâvalara bakacakmahkemenin yargı çevresinin Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca tâyinolunacağına" dair olan hükmüne karşı açılmış sayarak incelemenin bunoktaya hasrolunmasına çoğunlukla karar verilmiş bulunmaktadır.
Halbukidâva dosyasındaki kâğıtlardan Adalet Partisi Meclis Gruplarının 22 Ocak 1963gününde yaptıkları müşterek toplantı sonunda verdikleri kararda, her hangi birgerekçe gösterilmeksizin, (1567 sayılı kanunun 4 üncü maddesinin Anayasayaaykırı olduğundan Anayasa Mahkemesinde iptal dâvası açılmasına oybirliği ilekarar verilmiştir.) diye yazılıdır.
Keza23/2/1963 tarihinde Anayasa Mahkemesi kalemine tevdi edilmiş olan dâvadilekçesinde iptal dâvasının konusu ve gerekçesi, ayrı ayrı olarak, şöylegösterilmiştir:
(İptaliistenilen kanun: 1567 sayılı kanunun 4 üncü maddesi
İptalsebebi: 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki Kanunun 4 üncümaddesindeki "Bu kanuna ilişkin suçlara ait davalara bakacak mahkemeninyargı çevresinin Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca tâyin" olunacağına dairhükmü Anayasa'nın 114 üncü maddesine aykırı görülmesi.)
Busuretle açılan dâvanın ilk incelenmesi mahkememizin 5/3/1963 günlütoplantısında yapılmış ve dâva dilekçesinde imzası bulunanların kimliklerineilişkin belgenin eksik olduğu görülerek tamamlattırılmasına karar verilipbilâhare davacılar tarafından bu belgenin gönderilmesi üzerine esasınincelenmesine 12/4/1963 tarihinde karar verilmiş ve bu suretle dâvadilekçesindeki iptal isteminde ve iptal isteminin gerekçesinde her hangi birnoksanlık görülmüyerek oldukları gibi kabul edilmiştir.
Mahkememizbu karariyle, dâva dilekçesindeki esas iptal istemini bir tarafa iterek iptaltalebinin gerekçesini, istem olarak kabul etmiş ve ona göre inceleme yaparakhüküm tesis etmiştir.
AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 44 sayılı kanunun 28inci maddesi mahkememizi, açılan iptal dâvasında istem ile bağlı tutulduğuhalde davacı tarafından ileri sürülen gerekçeye dayanmağa zorlamamaktadır.
Buduruma göre bu dâva mahkememize düşen görev, iptal istenilen 4 üncü maddeyibütün yönleriyle Anayasa hükümleri karşısında incelemeye tabi tutarak gereklikararı vermekten ibarettir.
Halbukimahkememiz, dilekçenin gerekçesini esas istem sayarak incelemeyi sadecegerekçede belirtilen noktaya hasretmekle dâvanın konusunu dâva dilekçesihilâfına daraltmış bulunmaktadır.
Busebeplerle incelemenin, 1567 sayılı kanunun 4 üncü maddesinin tümü üzerindeyapılmıyarak bu maddede yer alan "Bu kanuna ilişkin suçlara ait dâvalarabakacak mahkemenin yargı çevresinin Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca tâyinolunacağına" dair olan hükmüne hasredilmesine muhalifiz.
Üye
İsmail Hakkı Ülkmen
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Şemsettin Akçoğlu
MUHALEFETŞERHİ
TabiîHâkim, görevli ve yetkili hâkim demektir. Anayasa'nın 32 nci maddesinin birincifıkrası ile hedef tutulan maksat da herkesin tabiî hâkimi tarafındanyargılanmasıdır.
Hâkimleringörev ve yetkileri hususi kanunlarla değil mahkemelerin teşkilâtına ve muhakemeusullerine ait kanunlarla umumî olarak tâyin edilir. Anayasa'nın 136 ncımaddesinde yer alan (Mahkemelerin Kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi veyargılama usulleri kanunla düzenlenir) hükmü ile bu esas kaidelendirilmiştir.Bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesini dahi yüksek hâkimler kurulunungörmesine bağlı tutan Anayasa'nın 144 üncü maddesi hükmü de gözönündebulundurulunca :
-Bir mahkemenin görev ve yetkisinin hususi bir kanunla düzenlenemiyeceği;
-Yine hususi bir kanunla bir mahkemeye veya bazı mahkemelerce görevi ve yetkisidışında bir dâvaya bakma vazifesinin yüklenemiyeceği;
-Mahkeme kuruluşlarını, bunların görev ve yetkilerini ve yargılama usullerinidüzenlemek vazifesinin Bakanlar Kuruluna veya her hangi bir Bakanlığaverilemiyeceği ortaya çıkar.
Halbuki,1567 sayılı kanunun muaddel 4 üncü maddesini değiştiren 6258 sayılı kanunun 3üncü maddesine göre :
BakanlarKurulunca ittihaz edilecek kararlara aykırı hareketlerden doğacak olan dâvalarabakacak mahkemeler ve bunların kaza çevreleri Adalet ve Maliye Bakanlıklarıncamüştereken tâyin ve ilân olunacaktır.
Buhüküm, hem görevli ve yetkili mahkemeyi tâyin selâhiyetini iki bakanlığabıraktığı için Anayasa'nın 136 ncı maddesine; hem, mahkemelerin kazaçevrelerini bu iki bakanlığın tesbit etmesine ve değiştirmesine müsaitbulunduğu için Anayasa'ya 144 üncü maddesine; hem de Türk Parasının KıymetiniKoruma mevzuatına aykırı hareket edenleri tabiî hâkimlerinden ayırıp bunlarınekseriya görevli ve yetkili olmıyan mahkemelerde yargılanmalarını mümkün kıldığıiçin Anayasa'nın 32 nci maddesine aykırıdır; iptali gerekir.
Çoğunlukkararına bu sebeple muhalifiz.
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Şemsettin akçoğlu
MUHALEFETŞERHİ
İptaldâvasının konusu, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanununun 6258sayılı kanunla değişik 4 üncü maddesindeki (Bu dâvaları rüyet edecekmahkemelerin kaza çevreleri Adalet ve Maliye Vekâletlerince müştereken tâyin veilân olunur.) şeklindeki hükümdür.
Yargıçevresinin belli edilmesi yetkisinin, yargı çevresinin değiştirilmesi yetkisinide vereceği şüphesizdir.
YüksekHâkimler Kurulunun görev ve yetkilerini gösteren Anayasanın 144 üncü maddesinin4 üncü fıkrasında (Bir mahkemenin veya bir kadronun kaldırılması veya birmahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi, Yüksek Hâkimler Kurulunun uygungörmesine bağlıdır.) denilmektedir.
45sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununun görev ve yetkisinden bahseden 2 ncimaddesinin 2 numaralı bendinde de (Adalet Bakanının, bir mahkemenin veya birkadronun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesikonularındaki tekliflerinin uygun olup olmadığına karar vermek) denilmiştir.
Görülüyorki,sonradan yürürlüğe giren bu hükümlerle iptal konusu 4 üncü maddenin MaliyeBakanına verdiği yetki artık hiç tanınmadığı gibi Adalet Bakanının yetkisi deYüksek Hâkimler Kurulunun uygun görmesine bağlanmış, bu suretle iptali istenen4 üncü madde, niteliğini değiştirmiş ve başka bir şekil almıştır.
İptaliistenen 4 üncü maddenin sözü geçen hükmü sonradan yürürlüğe giren hükümlereuymamaktadır.
Uymayanhükümlerde Yüksek Hâkimler Kanununun (Hâkimler Kanununun ve diğer kanunların bukanuna uymayan hükümleri kaldırılmıştır) şeklindeki 103 üncü maddesiyleyürürlükten kaldırılmıştır.
Busebeplerle dâva konusu hüküm yürürlükte olmadığından dâvanın reddi oyu ileçoğunluk kararına muhalifim.
Üye
Salim Başol